Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde Tapu Devrinin Niteliği
Arsa payı karşılığı inşaat ilişkilerinde yüklenici, arsa payını ancak yapıyı sözleşme koşullarına, onaylı projeye ve teknik şartlara uygun biçimde meydana getirdiğinde hak edebilir; bu doğrultuda pay devri yüklenicinin üstlendiği eseri üretme borcunun ivazını teşkil eder. Sözleşmenin kurulmasının ardından tapu sicilinde yüklenici adına satış gösterilerek gerçekleştirilen arsa payı veya taşınmaz temlikleri gerçek bir satış işlemi niteliğinde olmayıp, arsa sahibinin sözleşmesel pay devir borcunun ifası mahiyetindedir. Temerrüt, fesih ve tapu iptali gibi uyuşmazlıklarda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ila 486. maddelerinde yer alan eser sözleşmesi hükümlerinden yararlanılmaktadır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/1237, K. 2022/1173Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/4527, K. 2024/796Kaynağı aç
Arsa sahibince yükleniciye inşaata başlanmadan önce, yapım sürecinde ya da iş bittikten sonra tapuda devredilen paylar, yükleniciye finansman temini gayesiyle sunulan avans niteliğini taşır. Avans mahiyetindeki bu devirler uygulamada çoğunlukla yüklenicinin edimini ifa etmesi şartına bağlı işlemler olarak değerlendirildiğinden, yüklenicinin sözleşmesel borçlarını yerine getirmemesi durumunda arsa sahibi tarafından devredilen tapuların geri verilmesi talep edilebilmektedir.
Aşamalı Tapu Devri ve Hukuki Güvenceler
Aşamalı tapu devri sisteminde arsa payı mülkiyeti inşaatın fiziki ilerleme seviyesine paralel olarak devredilir. Uygulamada su basman seviyesinin tamamlanması, kaba inşaatın bitirilmesi, ince işlerin ikmali ve iskânın temin edilmesi gibi aşamalara bağlı kalınarak belirli oranlarda arsa payı devri yapılır.
Yüklenicinin sözleşmeye aykırı davranması veya projeyi tamamlamaması durumunda, aşamalı devir uyarınca henüz devredilmemiş tapular arsa sahibinin üzerinde kalmaya devam eder. Henüz devri yapılmamış payların arsa sahibinde kalması, meydana gelebilecek zararların sınırlandırılmasında koruyucu güvence teşkil eder.
Müteahhide Verilen Vekâletnamenin Sınırları ve Doğurabileceği Davalar
Yükleniciye tanınan temsil yetkileri arsa sahipleri açısından çeşitli hukuki riskler barındırabilir. Sözleşmede öngörülmeyen bağımsız bölümlerin devredilmesi, arsa sahibinin bilgisi dışında satış gerçekleştirilmesi, taşınmaz üzerinde ipotek tesis edilmesi veya temsil yetkisinin amacına aykırı kullanılması vekâlet görevinin kötüye kullanılması iddiasıyla tapu iptal ve tescil davalarına yol açabilir.
Vekâlet görevinin kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla satış yetkisi sınırlandırılabilir, yetki yalnızca belirli bağımsız bölümlere özgülenebilir, taşınmaz üzerinde ipotek tesis etme yetkisi vekâletnameden kaldırılabilir, birlikte imza şartı getirilebilir veya belirli işlemler bakımından arsa sahibinin onayı aranabilir.
Sözleşmenin Şerhi, Üçüncü Kişilerin Durumu ve Yolsuz Tescil
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan haklar kural olarak şahsi hak niteliğinde bulunmakla birlikte, tapu siciline şerh edilmesi durumunda bu haklar belirli ölçüde üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilir. Sözleşmenin tapuya şerh edilmesiyle birlikte üçüncü kişilerin iyi niyet iddiaları daha sınırlı değerlendirilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi uyarınca tapu kütüğündeki tescile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu edinimi korunur. Buna karşılık, henüz inşası tamamlanmamış projelerden bağımsız bölüm edinen kişilerin her durumda tapu siciline güven ilkesinden yararlanamayabileceği değerlendirilmektedir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 1023Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin E. 2021/1237, K. 2022/1173 sayılı kararında belirtildiği üzere, yüklenicinin inşaatı sözleşmeye, projeye ve imara uygun biçimde eksiksiz tamamlayıp arsa sahiplerine teslim etmemesi durumunda, gerek yüklenici gerekse ondan pay devralan üçüncü kişiler adına kayıtlı tapular illiyet bağından yoksun kalarak yolsuz tescile dönüşür. Yükleniciden pay devralan veya avans devredilen taşınmaz üzerinde kredi sözleşmesi uyarınca ipotek hakkı edinen üçüncü kişiler, haklarının inşaatın usulüne uygun tamamlanmasına bağlı olduğunu bilmek zorunda olduklarından Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesindeki iyi niyet korumasından yararlanamazlar.
Kredi veren bankalar basiretli tacir sıfatıyla tapunun intikal gerekçesini araştırmak ve devrin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayandığını öğrenebilecek durumda olmakla yükümlüdür. Bu sebeple yükleniciye devredilen avans pay üzerine ipotek koyduran bankalar Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesine dayanamazlar. Benzer şekilde Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin E. 2022/1357, K. 2023/1191 sayılı kararında ifade edildiği üzere, yükleniciye avans niteliğinde verilen arsa payı üzerinde yüklenicinin kredi borcu nedeniyle haciz tesis ettiren alacaklılar da edimin usulüne uygun tamamlanmasına bağlı olunduğunu bilmek durumunda olduklarından iyi niyet iddiasında bulunamazlar.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/1357, K. 2023/1191Kaynağı aç
Fesih, Cebri Tescil ve Hukuki Talepler
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin E. 2022/4527, K. 2024/796 sayılı kararındaki çoğunluk gerekçesinde, yüklenicinin temerrüdü ve inşaat seviyesinin yüzde 90'ın altında kalması halinde sözleşmenin geriye etkili feshi koşullarının oluştuğu kabul edilmiştir. Söz konusu kararda, yüklenicinin temerrüdü sebebiyle edimini ifa etmediği durumlarda yükleniciden bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişiler ile taşınmazda ipotek tesis edenlerin iyi niyetle kazanım iddialarının korunamayacağı, bu payların iptaliyle ipoteğin terkin edileceği sonucuna varılmıştır. Buna karşılık kararın karşı oyunda, yükleniciden pay edinen veya ipotek alan iyi niyetli üçüncü kişilerin Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesindeki tapuya güven ilkesi uyarınca kazanımlarının korunması gerektiği belirtilerek farklı bir yaklaşım ortaya konulmuştur.
Yüklenicinin projeyi tamamlamaması veya inşaatı yarım bırakması hallerinde sözleşmenin feshi talebiyle birlikte tapuların geri alınması, üçüncü kişilere yapılan satışların durumu ve tarafların karşılıklı alacak ilişkileri mahkemece birlikte incelenir. Bununla birlikte tapuların üçüncü kişilere devredilmiş bulunması, taşınmaz üzerinde ipotek bulunması veya kat irtifakı ya da kat mülkiyetinin kurulmuş olması mülkiyetin geri alınması sürecini daha karmaşık hale getirebilir.
Yüklenicinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesine karşın arsa sahibinin tapu devrinden kaçınması durumunda yüklenici mahkeme kararıyla tescil talepli cebri tescil davası açabilir. Bu davada sözleşmenin geçerliliği, yapının fiziki tamamlanma seviyesi ve yüklenicinin edimini gereği gibi yerine getirip getirmediği değerlendirilir.
Taşınmazın haksız şekilde devredilmesi, üçüncü kişilere satış yapılması veya projenin yarım kalması gibi hallerde ortaya çıkan maddi zararlar bakımından tazminat talep edilebileceği gibi, sözleşmede kararlaştırılmış olması kaydıyla taraflarca cezai şart alacağı da talep edilebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
İnşaat bitmeden yükleniciye devredilen tapular arsa sahibi tarafından geri istenebilir mi?
İnşaat tamamlanmadan yükleniciye devredilen paylar finansman sağlamaya yönelik avans niteliğinde olduğundan, yüklenicinin sözleşmesel edimlerini ifa etmemesi durumunda arsa sahibi tapuların iadesini talep edebilir.
Yükleniciden tamamlanmamış inşaattan pay alan üçüncü kişinin tapusu iptal edilebilir mi?
Yüklenicinin inşaatı sözleşmeye ve imara uygun tamamlamaması halinde tapular yolsuz tescile dönüşür; üçüncü kişiler edimin tamamlanmasına bağlı olunduğunu bilmek durumunda kabul edildiklerinden iyi niyet iddiasıyla tapu kaydını koruyamayabilir.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde cebri tescil hangi şartlarda talep edilebilir?
Yüklenicinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesine karşın arsa sahibinin devirden kaçınması durumunda açılır; mahkeme sözleşmenin geçerliliğini, inşaatın tamamlanma seviyesini ve edimin gereği gibi yerine getirilip getirilmediğini değerlendirilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

