Mirasbırakanın diğer mirasçıları miras hakkından mahrum bırakmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği bir taşınmazı tapuda satış gibi göstererek çocuğuna devretmesi muris muvazaası niteliğindedir. Bu tür devirlerde görünürdeki satış sözleşmesi muvazaa nedeniyle, gizli bağış sözleşmesi ise resmi şekil noksanlığı sebebiyle geçersiz sayılır ve miras hakkı çiğnenen mirasçılar tapu iptali ve tescil davası açarak taşınmazın tescilini talep edebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1251, K. 2020/673Kaynağı aç
Mirasbırakanın Muvazaalı Taşınmaz Satışı ve Geçersizlik Sebepleri
Mirasbırakan, diğer mirasçıları miras payından yoksun bırakmak gayesiyle gerçek iradesini gizleyerek tapu memuru huzurunda taşınmazını satmış gibi devredebilir. Türk Medeni Kanunu'nun 706. maddesi gereğince taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerliliği resmi şekilde düzenlenmelerine bağlıdır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 706Kaynağı aç
Bu işlemlerde tapuda beyan edilen görünürdeki satış sözleşmesi tarafların gerçek iradelerini yansıtmadığı için muvazaalıdır. Mirasbırakanın asıl iradesi olan gizli bağış sözleşmesi ise Türk Medeni Kanunu'nun 706., Türk Borçlar Kanunu'nun 237. ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde emredilen resmi şekil koşulundan yoksun bulunduğu için hukuken geçerlilik kazanmaz.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/10615, K. 2022/1489Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 237Kaynağı aç
2644 sayılı TAPU KANUNU m. 26Kaynağı aç
Mirasçıların Dava Ehliyeti ve Mirasın İntikali
Türk Medeni Kanunu'nun 599. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak kanun gereğince kazanırlar.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 599Kaynağı aç
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı Kararı çerçevesinde; mirasbırakanın mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla tapulu taşınmazını tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstermesi durumunda, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açabilir. Mirasçılar, görünürdeki resmi satış sözleşmesinin muvazaa nedeniyle ve gizli bağışın şekil noksanlığı sebebiyle geçersizliğini ileri sürerek tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Muris Muvazaasında Mal Kaçırma Amacı ve Mirasbırakanın Kastı
Muris muvazaasının varlığından söz edilebilmesi için mirasbırakanın temliki gerçekleştirirken asıl irade ve amacının mirasçılarından mal kaçırmak olması zorunludur. Mirasbırakanın diğer mirasçılardan mal kaçırma kastının bulunmadığı hallerde 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın uygulama alanı bulunmamaktadır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2021/10615 Esas ve 2022/1489 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, mirasbırakanın asıl amacının mal kaçırmak olmayıp taşınmazlarını çocukları arasında paylaştırma kastı taşıdığı veya mal kaçırma amacının bulunmadığı durumlarda muris muvazaası iddiası sabit kabul edilemez ve açılan dava reddedilir.
İspat Yükü, Murisin İradesinin Tespiti ve Deliller
Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, mirasbırakan tarafından yapılan temlikin muvazaalı olduğunu ve terekeden mal kaçırma amacıyla gerçekleştirildiğini ispat yükü davacı tarafa aittir. Murisin gerçek iradesinin mirasçılardan mal kaçırmak olduğunu bu hususu ileri süren taraf kanıtlamak zorundadır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
Muvazaa iddiasıyla dava açan mirasçılar, mirasbırakan ile davalı arasındaki temlik sözleşmesine göre üçüncü kişi konumundadır. Bu sebeple davacı mirasçılar muvazaa iddiasını tanık dahil olmak üzere her türlü delille kanıtlayabilirler.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/1251 Esas ve 2020/673 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere; mirasbırakanın asıl irade ve amacının tespiti için yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, murisin sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalının alım gücü, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark ve taraflar ile muris arasındaki beşeri ilişkiler bir bütün olarak değerlendirilir.
Zamanaşımı Bulunmaması ve Dürüstlük Kuralı
Muris muvazaasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davalarında herhangi bir zamanaşımı süresi bulunmamaktadır. Muvazaalı işlem aradan ne kadar süre geçerse geçsin geçerlilik kazanamaz.
Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi gereğince herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır ve bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Muris muvazaası davalarının temel amacı miras hakkının korunması olduğundan, işlemin üzerinden uzun yıllar geçmiş olması veya mirasçıların uzun süre sessiz kalması davayı dürüstlük kuralına aykırı kılmaz ve hak kaybı doğurmaz. Mirasbırakanın ölümünden sonra geçen süre ne kadar uzun olursa olsun muvazaalı devre karşı dava açılabilir; dürüstlük kuralı muvazaalı tasarrufun zamanın geçmesiyle geçerli kabul edilmesine dayanak yapılamaz.
Sağlararası Karşılıksız Kazandırmalar ve Mirasta Denkleştirme
Mirasbırakanın sağlığında mirasçılarına yönelik karşılıksız kazandırmaları mirasta denkleştirme kuralları çerçevesinde değerlendirilir. Türk Medeni Kanunu'nun 669. maddesi gereğince yasal mirasçılar, miras paylarına mahsuben kendilerine intikal ettirilen ivazsız devirleri, tereke içinde denkleştirmeyi sağlamak gayesiyle iade etmekle birbirlerine karşı yükümlü kılınmıştır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 669Kaynağı aç
Mirasbırakan tarafından altsoya malvarlığı aktarılması, borçtan kurtarılması veya kuruluş sermayesi ile çeyiz verilmesi niteliğindeki karşılıksız tasarruflar, murisin bu yönde aksi bir iradesi açıkça bulunmadığı sürece kanun gereği denkleştirmeye tabi tutulur.
Muris muvazaası davasında herhangi bir zamanaşımı süresi var mıdır?
Muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davalarında herhangi bir zamanaşımı süresi uygulanmaz; muvazaalı devir aradan ne kadar süre geçerse geçsin geçerlilik kazanamaz.
Mirasbırakanın satışından sonra uzun süre sessiz kalınması dava açmayı engeller mi?
Mirasbırakanın vefatından sonra uzun yıllar geçmiş olması veya mirasçıların uzun süre sessiz kalması dürüstlük kuralına aykırılık oluşturmaz ve dava açma hakkını düşürmez.
Mirasbırakanın taşınmazı paylaştırma amacıyla devretmesi muris muvazaası oluşturur mu?
Mirasbırakanın asıl amacının mal kaçırmak olmayıp taşınmazlarını çocukları arasında paylaştırma kastı taşıdığı veya mal kaçırma amacının bulunmadığı durumlarda muris muvazaası iddiası sabit kabul edilmez ve dava reddedilir.
Babamın kardeşime yaptığı tapu devrinin muvazaalı olduğunu nasıl ispat edebilirim?
İşlemin tarafı olmayan mirasçılar üçüncü kişi konumunda bulunduğundan mirasçıdan mal kaçırma kastını ve muvazaayı tanık dahil her türlü yasal delille kanıtlayabilirler.
Mirasbırakanın çocuğuna karşılıksız yaptığı kazandırmalar geri istenir mi?
Türk Medeni Kanunu'nun 669. maddesi gereğince mirasbırakanın altsoyuna karşılık almaksızın yaptığı kazandırmalar, aksi açıkça belirtilmedikçe denkleştirmeyi sağlamak amacıyla terekeye iadeye tabidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

