Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

by Avukat Erdal Ersoy
Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Boşanmada mal tasfiyesi, evlilik birliği süresince edinilen malvarlığı değerlerinin kanundaki esaslara göre hesaplanıp paylaştırılması işlemidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu gereğince 2002 yılı ve sonrasında yapılan evliliklerde yasal ve varsayılan mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir. Bu rejimde her eşin kendi adına edindiği mallar ile evlilik birliği içerisinde kazanılan mallar tespit edilir. Tasfiye sonucunda her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olur ve alacaklar takas edilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 236Kaynağı aç
Madde 236- Her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. Alacaklar takas edilir. Zina veya hayata kast nedeniyle boşanma hâlinde hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir. 2. Sözleşmeye göre a. Genel olarak

Mal Rejiminin Sona Erme Anı ve Kapsamı

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 225. maddesi uyarınca mal rejimi, eşlerden birinin ölümüyle veya başka bir mal rejiminin sözleşmeyle kabul edilmesiyle sona erer. Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine ya da mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi durumunda ise mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 225Kaynağı aç
Madde 225 – Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer. Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. II. Malların geri alınması ve borçlar 1. Genel olarak

Mal rejiminin sona ermesinden sonraki bir tarihte satın alınarak tescil edilen mallar, evlilik birliği içinde edinilmediği ve rejim sona erdiği anda eşin malvarlığında mevcut olmadığı için tasfiyeye dahil edilmez. Buna karşılık, bireysel emeklilik sisteminde biriken birikimlerde, mal rejiminin sona erdiği tarih itibarıyla eşin sistemden ayrılması halinde ödenebilecek iştira bedeli esas alınarak tasfiye hesabı yapılır.

Edinilmiş Mallar ve Kişisel Mallar Ayrımı

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 219. maddesine göre edinilmiş mal, her eşin mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Çalışmanın karşılığı olan edinimler, sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının ya da personele yardım amacıyla kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler, çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, kişisel malların gelirleri ve edinilmiş malların yerine geçen değerler kanunen edinilmiş mal kabul edilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 219Kaynağı aç
Madde 219- Edinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Bir eşin edinilmiş malları özellikle şunlardır: 1. Çalışmasının karşılığı olan edinimler, 2. Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler, 3. Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, 4. Kişisel mallarının gelirleri, 5. Edinilmiş malların yerine geçen değerler. III. Kişisel mallar 1. Kanuna göre

Kişisel kullanıma mahsus giysi, hobi malzemesi veya mesleki alet gibi eşyalar, evlilik öncesinde edinilen mallar, miras yoluyla intikal eden varlıklar ile kaza, yaralanma veya mesleki hastalık nedenleriyle alınan tazminatlar kişisel mal kapsamında kalır ve paylaşıma dahil edilmez.

Kişisel mal sayılan evlilik öncesi malların evlilik birliği içerisinde elde edilen kira gelirleri ise edinilmiş mal kabul edilir ve tasfiyede paylaşıma katılır. Evlilik öncesine ait kişisel bir mal satılarak evlilik birliği içinde yeni bir mal edinildiğinde, bu mal edinilmiş mallara katılma rejimi kapsamında değerlendirilmekle birlikte satıştan gelen kişisel katkı miktarı edinilmiş mal tutarından mahsup edilir.

Değer Artış Payı ve Kredili Malların Tasfiyesi

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 227. maddesine göre, taraflardan birinin öteki eşe ait bir varlığın kazanılmasına, durumunun iyileştirilmesine veya muhafazasına karşılıksız ya da yeterli bir ivaz almaksızın destek sağlaması durumunda değer artış payı alacağı doğar. Bu kapsamda hak sahibi eş, tasfiye anında malda meydana gelen değer artışındaki katkı nispeti üzerinden talepte bulunabilir ve alacak tutarı malvarlığının tasfiye günündeki değerine göre tespit edilir; malda kayıp yaşanmışsa başlangıçtaki katkı tutarı dikkate alınır. Değer artışına konu eşya tasfiyeden evvel elden çıkarılmışsa ödenecek meblağ mahkemece hakkaniyet ölçüsünde takdir edilir. Taraflar ayrıca düzenleyecekleri yazılı sözleşmeyle söz konusu payı almaktan feragat edebilir ya da paylaşım oranını farklılaştırabilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 227Kaynağı aç
Madde 227 – Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır. Böyle bir malın daha önce elden çıkarılmış olması hâlinde hâkim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler. Eşler, yazılı bir anlaşmayla değer artışından pay almaktan vazgeçebilecekleri gibi, pay oranını da değiştirebilirler. III. Eşlerin paylarının hesaplanması 1. Kişisel malların ve edinilmiş malların ayrılması

Kredi borcu devam eden malların tasfiyesinde, malın güncel piyasa değeri ile kalan borç miktarı arasındaki fark dikkate alınır. Eşler mallara ortak olduğu gibi borçlara da ortaktır; kredisi ödenmekte olan mallar üzerinde ödenen kredi bedeli üzerinden tasfiye hesabı gerçekleştirilir.

Tasfiyede Eklenecek Değerler ve Kusur Durumu

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 229. maddesi uyarınca, mal rejiminin bitmesinden geriye doğru bir yıllık süreçte diğer eşin onayı bulunmaksızın alışılmış hediyeler haricinde gerçekleştirilen ivazsız tasarruflar tasfiyede hesaba katılır. Benzer şekilde, rejim sürerken eşlerden birinin diğerinin katılma payını düşürme maksadıyla yaptığı elden çıkarmalar ile dava açılmadan evvel mal kaçırma saikiyle ya da karşılıksız gerçekleştirilen devirler edinilmiş malların değerine eklenir. Kanuni düzenleme gereği, anılan kazandırma ve devirlerden kaynaklanan davalarda verilen hüküm, yargılamanın kendilerine bildirilmiş olması kaydıyla devirden faydalanan üçüncü şahıslara karşı da hüküm doğurur.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 229Kaynağı aç
Madde 229- Aşağıda sayılanlar, edinilmiş mallara değer olarak eklenir: 1. Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar, 2. Bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler. Bu tür kazandırma veya devirlere ilişkin uyuşmazlıklarda mahkeme kararı, davanın kendisine ihbar edilmiş olması koşuluyla, kazandırma veya devirden yararlanan üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir. 3. Kişisel mallar ile edinilmiş mallar arasında denkleştirme

Tasfiyede artık değere yarı yarıya katılma esası geçerli olsa da 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 236. maddesi uyarınca, evliliğin zina veya yaşama kast gerekçesiyle sona ermesi durumunda mahkeme, kusurlu bulunan eşin artık değer üzerindeki payını adalete uygun biçimde indirebileceği gibi bu hakkı tamamen de ortadan kaldırabilir.

Kanun Yürürlük Dönemleri ve Görevli Yetkili Mahkeme

Evlilik içinde edinilen mallarda 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi döneminde eşin katkı oranında ortaklık aranırken, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 2002 sonrasında kimin katkı sağladığına bakılmaksızın evlilik birliğinde edinilen mallar üzerinde eşlerin ortak hakkı kabul edilmektedir. Bu çerçevede ödemelerinin bir kısmı 2002 öncesinde, bir kısmı ise 2002 sonrasında yapılan taşınmazlarda tasfiye yürürlük dönemleri ayrımı gözetilerek yürütülür.

Mal paylaşımı davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesi görevlidir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 214. maddesi gereğince, mal rejiminin ölümle sona ermesi halinde ölenin son yerleşim yeri mahkemesi; boşanmaya, evliliğin iptaline veya hâkim tarafından mal ayrılığına karar verilmesi durumunda bu davalarda yetkili olan mahkeme; diğer durumlarda ise davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Mal rejimi tasfiyesi ve katılma alacağı davaları gayrimenkulün aynına ilişkin olmayıp şahsi hakka dayandığından uyuşmazlık boşanma davasındaki yetkili mahkemede görülür.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 214Kaynağı aç
Madde 214 – Eşler veya mirasçılar arasında bir mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda, aşağıdaki mahkemeler yetkilidir: 1. Mal rejiminin ölümle sona ermesi durumunda ölenin son yerleşim yeri mahkemesi, 2. Boşanmaya, evliliğin iptaline veya hâkim tarafından mal ayrılığına karar verilmesi durumunda, bu davalarda yetkili olan mahkeme, 3. Diğer durumlarda davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi. F. Bir eşin mallarının diğeri tarafından yönetimi
Anlaşmalı boşanmadan sonra mal paylaşımı davası açılabilir mi?

Anlaşmalı boşanmadan sonra mal paylaşımı davası açılabilmesi, boşanma protokolünde malların tasfiyesine yönelik bir düzenleme bulunmamasına bağlıdır; protokolde tasfiye yapılmışsa sonradan mal paylaşımı davası açılamaz.

Evlilik öncesi alınan evin kira geliri paylaşılır mı?

Evlilik öncesi alınan taşınmaz kişisel mal sayılmakla birlikte, bu maldan evlilik birliği içerisinde elde edilen kira gelirleri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 219. maddesi gereğince edinilmiş mal kabul edilerek tasfiyeye dahil edilir.

Mal paylaşımı davası açma süresi ne kadardır?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 178. maddesinde evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava haklarının boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmişken, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde aksine hüküm bulunmadıkça her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğu hükme bağlanmıştır; tasfiye taleplerinde süre boşanma kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 178Kaynağı aç
Madde 178- Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. VI. Mal rejiminin tasfiyesi 1. Boşanma hâlinde
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 146Kaynağı aç
MADDE 146- Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. II. Beş yıllık zamanaşımı

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu