Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, Borçlar Kanunu'nda müstakil bir sözleşme tipi olarak düzenlenmemiş atipik bir hukuki ilişkidir. Karşılıklı borç ve haklar doğuran iki yanlı yapısıyla eser sözleşmesinin özel bir görünümünü oluşturur. Bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklarda tarafların hak ve borçları, sözleşmenin tabi olduğu kurallar ve kanunun genel hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
Sözleşmenin Resmî Şekil Şartı ve Geçersizlik Halleri
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706. maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237. maddesi uyarınca taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerliliği resmî şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır. Tapuda pay devri borcunu da barındıran arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin noterde düzenleme şeklinde yapılması zorunlu olup, yalnızca imzaların onaylanması suretiyle tanzim edilen ya da adi yazılı biçimde düzenlenen sözleşmeler hukuken geçersiz sayılır. 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 60. maddesinin ikinci fıkrası da kanunlarda resmî şekilde yapılması emredilen ve mercileri ayrıca belirtilmeyen hukuki işlemleri yürütme yetkisini noterlere vermektedir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 706Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 237Kaynağı aç
1512 sayılı NOTERLİK KANUNU m. 60Kaynağı aç
Esas sözleşmeye bağlı olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi vaadi ile sözleşmedeki her türlü tadil ve değişikliklerin de esas sözleşme gibi resmî şekilde yapılması şarttır. Belediye tüzel kişiliğine ait taşınmaz üzerine arsa payı karşılığı inşaat yapılması kararlaştırılacaksa, taşınmazın hem kullanım şeklinin değişecek olması hem de belediyenin mülkiyeti devir borcu altına girmesi sebebiyle belediye meclis kararının bulunması zorunludur; bu zorunluluğa uyulmaması sözleşmeyi geçersiz kılar ve hukuki sonuç doğurmasını engeller.
Taşınmaz üzerinde birden fazla malik bulunması durumunda tüm maliklerin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine bizzat katılması veya sözleşmeyi sonradan onaylaması zorunludur. Paydaş veya ortakların bir kısmının katılmadığı sözleşmeler ifa kabiliyeti taşımadığından geçersiz sayılır ve bu nitelikteki geçersiz bir sözleşmeye dayanılarak aynen ifa talebinde bulunulamaz.
Geçersiz Sözleşmenin Tasfiyesi ve Şekil Eksikliğinin Sınırları
Geçersiz arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayanılarak sözleşme hükümlerinin ifası veya yerine getirilmesi istenemez. Sözleşmenin geçersizliği halinde taraflar, Türk Borçlar Kanunu'nun sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca birbirlerine verdiklerini ve karşı tarafın mal varlığında sebepsiz meydana getirdikleri artışların karşılığını talep edebilir. Bu tasfiyede yüklenici, inşa ettiği imalatın bedelini her bir imalatın fiilen yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre talep edebilir; bu durumda feshin kesinleştiği tarihteki rayiçleri esas alma kuralı uygulanmaz.
Şekil eksikliğine dayalı geçersizliğin ileri sürülmesi sınırsız değildir. Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kuralına uymak zorundadır ve hukuk düzeni bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını korumaz. Taraflar edimlerini tamamen veya büyük ölçüde yerine getirmişse, sözleşmenin şekil noksanlığı sebebiyle geçersizliğinin iddia edilmesi hakkın kötüye kullanılması sayılır ve sözleşmeye geçerlilik tanınır. Benzer şekilde, noterde düzenleme şeklinde yapılmayan sözleşmelerde arsa sahibi kararlaştırılan tapu payını yükleniciye devretmişse resmi şekle tabi edim ifa edilmiş sayılacağından sözleşme geçerli hale gelir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Yüklenicinin Özen, Eseri Meydana Getirme ve Malzeme Sorumluluğu
Yüklenici, taahhüt ettiği işleri arsa sahibinin haklarını gözeterek dikkatli ve sadakat kurallarına bağlı biçimde yürütmelidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 471. maddesi kapsamında özen derecesi tayin edilirken, aynı uzmanlık sahasında faaliyet gösteren basiretli bir girişimcinin sergilemesi gereken teknik ve mesleki standartlar ölçüt alınır. İşi bizzat tamamlama veya idaresi altında yürütme kuralı geçerli olmakla birlikte, yüklenicinin bireysel yeteneğinin belirleyici olmadığı hallerde işin yapımı başkasına tevdi edilebilir. Aksine yerel bir teamül ya da açık sözleşme hükmü bulunmadıkça inşaatta gerekli araç ve gereçlerin temini de yükleniciye aittir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 471Kaynağı aç
İnşaat malzemesinin sağlanması ve ayıplarından doğan sorumluluk Türk Borçlar Kanunu'nun 472. maddesi kapsamında değerlendirilir. Malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici bu malzemenin ayıplı olması sebebiyle iş sahibine karşı satıcı gibi sorumludur. Malzemenin iş sahibi tarafından karşılanması halinde yüklenici, malzemeyi gereken özeni göstererek kullanmak, hesap vermek ve artanı geri vermekle yükümlüdür. Eser meydana getirilirken iş sahibinin sağladığı malzemenin veya gösterdiği arsanın ayıplı olduğu anlaşılırsa yahut eserin gereği gibi ya da zamanında yapılmasını tehlikeye sokacak bir hal doğarsa yüklenici bu durumu derhal iş sahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse doğacak sonuçlardan sorumlu tutulur.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 472Kaynağı aç
İfa Yardımcıları ve Adam Çalıştıranın Sorumluluğu
İnşaatın yapımı esnasında görevlendirilen kişilerin yol açtığı zararlarda farklı sorumluluk rejimleri devreye girer. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddesi gereğince istihdam eden, işçisinin görevini ifa ederken üçüncü kişilere verdiği zararları gidermekle yükümlüdür; ancak eleman seçiminde, talimat vermede, denetim icrasında gereken dikkati sergilediğini kanıtlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Buna karşılık sözleşmenin diğer tarafına ifa yardımcıları vasıtasıyla verilen zararlarda aynı Kanun'un 116. maddesi işletilir. Borç ilişkisinde yardımcı şahıslardan doğan mesuliyet önceden yapılan anlaşmalarla sınırlandırılabilir veya bütünüyle bertaraf edilebilir; ne var ki icrası resmî makamların ruhsat veya iznine bağlanmış uzmanlık dallarında sorumsuzluk sözleşmeleri kesin hükümsüzdür.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 66Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 116Kaynağı aç
Teslim Öncesi Sözleşmeden Dönme ve Aykırılık İhtarı
İnşaatın kararlaştırılan tarihte teslim edilip edilemeyeceği işin yürütümü sırasında anlaşılabilir. Türk Borçlar Kanunu'nun 473. maddesinin birinci fıkrası uyarınca yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da iş sahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi belirlenen sürede bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, iş sahibi teslim gününü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 473Kaynağı aç
Eserin inşası sırasında yüklenicinin kusuru sebebiyle yapının ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, Türk Borçlar Kanunu m. 473/2 gereğince iş sahibi bunu önlemek üzere yükleniciye uygun bir süre verebilir. Bu ihtarda, belirlenen süre içinde ayıbın veya aykırılığın giderilmesi, aksi takdirde hasar ve masrafları yükleniciye ait olmak üzere onarımın veya işe devamın üçüncü bir kişiye verileceği bildirilebilir.
Borçlu Temerrüdü, Gecikme Tazminatı ve Faiz Esasları
Yüklenicinin temerrüdü halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi tatbik edilir. Borçlunun kendisine verilen mühlet zarfında edimini yerine getirmemesi ya da kanunen süre verilmesini gerektirmeyen bir halin varlığı halinde arsa sahibi seçimlik haklarını kullanabilir. Alacaklı her zaman borcun ifasını ve gecikme tazminatını talep edebileceği gibi, ifadan ve gecikme tazminatından derhal vazgeçtiğini bildirerek borcun ifa edilmemesinden kaynaklanan zararını isteyebilir ya da sözleşmeden dönebilir. Dönme ile tarafların edim yükümlülüğü karşılıklı sona erer, ifa edilenler iade edilir ve borçlu kusursuzluğunu kanıtlamadıkça hükümsüzlük zararı karşılanır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 125Kaynağı aç
Gecikme tazminatı taleplerinde faiz başlangıcı esas itibarıyla dava tarihidir; ancak borçlu önceden keşide edilen bir ihtarname ile temerrüde düşürülmüşse ihtardaki meblağ için faiz, ihtar süresinin veya verilen mehilin dolduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi gereğince taraflardan biri için ticari nitelikteki sözleşmeler kanunda aksi öngörülmedikçe diğeri için de ticari iş sayıldığından istem bulunması halinde ticari temerrüt faizi uygulanabilir. 31 Temmuz 2026’dan itibaren 3095 sayılı Kanunun 1. maddesi, faiz oranı sözleşmeyle belirlenmemiş hallerde TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80’ini esas alır. Reeskont oranı 30 Haziran’da önceki 31 Aralık oranından en az 5 puan farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde 80’i geçerlidir. Önceki dönemlerin faizi o dönemde yürürlükteki düzenleme ve oranlarla ayrı hesaplanır; yüzde 80, yıllık faiz oranı değil reeskont oranına uygulanan katsayıdır.
3095 sayılı KANUNİ FAİZ VE TEMERRÜT FAİZİNE İLİŞKİN KANUN m. 1Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 19Kaynağı aç
7589 sayılı Kanun, Madde 10Kaynağı aç
İfa İmkânsızlığı ve Hukuki Sonuçları
İnşaatın gerçekleştirilmesinin sözleşme kurulmadan önce herkes bakımından imkânsız bulunması sözleşmeyi geçersiz kılar. Sözleşmenin kurulmasından sonra borcun yerine getirilmesi yüklenicinin kusurundan kaynaklanmayan nedenlerle imkânsız hale gelirse, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 136. maddesinin birinci fıkrası gereğince borç sona erer. Meydana gelen imkânsızlıkta kusurun bulunmadığının ispatı ise borçluya düşer.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 136Kaynağı aç
Türk Borçlar Kanunu'nun 136. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, karşılıklı edimleri içeren akitlerde imkânsızlık sebebiyle borcundan kurtulan taraf, karşı taraftan temin ettiği edimi sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri vermekle mükelleftir ve henüz kendisine yapılmamış edimleri isteme hakkını yitirir; kanun veya sözleşmeyle hasarın ifadan evvel alacaklıya bırakıldığı durumlar saklıdır. Ayrıca borçlu, edimin yerine getirilmesinin imkânsızlaştığını muhatabına gecikmeden haber vermek ve zararın büyümesini önleyici tedbirleri almak zorundadır; aksi takdirde ortaya çıkan zararları tazminle sorumlu olur.
Sözleşmenin Feshi, İmalat Tasfiyesi ve Cezai Şart
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin geriye etkili şekilde tasfiyesinde, yüklenicinin meydana getirdiği fiziki imalatın değeri feshin kesinleştiği andaki serbest piyasa fiyatları temel alınarak hesaplanır. Sözleşme metninde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı Yaklaşık Maliyetlerinin esas alınacağına dair özel bir düzenleme yer almadığı sürece bu yaklaşık birim bedeller uygulanmaz.
Fesih durumunda yüklenici yalnızca arsa sahibinin ekonomik veya hukuki olarak yararlanabileceği ekonomik değeri bulunan yasal imalat bedelini talep edebilir. Kaçak yapılan ve yasal hale getirilme olanağı bulunmayan imalatın bedeli istenemez. İmalatın yasal hale getirilmesi hukuken mümkün ise bunun için yapılması gereken giderler bilirkişiye hesaplattırılarak belirlenen imalat bedelinden mahsup edilir.
İfaya ekli olarak kararlaştırılan cezai şart, teslim sırasında herhangi bir çekince bildirilmeden eserin kabul edilmesi halinde talep edilemez. Söz konusu cezanın istenebilmesi akdin ayakta kalması koşuluna bağlı olduğundan fesihle birlikte ifaya ekli ceza hakkı düşer. Aynı şekilde feshin gerçekleşmesiyle müspet zarar niteliğindeki gecikme kirası talebi dinlenmez; arsa sahibi bu aşamada yalnızca sözleşmenin ifa edileceğine duyulan güvenin sarsılması sebebiyle maruz kaldığı menfi zararlarının karşılanmasını isteyebilir.
Yapı Denetim Ücreti ve Bağımsız Bölüm Teslimi
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde aksine bir sözleşme hükmü kararlaştırılmamışsa yapı denetim ücretinin ödenmesinden yapı sahibi sıfatıyla arsa sahibi sorumludur.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde arsa sahibinin tapu devir borcunun doğması yüklenicinin edimini eksiksiz yerine getirmesine bağlıdır. Anahtar teslimi olarak arsa sahibine teslim edileceği kararlaştırılan sözleşmelerde, bağımsız bölümlerin yapı kullanım izin belgesi alınarak teslim edilmesi gerekir; yapı kullanım izin belgesi alınmadan arsa sahibinin tapu devir borcu doğmaz.
Tapu Siciline Şerh ve Terkin İşlemleri
2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, noterlerce düzenlenen gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri taraflardan birinin talebiyle tapu kütüğüne şerh edilebilir. Anılan maddenin sekizinci fıkrasına göre bu şerhten itibaren beş yıl içinde devir gerçekleştirilmez veya irtifak hakkı tapuya tescil edilmezse şerh, tapu idaresi tarafından kendiliğinden terkin edilir. Noterlik Kanunu'nun 60. maddesinin üçüncü fıkrasında ise noterlerin taşınmaz satış vaadi sözleşmesi düzenleme ve başvuru üzerine bunu sisteme şerh verme yetkisi öngörülmektedir.
2644 sayılı TAPU KANUNU m. 26Kaynağı aç
Müşterek bir taşınmazın paydaşları veya birbirine bitişik taşınmaz malikleri arasında mevcut ya da inşa edilecek binanın belirli bir katından, dairesinden veya müstakil bölümünden münhasıran istifadeyi sağlamak amacıyla irtifak hakkı tesisine veya vaadine ilişkin resmî senetler Tapu Kanunu m. 26/1 gereğince tapu idaresince tanzim edilir. Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerde tarafların farklı tapu müdürlükleri veya yurt dışı teşkilatında bulunması durumunda ise iradeler Tapu Kanunu m. 26/2 uyarınca resmî görevlilerce ayrı ayrı alınarak sözleşme tamamlanabilir.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi adi yazılı yapılabilir mi?
Taşınmaz mülkiyetinin devrini öngören sözleşmeler Türk Medeni Kanunu m. 706 ve Türk Borçlar Kanunu m. 237 gereğince resmî şekilde akdedilmek zorundadır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi tapu pay devri edimini içerdiğinden noterde düzenleme biçiminde yapılması şart olup yalnızca imza onayı içeren veya adi yazılı yapılan metinler geçersizdir.
Şekil noksanlığı olan sözleşme ne zaman geçerli kabul edilir?
Taraflar edimlerini tamamen veya büyük ölçüde ifa etmişse şekil eksikliğinin ileri sürülmesi Türk Medeni Kanunu m. 2 uyarınca hakkın kötüye kullanılması sayılır ve sözleşmeye geçerlilik tanınır; ayrıca noterde düzenleme şeklinde yapılmamış olsa bile arsa sahibinin kararlaştırılan tapuyu yükleniciye devretmesiyle de sözleşme geçerli hale gelir.
Geçersiz sözleşmede yapılan inşaat bedeli nasıl hesaplanır?
Sözleşmenin geçersizliği halinde yüklenici, imalat bedelini feshin kesinleştiği tarihteki rayice göre değil, her bir imalatın fiilen yapıldığı tarihteki serbest piyasa rayiçlerine göre sebepsiz zenginleşme hükümlerince talep edebilir.
İnşaat teslim tarihi beklenmeden sözleşmeden dönülebilir mi?
Evet, Türk Borçlar Kanunu m. 473/1 gereğince yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya işi geciktirmesi yüzünden işi belirlenen sürede bitiremeyeceği açıkça anlaşılıyorsa iş sahibi teslim gününü beklemeksizin sözleşmeden dönebilir.
Sözleşme feshedildiğinde gecikme kirası veya cezai şart istenebilir mi?
Hayır, sözleşmenin feshi durumunda müspet zarar niteliğindeki gecikme kirası ile yürürlük şartına bağlı ifaya ekli cezai şart talep edilemez; arsa sahibi yalnızca güvenin boşa çıkmasından doğan menfi zararlarını isteyebilir.
Anahtar teslimi sözleşmede iskân alınmadan tapu devri istenebilir mi?
Hayır, anahtar teslimi inşaat sözleşmelerinde arsa sahibinin tapu devir borcunun doğabilmesi bağımsız bölümlerin yapı kullanım izin belgesi alınarak teslim edilmesine bağlıdır.
Tapu kütüğüne şerh edilen sözleşme ne zaman terkin edilir?
Tapu Kanunu m. 26/8 uyarınca şerhten itibaren beş yıl içinde satış yapılmaz veya irtifak hakkı tesis ve tapuya tescil edilmezse söz konusu şerh tapu idaresince resen terkin edilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

