İdari Yargıda Temyiz Kanun Yolu ve Başvuru Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
İdari Yargıda Temyiz Kanun Yolu ve Başvuru Usulü

İdari Yargıda Temyiz Kanun Yolunun Niteliği ve Kapsamı

İdari yargılama usulünde temyiz, ilk derece idare ve vergi mahkemeleri ile bölge idare mahkemelerinin belirli kararlarına karşı hukuka aykırılık gerekçesiyle başvurulan ve kararların usul ile maddi hukuk kuralları yönünden Danıştay tarafından denetlendiği olağan bir kanun yoludur. Temyiz incelemesinde en üst idari yargı mercii sıfatıyla Danıştay tarafından kararların hukuka uygunluğu denetlenir. Yalnızca uyuşmazlığın esasını nihai olarak karara bağlayan hükümler değil; uyuşmazlığı esastan çözüme kavuşturmasa dahi mahkemenin dosyadan ve davadan el çekmesi sonucunu doğuran nihai kararlar da temyiz denetimine tabidir.

Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı uyuşmazlıklarda verdiği nihai kararlar da temyiz kanun yoluna açıktır. Bu kararlar aleyhine yapılacak temyiz başvurularında denetim mercii, uyuşmazlığın konusuna göre Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu veya Danıştay Vergi Dava Daireleri Kuruludur. Kurul tarafından yürütülen temyiz incelemesi sonucunda verilen onama kararı ile ilk derece sıfatıyla verilen hüküm kesinleşir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararlarının Temyize Tabi Olduğu Davalar

Bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesi sonucunda tesis ettiği her karar Danıştay nezdinde temyiz edilemez. İstinaf incelemesi neticesinde verilen kararlardan hangilerine karşı temyiz kanun yoluna başvurulabileceği 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde sınırlı şekilde sayılmıştır. Buna göre düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları ile konusu kanunda belirtilen parasal tutarı aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar temyiz denetimine tabidir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 46Kaynağı aç
Madde 46 – (Değişik: 18/6/2014-6545/20 md.) Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:[34] a) Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları. b) (İptal bent: Anayasa Mahkemesinin 26/7/2023 tarihli ve E.:2023/36 K.:2023/142 sayılı Kararı ile) (Yeniden Düzenleme:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar. c) (Ek:28/7/2024-7524/53 md.) Konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar. d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları. e) Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları. f) Müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri hakkında açılan iptal davaları. g) İmar planları, parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar. h) Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine verilen kararlar ile 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun uygulanmasından doğan davalar. ı) Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular ile ilgili mevzuatın uygulanmasına ilişkin işlemlere karşı açılan davalar. i) Ülke çapında uygulanan öğrenim ya da bir meslek veya sanatın icrası veyahut kamu hizmetine giriş amacıyla yapılan sınavlar hakkında açılan davalar. j) Liman, kruvaziyer limanı, yat limanı, marina, iskele, rıhtım, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı boru hattı gibi kıyı tesislerine işletme izni verilmesine ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan davalar. k) 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun uygulanmasından ve 16/7/1997 tarihli ve 4283 sayılı Yap-İşlet Modeli ile Elektrik Enerjisi Üretim Tesislerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışının Düzenlenmesi Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan davalar. l) 6/6/1985 tarihli ve 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun uygulanmasından doğan davalar. m) 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun uygulanmasından doğan davalar. n) Düzenleyici ve denetleyici kurullar tarafından görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili olarak alınan kararlara karşı açılan davalar. Temyiz edilemeyecek kararlar:

2577 sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca belirli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran idari işlemlere karşı açılan iptal davaları temyize tabidir. Belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz olarak veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen idari işlemler, müşterek kararnameyle tesis edilen atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atanması, nakli ve görevden alınmasına ilişkin davalar temyiz edilebilir. İmar planları ve parselasyon işlemlerinden doğan uyuşmazlıklar hakkında bölge idare mahkemelerince verilen kararlar da temyiz incelemesine götürülebilir.

Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu ve Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunca itiraz üzerine tesis edilen kararlar ile 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun uygulanmasından doğan davalar temyize tabidir. Maden, taşocakları, orman, jeotermal kaynaklar ve doğal mineralli sular mevzuatının uygulanmasına ilişkin işlemler; ülke çapında yapılan öğrenim, meslek ya da sanat icrası ile kamu hizmetine giriş sınavları; liman, marina, iskele, rıhtım ve boru hattı gibi kıyı tesislerinin işletme iznine ilişkin davalar hakkında verilen istinaf kararları aleyhine Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabilir. 3996 sayılı Kanun kapsamındaki yap-işlet-devret modeli, 4283 sayılı Kanun kapsamındaki yap-işlet modeli, 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun uygulanmasından kaynaklanan davalar ile düzenleyici ve denetleyici kurulların sektör kararlarına karşı açılan davalarda verilen bölge idare mahkemesi kararları da temyiz kanun yoluna açıktır.

Temyiz Yoluna Başvurulamayacak Kararlar ve Kesinlik Sınırları

Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak baktığı uyuşmazlıklarda, bölge idare mahkemelerinin istinaf aşamasında ve ilk derece mahkemelerinin ivedi yargılama usulünü uyguladığı davalarda, uyuşmazlığın esasını çözüp davayı sonuçlandırmayan ve davadan el çekme sonucunu doğurmayan ara kararlar temyiz edilemez. Bölge idare mahkemesinde yapılan istinaf yargılaması sonucunda kesinleşen kararlara karşı da temyiz kanun yoluna başvurulması mümkün değildir.

Adli yargı kolunun görev alanına giren uyuşmazlıklar nedeniyle idari yargı yerlerinde açılan davada davanın reddine dair verilen kararlar temyize konu edilemez; adli yargı mercilerinin de görevsizlik kararı vermesi durumunda görev uyuşmazlığı Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından karara bağlanır. İdari yargının görev alanı içerisinde kalmakla birlikte yetkisiz veya görevsiz idare mahkemesinde dava açılması halinde davanın reddine ilişkin verilen kararlar da temyiz denetimine tabi değildir.

Özel kanunlarında kesin olduğu açıkça düzenlenen idare mahkemesi kararlarına karşı temyiz yoluna gidilemez. 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 6. maddesinin 3. fıkrasında yer alan idari para cezalarına karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine yapılan itiraz üzerine mahkemenin verdiği karar kesindir. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca sınır dışı etme kararına karşı tebliğden itibaren yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurulabilmekte olup mahkemenin sınır dışı etme işlemine ilişkin verdiği karar da kesin nitelik taşır.

2559 sayılı POLİS VAZİFE VE SALAHİYET KANUNU m. 6Kaynağı aç
Madde 6 – (Mülga: 13/1/1986 – 3257/13 md.; Yeniden düzenleme: 24/11/2004-5259/1 md.) Umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinden; a) Faaliyetten geçici olarak men edildiği halde süresinden önce açılan, b) Açık ve kapalı bulunacağı saatlere uymayan, c) Bu Kanunun 12 nci maddesinde belirtilen yasaklara uymadığı tespit edilen, d) Mevzuat hükümlerine aykırı olarak işletilen, İş yerlerinin işletmecilerine beşyüzmilyon Türk Lirası ile birmilyar Türk Lirası arasında idarî para cezası verilir. Bu maddede öngörülen idarî para cezaları, belediye sınırları içinde belediye encümeni, belediye sınırları dışında il daimi encümeni tarafından verilir. Verilen idarî para cezalarına dair kararlar ilgililere 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz, zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. İdarî para cezaları 6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur. Bu maddede belirtilen aynı fiillerin bir yıl içinde tekrarı halinde, en son uygulanan para cezası bir kat artırılarak uygulanır.
6458 sayılı YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU m. 53Kaynağı aç
MADDE 53 – (1) Sınır dışı etme kararı, Genel Müdürlüğün talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır. (2) Karar, gerekçeleriyle birlikte hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir. (3) (Değişik:21/11/2024-7533/36 md.) Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan başvurularda savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır. Davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması halinde, 2577 sayılı Kanunun 26 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen süre iki ay olarak uygulanır. Duruşma yapılması mahkemenin takdirine bağlıdır. Başvurular dosyanın tekemmülünden veya ara karar ya da duruşma yapılması gereken hâllerde bunların tamamlanmasından itibaren on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez. Sınır dışı etme kararı alınacaklar

İvedi Yargılama Usulü ve Sınav Davalarında Temyiz Şartları

İvedi yargılama usulünün uygulandığı uyuşmazlıklarda ilk derece idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlara karşı istinaf kanun yoluna gidilemez; bu kararlara karşı doğrudan temyiz yoluna başvurulur. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca ivedi yargılama usulüne tabi nihai kararlar, kararın tebliğini izleyen günden itibaren on beş gün içinde Danıştay nezdinde temyiz edilir. Danıştay ivedi yargılama dosyalarında temyiz istemini en geç iki ay içinde karara bağlar ve verilen karar en geç bir ay içinde tebliğe çıkarılır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 20/AKaynağı aç
Madde 20/A – (Ek: 18/6/2014-6545/18 md.) 1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: a) İhaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri. b) Acele kamulaştırma işlemleri. c) Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları. d) 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis ve kiralama işlemleri. e) 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar. f) 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararları.[18] 2. İvedi yargılama usulünde: a) Dava açma süresi otuz gündür. b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. c) Yedi gün içinde ilk inceleme yapılır ve dava dilekçesi ile ekleri tebliğe çıkarılır. d) Savunma süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren on beş gün olup, bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en fazla on beş gün uzatılabilir. Savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır. e) Yürütmenin durdurulması talebine ilişkin olarak verilecek kararlara itiraz edilemez. f) Bu davalar dosyanın tekemmülünden itibaren en geç bir ay içinde karara bağlanır. Ara kararı verilmesi, keşif, bilirkişi incelemesi ya da duruşma yapılması gibi işlemler ivedilikle sonuçlandırılır. g) Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. h) Temyiz dilekçeleri üç gün içinde incelenir ve tebliğe çıkarılır. Bu Kanunun 48 inci maddesinin bu maddeye aykırı olmayan hükümleri kıyasen uygulanır. ı) Temyiz dilekçelerine cevap verme süresi on beş gündür. i) Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir. j) Temyiz istemi en geç iki ay içinde karara bağlanır. Karar en geç bir ay içinde tebliğe çıkarılır. Merkezî ve ortak sınavlara ilişkin yargılama usulü:

Millî Eğitim Bakanlığı ile Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan merkezî ve ortak sınavlar ile bunlara ilişkin iş ve işlemler ve sınav sonuçları hakkında açılan davalar özel yargılama usulüne tabidir. 2577 sayılı Kanun'un 20/B maddesi uyarınca bu davalarda ilk derece mahkemesince verilen nihai kararlar aleyhine istinaf aşaması işletilmeksizin kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren beş gün içinde Danıştay nezdinde temyiz başvurusunda bulunulur. Temyiz istemi en geç on beş gün içinde incelenerek kesin karara bağlanır.

Temyiz Süreleri ve Sürelerin İşleyişi

İdari yargılama usulünde genel kural olarak bölge idare mahkemelerinin temyize tabi istinaf kararları ile Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdikleri nihai kararlara karşı kararın tebliğini izleyen günden itibaren otuz gün içinde temyiz kanun yoluna başvurulur. Bölge idare mahkemesinin Danıştay bozma kararına uymayarak verdiği ısrar kararları da nihai karar niteliğinde olup başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştay'da temyize konu edilir.

İdari yargıda işlemeye başlayan temyiz süresi kural olarak kesilmez veya durmaz. Temyiz süresi içerisinde taraflarca hükmün açıklanması veya karardaki yanlışlığın düzeltilmesi talebinde bulunulmuş olması sürenin işlemesine engel teşkil etmez. Aynı şekilde ilgililerin kişisel sağlık mazeretleri veya mücbir sebep halleri de işlemeye başlamış bulunan temyiz süresini durdurmaz.

Temyiz Başvuru Hakkı ve Müdahilin Durumu

Temyiz kanun yoluna kural olarak kararın bozulmasında hukuki yararı bulunan davanın tarafları başvurabilir. Davada birden fazla davacı veya davalı bulunması halinde taraflardan her biri hükmü tek başına temyiz etme hakkına sahiptir. 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 2. fıkrası uyarınca birden fazla kişinin müşterek dilekçe ile dava açtığı durumlarda da her bir kişi kararı tek başına temyiz edebilir.

Uyuşmazlığa üçüncü kişi sıfatıyla katılan müdahil davanın asıl tarafı olmayıp yanında yer aldığı tarafı destekler. Yanında davaya katıldığı tarafça temyiz yoluna başvurulmadığı durumlarda fer'i müdahilin tek başına temyiz isteminde bulunup bulunamayacağı konusunda Danıştay daire kararları arasında görüş ayrılığı bulunmaktadır.

Temyiz Dilekçesi, Şekil Şartları ve Karşı Tarafın Hakları

Temyiz istemleri 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin 1. fıkrası gereğince Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış dilekçeler ile yapılır. 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesi yollamasıyla dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller, davaya konu idari işlemin yazılı bildirim tarihi ve uyuşmazlık konusu miktar yer alır. Temyiz dilekçeleri kararı veren bölge idare mahkemesine, Danıştaya veya Kanun'un 4. maddesinde belirtilen mercilere verilir ve kararı veren merci tarafından karşı tarafa tebliğ edilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 48Kaynağı aç
Madde 48 – (Değişik: 5/4/1990-3622/17 md.) 1. Temyiz istemleri Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış dilekçeler ile yapılır. 2. Temyiz dilekçelerinin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmesi gereklidir, düzenlenmemiş ise eksikliklerin onbeş gün içinde tamamlatılması hususu, kararı veren Danıştay veya bölge idare mahkemesince ilgiliye tebliğ olunur. Bu sürede eksiklikler tamamlanmazsa temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına Danıştay veya bölge idare mahkemesince karar verilir.[35] 3. Temyiz dilekçeleri, ilgisine göre kararı veren bölge idare mahkemesine, Danıştaya veya 4 üncü maddede belirtilen mercilere verilir ve kararı veren bölge idare mahkemesi veya Danıştayca karşı tarafa tebliğ edilir. Karşı taraf tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde cevap verebilir. Cevap veren, kararı süresinde temyiz etmemiş olsa bile düzenleyeceği dilekçesinde, temyiz isteminde bulunabilir. Bu takdirde bu dilekçeler temyiz dilekçesi yerine geçer.[36] 4. (Değişik:10/6/1994-4001/21 md.) Kararı veren Danıştay veya bölge idare mahkemesi, cevap dilekçesi verildikten veya cevap süresi geçtikten sonra dosyayı dizi listesine bağlı olarak, Danıştaya veya Kurula gönderir.[37] 5. Yürütmenin durdurulması isteği bulunan temyiz dilekçeleri, karşı tarafa tebliğ edilmeden dosya ile birlikte, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmek üzere kararı veren bölge idare mahkemesince Danıştay Başkanlığına, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, görevli dairece konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna gönderilir. Danıştayda görevli daire veya kurul tarafından yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verildikten sonra tebligat bu daire veya kurulca yapılarak dosya tekemmül ettirilir.[38] 6. Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren; merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, ilgili merci, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.[39] 7. (Ek: 10/6/1994-4001/21md.; Değişik: 18/6/2014-6545/21 md.) Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir.[40] Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar:[41]
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 3Kaynağı aç
Madde 3 – 1. (Değişik: 10/6/1994-4001/2 md.) İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. 2. Dilekçelerde; a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,[4] b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller, c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi, d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar, e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, Gösterilir. 3. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir. Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur. Dilekçelerin verileceği yerler:

Temyiz dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesi esaslarına uygun düzenlenmemesi durumunda eksikliklerin on beş gün içinde tamamlatılması kararı veren Danıştay veya bölge idare mahkemesince ilgiliye tebliğ olunur. Bu yasal sürede eksiklikler ikmal edilmezse temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına karar verilir. Temyiz dilekçesi sunulurken gerekli harç ve yargılama giderlerinin eksik ödenmiş olması halinde ise kararı veren merci ilgilisine yedi günlük süre tanır; harç ve giderlerin tamamlanmaması durumunda kararın temyiz edilmemiş sayılmasına hükmedilir.

Temyiz başvurusunun kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren merci temyiz isteminin reddine karar verir. Mercii tarafından verilen bu ret kararlarına ve temyiz isteminde bulunulmamış veya temyiz edilmemiş sayılma kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Harç ve giderlerin ödenmediği, dilekçenin şekil kurallarına uymadığı, sürenin geçirildiği veya kesin bir karara karşı başvurulduğu dosya Danıştaya ulaştıktan sonra anlaşılırsa ilgili ret ve istemde bulunulmamış sayılma kararları Danıştayın ilgili dairesi veya kurulunca kesin olarak verilir.

Temyiz dilekçesi karşı tarafa tebliğ edildikten sonra karşı taraf tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz gün içinde cevap verebilir. Hükmü süresi içinde temyiz etmemiş olan karşı taraf dahi otuz günlük cevap süresi içerisinde düzenleyeceği dilekçede temyiz isteminde bulunabilir; bu dilekçe kanun gereği temyiz dilekçesi yerine geçer. Cevap dilekçesi verildikten veya otuz günlük cevap süresi tamamlandıktan sonra dosya, kararı veren merci tarafından dizi listesine bağlanarak Danıştaya veya yetkili Kurula gönderilir.

Temyiz Aşamasında Ön İnceleme ve Feragat Usulü

Temyiz başvurusunda bulunulduğunda dosya üzerinden ön inceleme yapılır. Bu denetimde temyiz harç ve giderlerinin yatırılıp yatırılmadığı, dilekçenin yasal unsurları taşıyıp taşımadığı, süresinde yapılıp yapılmadığı, başvuranın temyiz hakkı ve hukuki yararının bulunup bulunmadığı, kararın temyize tabi olup olmadığı ve istemden feragat edilip edilmediği araştırılır. Harç ve gider tamamlama usulü hariç olmak üzere diğer koşullardaki eksikliklerde başvuru esasa girilmeksizin reddedilir.

Temyiz dilekçesi verildikten sonra karar verilmeden önce sadece temyiz başvurusundan feragat edilmesi mümkündür. Tarafın temyizden feragat etmesi durumunda temyiz mercii konusu kalmayan temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Temyiz başvurusunda bulunan tarafın henüz karar verilmeden hem temyizden hem de davadan birlikte feragat etmesi durumunda temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilir; temyiz isteminden feragat edilmiş olması sebebiyle davadan feragat konusunun incelenmesi olanağı ortadan kalkar.

Danıştay'ın İnceleme Kapsamı ve Temyiz Sebepleri

Danıştay nezdindeki temyiz incelemesi münhasıran hukukilik denetimidir; istinaf aşamasında olduğu gibi maddi vakıalar ve olgular tekrar inceleme konusu yapılamaz ve yerindelik denetimi gerçekleştirilemez. Temyiz sebepleri genel olarak ilk derece veya bölge idare mahkemesinin görev ve yetki alanı dışında bir uyuşmazlığa bakmış olması, hukuka aykırı karar vermesi veya yargılama usulü kurallarının uygulanmasında kararın sonucunu etkileyebilecek nitelikte hata yahut eksikliklerin bulunmasıdır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 49Kaynağı aç
Madde 49 – (Değişik: 18/6/2014-6545/22 md.) 1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar. 2. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar. 3. Kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hâllerinde kesinleşen kısım Danıştay kararında belirtilir. 4. Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır. 5. Temyize konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim aynı davanın temyiz incelemesinde görev alamaz. Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem:

İdari yargılama usulünde geçerli olan re'sen inceleme ilkesi gereğince Danıştay, temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle bağlı kalmaksızın ileri sürülmeyen diğer hukuka aykırılık sebeplerini de inceler. Temyize konu edilen kararı veren veya karara katılmış olan hâkim aynı davanın temyiz incelemesinde görev alamaz.

İdari yargıda yazılı yargılama usulü uygulanır ve incelemeler evrak üzerinde yapılır. Duruşmalı inceleme istisnai nitelikte olup tarafların istemi üzerine verilecek karara bağlıdır; duruşma davetiyeleri duruşma gününden en az otuz gün önce taraflara gönderilir. Danıştay kural olarak esastan karar veremez; ancak istinaf kanun yolu bulunmayan ivedi yargılama usulü ile merkezi ve ortak sınav davalarında, maddi olaylara ilişkin bilgiler yeterli görüldüğünde veya temyiz yalnızca hukuki noktalara yahut düzeltilebilir maddi yanlışlıklara ilişkinse işin esası hakkında karar verebilir; bu davalarda temyiz üzerine verilen kararlar kesindir.

Temyiz Başvurusunun Yürütmeye Etkisi ve Karar Türleri

Temyiz yoluna başvurulmuş olması kararların icrasını ve yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. 2577 sayılı Kanun'un 52. maddesi gereğince kararların teminat karşılığında yürütülmesinin durdurulmasına temyiz istemini incelemeye yetkili Danıştay dava dairesi veya kurulunca karar verilebilir; bu karar temyiz incelemesinin sonuna kadar geçerlidir. Davanın reddine ilişkin kararlar aleyhine temyize başvurulması halinde yürütmenin durdurulabilmesi Kanun'un 27. maddesindeki koşullara bağlıdır. İptal davalarında teminat istenmeyebileceği gibi idareden ve adli yardımdan yararlananlardan hiçbir şekilde teminat alınmaz; temyiz incelemesinde yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar kesindir ve kararın temyizen bozulması mahkeme kararının yürütülmesini kendiliğinden durdurur. Yürütmenin durdurulması istemi içeren temyiz dilekçeleri karşı tarafa tebliğ edilmeden dosya ile birlikte doğrudan ilgili merciye gönderilir; istem karara bağlandıktan sonra tebligat yapılarak dosya tekemmül ettirilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 52Kaynağı aç
Madde 52 – 1. (Değişik: 5/4/1990-3622/21 md.) Temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması, hakim, mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini durdurmaz. Ancak, bu kararların teminat karşılığında yürütülmesinin durdurulmasına temyiz istemini incelemeye yetkili Danıştay dava dairesi, kurulu veya istinaf başvurusunu incelemeye yetkili bölge idare mahkemesince karar verilebilir. (Ek Cümle: 10/6/1994-4001/22 md.) Davanın reddine ilişkin kararlara karşı temyiz ya da istinaf yoluna başvurulması halinde, dava konusu işlem hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi 27 nci maddede öngörülen koşulun varlığına bağlıdır. 2. İptal davalarında teminat istenmeyebilir. 3. İdareden ve adli yardımdan yararlananlardan teminat alınmaz. 4. (Ek: 20/7/2017-7035/8 md.) Temyiz ve istinaf incelemesi sırasında yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar kesindir. 5. Kararın bozulması, kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurur. Yargılamanın yenilenmesi:

Danıştay temyiz incelemesi sonucunda kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun bulunmakla birlikte gösterilen gerekçe doğru veya yeterli görülmezse gerekçesini değiştirerek onar; kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar bulunması halinde ise düzelterek onar. Hukuka aykırılık tespit edildiğinde incelenen karar bozulur; kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hâllerinde kesinleşen kısım Danıştay ilamında açıkça belirtilir.

Temyiz incelemesi sonucunda Danıştay ilgili dairesinin onamaya ilişkin kararları dosyayla birlikte ilk derece mahkemesine, bir örneği ise bölge idare mahkemesine gönderilir. Söz konusu onama kararları dosyanın intikal ettiği tarihten itibaren yedi gün içinde ilgili mahkeme tarafından taraflara tebliğe çıkarılır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 50Kaynağı aç
Madde 50 – (Değişik: 18/6/2014-6545/23 md.) 1. Temyiz incelemesi sonucunda verilen karar, dosyayla birlikte kararı veren mercie gönderilir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/7 md.) Ancak Danıştay ilgili dairesinin onamaya ilişkin kararları, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneği de bölge idare mahkemesine gönderilir. Bu kararlar, dosyanın geldiği tarihten itibaren yedi gün içinde taraflara tebliğe çıkarılır.[42] 2. Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir. 3. Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir. 4. Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır. 5. Bölge idare mahkemesi, bozmaya uymayarak kararında ısrar ederse, ısrar kararının temyizi hâlinde, talep, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir ve karara bağlanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur. Kanun yararına temyiz:[43][44]

Bozma Sonrası Yargılama ve Israr Usulü

Danıştay tarafından verilen bozma ilamı üzerine kararı tesis etmiş olan ilgili yargı mercii dava dosyasını öncelikli olarak ele alır ve ikmali gereken araştırma işlemlerini tamamlayarak uyuşmazlık hakkında yeniden hüküm kurar. Bölge idare mahkemesi bozma kararına uyma yönünde takdir kullanabileceği gibi kendi önceki hükmünde ısrar da edebilir. Bozmaya uyulması halinde gerçekleştirilecek yeni yargılamanın ardından kurulacak hükmün temyiz edilmesi durumunda yapılacak üst merci denetimi, münhasıran bozma ilamında belirtilen esaslara riayet edilip edilmediğinin incelenmesiyle sınırlı kalır.

Bölge idare mahkemesinin bozma kararına uymayarak önceki kararında ısrar etmesi ve bu direnme kararının temyiz edilmesi durumunda dosya konusuna göre Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu veya Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenip karara bağlanır. Israr incelemesi üzerine Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarınca verilen kararlara uyulması zorunludur.

İdari yargılama usulünde karar düzeltme kanun yolu 6545 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırıldığından temyiz üzerine verilen onama kararları veya düzelterek onama kararları ile hüküm kesinleşir. Bu kararlara karşı olağan kanun yolları kapanmış olup yalnızca 2577 sayılı Kanun'un 53. maddesinde belirtilen istisnai hallerde yargılamanın iadesi kanun yoluna başvurulabilir.

İdari yargıda genel temyiz süresi kaç gündür?

Genel temyiz süresi bölge idare mahkemesi kararları ile Danıştay dava dairelerinin ilk derece nihai kararlarının tebliğini izleyen günden itibaren otuz gündür. İvedi yargılama usulünde bu süre on beş gün, merkezi ve ortak sınav uyuşmazlıklarında ise beş gün olarak uygulanır.

Temyiz yoluna başvurmak kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurur mu?

Temyiz başvurusu kararın icrasını ve yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Kararın yürütülmesinin durdurulabilmesi için temyiz dilekçesinde açık talepte bulunulması ve yetkili Danıştay dairesi veya kurulunca teminat karşılığında yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi gerekir; ancak temyizen bozma kararı verilmesi halinde karar kendiliğinden yürütmeyi durdurur.

Temyiz dilekçesindeki şekil veya harç eksiklikleri nasıl giderilir?

Temyiz dilekçesindeki şekil eksiklikleri için on beş günlük süre verilir ve giderilmezse temyiz isteminde bulunulmamış sayılır; harç ve gider eksikliklerinde verilen yedi günlük sürede tamamlama yapılmazsa kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilir.

Temyiz süresini kaçıran karşı taraf cevap dilekçesiyle temyiz talebinde bulunabilir mi?

Kararı süresi içinde temyiz etmemiş olan karşı taraf tebliğ tarihini izleyen otuz günlük cevap süresi içinde sunacağı cevap dilekçesinde temyiz talebinde bulunabilir ve bu dilekçe temyiz dilekçesi yerine geçer.

Danıştay temyiz incelemesinde uyuşmazlığın esası hakkında doğrudan karar verebilir mi?

Danıştay kural olarak davanın esası hakkında karar veremez ve yalnızca hukuka uygunluk denetimi yapar; ancak istinaf yolu kapalı olan ivedi yargılama ve sınav davalarında maddi vakıalar yeterli görüldüğünde veya temyiz sadece hukuki noktalara yahut düzeltilebilir maddi yanlışlıklara ilişkinse işin esası hakkında karar verebilir.

Danıştay kararlarına karşı karar düzeltme yoluna başvurulabilir mi?

Danıştay'ın temyiz kararlarına karşı karar düzeltme yolu 6545 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır; temyiz onama kararıyla hüküm kesinleşir ve yalnızca kanundaki istisnai sebeplerin varlığı halinde yargılamanın iadesi istenebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu