Zilyetlik Kavramı ve Kapsamı
Eşya üzerinde fiilî hâkimiyet kuran kimse Türk Medeni Kanunu m. 973 uyarınca zilyet kabul edilir. Taşınmazlara ilişkin irtifak hakları ile taşınmaz yüklerinin fiilen kullanılması da kanun gereği zilyetlik sayılmaktadır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 973Kaynağı aç
Zilyetliğin Devir Yöntemleri ve Teslim Türleri
Zilyetliğin fiilî teslimle devrinde eşya üzerindeki fiilî hâkimiyet bizzat devredilir. Depodaki ürünlerin alıcıya fizikî olarak teslimi ya da bir makinenin işyerinde alıcının kullanımına bırakılması fiilî teslime örnek niteliğindedir. Anahtarın alıcıya verilmesiyle aracın bizzat alıcı kontrolüne geçmesinde olduğu gibi anahtar devri, özellikle araç ve konut bakımından fiilî hâkimiyete erişimin ana göstergesidir.
Zilyetlik eşyanın fiziksel olarak el değiştirmesi dışında irade beyanlarıyla da devredilebilir. Eşyayı hâlihazırda fer'î zilyet olarak elinde bulunduran kişinin taraf iradeleri doğrultusunda aynı eşyayı bundan böyle kendi adına aslî zilyet veya farklı hukuki sıfatla bulundurmaya başlaması kısa elden teslimi oluşturur. Hükmen teslimde ise aslî zilyet olan kişi eşyayı elden çıkarmaksızın, taraflar arasındaki sözleşme veya irade beyanıyla eşyayı bundan böyle başkası adına bulundurmaya başlar ve zilyetliğin niteliği değişir.
Hükmen teslime dayalı zilyetlik devrinde sırf fatura düzenlenmesi devrin ispatı için tek başına her zaman yeterli görülmeyebilir; bu devirlerde tutanak, Kayıtlı Elektronik Posta (KEP), teslim talimatı veya stok devir kayıtları gibi somut deliller aranır.
Zilyetliğin havalesinde, eşyayı elinde bulunduran depo, taşıyıcı veya tamirci gibi üçüncü kişiye eşyayı bundan böyle alıcı adına muhafaza etmesi ve teslim etmesi yönünde talimat verilir. Bu devir şeklinde üçüncü kişinin açık beyanla veya davranışla ortaya koyacağı kabul aranır. Ayrıca konişmento ve makbuz senedi gibi emtia temsil senetlerinin usulünce devredilmesi durumunda, yeni hak sahibine eşyaya erişim ve tasarruf yetkisi sağlanarak zilyetliğin devri etkisi meydana gelir.
Taşınmazlarda Zilyetlik ve Tescil İlişkisi
Taşınmaz mallarda mülkiyet kural olarak tapu siciline tescille kazanılır. Taşınmazda fiilî hâkimiyetin el değiştirmesi niteliğindeki zilyetlik devri, tapuda mülkiyet devri sonucunu doğurmaz.
Bununla birlikte Türk Medeni Kanunu m. 713 f. 1 uyarınca, tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya hakkında yirmi yıl önce gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi mülkiyetin tescilini talep edebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 713Kaynağı aç
Olağanüstü zamanaşımına dayanan tescil davasında husumet Hazineye, ilgili kamu tüzel kişilerine veya tapudaki kayıt malikinin mirasçılarına yöneltilir. Uyuşmazlığın konusu mahkeme tarafından bir gazete ve internet haber sitesi ile taşınmazın bulunduğu mahalde uygun vasıtalarla asgari üç defa ilan edilir. Yapılan son ilandan başlayarak üç ay içinde yasal koşulların bulunmadığı gerekçesiyle itiraz edilmez ya da itiraz haksız görülüp davacının davası ispatlanırsa tescil kararı verilir; mülkiyet hakkı kanunda belirtilen koşulların gerçekleştiği anda iktisap edilmiş sayılır.
Zilyetliğin Korunması ve İrade Dışı Elden Çıkmada Taşınır Davası
Zilyetlik fiilî bir olgu olarak korunur. Eşya üzerindeki fiilî hâkimiyete yönelik haksız saldırı veya gasp hâllerinde zilyetliğin iadesi, saldırının önlenmesi ve saldırının tespiti davaları açılabilir.
Türk Medeni Kanunu m. 988 uyarınca, bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden o şey üzerinde iyiniyetle mülkiyet veya sınırlı aynî hak edinen kişinin edinimi, zilyedin tasarruf yetkisi bulunmasa dahi kanunen korunur.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 988Kaynağı aç
Taşınırı çalınan, kaybolan ya da iradesi dışında başka herhangi bir şekilde elinden çıkan zilyet, Türk Medeni Kanunu m. 989 f. 1 uyarınca o şeyi elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açabilir. Ancak aynı maddenin ikinci fıkrası ve ilgili ilkeler uyarınca, irade dışı elden çıkan taşınır açık artırmadan, pazardan ya da benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilmişse, iyiniyetli birinci ve sonraki edinenlere karşı taşınır davası ancak ödenen bedelin geri verilmesi koşuluyla açılabilir. Taşınırın geri verilmesinde diğer konularda iyiniyetli zilyedin haklarına ilişkin hükümler uygulanır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 989Kaynağı aç
Para ve hamile yazılı senetler bakımından ise kanunda istisnai bir kural kabul edilmiştir. Türk Medeni Kanunu m. 990 gereğince, zilyedin rızası hilafına elden çıkmış bulunsa dahi, para ve hamiline yazılı senetleri iyiniyetle edinmiş olan kişilere karşı taşınır davası ikame edilemez.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 990Kaynağı aç
Emin sıfatıyla zilyetten hak edinen kişinin kazanımı korunur mu?
Türk Medeni Kanunu m. 988 uyarınca bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden iyiniyetle mülkiyet veya sınırlı aynî hak edinen kişinin edinimi, zilyedin tasarruf yetkisi bulunmasa dahi korunur.
İrade dışı elden çıkan taşınırlar için dava açma süresi ne kadardır?
Türk Medeni Kanunu m. 989 f. 1 uyarınca taşınırı çalınan, kaybolan ya da iradesi dışında elinden çıkan zilyet, o şeyi elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açabilir.
Pazardan veya benzeri satıcıdan iyiniyetle alınan çalıntı mal bedelsiz geri istenir mi?
Hayır, taşınır açık artırmadan, pazardan ya da benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilmişse iyiniyetli edinenlere karşı taşınır davası ancak ödenen bedelin geri verilmesi koşuluyla açılabilir.
Çalınan para veya hamile yazılı senet iyiniyetli kişiden dava yoluyla istenebilir mi?
Türk Medeni Kanunu m. 990 uyarınca para ve hamile yazılı senetler irade dışı elden çıkmış olsa dahi bunları iyiniyetle edinmiş kimseye karşı taşınır davası açılamaz.
Hükmen teslimde zilyetliğin devri için sadece fatura yeterli midir?
Hükmen teslimde tek başına fatura sunulması ispat için her zaman yeterli görülmeyebilir; teslim tutanağı, KEP iletimi, teslim talimatı veya stok devir kayıtları gibi somut deliller aranır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

