Devremülk Sözleşmesinin İptali ve Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Devremülk Sözleşmesinin İptali ve Şartları

Devremülk Hakkının Tanımı ve Kurulma Şartları

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu m. 57 hükmüne göre devremülk hakkı, mesken olarak kullanılmaya elverişli bir yapı veya bağımsız bölümün ortak maliklerinden her biri lehine bu yapı veya bağımsız bölümden yılın belirli dönemlerinde istifade hakkı tanıyan ve müşterek mülkiyet payına bağlı bir irtifak hakkı olarak kurulabilir. Bu hakkın kurulabilmesi için yapının ya da bağımsız bölümün paydaşları lehine düzenleme yapılması ve bağımsız bölümler üzerinde önceden kat mülkiyeti veya kat irtifakının bulunması gerekmektedir.

634 sayılı KAT MÜLKİYETİ KANUNU m. 57Kaynağı aç
Madde 57 – (Ek: 10/6/1985-3227/1 md.) Mesken olarak kullanılmaya elverişli bir yapı veya bağımsız bölümün ortak maliklerinden her biri lehine bu yapı veya bağımsız bölümden yılın belli dönemlerinde istifade hakkı, müşterek mülkiyet payına bağlı bir irtifak hakkı olarak kurulabilir. Bu hakka devre mülk hakkı denir.

Kat Mülkiyeti Kanunu m. 61 uyarınca dönem süresi, devir ve teslim, istifade şekli, yöneticilerin belirlenmesi, bakım masrafları ve büyük onarım dönemi devremülk sözleşmesinde gösterilir. Bütün hak sahiplerince imzalanması zorunlu olan bu sözleşme resmi senede eklenir ve taşınmazın kütük sayfasındaki beyanlar hanesinde belirtilir. Ayrıca ortak malikler kendi aralarından veya dışarıdan bir gerçek ya da tüzel kişiyi yönetici ve kat malikleri kuruluna temsilci olarak seçerler.

634 sayılı KAT MÜLKİYETİ KANUNU m. 61Kaynağı aç
Madde 61 – (Ek: 10/6/1985-3227/1 md.) Üzerinde devre mülk hakkı kurulacak yapı veya bağımsız bölümlerin ortak malikler arasında dönem süresi, devir ve teslimi ile istifade şekil ve usulleri, yöneticilerin seçimi ile hak ve sorumlulukları, büyük onarım için ayrılacak dönem, bakım masrafları gibi hususlar devre mülk sözleşmesinde belirlenir. Bu hususları içeren ve bütün hak sahiplerince imzalanan devre mülk sözleşmesi resmi senede eklenir ve tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilir. Devre mülk hakkı kurulan her yapı veya bağımsız bölüm için ortak malikler, kendi aralarından veya dışardan bir gerçek veya tüzelkişiyi yönetici ve kat malikleri kuruluna temsilci olarak tayin ederler. Bu Kanunun genel hükümlerine göre atanan yöneticilere devre mülk yöneticiliği ile ilgili görevler de verilebilir.

Tüketici Mevzuatında Devre Tatil ve Devremülk Ayrımı

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 50/1 kapsamında devre tatil sözleşmesi, bir yıldan uzun süre için kurulan ve tüketiciye bu sürede birden fazla dönem için bir veya daha fazla geceleme imkânı tanıyan sözleşmedir. Hakkın şahsi veya ayni nitelikte olması ya da satışın finansal kiralama yoluyla gerçekleştirilmesi bu hükümlerin uygulanmasını engellemez. Kanun m. 50/2 uyarınca, 634 sayılı Kanun çerçevesinde kurulan devremülk hakkı hariç olmak üzere tüketicilerle mülkiyet payına bağlı ayni hak sağlayan devre tatil sözleşmesi yapılamaz. Kooperatif veya şirket ortaklığı ya da dernek veya vakıf üyeliği yoluyla devre tatil hakkı verilmesi yasak olup, tesis edilecek taşınmaz üzerinde ayni hak sahibi bulunmayan kimseler satış gerçekleştiremez.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 50Kaynağı aç
MADDE 50- (1) Devre tatil sözleşmesi, bir yıldan uzun süre için kurulan ve tüketiciye bu süre zarfında birden fazla dönem için bir veya daha fazla sayıda gecelik konaklama imkânı veren sözleşmelerdir. (2) (Değişik:24/3/2022-7392/8 md.) Devre tatil sözleşmeleri ile sağlanan hakkın şahsi veya ayni bir hak olması ya da devre tatil satışının finansal kiralama ile yapılması bu maddenin uygulanmasını engellemez. 23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun sekizinci bölümü hükümleri kapsamında kurulan devre mülk hakkı veren sözleşmeler hariç olmak üzere, tüketicilerle mülkiyet payına bağlı ayni hak sağlayan devre tatil sözleşmesi kurulamaz. Kooperatif veya ticaret şirketi ortaklığı ya da dernek veya vakıf üyeliği suretiyle devre tatil hakkı tanınamaz. Devre tatile konu mal üzerinde ayni hak sahibi olmayanlar devre tatil satışı yapamaz. (3) Uzun süreli tatil hizmeti sözleşmesi, bir yıldan uzun süre için kurulan ve tüketiciye, belirlenen süre zarfında konaklamaya veya konaklama ile birlikte seyahat ya da diğer hizmetlerin beraber sunulduğu durumlara ilişkin indirim yahut diğer menfaatlerden faydalanma hakkı verilen sözleşmelerdir. (4) Tüketicilere aşağıdaki sözleşmelerin kurulmasından en az bir gün önce, Bakanlıkça belirlenen hususları içeren ön bilgilendirme formu verilmesi zorunludur: a) Devre tatil sözleşmeleri b) Uzun süreli tatil hizmeti sözleşmeleri c) Değişim sözleşmeleri ç) Satıcı veya sağlayıcının, devre tatil veya uzun süreli tatil hizmetinin alınıp satılması hususunda tüketiciye yardımcı olduğu yeniden satış sözleşmeleri. (5) Mesafeli satış yöntemiyle kurulan sözleşmeler hariç olmak üzere satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin kendi el yazısıyla sözleşme tarihini yazmasını ve sözleşmeyi imzalamasını sağlamakla yükümlüdür. Yazılı veya mesafeli olarak kurulan bu sözleşmelerin bir nüshasının kâğıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye verilmesi zorunludur. Daha ağır şekil şartları öngören kanun hükümleri saklıdır. (6) Tüketici, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Cayma süresi dolmadan satıcı veya sağlayıcı, tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme yapmasını veya tüketiciyi borç altına sokan herhangi bir belge vermesini isteyemez. (Ek cümleler:24/3/2022-7392/8 md.) Bu yasağa rağmen, tüketiciden herhangi bir bedel alınması durumunda alınan bedel tüketiciye derhâl iade edilir. Ayrıca tüketiciyi borç altına sokan her türlü belge tüketici yönünden geçersizdir. Devre tatil, uzun süreli tatil hizmeti sözleşmeleri ve bu sözleşmelerle birlikte düzenlenmiş olan yeniden satım, değişim ve ilgili diğer tüm sözleşmeler cayma hakkının kullanılması ile birlikte kendiliğinden sona erer.[11] (7) Tüketicinin ödeyeceği bedel, kısmen veya tamamen satıcı veya sağlayıcı ile kredi veren arasındaki anlaşmaya dayanılarak bir kredi veren tarafından karşılanıyorsa, tüketicinin sözleşmeden cayması ve buna ilişkin bildirimin cayma süresi içinde ayrıca kredi verene de yöneltilmesi hâlinde, bağlı kredi sözleşmesi de herhangi bir tazminat veya cezai şart ödeme yükümlülüğü olmaksızın sona erer. (8) (Değişik:24/3/2022-7392/8 md.) Devre mülk hakkı veren sözleşmeler de dâhil olmak üzere tüketicilerle ön ödemeli devre tatil sözleşmesi kurulamaz. (9) (Değişik:24/3/2022-7392/8 md.) Devre mülk hakkı veren sözleşmeler hariç olmak üzere, devre tatil sözleşmeleri en fazla on yıl için kurulur. (10) (Değişik:24/3/2022-7392/8 md.) Tüketici, şahsi hak sağlayan devre tatil sözleşmesinden kaynaklanan tatil hakkını belirli bir dönem için kullanmayacağını tatilin başlayacağı tarihten en az doksan gün önce sağlayıcıya bildirirse, o dönem için tüketiciden herhangi bir isim altında bedel talep edilemez. (11) Devre tatil, uzun süreli tatil hizmeti, yeniden satım, değişim sözleşmeleri ve ön bilgilendirmenin içeriği, tüketici ile satıcı ve sağlayıcının hak ve yükümlülükleri, cayma hakkı (…)[12] ile diğer uygulama usul ve esasları yönetmelikle belirlenir. Paket tur sözleşmeleri

Devremülk hakkı veren sözleşmeler dışındaki devre tatil sözleşmeleri Kanun m. 50/9 uyarınca en fazla on yıllık süre için kurulabilir. Şahsi hak temeline dayanan devre tatil sözleşmelerinde tüketici, o döneme ilişkin konaklama hakkını kullanmayacağını tatilin başlangıcından en az 90 gün önce bildirirse, sağlayıcı ilgili dönem için tüketiciden herhangi bir ad altında bedel talep edemez.

Ön Bilgilendirme ve Sözleşme Şekil Şartları

6502 sayılı Kanun m. 50/4-a gereğince sözleşmenin kurulmasından en az bir gün önce tüketiciye zorunlu unsurları içeren ön bilgilendirme formunun verilmesi şarttır. Mesafeli satışlar haricinde satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin kendi el yazısıyla sözleşme tarihini yazmasını ve sözleşmeyi imzalamasını sağlamakla yükümlüdür. Sözleşmenin bir nüshasının kâğıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısıyla teslim edilmesi gerekir; daha ağır resmi şekil şartları saklı tutulmuştur.

Sözleşmenin kanuni şekil şartlarına uyulmadan düzenlenmesi halinde, mevzuatın aradığı geçerlilik unsurlarının bulunmaması nedeniyle sözleşmenin geçersizliği ileri sürülebilir ve tüketici bu durumda cayma bildirimini süre sınırına bağlı kalmaksızın yöneltebilir.

14 Günlük Cayma Hakkı ve Sürenin Uzaması

6502 sayılı Kanun m. 50/6 uyarınca tüketici, sözleşmenin kurulmasından itibaren 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Ön bilgilendirme formunun verilmemesi, bu formun usulüne uygun düzenlenmemesi, sözleşmenin şekil ve içeriğine ilişkin yönetmelik şartlarının karşılanmaması veya cayma formunun verilmemesi hallerinde cayma süresi 1 yıl uzatılarak 1 yıl 14 güne ulaşır.

Cayma hakkının kullanımında, Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliği m. 8/1 uyarınca şahsi hakka konu devre tatil sözleşmelerinde bildirimin yazılı veya kalıcı veri saklayıcısıyla, devre mülk sözleşmelerinde ise noterlikler aracılığıyla yöneltilmesi aranır. Bununla birlikte sözleşme devremülk kapsamında düzenlenmiş olmasına rağmen tüketiciye tapu devri yapılmamışsa cayma bildirimi için noter şartının aranmayacağı yönünde değerlendirmeler de yer almaktadır.

20442 sayılı DEVRE TATİL VE UZUN SÜRELİ TATİL HİZMETİ SÖZLEŞMELERİ YÖNETMELİĞİ m. 8Kaynağı aç
MADDE 8 – (1) Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin, cayma hakkı süresi dolmadan, şahsi hakka konu (Mülga ibare:RG-29/7/2022-31907) devre tatil sözleşmeleri için yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile (Değişik ibare:RG-29/7/2022-31907) devre mülk sözleşmelerinde ise noterlikler aracılığıyla satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmesi yeterlidir. (2) Satıcı veya sağlayıcı, Ek-6’da yer alan cayma formunu, sözleşmenin kurulduğu anda yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısıyla tüketiciye vermek zorundadır. (3) Tüketici, cayma hakkını kullanırken Ek-6’da yer alan cayma formunu kullanabileceği gibi cayma kararını bildiren açık bir beyanda da bulunabilir. (4) Devre tatil, uzun süreli tatil hizmeti sözleşmeleri ve bu sözleşmelerle birlikte düzenlenmiş olan yeniden satış, değişim ve ilgili diğer tüm sözleşmeler, cayma hakkının kullanılması ile birlikte hiçbir cezai şart ödeme yükümlülüğü olmaksızın kendiliğinden sona erer. Satıcı veya sağlayıcının yükümlülükleri

Ödeme Yasağı, Bağlı Sözleşmeler ve İade Süreçleri

6502 sayılı Kanun m. 50/6 uyarınca yasal cayma süresi dolmadan tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme talep edilemez veya tüketiciyi borç altına sokan senet ve benzeri bir belge alınamaz. Bu kurala aykırı şekilde tahsilat yapılması halinde bedelin derhal iadesi zorunlu olduğu gibi, tüketici aleyhine düzenlenen borçlandırıcı evraklar tüketici bakımından geçersiz kabul edilir. Cayma hakkının kullanılmasıyla birlikte devre tatil sözleşmesine bağlı yeniden satım, değişim ve benzeri tüm yan sözleşmeler de kendiliğinden sona erer.

Sözleşme bedelinin satıcı ile kredi veren arasındaki anlaşma kapsamında karşılandığı hallerde, cayma bildiriminin yasal cayma süresi içerisinde kredi kuruluşuna da iletilmesi koşuluyla bağlı kredi sözleşmesi herhangi bir tazminat veya cezai şart yükümlülüğü doğmaksızın feshedilmiş sayılır.

Sözleşmenin iptaline ilişkin cayma bildiriminin satıcı veya sağlayıcıya ulaşmasını takip eden en geç 90 gün içinde tahsil edilen bedellerin ve tüketiciyi borç altına sokan tüm belgelerin iadesi gerekir. Tüketici ise bu iadenin yapılmasından itibaren 10 gün içinde edinimlerini satıcıya geri vermekle yükümlüdür. Satıcı veya sağlayıcının kanuni yükümlülüklerini hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi halinde tüketiciden herhangi bir bedel talep etmesi mümkün değildir.

Ön Ödemeli Satış Yasağı ve Hukuki Durum

6502 sayılı Kanun m. 50/8 hükmü uyarınca devremülk hakkı veren sözleşmeler de dahil olmak üzere tüketicilerle ön ödemeli devre tatil sözleşmesi kurulamaz. Ön ödemeli satım ilişkilerinde devir veya teslime kadar sözleşmenin iptali halinde satıcının sözleşme bedelinin yüzde ikisine kadar tazminat isteyebileceğine dair düzenlemeler bulunsa da, satıcı veya sağlayıcının yükümlülüklerini hiç ya da gereği gibi yerine getirmediği hallerde tüketiciden herhangi bir bedel talep edilemez.

Dava Açma Süresi, Tesisin Kullanımı ve Arabuluculuk Şartı

Cayma süresinin sona ermesinden sonra devremülk sözleşmesinin dava yoluyla iptalinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 146 gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacak için geçerli olan on yıllık genel zamanaşımı kuralı dikkate alınır. Tüketicinin devremülk tesisinde konaklama yapmış veya tesisi fiilen kullanmaya başlamış olması, sözleşmenin feshine ve bedel iadesine yönelik davanın reddedilmesine gerekçe teşkil etmez.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 146Kaynağı aç
MADDE 146- Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. II. Beş yıllık zamanaşımı

Devremülk sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartıdır. Ancak sözleşme uyarınca tüketici adına tapu sicilinde devir işlemi tamamlanmış ise bu durumda arabuluculuk başvurusu dava şartı olarak aranmaz.

Görevli ve Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi

6502 sayılı Kanun m. 73/1 gereğince tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. Yetkili mahkeme yönünden ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 10 uyarınca sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir; ayrıca Kanun m. 73/5 doğrultusunda dava tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde de görülebilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 10Kaynağı aç
MADDE 10- (1) Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir. Mirastan doğan davalarda yetki
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 73Kaynağı aç
MADDE 73- (1) Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. (2) Tüketici mahkemeleri nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalar 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununda düzenlenen harçlardan muaftır. (3) Tüketici örgütleri üst kuruluşlarınca açılacak davalarda bilirkişi ücreti ve davanın davacı aleyhine sonuçlanması durumunda, hükmedilen vekâlet ücreti Bakanlıkça karşılanır. Davanın, davalı aleyhine sonuçlanması durumunda, bilirkişi ücreti Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre davalıdan tahsil olunarak bütçeye gelir kaydedilir. (4) Tüketici mahkemelerinde görülecek davalar 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Altıncı Kısım hükümlerine göre yürütülür. (5) Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. (6) Tüketici örgütleri, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile Bakanlık; haksız ticari uygulamalar ve ticari reklamlara ilişkin hükümler dışında, genel olarak tüketicileri ilgilendiren ve bu Kanuna aykırı bir durumun doğma tehlikesi olan hâllerde bunun önlenmesine veya durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı alınması veya hukuka aykırı durumun tespiti, önlenmesi veya durdurulması amacıyla tüketici mahkemelerinde dava açabilir. (7) Genel olarak tüketicileri ilgilendiren davalarda davacı, verilen kararların yayımlanmasını talep edebilir. Talebin mahkemece kabul edilmesi hâlinde bu karar, masrafları davalıdan alınmak üzere ülke düzeyinde yayımlanan gazetelerden en az üçünde derhâl ilan edilir. (8) Tüketici mahkemelerince verilen kesinleşmiş kararlar, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden Bakanlığa iletilir. Tüketici hakem heyetleri kararlarına karşı yapılan itiraz sonucu verilen kararlar, kararı veren mahkeme tarafından ilgili tüketici hakem heyetine gönderilir. Dava şartı olarak arabuluculuk

Devremülk sözleşmesine dayalı uyuşmazlıkta tapu devrinin iptali talep ediliyorsa 6100 sayılı Kanun m. 12/1 gereğince taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin uyuşmazlıklarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Taşınmaza ilişkin irtifak haklarından doğan davalar ise Kanun m. 12/2 uyarınca üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 12Kaynağı aç
MADDE 12- (1) Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. (2) İrtifak haklarına ilişkin davalar, üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır. (3) Bu davalar, birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde, diğerleri hakkında da açılabilir. Karşı davada yetki
Devremülk sözleşmesinden kaç gün içinde cayılabilir?

Tüketici, sözleşmenin kurulmasından itibaren 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin cayma hakkını kullanabilir. Ön bilgilendirme ve cayma formlarının verilmemesi veya sözleşmenin mevzuata aykırı tanzim edilmesi hallerinde cayma süresi 1 yıl uzatılarak 1 yıl 14 güne çıkar; şekil şartlarına uyulmayan geçersiz sözleşmelerde ise süre sınırı bulunmaksızın bildirimde bulunulabilir.

Devremülk tesisinde tatil yapılmış olması iptal davasına engel midir?

Devremülk tesisinde konaklama yapılmış veya tesisin kullanımına başlanmış olması davanın reddine sebep teşkil etmez.

Devremülk sözleşmelerinde ön ödemeli satış yapılabilir mi?

6502 sayılı Kanun m. 50/8 uyarınca devremülk hakkı veren sözleşmeler de dahil olmak üzere tüketicilerle ön ödemeli devre tatil sözleşmesi kurulamaz. Ön ödemeli satışlarda cayma halinde satıcının yüzde ikiye kadar tazminat isteyebileceğine dair düzenleme bulunmakla birlikte, sağlayıcı yükümlülüklerini yerine getirmediğinde tüketiciden bedel talep edemez.

Devremülk sözleşmesinin iptali davası nerede açılır?

Tüketici işlemi niteliğindeki devremülk davalarında görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. Dava sözleşmenin ifa edileceği yerde veya tüketicinin yerleşim yerinde açılabileceği gibi tapu devrinin iptali istendiğinde taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.

Cayma bildiriminin ardından ödenen bedel ne zaman iade edilir?

Cayma bildiriminin satıcıya ulaşmasından itibaren en geç 90 gün içinde bedelin ve borç altına sokan tüm belgelerin iade edilmesi zorunludur; cayma süresi dolmadan hukuka aykırı tahsil edilen bedeller ise derhal tüketiciye geri verilmelidir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu