Yurt Dışından Getirilen Ziynet Eşyasının Beyan Rejimi

by Avukat Erdal Ersoy
Yurt Dışından Getirilen Ziynet Eşyasının Beyan Rejimi

Yolcu, beraberindeki, kendisine ait, ticari amaç taşımayan ve değeri 15.000 ABD dolarını aşmayan ziynet eşyası niteliğindeki kıymetli maden ve taş eşyasını yurda getirebilir ve yurt dışına çıkarabilir. Bu eşiğin üzerindeki ziynet eşyasının yurt dışına çıkarılması, girişte beyan edilmiş olmasına veya Türkiye'de satın alındığının tevsik edilmesine bağlıdır.

8914391 sayılı TÜRK PARASI KIYMETİNİ KORUMA HAKKINDA 32 SAYILI KARAR m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – (Değişik:RG-23/2/2023-32113-CK-6833/3 md.)[3] (1) Kıymetli madenler, taşlar ve eşyaların Dış Ticaret Rejimi esasları dâhilinde Türkiye'den ihracı serbesttir. (2) Standart ve standart dışı işlenmemiş kıymetli madenlerin ithali ve ihracı aşağıdaki esaslar dâhilinde gerçekleştirilir: a) Standart ve standart dışı işlenmemiş kıymetli madenlerin, ithal ve ihracında gümrük idarelerine beyan verilmesi yeterli olup, ithalat ve ihracat rejim, karar ve yönetmelikleri uygulanmaz. Ancak, standart ve standart dışı işlenmemiş kıymetli madenlerin ihracatında ilgililerin talebi durumunda, 23/12/1999 tarihli ve 99/13812 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İhracat, İhracat Sayılan Satış ve Teslimler ile Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetlerde Vergi, Resim ve Harç İstisnası Hakkında Karar, 18/5/2017 tarihli ve 30070 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İhracat, Transit Ticaret, İhracat Sayılan Satış ve Teslimler ile Döviz Kazandırıcı Hizmet ve Faaliyetlerde Vergi, Resim ve Harç İstisnası Hakkında Tebliğ (İhracat: 2017/4) ile 17/1/2005 tarihli ve 2005/8391 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Dahilde İşleme Rejimi Kararı ve bunlara dayanılarak yayımlanan düzenlemeler uygulanabilir. Bu talepleri inceleyip sonuçlandırmaya Ticaret Bakanlığı yetkilidir. b) Standart ve standart dışı işlenmemiş kıymetli madenlerin ithali yalnızca, Merkez Bankası ile kendi mevzuatlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla kıymetli madenler aracı kuruluşları tarafından yapılır. Kıymetli madenler aracı kuruluşları ithal ettikleri standart ve standart dışı işlenmemiş kıymetli madenleri üç iş günü içinde Borsa İstanbul A.Ş.’ye teslim etmek zorundadır. c) Dahilde İşleme Rejimi Kararı kapsamında standart işlenmemiş kıymetli madenlerin ithali yalnızca, Merkez Bankası ile kendi mevzuatlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla kıymetli madenler aracı kuruluşları tarafından yapılır. ç) Dahilde İşleme Rejimi Kararı kapsamında standart dışı işlenmemiş kıymetli madenlerin ithali serbesttir. d) Kıymetli madenler aracı kuruluşlarınca Dahilde İşleme Rejimi Kararı kapsamında gerçekleştirilen işlenmemiş kıymetli maden ithalatında, ithal edilen standart ve standart dışı işlenmemiş kıymetli madenlerin Borsa İstanbul A.Ş’ye teslim şartı bulunmayıp, üç iş günü içinde kıymetli madenler aracı kuruluşu tarafından Borsaya yazılı olarak bilgi verilmesi zorunludur. e) Standart ve standart dışı işlenmemiş kıymetli madenlerin yurt dışından yalnızca, Merkez Bankası ile kendi mevzuatlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla kıymetli madenler aracı kuruluşları tarafından kendi nam ve hesaplarına gümrük antrepolarına konulması mümkündür. İşlenmemiş kıymetli madenlerin gümrük antrepolarına konulmasında üç iş günü içinde kıymetli madenler aracı kuruluşu tarafından Borsaya yazılı olarak bilgi verilmesi zorunludur. Bakanlık işlenmemiş kıymetli madenlerin yurt dışından gümrük antrepolarına konulmasına ilişkin istisnaları belirlemeye yetkilidir. f) Standart ve standart dışı işlenmemiş kıymetli madenlerin yurt dışından 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu ve ilgili mevzuatı çerçevesinde serbest bölgeye getirilmesi mümkündür. İşlenmemiş kıymetli madenleri yurt dışından serbest bölgeye getirenler tarafından üç iş günü içinde Borsaya yazılı olarak bilgi verilmesi zorunludur. Ancak, yalnızca Merkez Bankası ile kendi mevzuatlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla kıymetli madenler aracı kuruluşları tarafından bunların nam ve hesabına serbest bölgeye getirilen işlenmemiş kıymetli madenlerin serbest bölgeden ithal edilmesi mümkündür. (3) İşlenmiş kıymetli madenler, kıymetli taşlar ve eşyaların Dış Ticaret Rejimi esasları dâhilinde Türkiye’ye ithali serbesttir. (4) Kıymetli madenler, taşlar ve eşyaların yurt içinde alım satımı aşağıdaki esaslar dâhilinde gerçekleştirilir:[4] a) Yurt içinde yalnızca Darphane, Bakanlıkça faaliyet izni verilen rafineriler ile Borsa İstanbul A.Ş. tarafından yayımlanan Rafineriler Listesinde yer alan dışarıda yerleşik rafinerilerce üretilmiş standart işlenmemiş kıymetli madenlerin alım satımı mümkündür. b) Yurt içinde kendi mevzuatlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, yalnızca bankalar, Bakanlıkça faaliyet izni verilen rafineriler, kıymetli madenler aracı kuruluşları ve yetkili müesseseler ile 14/4/2021 tarihli ve 31454 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kuyum Ticareti Hakkında Yönetmelikte tanımlanan ve söz konusu Yönetmelik kapsamında Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kuyum işletmeleri tarafından standart işlenmemiş kıymetli madenler ile basılı kıymetli madenlerin alım satımı yapılabilir. c) Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kuyum işletmeleri haricindeki Türkiye’de yerleşik gerçek kişilere standart dışı işlenmemiş kıymetli madenlerin satımı yapılamaz. ç) Yurt içinde yalnızca Bakanlıkça faaliyet izni verilen rafineriler ve Darphane tarafından üretilen basılı kıymetli madenlerin alım satımı yapılabilir. d) (Ek:RG-15/3/2025-32842-C.K-9595/4 md.) Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kuyum işletmeleri ve vergi levhasında kıymetli maden üretimi veya ticareti ile iştigal ettiği belirtilen Türkiye’de yerleşik gerçek kişiler haricindeki Türkiye’de yerleşik gerçek kişilere çekili kıymetli madenlerin satışı yapılamaz. e) Türkiye'de yerleşik kişilerin Bakanlıkça faaliyet izni verilen rafineriler ile Borsa İstanbul A.Ş. tarafından yayımlanan Rafineriler Listesinde yer alan dışarıda yerleşik rafinerilerce veya Darphane tarafından üretilmiş standart işlenmemiş kıymetli madenleri bankalar, Bakanlıkça faaliyet izni verilen rafineriler, kıymetli madenler aracı kuruluşları ve yetkili müesseseler ile Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kuyum işletmelerinden almaları ve bunlara satmaları serbesttir. f) Türkiye'de yerleşik kişilerin Bakanlıkça faaliyet izni verilen rafineriler ile Darphane tarafından üretilen basılı kıymetli madenleri bankalar, Bakanlıkça faaliyet izni verilen rafineriler, kıymetli madenler aracı kuruluşları ve yetkili müesseseler ile Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kuyum işletmelerinden almaları ve bunlara satmaları serbesttir. g) Basılı ve çekili kıymetli madenler dışında kalan işlenmiş kıymetli madenlerin, kıymetli taşlar ve eşyaların yurt içinde alım ve satımı serbesttir. ğ) Yurt içinde cevherden her tür ve şekilde üretilen kıymetli madenlerin alım ve satım işlemleri Borsa İstanbul A.Ş. tarafından düzenlenecek yönetmeliklerle belirlenecek esaslara göre Borsada yapılır. (5) Yolcular, beraberlerindeki kendilerine ait değeri 15.000 ABD dolarını aşmayan ve ticari amaç taşımayan ziynet eşyası niteliğinde kıymetli madenlerden ve taşlardan yapılmış eşyaları yurda getirebilirler ve yurtdışına çıkarabilirler. Daha fazla değerdeki ziynet eşyalarının yurtdışına çıkarılması, girişte beyan edilmiş olmasına veya Türkiye'de satın alındığını tevsik etme şartına bağlıdır. (6) Merkez Bankası ve kıymetli madenler aracı kuruluşları ithal ettikleri işlenmemiş kıymetli madenlerin yurt içindeki ilk satım işlemlerini Borsa İstanbul A.Ş.’de yaparlar. Şu kadar ki ziynet veya süs eşyasına dönüştürülmüş şekli hariç olmak üzere Borsada hangi tür ve şekilde kıymetli madenlerin işlem göreceği ve teşekkül ettirilecek piyasalar Borsa tarafından düzenlenecek yönetmeliklerle belirlenir. (7) Bakanlık; [5] a) İşlenmemiş ve işlenmiş kıymetli madenlerin farklı ödeme şekillerine göre ithalatını düzenlemeye, b) İşlenmemiş kıymetli maden ithaline ilişkin istisnaları belirlemeye, c) İhtiyaç duyulması halinde standart işlenmemiş kıymetli madenlerin yolcu beraberinde yurda getirilmesine ilişkin düzenleme yapmaya, ç) Yurt içinde alınıp satılabilecek işlenmemiş kıymetli madenlerin nitelikleri ile işlenmemiş ve basılı kıymetli madenlerin yurt içinde alım satımına ilişkin istisnaları belirlemeye, gerekli göreceği tedbirleri almaya, d) İşlenmemiş kıymetli madenler ve basılı kıymetli madenlerin yurt içinde alım satımı ile ithalatını ve ihracatını yapacakların sağlaması gereken şartları, kayıt düzenlerine ilişkin uymakla yükümlü olacakları esasları, Bakanlığa yapacakları bildirimleri, bu bildirimlerin şekil ve sürelerini belirlemeye, e) İşlenmemiş kıymetli madenler ve basılı kıymetli madenleri yurt dışından gümrük antrepolarına koyacak veya serbest bölgeye getireceklerin kayıt düzenlerine ilişkin uymakla yükümlü olacakları esasları, Bakanlığa yapacakları bildirimleri, bu bildirimlerin şekil ve sürelerini belirlemeye, f) Kıymetli madene ilişkin işlem yapmaya yetkili diğer mercileri belirlemeye, g) (Ek:RG-15/3/2025-32842-C.K-9595/4 md.) Yurt içinde alınıp satılabilecek çekili kıymetli madenlerin nitelikleri ile yurt içinde alım satımına ilişkin usul, esas ve istisnaları belirlemeye ve gerekli göreceği tedbirleri almaya, yetkilidir. (8) Kıymetli maden alım satımı, ithalat veya ihracatı ile iştigal edenler, Bakanlık tarafından istenilen her türlü bilgi ve belgeyi istenilen şekil ve sürelerde Bakanlığa sunmak zorundadır. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM DIŞ TİCARET İhracat

Yolcu beraberindeki ziynet eşyası

Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar'ın 7. maddesinin beşinci fıkrası, yolcuya ait ziynet eşyasını üç koşulla birlikte ele alır. Eşya yolcunun kendisine ait olmalı, ticari amaç taşımamalı ve değeri 15.000 ABD dolarını aşmamalıdır. Bu koşullar birlikte bulunduğunda hüküm, eşyanın hem yurda getirilebileceğini hem yurt dışına çıkarılabileceğini öngörür.

Aynı fıkra, daha fazla değerdeki ziynet eşyasının yurt dışına çıkarılmasını ayrı bir şarta bağlar. Çıkarma, eşyanın girişte beyan edilmiş olmasına veya Türkiye'de satın alındığının tevsik edilmesine bağlıdır. Hüküm bu bağlantıyı çıkarma işlemi için kurar.

İşlenmiş kıymetli maden ithalatı

32 sayılı Karar'ın 7. maddesinin üçüncü fıkrasına göre işlenmiş kıymetli madenlerin, kıymetli taşların ve bunlardan yapılmış eşyaların Türkiye'ye ithali, Dış Ticaret Rejimi esasları dâhilinde serbesttir. Bu, yolcunun ticari amaç taşımayan ve 15.000 ABD doları eşiğine tabi ziynet eşyasından ayrı bir ithalat kuralıdır.

Aynı maddenin yedinci fıkrasının (c) bendi, ihtiyaç duyulması hâlinde standart işlenmemiş kıymetli madenlerin yolcu beraberinde yurda getirilmesine ilişkin düzenleme yapma yetkisi öngörür. Bent, bu yetkinin konusunu standart işlenmemiş kıymetli madenlerle sınırlar.

Gümrük işlemine tabi tutulmadan eşya sokulması

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrası, eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişiyi bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırır. Eşya gümrük kapıları dışından sokulursa verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır. Hüküm ziynet eşyasını veya altını ayrıca saymaz; genel eşya kaçakçılığı suçunu düzenler.

5607 sayılı KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU m. 3Kaynağı aç
MADDE 3 – (Değişik: 28/3/2013-6455/54 md.) (1) Eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ülkeye sokan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Eşyanın, gümrük kapıları dışından ülkeye sokulması halinde, verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır. (2) Eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (3) Transit rejimi çerçevesinde taşınan serbest dolaşımda bulunmayan eşyayı, rejim hükümlerine aykırı olarak gümrük bölgesinde bırakan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (4) Belli bir amaç için kullanılmak veya işlenmek üzere ülkeye geçici ithalat ve dahilde işleme rejimi çerçevesinde getirilen eşyayı, hile ile yurt dışına çıkarmış gibi işlem yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (5) Birinci ila dördüncü fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesine iştirak etmeksizin, bunların konusunu oluşturan eşyayı, bu özelliğini bilerek ve ticarî amaçla satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (6) Özel kanunları gereğince gümrük vergilerinden kısmen veya tamamen muaf olarak ithal edilen eşyayı, ithal amacı dışında başka bir kullanıma tahsis eden, satan veya devreden ya da bu özelliğini bilerek satın alan veya kabul eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (7) İthali kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeye sokan kişi, fiil daha ağır bir cezayı gerektiren suç oluşturmadığı takdirde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İthali yasak eşyayı, bu özelliğini bilerek satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, aynı ceza ile cezalandırılır. (8) İhracı kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeden çıkaran kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (9) İlgili kanun hükümlerine göre teşvik, sübvansiyon veya parasal iadelerden yararlanmak amacıyla ihracat gerçekleşmediği hâlde gerçekleşmiş gibi gösteren ya da gerçekleştirilen ihracata konu malın cins, miktar, evsaf veya fiyatını değişik gösteren kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Beyanname ve eki belgelerde gösterilen ile gerçekte ihraç edilen eşya arasında yüzde onu aşmayan bir fark bulunması halinde, sadece 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre işlem yapılır. (10) Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar artırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamaz.[5] (11) (Değişik: 18/6/2014-6545/89 md.) Ulusal marker uygulamasına tabi olup da, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun belirlediği seviyenin altında ulusal marker içeren veya hiç içermeyen akaryakıtı; a) Ticari amaçla üreten, bulunduran veya nakleden, b) Satışa arz eden veya satan, c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan, kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Ancak, marker içermeyen veya seviyesi geçersiz olan akaryakıtın kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur. (12) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan izin alınmadan; akaryakıt haricinde kalan solvent, madenî yağ, baz yağ, asfalt ve benzeri petrol ürünlerinden akaryakıt üreten veya bunları doğrudan akaryakıt yerine ikmal ederek üreten, satışa arz eden, satan, bulunduran, bu özelliğini bilerek ticarî amaçla satın alan, taşıyan veya saklayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle:29/4/2021-7318/13 md.) Akaryakıt yerine kullanılan diğer ürünler yönünden de bu fıkra uyarınca cezaya hükmolunur. (13) Her türlü üretim, iletim ve dağıtım hatları dahil olmak üzere sıvı veya gaz halindeki hidrokarbonlarla, hidrokarbon türevi olan yakıtları nakleden boru hatlarından, depolarından veya kuyulardan kanunlara aykırı şekilde alınan ürünleri satışa arz eden, satan, bulunduran, bu özelliğini bilerek ticarî amaçla satın alan, taşıyan veya saklayan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (14) Kaçak akaryakıt veya sahte ulusal marker elde etmeye, satmaya ya da herhangi bir piyasa faaliyetine konu etmeye yarayacak şekilde lisansa esas teşkil eden belgelerde belirlenenlere aykırı olarak sabit ya da seyyar tank, düzenek veya ekipman bulunduranlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (15) Ulusal markeri yetkisiz olarak üreten, satışa arz eden, satan, yetkisiz kişilerden satın alan, kabul eden, bu özelliğini bilerek nakleden veya bulunduranlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Ulusal markerin kimyasal özelliklerini taşımasa bile, bu madde yerine kullanılmak amacıyla üretilen kimyasal terkipler hakkında da bu fıkra hükmü uygulanır. (16) Tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin ambalajlarına kamu kurumlarınca uygulanan bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretlerin taklitlerini imal eden veya ülkeye sokanlar ile bunları bilerek bulunduran, nakleden, satan ya da kullananlar üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (17) Tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin ambalajlarına kamu kurumlarınca uygulanan bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri; ilgili mevzuatta belirlenen şekilde temin etmesine rağmen belirlenen ürünlerde kullanmaksızın bedelli veya bedelsiz olarak yayanlar, bunları alma veya kullanma hakkı olmadığı halde sahte evrak veya dokümanlarla veya herhangi bir biçimde ilgili kurum ve kuruluşları yanıltarak temin edenler, bunları taklit veya tahrif ederek ya da konulduğu üründen kaldırarak, değiştirerek ya da her ne suretle olursa olsun tedarik ederek amacı dışında kullananlar üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (18) (Değişik: 18/6/2014-6545/89 md.) Ambalajlarında bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaret bulunmayan ya da taklit veya yanıltıcı bandrol, etiket, hologram, pul, damga veya benzeri işaretleri taşıyan tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkileri; a) Ticari amaçla üreten, bulunduran veya nakleden, b) Satışa arz eden veya satan, c) Bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın alan, kişi üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Ancak, tütün mamullerinin, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur. (19) (Mülga: 18/6/2014-6545/89 md.) (20) (Mülga: 18/6/2014-6545/89 md.; Yeniden düzenleme: 28/11/2017-7061/93 md.) Ticari amaçla; makaron veya yaprak sigara kâğıdını, içine kıyılmış tütün, parçalanmış tütün ya da tütün harici herhangi bir madde doldurulmuş olarak satanlara, satışa arz edenlere, bulunduran ve nakledenlere üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.[6][7] (21) (Ek:30/11/2022-7423/8 md.) Tarım ve Orman Bakanlığından yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.[8] (22) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış gibi cezalandırılır. (23) (Ek: 18/6/2014-6545/89 md.)Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan eşyanın değerinin fahiş olması hâlinde, verilecek cezalar yarısından bir katına kadar artırılır. (Ek cümle:14/4/2020-7242/61 md.) Eşyanın değerinin hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir. Nitelikli haller[9]

Aynı maddenin ikinci fıkrası, eşyayı aldatıcı işlem ve davranışlarla gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin ülkeye sokan kişi için iki yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası öngörür. Metinde ziynet eşyasına özgü bir uygulama veya istisna yer almaz.

3. maddenin yirmi ikinci fıkrasına göre, maddenin önceki fıkralarında tanımlanan fiiller teşebbüs aşamasında kalsa bile tamamlanmış gibi cezalandırılır. Bu sonuç, atfın kapsadığı aynı maddedeki suçlarla sınırlıdır.

Haber verme ve etkin pişmanlık

5607 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrası, hükmün kapsadığı fiile katılan kişi için iki ayrı sonucu düzenler. Resmî makamlar durumu öğrenmeden önce kişi, fiili, diğer failleri ve kaçak eşyanın bulunduğu yeri yetkili merciye bildirir ve bu bilginin sonucu faillerin yakalanması ya da kaçak eşyanın bulunması olursa hakkında ceza uygulanmaz. Durum öğrenildikten sonra olayın tümüyle aydınlanmasına katkı ve yardım sağlayan kişi bakımından ise ceza üçte iki oranında azaltılır.

5607 sayılı KAÇAKÇILIKLA MÜCADELE KANUNU m. 5Kaynağı aç
MADDE 5 – (1) 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan (…)[10] birine iştirak etmiş olan kişi; resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, fiili, diğer failleri ve kaçak eşyanın saklandığı yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin, faillerin yakalanmasını veya kaçak eşyanın ele geçirilmesini sağlaması halinde cezalandırılmaz. Haber alındıktan sonra fiilin bütünüyle ortaya çıkmasına hizmet ve yardım eden kişiye verilecek ceza üçte iki oranında indirilir. (2) (Değişik:14/4/2020-7242/62 md.) Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında, indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır. (3) (Ek:14/4/2020-7242/62 md.) İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz. Yolcu beraberinde getirilen kaçak eşya

Yedinci fıkra hariç 3. maddedeki suçlardan birini işleyen kişi, suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesi'ne öderse cezada indirim uygulanır. Ödeme soruşturma evresi sona erinceye kadar yapılırsa ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar yapılırsa üçte bir oranında indirilir. Bu hüküm, tekerrür edenlere ve suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâline uygulanmaz. Buradaki ödeme, kanunda öngörülen etkin pişmanlık şartıdır.

Ödeme ve indirim hususu, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmamışsa kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.

Suç eşyasının müsaderesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54. maddesinin birinci fıkrasına göre, iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan, suçun işlenmesine tahsis edilen veya suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. İyiniyetli üçüncü kişiye ait olma hâli bu hükmün dışındadır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 54Kaynağı aç
Madde 54- (1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/11 md.) Eşyanın üzerinde iyiniyetli üçüncü kişiler lehine tesis edilmiş sınırlı ayni hakkın bulunması hâlinde müsadere kararı, bu hak saklı kalmak şartıyla verilir. (2) Birinci fıkra kapsamına giren eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin başka bir surette imkansız kılınması halinde; bu eşyanın değeri kadar para tutarının müsaderesine karar verilir. (3) Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir. (4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir. (5) Bir şeyin sadece bazı kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı ayırmak olanaklı ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir. (6) Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunur. Kazanç müsaderesi

Eşya üzerinde iyiniyetli üçüncü kişiler lehine sınırlı ayni hak bulunması hâlinde müsadere kararı, bu hak saklı kalmak şartıyla verilir. Hakkın korunması ihtiyari bir tercih olarak bırakılmaz.

Aynı maddenin üçüncü fıkrası, suçta kullanılan eşyanın müsaderesinin işlenen suça göre daha ağır sonuç doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında müsadereye hükmedilmeyebileceğini belirtir. Bu, zorunlu bir müsadere değil, müsadereden vazgeçilebilecek bir değerlendirmedir.

Elkoyma ve eşyanın geri verilmesi

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 127. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklar. Aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 127Kaynağı aç
Madde 127 – (1) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/16 md.) Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri, elkoyma işlemini gerçekleştirebilir. (2) Kolluk görevlisinin açık kimliği, elkoyma işlemine ilişkin tutanağa geçirilir. (3) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/16 md.) Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar. (4) Zilyedliğinde bulunan eşya veya diğer malvarlığı değerlerine elkonulan kimse, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir. (5) Elkoyma işlemi, suçtan zarar gören mağdura gecikmeksizin bildirilir. (6) (Değişik: 25/7/2018-7145/15 md.) Askerî mahallerde yapılacak elkoyma işlemi, Cumhuriyet savcısının nezaretinde askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından yerine getirilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle de askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından elkoyma işlemi yapılabilir. Taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma

Aynı Kanun'un 131. maddesinin birinci fıkrasına göre, elkonulan eşyanın soruşturma veya kovuşturma bakımından saklanmasına artık gerek kalmazsa ya da eşyanın müsadereye tabi olmayacağı anlaşılırsa geri verilmesine karar verilir. Bu kararı Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme kendiliğinden ya da istem üzerine verir. Geri verme bu koşullara bağlıdır; istemin reddine itiraz edilebilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 131Kaynağı aç
Madde 131 – (1) Şüpheliye, sanığa veya üçüncü kişilere ait elkonulmuş eşyanın, soruşturma ve kovuşturma bakımından muhafazasına gerek kalmaması veya müsadereye tabi tutulmayacağının anlaşılması halinde, re'sen veya istem üzerine geri verilmesine Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından karar verilir. İstemin reddi kararlarına itiraz edilebilir. (2) 128 inci madde hükümlerine göre elkonulan eşya veya diğer malvarlığı değerleri, suçtan zarar gören mağdura ait olması ve bunlara delil olarak artık ihtiyaç bulunmaması halinde, sahibine iade edilir. Elkonulan eşyanın muhafazası veya elden çıkarılması

Gümrük vergisi, ceza ve idari karara itiraz

4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesinin birinci fıkrasına göre yükümlüler, kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde itiraz edebilir. İtiraz, bir üst makama; üst makam yoksa aynı makama verilecek dilekçe ile yapılır. Hüküm ziynet eşyasına özgü değildir.

4458 sayılı GÜMRÜK KANUNU m. 242Kaynağı aç
Madde 242 – (Değişik: 18/6/2009-5911/64 md.) 1. Yükümlüler kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilir. 2. İdareye intikal eden itirazlar otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edilir. 3. İtiraz dilekçelerinin süresi içinde yanlış makama verilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmış sayılır ve idarece yetkili makama ulaştırılır. 4. İtirazın reddi kararlarına karşı işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabilir.

İdareye intikal eden itirazlar otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edilir. Süresinde yanlış makama verilen itiraz süresinde yapılmış sayılır ve yetkili makama ulaştırılır.

İtirazın reddi kararlarına karşı, işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabilir. Bu hüküm, idari yargı başvurusunun süresini ve tahsilatın durup durmayacağını ayrıca düzenlemez.

15.000 ABD dolarını aşmayan ziynet eşyası yurda getirilebilir mi?

Evet, eşya yolcuya aitse, ticari amaç taşımıyorsa ve değeri 15.000 ABD dolarını aşmıyorsa yolcu beraberinde yurda getirilebilir ve yurt dışına çıkarılabilir.

Daha yüksek değerdeki ziynet eşyası yurt dışına nasıl çıkarılır?

15.000 ABD dolarından daha fazla değerdeki ziynet eşyasının yurt dışına çıkarılması, girişte beyan edilmiş olmasına veya Türkiye'de satın alındığının tevsik edilmesine bağlıdır.

Gümrük işlemine tabi tutulmadan eşya sokmanın cezası nedir?

Kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Eşya gümrük kapıları dışından sokulursa ceza üçte birinden yarısına kadar artırılır.

Kaçakçılık fiili teşebbüste kalırsa ne olur?

5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin ilgili fıkralarında tanımlanan fiiller teşebbüs aşamasında kalsa bile tamamlanmış gibi cezalandırılır.

Gümrüklenmiş değerin iki katının ödenmesi cezayı nasıl etkiler?

Soruşturma bitmeden ödeme cezayı yarı, hüküm verilinceye kadar ödeme üçte bir oranında indirir. İndirim tekerrür edenlere ve örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suça uygulanmaz.

Gümrük idaresinin kararına kaç günde itiraz edilir?

Tebliğden itibaren on beş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama dilekçeyle itiraz edilebilir. İdare itirazı otuz gün içinde karara bağlayıp tebliğ eder.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu