Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ve Tasfiye İlkeleri

by Avukat Erdal Ersoy
Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ve Tasfiye İlkeleri

Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Yasal Niteliği

1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu gereğince eşler, evlilik sürecinde noter huzurunda farklı bir mal rejimi sözleşmesi yapmadıkları takdirde yasal olarak kendiliğinden edinilmiş mallara katılma rejimine tabi olurlar. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 218 uyarınca bu rejim, eşlerin karşılığını vererek elde ettiği edinilmiş mallar ile her birinin kanunen korunan kişisel mallarını kapsar. Eşlerin malvarlığı değerleri bu yasal ayrım çerçevesinde tasfiye hesabına esas alınır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 218Kaynağı aç
Madde 218- Edinilmiş mallara katılma rejimi, edinilmiş mallar ile eşlerden her birinin kişisel mallarını kapsar. II. Edinilmiş mallar

Edinilmiş Mallar ve Kişisel Malların Kapsamı

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 219 f. 1 uyarınca edinilmiş mal, her eşin mal rejiminin devam ettiği süre boyunca karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerlerini oluşturur. Aynı kanun maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bir eşin çalışmasının karşılığı olan edinimler, sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının ya da personele yardım amacıyla kurulan sandık ve benzerlerinin gerçekleştirdiği ödemeler, çalışma gücünün kaybı sebebiyle bağlanan tazminatlar, kişisel malların sağladığı gelirler ve edinilmiş malların yerine geçen ikame değerler edinilmiş mal grubuna girer.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 219Kaynağı aç
Madde 219- Edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Bir eşin edinilmiş malları özellikle şunlardır: 1. Çalışmasının karşılığı olan edinimler, 2. Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler, 3. Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, 4. Kişisel mallarının gelirleri, 5. Edinilmiş malların yerine geçen değerler. III. Kişisel mallar 1. Kanuna göre

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 220 uyarınca eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyalar kanun gereğince kişisel mal kabul edilir. Bununla birlikte mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan varlıklar, bir eşin sonradan miras yoluyla veya karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri, manevi tazminat alacakları ve kişisel malların yerine geçen değerler kanun gereği kişisel mal statüsündedir ve tasfiyede artık değer hesabına dahil edilmez.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 220Kaynağı aç
Madde 220- Aşağıda sayılanlar, kanun gereğince kişisel maldır: 1. Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya, 2. Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri, 3. Manevî tazminat alacakları, 4. Kişisel mallar yerine geçen değerler. 2. Sözleşmeye göre

Mal Rejiminin Sona Ermesi ve Mal Ayrılığına Dönüşüm

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 225 uyarınca mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya eşlerin başka bir mal rejimini sözleşmeyle kabul etmesiyle son bulur. Mahkemece evliliğin boşanma veya iptal sebebiyle sona erdirilmesine ya da mal ayrılığına geçilmesine karar verildiği hallerde ise mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. Dolayısıyla boşanma durumunda tasfiyeye tabi tutulacak edinilmiş malların belirlenmesinde boşanma davasının açıldığı tarih esas alınır. Ayrıca gaiplik kararı verilmesi halinde de mal rejimi sona ererek gaip eşin malvarlığı miras hukuku hükümlerine göre tasfiye edilir; gaip eşin geri dönmesi durumunda ise tasfiye süreci yeniden değerlendirilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 225Kaynağı aç
Madde 225 – Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer. Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. II. Malların geri alınması ve borçlar 1. Genel olarak

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 206 gereğince haklı bir sebebin varlığı durumunda hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebilir. Diğer eşe ait malvarlığının borca batık olması veya ortaklıktaki payının haczedilmiş bulunması, istemde bulunan eşin ya da ortaklığın menfaatlerinin tehlikeye düşürülmesi, ortaklığın malları üzerindeki tasarruf işlemi için gereken rızanın haklı sebep olmaksızın esirgenmesi ve diğer eşin malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması haklı sebep sayılır. Bununla birlikte eşlerden birinin malvarlığını kötü niyetle azaltması veya ortak malların yönetimini haksız şekilde kısıtlaması hallerinde de mal ayrılığına hükmedilebilir. Diğer eşin sürekli ayırt etme gücünden yoksun olması da haklı sebep teşkil eder ve bu durumda yasal temsilci de mal ayrılığına geçilmesini talep edebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 206Kaynağı aç
Madde 206- Haklı bir sebep varsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine, mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebilir. Özellikle aşağıdaki hâllerde haklı bir sebebin varlığı kabul edilir: 1. Diğer eşe ait malvarlığının borca batık veya ortaklıktaki payının haczedilmiş olması, 2. Diğer eşin, istemde bulunanın veya ortaklığın menfaatlerini tehlikeye düşürmüş olması, 3. Diğer eşin, ortaklığın malları üzerinde bir tasarruf işleminin yapılması için gereken rızasını haklı bir sebep olmadan esirgemesi, 4. Diğer eşin, istemde bulunan eşe malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması, 5. Diğer eşin sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olması. Eşlerden biri ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun ise, onun yasal temsilcisi de bu sebebe dayanarak mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilir. 2. Yetki

Tasfiyede Eklenecek Değerler ve Değerleme Ölçütleri

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 229 uyarınca eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası bulunmaksızın, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar edinilmiş mallara değer olarak eklenir. Benzer şekilde bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla gerçekleştirdiği devirler de süre sınırı olmaksızın edinilmiş mallara değer olarak hesaben dahil edilir. Bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda verilen mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması şartıyla kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 229Kaynağı aç
Madde 229- Aşağıda sayılanlar, edinilmiş mallara değer olarak eklenir: 1. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar, 2. Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler. Bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir. 3. Kişisel mallar ile edinilmiş mallar arasında denkleştirme

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 235/1 hükmüne göre mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır. Buna karşılık 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 235/2 uyarınca, edinilmiş mallara hesapta eklenecek olanların değeri, malın devredildiği tarih esas alınarak hesaplanır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 235Kaynağı aç
Madde 235- Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut olan edinilmiş mallar, tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılırlar. Edinilmiş mallara hesapta eklenecek olanların değeri, malın devredildiği tarih esas alınarak hesaplanır. V. Artık değere katılma 1. Kanuna göre

Artık Değer Hesabı ve Katılma Alacağı Hakkı

Edinilmiş mallara katılma rejiminde eşlerin edinilmiş mallarının pasif borçlarının aktif malvarlığı değerlerinden düşülmesi neticesinde kalan miktar artık değeri ifade eder. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 236 f. 1 uyarınca her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur ve eşler arasındaki alacaklar takas edilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 236 f. 2 gereğince, evlilik zina veya hayata kast gerekçesiyle boşanmayla son bulmuşsa hâkim, kusurlu eşin artık değer üzerindeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya tamamen kaldırılmasına karar verebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 236Kaynağı aç
Madde 236- Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Alacaklar takas edilir. Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir. 2. Sözleşmeye göre a. Genel olarak

Ölüm Halinde Tasfiye ve Miras Paylaşımı

Eşlerden birinin ölümü gerçekleştiğinde öncelikle mal rejimi tasfiye edilerek sağ kalan eşin katılma alacağı ile kişisel malları ayrılır. Mal rejiminden kaynaklanan tasfiye tamamlandıktan sonra, ölen eşin geriye kalan malvarlığı terekeye dahil edilerek mirasçılar arasında miras hukuku hükümlerine göre paylaştırılır. Tasfiye ve miras sürecinde sağ kalan eş, aile konutu ve ev eşyaları üzerinde öncelikli haklara sahiptir. Sağ kalan eş mirastan feragat etmiş olsa dahi mal rejimi sözleşmesinden ve kanundan doğan edinilmiş mallara ilişkin katılma alacağını talep etme hakkını kaybetmez.

Katılma Alacağında Zamanaşımı

Evliliğin boşanma kararıyla neticelenmesinden doğan dava hakları, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 178 uyarınca boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Buna karşılık boşanmanın ferisi niteliğinde olmayan ve mal rejiminin tasfiyesinden doğan artık değere katılma alacağı talepleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 146 hükmünde öngörülen on yıllık genel zamanaşımı süresine tabidir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 178Kaynağı aç
Madde 178- Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. VI. Mal rejiminin tasfiyesi 1. Boşanma hâlinde
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 146Kaynağı aç
MADDE 146- Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. II. Beş yıllık zamanaşımı
Kişisel mallardan elde edilen gelirler hangi mal grubuna girer?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 219 f. 2 b. 4 hükmü gereğince, kişisel mal varlıklarının kendisi kişisel kalsa dahi bu mallardan evlilik süresince elde edilen kira, faiz veya diğer gelirler kanunen edinilmiş mal sayılır.

Zina sebebiyle boşanmada katılma alacağı nasıl etkilenir?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 236 f. 2 uyarınca zina veya hayata kast sebebiyle boşanma halinde hâkim, kusurlu olan eşin artık değer üzerindeki payının hakkaniyete uygun biçimde azaltılmasına veya tamamen kaldırılmasına hükmedebilir.

Mirastan feragat eden eş katılma alacağını talep edebilir mi?

Sağ kalan eş miras hakkından feragat etmiş olsa dahi, miras hakkından bağımsız bir tasfiye alacağı olan edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamındaki hak ve alacaklarını ileri sürebilir.

Katılma alacağı davası kaç yıllık zamanaşımına tabidir?

Boşanmaya bağlı dava hakları için Türk Medeni Kanunu m. 178 gereğince bir yıllık süre geçerli iken, katılma alacağına ilişkin talepler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 146 kapsamındaki on yıllık zamanaşımına tabidir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu