Boşanmada maddi tazminat, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın, kusurlu eşten talep edebildiği bir hukuki güvencedir. Bu hak Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenmiş olup tazminata hükmedilebilmesi için belirli koşulların bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 174Kaynağı aç
Maddi Tazminatın Hukuki Dayanağı
Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesinin birinci fıkrası, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu tarafın kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebileceğini açıkça öngörmektedir. Aynı maddenin ikinci fıkrası ise boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın kusurlu eşten manevi tazminat olarak uygun miktarda para ödenmesini isteyebileceğini hükme bağlamaktadır.
Maddi Tazminat İçin Gereken Koşullar
TMK m. 174/1 uyarınca maddi tazminata hükmedilebilmesi için talep edenin kusursuz veya daha az kusurlu, talep edilenin ise kusurlu olması zorunludur. Kanun metni, bu iki koşulun yanı sıra menfaatin boşanma yüzünden zedelenmiş olmasını da aramaktadır. Eşit kusurlu, ağır kusurlu veya tam kusurlu taraf bu hükme dayanarak maddi tazminat talep edemez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/4749, K. 2017/10126Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/4749 ve K. 2017/10126 sayılı kararında, boşanma sonucunda eşin en azından diğerinin maddi desteğini yitirdiğini saptamış; tarafların sosyal ve ekonomik durumlarıyla kusurları ve hakkaniyet ilkesinin (TMK m. 4, TBK m. 50 ve 52) birlikte dikkate alınarak daha az kusurlu eş yararına uygun miktarda maddi tazminata hükmedilmesi gerektiğini ortaya koymuştur.
Mevcut ve Beklenen Menfaat Kavramları
TMK m. 174/1'de yer alan mevcut menfaat kavramı; evlilik birliğinin eşlere sağladığı yararları, giderlere katılmayı ve eşe yardımcı olmayı kapsamaktadır. Beklenen menfaatler ise evlilik devam etseydi büyük bir olasılıkla ortaya çıkacak olan, henüz doğmamış ama ihtimal dahilindeki çıkarlardır. Bu tanımlar kanun metninde geçmemekte olup yorum yoluyla şekillenmiştir. TMK m. 186, eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve mal varlıklarıyla katılacaklarını öngörmektedir.
Beklenen menfaatlerin zedelendiğinin somutlaştırılabileceği durumlar arasında eşler arasındaki mal rejiminin erken sona erdirilmesi veya yardım sandığından yoksun kalınması örnek olarak gösterilmektedir. Bu örnekler yorum niteliğinde olup her olayda mahkemece somut delillere göre değerlendirilmesi gerekir.
Tazminat Kapsamı Dışında Kalan Talepler
Her zarar kalemi TMK m. 174/1 kapsamında maddi tazminata konu edilemez. Müşterek çocukların yeme-içme ve evlendirme giderleri, evlilik birliğine verilen emek, araç veya konut alımına yapılan maddi katkılar ile yoksulluğa düşüleceği gerekçesi bu tazminatın konusunu oluşturmaz. Evliliğin gerçekleştirilmesi için yapılan davetiye, salon, yemek ve benzeri giderler de maddi tazminat talebine dayanak gösterilemez; bu harcalar örf ve adetin gereği olarak nitelendirilmektedir.
Ziynet alacağı, boşanma davasının eki niteliğinde olmayan bağımsız bir alacak davasıdır. Müşterek ev alımına yapılan maddi katkı talebi de benzer biçimde boşanmanın eki sayılmamakta ve ayrı bir davanın konusunu oluşturmaktadır.
Tazminat Miktarının Belirlenmesi
Hâkim, tazminat miktarını belirlerken tarafların kusur oranlarını, sosyal ve ekonomik durumlarını, zedelenen menfaatleri ve hakkaniyet ilkesini bir arada değerlendirmek durumundadır. TMK m. 4 gereği hâkimin takdir yetkisi hukuka ve hakkaniyete göre kullanılmalıdır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin E. 2016/4749, K. 2017/10126 sayılı kararı, bu ölçütlerin uygulanmadan karar verilmesini hatalı bulmuştur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 4Kaynağı aç
Zararın tam olarak ispatlanamaması halinde hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararı hakkaniyete uygun biçimde belirleyebilir; bu imkân Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesinin ikinci fıkrasından kaynaklanmaktadır. Manevi tazminat miktarı belirlenirken ise tarafların ekonomik ve sosyal durumları, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırının ağırlığı ve manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmaması ölçütleri birlikte değerlendirilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 50Kaynağı aç
Tazminat Talebinin Usul ve Yargılama Boyutu
Maddi tazminat talebi çekişmeli boşanma davası ile birlikte ileri sürülebileceği gibi boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrı bir dava yoluyla da talep edilebilir. TMK m. 174/1 kapsamındaki tazminat boşanmanın mali sonuçlarından biri olduğundan harca tabi değildir ve bu talebin reddi halinde karşı taraf yararına vekâlet ücretine hükmedilemez. Buna karşılık boşanma kararının kesinleşmesinden sonra bir yıl içinde ayrıca açılacak maddi tazminat davası harca tabidir.
TMK m. 174/1 kapsamı dışındaki tazminat veya alacak talepleri farklı bir hukuki rejime tabidir: bu talepler harca tabi olup nispi peşin harç tamamlanmadan yargılamaya devam edilemez; harç tamamlanmadığında Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uygulanır. Bunun yanı sıra bu tür taleplerde görevli mahkeme Aile Mahkemesi olmaktan çıkabilir; görev yokluğu dava şartı eksikliği olarak sonuçlanabilir.
Anlaşmalı boşanma davasında tarafların yalnızca boşanmada değil, maddi ve manevi tazminat konularında da anlaşmış olmaları zorunludur. Bu konularda uzlaşı sağlanamaması halinde dava çekişmeli boşanmaya dönüşmektedir.
İspat ve Delil
Maddi tazminat talebinin dayandığı olgular tanık beyanı başta olmak üzere her türlü yasal delille ispat edilebilir. Mesaj kayıtları, fotoğraflar, günlük ve sosyal medya mesajları bu deliller arasında sayılmaktadır. Komşular, aile üyeleri ve yakın arkadaşlar tanık olarak dinlenebilir.
Sık Sorulan Sorular
Eşit kusurlu olan taraf maddi tazminat alabilir mi?
Hayır. TMK m. 174/1, tazminat hakkını yalnızca kusursuz ya da daha az kusurlu tarafa tanımaktadır. Eşit kusurlu, ağır kusurlu veya tam kusurlu taraf bu hükme dayanarak maddi tazminat talep edemez.
Boşanma davasından sonra ayrı tazminat davası açılabilir mi?
Evet. Maddi tazminat talebi boşanma davası ile birlikte ileri sürülebildiği gibi boşanma kararının kesinleşmesinin ardından ayrı bir dava yoluyla da talep edilebilir. Boşanmanın kesinleşmesinden sonra bir yıl içinde açılacak bu davanın harca tabi olduğu belirtilmektedir. Ayrı dava yolunda uygulanacak zamanaşımı süresi hakkında mevcut bilgiler yeterli değildir; bu konunun ayrıca incelenmesi gerekir.
Maddi tazminat miktarı nasıl belirlenir?
Hâkim, tarafların kusur oranlarını, sosyal ve ekonomik durumlarını, zedelenen menfaatleri ve hakkaniyet ilkesini birlikte değerlendirir; TMK m. 4 bu takdir yetkisini hukuka ve hakkaniyete uygun kullanmayı zorunlu kılmaktadır. Zarar miktarı tam ispat edilemiyorsa TBK m. 50/2 uyarınca hâkim hakkaniyete uygun biçimde belirleyebilir.
Evlenme için yapılan masraflar tazminat kapsamında mıdır?
Hayır. Davetiye, salon, yemek gibi evlenme giderleri TMK m. 174/1 kapsamında maddi tazminat talebine konu edilemez; bu harcalar örf ve adetin gereği olarak nitelendirilmektedir.
Aldatma durumunda boşanmadan ayrı tazminat davası açılabilir mi?
Boşandıktan sonra evliyken aldatıldığını öğrenen eşin aldatan eşe karşı genel mahkemelerde ayrı bir tazminat davası açabileceği belirtilmektedir. Bu konunun dayanağını oluşturan kanun maddesi veya karar künyesi mevcut bilgiler kapsamında doğrulanamamıştır.
TMK m. 174/1 kapsamındaki tazminat harca tabi midir?
Bu kapsamdaki tazminat boşanmanın mali sonuçlarından sayıldığından harca tabi değildir ve talep reddedilse dahi karşı taraf yararına vekâlet ücretine hükmedilemez. TMK m. 174/1 dışında kalan talepler ise bu güvenceden yararlanamaz; harca tabidir ve görev kuralları farklılık gösterebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

