Çekişmeli boşanma davalarında tarafların iddialarını ispatlaması zorunludur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 199. maddesi uyarınca elektronik ortamdaki veriler, fotoğraflar, görüntüler ve ses kayıtları belge niteliğindedir. Sosyal medya paylaşımları ve mesajlar kanunda bağımsız bir boşanma sebebi olarak düzenlenmemiştir; ancak belge niteliğinde takdiri delil olarak kabul edilir. Davaya bakan hâkim, sunulan paylaşımların içeriğini somut olayın özelliklerine göre inceleyerek hangi boşanma sebebinin gerçekleştiğini belirler.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 199Kaynağı aç
Boşanma Sebepleri ve Sosyal Medya Paylaşımlarının Yeri
Türk Medeni Kanunu'nun 161 ile 166. maddeleri arasında boşanma sebepleri özel ve genel olmak üzere düzenlenmiştir. Zina, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış, suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, terk ile akıl hastalığı özel boşanma sebeplerini oluştururken; evlilik birliğinin sarsılması genel boşanma sebebidir. Kanunda öngörülen sebepler haricinde başka bir gerekçeyle boşanma davası açılamaz; bununla birlikte bu yasal sınırların somut olaylardaki görünümleri değerlendirilirken sınırlı sayı ilkesi daraltıcı biçimde ele alınmamalıdır.
Sosyal paylaşım ağlarındaki iletiler veya yazışmalar kanunda bağımsız bir dava sebebi olarak yer almaz. Uyuşmazlığa bakan hâkim, sunulan içeriğin niteliğine ve durumun özelliğine göre kanunda sayılan boşanma nedenlerinden hangisinin kapsamına girdiğini inceleyerek uyuşmazlığı karara bağlar.
Sadakat Yükümlülüğünün İhlali ve Güven Sarsıcı Eylemler
Eşlerin evlilik birliğindeki yükümlülüklerinin başında sadakat gelmektedir. Bir eşin sosyal ağlarda üçüncü kişilerle gerçekleştirdiği samimi mesajlaşmalar veya paylaştığı fotoğraflar, duruma göre sadakat yükümlülüğünün ihlali niteliğinde görülerek Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma davasına konu edilebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/217 Esas ve 2024/795 Karar sayılı ilamına konu uyuşmazlıkta, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı erkeğin sosyal medya hesabında yer alan profil fotoğrafı ile sunduğu vekâletnamedeki fotoğrafın uyuşması ve hesap üzerinden delil karartmaya yönelik paylaşımların silinmesine dair yazışmalar bulunması dikkate alınarak hesap aidiyeti belirlenmiştir. Hesabın davalıya ait olmadığı veya hukuka aykırı temin edildiği yönünde bir savunma ileri sürülmediğinden, başka kişilerle yapılan yazışmalar güven sarsıcı davranış kabul edilmiş ve Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanma kararı verilmiştir. Yargıtay, nafaka araştırması dışındaki temyiz itirazlarını reddederek bu yöndeki hükümleri onamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/217, K. 2024/795Kaynağı aç
Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı davalarda davacının kusuru davalıdan daha ağır ise davalının davaya itiraz hakkı bulunmaktadır. Ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıyorsa ve evlilik birliğinin sürdürülmesinde davalı ile müşterek çocuklar açısından korunmaya değer bir yarar görülmüyorsa hâkim boşanmaya karar verebilir.
Sosyal Medya Delilleriyle Zinanın İspatlanması
Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesi gereğince eşlerden birinin zina etmesi, diğer eşe boşanma davası açma hakkı verir. Zina sebebine dayanan dava hakkı, boşanma sebebinin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Zina eylemini affetmiş olan eşin ise bu sebebe dayanarak dava hakkı bulunmamaktadır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 161Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/1972 Esas ve 2024/2297 Karar sayılı ilamında, dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan sosyal medya yazışmaları ve görüntülerinin niteliği itibarıyla zinaya muhakkak gözüyle bakılmasını gerektirdiği ve bu durumun zinanın varlığına delalet ettiği değerlendirilmiştir. İlk derece mahkemesince Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesi uyarınca zinanın ispatlandığı kabul edilerek verilen karar, Yargıtay tarafından usul ve kanuna uygun bulunarak onanmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1972, K. 2024/2297Kaynağı aç
Sosyal Medya Verilerinin Hukuka Uygun Elde Edilmesi Şartı
Anayasa’nın 36. maddesi herkesin meşru vasıta ve yollardan yararlanmak suretiyle yargı mercileri önünde iddia, savunma ve adil yargılanma hakkına sahip olduğunu teminat altına almaktadır. Anayasa’nın 38. maddesinin altıncı fıkrasında ise kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceği açıkça hüküm altına alınmıştır. Bu doğrultuda dava sırasında taraflar, hukuka aykırı biçimde ele geçirilen delillere dayanamaz ve bu bulguları vakıaların ispatı için ileri süremez.
2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 38Kaynağı aç
Mahkemeye delil olarak sunulan sosyal medya kayıtlarının hükme esas alınabilmesi için hukuka uygun elde edilmiş olması zorunludur. Eşin bu iletileri kendi rızasıyla göndermiş olması veya içeriklerin herkese ya da arkadaş listesine açık bir platformda paylaşılmış bulunması bu şartı karşılar. Eşlerin sosyal iletişim araçlarındaki kendi aralarındaki paylaşımları bakımından ise taraflar yalnızca kendi hesaplarındaki verileri mahkemeye sunabilir; bunun dışındaki kayıtlar hukuka aykırı delil teşkil eder ve dikkate alınmaz.
Eşin bilgisi ve rızası dışında telefonuna gizli takip programı veya ses kayıt cihazı yüklenerek konuşmaların kaydedilmesi ya da sosyal medya şifreleri ele geçirilerek içerik temin edilmesi hukuka aykırı delil oluşturur ve davada dikkate alınmaz. Buna karşılık, kasten hukuka aykırılık oluşturulmadan elde edilen ve başka türlü ispat imkânı bulunmayan kayıtlar somut olayın şartlarına göre mahkemece değerlendirilebilirse de kurgulanarak usulsüz yaratılan deliller hiçbir surette kabul görmez.
Sosyal Medya Kayıtlarının İspat Gücü ve Doğrulanması
Elektronik ortamdaki fotoğraf, görüntü veya ses kayıtları takdiri delil niteliğindedir. Bu tür kayıtların delil olarak kabul edilebilmesi için gerçekliğinin ve doğruluğunun ispat edilmesi zorunludur. Sosyal medya içerikleri tek başına olayların ispatında yeterli görülmeyebilir; hükme esas alınabilmeleri için iddiayı destekleyen diğer delillerle birlikte mahkemeye sunulmaları gerekir.
Mahkeme Kanalıyla Mesaj ve İletişim Kayıtlarının İstenmesi
Boşanma davalarında eşler, geçmişte yapılan veya silinen sosyal medya iletilerinin mahkeme aracılığıyla ilgili ağlardan getirtilmesini sıklıkla talep etmektedir. Silinmiş olsun veya olmasın WhatsApp, Instagram, Facebook ve Twitter gibi platformlar üzerinden yapılan mesajlaşma kayıtları, fotoğraf ve videoların mahkemece talep edilmesi teknolojik imkânsızlıklar ve hukuki nedenlerle kabul edilmeyip reddedilir.
Telefon konuşmalarının içeriğinin dinlenmesi veya kayda alınması savcılık ya da ceza mahkemesi kararlarını gerektiren işlemler olduğundan, boşanma davasında bu yönde ileri sürülen talepler kabul görmez. Ancak hâkim gerekli gördüğü durumlarda arayan ve aranan numara, arama tarihi, saati, süresi ve yer sinyali gibi geçmişe dönük iletişim trafiğini gösteren HTS kayıtlarını ilgili kurumlardan talep edebilir. HTS kayıtları iletişim trafiğini belgeler; konuşmaların içeriğini içermez.
Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Suçu ve Cezaî Boyut
Sosyal medya paylaşımlarının veya mesajlarının hukuka aykırı yollarla elde edilmesi, boşanma davasındaki delil yasağına ek olarak ceza yargılamasına da yol açabilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesinin ilk fıkrasında, başkalarının özel hayat alanına haksız müdahalede bulunanlar için bir yıldan üç yıla kadar hapis yaptırımı öngörülmüştür. Bu ihlalin görüntü yahut ses kaydı alınarak gerçekleştirilmesi durumunda ise verilecek ceza bir kat artırılmaktadır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 134Kaynağı aç
Türk Ceza Kanunu’nun 134. maddesinin ikinci fıkrasına göre, özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına çarptırılır; bu fiillerin basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde de aynı cezaya hükmolunur. Dolayısıyla tarafların kendi aralarındaki yazışmalar dışındaki kayıtları ele geçirmesi veya yayması, koşulları oluştuğunda özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu meydana getirebilir.
Kusurun İspatı ve Maddi-Manevi Tazminat Talepleri
Hukuka uygun şekilde elde edilen sosyal medya kayıtlarıyla eşin kusurlu tutumu kanıtlandığında ve dava dilekçesinde talep bulunması hâlinde maddi ve manevi tazminata hükmedilebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2023/9097 Esas ve 2024/606 Karar sayılı ilamında, evlilik hukuken sonlanmadan önce sadakat yükümlülüğüne aykırı eylemlerde bulunulması nedeniyle kusur tespiti yapılarak tazminat sorumluluğu benimsenmiş, hükmedilen tazminat miktarları yönünden inceleme yapılarak karar verilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/9097, K. 2024/606Kaynağı aç
Mahkeme WhatsApp ve Instagram mesaj dökümlerini getirtebilir mi?
Hayır. Silinmiş veya mevcut sosyal medya mesajlaşmalarının ilgili şirketlerden istenmesi yönündeki talepler, teknolojik imkânsızlık ve hukuki nedenlerle mahkemelerce reddedilir.
Eşin telefonuna takip programı yüklenerek alınan mesajlar delil olur mu?
Hayır. Telefona gizli takip programı veya ses kayıt cihazı yüklenerek ya da sosyal medya şifreleri ele geçirilerek temin edilen içerikler hukuka aykırı delil sayılır ve Anayasa'nın 38. maddesi uyarınca hükme esas alınamaz.
Sosyal medya paylaşımları zinanın ispatında tek başına yeterli midir?
Sosyal medya kayıtları kural olarak takdiri delil niteliğinde olup diğer delillerle desteklenmelidir; ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/1972 Esas ve 2024/2297 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, içeriğin zinaya muhakkak gözüyle bakılmasını gerektirdiği durumlarda zinanın varlığına delalet ettiği kabul edilmektedir.
Reddedilen boşanma davası kesinleştikten sonra ne zaman yeniden dava açılabilir?
Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, herhangi bir boşanma sebebiyle açılan davanın reddedilip bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl geçmesi ve ortak hayatın kurulamamış olması hâlinde evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemiyle boşanmaya karar verilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

