Evlilik birliğinin boşanma ile sonuçlanması durumunda tazminat ve nafaka talepleri, tarafların kusur dağılımı ile ekonomik şartlarına göre Türk Medeni Kanunu çerçevesinde belirlenir. Boşanma sebebiyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu eş maddi tazminat, olaylar nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf ise manevi tazminat talep edebilir. Boşanma yüzünden yoksulluğa sürüklenecek taraf ise kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer eşten mali gücü oranında yoksulluk nafakası isteyebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 174Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 175Kaynağı aç
Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminatın Kanuni Şartları
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat talep edebilir. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.
Boşanma neticesinde maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat yükümlüsünün kusurlu olması, talep eden eşin ise kusursuz veya diğerine nazaran daha az kusurlu bulunması zorunludur. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 15.02.2022 tarihli ve E. 2021/10657, K. 2022/1328 sayılı kararında belirtildiği üzere, tazminat talep eden eşin kusursuz ya da daha az kusurlu olması koşulu gerçekleşmeden tazminata hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Boşanmaya sebep olan vakıalarda tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi durumunda ise her iki tarafın maddi ve manevi tazminat talepleri reddedilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/10657, K. 2022/1328Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 28.11.2019 tarihli ve E. 2019/7326, K. 2019/11709 sayılı ilamında, boşanmaya sebep olan olaylarda diğer eşe göre daha fazla kusuru bulunan taraf lehine manevi tazminata hükmedilemeyeceği belirtilmiştir. İncelenen somut uyuşmazlıkta evlilik birliğinin sarsılmasına yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusuru bulunmayan, evliliğin sona ermesiyle en azından diğer eşin maddi desteğini yitiren ve kişilik hakları ihlal edilen taraf lehine, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, fiilin ağırlığı ve hakkaniyet ölçüleri gözetilerek maddi ve manevi tazminata karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/5570, K. 2019/12070Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/7326, K. 2019/11709Kaynağı aç
Boşanma Sürecinde Geçici Önlemler ve Tedbir Nafakası
Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesi uyarınca, boşanma yahut ayrılık davasının açılmasıyla birlikte mahkeme re'sen harekete geçer. Yargılama boyunca tarafların barınma ve geçim şartlarının temini, evlilik mallarının idaresi ile müşterek çocukların bakım ve korunmasına yönelik zorunlu geçici tedbirler hakim tarafından doğrudan kararlaştırılır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 169Kaynağı aç
Yoksulluk Nafakası ve Kusur Şartı
Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi uyarınca, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Bu nafaka türünde nafaka yükümlüsünün kusurlu olması şartı aranmaz. Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 10.12.2019 tarihli ve E. 2019/5570, K. 2019/12070 sayılı kararında da belirtildiği üzere, boşanmada kusuru diğer eşe göre daha ağır olan taraf yararına yoksulluk nafakasına hükmedilemez.
Çocukların Bakım Giderleri ve İştirak Nafakası
Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesi gereğince, velayet kendisine bırakılmayan eş ile çocuk arasındaki kişisel ilişki kurulurken çocuğun sağlık, eğitim ve ahlaki gelişimi gibi menfaatleri gözetilir. Velayeti almayan taraf, çocuğun bakım ve yetiştirilme masraflarına kendi mali olanakları ölçüsünde katılmakla yükümlüdür. Talep edilmesi halinde hakim, irat biçiminde ödenmesine karar verilen bu giderlerin gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 182Kaynağı aç
Anne ve babanın çocuklarına yönelik bakım yükümlülüğü kural olarak çocuğun reşit olmasıyla sona erer. Bununla birlikte, Türk Medeni Kanunu'nun 328. maddesi doğrultusunda erginliğe ulaştığı halde eğitimi süren çocuk bakımından ana ve baba, somut koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitim hayatı tamamlanıncaya kadar çocuğa bakmakla yükümlüdür.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 328Kaynağı aç
Hısımlar Arasında Yardım Nafakası
Türk Medeni Kanunu'nun 364. maddesinin 1. ve 2. fıkraları uyarınca herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür; kardeşlerin nafaka yükümlülüğü ise refah içinde bulunmalarına bağlıdır. Aynı maddenin 3. fıkrası gereğince eş ile ana ve babanın bakım borçlarına ilişkin hükümler saklı tutulmuştur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 364Kaynağı aç
Tazminat ve Nafakanın Ödenme Şekli ile Sona Erme Sebepleri
Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına göre maddi tazminat ve yoksulluk nafakasının toptan veya durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilirken, manevi tazminatın irat biçiminde ödenmesine karar verilemez.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 176Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin 3. fıkrasına göre periyodik ödemeler biçiminde bağlanan maddi tazminat veya nafaka; alacaklının başka biriyle evlenmesi yahut eşlerden birinin vefatı durumunda kendiliğinden kalkar. Buna karşılık hak sahibinin evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, muhtaçlık halinin kalkması veya haysiyetsiz bir hayat sürmesi hallerinde ödemenin sona erdirilmesi mahkeme kararıyla sağlanır.
Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesinin 4. ve 5. fıkraları gereğince, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir. Hakim, istem halinde irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini de belirleyebilir.
Nafaka Kararlarının Yerine Getirilmemesi ve Tazyik Hapsi
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesi doğrultusunda nafaka ödeme yükümlülüğünü yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikayeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği karşılanırsa borçlu serbest bırakılır. Borçlunun nafakanın indirilmesi yahut kaldırılması istemiyle dava açmış bulunması durumunda ise mahkeme, öne sürülen sebepleri göz önünde bulundurarak tazyik hapsinin infazını o davanın sonuçlanmasına kadar erteleyebilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 344Kaynağı aç
Boşanmaya Bağlı Alacaklarda Zamanaşımı
Türk Medeni Kanunu'nun 178. maddesi hükmü uyarınca, evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 178Kaynağı aç
Yabancılık Unsuru Taşıyan Davalarda Tazminat ve Nafaka
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 14. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, boşanma ve ayrılık sebepleri ve hükümleri eşlerin müşterek millî hukukuna tabidir. Eşlerin ayrı vatandaşlıkta olmaları halinde müşterek mutad mesken hukuku, bunun da bulunmadığı takdirde Türk hukuku uygulanır. Aynı maddenin 2. fıkrası gereğince boşanmış eşler arasındaki nafaka talepleri ile ayrılık ve evlenmenin butlanı halindeki nafaka talepleri hakkında da birinci fıkra hükmü uygulanır.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 14Kaynağı aç
5718 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 1. fıkrasına göre yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması halinde bu hüküm uygulanmaz ve gerekli görülen hallerde Türk hukuku tatbik edilir. Ayrıca yabancı mahkeme kararlarında yer alan tazminat ve nafaka hükümlerinin Türkiye'de icra edilebilmesi için bu kararların tenfiz edilmesi zorunludur.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
Boşanmada taraflar eşit kusurluysa tazminat talep edilebilir mi?
Hayır, boşanmada maddi ve manevi tazminata hak kazanılabilmesi için talep eden eşin kusursuz ya da diğer eşe nazaran daha az kusurlu olması zorunlu olup tarafların eşit kusurlu kabul edildiği hallerde her iki tarafın tazminat talepleri reddedilir.
Nafaka borcunu ödemeyen taraf hakkında tazyik hapsi verilir mi?
Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlu hakkında, alacaklının şikayeti üzerine üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir; hapsin tatbikine başlandıktan sonra borç ödenirse borçlu tahliye edilir.
Yabancı mahkemenin verdiği nafaka veya tazminat kararı Türkiye'de doğrudan icra edilebilir mi?
Hayır, yabancı mahkeme kararlarında yer alan tazminat ve nafaka hükümlerinin Türkiye'de icraya konulabilmesi için kararın Türk mahkemelerince tenfiz edilmesi gerekir.
Boşanmadan doğan tazminat davası ne kadar sürede açılmalıdır?
Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

