Yasal Mal Rejimi ve Malların Kapsamı
Evlilik birliğinde kural olarak edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Eşler dilerlerse mal rejimi sözleşmesi düzenleyerek kanunda yer verilen diğer rejim modellerinden birini belirleyebilirler. Bu rejim yapısı, evlilik sürecinde edinilen varlıklar ile her bir eşe ait kişisel varlıkları ihtiva eder. Sözleşmeyle farklı bir rejim kararlaştırılmadığı müddetçe evliliğin kuruluşundan tasfiye aşamasına kadar bu yasal çerçeve geçerliliğini sürdürür ve tasfiyede ilgili rejimin kuralları tatbik olunur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 202Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 218Kaynağı aç
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2020/3459, K. 2021/4238Kaynağı aç
Edinilmiş mal kavramı, eşlerin rejim devam ederken maddi bir bedel ödeyerek malvarlığına kattığı iktisapları tanımlar. Bu kapsamda emeğin ürünü olan kazançlar, sosyal güvenlik ve yardım kurumlarınca gerçekleştirilen tahsisler, çalışma gücünün azalması yahut yitirilmesi sebebiyle ödenen tazminatlar, kişisel mallardan elde edilen dönemsel gelirler ve edinilmiş malların ikamesi niteliğindeki iktisaplar edinilmiş mal sayılır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 219Kaynağı aç
Kanun gereğince kişisel mal kabul edilen kalemler arasında münhasıran eşlerden birinin ferdi kullanımına tahsis edilmiş eşyalar, rejimin başlangıç anında mevcut olan veya miras ile sair karşılıksız kazandırma yollarıyla iktisap edilen varlıklar, manevi tazminat talepleri ve bu kişisel iktisapların ikamesi niteliğindeki değerler yer alır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 220Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9259, K. 2025/1648Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/345, K. 2021/1562Kaynağı aç
İspat Kuralları ve Mülkiyet Karinesi
Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olup ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Normal bir duruma dayanan tarafın bu iddiasını ispat etmesi gerekmez; ispat yükü bu normal durumun aksini ispat eden, hayatın olağan akışına aykırı iddiada bulunan tarafa düşer. Karineye dayanan taraf ise yalnızca karinenin temelini ispat etmek yükü altındadır ve karine sonucunu ispat yükünden kurtulur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 222Kaynağı aç
Mülkiyeti konusunda ispat sağlanamayan malvarlığı unsurları eşlerin paylı mülkiyetinde kabul edilir. Eşlerden birinin uhdesindeki bütün değerler de aksi kanıtlanana dek edinilmiş mal vasfında değerlendirilir.
Tasarruf Yetkisinin Sınırlandırılması ve Resen Tapu Şerhi
Ailenin iktisadi varlığının muhafazası yahut birliğin mali yükümlülüklerinin güvenceye alınması amacıyla eşlerden birinin başvurusu üzerine hâkim, belirli varlıklar üzerindeki tasarrufların ancak başvuran diğer eşin onayıyla yapılmasına hükmedebilir ve bu doğrultuda gerekli önlemleri alır. Eşin taşınmaz üzerindeki tasarruf yetkisi kaldırıldığında mahkemece tapu siciline resen şerh verilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 199Kaynağı aç
Mal Rejiminin Sona Ermesi ve Tasfiye Usulü
Mal rejimi ölümle, tarafların başka bir rejim sözleşmesi imzalamasıyla veya boşanma davası açılması neticesinde davanın açıldığı tarihten muteber olmak üzere nihayete erer. Mal rejiminin tasfiyesi talebi boşanma istemiyle beraber ileri sürülebilse de tasfiyeye karar verilebilmesi bakımından evliliğin feshine ilişkin kararın kesinleşmesi bekletici mesele yapılır. Dava açıldıktan sonra katılma alacağı veya değer artış payı istemlerinden açık irade beyanıyla feragat edilmesi de mümkündür.
Eklenecek Değerler ve Denkleştirme Talepleri
Tasfiye esnasında rejimin bitiminden geriye doğru bir yıllık süre zarfında diğer eşin rızası alınmaksızın olağan hediyeler dışında devredilen karşılıksız kazandırmalar edinilmiş mallara hesaben ilave olunur. Benzer biçimde eşin diğer eşin katılma payını eksiltmek maksadıyla rejim süresince gerçekleştirdiği devirler de hesaba dahil edilir. Bahse konu kazandırma ve tasarruflara yönelik ihtilaflarda verilen mahkeme ilamı, davanın kendilerine bildirilmiş olması kaydıyla devirden faydalanan üçüncü kişilere karşı da hüküm doğurur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 229Kaynağı aç
Bir eşin edinilmiş mallarından kişisel mallarına veya kişisel mallarından edinilmiş mallara bir değer kayması olmuşsa, mal rejiminin tasfiyesi sırasında denkleştirme istenebilir.
Değer Artış Payı ve Artık Değerin Belirlenmesi
Eşlerden biri diğerinin mülkiyetindeki bir iktisabın edinilmesine, muhafazasına yahut iyileştirilmesine ivazsız ya da yetersiz karşılıkla destekte bulunmuşsa, tasfiyede o malda beliren değer fazlalığı üzerinden katkı derecesinde bir alacak elde eder. Hesaplamada malın tasfiye anındaki değeri baz alınır; değer düşüklüğünde ise başlangıçtaki katkı tutarı korunur. Mal önceden elden çıkarılmışsa hâkim ödenecek tutarı hakkaniyete göre takdir eder. Taraflar yazılı bir mutabakatla değer artış payından vazgeçebilir veya oranı farklılaştırabilirler.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 227Kaynağı aç
Eklenecek değer kalemleri ile denkleştirme tutarları hesaba katıldıktan sonra edinilmiş malların safi değerinden borçlar indirilir ve ulaşılan artık değer yarı yarıya paylaştırılır. Eşler ya da yasal mirasçıları bu artık değerin yarısı üzerinden katılma hakkı kazanırlar ve karşılıklı borçlar takas yoluyla mahsup edilir. Eşler ayrıca sözleşmeyle ticari faaliyet veya meslek icrasından kaynaklanan edinilmiş mallar ile kişisel malların gelirlerinin kişisel mal sayılacağını kararlaştırabilirler.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 236Kaynağı aç
Artık değere katılma alacağı belirlenirken rejimin sona erdiği tarihte fiilen mevcut olan malvarlığının o tarihteki nitelikleri gözetilir; buna karşın değerleme tasfiye anındaki rayiç bedel üzerinden yapılır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 24.05.2021 tarihli ve E. 2020/3459, K. 2021/4238 sayılı kararında açıklandığı üzere tasfiye tarihi yerleşik uygulamada karar tarihidir.
Kıdem Tazminatının Mal Rejimi Tasfiyesindeki Durumu
Hizmet karşılığı hak edilen kıdem tazminatının tasfiyesinde çalışma süresinin evlilik birliği içerisine rastlayan bölümü katılma alacağına temel teşkil eder. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 08.02.2024 tarihli ve E. 2022/8319, K. 2024/696 sayılı kararında, 01.01.2002 öncesi döneme rastlayan çalışma karşılığının kişisel mal niteliği taşıdığı vurgulanmış; ancak taşınmazın edinim değerinin somut veriler yerine soyut beyanlara dayandırılması sebebiyle katılma alacağına ilişkin bilirkişi hesabı hüküm kurmaya elverişli görülmeyerek bozulmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/8319, K. 2024/696Kaynağı aç
Evlilik öncesinde iktisap edilmiş bir malın elden çıkarılması suretiyle yeni bir iktisap yapıldığında, takas işlemine ilave edilen ödemenin kıdem tazminatından karşılandığı somut delillerle kanıtlanamazsa kıdem tazminatına dayanılarak denkleştirme yapılamaz. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 24.05.2021 tarihli ve E. 2020/3459, K. 2021/4238 sayılı kararına göre bu ihtimalde yalnızca kişisel mal olduğu tevsik edilen önceki malın takas değeri tasfiyede denkleştirmeye konu edilir.
Zina veya Hayata Kast Hallerinde Katılma Alacağı
Zina veya hayata kast olgularına dayanılarak boşanma kararı verilmesi halinde mahkeme hâkimi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 236. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kusurlu eşin artık değer üzerindeki katılma payı oranını hakkaniyete uygun biçimde tenkis edebilir veya büsbütün ortadan kaldırabilir. Bu kanuni indirim yetkisi doğrudan doğruya artık değere katılma payı oranına ilişkindir.
Zaman Bakımından Yürürlük Kuralları ve Geçiş Hükümleri
Mal rejimi sözleşmesi akdetmemiş eşler bakımından 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı Kanun uyarınca mal ayrılığı, anılan tarihten sonra ise 4721 sayılı Kanun uyarınca edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlilik kazanır. 4722 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca yeni Kanunun yürürlüğünden evvel evlenen eşlerin tabi oldukları rejim kural olarak muhafaza edilir; yürürlükten itibaren bir yıllık kanuni süre zarfında başka bir rejim seçilmediğinde yürürlük tarihinden muteber olmak üzere yasal mal rejimi devreye girer.
4722 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞÜ VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN m. 10Kaynağı aç
Yürürlük öncesinde kurulmuş evliliklerde eşler tanınan bir yıllık mehil içerisinde sözleşme yaparak yasal rejimin evlilik gününden itibaren geçerli olacağını kararlaştırabilirler. Yeni düzenlemeden önce açılmış boşanma davaları kesinleşene kadar evvelki rejim geçerliliğini korur ve kararın verilmesiyle tasfiye hükümleri devreye girer; davanın reddedilmesi durumunda ise kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde başka rejim belirlenmezse yürürlük gününden itibaren yasal rejim seçilmiş sayılır. Önceki rejimlerden mal birliği veya ortaklığının yasal rejime dönüştüğü hallerde de mülga Kanunun sona ermeye ilişkin hükümleri tatbik edilir.
Düğün Takıları ve Ziynet Eşyalarının Hukuki Durumu
Düğün sırasında takılan ziynet eşyaları ile parasal değeri olan eşyaların aidiyeti konusunda yazılı bir kanun hükmü bulunmadığından varsa tarafların anlaşmaları, anlaşma yoksa yerel örf ve adet hukuku uygulanır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.12.2021 tarihli ve E. 2018/345, K. 2021/1562 sayılı ilamında belirtildiği üzere, ziynet eşyalarının saklanabilen ve taşınabilen niteliği gereği kadın eşin himayesinde bulunması olağan durumdur. Ziynet eşyası davalarında davacı kadın eş, dava konusu edilen ziynet eşyalarının cins, sayı, nitelik ve miktar olarak varlığını; ardından bu ziynetlerin evlilik birliği içinde kendisinden alındığını ve iade edilmediğini ya da evden ayrılırken bu eşyaları yanında götürmesinin mümkün olmadığını ispatlamakla yükümlüdür. Ziynetlerin erkekte kaldığını ileri süren taraf bu iddiasını kanıtlamalıdır.
Düğün takılarının aidiyeti hususunda içtihatta farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 17.04.2017 tarihli ve E. 2015/18966, K. 2017/5357 sayılı kararında, takıların kime ve kim tarafından takıldığına bakılmaksızın kadına bağışlanmış sayılarak kadının kişisel malı kabul edileceği belirtilmiştir. Buna karşın Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 18.02.2025 tarihli ve E. 2024/9259, K. 2025/1648 sayılı kararında; tarafların açık bir mutabakatı veya ispatlanan yerel adet bulunmadıkça taraflara takılan iktisadi değerlerin kendilerine ait olacağı, karşı cinse özgü eşyaların o cinse özgülendiği, her iki cinsin kullanımına uygun değerlerin ise ortak kabul edileceği hüküm altına alınmıştır. Bu davalarda talep edilen ziynet miktarının daraltılması maddi hukuka dayalı kısmi feragat mahiyetinde olup ıslah veya karşı tarafın rızasını gerektirmez.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/18966, K. 2017/5357Kaynağı aç
Boşanma davası sürerken mal paylaşımı sonuçlandırılabilir mi?
Hayır, mal rejiminin tasfiyesi davası boşanma davası ile birlikte açılabilse dahi, tasfiyeye karar verilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi beklenir ve boşanma davası bekletici mesele yapılır.
Evlilik sırasında miras kalan mallar katılma alacağına dahil edilir mi?
Hayır, mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri Türk Medeni Kanununun 220. maddesi uyarınca kanun gereğince kişisel maldır.
Zina sebebiyle boşanmada artık değerdeki pay tamamen kaldırılabilir mi?
Evet, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 236. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında zina veya hayata kast nedeniyle boşanmaya karar verilmesi durumunda hâkim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyet çerçevesinde indirilmesine yahut büsbütün iptaline hükmedebilir.
Kıdem tazminatı mal rejiminin tasfiyesinde nasıl değerlendirilir?
Kıdem tazminatının 01.01.2002 tarihi öncesine veya evlilik dışı çalışma dönemlerine isabet eden kısmı kişisel mal niteliğinde olup, evlilik birliği ve yasal rejim dönemine rastlayan çalışma süresine karşılık gelen miktar katılma alacağı hesabına dahil edilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

