Çocuk Mahkemesinin Görevi ve Koruma Tedbirleri

by Avukat Erdal Ersoy
Çocuk Mahkemesinin Görevi ve Koruma Tedbirleri

Korunma ihtiyacı olan çocuk hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir, çocuğun menfaatleri bakımından kendisinin, ana veya babasının, vasisinin ya da birlikte yaşadığı kimselerin bulunduğu yerdeki çocuk hâkimince alınır. Tedbirler danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma konularında düzenlenmiştir. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu kapsamındaki tedbir isteminin çocuk mahkemesinde görülmesi, bu görev çerçevesinde ele alınır.

5395 sayılı ÇOCUK KORUMA KANUNU m. 8Kaynağı aç
Madde 8- (1) Korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun menfaatleri bakımından kendisinin, ana, baba, vasisi veya birlikte yaşadığı kimselerin bulunduğu yerdeki çocuk hâkimince alınır. (2) Tedbir kararlarının uygulanması, kararı veren hâkim veya mahkemece en geç üçer aylık sürelerle incelettirilir. (3) Hâkim veya mahkeme; denetim memurları, çocuğun velisi, vasisi, bakım ve gözetimini üstlenen kimselerin, tedbir kararını yerine getiren kişi ve kuruluşun temsilcisi ile Cumhuriyet savcısının talebi üzerine veya re'sen çocuğa uygulanan tedbirin sonuçlarını inceleyerek kaldırabilir, süresini uzatabilir veya değiştirebilir. Acil korunma kararı alınması
5395 sayılı ÇOCUK KORUMA KANUNU m. 5Kaynağı aç
Madde 5- (1) Koruyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yönelik danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma konularında alınacak tedbirlerdir. Bunlardan; a) Danışmanlık tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere çocuk yetiştirme konusunda; çocuklara da eğitim ve gelişimleri ile ilgili sorunlarının çözümünde yol göstermeye, b) Eğitim tedbiri, çocuğun bir eğitim kurumuna gündüzlü veya yatılı olarak devamına; iş ve meslek edinmesi amacıyla bir meslek veya sanat edinme kursuna gitmesine veya meslek sahibi bir ustanın yanına yahut kamuya ya da özel sektöre ait işyerlerine yerleştirilmesine, c) Bakım tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimsenin herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi hâlinde, çocuğun resmî veya özel bakım yurdu ya da koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırılması veya bu kurumlara yerleştirilmesine, d) Sağlık tedbiri, çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve tedavisi için gerekli geçici veya sürekli tıbbî bakım ve rehabilitasyonuna, bağımlılık yapan maddeleri kullananların tedavilerinin yapılmasına, e) Barınma tedbiri, barınma yeri olmayan çocuklu kimselere veya hayatı tehlikede olan hamile kadınlara uygun barınma yeri sağlamaya, Yönelik tedbirdir. (2) Hakkında, birinci fıkranın (e) bendinde tanımlanan barınma tedbiri uygulanan kimselerin, talepleri hâlinde kimlikleri ve adresleri gizli tutulur. (3) Tehlike altında bulunmadığının tespiti ya da tehlike altında bulunmakla birlikte veli veya vasisinin ya da bakım ve gözetiminden sorumlu kimsenin desteklenmesi suretiyle tehlikenin bertaraf edileceğinin anlaşılması hâlinde; çocuk, bu kişilere teslim edilir. Bu fıkranın uygulanmasında, çocuk hakkında birinci fıkrada belirtilen tedbirlerden birisine de karar verilebilir. Kuruma başvuru
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/14310, K. 2015/12208Kaynağı aç
20. Hukuk Dairesi         2015/14310 E.  ,  2015/12208 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi Taraflar arasındaki koruma kararı istemine ilişkin davada … Aile ve … Çocuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Dava, çocuk hakkında koruma kararı (sağlık tedbiri) verilmesi istemine ilişkindir. Aile Mahkemesince, koruma tedbiri almaya görevli mahkemenin çocuk mahkemesi olduğu, aile mahkemesinin görevli olmadığı belirtilerek görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. Çocuk Mahkemesi tarafından ise, aile mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5. maddesi hükmü "Koruyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yönelik danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma konularında alınacak tedbirlerdir." şeklindedir. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 7. maddesi hükmü "(1) Çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı; çocuğun anası, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve Cumhuriyet Savcısının istemi üzerine veya re'sen çocuk hâkimi tarafından alınabilir. (2) Tedbir kararı verilmeden önce çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılabilir. (3) Tedbirin türü kararda gösterilir. Bir veya birden fazla tedbire karar verilebilir. (4) Hâkim, hakkında koruyucu ve destekleyici tedbire karar verdiği çocuğun denetim altına alınmasına da karar verebilir. (5) Hâkim, çocuğun gelişimini gözönünde bulundurarak koruyucu ve destekleyici tedbirin kaldırılmasına veya değiştirilmesine karar verebilir. Bu karar acele hâllerde, çocuğun bulunduğu yer hâkimi tarafından da verilebilir. Ancak bu durumda karar, önceki kararı alan hâkim veya mahkemeye bildirilir. (6) Tedbirin uygulanması, onsekiz yaşın doldurulmasıyla kendiliğinden sona erer. Ancak hâkim, eğitim ve öğrenimine devam edebilmesi için ve rızası alınmak suretiyle tedbirin uygulanmasına belli bir süre daha devam edilmesine karar verebilir. (7) Mahkeme, korunma ihtiyacı olan çocuk hakkında, koruyucu ve destekleyici tedbir kararının yanında 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre velayet, vesayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında da karar vermeye yetkilidir." şeklindedir. 6284 sayılı Kanunun 1/1 maddesi hükmü "Bu Kanunun amacı; şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.", 2/1-d)maddesi hükmü "Şiddet: Kişinin, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfî engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranışı" 2/1-c maddesi hükmü "Hâkim: Aile mahkemesi hâkimini", 5/3 maddesi hükmü "Bu Kanunda belirtilen tedbirlerle birlikte hâkim, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununda yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirler ile 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında karar vermeye yetkilidir." şeklindedir. Somut olayda hakkında tedbir talep edilen çocukların 5395 sayılı Kanununun 3. maddesinde tanımı yapılan korunma ihtiyacı olan çocuklardan olup, 5395 sayılı Kanunun amaç ve kapsamını düzenleyen 1 ve 2. maddeleri ile yukarıda görevli mahkeme yönünden yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde bu kanun kapsamında tedbir talepleri ile ilgili olarak çocuk mahkemeleri yetkili kılınmıştır. Bu durumda, tedbir kararı verilmesine ilişkin davanın çocuk mahkemesinde görülmesi gerekir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK’nın 21, 22 ve 23. maddeleri gereğince … Çocuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 03.12.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin konuları

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m. 5, koruyucu ve destekleyici tedbirleri çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yönelik tedbirler olarak düzenler. Konular danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınmadır.

Danışmanlık tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu kişilere çocuk yetiştirme konusunda yol göstermeye yöneliktir. Çocuklara ise eğitim ve gelişimleriyle ilgili sorunlarının çözümünde yol gösterilir.

Eğitim tedbiri, çocuğun bir eğitim kurumuna gündüzlü veya yatılı devamını kapsar. İş ve meslek edinmesi için meslek veya sanat kursuna gitmesi ya da meslek sahibi bir ustanın yanına, kamu veya özel sektör işyerine yerleştirilmesi de bu tedbirin kapsamındadır.

Bakım tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu kişinin herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi hâlinde uygulanır. Çocuk, resmî veya özel bakım yurdu ya da koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırılabilir veya bu kurumlara yerleştirilebilir.

Sağlık tedbiri, çocuğun bedensel ve ruhsal yönden korunması ile tedavi edilmesini hedefler. Bu kapsamda geçici ya da sürekli tıbbî bakım ve rehabilitasyon yer alabilir. Bağımlılık yapan madde kullanan çocukların tedavisi de aynı tedbirin içindedir.

Barınma tedbiri, barınma yeri olmayan çocuklu kimselere uygun barınma yeri sağlamaya yöneliktir. Hayatı tehlikede olan hamile kadınlar da bu tedbirin muhatabı olabilir. Hakkında barınma tedbiri uygulanan kişilerin kimlikleri ve adresleri, talepleri hâlinde gizli tutulur.

Tehlike altında bulunmadığı tespit edilen çocuk, veli, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kişiye teslim edilir. Tehlike bulunmakla birlikte bu kişilerin desteklenmesiyle tehlikenin giderilebileceği anlaşılırsa çocuk yine bu kişilere teslim edilir. Bu uygulama sırasında çocuk hakkında danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık veya barınma tedbirlerinden birine de karar verilebilir.

Tedbir kararının verilmesi

5395 sayılı Kanun m. 7 uyarınca koruyucu ve destekleyici tedbir kararı, çocuğun anasının, babasının, vasisinin, bakım ve gözetiminden sorumlu kimsenin, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumunun ve Cumhuriyet savcısının istemi üzerine alınabilir. Çocuk hâkimi kararı re'sen de verebilir.

5395 sayılı ÇOCUK KORUMA KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7- (1) Çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı; çocuğun anası, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya re'sen çocuk hâkimi tarafından alınabilir. (2) Tedbir kararı verilmeden önce çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılabilir. (3) Tedbirin türü kararda gösterilir. Bir veya birden fazla tedbire karar verilebilir. (4) Hâkim, hakkında koruyucu ve destekleyici tedbire karar verdiği çocuğun denetim altına alınmasına da karar verebilir. (5) Hâkim, çocuğun gelişimini göz önünde bulundurarak koruyucu ve destekleyici tedbirin kaldırılmasına veya değiştirilmesine karar verebilir. Bu karar acele hâllerde, çocuğun bulunduğu yer hâkimi tarafından da verilebilir. Ancak bu durumda karar, önceki kararı alan hâkim veya mahkemeye bildirilir. (6) Tedbirin uygulanması, onsekiz yaşın doldurulmasıyla kendiliğinden sona erer. Ancak hâkim, eğitim ve öğrenimine devam edebilmesi için ve rızası alınmak suretiyle tedbirin uygulanmasına belli bir süre daha devam edilmesine karar verebilir. (7) Mahkeme, korunma ihtiyacı olan çocuk hakkında, koruyucu ve destekleyici tedbir kararının yanında 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre velayet, vesayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında da karar vermeye yetkilidir. Tedbirlerde yetki

Tedbir kararı verilmeden önce çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılabilir. Hüküm sosyal incelemeyi her olayda zorunlu kılmaz. Kararda tedbirin türü gösterilir; bir tedbire veya birden fazla tedbire karar verilebilir.

Hâkim, hakkında koruyucu ve destekleyici tedbire karar verdiği çocuğun denetim altına alınmasına da karar verebilir. Çocuğun gelişimini göz önünde bulundurarak tedbirin kaldırılmasına veya değiştirilmesine de karar verebilir.

Tedbirin kaldırılması veya değiştirilmesi, acele hâllerde çocuğun bulunduğu yer hâkimi tarafından da verilebilir. Bu durumda karar, önceki kararı alan hâkim veya mahkemeye bildirilir.

Kararın alınacağı yer ve uygulamanın incelenmesi

5395 sayılı Kanun m. 8, tedbirin çocuğun menfaatleri bakımından kendisinin, ana veya babasının, vasisinin ya da birlikte yaşadığı kimselerin bulunduğu yerdeki çocuk hâkimince alınacağını düzenler. Hüküm, bu yerler arasında her olayda uygulanacak ayrı bir öncelik sırası göstermez.

Tedbir kararlarının uygulanması, kararı veren hâkim veya mahkemece en geç üçer aylık sürelerle incelettirilir. Denetim memurları, çocuğun velisi, vasisi, bakım ve gözetimini üstlenen kimseler, tedbiri yerine getiren kişi ve kuruluşun temsilcisi ile Cumhuriyet savcısı inceleme talep edebilir. Hâkim veya mahkeme re'sen de inceleme yapabilir; tedbiri kaldırabilir, süresini uzatabilir veya değiştirebilir.

Tedbirin sona ermesi

Tedbirin uygulanması, on sekiz yaşın doldurulmasıyla kendiliğinden sona erer. Hâkim, çocuğun eğitim ve öğrenimine devam edebilmesi için ve rızası alınmak suretiyle uygulamanın belli bir süre daha sürmesine karar verebilir. Bu devamın uzunluğu hükümde belirli bir üst süreyle gösterilmemiştir.

Tedbir yanında verilebilecek kararlar

Korunma ihtiyacı olan çocuk hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilirken mahkeme, bununla birlikte 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümleri çerçevesinde velayet, vesayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması yönünde de karar verebilir. Yetki, tedbir kararının yanına bağlıdır. Hüküm, tedbir isteminden ayrı duran her velayet uyuşmazlığının çocuk mahkemesinin görevine girdiğini göstermez.

6284 sayılı Kanundaki yetki

6284 sayılı Kanun m. 5, bu Kanunda belirtilen tedbirlerle birlikte hâkimin 5395 sayılı Kanundaki koruyucu ve destekleyici tedbirler ile 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması konularında karar vermeye yetkili olduğunu düzenler. Bu yetki, anılan Kanundaki tedbirlerle birlikte ele alınır. Sağlık tedbiri istemine ilişkin yargı yeri belirlemesi, bütün tedbir istemleri için genel bir görev sonucu oluşturmaz.

6284 sayılı AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN m. 5Kaynağı aç
MADDE 5 – (1) Şiddet uygulayanlarla ilgili olarak aşağıdaki önleyici tedbirlerden birine, birkaçına veya uygun görülecek benzer tedbirlere hâkim tarafından karar verilebilir: a) Şiddet mağduruna yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması. b) Müşterek konuttan veya bulunduğu yerden derhâl uzaklaştırılması ve müşterek konutun korunan kişiye tahsis edilmesi. c) Korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması. ç) Çocuklarla ilgili daha önce verilmiş bir kişisel ilişki kurma kararı varsa, kişisel ilişkinin refakatçi eşliğinde yapılması, kişisel ilişkinin sınırlanması ya da tümüyle kaldırılması. d) Gerekli görülmesi hâlinde korunan kişinin, şiddete uğramamış olsa bile yakınlarına, tanıklarına ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin hâller saklı kalmak üzere çocuklarına yaklaşmaması. e) Korunan kişinin şahsi eşyalarına ve ev eşyalarına zarar vermemesi. f) Korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmemesi. g) Bulundurulması veya taşınmasına kanunen izin verilen silahları kolluğa teslim etmesi. ğ) Silah taşıması zorunlu olan bir kamu görevi ifa etse bile bu görevi nedeniyle zimmetinde bulunan silahı kurumuna teslim etmesi. h) Korunan kişilerin bulundukları yerlerde alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmaması ya da bu maddelerin etkisinde iken korunan kişilere ve bunların bulundukları yerlere yaklaşmaması, bağımlılığının olması hâlinde, hastaneye yatmak dâhil, muayene ve tedavisinin sağlanması. ı) Bir sağlık kuruluşuna muayene veya tedavi için başvurması ve tedavisinin sağlanması. (2) Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde birinci fıkranın (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde yer alan tedbirler, ilgili kolluk amirlerince de alınabilir. Kolluk amiri evrakı en geç kararın alındığı tarihi takip eden ilk işgünü içinde hâkimin onayına sunar. Hâkim tarafından yirmidört saat içinde onaylanmayan tedbirler kendiliğinden kalkar. (3) Bu Kanunda belirtilen tedbirlerle birlikte hâkim, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununda yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirler ile 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre velayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulması hususlarında karar vermeye yetkilidir. (4) Şiddet uygulayan, aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan yahut katkıda bulunan kişi ise 4721 sayılı Kanun hükümlerine göre nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla hâkim, şiddet mağdurunun yaşam düzeyini göz önünde bulundurarak talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir. Suçlara ilişkin saklı tutulan hükümler

Çocuk mahkemesinin bulunmadığı yerler

2253 sayılı Kanun uyarınca kurulmuş çocuk mahkemelerinde görülmekte olup 5395 sayılı Kanunla kurulan çocuk mahkemesinin görevine giren derdest dava ve işler, yeni mahkemeler faaliyete geçtiğinde bu mahkemeye devredilir. Devir yalnızca yeni mahkemenin görev alanına giren derdest işleri kapsar.

5395 sayılı ÇOCUK KORUMA KANUNU m. geçici 1Kaynağı aç
Geçici Madde 1- (1) 2253 sayılı Kanun gereğince kurulan çocuk mahkemelerinde derdest bulunan ve bu Kanun ile kurulan çocuk mahkemesinin görevine giren dava ve işler, bu mahkemeler faaliyete geçtiğinde çocuk mahkemesine devredilir. (2) Genel ceza mahkemelerinde görülmekte olan ve bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte onsekiz yaşını doldurmuş olan sanıklar hakkındaki dava ve işler çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemelerine devredilmez. (3) Çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemeleri bulunmayan yerlerde, bu mahkemeler kurulup göreve başlayıncaya kadar çocuklar tarafından işlenen suçlara ait soruşturma ve kovuşturmalar Cumhuriyet başsavcılığı ve görevli mahkemelerce bu Kanun hükümlerine göre yapılır. (4) Çocuk mahkemesi bulunmayan yerlerde, bu mahkeme kurulup göreve başlayıncaya kadar korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında tedbir kararları görevli aile veya asliye hukuk mahkemelerince alınır. (5) Adalet Bakanlığının koordinatörlüğünde ilgili bakanlıklar ve bağlı kuruluşlar bu Kanunun yürürlüğü tarihinden itibaren altı ay içinde koruyucu ve destekleyici tedbirleri yerine getirmek üzere gerekli tedbirleri alır. Ayrıca, ilgili bakanlıklar ve bağlı kuruluşlar bu amaçla sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliğine gidebilirler.

Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte on sekiz yaşını doldurmuş sanıklar hakkında genel ceza mahkemelerinde görülmekte olan dava ve işler, çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemelerine devredilmez. Yaş bakımından esas alınan tarih, kanunun yürürlüğe girdiği tarihtir.

Çocuk mahkemesi ve çocuk ağır ceza mahkemesinin henüz bulunmadığı yerlerde, bu mahkemeler kurulup göreve başlayana kadar, çocukların işlediği suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturma Cumhuriyet başsavcılığı ile görevli mahkemeler tarafından 5395 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak yürütülür.

Çocuk mahkemesinin bulunmadığı yerde, mahkeme kurulup göreve başlayana kadar, korunma ihtiyacı olan çocuklar bakımından tedbir kararını görevli aile mahkemesi veya asliye hukuk mahkemesi alır. Düzenleme, çocuk mahkemesinin kurulup göreve başlamasına kadar olan döneme ilişkindir.

Yargı yerinin belirlendiği uyuşmazlıklar

Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06.10.2015 tarihli ve E. 2015/3544, K. 2015/8452 sayılı kararında, 31.12.2014 tarihli yazının bilgi mahiyetinde olduğu ve herhangi bir talep içermediği kabul edilmiştir. Daire, bu yazı üzerine çocuk mahkemesince yetkisizlik kararı verilemeyeceğini belirtmiştir. Sonuç, o dosyadaki yazıya ilişkindir.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/3544, K. 2015/8452Kaynağı aç
20. Hukuk Dairesi         2015/3544 E.  ,  2015/8452 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada … Çocuk Mahkemesi ve … Asliye Hukuk Mahkemesince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilendosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R …nün 23.10.2014 tarihli yazı ile küçük …'ün orta derece otistik olduğu, ana-babası ayrı yaşadıklarından çocuk hakkında 5395 sayılı Kanunun 5/1-c maddesi uyarınca bakım tedbiri kararı verilmesi isteminde bulunmuştur. … Çocuk Mahkemesince, küçük hakkında bakım tedbiri uygulanmasına, küçüğün yaşına, eğitim durumuna uygun sosyal hizmet kurumunda bakım altına alınmasına karar verilmiştir. … 31.12.2014 tarihli yazı ile küçüğün … … Merkezine tertibinin uygun bulunduğunu … Çocuk Mahkemesine bildirmiştir. Bu yazı üzerine … Çocuk Mahkemesi; "5395 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca yetkili mahkemenin çocuğun bulunduğu … Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu…" gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. … Asliye Hukuk Mahkemesi ise; "5395 sayılı Kanunun 8/2 maddesinde çocuk hakkındaki tedbir kararlarının uygulanması kararı veren hâkim veya mahkeme tarafından en geç üçer aylık sürelerle incelettirilir hükmü karşısında yetkili mahkemenin bakım tedbiri kararı veren … Çocuk Mahkemesi olduğu…" gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. Dosya kapsamından; 18.05.2000 doğumlu …'ün orta derece otistik olduğu, anne ve babasının 21.02.2014 tarihinde boşandıkları, velayetinin babaya verildiği, babasının polis memuru olup "…/…'de" ikamet ettiği, küçüğün baba ile birlikte yaşamakta iken babanın …ne başvurusu üzerine bakım tedbiri uygulandığı ve … Merkezine yerleştirildiği anlaşılmaktadır. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 8/I maddesinde “Korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun menfaatleri bakımından kendisinin, ana, baba, vasisi veya birlikte yaşadığı kimselerin bulunduğu yerdeki çocuk hâkimince alınır.” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun geçici 1. maddesinin dördüncü fıkrasında ise, çocuk mahkemesi bulunmayan yerlerde, bu mahkeme kurulup göreve başlayıncaya kadar korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında tedbir kararlarının, görevli aile ve asliye hukuk mahkemelerince alınacağı belirtilmiştir. Somut olayda; … 31.12.2014 tarihli yazı ile küçüğün … Merkezine tertibinin uygun bulunduğunu … Çocuk Mahkemesine bildirmiştir. 31.12.2014 tarihli yazı bilgi mahiyetinde olup herhangi bir talep içermemektedir. Anılan yazı üzerine … Çocuk Mahkemesince yetkisizlik kararı verilemez. Kaldı ki bakım tedbiri uygulanan çocuk babasının velayeti altında olup, bakım amaçlı … Merkezine yerleştirilmiş, velide …'de oturmaktadır. Velayet alında olan çocuklarda velayet hükümleri uygulanacaktır. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 8/I maddesi uyarınca da … Çocuk Mahkemeleri yetkilidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince; … Çocuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 06.10.2015 gününde oy birliği ile karar verildi.

Aynı kararda velayet altında bulunan çocuklarda velayet hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş, buna rağmen 5395 sayılı Kanun m. 8 uyarınca ilgili çocuk mahkemesi yetkili görülmüştür. Daire, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 21 ve 22 gereğince bu çocuk mahkemesini 06.10.2015 tarihinde oy birliğiyle yargı yeri olarak belirlemiştir. Belirleme, bakım tedbirine ilişkin yargı yeri uyuşmazlığına aittir ve velayet davalarının genel görev kuralını kurmaz.

Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03.12.2015 tarihli ve E. 2015/14310, K. 2015/12208 sayılı kararında, somut olayda tedbir istenen çocuklar korunma ihtiyacı olan çocuk olarak değerlendirilmiştir. Daire, 5395 sayılı Kanun kapsamındaki tedbir taleplerinde çocuk mahkemelerinin yetkili kılındığını ve tedbir kararına ilişkin davanın çocuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini kabul etmiştir. Sonuç, sağlık tedbiri istemine ilişkin bu davaya aittir.

Daire, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 21, 22 ve 23 gereğince ilgili çocuk mahkemesinin 03.12.2015 tarihinde oy birliğiyle yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermiştir. Belirleme, tedbir davasının görüleceği yargı yerine ilişkindir.

Sık sorulan sorular

Koruyucu ve destekleyici tedbirler neleri kapsar?

Danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma konularını kapsar. 5395 sayılı Kanun m. 5, bu tedbirlerin çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yönelik olduğunu düzenler.

Tedbir kararı kendiliğinden verilebilir mi?

Çocuk hâkimi tedbir kararını re'sen verebilir. Karar, çocuğun anası, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine de alınabilir.

Tedbir kaç yaşında sona erer?

Uygulama, on sekiz yaşın doldurulmasıyla kendiliğinden sona erer. Eğitim ve öğrenimin devamı için rıza alınmışsa hâkim, belli bir süre daha devamına karar verebilir; bu sürenin uzunluğu hükümde gösterilmemiştir.

Velayet yetkisi hangi durumda düzenlenmiştir?

5395 sayılı Kanun m. 7, korunma ihtiyacı olan çocuk hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararının yanında velayet, vesayet, kayyım, nafaka ve kişisel ilişki kurulmasına karar verilebilmesini düzenler.

Çocuk mahkemesi yoksa tedbir kararını kim alır?

Çocuk mahkemesi kurulup göreve başlayıncaya kadar bu kararı görevli aile mahkemesi veya asliye hukuk mahkemesi verir. Düzenleme, çocuk mahkemesi bulunmayan yerler içindir.

Tedbir kararı ne sıklıkla incelenir?

Kararı veren hâkim veya mahkeme, tedbir kararlarının uygulanmasını en geç üçer aylık sürelerle incelettirir. İnceleme sonunda tedbir kaldırılabilir, süresi uzatılabilir veya değiştirilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu