Aldatma iddiası Türk aile hukukunda hem ayrı bir boşanma sebebi hem de tazminat taleplerinin dayanağı olabilmektedir. TMK m. 185 eşlere birbirlerine sadık kalma yükümlülüğü getirmekte; bu yükümlülüğün ihlali, koşulları varsa TMK m. 161 kapsamında zina sebebiyle boşanma yolunu açmaktadır. Aldatmayı ispat etmek için başvurulabilecek delillerin sınırlarını ise hem boşanma hem de ceza hukuku birlikte çizmektedir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 185Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 161Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1374, K. 2018/1780Kaynağı aç
Zina Sebebiyle Boşanma ve Evlilik Birliğinin Sarsılması
TMK m. 161, eşlerden birinin zina etmesi hâlinde diğer eşe boşanma davası açma hakkı tanımaktadır. Zina eylemine ulaşılamadığı veya ispat edilemediği durumlarda, evlilik birliğinin sürdürülemez hâle geldiğinin ortaya konması hâlinde TMK m. 166 kapsamında boşanma davası açılabilmektedir. Bu maddeye göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir; ancak davacının kusuru daha ağırsa davalının itiraz hakkı saklıdır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
Dava Açma Süreleri ve Affın Etkisi
TMK m. 161 uyarınca zina sebebiyle boşanma davası açma hakkı, zinanın öğrenildiği tarihten itibaren altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşmektedir. Zinayı affeden eşin ise bu süreler dolmamış olsa dahi dava hakkı bulunmamaktadır.
Hangi Deliller Kullanılabilir
Boşanma davasında ispat, farklı türde delil araçlarıyla sağlanabilir. Mahkeme kanalıyla ilgili otel işletmelerinden veya emniyet birimlerinden konaklama kayıtlarının celbi talep edilebilmekte; bu kayıtlar eşin üçüncü kişiyle birlikte konaklamasını gösterebilecek dolaylı delil niteliği taşımaktadır. Telefon iletişim trafik kayıtları ise mesajların içeriğini değil, iletişimin sıklığını, süresini, zamanlamasını ve baz istasyonu konumunu ortaya koymakta; bu nitelikleriyle mahkemece celp edilerek delil olarak değerlendirilebilmektedir.
6100 sayılı HMK m. 189/1 uyarınca taraflar kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir. Bir vakıanın ispatı için gösterilen delilin caiz olup olmadığına mahkemece karar verilir. HMK m. 189/2 ise hukuka aykırı olarak elde edilmiş delillerin mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamayacağını açıkça hükme bağlamaktadır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 189Kaynağı aç
Hukuka Aykırı Delil Yasağı ve Cezai Sorumluluk
TCK m. 132 uyarınca kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasını gerektirmekte; bu ihlal haberleşme içeriklerinin kayda alınması suretiyle gerçekleştirilirse ceza bir kat artırılmaktadır. Haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa etmek ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasını doğurmaktadır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 132Kaynağı aç
TCK m. 134/1 uyarınca kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmek bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasını gerektirmekte; ihlalin görüntü veya ses kaydıyla gerçekleştirilmesi hâlinde bu ceza bir kat artırılmaktadır. TCK m. 134/2'ye göre ise kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa etmek iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasını doğurmaktadır. TCK m. 136/1 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla karşılaşabilmektedir. Hangi somut eylemin bu suç tiplerinden birini veya birkaçını oluşturup oluşturmadığı, olayın koşullarına göre ayrıca değerlendirilmelidir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 134Kaynağı aç
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 136Kaynağı aç
Bu düzenlemelerin pratik sonucu şudur: hukuka aykırı yollarla elde edilen delil hem boşanma davasında kullanılamaz hem de delili toplayan kişi için cezai sorumluluk riski yaratabilir. Eşin cihazına gizlice yazılım yüklemek, habersiz ses veya görüntü kaydı almak ya da mesajlarını izinsiz ele geçirmek gibi yöntemler bu suç tiplerinin kapsamına girebilmektedir.
Üçüncü Kişiden Tazminat İstenebilir mi
Aldatılan eşin, aldatan eşle birlikte olan üçüncü kişiye karşı salt bu birliktelik nedeniyle manevi tazminat davası açıp açamayacağı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.07.2018 tarihli ve K. 2018/7 sayılı kararıyla kesin biçimde sonuçlandırılmıştır: evlilik birliği devam ederken eşlerden biri ile evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişiye karşı diğer eş, salt bu nedenle manevi tazminat isteminde bulunamaz. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 45/5. maddesi gereği içtihadı birleştirme kararları Yargıtay genel kurullarını, dairelerini ve adliye mahkemelerini bağlamaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/813, K. 2022/774Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1426, K. 2018/1789Kaynağı aç
Bu sonucun hukuki gerekçesi TMK m. 185/3'te düzenlenen sadakat yükümlülüğünün niteliğine dayanmaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2019/1011, K. 2019/2823 sayılı kararında sadakat yükümlülüğünün evlilik sözleşmesinden kaynaklandığını ve yalnızca eşlerin birbirlerine karşı ileri sürebilecekleri nispi hak niteliği taşıdığını; mutlak hak olmadığından herkese karşı ileri sürülemeyeceğini açıklamıştır. Aynı kararda üçüncü kişinin birliktelik şeklindeki davranışının aldatılan eş yönünden haksız fiil sayılamayacağı, bu nedenle müteselsil sorumluluk esasına göre de sorumluluğuna gidilemeyeceği belirtilmiştir. Aldatılan eşin yansıma yoluyla zarara uğradığını ileri sürmesi de bu gerekçeyle mümkün değildir; çünkü üçüncü kişinin aldatan eşe karşı herhangi bir hukuka aykırı eylemi ve verdiği bir zarar bulunmadığından yansıma yoluyla istenebilecek zarar da söz konusu olamaz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2019/1011, K. 2019/2823Kaynağı aç
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2019/1011, K. 2019/2823 sayılı kararında ayrıca, ahlaka aykırılığa dayalı sorumluluk için birlikte olunan kişinin evli olduğunu bilmesinin tek başına yeterli olmadığını; bu tür sorumluluk için failin aldatılan eşe bilerek ve isteyerek zarar vermeyi amaçlamış olmasının aranacağını ortaya koymuştur. Haksız fiil sorumluluğunun doğabilmesi için hukuka aykırı bir fiil, failin kusuru, zarar ve zarar ile fiil arasında uygun nedensellik bağı bulunması gerekmektedir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2018/3337, K. 2020/1999Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu yaklaşımı birden fazla kararında sürdürmüştür. HGK, E. 2017/1426, K. 2018/1789, 27.11.2018 tarihli kararında salt birliktelikten ibaret olan eyleme dayanan manevi tazminat davasının reddine yönelik direnme kararını oy birliğiyle onamıştır. HGK, E. 2021/955, K. 2022/1119, 20.09.2022 tarihli kararında ise aynı konuda açılan farklı bir davada verilen direnme kararını bağlayıcı içtihadı birleştirme kararı gerekçesiyle oy birliğiyle bozmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/955, K. 2022/1119Kaynağı aç
Yargıtay HGK, E. 2019/813, K. 2022/774, 31.05.2022 sayılı kararında, üçüncü kişinin yalnızca evli biriyle birlikte olmaktan ibaret eylemi dışında davacıya yönelik bağımsız, özel ve nitelikli bir kişilik hakkı ihlali iddiasının bulunmadığı durumlarda davanın içtihadı birleştirme kararı kapsamında değerlendirileceğini açıkça ortaya koymuştur.
Boşanma davasında aynı eylem nedeniyle manevi tazminata hükmedilmişse daha sonra ayrı bir davada aynı eyleme dayanarak yeniden tazminat talep edilemez. Yargıtay HGK, E. 2019/813, K. 2022/774 sayılı kararında, aynı eylem nedeniyle uğranılan manevi zarar boşanma davasında giderilmişse ayrı bir dava açılması mümkün görülmemiştir. Boşanma davasında manevi tazminat talep edilmemiş ya da hükmedilmemişse durumun somut koşullarına göre ayrıca değerlendirme yapılması gerekir.
Tazminat ve Nafakaya Etkisi
TMK m. 174/1 uyarınca mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan maddi tazminat isteyebilir. TMK m. 174/2'ye göre boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf ise kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat isteyebilir. TBK m. 58 uyarınca manevi tazminat miktarı belirlenirken hâkim tarafların sıfatı, işgal ettikleri makam ve diğer sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınır. Bu tazminat talepleri aldatan eşe karşı ileri sürülebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 174Kaynağı aç
Yoksulluk nafakası bakımından belirleyici olan kusur kıyaslamasıdır. TMK m. 175 uyarınca nafaka talep eden tarafın kusurunun daha ağır olmaması gerekmekte; nafaka yükümlüsünün kusuru ise aranmamaktadır. Kusur değerlendirmesi her davanın olgularına göre mahkemece yapılmaktadır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 175Kaynağı aç
Mal Rejimi Üzerindeki Etkisi
TMK m. 202 uyarınca eşler arasında aksine bir sözleşme bulunmadıkça edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Bu rejimde her eş, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibidir. TMK m. 236/2'ye göre ise zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin edinilmiş mallardaki artık değer payını hakkaniyete uygun biçimde azaltabilir ya da tamamen kaldırabilir. Bu, hâkimin takdir yetkisine bırakılmış bir olasılıktır; otomatik olarak işlemez.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 202Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 236Kaynağı aç
Velayet
Velayet, kusurdan bağımsız olarak çocuğun üstün yararı ilkesine göre belirlenmektedir. Aldatma eyleminin boşanma davasında ispat edilmesi, velayet kararını doğrudan etkileyen bağımsız bir etken olarak değerlendirilmez.
Sık Sorulan Sorular
Eşimin mesajlarına izinsiz ulaşırsam bu delil davada işe yarar mı?
HMK m. 189/2 uyarınca hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkemece bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Eşin cihazına habersiz erişim TCK m. 132 kapsamında haberleşme gizliliğini ihlal veya TCK m. 136 kapsamında kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme suçlarını oluşturabilir; hangi suç tipinin gerçekleştiği somut koşullara göre belirlenir. Bu yolla elde edilen mesajların davada kullanılamaması ve delili toplayan kişi için cezai sorumluluk riski doğması bir arada söz konusu olabilmektedir.
Aldatıldığımı öğrendim; zina sebebiyle davayı ne zaman açmam gerekir?
TMK m. 161 uyarınca zina sebebiyle boşanma davası açma hakkı, zinanın öğrenildiği tarihten itibaren altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşmektedir. Zinayı affetmişseniz bu süreler dolmamış olsa bile dava hakkınız ortadan kalkmaktadır.
Otel kaydı aldatmayı ispat etmek için yeterli midir?
Konaklama kayıtları mahkeme kanalıyla celp edilebilir ve dolaylı delil niteliği taşır. Tek bir delil türünün belirleyici olup olmayacağı ise her davada mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır; iletişim trafik kayıtları, konum verisi veya tanık beyanı gibi birbirini destekleyen delillerin bir arada bulunması ispat açısından önem taşımaktadır.
Aldatan eşin sevgilisinden tazminat alabilir miyim?
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.07.2018 tarihli ve K. 2018/7 sayılı bağlayıcı kararı gereği, aldatılan eş evli olduğunu bilerek aldatan eşle birlikte olan üçüncü kişiye karşı salt bu birliktelik nedeniyle manevi tazminat davası açamaz. TMK m. 185/3'teki sadakat yükümlülüğü yalnızca eşler arasında nispi hak niteliği taşıdığından ve üçüncü kişinin birlikteliği haksız fiil sayılamadığından, müteselsil sorumluluk ile yansıma yoluyla tazminat yolları da bu gerekçeyle kapalıdır. Üçüncü kişinin sadakatsizlik olgusundan bağımsız olarak aldatılan eşe yönelik bağımsız ve nitelikli ayrı bir kişilik hakkı ihlaline dayanan talepler bu kapsamın dışında değerlendirilebilir.
Zina ispatlansaydı aldatan eş yoksulluk nafakası alabilir miydi?
TMK m. 175 uyarınca yoksulluk nafakası talep eden tarafın kusurunun daha ağır olmaması gerekmektedir. Kusur değerlendirmesi mahkemece somut davanın olgularına göre yapılmaktadır.
Zina nedeniyle boşanınca mal paylaşımı nasıl etkilenir?
Edinilmiş mallara katılma rejiminde her eş normalde diğerinin artık değerinin yarısına hak kazanır. Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde ise hâkim, TMK m. 236/2 kapsamında kusurlu eşin artık değer payını hakkaniyete göre azaltabilir ya da tamamen kaldırabilir. Bu karar hâkimin takdir yetkisindedir; kendiliğinden uygulanmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

