Psikolojik şiddet, boşanma davalarında hem TMK m. 162 kapsamındaki pek kötü davranış veya ağır onur kırıcı davranış sebebiyle hem de evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle (TMK m. 166) değerlendirilebilir. Hangi yasal zemine dayandığı somut olgulara ve ispat sonucuna bağlıdır; mahkemenin kusur değerlendirmesi ise maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası taleplerini etkiler.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 162Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 174Kaynağı aç
Psikolojik Şiddetin Hukuki Tanımı
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 2. maddesine göre şiddet; kişinin fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle ya da acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen her türlü tutum ve davranışı kapsar. Psikolojik şiddet bu kapsamda açıkça yer almaktadır.
6284 sayılı AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN m. 2Kaynağı aç
Aynı kanunun 2. maddesi ev içi şiddeti de ayrıca tanımlamaktadır: mağdur ve şiddeti uygulayan aynı haneyi paylaşmasa dahi aile veya hane üyeleri arasında meydana gelen her türlü psikolojik şiddet bu kapsama girmektedir. Dolayısıyla fiziksel bir temas gerektirmeyen davranışlar da hukuken şiddet sayılabilir.
6284 sayılı Kanun öncelikle koruyucu ve önleyici tedbirler bakımından bir çerçeve çizmektedir. Bu tanımın boşanma davasındaki kusur tespitine nasıl yansıyacağı ayrı bir değerlendirme gerektirir; boşanma davasındaki kusur değerlendirmesi Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca mahkemece yapılır.
Psikolojik şiddet kapsamında değerlendirilebilecek davranış örnekleri arasında duygusal ihtiyaçların kontrol aracı olarak keyfi biçimde karşılanması ya da karşılanmaması, küçük düşürücü veya tehdit edici tutumlar, duygu sömürüsü, sosyal ilişkilerin denetlenmesi, yalnızlaştırma, yetersizlik hissettirme, kişiliğe hakaret ve çocukların araç olarak kullanılması sayılmaktadır. Bu sayım örnek niteliğindedir; bağlayıcı bir hukuki tanım değildir.
Psikolojik Şiddetin Dayandığı Boşanma Sebepleri
TMK m. 162, eşlerden birinin diğerine pek kötü davranması veya ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunması hâlinde boşanma davası açılmasına olanak tanır. Bu madde kapsamında dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde sebebin doğumundan beş yıl geçmekle düşer; affeden tarafın dava hakkı yoktur. Eşe asılsız hırsızlık ihbarında bulunmak, mahkeme koridorunda hakaret etmek ve eşin şerefine asılsız nitelendirmelerle saldırmak gibi davranışlar onur kırıcı davranış kapsamında değerlendirilebilir; ancak her somut olayın kendi koşulları içinde değerlendirileceği unutulmamalıdır.
Öldürme tehdidi eşe yönelik psikolojik şiddet biçimlerinden biri olarak değerlendirilebilir. TMK m. 162'nin hayata kast sebebinin uygulanıp uygulanamayacağı ise tehdidin ötesine geçen fiili koşullara ve somut delil durumuna göre mahkemece ayrıca değerlendirilir.
TMK m. 163 uyarınca eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürerse ve bu sebepten ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, mağdur eş her zaman boşanma davası açabilir; bu madde bakımından herhangi bir süre sınırı öngörülmemiştir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 163Kaynağı aç
Psikolojik şiddet, koşullara bağlı olarak evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle açılacak bir davada (TMK m. 166) da gündeme gelebilir. Bu genel boşanma sebebinde kusur dengesi belirleyicidir: davacının kusuru davalıdan daha ağır ise davalının itiraz hakkı doğar. Ancak bu itirazın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu ve evlilik birliğinin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmadığı tespit edilirse yine boşanmaya karar verilebilir.
Anlaşmalı Boşanma ve Ret Kararı Sonrası Süreç
Taraflar psikolojik şiddet de dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları çözüme kavuşturmak istiyorlarsa TMK m. 166/3'teki anlaşmalı boşanma yoluna başvurabilirler. Bunun için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, tarafların birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi ve hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi gerekir. Boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemenin de hâkimce uygun bulunması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini gözetmek üzere anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir; boşanmaya ancak bu değişiklikler taraflarca da kabul edilirse hükmolunur.
Herhangi bir boşanma sebebiyle açılmış davanın reddedilmesi ve bu kararın kesinleşmesi hâlinde, kesinleşme tarihinden itibaren bir yıl geçmesine karşın ortak hayat yeniden kurulamazsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin talebi üzerine boşanmaya karar verilir. Bu hüküm, 14 Kasım 2024 tarihinde 7532 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle değiştirilmiş olup yürürlükteki metin bir yıllık süreyi öngörmektedir.
Psikolojik Şiddetin İspatı
Psikolojik şiddetin gerçekleştiğini mahkemede ortaya koymak, iddia eden tarafa düşen bir yükümlülüktür. Delil olarak komşu, aile bireyleri veya çocuklar gibi kişilerin tanık beyanları; eşler arasındaki yazışmalar, WhatsApp mesajları ve sosyal medya paylaşımları kullanılabilir. Bu sayım örnek niteliğindedir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/13379, K. 2018/3650 sayılı kararında, eşini korkutarak duygusal şiddet uyguladığına ilişkin vakıanın ispat edilememesi üzerine bu iddianın kusur olarak yüklenemeyeceğine hükmetmiştir. Somut davada bu vakıanın ispatlanamamasına karşın erkek, diğer vakıalar değerlendirilerek ağır kusurlu kabul edilmiştir. Bu karar somut davanın delil değerlendirmesine ilişkindir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/13379, K. 2018/3650Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/440, K. 2020/1390 sayılı kararında, reddedilen boşanma davasını açarak fiili ayrılığa sebep olan erkeğin boşanmada tam kusurlu sayıldığı bir uyuşmazlıkta, önceki boşanma davasından feragat edilmesinin o davaya kadarki olaylar bakımından karşı tarafın kusurlu sayılmasını engellediğini hükme bağlamıştır. Feragatin doğurduğu kesin hüküm etkisi karşısında önceki olaylardan dolayı davalı kusurlu addedilemez. Bu tespit, reddedilen boşanma davasının ardından TMK m. 166/son uyarınca değerlendirilen fiili ayrılık uyuşmazlığına ilişkindir. Aynı kararda, dava dilekçesinde dayanılmayan vakıaların hükme esas alınamayacağı da HMK m. 25/1 uyarınca vurgulanmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/440, K. 2020/1390Kaynağı aç
Maddi ve Manevi Tazminat
TMK m. 174 uyarınca tazminata hükmedilebilmesi için belirli koşulların bir arada gerçekleşmesi gerekir. Maddi tazminat bakımından; mevcut veya beklenen menfaatlerin boşanma yüzünden zedelenmesi, tazminat isteyen tarafın kusursuz ya da daha az kusurlu olması ve karşı tarafın kusurlu olması şarttır. Manevi tazminat bakımından ise boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakkının saldırıya uğraması, tazminat isteyen tarafın ağır ya da eşit kusurlu olmaması ve karşı tarafın kusurlu olması aranır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2426, K. 2020/243Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/6166, K. 2019/2546Kaynağı aç
Eşine hem duygusal hem ekonomik şiddet uygulayan ve tamamen kusurlu bulunan eşin bu davranışları, karşı tarafın kişilik haklarına saldırı oluşturduğunda manevi tazminat koşulları gerçekleşebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2017/6166, K. 2019/2546 sayılı kararında, bu koşulların oluştuğu bir davada mahkemece tarafların sosyal ve ekonomik durumları, fiilin ağırlığı ve hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, TBK m. 50, 51 ve 58) dikkate alınarak manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine, aksi yönde kurulan hükmün bozma sebebi oluşturduğuna karar vermiştir.
Tazminat miktarının belirlenmesinde tarafların ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaat birlikte değerlendirilir; hakkaniyet ilkesi ve TBK m. 50 ile 52 hükümleri de uygulanır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/11724, K. 2016/1773 sayılı kararında bu ölçütleri esas alarak daha uygun bir tazminat miktarının belirlenmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/11724, K. 2016/1773Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2426, K. 2020/243 sayılı kararının çoğunluk görüşüne göre affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olaylar nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilemez. Bu kararın aynı zamanda her davanın açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre değerlendirileceğini, dava tarihinden sonra gerçekleşen olayların ise başka bir boşanma davasına dayanak yapılabileceğini de belirlediği görülmektedir.
Boşanma yüzünden maddi desteğini yitirecek olan eşin TMK m. 174/1 kapsamında maddi tazminat talep edebilmesi için ilgili koşulların somut olayda gerçekleşmesi gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/440, K. 2020/1390 sayılı kararında, tamamen kusurlu bulunan erkeğin davranışları nedeniyle kadının boşanma sonucu eşinin maddi desteğini yitireceğini saptamış ve kadın yararına TMK m. 174/1 koşullarının oluştuğuna hükmetmiştir.
Tazminat Taleplerinde Süre
TMK m. 174 kapsamındaki maddi ve manevi tazminat talepleri boşanma davası ile birlikte ileri sürülebileceği gibi boşanma hükmünün kesinleşmesinin ardından ayrı bir dava olarak da açılabilir. Ancak TMK m. 178 uyarınca evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Bu süre geçirildikten sonra tazminat davası açılması hak kaybına yol açar.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 178Kaynağı aç
Yoksulluk Nafakası
TMK m. 175 uyarınca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru karşı taraftan daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan mali gücü oranında süresiz yoksulluk nafakası talep edebilir. Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması aranmaz; yükümlünün kusursuz olması nafaka borcunu ortadan kaldırmaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 175Kaynağı aç
İstinaf Aşamasında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3063, K. 2023/6533 sayılı kararında, Bölge Adliye Mahkemesi'nin istinaf incelemesini tazminat taleplerini de kapsayacak biçimde eksiksiz yapması gerektiğini vurgulamıştır. Her talep hakkında ayrı ayrı ve açık hüküm kurulması zorunludur; tazminat taleplerinin kapsam dışı bırakılarak eksik inceleme yapılması bozma sebebi oluşturur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/3063, K. 2023/6533Kaynağı aç
Sık Sorulan Sorular
Psikolojik şiddet boşanma sebebi olabilir mi?
Psikolojik şiddet niteliğindeki davranışlar, koşullara bağlı olarak TMK m. 162'deki pek kötü davranış veya ağır onur kırıcı davranış sebebiyle ya da TMK m. 166'daki evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle değerlendirilebilir. Hangi sebebin uygulanacağı somut olgu ve delil durumuna göre mahkemece belirlenir.
Psikolojik şiddeti ispatlamak için hangi deliller kullanılabilir?
Komşu, aile bireyleri veya çocuklar gibi kişilerin tanık ifadeleri; eşler arasındaki mesaj yazışmaları, WhatsApp konuşmaları ve sosyal medya paylaşımları delil olarak sunulabilir. Bu sayım örnek niteliğindedir. İspat edilemeyen psikolojik şiddet iddiası, somut davada o vakıa bakımından kusur olarak yüklenemez.
Psikolojik şiddet nedeniyle manevi tazminat talep edebilir miyim?
TMK m. 174/2 uyarınca boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat isteyebilir. Bunun için tazminat isteyen tarafın ağır ya da eşit kusurlu olmaması gerekir. Çoğunluk görüşüne göre affedilen veya hoşgörüyle karşılanan davranışlar nedeniyle tazminat istenemez.
Psikolojik şiddete dayalı boşanma davası için süre sınırı var mı?
TMK m. 162'ye dayanan pek kötü davranış veya onur kırıcı davranış sebebiyle dava hakkı, sebebin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde sebebin doğumundan beş yıl geçmekle düşer; affeden tarafın dava hakkı kalmaz. TMK m. 163 kapsamındaki davalar için ise herhangi bir süre sınırı öngörülmemiştir. Boşanma hükmü kesinleştikten sonra tazminat davası için TMK m. 178 uyarınca bir yıllık zamanaşımı işlemeye başlar.
Tehdit psikolojik şiddet sayılır mı, hayata kast nedeniyle boşanma talep edebilir miyim?
Öldürme tehdidi psikolojik şiddet kapsamında değerlendirilebilir. TMK m. 162'deki hayata kast sebebinin uygulanıp uygulanamayacağı ise tehdidin ötesine geçen fiili koşullara ve somut delil durumuna göre mahkemece ayrıca değerlendirilir.
Yoksulluk nafakası talep etmek için eşimin kusurlu olması şart mı?
Hayır. TMK m. 175 uyarınca nafaka yükümlüsünün kusurlu olması aranmaz. Önemli olan, nafaka isteyen tarafın kusurunun karşı tarafınkinden daha ağır olmamasıdır.
Boşanma davasından feragat edilmesi kusur değerlendirmesini etkiler mi?
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/440, K. 2020/1390 sayılı kararında, boşanma davasından feragat edilmesinin o davaya kadarki olaylar bakımından karşı tarafın kusurlu sayılmasını engellediğini hükme bağlamıştır. Feragatin kesin hüküm etkisi karşısında önceki olaylardan dolayı davalı kusurlu addedilemez. Bu tespit, reddedilen boşanma davasının ardından TMK m. 166/son kapsamında incelenen fiili ayrılık uyuşmazlığına ilişkindir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

