Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Cezai Şart Geçerli Midir?

by Avukat Erdal Ersoy
Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Cezai Şart Geçerli Midir?

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Cezai Şartın Hukuki Niteliği

Anlaşmalı boşanma protokolünde taraflar, edimlerin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi ihtimaline karşılık önceden belirlenen bir ceza koşulu kararlaştırabilirler. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca taraflar cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler. Asıl borcun herhangi bir sebeple geçersiz olması veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmesi durumunda cezanın ifası istenemez. Ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkânsız hâle gelmesi ise asıl borcun geçerliliğini etkilemez.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 182Kaynağı aç
MADDE 182- Taraflar, cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler. Asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse, cezanın ifası istenemez. Ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkânsız hâle gelmesi, asıl borcun geçerliliğini etkilemez. Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir. BEŞİNCİ BÖLÜM Borç İlişkilerinde Taraf Değişiklikleri BİRİNCİ AYIRIM Alacağın Devri A. Koşulları I. İradi devir 1. Genel olarak

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 182. maddesinin son fıkrası uyarınca hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.

Cezai Şart Konulabilecek Edimler ve Sınırları

Protokole konulacak cezai şartlar özellikle mali yükümlülüklerin teminatı olarak düzenlenmektedir. Yoksulluk veya iştirak nafakası ödemeleri, maddi ve manevi tazminat ile eğitim giderleri gibi para borçlarının zamanında ödenmemesi veya hiç yerine getirilmemesi hâline cezai yaptırım bağlanabilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesi gereğince boşanma sebebiyle menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu eş maddi tazminat, kişilik hakları saldırıya uğrayan eş ise manevi tazminat talep edebilir. Ayrıca aynı Kanun'un 175. maddesi uyarınca boşanma dolayısıyla yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak kaydıyla nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaksızın mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir. Bu para borçlarının yanı sıra taşınır veya taşınmaz malların devri ile ev eşyalarının teslimi gibi muayyen yükümlülüklerin gecikmesi durumları için de cezai şart öngörülebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 174Kaynağı aç
Madde 174- Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir. 2. Yoksulluk nafakası
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 175Kaynağı aç
Madde 175- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. 3. Tazminat ve nafakanın ödenme biçimi

Velayet ve çocukla kişisel ilişki kurulmasına ilişkin düzenlemelerde ise çocuğun üstün yararı ilkesi esas alınır. Sırf taraflardan birini cezalandırma gayesi güden veya çocuğun kurulu düzenini bozan cezai şartlardan kaçınılmalıdır. Bu neviden yükümlülüklerde telafi günlerinin belirlenmesi veya ortaya çıkacak ulaşım giderlerinin karşılanması gibi uygulanabilir ve ölçülü yaptırımlar tercih edilir.

Boşanma Protokolünün Onaylanması ve Değiştirilmesi

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için evliliğin en az bir yıl sürmüş bulunması dava şartıdır. Hâkimin eşleri bizzat dinleyip iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile müşterek çocukların durumuna ilişkin protokol hükümlerini uygun bulması zorunludur. Evlilikte bir yıllık yasal süre dolmadan protokol hazırlanıp dava açılsa dahi mahkemece anlaşmalı boşanma kararı verilemez ve yargılama çekişmeli boşanma usulüne döner.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
Madde 166- Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir. Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz. (Değişik dördüncü fıkra:14/11/2024-7532/13 md.) Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. B. Dava I. Konusu

Anlaşmalı boşanmada yazılı bir protokol sunulması zorunlu olmayıp taraflar boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin duruşmada sözlü beyanda da bulunabilirler. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini gözeterek bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir; bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Boşanma protokolüne cezai şart konulması, tarafların karşılıklı anlaşmasıyla protokolde değişiklik yapılmasına engel teşkil etmez; ancak yapılacak değişiklikler mahkemenin onayına tabi olabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Boşanma protokolündeki cezai şart miktarını hâkim indirebilir mi?

Evet, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 182. maddesinin son fıkrası uyarınca hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.

Ortak çocukla kişisel ilişki kurulmaması için cezai şart yazılabilir mi?

Çocuğun üstün yararı doğrultusunda sırf cezalandırma niteliğinde ve çocuğun düzenini zedeleyen cezai şartlar öngörülmemeli; telafi günleri gibi daha ölçülü çözümlere yer verilmelidir.

Evliliğin ilk yılında hazırlanan cezai şartlı protokol onaylanır mı?

Hayır, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu gereğince evlilik en az bir yıl sürmedikçe mahkeme protokole dayanarak anlaşmalı boşanma kararı veremez ve dava çekişmeli usule döner.

Cezai şart içeren boşanma protokolü eşlerin anlaşmasıyla değiştirilebilir mi?

Evet, protokole cezai şart konulması tarafların karşılıklı anlaşarak yeni düzenlemeler yapmasını engellemez; ancak bu tür değişiklikler mahkemenin onayına tabi olabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu