Türk Medeni Kanunu m. 166/3 uyarınca evlilik en az bir yıl sürmüşse, tarafların birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde evlilik birliği temelinden sarsılmış kabul edilir. Anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için hâkimin eşleri bizzat dinleyerek serbest iradelerine kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile ortak çocukların durumuna ilişkin taraflarca kabul edilen düzenlemeyi uygun bulması zorunludur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
Mahkeme kararında açıkça tapu iptali ve tescil hükmü yer almayıp yalnızca boşanma protokolünün onaylanmasıyla yetinilmişse, mülkiyet doğrudan alacaklı eşe geçmez. Protokoldeki taşınmaz devri taahhüdü ayni hak değil kişisel hak doğurur. Mülkiyetin tescilini isteme konusunda kişisel hakka sahip olan taraf, borçlu eşin tapuda ferağ vermekten kaçınması halinde Türk Medeni Kanunu m. 716/1 uyarınca hâkimden mülkiyetin hükmen geçirilmesini talep edebilir. Buna karşılık taşınmaz mülkiyetini mahkeme kararına dayanarak kazanan kişi tescili doğrudan doğruya yaptırabilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 716Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/4863, K. 2013/27282Kaynağı aç
Mal Rejiminin Tasfiyesi ve Taşınmaz Paylaşım Esasları
Evlilik birliğinde yasal rejim olarak edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olması esastır; eşler Kanun çerçevesinde sözleşmeyle başka bir rejimi de kararlaştırabilirler. Edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesinde kural olarak eşler veya mirasçıları diğer tarafın artık değerinin yarısı üzerinde alacak hakkına kavuşur ve karşılıklı alacaklar takas edilir. Boşanmanın zina veya hayata kast nedenine dayanması durumunda ise hâkim, kusurlu tarafın artık değerdeki payını hakkaniyet ölçüsünde indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 202Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 236Kaynağı aç
Tasfiye sürecinde eşlerden her biri diğerinin zilyetliğindeki mallarını geri alma hakkına sahiptir. Taşınmazın paylı mülkiyete tabi olması durumunda, eşlerden biri yasal imkânları kullanabileceği gibi, üstün bir yararını kanıtlamak ve karşı tarafın pay karşılığını ödemek kaydıyla malın aynen bölünmeksizin tümüyle kendisine bırakılmasını isteyebilir. Eşler arasındaki mal rejimi nedeniyle taşınmaz mülkiyetinde gerçekleşen değişiklikler ise Türk Medeni Kanunu m. 716/3 uyarınca eşlerden birinin istemi üzerine doğrudan tapu kütüğüne tescil edilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 226Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu m. 166/3 kapsamındaki boşanmanın mali sonuçları kavramı, boşanmaya bağlı maddi-manevi tazminat ile yoksulluk ve iştirak nafakasını kapsamakta olup mal rejiminin tasfiyesini kapsamaz. Mal rejiminin tasfiyesi boşanmanın fer'isi olmadığından anlaşmalı boşanmada düzenlenmesi zorunlu değildir ve açıkça tasfiye edilmedikçe sırf anlaşmalı boşanmış olmak mal rejiminin tasfiye edildiği anlamına gelmez. Taraflar mal rejiminin tasfiyesini de protokole dahil etmek istiyorlarsa bu hususun duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta düzenlenmesi gerekir; soyut ve müphem ifadeler sonradan tasfiye davası açılmasına engel oluşturmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/335, K. 2022/850Kaynağı aç
Hükmen Tescil Davası ve Görevli Mahkeme
Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması kural olarak tescille gerçekleşir. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde mülkiyet tescilden önce kazanılsa da malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır. Protokolde yer alan devir taahhüdünün aleyhine olan eş tarafından yerine getirilmemesi durumunda, Türk Medeni Kanunu m. 716 uyarınca tapu iptali ve tescil davası açılması gerekir.
Boşanma protokolüne dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davaları Türk Medenî Kanununun aile hukukuna ilişkin hükümlerinden kaynaklanır. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m. 4/1 uyarınca aile mahkemeleri, Türk Medenî Kanununun Üçüncü Kısmı hariç olmak üzere İkinci Kitabı ile 4722 sayılı Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işleri görmekle görevlidir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde ise dava, Hakimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde Aile Mahkemesi sıfatıyla görülüp karara bağlanır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2016/2065, K. 2016/4743Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/10541, K. 2012/21409Kaynağı aç
4787 sayılı AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN m. 4Kaynağı aç
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 28 uyarınca, taşınmaz davalarında davacının lehine hüküm verildiği takdirde mahkeme davacının talebine hacet kalmaksızın hükmün tefhimi ile beraber özetini tapu sicili dairesine bildirir ve ilgili daire bu ciheti hükmolunan taşınmazın kaydına şerh verir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 28Kaynağı aç
Protokolden Rücu ve Taşınmaz Devri Talebinin Bedele Dönüştürülmesi
Anlaşmalı boşanma hükmü kesinleşinceye kadar eşlerin boşanmanın mali sonuçları ile ortak çocukların durumuna dair mutabakata bağlanan irade beyanlarından rücu etmesini engelleyen yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Bu çerçevede, anlaşmalı boşanma kararı verilmiş olsa dahi, davacının davadan açıkça feragat etmeksizin kararı temyiz etmesi iradeden rücu niteliğinde değerlendirilir ve yargılamanın çekişmeli boşanma usulüne göre sürdürülmesi gerekir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/24006, K. 2018/10507Kaynağı aç
Boşanma protokolünde kararlaştırılan taşınmaz üzerinde ipotek veya icra takibinden kaynaklanan kısıtlamaların yer alması halinde, aynen tescil talebinin bedele dönüştürülerek dava konusu yapılmasında hukuki yarar bulunduğu kabul edilmektedir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/9251, K. 2014/20692Kaynağı aç
Vade, Şart ve Üçüncü Kişi Yararına Devir Taahhütleri
Tapu Sicil Tüzüğü m. 16/II uyarınca, tapu sicilinde şarta veya vadeye bağlı işlem yapılamamaktadır. Bu nedenle boşanma protokolünde taşınmaz devri için belirli bir vade veya koşul kararlaştırılmışsa, tapu sicil işlemi bakımından bunların gerçekleşmesi beklenmelidir.
Boşanma protokolünde taşınmaz devrinin üçüncü kişi lehine kararlaştırılması hukuken mümkündür. Sözleşmeye üçüncü kişi yararına edim borcu koyduran taraf, bu edimin söz konusu kişiye yerine getirilmesini isteyebilir. Tarafların güttüğü amaca ya da örf ve âdete uygun olduğu ölçüde üçüncü kişi veya halefleri de ifayı doğrudan talep edebilir. Üçüncü şahıs bu yetkiyi kullanacağını borçluya ilettiği andan itibaren, alacaklı taraf borçluyu ibra edemez ve borcun niteliğini ya da kapsamını değiştiremez.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 129Kaynağı aç
Anlaşmalı boşanma kararıyla tapu doğrudan devredilebilir mi?
Boşanma kararında açıkça tescil emri kurulmayıp yalnızca protokol onaylanmışsa mülkiyet doğrudan geçmez; borçlu eş devir yapmazsa Türk Medeni Kanunu m. 716 uyarınca tescil davası açılması gerekir.
Boşanma protokolüne dayalı tescil davasında hangi mahkeme görevlidir?
Uyuşmazlık aile hukukundan kaynaklandığından 4787 sayılı Kanun m. 4 uyarınca Aile Mahkemesi görevlidir; Aile Mahkemesi bulunmayan yerlerde ise 4787 sayılı Kanun m. 2 gereğince Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemesi davaya bakar.
4787 sayılı AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN m. 2Kaynağı aç
Anlaşmalı boşanma protokolünden tek taraflı dönülebilir mi?
Anlaşmalı boşanma hükmü kesinleşinceye kadar eşlerin mali sonuçlar ve çocuklara ilişkin irade beyanlarından dönmesini engelleyen yasal bir hüküm yoktur; davacının açık feragati olmaksızın hükmü temyiz etmesi rücu sayılarak davanın çekişmeli boşanmaya dönüşmesini sağlar.
Protokolde taşınmaz devri şarta bağlanmışsa tapuda nasıl işlem yapılır?
Tapu Sicil Tüzüğü m. 16/II uyarınca tapu sicilinde şarta veya vadeye bağlı işlem yapılamayacağından, öngörülen koşul veya vadenin gerçekleşmesi beklenmelidir.
Protokolde taşınmazın çocuk veya üçüncü kişiye devri kararlaştırılabilir mi?
Türk Borçlar Kanunu m. 129 uyarınca üçüncü kişi yararına edim kararlaştırılabilir ve tarafların amacına veya örf ve âdete uygun düştüğü takdirde üçüncü kişi edimin ifasını bizzat isteyebilir; bildirimden sonra alacaklı borçluyu ibra edemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

