Evlilik birliğinin boşanma yoluyla sona ermesi durumunda mahkeme; eşlerin mali hakları ile ortak çocukların geleceğine ilişkin fer'i nitelikteki talepleri karara bağlar. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu çerçevesinde boşanmanın sonuçları maddi tazminat, manevi tazminat, yoksulluk nafakası, ortak çocukların velayeti, çocukla kişisel ilişki kurulması ve iştirak nafakası başlıkları altında düzenlenmektedir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 174Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 175Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 182Kaynağı aç
Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat Talepleri
Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zarar gören kusursuz ya da daha az kusurlu eş, kusurlu olan diğer eşten uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Boşanmaya yol açan olaylar sebebiyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş ise aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince kusurlu eşten manevi tazminat talebinde bulunma hakkına sahiptir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2023/9268 Esas ve 2024/7794 Karar sayılı ilamına konu uyuşmazlıkta; eşine müstakil bir konut temin etmeyip ailesi ile birlikte yaşatan ve cinsel ilişkiyi sağlayamayan erkeğin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında tam kusurlu olduğu, kadının maddi desteği yitirmesi ile menfaatlerinin zedelendiği ve kişilik haklarının ihlal edildiği yönündeki bölge adliye mahkemesi kabulü dosya kapsamına ve toplanan delillere uygun bulunarak onanmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/9268, K. 2024/7794Kaynağı aç
Maddi tazminat istemi toptan ödenebileceği gibi taksitler halinde ödenmesine de hükmedilebilir. Manevi tazminatın taksitle ödenmesi ise mümkün olmayıp tek seferde ve bütün olarak ifası şarttır. Taksit biçiminde kararlaştırılan maddi tazminat, alacaklı eşin yeniden evlenmesiyle veya eşlerden birinin ölümü halinde kendiliğinden ortadan kalkar. Tazminat alacaklısının resmi nikah olmaksızın fiilen evli gibi yaşaması, haysiyetsiz hayat sürmesi veya yoksulluğun son bulması durumlarında ise tazminat mahkeme kararı ile kaldırılabilir.
Yoksulluk Nafakası Şartları ve Sona Erme Nedenleri
Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi uyarınca boşanma neticesinde yoksulluğa düşecek eş, boşanmadaki kusuru diğer taraftan daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir; nafaka yükümlüsünün kusurlu olması aranmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu yerleşik içtihatlarında; yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür ve eğitim gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri bulunmayan kişilerin yoksulluğa düşmüş veya düşecek sayılması gerektiği değerlendirilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2023/9268 Esas ve 2024/7794 Karar sayılı onama ilamında, dava açılması ile ayrı yaşamaya hak kazanan, çalışmayan ve sürekli ile düzenli bir geliri bulunmayan eş lehine, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet ilkesi gözetilerek tedbir ve yoksulluk nafakası takdir edilmesine ilişkin mahkeme değerlendirmesi usul ve yasaya uygun görülmüştür.
Hükmedilen yoksulluk nafakası, nafakayı alan eşin yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin vefatı durumunda kendiliğinden düşer. Alacaklı eşin evlenme akdi olmadan fiilen biriyle evliymiş gibi yaşaması, haysiyetsiz hayat sürmesi ya da nafaka alacaklısının yoksulluk durumunun ortadan kalkması durumunda ise mahkeme kararıyla nafaka kaldırılır.
Velayet Düzenlemesi, Kişisel İlişki ve İştirak Nafakası
Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkeme, boşanma veya ayrılığa karar verirken olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten ve çocuk vesayet altında ise vasinin ve vesayet makamının düşüncesini aldıktan sonra ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini düzenler. Boşanma sonrasında hâkim çocuğun üstün yararını gözeterek velayet hakkına sahip olacak eşi belirler; velayet tek bir tarafa bırakılabileceği gibi ortak velayet şeklinde de kullanılabilmektedir.
Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkeme kararında, çocukla kişisel ilişki kurulmasına dair düzenlemenin gereklerinin yerine getirilmemesi halinde çocuğun menfaatine aykırı olmamak koşuluyla velayetin değiştirilebileceğini taraflara açıkça ihtar eder. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2022/10960 Esas ve 2023/2228 Karar sayılı onama ilamına konu uyuşmazlıkta da belirtildiği üzere idrak çağındaki çocuğun velayet ve kişisel ilişki düzenlemesinde görüşünün sorulması ve uzman incelemesi yapılması eksikliği giderilmesi gereken bir husus olarak değerlendirilmektedir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/10960, K. 2023/2228Kaynağı aç
Velayetin icrası kendisine bırakılmayan eş ile müşterek çocuk arasında sağlık, eğitim ve ahlaki gelişim yararları korunarak kişisel ilişki kurulur. Velayeti almayan taraf, çocuğun bakım ve yetiştirilme masraflarına ekonomik olanakları ölçüsünde katılmakla yükümlüdür; bu yükümlülük iştirak nafakasıdır. Talep edilmesi halinde hakim, bu katkının sonraki yıllarda tarafların sosyal ve iktisadi vaziyetlerine uygun biçimde ne miktarda ödeneceğini tayin edebilir. Çocuğun kişisel ilişkisinin değiştirilmesi, genişletilmesi ya da sonlandırılması boşanma sonrasında ayrı bir dava konusu yapılabilir.
Boşanma Yargılamasında Görev, Yetki ve Usul Kuralları
Boşanma istemli davalarda görevli mahkeme çekişmeli ve anlaşmalı ayrımı olmaksızın Aile Mahkemesidir. Çekişmeli boşanma davasında yetkili mahkeme; davacı tarafın yerleşim yeri mahkemesi, davalı tarafın yerleşim yeri mahkemesi veya eşlerin davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yerdeki aile mahkemesidir.
Evliliğin anlaşmalı olarak sona erdirilebilmesi için birliğin en az bir yıl sürmüş bulunması, eşlerin mahkemeye birlikte başvuruda bulunması veya açılan davanın diğeri tarafından kabul edilmesi aranır. Yargılamayı yürüten hakimin eşleri bizzat huzurda dinleyerek iradelerini hür biçimde açıkladıklarını saptaması ve taraflarca hazırlanan mali sonuçlar ile çocukların durumuna yönelik düzenlemeleri tasdik etmesi şarttır.
Tazminat ve yoksulluk nafakası istemleri boşanmanın fer'ileri olduğundan dolayı boşanma hükmü kesinleşene kadar yargılama aşamasında her an mahkemeye sunulabilir ve bu tür istemler iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında sayılmaz. Dava sürerken ileri sürülmemiş olan yoksulluk nafakası ile maddi ve manevi tazminat hakları boşanmanın kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir dava ile istenmelidir; bu sürenin geçmesiyle dava hakkı zamanaşımına uğrar. Kesinleşme sonrasında bağımsız olarak yöneltilecek yoksulluk nafakası davasında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
Düğün Ziynetlerinin İadesi, Mal Rejimi ve İddet Süresi
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1038 Esas ve 2021/458 Karar sayılı ilamında; aksine bir anlaşma ya da örf ve adet kuralı bulunmadığı takdirde düğünde takılan ziynet eşyası ve paraların kime takılırsa takılsın kadına bağışlanmış ve onun kişisel malı sayılacağı, aksine örf ve adetin ispat yükünün bunu iddia edene düştüğü kabul edilmiştir. Bununla birlikte Yargıtay kararlarında, erkeğe takılan ziynet eşyalarından kadına özgü nitelik taşımayanların erkeğe ait sayılabileceği yönünde farklı değerlendirmelere de yer verilmektedir. İncelenen somut uyuşmazlıklarda, ziynetlerin geri istenmemek üzere verildiği veya rıza ile harcandığı ispatlanamadığı sürece bunları elinde bulunduran eş yönünden iade borcu devam etmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1038, K. 2021/458Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/9259, K. 2025/1648Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/10041, K. 2025/3216Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2023/9268 Esas ve 2024/7794 Karar sayılı ilamına konu dosyada, düğünde takılan nakit paranın düğün harcamaları için kullanıldığının davalı tarafça cevap dilekçesinde ikrar edilmesi üzerine söz konusu takı parasına ilişkin istem ispatlanmış kabul edilmiştir. Eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi ise boşanmadan ayrı bir dava niteliğinde olup bu davanın mahkemece incelenip karara bağlanabilmesi için boşanma davası bekletici mesele yapılmaktadır.
Boşanan kadının yeniden evlenebilmesi kural olarak boşanma kararının kesinleşmesinden başlayarak üç yüz günlük bekleme süresinin geçmesine bağlıdır. Kadının gebe olmadığını tevsik eden sağlık raporunun sunulması halinde söz konusu üç yüz günlük bekleme süresi sona erer.
Boşanmada kusurlu olan eş nafaka ödemekle yükümlü müdür?
Yoksulluk nafakası talep eden tarafın kusurunun daha ağır olmaması yeterli olup nafaka ödeyecek olan yükümlünün kusurlu olup olmadığı şartı aranmamaktadır.
Boşanma kesinleştikten sonra tazminat istenebilir mi?
Boşanma davasında ileri sürülmeyen maddi ve manevi tazminat talepleri, boşanma kararının kesinleşme tarihinden itibaren bir yıl içinde ayrı bir dava açılarak ileri sürülebilir.
Manevi tazminat taksitle ödenebilir mi?
Maddi tazminatın taksitle ödenmesine karar verilebilmesine karşılık manevi tazminat borcunun taksitlendirilmesi mümkün değildir; defaten ve bütün olarak ödenmesi zorunludur.
Düğün takıları boşanma sonrasında iade edilmek zorunda mıdır?
Aksine bir anlaşma veya yerel örf bulunmadıkça takıların kadına bağışlanmış sayılacağı yönünde yerleşik ilke bulunmakla birlikte, erkeğe takılan ve kadına özgü olmayan ziynetlerin erkeğe ait kabul edilebileceğine ilişkin uygulamalar da mevcuttur. Ziynetlerin geri verilmemek üzere verildiği veya rıza ile harcandığı kanıtlanamadıkça bunları elinde tutan taraf iade ile yükümlüdür.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

