Aile Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görev Kapsamı
Aile mahkemeleri; Adalet Bakanlığınca Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun uygun görüşü alınarak il merkezleri ile nüfusu yüz bini aşan ilçelerde asliye mahkemesi statüsünde ve tek hâkimli teşkil edilir. Bu mahkemelerin yargı yetki alanı, bulundukları idari mülkî hudutlar esas alınarak tespit edilir. Yargı yetki sınırları Adalet Bakanlığının önerisi ve Kurul kararıyla yeniden düzenlenebileceği gibi, iş durumuna göre birden fazla daire açılarak numaralandırılması mümkündür. Ayrı bir aile mahkemesinin kurulmadığı yargı çevrelerinde ise kanun kapsamındaki tüm dava ve talepler, belirlenen Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde görülür. Mahkeme teşkilatında bir yazı işleri müdürü ile gereksinimi karşılayacak sayıda adliye personeli görevlendirilir.
4787 sayılı AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN m. 2Kaynağı aç
Aile mahkemelerinin görev çerçevesi 4787 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle çizilmiştir. Bu kapsamda, Türk Medenî Kanunu'nun vesayet müessesesini düzenleyen üçüncü kısmı hariç tutulmak üzere ikinci kitabından kaynaklanan uyuşmazlıklar ile 4722 sayılı Kanun hükümleri gereğince aile hukukunu ilgilendiren tüm dava ve işler aile mahkemesinde karara bağlanır. Bunun yanı sıra, milletlerarası özel hukuk mevzuatı uyarınca aile hukukuna ilişkin yabancı ilamların tanıma ve tenfiz talepleri ile kanunların görevli kıldığı sair uyuşmazlıklar da bu mahkemelerin yetki alanındadır. Korunma ihtiyacı duyan ergin bireylere yönelik koruyucu tedbir taleplerinde de aile mahkemesi görevli merci olarak kabul edilmektedir.
4787 sayılı AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN m. 4Kaynağı aç
Evlenme Ehliyeti ve Nişanlanma Hükümleri
Türk Medeni Kanunu'nun 124. maddesinin birinci fıkrası uyarınca erkek veya kadın on yedi yaşını doldurmadıkça evlenemez. Ancak hâkim, olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple on altı yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir; karardan önce olanak bulundukça ana ve baba veya vasi dinlenir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 124Kaynağı aç
Evlilik öncesi aşamalara ilişkin olarak Türk Medeni Kanunu'nun 118. maddesi uyarınca nişanlanma, yasal temsilcilerinin rızası bulunmadıkça küçüğü veya kısıtlıyı bağlamaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 118Kaynağı aç
Gaiplik Durumunda Evliliğin Feshi ve Bekleme Süresi
Gaipliğine karar verilen kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez. Eş, evliliğin feshini gaiplik başvurusuyla birlikte isteyebileceği gibi ayrıca açacağı bir dava ile de talep edebilir. Ayrı bir dava ile evliliğin feshi davacının yerleşim yeri mahkemesinden istenir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 131Kaynağı aç
Evlilik sona ermişse kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün geçmedikçe evlenemez; doğurmakla bu süre sona erer. Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hâllerinde ise mahkeme bu süreyi kaldırır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 132Kaynağı aç
Boşanma Davalarında Geçici Önlemler ve Dava Açma Süreleri
Türk Medeni Kanunu'nun 169. maddesi gereğince, boşanma ya da ayrılık davası ikame edildiğinde mahkeme hâkimi; yargılama boyunca eşlerin barınma ve iaşesi, malların idaresi ile müşterek çocukların bakım ve gözetimine dair zaruri koruyucu tedbirleri kendiliğinden re'sen kararlaştırır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 169Kaynağı aç
Zina vakıasına dayanan boşanma davalarında kanun koyucu kesin hak düşürücü süreler belirlemiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 161. maddesine göre, dava açmaya yetkili olan eşin gerekçeyi öğrendiği tarihten itibaren altı ay ve her şartta fiilin işlenmesinden itibaren beş yıl dolduğunda dava açma imkânı ortadan kalkar; diğer eşin fiilini bağışlayan tarafın ise dava açma hakkı kalmaz.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 161Kaynağı aç
Tahkikat, İspat ve Yargılama Usulü Kuralları
Aile mahkemesindeki dava ve işlerde özel bir kanuni usul öngörülmedikçe yazılı yargılama usulünün uygulanması esas alınmakta; boşanma davasından bağımsız olarak müstakilen açılan velayet, kişisel ilişki ve nafaka uyuşmazlıklarında ise basit yargılama usulü yürütülmektedir.
Boşanmada yargılama, Kanunda sayılan özel usul kuralları saklı kalmak üzere usul kanunu hükümlerine tabidir. Türk Medeni Kanunu'nun 184. maddesi uyarınca hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz. Hâkim bu olgular hakkında gerek kendiliğinden gerek istem üzerine taraflara yemin öneremez ve tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hâkimi bağlamaz. Hâkim kanıtları serbestçe takdir eder. Boşanma veya ayrılığın fer'î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar da hâkim tarafından onaylanmadıkça geçerlilik kazanmaz. Ayrıca hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 184Kaynağı aç
Türk Medeni Kanunu'nun 184. maddesindeki özel ispat kuralları kanun metninde doğrudan boşanma ve ayrılık davaları için düzenlenmiş olmakla birlikte, kamu düzenini ilgilendiren velayetin ve kişisel ilişkinin değiştirilmesi gibi uyuşmazlıklarda da kabul veya ikrarın tek başına hükme esas alınamayacağı yönünde kıyasen uygulama alanı bulabilmektedir.
Boşanma davası olmaksızın açılan velayet ve nafaka davalarında hangi yargılama usulü uygulanır?
Boşanma davası olmadan bağımsız olarak açılan velayet, kişisel ilişki ve nafaka davalarında basit yargılama usulü uygulanır. Aile mahkemelerinde özel bir düzenleme bulunmayan diğer dava ve işlerde ise kural olarak yazılı yargılama usulü geçerlidir.
Gaipliğine karar verilen kişinin eşi doğrudan evlenebilir mi?
Gaipliğine karar verilen kişinin eşi mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez. Fesih talebi gaiplik başvurusuyla birlikte veya davacının yerleşim yeri mahkemesinde ayrı bir dava açılarak ileri sürülebilir.
Zina sebebiyle boşanma davası hangi süre içinde açılmalıdır?
Zina sebebiyle boşanma davası hakkı, davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde eylemin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. Zina eylemini affeden eşin dava hakkı yoktur.
Boşanma davasında tarafların ikrarı hâkimi bağlar mı?
Boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olgular hakkında tarafların her türlü ikrarı hâkimi bağlamaz. Hâkim vakıaların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz, taraflara yemin öneremez ve delilleri serbestçe takdir eder.
Kadının üç yüz günlük evlenme bekleme süresi hangi hâllerde mahkemece kaldırılır?
Önceki evliliğin sona ermesinden sonra kadının hamile olmadığının tıbben belirlenmesi yahut evliliği biten eşlerin tekrar birbirleriyle evlenmeyi talep etmeleri durumunda, hâkim tarafından üç yüz günlük yasal bekleme süresi sonlandırılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

