Ecrimisil, taşınmazı haksız biçimde kullanan kişiden istenen işgal tazminatı olarak ele alınır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2015/7138 esas ve 2018/1105 karar sayılı kararında bu tazminat, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği haksız işgal tazminatı olarak açıklanmış; karşılıklı iradeyle kurulan kiraya benzetilemeyeceği ve haksız eylem niteliği taşıdığı belirtilmiştir. Türk Medeni Kanunu madde 995 ecrimisil adını kullanmadan, iyiniyetli olmayan zilyedin haksız alıkoyma nedeniyle verdiği zararlar ile elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği ürünler karşılığında tazminat ödemesini öngörür.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 995Kaynağı aç
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/7138, K. 2018/1105Kaynağı aç
Kötüniyetli zilyedin tazminat sorumluluğu
Türk Medeni Kanunu madde 995, tazminat sorumluluğunu iyiniyetli olmayan zilyetle sınırlar. Bu kişi, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoyması yüzünden hak sahibine verdiği zararları ve elde ettiği ya da elde etmeyi ihmal ettiği ürünleri karşılamak zorundadır. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre yaptığı giderlerden yalnızca hak sahibi için de zorunlu olanların tazminini isteyebilir. Zorunlu olmayan giderlerin mahsubu bu fıkrada düzenlenmemiştir.
Maddenin son fıkrası sorumluluğu daraltır. İyiniyetli olmayan zilyet, şeyi kime geri vereceğini bilmediği sürece ancak kusuruyla verdiği zararlardan sorumlu olur. Bu daralma, geri verilecek kişinin bilinmemesi hâliyle sınırlıdır. Türk Medeni Kanunu madde 3, kanunun iyiniyete hukuki sonuç bağladığı durumlarda iyiniyetin asıl olduğunu, durumun gerektirdiği özeni göstermeyen kişinin ise iyiniyet iddiasında bulunamayacağını belirtir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 3Kaynağı aç
Malikin ve paydaşın başvurabileceği yollar
Türk Medeni Kanunu madde 683, malike, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı istihkak davası açma ve her türlü haksız elatmanın önlenmesini isteme yetkisi verir. Bu yetki, hukuk düzeninin sınırları içinde mülkiyet hakkına bağlıdır. Maddede ecrimisilin nasıl hesaplanacağı düzenlenmez. Hakların kullanılmasında Türk Medeni Kanunu madde 2 uyarınca dürüstlük kurallarına uyulması gerekir ve bir hakkın açıkça kötüye kullanılması hukuk düzenince korunmaz. Madde genel niteliktedir; intifadan men şartını ayrıca düzenlemez.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 683Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Paylı mülkiyette birden çok kişi, maddi olarak bölünmemiş bir şeyin tamamına belli paylarla maliktir. Başka türlü belirlenmedikçe paylar eşit sayılır. Her paydaş kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahiptir; pay devredilebilir, rehnedilebilir ve alacaklılar tarafından haczettirilebilir. Türk Medeni Kanunu madde 688, paydaşın kullanımı nedeniyle tazminat şartını ayrıca düzenlemez.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 688Kaynağı aç
Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları yoktur. Her ortağın hakkı, kanun veya kanunda öngörülen sözleşmelerle oluşan ortaklığa giren malların tamamına yaygındır. Buna rağmen Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2015/4241 esas ve 2016/8851 karar sayılı kararında, bir ortağın diğerlerinin olurunu almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan, yararlanmasına engel olan ortaklara karşı ecrimisil davası açabileceği kabul edilmiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2015/7984 esas ve 2018/8190 karar sayılı kararında aktarılan önceki bozma gerekçesinde, ecrimisilin bölünebilir olduğu ve tereke ortağının kendi payı oranında isteyebileceği belirtilmiştir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 701Kaynağı aç
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/7984, K. 2018/8190Kaynağı aç
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/4241, K. 2016/8851Kaynağı aç
Yararlanamayan paydaş, engel olan paydaş veya paydaşlardan payına yönelik elatmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Bu anlatım Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2018/10216 esas ve 2019/11714 karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2015/4241 esas ve 2016/8851 karar sayılı kararında yer alır. Paydaşa payı karşılığında çekişmesiz kullandığı bir yer varsa ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Payından az yer kullanma sorunu için kararlar taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davasını gösterir. Bir karar metninde bu yer, kullanılan ya da kullanılabilecek yer olarak da anılır. Bu ibare farkı tek bir sınıra indirgenmemelidir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/10216, K. 2019/11714Kaynağı aç
Paydaşlar arasında intifadan men
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirinden ecrimisil isteyemez. İntifadan men, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın taşınmazdan veya gelirinden yararlanma isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Bu kural Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2014/18909 esas ve 2016/9404 karar sayılı kararı ile 2015/4241 esas ve 2016/8851 karar sayılı kararında aynı doğrultuda açıklanmıştır. Sayılan istisnalar dışında koşulun gerçekleştiği iddiası her türlü delille kanıtlanabilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2014/18909, K. 2016/9404Kaynağı aç
Kararlarda bildirimin aranmadığı hâller arasında taşınmazın kamu malı olması, bağ veya bahçe gibi doğal ürün veren yer olması ve işyeri ya da konut gibi kiraya verilerek hukuksal semere elde edilmesi vardır. Taşınmazın tamamında hak iddiası ve diğer paydaşlığın inkârı, kullanım anlaşmasıyla bölümlerin belirlenmesi ile aynı taşınmaza ilişkin daha önce açılmış elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil veya benzeri dava ya da icra takibi de bu istisnalar arasında gösterilir. Önceki dava veya takip o taşınmaza ilişkin olmalıdır. Kiraya verilerek semere elde edilmesi, kiraya verilmeyip bizzat kullanılan yapıyla aynı sonuçta birleştirilmemelidir.
Biçilen ot, toplanan fındık veya çay gibi kendiliğinden oluşan ürünler ile murisin kurduğu veya başlı başına gelir getiren işletmenin işgalinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek görülmemiştir. Paydaşlar arasında kullanma yoluyla yararlanma ise Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2015/7984 esas ve 2018/8190 karar sayılı kararındaki ayrıma göre semere kavramına girmediğinden hukuksal semere sayılmaz.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2018/10216 esas ve 2019/11714 karar sayılı kararında, kiraya verilmeyip davalının bizzat kullandığı yapılar bakımından intifadan men gerçekleşmeden ecrimisile hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bu istemin kabulü bozma nedeni sayılmıştır. Bu sonuç, o dosyadaki parselin kullanım biçimine bağlıdır ve kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yer istisnasını ortadan kaldırmaz.
Bildirimin gerçekleşip gerçekleşmediği dosyadaki delile bağlıdır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2015/7984 esas ve 2018/8190 karar sayılı kararında yalnız ihtarnamede yer alan davacılar yönünden intifadan men kabul edilmiş, ihtarnamede bulunmayan davacılar yönünden davanın reddi gerekeceği belirtilmiştir. 2014/18909 esas ve 2016/9404 karar sayılı kararda ise ilgili parsel hakkında açılan ortaklığın giderilmesi davası, davalının intifadan men edilmesi sonucunu doğurmuş kabul edilmiştir.
Beş yıllık zamanaşımı
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2018/10216 esas ve 2019/11714 karar sayılı kararı ile Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2015/4241 esas ve 2016/8851 karar sayılı kararı, ecrimisil davalarının beş yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve bu sürenin dava tarihinden geriye doğru işlemeye başladığını belirtir. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu madde 75 kapsamındaki taşınmazlarda beş yıl ise tespit tarihinden geriye doğru işletilen belirleme sınırıdır. Bu iki süre aynı başlangıca sahip değildir.
2886 sayılı DEVLET İHALE KANUNU m. 75Kaynağı aç
Sürenin uygulanması, dosyada zamanaşımı definin ileri sürülmesine bağlı olarak denetlenmiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2015/7984 esas ve 2018/8190 karar sayılı kararında davalı süresinde defi ileri sürdüğü hâlde dava tarihinden geriye yedi yıllık döneme hükmedilmesi hatalı görülmüş ve hesabın beş yıllık dönemle sınırlanması gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2018/10216 esas ve 2019/11714 karar sayılı kararında ise defi bulunmaması nedeniyle talep edilen dönemler hakkında ecrimisile hükmedilmemesi doğru görülmemiştir. Bu tespitler ilgili dosyaların bozma gerekçesidir.
Görev, yetki ve delil
Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 2, aksine düzenleme bulunmadıkça dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkemeyi asliye hukuk mahkemesi olarak belirler. Hüküm ecrimisil davasını adıyla saymaz ve başka kanundaki görev kuralını saklı tutar.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 12, taşınmaz üzerindeki ayni hakka, ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek uyuşmazlıklara, taşınmazın zilyetliğine veya alıkoyma hakkına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesini kesin yetkili kılar. Kesin yetki maddede sayılan dava türleriyle sınırlıdır. Kişisel tazminat davasına kendiliğinden uygulanacağı bu metinden çıkmaz.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 12Kaynağı aç
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2015/7138 esas ve 2018/1105 karar sayılı kararına göre ecrimisil hesabı uzmanlık gerektirir. Taşınmazın niteliğine uygun bilirkişiyle keşif ve inceleme yapılmalı, taleple bağlı kalınmalı, rapor somut bilgiye dayanmalı ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 266 ve devamına uygun olmalıdır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2014/18909 esas ve 2016/9404 karar sayılı kararında elatmanın önlenmesi isteminin pay oranında kabulü ile ecrimisil yönünden deliller toplandıktan sonra karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddi hatalı bulunmuştur.
Aynı 2015/7138 esas sayılı kararda arsa ve binalarda kira esasına göre ilk dönem bedelinin emsal sözleşmeler, büyüklük, nitelik, çevre ve yöredeki rayiçle belirleneceği açıklanır. Sonraki dönemler için bedel, ilk dönem miktarına ÜFE artış oranının tamamı yansıtılarak bulunan miktardan az olamaz. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2018/10145 esas ve 2019/11774 karar sayılı kararında 2008 yılında belirlenen bedele ÜFE’nin geriye doğru uygulanması hatalı görülmüş, artışın ilk dönemden sonraki dönemlere ileriye doğru yansıtılması gerektiği belirtilmiştir. Kararlarda ecrimisil en az kira geliri karşılığı zarar olarak nitelendirilir; kullanmadan doğan olumlu zarar ve yoksun kalınan fayda kapsamı belirler. Bu anlatım her taşınmaz türü için tek hesap yöntemi kurulduğu anlamına gelmez.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2018/10145, K. 2019/11774Kaynağı aç
İdare taşınmazlarında ayrı düzenleme
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu madde 75, kapsamındaki taşınmazların fuzuli işgalinde ecrimisilin, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda uzman üç kişilik komisyonca tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yılı kapsayacak şekilde belirlenmesini öngörür. İdarenin işgal nedeniyle zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz. Bu hüküm maddede sayılan taşınmazlar ve idareler bakımındandır. Özel kişiler arasındaki ecrimisile kendiliğinden uygulanmaz.
Kira sözleşmesi bittikten sonra işgal sürerse sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edilir; aksi hâlde ecrimisil alınır. Belirlenen ecrimisile itiraz edilmezse yüzde yirmi, peşin ödenirse ayrıca yüzde on beş indirim uygulanır. Fuzuli şagil rızasıyla ödemezse alacak 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilir. İşgal edilen taşınmaz, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülki amirince en geç on beş gün içinde tahliye ettirilip idareye teslim edilir.
Köy sınırları içindeki Hazineye veya Devletin hüküm ve tasarrufuna ait taşınmazlardan tahsil edilen ecrimisil gelirlerinin yüzde beşi, 442 sayılı Köy Kanununda belirlenen görevlerde kullanılmak üzere ilgili köy tüzel kişiliğine aktarılır. Maliye Bakanlığı bu oranı iki katına kadar artırabilir. Düzenleme yalnız belirtilen taşınmazlara ilişkindir.
Ecrimisil kira alacağı mıdır?
Hayır. Yargıtay kararlarında haksız işgal, karşılıklı iradeyle kurulan kiraya benzetilmez ve haksız eylem sayılır. Ecrimisil en az kira geliri karşılığı bir zarar giderimi olarak açıklanır; bu, sözleşmeden doğan kira alacağı olduğu anlamına gelmez.
Paydaş bildirim olmadan ecrimisil isteyebilir mi?
Kural olarak isteyemez. İstenen süreden önce yararlanma isteğinin davalı paydaşa bildirilmesi gerekir. Kamu malı, doğal ürün, kiraya verilerek hukuksal semere, hak iddiası ve paydaşlığın inkârı, belirli kullanım anlaşması ile aynı taşınmaza ilişkin önceki dava veya icra takibi bu kuralın dışında sayılan hâllerdendir. Kiraya verilmeyip bizzat kullanılan yapıda bildirimin arandığı bir sonuç ile, kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerde davalının o yerde oturmasına rağmen bildirimin aranmadığı bir sonuç aynı olay ölçüsüne indirgenemez.
Ecrimisilde zamanaşımı ne kadardır?
Yargıtay kararlarında ecrimisil davası beş yıllık zamanaşımına tabi tutulur ve süre dava tarihinden geriye doğru işler. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu madde 75 kapsamındaki taşınmazlarda ise beş yıl, tespit tarihinden geriye doğru belirleme sınırı olarak düzenlenmiştir.
Hangi mahkeme kesin yetkilidir?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 12, kesin yetkiyi taşınmaz üzerindeki ayni hak, zilyetlik ve alıkoyma hakkına ilişkin sayılan davalara bağlar. Metin, kişisel tazminat niteliğindeki her ecrimisil istemine bu kesin yetkinin kendiliğinden uygulanacağını göstermez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

