Yasal Mal Rejimi ve Mal Rejiminin Sona Ermesi
Eşler arasında sözleşmeyle farklı bir rejim seçilmediği takdirde yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 225 uyarınca mal rejimi, eşlerden birinin vefatı veya tarafların başka bir mal rejimini kabul etmesiyle sona erer. Evliliğin mahkeme kararıyla boşanma yahut iptal sebebiyle bitirilmesine veya mahkemece mal ayrılığına geçilmesine hükmedilmesi hâllerinde ise mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere son bulur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 225Kaynağı aç
Edinilmiş Mallar ile Kişisel Malların Ayrımı
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 219 hükmü uyarınca edinilmiş mal, eşlerin bu rejim süresince karşılığını vererek elde ettikleri malvarlığı değerleridir. Kanunda belirtildiği üzere eşin emeğinin ve çalışmasının karşılığı olan edinimler, sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının yahut personele yardım sandıklarının yaptığı ödemeler, iş gücünün yitirilmesi sebebiyle ödenen tazminatlar, kişisel malların sağladığı irat ve gelirler ile edinilmiş malların yerine geçen ikame değerler edinilmiş mal grubuna girer.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 219Kaynağı aç
Eşlerden sadece birinin kişisel kullanımına tahsis edilmiş olan eşyalar ile mal rejiminin başında eşe ait bulunan veya sonradan miras yahut bağışlama gibi karşılıksız kazanma yollarıyla elde edilen varlıklar kişisel mal sayılır. Kişilik haklarına saldırı sebebiyle kazanılan manevi tazminat alacakları ve kişisel malların yerine geçen ikame değerler de kişisel mal niteliğinde olup tasfiye hesabında mal paylaşımına dahil edilmez.
Artık Değer Tespiti ve Katılma Payının Belirlenmesi
Edinilmiş malların tasfiyesinde artık değerin ortaya çıkarılması için aktif değerlerden pasif değerlerin indirilmesi gerekir. Edinilmiş mala ilişkin borçlar, kişisel malvarlığından edinilmiş mallara aktarılan katkılar ve taşınmaz üzerindeki ipotek benzeri kanuni yükümlülükler pasif değer kabul edilerek aktif tutardan düşülür.
Pasiflerin indirilmesiyle tespit edilen artık değer üzerinde, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 236/1 hükmü gereğince her eş veya mirasçıları diğer tarafa ait artık değerin yarısı oranında alacak hakkı elde eder ve tarafların mevcut karşılıklı alacakları takas edilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 236Kaynağı aç
Tasfiyede yasal eşit paylaşım esası benimsenmiş olmakla birlikte, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 236/2 uyarınca boşanmanın zina veya hayata kast olgularına dayanması durumunda mahkeme hâkimi, kusurlu bulunan tarafın artık değerdeki katılma payını hakkaniyete göre azaltma veya tamamen kaldırma yetkisine sahiptir.
Katılma Alacağının Hukuki Niteliği ve Ödenme Şekli
Katılma alacağı niteliği gereği bir para alacağıdır. Bu sebeple alacaklı eş katılma alacağını yalnızca nakit olarak talep etme hakkına sahip olup borçlu eşin mülkiyetindeki bir taşınmazın mülkiyet devrini zorlayamaz. Borçlu taraf ise borcun ifasında ödemeyi nakden yapabileceği gibi ayni olarak ifa etme yolunu da seçebilir.
Katılma alacağı kesinleşmesiyle birlikte bağımsız bir alacak hakkı hüviyeti kazanır. Bu hakkın kazanılmasıyla birlikte alacaklı eş, katılma alacağını üçüncü kişilere temlik edebilir, devredebilir veya söz konusu alacak hakkı mirasçılarına intikal eder.
Mal Paylaşımı Davasında Görev, Yetki ve Dava Zamanaşımı
Mal paylaşımı davası boşanma davası devam ederken de açılabilir; ancak mahkemenin tasfiyeye ilişkin karar verebilmesi için öncelikle boşanma hükmünün kesinleşmesini beklemesi gerekir ve boşanma kesinleşmeden mal paylaşımı hakkında hüküm kurulamaz.
Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin alacak davalarında süre bakımından genel zamanaşımı kuralları işletilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 146 hükmü gereğince aksine yasal düzenleme bulunmayan alacaklar on yıllık zamanaşımına tabidir; bu çerçevede boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde mal rejiminin tasfiyesi davasının açılması gerekir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 146Kaynağı aç
Mal paylaşımı davalarında görevli yargı mercii aile mahkemesidir; aile mahkemesinin bulunmadığı yargı çevrelerinde bu davalar aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür. Boşanma hükmünü veren mahkeme yetkili sayılmakla beraber bu yetki kesin yetki niteliğinde değildir; dolayısıyla davanın yetkisiz bir mahkemede açılması durumunda usulüne uygun şekilde yetki itirazında bulunulması gerekmektedir.
Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı protokolü bağlayıcı mıdır?
Anlaşmalı boşanmada eşlerin mal paylaşımı protokolündeki uzlaşmaları Türk Medeni Kanunu uyarınca bağlayıcıdır; ancak mahkeme anlaşmanın adil olup olmadığını denetleyebilir ve protokol boşanma kararının kesinleşmesiyle hukuki geçerlilik kazanır.
Zina sebebiyle boşanmada kusurlu eşin mal payı kesilebilir mi?
Türk Medeni Kanunu m. 236/2 uyarınca zina veya hayata kast sebebiyle boşanmaya hükmedildiğinde hâkim, kusurlu eşin artık değer üzerindeki payını hakkaniyete uygun biçimde indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
Katılma alacağı için borçlu eşin taşınmazının tapusu istenebilir mi?
Alacaklı eş katılma alacağını yalnızca nakit olarak talep edebilir ve taşınmaz mülkiyetinin kendi üzerine devredilmesini isteyemez; ancak borçlu eş borcunu kendi tercihiyle ayni olarak ödeyebilir.
Boşanmadan sonra mal paylaşımı davası hangi sürede açılmalıdır?
Türk Borçlar Kanunu m. 146'da öngörülen genel zamanaşımı ilkesi doğrultusunda mal paylaşımı davasının, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması gerekir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

