Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, uygulamada kat karşılığı inşaat sözleşmesi olarak da bilinen ve arsa sahibinin arsasının belirli bir payını müteahhide devretmesini, müteahhidin de bu karşılıkta söz konusu arsa üzerinde inşa edeceği bağımsız bölümlerden kararlaştırılan sayısını arsa sahibine teslim etmesini öngören, iki tarafa borç yükleyen, ivazlı ve karma nitelikli bir sözleşmedir. Sözleşme, hem taşınmaz satış vaadini hem de TBK m. 470 anlamındaki eser sözleşmesini bünyesinde barındırır; bu yapısı nedeniyle her iki sözleşme türüne ilişkin hükümler birlikte değerlendirme alanı bulur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da bu sözleşmenin yüklenici yönünden inşaat yapma, arsa sahibi yönünden tapuda pay devri yükümlülüğü içerdiğini ve gayrimenkul satış vaadi ile eser sözleşmesini bünyesinde birleştiren özel bir sözleşme türü olduğunu kabul etmektedir (HGK, E. 2023/703, K. 2024/506).
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 470Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/703, K. 2024/506Kaynağı aç
Geçerlilik Şartı: Resmi Şekil Zorunluluğu
Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması, Türk Medeni Kanunu m. 706 gereğince resmi şekilde düzenlenmiş olmalarına bağlıdır. Aynı doğrultuda, TBK m. 12 uyarınca kanunda öngörülen şekil kural olarak geçerlilik şeklidir ve bu şekle uyulmaksızın kurulan sözleşmeler hüküm doğurmaz. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi de taşınmaz mülkiyetinin devrine yönelik bir taahhüt içerdiğinden TMK m. 706, TBK m. 237, Tapu Kanunu m. 26 ve Noterlik Kanunu m. 60 hükümleri gereğince noterlikçe düzenleme şeklinde yapılması gerektiği kabul edilmektedir; adi yazılı veya sözlü biçimde kurulan sözleşmelerin kural olarak kesin hükümsüz olduğu Yargıtay 6. Hukuk Dairesi kararlarında da teyit edilmektedir (6. HD, E. 2023/2979, K. 2024/340). Paylı mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde sözleşmenin tüm paydaşları bağlayabilmesi için tüm paydaşların sözleşmeyi imzalaması ya da icazet vermesi zorunlu olduğu, tüm paydaşların katılmadığı sözleşmenin geçersiz sayılacağı aynı kararda belirtilmektedir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 706Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 12Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2979, K. 2024/340Kaynağı aç
Sözleşme kurulduktan sonra daire paylaşım oranı veya teslim tarihi gibi temel hükümlerde yapılacak değişikliklerin de aynı resmi şekle uygun biçimde gerçekleştirilmesi gerektiği ifade edilmektedir; şekle tabi bir sözleşmenin değiştirilmesinin kural olarak aynı şekle bağlı olduğu kabul edilmektedir.
Şekle Aykırılığın İstisnaları ve Sonuçları
Şekle aykırı bir sözleşmede tarafların verdikleri edimler sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde geri istenebileceği belirtilmektedir. Müteahhit, resmi sözleşme olmaksızın inşaat yapmışsa yaptığı işin rayiç bedelini talep edebilir; arsa sahibi ise müteahhide arsa payı devretmişse tapunun iptali ve adına tescilini isteyebilir. Şeklen geçersiz sözleşmeye dayanılarak tapu devri istenemeyeceği de aynı bağlamda ileri sürülmektedir.
Müteahhidin inşaatın önemli bir kısmını tamamladığı durumlarda, arsa sahibinin şekil eksikliğine dayanarak geçersizlik iddiasını ileri sürmesi TMK m. 2'deki dürüstlük kuralı uyarınca hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir. Bu yaklaşım sözleşmeyi kendiliğinden geçerli kılmaz; ifa ve tasfiye sürecinde hakkaniyet dengesi ile edim koruması sağlamaya yönelik bir işlev görür.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Tarafların Temel Borçları
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Arsa sahibinin borcu arsayı yükleniciye teslim etmek, yüklenicinin edimini yerine getirmesi üzerine ise kararlaştırılan pay ve bağımsız bölümlerin tapusunu devretmektir. Yüklenicinin temel borcu ise inşaatı sözleşme ve ekleri, tasdikli proje, yapı ruhsatı ve imar mevzuatına uygun olarak tamamlayıp kararlaştırılan süre içinde arsa sahibine teslim etmektir. HGK kararında bu yükümlülük özen borcu kapsamında ele alınmış; yüklenicinin inşaatı sözleşme ve ekleri, tasdikli projesi, yapı ruhsatı ve imara uygun olarak yapıp süresi içinde teslim etmekle yükümlü olduğu vurgulanmıştır (HGK, E. 2023/703, K. 2024/506). Bu süreçte yüklenici ayrıca özen, sadakat ve dürüstlük ilkelerine uymak zorundadır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2015/9708, K. 2018/3902Kaynağı aç
Tapuda yükleniciye devredilen arsa payları, inşaatın finansmanı amacıyla verilmiş avans niteliğinde kabul edilmektedir. Bu nedenle tapudaki devir, gerçek anlamda bir satış değil; sözleşme gereğince arsa sahibinin üstlendiği pay devri ediminin ifasıdır. Yüklenici edimini tam olarak yerine getirdiğinde üçüncü kişilerin satın aldığı pay ve bağımsız bölümlerin tapu devirleri geçerlilik kazanır; aksi hâlde yüklenici ve ondan pay alan üçüncü kişi adına yapılan tescil yolsuz tescil niteliğine dönüşür. Bu yaklaşım Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin oy çokluğuyla verdiği birden fazla kararında benimsenmiştir; ancak söz konusu kararlarda karşı oy yazılmış olduğundan bu konudaki içtihat tartışmalı olmayı sürdürmektedir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/1237, K. 2022/1173Kaynağı aç
Borcun İfa Edilmemesi ve Arsa Sahibinin Hakları
TBK m. 112 uyarınca borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde, borçlu kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının zararını gidermekle yükümlüdür. Müteahhidin yapma borcunu ifa etmemesi durumunda arsa sahibi, TBK m. 113 çerçevesinde masrafı müteahhide ait olmak üzere edimin başkası tarafından ifasına izin verilmesini mahkemeden talep edebilir; her türlü giderim isteme hakkı saklıdır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 112Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 113Kaynağı aç
Arsa sahibi ayrıca müteahhide makul bir süre vererek bu sürede ifa gerçekleşmezse sözleşmeden döneceğini bildirebilir. TBK m. 124 uyarınca borçlunun tutumundan veya içinde bulunduğu durumdan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa, temerrüt nedeniyle ifa alacaklı için yararsız kalmışsa ya da borcun belirli bir sürede ifa edilmemesi hâlinde artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa, ek süre vermeksizin de bu haklardan yararlanılabilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 124Kaynağı aç
İnşaatın Ruhsat ve Projeye Aykırı Olmasının Sonuçları
Teslim iskân koşuluna bağlandığı hâllerde inşaatın ruhsat ve tasdikli projeye aykırı yapılmış olması hukuken geçerli bir teslimatın gerçekleşmediği ve yüklenici temerrüdünün doğduğu sonucunu beraberinde getirebilir. Bu durumda arsa sahibi sözleşmenin feshini isteyebilir. Bununla birlikte feshe karar verilmeden önce mahkemenin, söz konusu aykırılıkların tadilat ruhsatı alınarak ya da ilgili kısımlar yıkılarak giderilmesinin mümkün olup olmadığını araştırması; mümkün olması hâlinde yükleniciye inşaatı yasal hâle getirmesi ve iskân ruhsatı alması için makul bir süre tanıması gerektiği, Yargıtay'ın ilgili içtihadında vurgulanmaktadır. Yükleniciye birden fazla süre tanınmış olduğu ve aradan geçen sürenin aşırı uzun olduğu durumlarda yeniden süre verilmesinin dürüstlük kuralıyla bağdaşmayabileceği somut olayın koşullarına göre değerlendirilebilir.
Yapı kayıt belgesi alınan yapılar bakımından ise Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun oy çokluğuyla verdiği kararında, yapı kayıt belgesinin yapıyı yasal hâle getiren yeni bir hukuki statü kazandırdığı ve yapı kullanma izin belgesine benzer olanaklar sağladığı kabul edilmiştir (HGK, E. 2023/703, K. 2024/506). Bu çoğunluk görüşüne göre yapı kayıt belgesi alınmış bir inşaatta yükleniciye ayrıca iskân ruhsatı alma yükümlülüğü yüklenemez. Buna karşılık HGK içinde azınlık görüşü, yapı kayıt belgesinin yalnızca geçici bir kullanım statüsü sağladığını ve iskân ruhsatının yerini tutmadığını savunmaktadır. Bu iki görüş aynı karar içinde kayıt altına alınmış olup yargısal uygulamada nasıl yansıyacağı somut koşullara göre değerlendirilmelidir. Yapı kayıt belgesi alınan yapılarda, 3194 sayılı İmar Kanunu Geçici Madde 16/5 uyarınca maliklerin tamamının muvafakati ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terkiyle yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebileceği de aynı karar metninde belirtilmektedir. Ayrıca yapı kayıt belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir; yenileme hâlinde yürürlükteki imar mevzuatı uygulanır.
Yapı kayıt belgesi alınan bir yapıda piyasada iskânlı yapıya kıyasla değer düşüklüğü söz konusuysa, bu değer farkı ile sözleşmeye göre eksik ve ayıplı işlerin bedeli yükleniciye yüklenebilir. Bu sorumluluk tespiti HGK çoğunluk gerekçesinde yer almaktadır.
Ayıplı İnşaat: İhbar Yükümlülüğü ve Seçimlik Haklar
TBK m. 474 uyarınca iş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflardan her biri, giderini karşılayarak eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini de isteyebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 474Kaynağı aç
İnşaatın ayıplı çıkması hâlinde iş sahibi TBK m. 475 kapsamındaki seçimlik haklardan birini kullanabilir. Eser iş sahibinin kullanamayacağı ya da hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı veya sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa iş sahibi sözleşmeden dönebilir. Bunun yanı sıra eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteyebilir ya da aşırı masraf gerektirmediği takdirde eserin tamamı masrafı yükleniciye ait olmak üzere ücretsiz onarılmasını talep edebilir. İş sahibinin bu seçimlik haklar yanında genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı da saklıdır. Eser, iş sahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa sözleşmeden dönme hakkı kullanılamaz; bu durumda diğer seçimlik haklar devrede kalır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 475Kaynağı aç
Ayıptan doğan hakların zamanaşımı TBK m. 478'de düzenlenmiştir. Taşınmaz yapılarda teslim tarihinden başlayarak beş yıl, diğer eserlerde iki yıl geçmesiyle zamanaşımı gerçekleşir. Yüklenicinin ağır kusuru varsa ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın zamanaşımı süresi yirmi yıldır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 478Kaynağı aç
Sözleşmenin Feshi: Koşullar ve Hukuki Sonuçlar
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi tek taraflı irade beyanıyla sona erdirilemez; fesih ya tarafların karşılıklı anlaşmasıyla ya da haklı sebebin varlığı hâlinde mahkeme kararıyla mümkündür. Sözleşme ani edimli bir sözleşme niteliğinde olduğundan kural olarak geriye etkili feshi ve tasfiyesi mümkündür. Yüklenicinin edimini yerine getirmemesi hâlinde mahkemenin geçersizlik tespiti ile yetinmesinin yanlış olduğu, sözleşmenin geriye etkili feshine karar verilmesi gerektiği Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin kararlarında da benimsenmiştir (6. HD, E. 2023/2979, K. 2024/340).
Feshin hukuki sonuçları ifa durumuna göre farklılaşır. Taraflar yükümlülüklerini büyük ölçüde yerine getirmemişse fesih geriye etkili olur; sözleşme hiç kurulmamış sayılır ve taraflar verdikleri edimleri sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri ister. Müteahhide devredilmiş arsa payı varsa arsa sahibi tapu iptal ve tescil talebinde bulunabilir. Sözleşmenin feshiyle birlikte, sözleşmenin ifası amacıyla yapılan tapu intikallerinin arsa sahibine geri dönmesi gerektiği Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/9708, K. 2018/3902 sayılı kararında da ele alınmıştır. Edimler büyük ölçüde yerine getirilmişse feshin ileriye etkili mi yoksa geriye etkili mi sonuç doğuracağı somut koşullara ve hakkaniyete göre değerlendirilir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/2890, K. 2024/2787Kaynağı aç
Üçüncü Kişilerin Konumu ve Tapuya Güven İlkesi
Müteahhitten bağımsız bölüm satın alan kişi kişisel hak kazanır; müteahhit edimlerini tamamlamadıkça bu kişinin arsa sahibine karşı doğrudan mülkiyet devri talep etme hakkı bulunmaz. Yükleniciye devredilen arsa payı avans niteliğinde olduğundan, yüklenici edimini yerine getirmediğinde ondan pay devralan üçüncü kişilerin hak sahibi olup olamayacağı tartışmalı bir meseledir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin oy çokluğuyla verdiği birden fazla kararında, yüklenici edimini tam ve yasal olarak yerine getirmediğinde ondan pay satın alan kişilerin TMK m. 1023'teki tapuya güven ilkesinden yararlanamayacağı ve TMK m. 1024 çerçevesinde bu alımlarının korunamayacağı benimsenmiştir; geriye fesih koşulları oluştuğunda üçüncü kişiler adına kayıtlı tapu paylarının da arsa sahibi adına tescile hükmedileceği bu kararlarda belirtilmektedir. Aynı kararlarda tapuya kredi veren bankaların da basiretli tacir olarak devir sebebini araştırabilecek durumda bulunduğu vurgulanmaktadır (6. HD, E. 2021/1237, K. 2022/1173). Bununla birlikte bu kararların tamamı karşı oy içermekte; azınlık görüşleri, iyi niyetle taşınmaz üzerinde ayni hak edinen kişinin TMK m. 1023 gereği korunması gerektiğini savunmaktadır. Yargıtay 23. HD, E. 2015/9708, K. 2018/3902; 6. HD, E. 2021/1237, K. 2022/1173 ve 6. HD, E. 2023/2890, K. 2024/2787 sayılı kararlarda çoğunluk görüşü bu yönde olmakla birlikte içtihat tartışması sürmektedir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 1023Kaynağı aç
Üçüncü kişinin iyiniyetli olmadığını ispat yükü bunu iddia eden tarafa aittir. Taşınmaz üzerinde devam eden bir inşaat varsa, yapılacak küçük bir araştırmayla taşınmazın gerçek sahibi öğrenilebileceğinden, gerekli özeni göstermeyen üçüncü kişinin iyiniyetli olduğu kendiliğinden kabul edilemeyeceği ve ispat yükünün mülkiyeti devralan üçüncü kişiye geçeceği ileri sürülmektedir. Bu değerlendirme karşı oy görüşlerinde yer almakta olup çoğunluk kararlarının gerekçelerinde bu ayrıma açıkça yer verilmemiştir. Buna karşılık, hiçbir inşaat emaresi bulunmayan bir taşınmazın yükleniciye devredilip onun tarafından üçüncü kişiye satılması hâlinde ispat yükünün iddiayı ileri süren arsa sahibine ait olması gerektiğini savunan azınlık görüşü de mevcuttur. Bu konudaki iki yaklaşım çözüme kavuşturulamamış bir karşı oy meselesi olarak durmaktadır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/3568, K. 2022/983Kaynağı aç
Arsa sahibinin sözleşmede devri kararlaştırılan payları üçüncü kişiye satması durumunda ise müteahhit tapu iptal ve tescil davası açabilir. Üçüncü kişinin tapu kaydına iyiniyetle dayanarak ayni hak kazanması hâlinde TMK m. 1023 koruma sağlar; ancak üçüncü kişinin sözleşmeden önceden haberdar olduğu ispat edilirse bu korumadan yararlanamaz.
Sözleşmenin Tapu Kütüğüne Şerhi
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tapu kütüğüne şerh edilmesi ayni hak doğurmaz; ancak yüklenici lehine doğan kişisel hakkın aleniyet kazanmasını sağlayarak üçüncü kişilerin iyiniyet iddiasını güçleştirir. Tapu Kanunu m. 26 uyarınca noterlikçe düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri taraflardan biri isterse gayrimenkul siciline şerh verilebilir; şerh tarihinden itibaren beş yıl içinde satış yapılmaz veya irtifak hakkı tesis ve tescil edilmezse bu şerh resen terkin olunur. Arsa sahibinin, tapu devrinin sözleşme nedeniyle yapıldığını tapu beyanlar hanesine şerh vermek suretiyle üçüncü kişilerin iyiniyet iddialarını bertaraf edebileceği yaklaşımı azınlık görüşlerinde yer almaktadır; çoğunluk kararlarında ise bu yola ilişkin ayrıca değerlendirme yapılmamıştır.
2644 sayılı TAPU KANUNU m. 26Kaynağı aç
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda, arsa sahibinin amacı kullanmak için konut edinmek değil arsasını değerlendirmek olduğundan bu sözleşme 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'daki tüketici tanımının kapsamına girmez. Bu nedenle 6502 sayılı Kanun anlamında tüketici işlemi sayılmayan bu uyuşmazlıklarda görevli mahkeme HMK m. 2 uyarınca asliye hukuk mahkemesidir. Bu sonuç Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin birden fazla kararında tutarlı biçimde benimsenmiştir (20. HD, E. 2015/3589, K. 2015/8473; E. 2016/8897, K. 2016/8410). Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalarda ise HMK m. 12/1 uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/8897, K. 2016/8410Kaynağı aç
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/3589, K. 2015/8473Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 12Kaynağı aç
Sık Sorulan Sorular
Kat karşılığı inşaat sözleşmesi noter olmadan geçerli midir?
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, taşınmaz mülkiyetinin devrine yönelik taahhüt içerdiğinden TMK m. 706 ve TBK m. 12 gereğince resmi şekle tabidir. Bu zorunluluk noterlikçe düzenleme biçiminde yapılmayı gerektirmekte olup adi yazılı veya sözlü olarak kurulan sözleşmelerin kural olarak hüküm doğurmadığı kabul edilmektedir.
Paylı mülkiyetteki taşınmaz için sözleşme yapılırken tüm paydaşların katılımı şart mı?
Tüm paydaşların sözleşmeyi imzalaması ya da icazet vermesi zorunlu olduğu, tüm paydaşların katılmadığı sözleşmenin geçersiz kabul edileceği Yargıtay 6. Hukuk Dairesi kararlarında yer almaktadır.
Müteahhit inşaatı tamamlamazsa arsa sahibi ne yapabilir?
Arsa sahibi, TBK m. 112 ve m. 113 çerçevesinde borcun ifa edilmemesi nedeniyle zararının giderilmesini isteyebilir ya da masrafı müteahhide ait olmak üzere edimin başkasına yaptırılması için mahkemeden izin talep edebilir. Bunun yanı sıra TBK m. 124 kapsamındaki koşullar varsa süre vermeksizin, aksi hâlde makul süre vererek sözleşmeyi feshedebilir.
İnşaat ruhsata ve projeye aykırı yapılırsa sözleşme feshedilir mi?
İnşaatın teslimi iskân koşuluna bağlanmışsa ve yapı ruhsat ile tasdikli projeye aykırı inşa edilmişse hukuken geçerli bir teslim gerçekleşmemiş sayılabilir ve yüklenici temerrüdü doğabilir. Bu durumda fesih talep edilebilirse de mahkeme öncelikle aykırılıkların tadilat ruhsatı ya da yıkımla giderilmesinin mümkün olup olmadığını araştırmalı; mümkünse yükleniciye yasal hâle getirmesi için makul bir süre vermelidir. Yapı kayıt belgesi alınmış olması hâlinde ise Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun çoğunluk görüşü yapı kayıt belgesinin yapıyı yasal statüye kavuşturduğunu kabul etmekte; bu koşulda iskân ruhsatı alınmamasının tek başına fesih gerekçesi sayılıp sayılamayacağı değerlendirilirken yapı kayıt belgesinin etkisi ayrıca gözetilmelidir.
Şekle aykırı kat karşılığı sözleşmede verilen edimler geri alınabilir mi?
Şekle aykırı sözleşmede tarafların verdikleri edimler sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde geri istenebileceği belirtilmektedir. Müteahhit inşaat yapmışsa rayiç bedelini, arsa sahibi ise devrettiği payın tapusunu geri talep edebilir. Geçersiz sözleşmeye dayanılarak tapu devri istenemeyeceği de aynı bağlamda ileri sürülmektedir.
İnşaattaki ayıpları ne zaman bildirmek gerekir?
TBK m. 474 uyarınca iş sahibi, eserin teslimini takiben işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve varsa ayıpları uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflar ayrıca giderini karşılayarak eserin bilirkişi incelemesine tabi tutulmasını ve sonucun bir raporla belirlenmesini de talep edebilir.
Ayıplı inşaattan doğan davalarda zamanaşımı süresi ne kadardır?
TBK m. 478 uyarınca ayıptan doğan davalar teslim tarihinden başlayarak taşınmaz yapılarda beş yılın, diğer eserlerde iki yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Yüklenicinin ağır kusuru varsa zamanaşımı, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yıldır.
Kat karşılığı sözleşme tek taraflı feshedilebilir mi?
Bu sözleşme tek taraflı irade beyanıyla sona erdirilemez. Fesih ya tarafların karşılıklı anlaşmasıyla ya da haklı sebebin bulunması hâlinde mahkeme kararıyla gerçekleşebilir. Yüklenicinin edimini yerine getirmemesi hâlinde ise mahkemenin yalnızca geçersizlik tespiti ile yetinmesinin yanlış olduğu, sözleşmenin geriye etkili feshine karar verilmesi gerektiği Yargıtay 6. Hukuk Dairesi kararlarında benimsenmiştir.
Müteahhitten daire satın alan kişi tapuya güven ilkesinden yararlanabilir mi?
Bu konu Yargıtay içtihadında tartışmalıdır. Birden fazla kararında oy çokluğuyla benimsenen yaklaşıma göre, yüklenici edimini tam ve yasal olarak yerine getirmediğinde ondan pay satın alan kişilerin TMK m. 1023'teki tapuya güven ilkesinden yararlanması mümkün değildir. Buna karşılık azınlık görüşleri, iyi niyetle ayni hak edinen kişinin korunması gerektiğini savunmakta olup içtihat birliği sağlanamamıştır. Sonuç, taşınmaz üzerinde inşaat faaliyetinin bulunup bulunmaması ve üçüncü kişinin gerekli özeni gösterip göstermemesi gibi somut koşullara göre farklılaşabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

