Yasal artış sınırını aşan kira bedeli üzerinden yapılan ödemeler için iade talep edilip edilemeyeceği, hukuki tartışmanın sürdüğü bir alandır. Türk Borçlar Kanunu'nun kira artışını düzenleyen hükümleri, tarafların anlaşmasıyla bile aşılamayacak sınırlar getirmektedir. Bir görüşe göre bu sınır emredici niteliktedir ve kanuni sınırı aşan kısım geri istenebilir; karşı görüş ise farklı koşulların bu talebi güçleştirebileceğini savunmaktadır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 344Kaynağı aç
Kira Artışında Yasal Çerçeve
Türk Borçlar Kanunu'nun 344. maddesi, konut ve çatılı işyeri kiralarında yenilenen dönem için kararlaştırılacak kira bedelinin bir önceki yılda tüketici fiyat endeksinin on iki aylık ortalama değişim oranını geçemeyeceğini hükme bağlamaktadır. 2 Temmuz 2024 tarihi itibarıyla bu genel rejim geçerlidir. Geçici dönemde uygulanan yüzde 25 artış sınırı ise yalnızca konut kiralarına ilişkindi; işyeri kiraları bu geçici sınırın kapsamı dışında tutulmuştu.
Beş yılı aşan veya beş yılın sonunda yenilenen kira ilişkilerinde artış farklı bir kural çerçevesinde değerlendirilir. TBK m. 344/3 uyarınca bu durumda kira bedeli, hâkim tarafından TÜFE'nin on iki aylık ortalaması, kiralananın mevcut durumu ve emsal kira bedelleri birlikte gözetilerek hakkaniyete uygun biçimde belirlenir.
Fazla Ödenen Kiranın Hukuki Niteliği
Bir görüşe göre TBK m. 344'teki artış sınırı emredici niteliktedir. Bu anlayışa göre kiracının yasal sınırı aşan bedeli kabul etmesi, banka kanalıyla ödemesi ya da sonradan yeni bir sözleşme imzalaması, kanuni sınırı aşan kısmı geçerli kılmaz; fazla ödenen tutar sebepsiz zenginleşme ya da kira ilişkisinden doğan alacak hükümleri çerçevesinde geri istenebilir. Karşı görüş ise kiracının herhangi bir baskı altında kalmaksızın yeni bedeli kabul etmesi, ihtirazi kayıt koymadan uzun süre ödeme yapması durumunda sonradan geri talep ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı düşebileceğini savunmaktadır.
Zamanaşımı: İki Farklı Hukuki Nitelendirme
Geri talep hakkının hangi süre içinde kullanılması gerektiği, talebin hukuki nitelendirmesine bağlıdır ve bu nitelendirme somut davada yargı tarafından belirlenir. Talep sebepsiz zenginleşme olarak kabul edilirse TBK m. 82 uyarınca hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten itibaren on yıllık süre işler. Kira ilişkisinden doğan alacak olarak değerlendirilirse TBK m. 147/1 kapsamında beş yıllık zamanaşımı gündeme gelebilir. Bu iki nitelendirme arasındaki tercih konusunda, uygulanacak sürenin somut davada belirleneceği göz önünde tutulmalıdır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 82Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 147Kaynağı aç
Sebepsiz zenginleşme çerçevesinde değerlendirilen durumlarda on yıllık süre mutlak üst sınır işlevi görür; iki yıllık öğrenme süresi dolmamış olsa bile on yıl geçmişse hak zamanaşımına uğrar. Ayrıca TBK m. 82, zenginleşmenin bir alacak hakkı kazanılması yoluyla gerçekleşmesi hâlinde borçlunun, talep hakkı zamanaşımına uğramış olsa bile ifadan her zaman kaçınabileceğini düzenlemektedir; bu hükmün kira fazlası taleplerine uygulanabilirliği somut koşullara bağlıdır.
Yargı Önüne Taşınan Bir Örnek
Sulh hukuk mahkemesi düzeyinde sonuçlanan bir davada, yüzde 25 sınırını aşan kira ödemelerinin kiraya verenin mal varlığında haklı bir sebep olmaksızın artış meydana getirdiği kabul edilerek fazla ödenen anaparanın işlemiş faiziyle birlikte kiracıya iade edilmesine karar verilmiş; ancak alacak miktarı bilirkişi incelemesiyle belirlendiğinden icra inkâr tazminatı talebi reddedilmiştir.
Hukuki Yollar: Dava ve İcra Takibi
Kiracı fazla ödenen tutarı geri almak için iki temel yol izleyebilir: doğrudan alacak veya istirdat davası açmak ya da önce icra takibi başlatmak ve kiraya verenin itirazı hâlinde itirazın iptali davası yoluna gitmek. Hangi yolun seçileceği somut dosyanın koşullarına göre değişir.
Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerekmektedir; fazla kira ödemesinin iadesi için açılacak davalarda da bu sürecin dikkatle yürütülmesi önem taşımaktadır.
Sözleşme Süresinin Uzaması
Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmenin sona erme tarihinden en az on beş gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır; kiraya veren süre bitimini gerekçe göstererek sözleşmeyi sona erdiremez. On yıllık uzama süresinin dolmasından sonra ise kiraya veren, her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 347Kaynağı aç
Sık Sorulan Sorular
İşyeri kirası için de fazla ödenen kira geri alınabilir mi?
Geçici dönemde uygulanan yüzde 25 artış sınırı yalnızca konut kiralarına özgüydü; işyeri kiraları bu geçici sınırın kapsamı dışındaydı. 2 Temmuz 2024 sonrasında yürürlükteki genel rejim çerçevesinde TBK m. 344 çatılı işyeri kiralarını da kapsamaktadır. Geçici sınır dönemine ait işyeri kira fazlası talepleri farklı bir değerlendirme gerektirebilir; somut durumun ayrıca ele alınması gerekir.
Fazla kira ödediğimi öğrendikten sonra ne kadar sürem var?
Süre, talebin hukuki nitelendirmesine göre değişmektedir ve bu nitelendirmeyi yargı belirler. Sebepsiz zenginleşme olarak kabul edilirse TBK m. 82 uyarınca öğrenmeden itibaren iki yıl ve her hâlde on yıllık süre işler. Kira ilişkisinden doğan alacak olarak değerlendirilirse TBK m. 147/1 kapsamındaki beş yıllık zamanaşımı gündeme gelebilir. Her iki süre farklı hukuki nitelendirmelere ait olup hangisinin uygulanacağı somut davada belirleneceğinden, hak kaybı riskini azaltmak açısından öğrenme tarihinden itibaren gecikmemek önem taşır.
Dava açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava öncesi arabuluculuğa başvurulması gerekmektedir. Fazla kira ödemesinin iadesi için açılacak davalarda da bu yükümlülük göz önünde bulundurulmalıdır.
Yüksek kira bedelini itiraz etmeden ödemiş olmak hakkı kaybettirir mi?
Bu konuda iki karşıt görüş mevcuttur. Emredicilik görüşüne göre kiracının bedeli kabul etmesi, banka aracılığıyla ödemesi ya da yeni sözleşme imzalaması yasal sınırı aşan kısmı geçerli kılmaz. Karşı görüş ise baskı olmaksızın bedeli kabul edip uzun süre ihtirazi kayıt koymadan ödeme yapan kiracının sonradan geri talepte bulunmasının dürüstlük kuralına aykırı görülebileceğini ileri sürmektedir.
Beş yılı aşan kira sözleşmelerinde artış nasıl belirlenir?
TBK m. 344/3 uyarınca beş yıldan uzun süreli veya beş yılın sonunda yenilenen kira sözleşmelerinde kira bedeli, yalnızca TÜFE ortalamasına bağlı kalmaz. Hâkim; TÜFE'nin on iki aylık ortalamasını, kiralananın durumunu ve emsal kira bedellerini birlikte değerlendirerek hakkaniyete uygun bir bedel belirler.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

