Kaçak Yapı Cezası, İmar Yaptırımları ve Yargı Yolu

by Avukat Erdal Ersoy
Kaçak Yapı Cezası, İmar Yaptırımları ve Yargı Yolu

İmar Mevzuatında Kaçak Yapı ve İdari Para Cezası Yaptırımı

Yapı ruhsatı alınmadan veya ruhsat ile eki projelere aykırı şekilde inşaat yapılması durumunda 3194 sayılı İmar Kanunu m. 42/2 uyarınca cezai yaptırımlar gündeme gelir. Bu kapsamda yapının sahibine, müteahhidine ve inşaattaki aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen fenni mesullere idari para cezası verilebilir. İlgili idare encümeni, aykırılık teşkil eden durumların tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde sorumluların üstlendikleri her bir sıfat için ayrı ayrı para cezalarını karara bağlar. Ayrıca aykırılığa konu alanın arsa payına düşen yüzölçümü ile emlak vergisi asgari arsa ve arazi metrekare birim değerinin çarpılması suretiyle hesaplanan tutar idari para cezasına ilave edilir.

İnşaatın Durdurulması, Yapı Tatil Tutanağı ve Yıkım Süreci

Ruhsatsız veya projelerine aykırı biçimde inşaata başlandığının idarece tespiti, fenni mesul ihbarı ya da herhangi bir şekilde öğrenilmesi üzerine 3194 sayılı İmar Kanunu m. 32 gereğince mevcut inşaat durumu tespit edilir, yapı mühürlenir ve çalışmalar derhal durdurulur. Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna ilişkin bilgi, en geç yedi gün içinde ilgili idarece tapu idaresine bildirilerek tapu kütüğünün beyanlar hanesine tescil ettirilir. Yetkili idare tarafından aykırılığın giderildiği resmen bildirilmedikçe söz konusu tapu şerhi silinemez.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde
32 – Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı
veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine
ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni
mesulce (…)[36]
tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine,
belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek
inşaat derhal durdurulur. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapının
imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine
kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı
olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine
bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz.[37]
Durdurma,
yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır.
(Değişik cümle:14/2/2020-7221/10 md.) Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır,
bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir.
Bu
tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale
getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını
ister.
Ruhsata
aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve
yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya
valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.
Aksi
takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye
encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır
ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10
md.) Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir
ay içinde yapı sahibi tarafından yapının ruhsata uygun hale getirilmediğinin veya
ruhsat alınmadığının ilgili idaresince tespit edilmesine rağmen iki ay içinde hakkında
yıkım kararı alınmayan yapılar ile hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen
altı ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye
işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir.
Yıkım maliyetleri %100 fazlası ile ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde
tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan
paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye
işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir.
(Ek fıkra:29/11/2018-7153/15 md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı
veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada
düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar
hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır.
Umumi hizmetlere ayrılan yerlerde muvakkat yapılar:

Durdurma kararı, yapı tatil tutanağının yapı mahalline asılmasıyla birlikte yapı malikine tebliğ edilmiş kabul edilir; bu asma veya yapıştırma işleminin herkesin görebileceği ve rahatlıkla fark edebileceği bir yerde yapılması gerekir. Düzenlenen tebligatın bir örneği mahalle veya köy muhtarına teslim edilirken bir örneği de Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne iletilir. Yapı sahibine ruhsat başvurusunda bulunması veya yapısını yasal hale getirmesi amacıyla tutanak asımından itibaren en çok bir ay süre tanınır. Bu süre mutlak surette her olayda bir ay olarak belirlenmek zorunda olmayıp somut olayın niteliğine göre daha kısa da takdir edilebilir.

Tanınan kanuni süre içerisinde ruhsat başvurusu yapılması durumunda, başvuru sonucu beklenmeksizin yıkım kararı alınması hukuka aykırılık teşkil eder. Ancak idare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve yıkım hükümleri uygulanır. İnceleme neticesinde yapının ruhsata uygun hale getirildiği veya ruhsatın alındığı belirlenirse mühür idarece kaldırılarak inşaatın devamına izin verilir. Verilen sürede aykırılık giderilmez veya ruhsat alınmazsa yapı ruhsatı iptal edilerek belediye encümeni ya da il idare kurulu kararını takiben yıkım işlemi gerçekleştirilir ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. Ayrıca bir aylık sürede aykırılık giderilmediği halde iki ay içinde yıkım kararı alınmayan veya yıkım kararına karşın altı ay içinde yıktırılmayan yapılar Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir; yıkım maliyetleri yüzde yüz fazlasıyla yetkili idareden tahsil olunur.

Ruhsatlı binalarda saptanan aykırılıklarda, aykırılığın niteliği ve kapsamı durdurma tutanağında somut olarak gösterilmeden ve yapı sahibine bunu düzeltme imkânı verilmeden doğrudan ruhsat iptali ile binanın bütününe yönelik yıkım kararı verilemez. Benzer şekilde iki katı ruhsata uygun inşa edilmiş bir yapının üzerine sonradan inşa edilen kaçak üçüncü kat nedeniyle yapının tamamının mühürlenmesi ölçülülük ilkesiyle bağdaşmaz.

Köy Alanlarında Yapı Düzeni ve Büyükşehir Belediyesinin Yetkisi

Belediye ve mücavir alanlar dışındaki köylerin yerleşik alanlarında, civarında ve mezralarda konut, entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık yapıları için yapı ruhsatı aranmaz; ancak etüt ve projelerin valilik onayını müteakip muhtarlığa bildirimi zorunludur. Valilik onayı ve bildirim şartı sağlanmadan veya projeye aykırı yapı yapıldığının tespiti halinde muhtar durumu ivedilikle valiliğe bildirir. Büyükşehir belediyesi sınırlarında ise 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu m. 11 uyarınca büyükşehirce ilçe belediyesine bildirilen imara aykırılığın üç ay içinde giderilmemesi halinde büyükşehir belediyesi, İmar Kanunu m. 32 ve 42 kapsamındaki yıkım ve idari para cezası yetkilerini ilçe belediyesi yerine geçerek kullanabilir; ancak İmar Kanunu m. 42 kapsamındaki konulardan dolayı ilgilisine iki kez para cezası verilemez.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 –(Değişik: 12/7/2013-6495/73 md.)
Belediye
ve mücavir alanlar dışında köylerin köy yerleşik alanlarında, civarında ve mezralarda
yapılacak konut, entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım
ve hayvancılık amaçlı yapılar ile köyde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal,
manav, berber, köy fırını, köy kahvesi, köy lokantası, tanıtım ve teşhir büfeleri
ve köy halkı tarafından kurulan ve işletilen kooperatiflerin işletme binası gibi
yapılar için yapı ruhsatı aranmaz. Ancak etüt ve projelerin valilik onayını müteakip
muhtarlığa bildirimi ve bu yapıların yöresel doku ve mimari özelliklere, fen, sanat
ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur. Etüt ve projelerin sorumluluğu müellifi
olan mimar ve mühendislere aittir. Bu yapılar valilikçe ulusal adres bilgi sistemine
ve kadastro planlarına işlenir. (Ek cümle:14/2/2020-7221/8 md.) Bu fıkrada
belirtilen projelerin, valilik onayı ve muhtarlığa bildirim şartı sağlanmadan veya
projesine aykırı yapı yapıldığının muhtarca tespiti ya da öğrenilmesi halinde durum,
muhtar tarafından ivedilikle valiliğe bildirilir. Köy yerleşik alan sınırları dışında
kalan ve entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve
hayvancılık amaçlı yapıların yapı ruhsatı alınarak inşa edilmesi zorunludur. Tarım
ve hayvancılık amaçlı yapıların denetimine yönelik fennî mesuliyet 28 inci madde
hükümlerine göre mimar ve mühendislerce üstlenilir.[30]
(Ek
fıkra:4/7/2019-7181/10 md.) Belediye ve mücavir alanlar içinde veya dışındaki iskan
dışı alanlarda yapılacak tarımsal amaçlı seralar, entegre tesis niteliğinde olmamak
ve ilgili il tarım ve orman müdürlüğünden uygun görüş alınmak koşuluyla yapı ruhsatı
aranmadan yapılabilir. Ancak etüt ve projelerinin ruhsat vermeye yetkili idarece
incelenmesi, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur. Etüt ve projelerinin
ve inşasının sorumluluğu, müellifi ve fennî mesulü olan mimar ve mühendislere aittir.
Bu yapılar ilgili idarece ulusal adres bilgi sistemine ve kadastro paftasına işlenir.
Bu alanlarda yapılacak seralar için, yola cephesi olan komşu parsellerden süresiz
geçiş hakkı alınmış ve bu konuda tapu kayıtlarına şerh konulmuş olmak kaydıyla 8
inci maddede belirtilen yola cephe sağlama koşulu aranmaz.
(Ek fıkra:14/2/2020-7221/8
md.) Kırsal yerleşik
alanı ve civarı sınırları; belediye sınırı il sınırı olan yerlerde ilçe belediye
meclisinin teklifi üzerine büyükşehir belediye meclisi kararıyla, diğer yerlerde
ise il genel meclisi kararıyla belirlenir.
(Değişik cümle:14/2/2020-7221/8
md.) Onaylı üst kademe
planlarda aksine hüküm bulunmadığı hâllerde köy yerleşik alan sınırları içinde,
taşkın, heyelan ve kaya düşmesi gibi afet riski olan, sıhhi ve jeolojik açıdan üzerinde
yapı yapılmasında mahzur bulunan alanlar ile köyün ana yolları ve genişlikleri;
hâlihazır harita veya kadastro paftaları üzerinde belediye sınırı il sınırı olan
yerlerde ilgili ilçe belediye meclisi kararı ile, diğer yerlerde ise il genel meclisi
kararıyla belirlenir. Belirlenen yollar, ifraz ve tevhit suretiyle uygulama imar
planı kararı aranmaksızın kamu yararı kararı alınarak oluşturulur.
Köy yerleşik alan sınırı içerisinde,
3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri
uygulanmaz.
Köy yerleşik alan sınırlarının
parselleri bölmesi durumunda yerleşik alan sınırı 5403 sayılı Kanun hükümlerine
tabi olmaksızın ifraz hattı olarak kabul edilir.
Çevre düzeni planında açıkça
belirtilmediği takdirde, ihtiyaç duyulması hâlinde, köyün gelişme potansiyeli ve
gelişme düzeyi de dikkate alınarak (…)31 özel kanunlara ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu alanlarda
yapılaşma kararı ve ifraz şartları belediye sınırı il sınırı olan yerlerde büyükşehir
belediye meclisi, diğer yerlerde il genel meclisi kararı ile belirlenir. Tespitler
kadastro paftasına işlenerek tapu sicilinde belirtilir. İhtiyaç duyulması hâlinde
mevcut köy yerleşik alan sınırları il genel meclislerince yeniden belirlenebilir.[31]
İmar
planı olmayan köy yerleşik alanı sınırları içerisinde köyün ihtiyacına yönelik olarak
ilk ve orta öğretim tesisi, ibadet yeri, sağlık tesisi, güvenlik tesisi gibi yapılar
için imar planı şartı aranmaz. Ancak yer seçimi, valilikçe oluşturulan bir komisyonca
hâlihazır harita veya kadastro paftaları üzerinde kesin sınırları ile belirlenir.
Bu yapı ve tesislere uygulama projelerine göre ilgili yatırımcı kamu kurum ve kuruluşu
adına yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni verilir.
(Ek fıkra:14/2/2020-7221/8
md.) Kırsal yerleşik
alanı ve civarı sınırlarının tespitinde ve bu alanlarda ruhsata tabi olmadan yapılabilecek
yapılara ilişkin ilgili kurum veya kuruluşlarca yapılan etüt, proje, proje uygunluk
görüşü için resim, harç, ücret, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında
bedel alınmaz.
Bu maddenin uygulanmasına
ilişkin hususlar Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir.
Müelliflik, fenni mesuliyet, şantiye
şefliği, yapı müteahhitliği ve kayıtlar:[32]
5216 sayılı BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde 11- Büyükşehir belediyesi, ilçe (…)[18]
belediyelerinin imar uygulamalarını denetlemeye yetkilidir. Denetim yetkisi, konu
ile ilgili her türlü bilgi ve belgeyi istemeyi, incelemeyi ve gerektiğinde bunların
örneklerini almayı içerir. Bu amaçla istenecek her türlü bilgi ve belgeler en geç
onbeş gün içinde verilir. İmar uygulamalarının denetiminde kamu kurum ve kuruluşlarından,
üniversiteler ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından yararlanılabilir.
Denetim sonucunda belirlenen eksiklik ve aykırılıkların giderilmesi için ilgili
belediyeye üç ayı geçmemek üzere süre verilir. Bu süre içinde eksiklik ve aykırılıklar
giderilmediği takdirde, büyükşehir belediyesi eksiklik ve aykırılıkları gidermeye
yetkilidir.
Büyükşehir belediyesi tarafından belirlenen ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine
aykırı yapılar, gerekli işlem yapılmak üzere ilgili belediyeye bildirilir. Belirlenen
imara aykırı uygulama, ilgili belediye tarafından üç ay içinde giderilmediği takdirde,
büyükşehir belediyesi 3.5.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 32 ve 42 nci
maddelerinde belirtilen yetkilerini kullanma hakkını haizdir. Ancak 3194 sayılı
Kanunun 42 nci madde kapsamındaki konulardan dolayı iki kez ceza verilemez.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Büyükşehir
Belediyesinin Organları
Büyükşehir belediye meclisi

Aykırılığın Giderilmesi ve Para Cezasının İadesi

İmar Kanunu m. 42/2-ç bendi kapsamında kesilen para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun duruma getirilmesi halinde, arsa payı birim değerine dayanılarak hesaplanan ilave para cezası tahsil edilmez. Ayrıca İmar Kanunu m. 42 çerçevesinde tahsil edilmiş bulunan idari para cezaları, aynı imara aykırı eylem sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 184 uyarınca ceza mahkemesinde mahkûm olan kişilere faizsiz olarak geri ödenir.

İmar Yaptırımlarına Karşı İptal Davası ve Süre Hesabı

Yapı tatil tutanağı, idari para cezası ve yıkım kararlarına karşı işlemlerin tebliğ edildiği tarihten itibaren kural olarak 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılması gerekmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 11 uyarınca, dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem tesisi üst makamdan, üst makam bulunmuyorsa işlemi yapmış olan makamdan istenebilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde
11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari
işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması
üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi
içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini
durdurur.
2.
Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.[8]
3.
İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden
işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.
4.
(Mülga: 10/6/1994-4001/6 md.)
İptal
ve tam yargı davaları:

2577 sayılı Kanun m. 11/1 uyarınca yapılan idari başvuru işlemekte olan dava açma süresini durdurur ancak geçmiş süreyi sıfırlamaz. İdare tarafından otuz gün içinde bir cevap verilmediği takdirde başvuru zımnen reddedilmiş sayılır. Başvurunun açıkça veya zımnen reddedilmesi durumunda durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam eder ve başvuru tarihine kadar geçen süre hesaba dahil edilir.

İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu ve Zamansal Kapsam

Ruhsatsız veya ruhsata aykırı bina yapma veya yaptırma fiili, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 184/1 uyarınca bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası gerektiren imar kirliliğine neden olma suçunu oluşturur. Ruhsatsız inşaatlar sebebiyle şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişiler de TCK m. 184/2 gereğince bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade edenler hakkında ise TCK m. 184/3 uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası hükmolunur. TCK m. 184/6 uyarınca şantiyeye altyapı bağlanması veya sınai faaliyete izin verilmesine ilişkin ceza hükümleri, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılar hakkında uygulanmaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 184Kaynağı aç
Madde 184- (1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı
olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan
şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı yapılmasına müsaade eden kişi,
yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin
icrasına müsaade eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(4) Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları
içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde uygulanır.
(5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata
aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun
hale getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası
açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla
ortadan kalkar.
(6) (Ek: 29/6/2005 – 5377/21 md.) İkinci ve üçüncü fıkra
hükümleri, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış yapılarla ilgili olarak
uygulanmaz.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Kamunun
Sağlığına Karşı Suçlar
Zehirli madde katma

TCK m. 184'ün sınai faaliyetlere ilişkin üçüncü fıkrası hariç olmak üzere diğer cezai hükümleri yalnızca belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi tutulan alanlarda tatbik edilebilir. Düzenlenen yapı tatil tutanağında zemin katın da kaçak olduğu belirtilip kamu davası iddianamesinde yapının bütünü dava konusu yapılmışsa, zemin katı ruhsatsız yaptırdığını ikrar eden sanık hakkında beraat kararı verilemez; bu husus Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 2015/37418 Esas ve 2017/7725 Karar sayılı kararında da bozma sebebi sayılmıştır.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2015/37418, K. 2017/7725Kaynağı aç
18. Ceza Dairesi         2015/37418 E.  ,  2017/7725 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Beraat
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede;
03.08.2011 tarihli yapı tatil tutanağında, suça konu binanın zemin katının da ruhsatsız olduğunun belirtilmesi ile iddianamede ruhsatsız yapının tümünün dava konu edilmiş olması karşısında, zemin katın ruhsatsız olarak kendisi tarafından yaptırıldığını kabul eden ve bu yöndeki beyanı dosyanın diğer sanığı olan kardeşi … tarafından da doğrulanan sanık hakkında yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan … vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/06/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Aykırılığın Giderilmesiyle Suçun ve Davanın Düşmesi

Ruhsatsız veya ruhsatına aykırı bina yapan veya yaptıran failin, yapıyı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 184/5 uyarınca şahsi cezasızlık ve düşme hali uygulanır. Bu doğrultuda maddenin birinci ve ikinci fıkraları kapsamındaki eylemler sebebiyle kamu davası açılmaz, açılmış bulunan kamu davası düşürülür ve verilmiş mahkûmiyet hükümleri tüm sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkar.

Mühür Bozma Suçu ve Hukuka Uygunluk Sınırı

Yetkili mercilerce imara aykırılık nedeniyle durdurularak vurulan mührün kaldırılması veya amacına aykırı hareket edilmesi 5237 sayılı TCK m. 203/1 kapsamında altı aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası yaptırımına bağlanmıştır. Bununla birlikte, 3194 sayılı İmar Kanunu m. 42/8 hükmü uyarınca yapının meri mevzuata, imar planına, ruhsat ve eki etüt ve projelere uygun hale getirilmesi gayesiyle idarenin yazılı izni dahilinde yürütülen iş ve işlemler mühür bozma suçunu oluşturmaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 203Kaynağı aç
Madde 203- (1) Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir
şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan
mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç
yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Resmi belgede sahtecilik

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Şartları

İmar suçlarından dolayı yürütülen ceza yargılamasında hükmolunan netice cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması halinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231/5 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Bu müessese, müsadere kararları saklı kalmak üzere kurulan hükmün sanık hakkında hiçbir hukuki sonuç doğurmamasını temin eder. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinde mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve seçenek yaptırımlara çevrilemez. Bahse konu karara karşı CMK m. 231/12 uyarınca istinaf kanun yoluna gidilebilir; kararın ilk derece sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından tesis edilmesi halinde ise temyiz kanun yolu açıktır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
Madde 231 – (1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen
esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana
çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve
süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da
bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa
yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya
daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler
saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler
hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;[77]
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve
davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda
kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade,
suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının
geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası
ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl
süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında
kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin
belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat
sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya
özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında
ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek
hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine
getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı
fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde;
sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık
taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15
md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli
serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde,
açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı
verilir.
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim
süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine
ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak
mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu
değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz
edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının
ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir
mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz
edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir
değerlendirme yapabilir.
(12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin
üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri
bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye
mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde
hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı
kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece
mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi
hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm,
usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.
(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede
belirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü
maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili
olarak uygulanmaz.
Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar
Kaçak yapı idari para cezası kimler hakkında düzenlenir?

3194 sayılı İmar Kanunu m. 42/2 uyarınca para cezası yapının sahibine, müteahhidine ve aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen fenni mesullere verilir.

Yapı tatil tutanağı yapı sahibine nasıl tebliğ edilir?

Tutanak, 3194 sayılı Kanun m. 32 gereğince yapının üzerine asılmasıyla tebliğ edilmiş kabul edilir; ayrıca birer örneği muhtara ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne teslim edilir.

Ruhsatsız inşaat mühürlendikten sonra tadilat yapılabilir mi?

Mühürlü yapıda izinsiz çalışma yapılması TCK m. 203 gereğince mühür bozma suçu teşkil eder; ancak yapıyı plana ve ruhsata uygun hale getirmek amacıyla idarenin yazılı izniyle yapılan işlemler suç sayılmaz.

Kaçak yapıyı ruhsata uygun hale getirmek para cezasını ortadan kaldırır mı?

Cezanın tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılık giderilirse arsa payı birim değerine göre uygulanan ilave para cezası tahsil edilmez; ayrıca TCK m. 184 kapsamında mahkûmiyet halinde tahsil edilmiş imar para cezaları faizsiz iade edilir.

İmar para cezası ve yıkım kararlarına karşı dava açma süresi kaç gündür?

İmar işlemlerine karşı kural olarak tebliğden itibaren 60 gün içinde dava açılmalıdır; 2577 sayılı İYUK m. 11 kapsamında yapılan idari başvuru süreyi durdurur ancak sıfırlamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu