Dava Aşamasında Tedbiren Kişisel İlişki Kurulması
Boşanma veya ayrılık davasının açılmasıyla birlikte mahkeme, Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesi uyarınca yargılama süresince eşlerin barınma, geçim ve mal yönetimi ile müşterek çocukların bakım ve gözetimine yönelik geçici tedbirleri kendiliğinden karara bağlar. Bu kapsamda hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek dava sürecinde velayeti geçici olarak alamayan ebeveyn ile çocuk arasında tedbiren kişisel ilişki tesisine karar verebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 169Kaynağı aç
Dava sürerken hâkimler geçici olarak kişisel ilişki tesisine karar verirken pedagog veya psikolog gibi uzmanların değerlendirmelerine başvurabilmektedir. Yargılamanın sonunda ise hâkim, toplanan delilleri ve dosyaya giren uzman raporunu birlikte değerlendirerek kişisel ilişkiye dair nihai kararını tesis eder.
Yaş Faktörü ve Çocuğun Görüşünün Alınması
Küçük yaştaki çocukların anne bakım ve şefkatine gereksinim duyması sebebiyle, dava sürerken özellikle bir ila üç yaş aralığında bulunan çocukların babayla yatısız şekilde görüştürülmesi esastır. Çocuğun yaşı ve anne bakımına muhtaç olma durumu, geçici görüşme düzeninin belirlenmesinde temel alınır.
Kişisel ilişki düzenlemesi yapılırken idrak yeteneğine sahip olan çocuğun bizzat ifade ettiği görüş ve beyanlarına mahkeme tarafından ağırlık verilir. Çocuğun kendi his ve düşüncelerini aktarabilme yetisi, kurulacak ilişkinin şeklini belirlemede önemli bir etkendir.
Kişisel İlişkinin Sınırlandırılması ve Denetimli Görüşme
Şiddet, istismar, bağımlılık veya psikolojik sağlık sorunları gibi durumlar nedeniyle çocuğun zarar görme riski söz konusuysa kişisel ilişki hakkı sınırlandırılabilir. Suç işlenmesi ya da bağımlılık sabıkası bulunması gibi riskli hallerde ise çocukla görüşmenin uzman psikologlar veya sosyal hizmet uzmanları eşliğinde denetimli olarak yürütülmesine karar verilebilir.
Nihai Kararda Kişisel İlişki ve Velayet İhtarı
Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirken Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, olanak bulundukça anne ve babayı dinleyip çocuk vesayet altındaysa vasi ve vesayet makamının görüşünü aldıktan sonra tarafların haklarını ve çocukla kurulacak kişisel ilişkileri belirler. Aynı maddenin üçüncü fıkrası gereğince velayeti almayan tarafın çocukla ilişkisinde çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 182Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu'nun 182. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkeme kararında, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi durumunda çocuğun menfaatine aykırı olmamak şartıyla velayetin değiştirilebileceğini açıkça ihtar eder.
Boşanma sonrasında taraflardan birinin yeniden evlenmesi, başka bir yere gitmesi ya da ölümü gibi yeni olguların zorunlu kılması hâlinde hâkim, Türk Medeni Kanunu'nun 183. maddesi doğrultusunda kendiliğinden veya anne ya da babanın istemi üzerine duruma uygun yeni önlemleri alır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 183Kaynağı aç
Boşanma davası açıldığında çocukla kişisel ilişki için talep şart mıdır?
Hayır, Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesi kapsamında hâkim, davanın devamı süresince çocukların bakım ve korunmasına yönelik tedbirleri talep olmasa dahi kendiliğinden almakla yükümlüdür.
Kişisel ilişki kararına uyulmaması velayeti nasıl etkiler?
Mahkeme, kişisel ilişki düzenlemesinin gereğinin yerine getirilmemesi halinde, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin değiştirilebileceğini kararında ihtar eder.
Ebeveynin başka bir yere taşınması kişisel ilişki kararını değiştirir mi?
Ebeveynlerden birinin başka bir yere gitmesi, evlenmesi veya ölümü gibi yeni durumların zorunlu kılması halinde mahkeme kendiliğinden veya talep üzerine gerekli önlemleri alır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

