Nafaka borçlusu erkeğin yeniden evlenmesi, ödemekle yükümlü olduğu yoksulluk veya iştirak nafakasını kendiliğinden sona erdirmez ve miktarını otomatik olarak düşürmez. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uyarınca nafakanın kendiliğinden kalkması yalnızca nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü durumunda gerçekleşir. Bununla birlikte borçlunun yeniden evlenmesi sonucunda ailevi giderlerinin artması ve mali gücünün önemli ölçüde eksilmesi, hakkaniyet gereğince nafakanın indirilmesi talebiyle dava açılmasına hukuki gerekçe oluşturabilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 176Kaynağı aç
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/20349, K. 2014/7657Kaynağı aç
Yoksulluk Nafakası Bakımından Erkeğin Yeniden Evlenmesi
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eş, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer eşten mali gücü oranında süresiz nafaka isteyebilir ve bu yükümlülükte nafaka borçlusunun kusurlu olması şartı aranmaz. 4721 sayılı Kanun m. 176/3 uyarınca irat biçiminde ödenen yoksulluk nafakası, nafaka alacaklısının evlenmesi veya taraflardan birinin vefatı durumunda kendiliğinden son bulur. Nafaka alacaklısının evlilik akti olmaksızın fiilen karı koca gibi yaşaması, yoksulluğunun kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hallerinde ise nafaka ancak mahkeme kararı ile kaldırılır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 175Kaynağı aç
Nafaka borçlusunun yeniden evlenmesi durumunda ise iradın kendiliğinden sona ereceğine ilişkin bir yasal hüküm bulunmamaktadır. Ancak 4721 sayılı Kanun m. 176/4 gereğince tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın azaltılması talep edilebilir. Boşanma sırasında nafaka ödemeyi kabul eden borçlunun yargılama sürecinde ekonomik durumunun kötüye gittiğini iddia ve ispat edememesi ve tarafların sosyoekonomik durumlarında değişiklik bulunmaması halinde yoksulluk nafakasının kaldırılması ya da azaltılması istemi mahkemece reddedilir. Öte yandan talep bulunması durumunda hâkim, irat biçimindeki nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir.
İştirak Nafakası ve Çocukların Bakım Yükümlülüğü
Ana ve babanın bakım borcu kural olarak çocuk ergin olana kadar devam eder; çocuk ergin olduğu halde eğitimi sürüyorsa durum ve koşullara göre beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitimi bitene kadar devam eder. 4721 sayılı Kanun m. 327/1 uyarınca çocuğun bakımı, eğitimi ve korunması için gerekli giderlerin ana ve baba tarafından karşılanması esastır. Nafaka miktarı ise çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları, ödeme güçleri ve çocuğun kendi gelirleri gözetilerek belirlenir. Kanun gereğince belirlenen nafaka her ay peşin olarak ödenir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 328Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 330Kaynağı aç
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2015/7814, K. 2015/14214Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 327Kaynağı aç
Ana ve baba yoksul oldukları, çocuğun özel durumu olağanüstü harcama gerektirdiği veya olağandışı bir sebebin varlığı halinde, hâkimin izniyle çocuğun mallarından onun bakım ve eğitimine yetecek belli bir miktar sarf edilebilir. Velayeti kullanmayan eşin çocuğun giderlerine katılma borcu çocuğun korunmasına yönelik olduğundan, nafaka borçlusunun veya alacaklı annenin evlenmesi bu yükümlülüğü kendiliğinden ortadan kaldırmaz. 4721 sayılı Kanun m. 331 hükmüne göre durumun değişmesi halinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirleyebilir veya nafakayı kaldırabilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 331Kaynağı aç
Nafaka borçlusunun kendi isteğiyle işinden ayrılarak daha düşük ücretli bir işe girmesi ve bu süreçte yeniden evlenmesi halinde, ekonomik durumunda anlaşma protokolünün uyarlanmasını gerektirecek öngörülemez ve katlanılamaz nitelikte olağanüstü bir değişiklik bulunmadığı ve müşterek çocukların eğitim ihtiyaçlarının artış gösterdiği durumlarda iştirak nafakasının indirilmesi talebi reddedilir.
Anlaşmalı Boşanma Protokolünün Uyarlanması ve Sınırları
Nafaka iradı tarafların yaptıkları bir anlaşma protokolüne dayansa dahi şartları oluştuğunda artırılabilir veya azaltılabilir. Karşılıklı edimler içeren sözleşmelerde denge umulmadık gelişmeler sebebiyle bozulur ve ifa aşırı derecede güçleşirse, dürüstlük ilkesi uyarınca sözleşme koşulları değişen duruma uyarlanabilir. Ancak davalının protokolle elde ettiği statüye beslediği güven, borçlunun sosyoekonomik durumunun bu statüyü koruyacak seviyenin altına düşmediği veya hakkaniyet gerektirmediği sürece zedelenemez. Hâkimce onaylanan iradın aradan çok kısa bir süre geçtikten sonra indirilmesinin talep edilmesi hakkın kötüye kullanılması sayılabilir.
Dava Süreci ve İspat Kriterleri
Nafakanın uyarlanması, indirilmesi veya kaldırılması istemiyle açılan davalarda usul kurallarına tam uyum gösterilmelidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 119/2 uyarınca dava dilekçesinde kanunen zorunlu unsurlarda eksiklik bulunması durumunda hâkim, davacıya eksikliği tamamlaması için bir haftalık kesin süre verir; bu süre zarfında eksiklik tamamlanmazsa dava açılmamış sayılır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 119Kaynağı aç
Nafaka alacaklısının evlilik akdi olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşadığı iddiasına dayanan kaldırma taleplerinde soyut beyanlar yeterli olmayıp somut deliller aranır. Bu uyuşmazlıklarda tanık beyanları, ortak konut düzeni, ekonomik birliktelik ve sosyal medya paylaşımları gibi fiili yaşam birlikteliğini ortaya koyan somut olgular değerlendirilir.
Erkek yeniden evlenince nafaka kendiliğinden kalkar mı?
Nafaka borçlusu erkeğin yeniden evlenmesi nafaka yükümlülüğünü kendiliğinden sona erdirmez; kanunda nafakanın kendiliğinden kalkması alacaklı tarafın evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü haline bağlanmıştır.
Erkeğin evlenmesi nafakanın indirilmesi sebebi sayılır mı?
Yeniden evlenen borçlunun ailevi harcamalarının artması ve mali gücünün önemli ölçüde eksilmesi halinde 4721 sayılı Kanun m. 176/4 uyarınca nafakanın indirilmesi talep edilebilir; ancak ekonomik durumun kötüleştiğinin somut delillerle ispatı zorunludur.
Borçlunun kendi isteğiyle düşük ücretli işe geçmesi nafakayı etkiler mi?
Nafaka borçlusunun kendi isteğiyle işten ayrılarak daha düşük gelirli bir işe geçmesi ve evlenmesi, protokol edimlerinin uyarlanmasını gerektirecek öngörülemez bir durum sayılmadığından nafakanın indirilmesi talebi reddedilebilir.
Annenin evlenmesi çocuğa ödenen nafakayı sona erdirir mi?
İştirak nafakası çocuğun bakım ve korunma giderlerine yönelik olduğundan, nafaka alacaklısı annenin evlenmesi bu nafaka borcunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

