Zilyetliğin Devri, İradi Olmayan Kaybı ve Korunması

by Avukat Erdal Ersoy
Zilyetliğin Devri, İradi Olmayan Kaybı ve Korunması

Zilyetlik Kavramı ve Kapsamı

Eşya üzerinde fiilî hâkimiyet kuran kimse Türk Medeni Kanunu m. 973 uyarınca zilyet kabul edilir. Taşınmazlara ilişkin irtifak hakları ile taşınmaz yüklerinin fiilen kullanılması da kanun gereği zilyetlik sayılmaktadır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 973Kaynağı aç
Madde 973- Bir şey üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir. Taşınmaz üzerindeki irtifak haklarında ve taşınmaz yüklerinde hakkın fiilen kullanılması zilyetlik sayılır. II. Türleri 1. Aslî ve fer'î zilyetlik

Zilyetliğin Devir Yöntemleri ve Teslim Türleri

Zilyetliğin fiilî teslimle devrinde eşya üzerindeki fiilî hâkimiyet bizzat devredilir. Depodaki ürünlerin alıcıya fizikî olarak teslimi ya da bir makinenin işyerinde alıcının kullanımına bırakılması fiilî teslime örnek niteliğindedir. Anahtarın alıcıya verilmesiyle aracın bizzat alıcı kontrolüne geçmesinde olduğu gibi anahtar devri, özellikle araç ve konut bakımından fiilî hâkimiyete erişimin ana göstergesidir.

Zilyetlik eşyanın fiziksel olarak el değiştirmesi dışında irade beyanlarıyla da devredilebilir. Eşyayı hâlihazırda fer'î zilyet olarak elinde bulunduran kişinin taraf iradeleri doğrultusunda aynı eşyayı bundan böyle kendi adına aslî zilyet veya farklı hukuki sıfatla bulundurmaya başlaması kısa elden teslimi oluşturur. Hükmen teslimde ise aslî zilyet olan kişi eşyayı elden çıkarmaksızın, taraflar arasındaki sözleşme veya irade beyanıyla eşyayı bundan böyle başkası adına bulundurmaya başlar ve zilyetliğin niteliği değişir.

Hükmen teslime dayalı zilyetlik devrinde sırf fatura düzenlenmesi devrin ispatı için tek başına her zaman yeterli görülmeyebilir; bu devirlerde tutanak, Kayıtlı Elektronik Posta (KEP), teslim talimatı veya stok devir kayıtları gibi somut deliller aranır.

Zilyetliğin havalesinde, eşyayı elinde bulunduran depo, taşıyıcı veya tamirci gibi üçüncü kişiye eşyayı bundan böyle alıcı adına muhafaza etmesi ve teslim etmesi yönünde talimat verilir. Bu devir şeklinde üçüncü kişinin açık beyanla veya davranışla ortaya koyacağı kabul aranır. Ayrıca konişmento ve makbuz senedi gibi emtia temsil senetlerinin usulünce devredilmesi durumunda, yeni hak sahibine eşyaya erişim ve tasarruf yetkisi sağlanarak zilyetliğin devri etkisi meydana gelir.

Taşınmazlarda Zilyetlik ve Tescil İlişkisi

Taşınmaz mallarda mülkiyet kural olarak tapu siciline tescille kazanılır. Taşınmazda fiilî hâkimiyetin el değiştirmesi niteliğindeki zilyetlik devri, tapuda mülkiyet devri sonucunu doğurmaz.

Bununla birlikte Türk Medeni Kanunu m. 713 f. 1 uyarınca, tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ise maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya hakkında yirmi yıl önce gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi mülkiyetin tescilini talep edebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 713Kaynağı aç
Madde 713- Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (…)[35] hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. Tescil davası, Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılır. Davanın konusu, mahkemece bir gazete ve bir internet haber sitesinde ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilân olunur.[36] Son ilândan başlayarak üç ay içinde yukarıdaki koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek itiraz eden bulunmaz ya da itiraz yerinde görülmez ve davacının iddiası ispatlanmış olursa, hâkim tescile karar verir. Mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olur. Davalılar ve itiraz edenler, aynı davada kendi adlarına tescile karar verilmesini isteyebilirler. Kararda, tescili istenilen taşınmazın niteliği, yeri, sınırları ve yüzölçümü belirtilir ve karara, uzmanlarca düzenlenen teknik bilgileri içeren krokisi de eklenir. Özel kanun hükümleri saklıdır. c. Sürelerin hesabı

Olağanüstü zamanaşımına dayanan tescil davasında husumet Hazineye, ilgili kamu tüzel kişilerine veya tapudaki kayıt malikinin mirasçılarına yöneltilir. Uyuşmazlığın konusu mahkeme tarafından bir gazete ve internet haber sitesi ile taşınmazın bulunduğu mahalde uygun vasıtalarla asgari üç defa ilan edilir. Yapılan son ilandan başlayarak üç ay içinde yasal koşulların bulunmadığı gerekçesiyle itiraz edilmez ya da itiraz haksız görülüp davacının davası ispatlanırsa tescil kararı verilir; mülkiyet hakkı kanunda belirtilen koşulların gerçekleştiği anda iktisap edilmiş sayılır.

Zilyetliğin Korunması ve İrade Dışı Elden Çıkmada Taşınır Davası

Zilyetlik fiilî bir olgu olarak korunur. Eşya üzerindeki fiilî hâkimiyete yönelik haksız saldırı veya gasp hâllerinde zilyetliğin iadesi, saldırının önlenmesi ve saldırının tespiti davaları açılabilir.

Türk Medeni Kanunu m. 988 uyarınca, bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden o şey üzerinde iyiniyetle mülkiyet veya sınırlı aynî hak edinen kişinin edinimi, zilyedin tasarruf yetkisi bulunmasa dahi kanunen korunur.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 988Kaynağı aç
Madde 988- Bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden o şey üzerinde iyiniyetle mülkiyet veya sınırlı aynî hak edinen kimsenin edinimi, zilyedin bu tür tasarruflarda bulunma yetkisi olmasa bile korunur. b. Kaybedilen veya çalınan eşya bakımından

Taşınırı çalınan, kaybolan ya da iradesi dışında başka herhangi bir şekilde elinden çıkan zilyet, Türk Medeni Kanunu m. 989 f. 1 uyarınca o şeyi elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açabilir. Ancak aynı maddenin ikinci fıkrası ve ilgili ilkeler uyarınca, irade dışı elden çıkan taşınır açık artırmadan, pazardan ya da benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilmişse, iyiniyetli birinci ve sonraki edinenlere karşı taşınır davası ancak ödenen bedelin geri verilmesi koşuluyla açılabilir. Taşınırın geri verilmesinde diğer konularda iyiniyetli zilyedin haklarına ilişkin hükümler uygulanır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 989Kaynağı aç
Madde 989- Taşınırı çalınan, kaybolan ya da iradesi dışında başka herhangi bir şekilde elinden çıkan zilyet, o şeyi elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açabilir. Bu taşınır, açık artırmadan veya pazardan ya da benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilmiş ise; iyiniyetli birinci ve sonraki edinenlere karşı taşınır davası, ancak ödenen bedelin geri verilmesi koşuluyla açılabilir. Diğer konularda iyiniyetli zilyedin haklarına ilişkin hükümler uygulanır. c. Para ve hamile yazılı senetlerde

Para ve hamile yazılı senetler bakımından ise kanunda istisnai bir kural kabul edilmiştir. Türk Medeni Kanunu m. 990 gereğince, zilyedin rızası hilafına elden çıkmış bulunsa dahi, para ve hamiline yazılı senetleri iyiniyetle edinmiş olan kişilere karşı taşınır davası ikame edilemez.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 990Kaynağı aç
Madde 990- Zilyet, iradesi dışında elinden çıkmış olsa bile, para ve hamile yazılı senetleri iyiniyetle edinmiş olan kimseye karşı taşınır davası açamaz. d. İyiniyetli olmama hâlinde
Emin sıfatıyla zilyetten hak edinen kişinin kazanımı korunur mu?

Türk Medeni Kanunu m. 988 uyarınca bir taşınırın emin sıfatıyla zilyedinden iyiniyetle mülkiyet veya sınırlı aynî hak edinen kişinin edinimi, zilyedin tasarruf yetkisi bulunmasa dahi korunur.

İrade dışı elden çıkan taşınırlar için dava açma süresi ne kadardır?

Türk Medeni Kanunu m. 989 f. 1 uyarınca taşınırı çalınan, kaybolan ya da iradesi dışında elinden çıkan zilyet, o şeyi elinde bulunduran herkese karşı beş yıl içinde taşınır davası açabilir.

Pazardan veya benzeri satıcıdan iyiniyetle alınan çalıntı mal bedelsiz geri istenir mi?

Hayır, taşınır açık artırmadan, pazardan ya da benzeri eşya satanlardan iyiniyetle edinilmişse iyiniyetli edinenlere karşı taşınır davası ancak ödenen bedelin geri verilmesi koşuluyla açılabilir.

Çalınan para veya hamile yazılı senet iyiniyetli kişiden dava yoluyla istenebilir mi?

Türk Medeni Kanunu m. 990 uyarınca para ve hamile yazılı senetler irade dışı elden çıkmış olsa dahi bunları iyiniyetle edinmiş kimseye karşı taşınır davası açılamaz.

Hükmen teslimde zilyetliğin devri için sadece fatura yeterli midir?

Hükmen teslimde tek başına fatura sunulması ispat için her zaman yeterli görülmeyebilir; teslim tutanağı, KEP iletimi, teslim talimatı veya stok devir kayıtları gibi somut deliller aranır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu