Türk Medeni Kanunu'nun 162. maddesi; eşin yaşamına kastedilmesini, kendisine pek fena muamelede bulunulmasını veya şahsına yönelik ağır derecede onur kırıcı fiiller sergilenmesini müstakil birer boşanma nedeni olarak düzenler. Kanunda üç ayrı olgu olarak öngörülen bu durumlar mutlak boşanma sebebi niteliğindedir. Eylemin gerçekleştiğinin kanıtlanması durumunda, evlilik birliğinin taraflar açısından çekilmez hâle gelip gelmediği mahkemece ayrıca incelenmeksizin boşanmaya hükmedilebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 162Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2420, K. 2019/750Kaynağı aç
TMK Madde 162 Kapsamındaki Boşanma Sebepleri
Türk Medeni Kanunu'nun 162. maddesinde yer verilen hayata kast kavramı; eşini öldürme girişiminde bulunmak veya onu intihara sürüklemek gibi eşlerden biri tarafından diğerinin yaşam hakkına yönelen ve acı sonuçlar doğuran fiilleri kapsamaktadır.
Pek kötü davranış; eşlerden birinin diğerine uyguladığı, vücut bütünlüğünü, bedensel veya ruhsal sağlığını bozucu ya da tehlikeye düşürücü eylemlerdir. Dövme, fiziksel şiddet uygulama, evden kovma, aç bırakma ve anormal cinsel ilişkiye zorlama bu nitelikteki eylemler arasındadır. Eylemin zulüm ve işkence boyutunda olması aranmakla birlikte, işlenen fiilin devamlılık arz etmesi zorunlu değildir.
Onur kırıcı davranış ise bir eşin diğerine hakaret yöneltmek ve onu küçük düşürmek maksadıyla gerçekleştirdiği saldırılardır. Kanuni düzenleme her türlü kırıcı tutumu değil, yalnızca ağır derecede onur kırıcı niteliğe ulaşmış eylemleri boşanma sebebi olarak tanımlamıştır.
Kasıt ve Ayırt Etme Gücü Şartı
Türk Medeni Kanunu'nun 162. maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için, diğer eşin hayatına kastedilmesi, pek kötü muameleye uğraması veya onurunun kırılması sonucunu doğuran fiillerin bilerek ve istenerek yani kasten işlenmesi gerekir. Ayrıca fail eşin eylem anında ayırt etme gücüne sahip bulunması zorunludur.
Fiziksel Şiddet ve Ağır Hakaret Fiillerinin Hukuki Niteliği
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/2420 Esas ve 2019/750 Karar sayılı ilamında, eşe fiziksel şiddet uygulanması (örneğin koluna vurulması, saçının çekilmesi) ve etrafta ahlaksız ya da içkici gibi sözlerle hakaret edilmesi vakıaları onur kırıcı davranış sayılarak Türk Medeni Kanunu'nun 162. maddesindeki koşulların oluştuğu kabul edilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2019/3272 Esas ve 2019/7396 Karar sayılı ilamında, eşe yöneltilen sürekli fiziksel şiddet eylemlerinin pek kötü muamele ve onur kırıcı davranış niteliğinde bulunduğu, dolayısıyla Türk Medeni Kanunu'nun 162. maddesindeki boşanma sebebinin gerçekleştiği tespit edilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2019/3272, K. 2019/7396Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2020/4327 Esas ve 2020/5005 Karar sayılı ilamında ise, eşine fiziksel şiddet uygulayarak kafasını duvarlara vuran tarafın eylemleri karşısında Türk Medeni Kanunu'nun 166. ve 162. maddelerinde düzenlenen boşanma koşullarının oluştuğu kabul edilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/4327, K. 2020/5005Kaynağı aç
Hak Düşürücü Süreler ve Af Engeli
Türk Medeni Kanunu'nun 162. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, boşanma gerekçesini öğrenen eş açısından altı aylık ve her halükarda eylemin doğumundan itibaren beş yıllık hak düşürücü süre öngörülmüştür; bu sürelerin dolmasıyla dava hakkı ortadan kalkar. Maddenin üçüncü fıkrası doğrultusunda ise fiili gerçekleştiren eşi affeden tarafın aynı nedene dayanarak dava açma hakkı bulunmamaktadır.
Davanın Genel Boşanma Sebebiyle Birlikte Terditli Açılması
Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede evlilik birliğinin temelinden sarsılması durumunda her bir eş boşanma davası açabilir. Dava kademeli (terditli) şekilde ikame edilerek öncelikle Türk Medeni Kanunu'nun 162. maddesindeki özel sebebe, bu sebebin ispatlanamaması halinde ise genel sebebe dayandırılabilir. Mahkemece yapılan incelemede önce özel sebebin sübutu değerlendirilir; ispat sağlanamazsa şartların varlığı durumunda evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle karar verilebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
Pek kötü muamele davasında evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesi şart mıdır?
Hayır, Türk Medeni Kanunu'nun 162. maddesi mutlak bir boşanma sebebi niteliği taşıdığından hâkim, fiilin varlığı halinde evlilik birliğinin çekilmez hâle gelip gelmediğini araştırmaksızın boşanma kararı verebilir.
Pek kötü muamele sayılan fiillerin tekrarlanması veya sürekli olması zorunlu mudur?
Hayır, eylemin devamlılık arz etmesi mecburi değildir; ancak fiilin zulüm ve işkence boyutuna ulaşmış bulunması gerekir.
Hayata kast ve onur kırıcı davranış sebebiyle dava açma süresi ne kadardır?
Dava hakkı bulunan eşin sebebi öğrenmesinden itibaren altı ay ve her hâlde sebebin gerçekleşmesinden itibaren beş yıl geçmesiyle hak düşer.
Şiddet uygulayan eş affedildikten sonra bu gerekçeyle boşanma davası açılabilir mi?
Hayır, Türk Medeni Kanunu'nun 162. maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uyarınca affeden tarafın bu sebebe dayalı dava hakkı bulunmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

