Evlilik en az bir yıl sürmüşse eşler birlikte başvurarak veya bir eş diğerinin davasını kabul ederek boşanma yoluna gidebilir. Bu durumda evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Hâkim tarafları bizzat dinler, iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirir ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulursa boşanmaya karar verebilir. Mal rejimi ise mahkeme boşanmaya hükmettiğinde dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. Tasfiyenin istenmesi ise kural olarak boşanma davasının kabulle sonuçlanıp kesinleşmesine bağlıdır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 225Kaynağı aç
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/9614, K. 2013/4584Kaynağı aç
Anlaşmalı boşanmanın şartları
Türk Medeni Kanunu m. 166/3, en az bir yıllık evlilikle birlikte eşlerin ortak başvurusunu veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesini arar. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini gözeterek anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Değişiklikler taraflarca da kabul edilirse boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.
Mal rejiminin sona ermesi
Türk Medeni Kanunu m. 225’e göre mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer. Mahkeme evliliği boşanma ya da iptal sebebiyle sona erdirirse veya mal ayrılığına geçilmesine karar verirse rejim, dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer. Aynı sonuç, boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla mal rejiminin sona ereceği kabulünde de esas alınmıştır. Hüküm boşanmayı genel olarak kapsar; malların hangi yöntemle paylaşılacağını ayrıca düzenlemez.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/8-132, K. 2013/1389Kaynağı aç
Tasfiyenin istenebileceği zaman
Kural olarak açılan boşanma davası kabul edilip kesinleşmedikçe mal rejiminin tasfiyesi istenemez ve yapılamaz. Kabul edilerek kesinleşmiş bir boşanma kararı bulunmadıkça tasfiye yolu açık değildir.
Boşanma davası ile mal rejimi davası birlikte açılırsa mal rejimi davası boşanma davasından ayrılarak ayrı esasa kaydedilir. Boşanma davasının sonucu bekletici mesele yapılır. Boşanma davası reddedilirse mal rejimi davası, görülebilirlik ön koşulu gerçekleşmediği gerekçesiyle reddedilir.
Mal rejimi davası, boşanma davasının kabulle sonuçlanıp kesinleşmesinden itibaren zamanaşımı süresi içinde açılabilir. Hak, boşanmanın kabul edilmesi ve kararın kesinleşmesiyle doğar.
Hangi mal rejiminin uygulanacağı
Eşler evlilikten boşanma davasının açılmasına kadar başka bir mal rejimi seçtiklerini ileri sürmemişse edinilmiş mallara katılma rejimi geçerli kabul edilmiştir. Evlilik tarihi 1 Ocak 2002’den önce olan somut olayda, başka rejim seçilmediği için evlilik tarihinden 4721 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 1 Ocak 2002’ye kadar mal ayrılığı, bu tarihten rejimin sona ermesine kadar edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanmıştır. Rejim, boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu ayrım, evliliği belirtilen tarihten önce başlayan olaya bağlıdır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/9997, K. 2015/17017Kaynağı aç
Katılma alacağı, değer ve ispat
Artık değere katılma alacağı kanundan doğan bir haktır. Bu hakkı isteyen eşin gelirinin bulunmasına veya malvarlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunmasına gerek yoktur.
Mal rejiminin sona erdiği sırada mevcut edinilmiş mallar tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır. Artık değere katılma alacağı hesaplanırken, rejimin sona erdiği sırada mevcut malların o tarihteki durumlarına göre tasfiye tarihindeki sürüm değerleri esas alınır. Katılma alacağına konu malların karar tarihine yakın gerçek sürüm değerlerinin belirlenmesi gerekir. Karar tarihinin tasfiye tarihi sayılması, ilgili dairenin uygulaması olarak açıklanmıştır.
Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu ileri süren kişi bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Hangi eşe ait olduğu kanıtlanamayan mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları da aksi kanıtlanıncaya kadar edinilmiş mal kabul edilir. Bu kurallar genel ispat çerçevesidir; belirli bir malın kime ait olduğu somut kanıta göre ayrıca belirlenir.
Protokoldeki mal beyanının kapsamı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/8-185, K. 2013/1601 sayılı kararında uyuşmazlık, anlaşmalı boşanma protokolündeki “tarafların mal talepleri yoktur” ifadesinin mal rejiminden kaynaklanan alacak istemlerini kapsayıp kapsamadığıyla sınırlıdır. Kurul, somut olayda kesinleşen boşanma kararıyla onanan protokoldeki karşılıklı mal taleplerinin bulunmadığı ifadesinin mal rejiminden kaynaklanan alacağı da kapsadığını kabul etmiş ve davanın reddi yönündeki direnme kararını oyçokluğuyla onamıştır. Sonuç, o dosyadaki protokole ve kesinleşen karara bağlıdır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/8-185, K. 2013/1601Kaynağı aç
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2013/9389 E., 2014/4769 K. sayılı ve 20 Mart 2014 tarihli oyçokluğu kararında, 2 Temmuz 2012 tarihli protokoldeki evlilik birliğinde edinilen eşyaların rızaen paylaşıldığı ve sonradan talepte bulunulmayacağı cümlesini tarafların bu konuda anlaşması olarak değerlendirmiştir. Tarafların 13 Temmuz 2012 tarihli ilk oturumda serbest iradeleriyle aralarında mal paylaşımına ilişkin anlaşmazlık bulunmadığını bildirerek protokolü tekrarlamaları da onama gerekçesinde esas alınmıştır. Bu kabul uyarınca tarafların aralarındaki mal rejimini tasfiye ettikleri sonucuna varılmış ve mal rejimine dayalı alacak davasını reddeden hüküm onanmıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2013/9389, K. 2014/4769Kaynağı aç
Bu iki karar, önlerindeki protokol ve beyanların mal rejimi alacağını kapsadığını kabul eder. Her anlaşmalı boşanma protokolünün mal paylaşımını sona erdireceğine veya farklı sözlerin aynı sonucu doğuracağına dair genel bir kural kurmaz. “Başka mal istemiyorum” benzeri ibareler için hem feragat sayılmaması hem sonraki davanın reddedilmesi yönünde bağdaşmayan açıklamalar bulunduğundan, bu ibarelerden tek bir sonuç çıkarılamaz.
Henüz doğmamış haktan feragat
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, 2012/9614 E., 2013/4584 K. sayılı kararında, henüz doğmamış mal rejimi hakkından feragatin hukuki sonuç doğurmayacağını kabul ederek ret hükmünü oybirliğiyle bozmuştur. Feragat, ancak feragatin yapıldığı dava veya davalar bakımından sonuç doğurabilir ve eldeki sonraki katılma alacağı davasını bağlamaz. Bu sonuç, ilk boşanma ve mal rejimi istemlerinden feragat edilip daha sonra ayrı dava açılan olayda, doğmamış hak ve kesinleşmiş kabul kararı bulunmaması gerekçelerine bağlıdır. Kesinleşmiş bir boşanma protokolündeki her mal beyanına genişletilemez.
Zamanaşımı
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/9997, K. 2015/17017 sayılı kararında, mal rejiminin tasfiyesi için Türk Medeni Kanunu’nda özel zamanaşımı bulunmadığını, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve daire uygulamasında bu davalarda on yıllık genel sürenin kabul edildiğini belirterek önceki bir yıllık süre uygulamasından döndüğünü açıklamıştır. Süre, alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlar. Evlilik devam ederken eşlerin birbirlerinden olan alacaklarında süre işlemeye başlamaz; başlamışsa durur. Somut olayda on yıllık sürenin boşanma kararının kesinleştiği tarihte başladığı ve dava tarihinde dolmadığı kabul edilerek ret hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Zamanaşımı kişisel bir def’idir. Borçlu bunu açıkça ileri sürmedikçe hâkim zamanaşımını kendiliğinden dikkate alamaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/8-132, K. 2013/1389 sayılı kararında davalının cevap dilekçesindeki beyanı zamanaşımı def’i saymamış ve bu hatalı nitelendirmeyle verilen direnme kararının bozulmasına hükmetmiştir. Karar, önündeki beyana özgüdür ve genel bir süre belirlemez.
Yetkili mahkeme
Türk Medeni Kanunu m. 168’e göre boşanma veya ayrılık davasında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi ya da davadan önce son olarak en az altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 6/1’e göre genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. m. 168 boşanma veya ayrılık davalarına özgüdür; m. 6/1 kesitinde mal rejimi tasfiyesine ilişkin özel yetki düzenlenmemiştir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 168Kaynağı aç
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
Anlaşmalı boşanma için evlilik ne kadar sürmelidir?
Evlilik en az bir yıl sürmüş olmalıdır. Eşler birlikte başvurmalı veya bir eş diğerinin davasını kabul etmelidir. Hâkimin tarafları bizzat dinlemesi, iradelerin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve malî sonuçlar ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulması da şarttır.
Boşanma kesinleşmeden mal paylaşımı davası açılabilir mi?
Kural olarak açılamaz. Boşanma davası kabulle sonuçlanıp kesinleşmedikçe mal rejiminin tasfiyesi istenemez. İki dava birlikte açılmışsa mal rejimi davası ayrı esasa kaydedilir ve boşanma davasının sonucu beklenir.
Mal talebi yoktur ifadesi mal rejimini kapsar mı?
Her protokol için tek cevap verilemez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2013/8-185, K. 2013/1601 sayılı kararında, önündeki kesinleşmiş protokoldeki karşılıklı mal taleplerinin bulunmadığı ifadesinin mal rejiminden kaynaklanan alacağı kapsadığını kabul etmiştir. Sonuç o protokole bağlıdır.
Zamanaşımını mahkeme kendiliğinden dikkate alır mı?
Hayır. Zamanaşımı kişisel bir def’idir ve borçlu açıkça ileri sürmedikçe hâkim bunu kendiliğinden göz önüne alamaz. Cevap dilekçesindeki her beyan da zamanaşımı def’i sayılmaz.
Boşanma davası reddedilirse mal rejimi davası ne olur?
Boşanma davası reddedilirse mal rejimi davası, görülebilirlik ön koşulu gerçekleşmediği gerekçesiyle reddedilmelidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

