Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, yüklenicinin bina yapım işini finansman sağlayarak üstlendiği, arsa malikinin ise yapılacak binadaki belirli bağımsız bölümlerin mülkiyetini devretmeyi taahhüt ettiği iki tipli karma nitelikte bir eser sözleşmesidir. Türk Borçlar Kanunu'nda bağımsız bir sözleşme türü olarak ayrıca düzenlenmeyen bu hukuki ilişkide, inşaat meydana getirme borcu ile taşınmaz payının mülkiyetini devir borcu birleşmektedir. Yapının meydana getirilmesine ilişkin uyuşmazlıklarda Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi kuralları uygulanır. Kanunun 470. maddesi uyarınca eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin ise bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 470Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/1184, K. 2022/624Kaynağı aç
Geçerlilik Şekli ve Tapu Siciline Şerh Usulü
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 706 ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 237 hükümleri uyarınca, taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin ve taşınmaz satışı vaadinin geçerli olabilmesi resmî şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/1184 Esas ve 2022/624 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, resmî biçim koşuluna uyulmaksızın yapılan taşınmaz mülkiyetini nakledici sözleşmeler geçersiz olup kural olarak bu sözleşmelere dayanılarak tescil talebinde bulunulamaz. Noterlik Kanunu hükümleri uyarınca noterlikçe resmî düzenleme şeklinde yapılması zorunlu olan bu sözleşmelerde, tarafların sonradan yapacakları ve sözleşmenin esaslı unsurlarını değiştiren tadil sözleşmeleri de kural olarak asıl sözleşmenin bağlı olduğu resmî şekle uygun düzenlenmelidir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 706Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 237Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu m. 1009 uyarınca arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan haklar tapu kütüğüne şerh edilebilir ve şerh verilmekle taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hak sahiplerine karşı ileri sürülebilir. 2644 sayılı Tapu Kanunu m. 26 düzenlemesine göre, noterler tarafından tanzim edilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri taraflardan birinin talebiyle tapu siciline şerh verilir. Ancak Tapu Kanunu m. 26 uyarınca, tapuya verilen şerhten itibaren beş yıl içinde satış yapılmaz veya irtifak hakkı tesis edilerek tescil sağlanmazsa söz konusu şerh tapu sicil müdürü veya görevlileri tarafından re'sen terkin olunur. Tapu siciline şerh verilmiş olması, yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan inşaat borçlarını bütünüyle yerine getirdiği anlamına gelmemektedir.
2644 sayılı TAPU KANUNU m. 26Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 1009Kaynağı aç
Yüklenicinin Borçları ve Arsa Sahibinin Hakları
Yüklenici, üstlendiği yapıyı yalnızca fiziki olarak tamamlamakla yükümlü olmayıp inşaatı sözleşmeye, teknik şartnameye, onaylı projeye, yapı ruhsatına ve yürürlükteki yapı kurallarına uygun biçimde meydana getirmek zorundadır. Yüklenicinin haklı bir gerekçe bulunmaksızın teslim borcunu geciktirmesi durumunda, arsa sahibi gecikmeden doğan zararlarını talep edebilir; taraflar arasında kararlaştırılmış olması kaydıyla cezai şart veya gecikme tazminatı istemlerini ileri sürebilir. Sözleşmelerde arsa paylarının devri tek seferde öngörülebileceği gibi ruhsatın alınması, kaba inşaatın tamamlanması, ince işlerin bitirilmesi ve yapı kullanma izin belgesinin temini gibi kademeli aşamalara da bağlanabilir.
Meydana getirilen yapıda ayıp bulunması hâlinde arsa sahibi, Türk Borçlar Kanunu'nun eser sözleşmesine dair hükümleri çerçevesinde eserin düzeltilmesini, bedelden indirim yapılmasını veya şartları oluştuğunda sözleşmeden dönmeyi tercih edebilir; yüklenicinin kusurlu olduğu hâllerde zararlarının tazminini de isteyebilir. İnşaatta eksik işlerin bulunması durumunda ise arsa sahibi, eksik kalan imalatların tamamlanmasını veya bunların ikmali için gereken gider bedelinin ödenmesini dava yoluyla talep edebilir. Eksik ve ayıplı iş iddialarının varlığı hâlinde mahkemece mahallinde keşif icra edilerek inşaat alanındaki teknik uzman bilirkişilerden rapor alınması gerekmektedir.
Arsa Sahibinin Yükümlülükleri ve Yüklenicinin Hakları
Yüklenicinin inşaat faaliyetine başlayabilmesi ve işi sürdürebilmesi için arsa sahibi, taşınmazı fiilen ve hukuken inşaata elverişli durumda teslim etmekle yükümlüdür. Taşınmazın teslim edilmemesi, üzerinde hukuki engellerin bulunması veya arsa sahibinin şantiyedeki çalışmaları fiilen engellemesi durumunda ortaya çıkan gecikmenin tamamı yükleniciye yüklenemez. Aynı şekilde ruhsat alımı, proje onayı, tapu işlemleri ve ilgili idari süreçlerin yürütülmesinde arsa sahibinin imzası veya katılımı gerekiyorsa arsa sahibi makul iş birliğini sağlamak zorundadır. Arsa sahibinin zorunlu belgeleri imzalamaktan kaçınması nedeniyle inşaatın durması veya aksaması hâlinde bu durum yüklenicinin temerrüt sorumluluğu incelenirken dikkate alınır.
Arsa sahibi, sözleşmenin kurulmasından sonra yüklenicinin projeye uygun imalatlarını keyfî biçimde zorlaştıramaz; şantiyeye girişi engellemek, gerekli onayları vermekten imtina etmek veya tek taraflı olarak sürekli proje değişikliği talep etmek gibi müdahalelerden kaçınmalıdır. Keyfî engellemeler sonucunda inşaat sürecinin uzaması durumunda süre uzatımı ve yüklenicinin zararları bakımından hukuki değerlendirme gündeme gelir. Yüklenici sözleşmeden doğan inşaat edimlerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen arsa sahibi hak edilen bağımsız bölümlerin veya arsa paylarının devrini gerçekleştirmezse, yüklenici mahkemeye başvurarak tapu iptali ve tescil davası yoluyla mülkiyetin adına tescilini isteyebilir.
Maliyet Değişiklikleri ve Sözleşmenin Tasfiyesi
İnşaat piyasasındaki olağan maliyet artışları tek başına yükleniciye sözleşmedeki taahhütlerini değiştirme veya yapıyı eksik bırakma yetkisi vermez. Bununla birlikte sözleşmenin imzalandığı tarihte önceden öngörülemeyen veya öngörülse dahi gerçekleşmesi beklenmeyen olağanüstü koşulların ortaya çıkması durumunda, Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri ile eser sözleşmesine dair kuralları çerçevesinde sözleşmenin uyarlanması talep edilebilir.
Yüklenicinin arsa payı veya bağımsız bölüm tapusuna hak kazanabilmesi, inşaat yükümlülüklerini sözleşmeye uygun şekilde yerine getirme düzeyine bağlıdır. Açılan tapu tescil davalarında yüklenicinin sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirme düzeyi değerlendirilir. Sözleşmenin sona erdirilmesinde tasfiyenin geriye mi yoksa koşullarına göre ileriye etkili mi sonuç doğuracağı hususu; inşaatın gerçekleşme oranı ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak belirlenir.
Üçüncü Kişilere Pay Temliki ve Yolsuz Tescil
Yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca kendisine isabet edecek bağımsız bölümleri üçüncü kişilere devretmesi mümkündür. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/1184 Esas ve 2022/624 Karar sayılı ilamı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 184 uyarınca alacağın devrinin yazılı şekilde yapılması şart olup, yüklenicinin kazanacağı şahsi hakkı yazılı temlik sözleşmesiyle üçüncü kişiye devretmesi durumunda temlik alan kişi tescil talep edebilir. Ancak bu davalarda öncelikle yüklenicinin eseri meydana getirme, teslim ve iskân (oturma) izni alma gibi sözleşmesel borçlarını ifa edip etmediği denetlenir. Türk Borçlar Kanunu m. 188 gereğince arsa sahibi, devri öğrendiği sırada yükleniciye karşı sahip olduğu savunmaları devralan üçüncü kişiye karşı da ileri sürebilir; yüklenici edimini ifa etmeden hakkını devretmişse üçüncü kişi Türk Borçlar Kanunu m. 97 uyarınca kendi borcunu ifa etmeyen arsa sahibini ifaya zorlayamaz. Yapı arsa sahibinin reddedemeyeceği bir aşamaya gelmiş ancak eksik veya ayıplı işler bulunuyorsa, davacı üçüncü kişiye bu eksiklikleri gidermesi veya karşılıklarını para olarak depo etmesi için imkân tanınır. Taraflar arasındaki sözleşmenin noterden feshedilmesi hâlinde ise feshin muvazaalı olup olmadığı ve inşaatın kim tarafından tamamlandığı araştırılarak temlik alan üçüncü kişinin haklarının ihlal edilip edilmediği değerlendirilmelidir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 184Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 188Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 97Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/3217 Esas ve 2022/393 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, inşaat devam ederken arsa sahibince yükleniciye veya yüklenicinin talimatıyla üçüncü kişilere yapılan devirler avans niteliğinde olup bu temlik sonucu adına tescil yapılanlar gerçek mülkiyet hakkını kazanamazlar. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/1237 Esas ve 2022/1173 Karar sayılı kararına göre, yüklenicinin inşaatı mevzuata, projeye ve sözleşmeye uygun şekilde tamamlayıp teslim etmemesi hâlinde yüklenici ve ondan pay devralan üçüncü kişiler adına oluşturulan tapu kayıtları illiyet bağından yoksun kalarak yolsuz tescil niteliğine bürünür. Yükleniciden pay devralanlar veya avans devredilen taşınmaz üzerinde ipotek kuranlar ile kredi sağlayan bankalar; haklarının inşaatın usulüne uygun gerçekleşmesiyle geçerlilik kazanacağını bilmek zorunda olduklarından 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 1023 korumasından yararlanamazlar. Nitekim Türk Medeni Kanunu m. 1024 gereğince bağlayıcı olmayan hukuki işleme dayanan yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişiler tapu kaydına dayanamaz; arsa sahibinin baştan beri var olan sözleşmesel hakkı karşısında tapu iptali ve tescil talebi sözleşme hükümleri doğrultusunda karara bağlanır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/1237, K. 2022/1173Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/3217, K. 2022/393Kaynağı aç
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi adi yazılı şekilde geçerli midir?
Taşınmaz mülkiyetinin naklini amaçlayan sözleşmeler Türk Medeni Kanunu m. 706 ve Türk Borçlar Kanunu m. 237 gereğince resmî şekilde düzenlenmek zorundadır; noterlikçe düzenleme şeklinde yapılmayan sözleşmeler ve bunlara ilişkin esaslı tadiller geçersizdir.
Tapudaki kat karşılığı inşaat şerhi ne kadar süre geçerlidir?
2644 sayılı Tapu Kanunu m. 26 gereğince tapu siciline işlenen şerh tarihinden itibaren beş yıl içinde satış yapılmaz veya irtifak hakkı tescil edilmezse söz konusu şerh tapu görevlileri tarafından re'sen terkin edilir.
Yükleniciden bağımsız bölüm satın alan üçüncü kişi tapuyu doğrudan alabilir mi?
Yükleniciden yazılı temlikle hak devralan üçüncü kişinin tapu alabilmesi, yüklenicinin eseri tamamlama, teslim ve iskân izinlerini alma gibi sözleşmesel edimlerini yerine getirmiş olmasına bağlıdır; arsa sahibi yükleniciye karşı sahip olduğu defileri üçüncü kişiye karşı da ileri sürebilir.
Müteahhit inşaatı yarım bırakırsa devredilen tapular geri alınabilir mi?
İnşaat tamamlanıp teslim edilmediği takdirde yükleniciye veya yüklenicinin yönlendirmesiyle üçüncü kişilere devredilen tapular avans niteliğinde kaldığından yolsuz tescil hâline gelir ve arsa sahibi tarafından tapu iptali ve tescil davasıyla geri istenebilir.
İnşaatın kusurlu veya eksik yapılması durumunda arsa sahibinin hakları nelerdir?
Arsa sahibi ayıplı imalatlarda eserin düzeltilmesini, bedelden indirimi veya dönmeyi talep edebilir; eksik işlerde ise işlerin yüklenici tarafından ikmalini ya da tamamlama giderinin tahsilini isteyebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

