Boşanmada Eşlerin Kusurunun Dava Sebeplerine Etkisi

by Avukat Erdal Ersoy
Boşanmada Eşlerin Kusurunun Dava Sebeplerine Etkisi

Boşanmada eşlerin kusuru her dava sebebi için aynı kapıyı açmaz. Zina, hayata kast, pek kötü veya ağır onur kırıcı davranış, küçük düşürücü suç, haysiyetsiz hayat, terk ve akıl hastalığı kendilerine özgü şartlarla dava hakkı verir. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında ise davacının kusurunun daha ağır olması, davalının itirazı bakımından önem kazanır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 161Kaynağı aç
Madde 161- Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur. II. Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
Madde 166- Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir. Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz. (Değişik dördüncü fıkra:14/11/2024-7532/13 md.) Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. B. Dava I. Konusu
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 162Kaynağı aç
Madde 162- Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın dava hakkı yoktur. III. Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 163Kaynağı aç
Madde 163- Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir. IV. Terk[15]
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 164Kaynağı aç
Madde 164- Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır. Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz. V. Akıl hastalığı
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 165Kaynağı aç
Madde 165- Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir. VI. Evlilik birliğinin sarsılması

Evlilik birliğinden doğan yükümlülükler

Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesi, eşlere birliğin mutluluğunu birlikte sağlama ve çocukların bakım, eğitim ve gözetimine beraberce özen gösterme yükümü verir. Aynı hüküm birlikte yaşama, sadakat ve karşılıklı yardım yükümlülüğünü de düzenler.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 185Kaynağı aç
Madde 185- Evlenmeyle eşler arasında evlilik birliği kurulmuş olur. Eşler, bu birliğin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak ve çocukların bakımına, eğitim ve gözetimine beraberce özen göstermekle yükümlüdürler. Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar. II. Konutun seçimi, birliğin yönetimi ve giderlere katılma

186. maddeye göre konut ortak iradeyle seçilir ve birlik eşler tarafından birlikte yönetilir. Giderlere katılma da eşit pay değil, her eşin gücü oranında emek ve malvarlığı katkısı olarak düzenlenmiştir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 186Kaynağı aç
Madde 186- Eşler oturacakları konutu birlikte seçerler. Birliği eşler beraberce yönetirler. Eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar. III. Kadının soyadı

322. madde ana, baba ve çocuğu; ailenin huzuru ve bütünlüğü için yardımlaşma, saygı, anlayış ve aile onurunu gözetme yükümlülüğü altına alır. 327. madde, çocuğun bakım, eğitim ve korunması için gerekli giderlerin ana ve baba tarafından karşılanacağını belirtir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 322Kaynağı aç
Madde 322- Ana, baba ve çocuk, ailenin huzur ve bütünlüğünün gerektirdiği şekilde birbirlerine yardım etmek, saygı ve anlayış göstermek ve aile onurunu gözetmekle yükümlüdürler. C. Çocuk ile kişisel ilişki I. Ana ve baba ile 1. Kural
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 327Kaynağı aç
Madde 327- Çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderler ana ve baba tarafından karşılanır. Ana ve baba, yoksul oldukları veya çocuğun özel durumu olağanüstü harcamalar yapılmasını gerektirdiği takdirde ya da olağan dışı herhangi bir sebebin varlığı hâlinde, hâkimin izniyle çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar sarfedebilirler. II. Süresi

Zina

161. madde, eşlerden birinin zinasını diğer eş için boşanma davası açma hakkı hâline getirir. Hak, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ayın ve her hâlde zina tarihinden itibaren beş yılın dolmasıyla düşer.

Zina sebebini affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Hayata kast, pek kötü davranış ve ağır onur kırıcı davranış

162. madde üç ayrı sebebi bir arada düzenler: diğer eşin hayatına kastetmesi, ona pek kötü davranması veya ağır derecede onurunu kıracak biçimde davranması. Bu hâllerden biri varsa eş boşanma davası açabilir.

Dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Sebebi affeden tarafın dava hakkı yoktur. Affın biçimi ve ispatı bu metinde düzenlenmemiştir.

Küçük düşürücü suç ve haysiyetsiz hayat

163. maddeye göre eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş her zaman boşanma davası açabilir.

Terk ve ortak konuta dönmeme

164. maddede terk, yükümlülüklerden kaçma amacıyla diğer eşi bırakmak veya haklı sebep bulunmaksızın ortak konuta dönmemektir. Ayrılık en az altı ay sürmüş ve sürmekte olmalı; istenen hâkim veya noter ihtarı da sonuçsuz kalmalıdır.

Evi fiilen terk eden kişiyle sınırlı bir düzenleme söz konusu değildir. Diğer eşi ortak konuttan ayrılmaya zorlayan veya haklı sebep olmaksızın dönüşünü engelleyen eş de terk etmiş kabul edilir.

İhtar, davaya hakkı olan eşin istemiyle ve işin esası incelenmeden yapılır. Terk eden eşe iki ay içinde dönmesi gerektiği ve dönmemesinin doğuracağı sonuçlar bildirilir. Gerekirse bildirim ilân yoluyla yapılır.

İhtar, maddede ayrılık için öngörülen en az altı aylık belirli sürenin dördüncü ayı dolmadan istenemez. İhtardan sonra iki ay geçmeden de terk nedeniyle boşanma davası açılamaz.

Akıl hastalığı

165. madde, akıl hastalığını kusur diye adlandırmadan ayrı bir dava sebebi olarak düzenler. Hastalık yüzünden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelmiş olmalı ve iyileşme olanağının bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla saptanmalıdır.

Birliğin temelinden sarsılması ve ağır kusur itirazı

166. maddenin birinci fıkrası, ortak hayatın sürdürülmesinin eşlerden beklenemeyeceği ölçüde birliğin temelinden sarsılmasını boşanma sebebi sayar. Bu fıkrada dava açmak, davacının kusursuz veya daha az kusurlu olması şartına bağlanmamıştır.

İkinci fıkraya göre davacının kusuru daha ağırsa davalı davaya itiraz edebilir. İtirazın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olması ve birliğin sürmesinde davalı ile çocuklar yönünden korunmaya değer yarar kalmaması birlikte gerçekleşirse boşanmaya karar verilebilir.

Birlikte başvuru ve davanın kabulü

Evlilik en az bir yıl sürmüşse eşlerin birlikte başvurması veya birinin diğerinin davasını kabul etmesi, birliğin temelinden sarsılmış sayılması sonucunu doğurur. Hâkim tarafları bizzat dinlemeli, iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmeli ve malî sonuçlar ile çocuklara ilişkin düzenlemeyi uygun bulmalıdır.

Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatini gözeterek anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişiklikler taraflarca da kabul edilirse boşanmaya hükmolunur.

Birlikte başvuru veya davanın kabulü hâlinde, tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı yolundaki hüküm uygulanmaz.

Ret kararından sonra ortak hayatın kurulamaması

Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

Zina ne kadar sürede dava edilebilir?

Hak, zinanın öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde eylemden itibaren beş yıl geçmekle düşer. Sebebi affeden eş dava açamaz.

Ağır onur kırıcı davranışta af dava hakkını kaldırır mı?

Evet. 162. maddedeki sebeplerden birini affeden eşin dava hakkı yoktur. Hak ayrıca öğrenmeden itibaren altı ay ve sebebin doğumundan itibaren beş yıl geçince düşer.

Terk ihtarı en erken ne zaman istenir?

En az altı aylık ayrılık süresinin dördüncü ayı bitmeden ihtar istenemez. İhtardan sonra iki ay dolmadan dava da açılamaz; ayrılığın sürmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması gerekir.

Davacının kusuru daha ağırsa itiraz boşanmayı engeller mi?

Daha ağır kusur, davalıya itiraz hakkı verir. İtiraz hakkın kötüye kullanılması sayılıyor ve birliğin devamında davalı ile çocuklar için korunmaya değer yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.

Bir yıllık evlilikte birlikte başvuru yeterli midir?

Birlikte başvuru veya davanın kabulü, en az bir yıllık evlilikte birliğin sarsılmış sayılmasını sağlar. Hâkimin bizzat dinlemesi, serbest iradeye kanaat getirmesi ve malî sonuçlar ile çocuk düzenlemesini uygun bulması ayrıca şarttır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu