Boşanmada Maddi Tazminat: Şartlar, Kapsam ve Sınırlar

by Avukat Erdal Ersoy
Boşanmada Maddi Tazminat: Şartlar, Kapsam ve Sınırlar

Boşanmada maddi tazminat, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu eşten talep edebildiği bir hukuki güvencedir. Bu hak Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiş olup tazminata hükmedilebilmesi için belirli koşulların bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 174Kaynağı aç
Madde 174- Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir. 2. Yoksulluk nafakası

Maddi Tazminatın Hukuki Dayanağı

Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesinin birinci fıkrası, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini açıkça öngörmektedir. Aynı maddenin ikinci fıkrası ise boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın kusurlu eşten manevi tazminat olarak uygun miktarda para ödenmesini isteyebileceğini hükme bağlamaktadır.

Maddi Tazminat İçin Gereken Koşullar

TMK m. 174/1 uyarınca maddi tazminata hükmedilebilmesi için talep edenin kusursuz veya daha az kusurlu, talep edilenin ise kusurlu olması zorunludur. Kanun metni, bu iki koşulun yanı sıra menfaatin boşanma yüzünden zedelenmiş olmasını da aramaktadır. Eşit kusurlu, ağır kusurlu veya tam kusurlu taraf bu hükme dayanarak maddi tazminat talep edemez.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/4749, K. 2017/10126Kaynağı aç
2. Hukuk Dairesi         2016/4749 E.  ,  2017/10126 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından kıısur belirlemesi, manevi tazminat, nafakalar ve kişisel ilişki yönünden, davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, kusur belirlemesi, manevi tazminatın miktarı ve maddi tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne, kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına nazaran davalı-karşı davacı kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Türk Borçlar Kanununun 52. ve 58. maddeleri nazara alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat (TMK m. 174/2) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3-Davalı-karşı davacı kadının 30.000 TL maddi tazminat talebi Türk Medeni Kanununun 174/1 maddesi kapsamındadır. Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi mevcut veya beklenen bir menfaati boşanma yüzünden haleldar olan kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini. 186. maddesi, eşlerin evi birlikte seçeceklerini, birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıkları ile katılacaklarını öngörmüştür. Toplanan delillerden boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı anlaşılmaktadır. Boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirmiştir. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet İlkesi (TMK m. 4, TBK m. 50 ve 52) dikkate alınarak davalı karşı davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmelidir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir. 4-Davalı – karşı davacı kadının ekonomik ve sosyal durum araştırmasından ev hanımı olduğu tespit edildiği halde, sosyal inceleme raporunda davalı karşı davacı kadının annesi Hayriye, davalı karşı davacı kadının 4 aydır Hollanda Pazarı adlı yerde çalıştığını beyan etmiştir. Dosya içindeki sosyal güvenlik kaydına göre de davalı karşı davacı kadının 24.11.2015 tarihinde işe girmiş olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, davalı – karşı davacı kadının çalışıp çalışmadığı, çalışıyor ise bunun sürekli mahiyette olup olmadığı, gelirinin düzenli ve yeterli olup olmadığı hususunda yeniden araştırılarak yoksulluk nafakası istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile karar verilmiş olması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 27.09.2017 (Çrş.)

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/4749 ve K. 2017/10126 sayılı kararında, boşanma sonucunda eşin en azından diğerinin maddi desteğini yitirdiğini saptamış; tarafların sosyal ve ekonomik durumlarıyla kusurları ve hakkaniyet ilkesinin (TMK m. 4, TBK m. 50 ve 52) birlikte dikkate alınarak daha az kusurlu eş yararına uygun miktarda maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğini ortaya koymuştur.

Mevcut ve Beklenen Menfaat Kavramları

TMK m. 174/1'de yer alan mevcut menfaat kavramı; evlilik birliğinin eşlere sağladığı yararları, giderlere katılmayı ve eşe yardımcı olmayı kapsamaktadır. Beklenen menfaatler ise evlilik devam etseydi büyük bir olasılıkla ortaya çıkacak olan, henüz doğmamış ama ihtimal dahilindeki çıkarlardır. Bu tanımlar kanun metninde geçmemekte olup yorum yoluyla şekillenmiştir. TMK m. 186, eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıklarıyla katılacaklarını öngörmektedir.

Beklenen menfaatlerin zedelendiğinin somutlaştırılabileceği durumlar arasında eşler arasındaki mal rejiminin erken sona erdirilmesi veya yardım sandığından yoksun kalınması örnek olarak gösterilmektedir. Bu örnekler yorum niteliğinde olup her olayda mahkemece somut delillere göre değerlendirilmesi gerekir.

Tazminat Kapsamı Dışında Kalan Talepler

Her zarar kalemi TMK m. 174/1 kapsamında maddi tazminata konu edilemez. Müşterek çocukların yeme-içme ve evlendirme giderleri, evlilik birliğine verilen emek, araç veya konut alımına yapılan maddi katkılar ile yoksulluğa düşüleceği gerekçesi bu tazminatın konusunu oluşturmaz. Evliliğin gerçekleştirilmesi için yapılan davetiye, salon, yemek ve benzeri giderler de maddi tazminat talebine dayanak gösterilemez; bu harcalar örf ve adetin gereği olarak nitelendirilmektedir.

Ziynet alacağı, boşanma davasının eki niteliğinde olmayan bağımsız bir alacak davasıdır. Müşterek ev alımına yapılan maddi katkı talebi de benzer biçimde boşanmanın eki sayılmamakta ve ayrı bir davanın konusunu oluşturmaktadır.

Tazminat Miktarının Belirlenmesi

Hâkim, tazminat miktarını belirlerken tarafların kusur oranlarını, sosyal ve ekonomik durumlarını, zedelenen menfaatleri ve hakkaniyet ilkesini bir arada değerlendirmek durumundadır. TMK m. 4 gereği hâkimin takdir yetkisi hukuka ve hakkaniyete göre kullanılmalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/4749, K. 2017/10126 sayılı kararı, bu ölçütlerin uygulanmadan karar verilmesini hatalı bulmuştur.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 4Kaynağı aç
Madde 4 – Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir. C. Genel nitelikli hükümler

Zararın tam olarak ispatlanamaması halinde hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararı hakkaniyete uygun biçimde belirleyebilir; bu imkân Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesinin ikinci fıkrasından kaynaklanmaktadır. Manevi tazminat miktarı belirlenirken ise tarafların ekonomik ve sosyal durumları, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığı ve manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmaması ölçütleri birlikte değerlendirilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 50Kaynağı aç
MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. III. Tazminat 1. Belirlenmesi

Tazminat Talebinin Usul ve Yargılama Boyutu

Maddi tazminat talebi çekişmeli boşanma davası ile birlikte ileri sürülebileceği gibi boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrı bir dava yoluyla da talep edilebilir. TMK m. 174/1 kapsamındaki tazminat boşanmanın mali sonuçlarından biri olduğundan harca tabi değildir ve bu talebin reddi halinde karşı taraf yararına vekâlet ücretine hükmedilemez. Buna karşılık boşanma kararının kesinleşmesinden sonra bir yıl içinde ayrıca açılacak maddi tazminat davası harca tabidir.

TMK m. 174/1 kapsamı dışındaki tazminat veya alacak talepleri farklı bir hukuki rejime tabidir: bu talepler harca tabi olup nispi peşin harç tamamlanmadan yargılamaya devam edilemez; harç tamamlanmadığında Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uygulanır. Bunun yanı sıra bu tür taleplerde görevli mahkeme Aile Mahkemesi olmaktan çıkabilir; görev yokluğu dava şartı eksikliği olarak sonuçlanabilir.

Anlaşmalı boşanma davasında tarafların yalnızca boşanmada değil, maddi ve manevi tazminat konularında da anlaşmış olmaları zorunludur. Bu konularda uzlaşı sağlanamaması halinde dava çekişmeli boşanmaya dönüşmektedir.

İspat ve Delil

Maddi tazminat talebinin dayandığı olgular tanık beyanı başta olmak üzere her türlü yasal delille ispat edilebilir. Mesaj kayıtları, fotoğraflar, günlük ve sosyal medya mesajları bu deliller arasında sayılmaktadır. Komşular, aile üyeleri ve yakın arkadaşlar tanık olarak dinlenebilir.

Sık Sorulan Sorular

Eşit kusurlu olan taraf maddi tazminat alabilir mi?

Hayır. TMK m. 174/1, tazminat hakkını yalnızca kusursuz ya da daha az kusurlu tarafa tanımaktadır. Eşit kusurlu, ağır kusurlu veya tam kusurlu taraf bu hükme dayanarak maddi tazminat talep edemez.

Boşanma davasından sonra ayrı tazminat davası açılabilir mi?

Evet. Maddi tazminat talebi boşanma davası ile birlikte ileri sürülebildiği gibi boşanma kararının kesinleşmesinin ardından ayrı bir dava yoluyla da talep edilebilir. Boşanmanın kesinleşmesinden sonra bir yıl içinde açılacak bu davanın harca tabi olduğu belirtilmektedir. Ayrı dava yolunda uygulanacak zamanaşımı süresi hakkında mevcut bilgiler yeterli değildir; bu konunun ayrıca incelenmesi gerekir.

Maddi tazminat miktarı nasıl belirlenir?

Hâkim, tarafların kusur oranlarını, sosyal ve ekonomik durumlarını, zedelenen menfaatleri ve hakkaniyet ilkesini birlikte değerlendirir; TMK m. 4 bu takdir yetkisini hukuka ve hakkaniyete uygun kullanmayı zorunlu kılmaktadır. Zarar miktarı tam ispat edilemiyorsa TBK m. 50/2 uyarınca hâkim hakkaniyete uygun biçimde belirleyebilir.

Evlenme için yapılan masraflar tazminat kapsamında mıdır?

Hayır. Davetiye, salon, yemek gibi evlenme giderleri TMK m. 174/1 kapsamında maddi tazminat talebine konu edilemez; bu harcalar örf ve adetin gereği olarak nitelendirilmektedir.

Aldatma durumunda boşanmadan ayrı tazminat davası açılabilir mi?

Boşandıktan sonra evliyken aldatıldığını öğrenen eşin aldatan eşe karşı genel mahkemelerde ayrı bir tazminat davası açabileceği belirtilmektedir. Bu konunun dayanağını oluşturan kanun maddesi veya karar künyesi mevcut bilgiler kapsamında doğrulanamamıştır.

TMK m. 174/1 kapsamındaki tazminat harca tabi midir?

Bu kapsamdaki tazminat boşanmanın mali sonuçlarından sayıldığından harca tabi değildir ve talep reddedilse dahi karşı taraf yararına vekâlet ücretine hükmedilemez. TMK m. 174/1 dışında kalan talepler ise bu güvenceden yararlanamaz; harca tabidir ve görev kuralları farklılık gösterebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu