Ecrimisilin Tanımı ve Hukuki Niteliği
Ecrimisil, malik olmayan kötüniyetli zilyetten malikin talep edebileceği özel bir haksız işgal tazminatıdır. Fuzuli işgal, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleriyle kurdukları bir kira sözleşmesine benzetilemez; hukuki niteliği itibarıyla haksız eylem sayılır. Bu kapsamda talep edilecek ecrimisilin asgari sınırı kira geliri karşılığı oluşan zarardır. Zararın kapsamına normal kullanımdan kaynaklanan eskime sebebiyle doğan olumlu zararlar ile taşınmazdan yoksun kalınan faydayı ifade eden olumsuz zararlar dahil edilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/7138, K. 2018/1105Kaynağı aç
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2022/3720, K. 2022/5199Kaynağı aç
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 995. maddesi uyarınca iyiniyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoyması sebebiyle hak sahibine verdiği zararlar ile elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği ürünler karşılığında tazminat ödemekle yükümlüdür. Kötüniyetli zilyet, taşınmaz için yaptığı masraflardan yalnızca hak sahibi bakımından da zorunlu olan giderlerin tazminini isteyebilir. İyiniyetli olmayan zilyedin şeyi kime geri vereceğini bilmediği hallerde ise sorumluluğu yalnızca kendi kusuruyla verdiği zararlarla sınırlı tutulur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 995Kaynağı aç
Paylı ve Elbirliği Mülkiyetinde Ecrimisil Talebi
Paylı mülkiyette ortak taşınmazdan yararlanması engellenen paydaş, diğer paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenmesini ve ecrimisil ödenmesini isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de miras şirketine temsilci atanması ya da öteki paydaşların olurlarının alınması zorunluluğu bulunmaksızın, bir ortak kendi yararlanmasına engel olan diğer ortaklar aleyhine tek başına ecrimisil davası açabilir. Bununla birlikte davacı paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak fiilen kullandığı bir yer bulunması halinde açtığı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur.
İntifadan Men Koşulu ve İstisnaları
Paydaşların birbirlerinden ecrimisil talep edebilmesi kural olarak intifadan men koşulunun gerçekleşmesine bağlıdır. İntifadan men, ecrimisil istenen süreden önce hak sahibi paydaşın taşınmazdan ya da gelirinden yararlanma isteğini ortak taşınmazı kullanan davalı paydaşa bildirmesiyle gerçekleşir. Bu bildirim her türlü delille kanıtlanabilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2015/7138 Esas ve 2018/1105 Karar sayılı ilamında yerleşik içtihatlara dayanılarak intifadan men bildiriminin aranmadığı haller sayılmıştır. Buna göre; taşınmazın kamu malı olması, bağ veya bahçe gibi doğal ürün veren yahut işyeri ve konut gibi kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden bulunması durumlarında intifadan men koşulu aranmaz. Ayrıca paylı taşınmazı işgal eden paydaşın yerin tamamında hak iddia ederek öteki kişilerin paydaşlığını inkâr etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması neticesinde her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil veya benzeri davalar açılmış ya da icra takibi yapılmış olması hallerinde de men koşulu aranmaksızın ecrimisil talep edilebilir.
Aynı doğrultuda, taşınmazın getirdiği ürün niteliği itibarıyla biçilen ot, toplanan fındık ve çay gibi kendiliğinden oluşan ürünler ile muris tarafından kurulan veya başlı başına gelir getiren bir işletmenin işgali halinde de intifadan men koşulunun oluşması gerekmez.
Ecrimisilde Zamanaşımı Süresi ve Başlangıcı
25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabidir. Bu beş yıllık süre, davanın açıldığı tarihten geriye doğru işlemeye başlar. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 149. maddesinde genel kural olarak zamanaşımının alacağın muaccel olmasıyla, muacceliyetin bildirime bağlı tutulduğu hallerde ise bu bildirimin yapılabileceği günden itibaren işleyeceği öngörülmüştür.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 149Kaynağı aç
Ecrimisil alacaklarında zamanaşımı hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz. Davalı tarafın zamanaşımı def'ini ileri sürmesi gerekir. Davalı bu def'i ileri sürmediği takdirde, mahkeme zamanaşımını dikkate almaz ve beş yıldan daha uzun süreye ilişkin ecrimisil taleplerini de kabul edebilir.
Ecrimisil Bedelinin Hesaplanması ve Bilirkişi İncelemesi
Ecrimisil miktarının belirlenmesi uzmanlık gerektirdiğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. ve devamı maddeleri çerçevesinde taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılması gerekir. Bilirkişi raporunun somut bilgi ve belgelere dayanması, tarafların ve hâkimin denetimine elverişli bulunması, bilimsel verilere dayanması ve taleple bağlı kalınarak hazırlanması şarttır.
Arsa ve binalarda kira esasına dayalı ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın ilk dönemde serbest şartlarda getirebileceği kira bedeli emsal kira sözleşmeleriyle karşılaştırılarak saptanır. Bu tespitte taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri nazara alınarak yöredeki rayiç esas alınır. Takip eden dönemler için ecrimisil tutarı, ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamı yansıtılmak suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir. Hesaplama yapılırken sonraki bir tarihin kira bedeli belirlenip geriye doğru ÜFE indirimi uygulanması hukuken geçersizdir; ilk dönem tespiti yapılarak ileriye dönük ÜFE artışı yansıtılmalıdır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/10145, K. 2019/11774Kaynağı aç
Tarım arazilerinde ürün esasına göre ecrimisil talep edilmişse, bölgede ekilen tarım ürünleri tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulur. İlgili dönemlere ait birim fiyatlar ile dekara verim değerleri hal müdürlüğünden celbedilir; taşınmazda münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı veya arazinin nadasa bırakılıp bırakılmadığı belirlenir. Bu hesaplamada sulama giderleri dahil olmak üzere üretim masrafları ürün hasılatından düşülerek net gelir esas alınmalı, brüt gelir üzerinden tazminat takdir edilmemelidir.
Dönemsel Tahakkuk ve Faiz Başlangıcı
Ecrimisil alacaklarında ayrıca bir temerrüt ihtarı veya olgusu aranmaksızın, her yıl veya kullanım döneminin sona erdiği tahakkuk tarihlerinden itibaren faize hükmedilir. Dava açılmadan önce ecrimisil alacağına yönelik icra takibi yapılmış olması da takipten önceki dönemler için faiz yürütülmesini engellemez.
Kamu Taşınmazlarında Ecrimisil Usulü
Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlar, özel bütçeli idarelerin malları ile Vakıflar Genel Müdürlüğü ve mazbut vakıflara ait taşınmazların fuzuli şagil tarafından işgali halinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesi uygulanır. Bu taşınmazlarda ecrimisil talep edilebilmesi için idarenin zarara uğramış olması gerekmez ve işgalcinin kusuru aranmaz. Taşınmaz ve değerleme konusunda uzman üç kişilik komisyon marifetiyle tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilen ecrimisil talep edilir.
2886 sayılı DEVLET İHALE KANUNU m. 75Kaynağı aç
Kira sözleşmesinin sona ermesinden sonra işgalin sürmesi durumunda sözleşmede hüküm varsa ona göre işlem yapılır, aksi takdirde ecrimisil alınır. Talep edilen ecrimisile itiraz edilmemesi halinde yüzde yirmi, peşin ödenmesi halinde ise ayrıca yüzde on beş indirim sağlanır; rızaen ödenmeyen ecrimisil tutarları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. İdarenin talebiyle işgal edilen taşınmaz en geç 15 gün içinde yerel mülkiye amirince tahliye ettirilir. Köy sınırları içinde yer alan Hazinenin özel mülkiyetindeki veya Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan tahsil edilen ecrimisil tutarının yüzde beşi ise köy tüzel kişiliği hesabına aktarılır; Maliye Bakanlığı bu oranı iki katına kadar artırmaya yetkilidir.
Yetkili ve Görevli Mahkeme
Ecrimisil davalarında genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bununla birlikte uyuşmazlığın tarafların ticari işletmelerini ilgilendiren bir davadan kaynaklanması halinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesinin görevi gündeme gelebilir. Uyuşmazlığın tüketici işleminden doğduğu hallerde ise 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73. maddesi gereğince tüketici mahkemeleri görevlidir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 4Kaynağı aç
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73Kaynağı aç
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin 16. madde uyarınca; haksız fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinde de dava açılabilir. Kanun'un 12. maddesinde ise taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 16Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 12Kaynağı aç
Ecrimisil davasında zamanaşımı süresi ne kadardır?
Ecrimisil davaları 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca beş yıllık zamanaşımına tabidir ve bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
Paydaşlar arasında intifadan men koşulu ne zaman aranmaz?
Taşınmazın kamu malı olması, bağ veya bahçe gibi doğal ürün vermesi, kiraya verilerek hukuki semere getirmesi, işgalcinin tüm taşınmazda hak iddia ederek paydaşlığı inkâr etmesi, taraflarca kullanım anlaşması yapılmış olması ya da önceden ecrimisil, ortaklığın giderilmesi veya elatmanın önlenmesi davası açılmış olması hallerinde intifadan men şartı aranmaz.
Kira esasına göre ecrimisil nasıl artırılır?
İlk dönem için emsal kira sözleşmeleri ve yöre rayici üzerinden belirlenen bedele sonraki dönemler için ÜFE artış oranının tamamı yansıtılır ve bu tutardan az olmamak üzere ecrimisil takdir edilir; geriye dönük indirim yöntemiyle hesaplama yapılamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

