213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun geçici 31. maddesine 7326 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eklenen yedinci fıkra, birinci fıkrada sayılan mükelleflere yeniden değerleme imkânı tanır. İmkan, fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla aktifte kayıtlı taşınmazlar ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetler için ve 31 Aralık 2021 tarihine kadar kullanılabilir. Yararlanma, maddede yukarıda düzenlenen kapsam, şart ve hükümlere uyulmasına bağlıdır. 7326 sayılı Kanun 9 Haziran 2021 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
213 sayılı VERGİ USUL KANUNU m. Geçici 31Kaynağı aç
Yararlanabilecek mükellefler
Yeniden değerleme, tam mükellefiyete tabi olan ve bilanço esasına göre defter tutan gelir vergisi ile kurumlar vergisi mükelleflerine açıktır. Dar mükellefiyet esasında vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre defter tutanlar bu çevrede yer almaz.
Birinci fıkradaki sayım, finans ve bankacılık sektöründe faaliyet gösterenleri, sigorta ve reasürans şirketlerini, emeklilik şirketlerini ve emeklilik yatırım fonlarını da dışarıda bırakır. Münhasıran sürekli olarak işlenmiş altın ile gümüş alım-satımı ve imaliyle uğraşan mükellefler de yararlanamaz. Vergi Usul Kanunu'nun 215. maddesi uyarınca kayıtlarını Türk parası dışında başka bir para birimiyle tutmasına izin verilenler aynı şekilde kapsam dışındadır.
Kapsamdaki kıymetler ve istisnalar
Değerlemeye, fıkranın yürürlük tarihi itibarıyla aktifte bulunan taşınmazlar ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetler konu olabilir. Sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilen taşınmaz ve iktisadi kıymetler bu imkânın dışında tutulmuştur.
Yedinci fıkranın uygulanmasında, önceki fıkralarda taşınmazlar için öngörülen hükümler amortismana tabi diğer iktisadi kıymetler bakımından da geçerlidir.
Süre, defter değeri ve oran
Yeniden değerleme 31 Aralık 2021 tarihine kadar yapılabilir. Taşınmazların ve bunlara ait amortismanların hesabında, Kanundaki değerleme hükümlerine göre tespit edilen ve maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yasal defterlerde kayıtlı değerler esas alınır. Amortismana tabi bir taşınmaz için herhangi bir yılda amortisman ayrılmamışsa, değerlemeye esas tutar bu amortismanlar tam olarak ayrılmış varsayılarak belirlenir.
Yeniden değerleme oranının hesabı, kıymetin durumuna göre iki ayrı ölçüye bağlanmıştır. Birinci fıkranın (b) bendinin (i) ve (ii) alt bentlerinde belirtilen durumlarda, maddenin yürürlük tarihinden önceki aya ait Yİ-ÜFE değeri yerine yedinci fıkranın yürürlük tarihinden önceki aya ait Yİ-ÜFE değeri kullanılır. Aynı madde kapsamında daha önce yeniden değerlenen taşınmazlarda oran, fıkranın yürürlük tarihinden önceki aya ait Yİ-ÜFE değerinin 2018 yılı Mayıs ayına ait Yİ-ÜFE değerine bölünmesiyle bulunur.
Değer artışı, yeniden değerleme sonrasındaki net bilanço aktif değeri ile öncesindeki net bilanço aktif değeri arasındaki farktır. Net bilanço aktif değeri, taşınmazın aktife yazılan değerinden pasifte yazılı amortismanların indirilmesiyle bulunur. Bulunan artış, bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında izlenir.
Yüzde 2 vergi ve fonun akıbeti
Yedinci fıkra uygulamasında özel fon hesabında gösterilen değer artışı üzerinden yüzde 2 oranında vergi hesaplanır. Vergi, yeniden değerleme işleminin yapıldığı tarihi izleyen ayın sonuna kadar, gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine beyannameyle bildirilir. İlk taksit beyanname verme süresi içinde; sonraki taksitler bu süreyi takip eden ikinci ve dördüncü aylarda olmak üzere vergi üç eşit taksitte ödenir.
Pasifteki özel fon tutarının sermayeye eklenmesi mümkündür. Sermayeye ekleme dışında başka bir hesaba aktarılan veya işletmeden çekilen kısım, bu işlemin yapıldığı dönemin kazancına bağlanmaksızın o dönemde gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulur.
Satış, amortisman ve enflasyon düzeltmesi
Yeniden değerlemeye tabi tutulan taşınmazlar elden çıkarıldığında, özel fon hesabındaki değer artışları kazancın tespitinde dikkate alınmaz. Bu madde kapsamında taşınmazlarını yeniden değerleyen mükellefler, söz konusu kıymetleri yeniden değerleme sonrasında bulunan tutarlar üzerinden amortismana tabi tutmaya devam eder.
Yeniden değerlenen taşınmazlar elden çıkarılmadan önce Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesine göre enflasyon düzeltmesi şartları oluşursa, bu madde nedeniyle oluşan değer artışı fonu özsermayeden düşülerek anılan madde uyarınca düzeltme yapılır. Geçici 31. maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi Maliye Bakanlığı'na aittir.
Sık sorulan sorular
Taşınmaz yeniden değerlemesinden kimler yararlanabilir?
Tam mükellefiyete tabi ve bilanço esasına göre defter tutan gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri yararlanabilir. Finans ve bankacılıkta faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları, münhasıran sürekli olarak işlenmiş altın ve gümüş alım-satımı ve imali ile iştigal edenler ile kayıtlarını Türk parası dışında tutmasına izin verilenler bu çevrenin dışındadır.
Sat-kirala-geri al işlemine konu taşınmaz değerlenir mi?
Hayır. Sat-kirala-geri al işlemine veya kira sertifikası ihracına konu edilen taşınmazlar ve iktisadi kıymetler yedinci fıkradaki yeniden değerlemenin dışında bırakılmıştır.
Değer artışı vergisi nasıl beyan ve ödeme edilir?
Özel fondaki değer artışı üzerinden yüzde 2 vergi hesaplanır. Vergi, işlemin yapıldığı tarihi izleyen ayın sonuna kadar beyan edilir ve üç eşit taksitte ödenir. İlk taksit beyanname süresinde, diğerleri bu süreyi izleyen ikinci ve dördüncü aylardadır.
Değer artışı sermayeye eklenebilir mi?
Evet. Özel fon hesabındaki değer artışının sermayeye ilave edilmesi mümkündür. Sermayeye ekleme dışında başka bir hesaba nakledilen veya işletmeden çekilen kısım, işlemin yapıldığı dönemde gelir veya kurumlar vergisine tabi tutulur.
Yeniden değerlenen taşınmaz satılırsa fon kazanca eklenir mi?
Hayır. Yeniden değerlemeye tabi tutulan taşınmazların elden çıkarılmasında özel fon hesabındaki değer artışları kazancın tespitinde dikkate alınmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

