Encümen kararı ve başvuru yolunun çerçevesi
Belediye encümen kararına karşı izlenecek yol, kararın idari işlem niteliğine göre belirlenir. Belediye encümeni, belediye hizmetleriyle ilgili konuları görüşüp karara bağlayan bir kuruldur ve aldığı kararlar belediye encümeni kararıdır. Bu kararlar, idari makam tarafından kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla kamu gücü kullanılarak tek yanlı iradeyle tesis edilen idari işlemlerdir. Encümen kararlarının iptali için genel olarak idareye başvuru yapma zorunluluğu bulunmamaktadır. Menfaati ihlal edilenler, işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal davası açabilir.
Dava açma süresi encümen kararının konusuna göre farklılık gösterir. Özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. İhaleden yasaklama kararları hariç olmak üzere ihale işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ivedi yargılama usulüne tabidir; bu uyuşmazlıklarda süre otuz gün olup dava açılmadan önce yapılan idari başvuru işlemeye başlamış dava açma süresini durdurmaz.
Danıştay 13. Daire, E. 2020/3932, K. 2022/3556Kaynağı aç
Encümenin oluşumu, toplanması ve görevleri
Encümen, belediye başkanının başkanlık ettiği bir organdır. Belediye meclisi kararlarını uygulamakla görevli olup günlük yönetim ve idari işleri yürütür.
Belediye encümeni, belediye başkanının başkanlığında toplanır. İl belediyeleri ile nüfusu 100 binin üzerindeki belediyelerde encümen; meclisin kendi üyeleri arasından bir yıl için seçeceği üç üye, mali hizmetler birim amiri ve başkanın birim amirleri arasından belirleyeceği iki üye ile birlikte başkan dahil toplam yedi kişiden meydana gelir. Diğer belediyelerde ise encümen yapısı; meclisçe seçilen iki üye, mali hizmetler birim amiri ve başkanın belirleyeceği bir birim amiri ile başkan dahil olmak üzere toplam beş kişiden oluşur.
Encümen, üye tam sayısının salt çoğunluğuyla toplanır ve katılanların salt çoğunluğuyla karar verir. Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunluk sayılır ve çekimser oy kullanılamaz. Encümenin 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca ihale komisyonu olarak görev yaptığı toplantılarda da aynı toplanma ve karar nisapları geçerlidir.
Encümenin görev ve yetkileri 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 34. maddesinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda stratejik plan ve yıllık çalışma programı ile bütçe ve kesinhesabı inceleyip belediye meclisine görüş bildirmek encümenin görevlerindendir. Yıllık çalışma programına alınan işlerle ilgili kamulaştırma kararlarını almak ve uygulamak da encümenin kanuni yetkileri arasında yer alır.
İptal davasının konusu ve denetimin sınırı
İptal davası, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biriyle hukuka aykırı olması sebebiyle menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabilir. İdari işlem vasfındaki belediye encümeni kararlarına karşı açılacak iptal davalarında da bu hukuka aykırılık unsurları ile menfaat ihlali şartının gerçekleşmesi aranır.
2577 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereğince idari yargı denetimi, işlemlerin hukuka uygunluğuyla sınırlı tutulmuştur. İdare mahkemeleri yerindelik denetimi gerçekleştiremeyeceği gibi, yürütme görevinin mevzuatta öngörülen usul ve esaslara uygun biçimde yerine getirilmesini engelleyecek, yeni bir idari işlem oluşturacak veya idarenin takdir hakkını ortadan kaldıracak nitelikte hüküm kuramaz.
İhtiyari idari başvuru ve altmış günlük süre
Belediye encümeni kararlarına karşı dava açılmadan önce idari mercilere başvurulması genel olarak bir zorunluluk değildir. Bununla birlikte ilgililer, idari dava açma süresi geçmeden, encümen kararının yürürlükten kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya farklı bir işlem tesis edilmesini varsa üst makamdan, üst makam bulunmuyorsa kararı almış olan makamdan talep edebilirler.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Başvuruya otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş olan süre hesaba katılır.
İdare mahkemelerinde genel dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde altmış gündür. Aynı kural Danıştay için altmış gün, vergi mahkemeleri için otuz gün olarak belirlenmiştir. Belediye encümeni kararlarına karşı açılacak davalarda özel kanuni bir süre bulunmadıkça altmış günlük süre esas alınır.
İdari yargıda dava açma süreleri hak düşürücü nitelik taşır ve mahkemece re'sen gözetilir. Kanuni sürenin geçirilmiş olması, davanın ilk inceleme aşamasında usulden reddi sonucunu doğurabilir.
İhale işlemlerinde otuz günlük süre ve sürenin durmaması
İhaleden yasaklama işlemleri haricindeki ihale süreçlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi gereğince ivedi yargılama usulüne bağlıdır. Danıştay 13. Dairesinin 2020/3932 Esas ve 2022/3556 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere bu usulde dava açma süresi otuz gün olarak uygulanır ve kanunun 11. maddesi kapsamındaki idari başvurular işletilemeyeceğinden, idareye yapılacak müracaatlar işlemeye başlayan dava süresini kesmez veya durdurmaz.
Bu düzenleme karşısında genel dava açma süresi olan altmış gün ve idari başvurunun süreyi durdurması kuralı ihale işlemlerinde geçerlilik taşımaz. İhaleden yasaklama kararları bu istisnanın dışında tutulmuştur.
Yazılı bildirim bulunmayan kişilerde öğrenme tarihi
Tesis edilen idari işlemin doğrudan muhatabı konumunda bulunmayan ve idare tarafından kendisine yazılı bildirim yapılması gerekmeyen kişilerin açtığı davalarda, sürenin tespiti bakımından öğrenme olgusu önem taşır. Danıştay 13. Dairesinin 2020/3932 Esas ve 2022/3556 Karar sayılı ilamına göre, bu nitelikteki ilgililerin işlemi fiilen öğrendiği tarihin kesin biçimde saptanabildiği hallerde, dava açma süresinin hesabında öğrenme tarihi esas alınır.
İptal davasında yetkili mahkeme
Belediye encümeni kararlarına karşı açılacak davalarda genel yetki kuralı, 2577 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca işlemi gerçekleştiren idari makamın görev yaptığı yer idare mahkemesidir. Ancak kanunun 34. maddesi uyarınca imar, kamulaştırma, yıkım ve ruhsat gibi taşınmaz mallara ilişkin uyuşmazlıklarda özel yetki kuralı geçerli olup davanın taşınmazın yer aldığı yer idare mahkemesinde görülmesi zorunludur.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 32Kaynağı aç
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 34Kaynağı aç
Davanın yürütmeyi durdurmaması ve geçici koruma
Belediye encümeni kararlarına karşı iptal davası açılması, dava konusu idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Kararın uygulanmasını veya hukuki sonuç doğurmasını geçici olarak durdurmak isteyen davacı mahkemeden yürütmenin durdurulmasını talep edebilir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
2577 sayılı Kanun'un 27. maddesinin 2. fıkrası çerçevesinde yürütmenin durdurulabilmesi için işlemin icrası halinde telafisi güç ya da imkansız zararların meydana gelmesi ve işlemin açık biçimde hukuka aykırı bulunması koşullarının bir arada gerçekleşmesi şarttır. Mahkeme bu kararı kural olarak idarenin savunması alındıktan ya da savunma süresi geçtikten sonra gerekçeli olarak verebilir; uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerde ise savunma beklenmeksizin de durdurma kararı tesis edilebilir.
İmar mevzuatında encümen kararları ve idari yaptırımlar
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca mevzuata aykırı inşa edildiği belirlenen yapılar mühürlenir ve ilgilisine eksikliği gidermesi ya da ruhsat başvurusunda bulunması için en fazla bir aylık süre tanınır. Yapılan denetimde aykırılığın düzeltildiği veya yapının yasal izinlere bağlandığı tespit edilirse inşaata devam edilmesine izin verilir. Tanınan süre içinde uygunluk sağlanamazsa yapı ruhsatı iptal edilerek belediye encümeninin alacağı kararın ardından belediye tarafından yıkım işlemi uygulanır ve ortaya çıkan giderler yapı sahibinden tahsil olunur.
Danıştay 6. Daire, E. 2020/6045, K. 2022/7301Kaynağı aç
3194 sayılı İMAR KANUNU m. 32Kaynağı aç
3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin 1. fıkrasına göre imara aykırı eylemlerin saptanmasından itibaren on iş günü içerisinde yetkili encümence sorumlular aleyhine ayrı ayrı yaptırım kararı alınır. Yapı tatil tutanağında ayrıca mehil tayin edilmemişse bir aylık süre tespit gününden itibaren başlar. Danıştay 6. Dairesinin 2020/6045 Esas ve 2022/7301 Karar sayılı kararına konu uyuşmazlıkta, anılan kanunun 42. maddesinin 3. fıkrasına göre para cezası tesis edilebilmesi için bir aylık sürenin dolmasının ardından idarece yerinde ikinci bir denetim yapılması zorunluluğunun bulunmadığı ve imara uygun hale getirme mükellefiyetinin ilgilide olduğu sonucuna varılarak ilk derece mahkemesinin bu fıkraya dayalı para cezasını iptal eden kısmı bozulmuştur.
3194 sayılı İMAR KANUNU m. 42Kaynağı aç
İmar mevzuatına aykırılığın çevre ve görsel dokuyu olumsuz etkilemesi halinde, 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin 13. alt bendi uyarınca hesaplanan ana para cezası yüzde 20 artırılır. Öte yandan aynı fıkranın (ç) bendi gereğince, aykırılığa konu alan ile arsa veya arazinin emlak vergisi asgari metrekare birim değerinin çarpımıyla bulunan ek para cezası yapı sahibi ve müteahhidine ayrıca tatbik edilir; bu ek ceza, tebliğden itibaren bir ay içinde mevzuata uygunluk sağlanması şartıyla tahsil edilmez.
İmar Kanunu'nun 42. maddesinde belirtilen fiil ve hallerin yapının inşa süreci içinde tekrarlanması halinde idari para cezaları bir kat artırılarak verilir. Kanun uyarınca tahsil edilen idari para cezaları, aynı eylem sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184. maddesine göre mahkûm olanlara faizsiz olarak iade edilir. Ayrıca yapının imar mevzuatına, plana, ruhsata ve ruhsat eki etüt ve projelere uygun hale getirilmesi amacıyla idarenin yazılı izni dahilinde yapılan iş ve işlemler mühür bozma suçunu oluşturmaz.
İmar mevzuatına aykırılık sebebiyle yaptırıma uğrayan teknik görevliler ve yükleniciler ilgili meslek odası ile Bakanlığa bildirilir ve uygulanan ceza boyunca yeni bir proje üstlenemezler. Yapı müteahhidinin yetki belgesi; imalatın projeye aykırı yapılıp 32. maddedeki sürede düzeltilmemesi halinde beş yıl, projelere aykırı imalatın can ve mal güvenliğini doğrudan tehdit etmesi durumunda on yıl, olumsuz sicil değerlendirmelerinde ise bir yıl süreyle Bakanlıkça iptal edilir. Ayrıca yapım işlerinden kaynaklanan vergi ve sigorta primi borçlarını ödemeyen müteahhitlerin yetki belgeleri en az bir yıl süreyle askıya alınarak sorumluluklar giderilene kadar yeni belge verilmez; bu süreçte müteahhit yeni taahhüt altına giremez ancak başlamış olan işlerini tamamlayabilir.
Kaldırılan encümen kararına dayalı ödeme emirleri
Danıştay 8. Dairesinin 2018/3649 Esas ve 2022/5206 Karar sayılı ilamına konu uyuşmazlıkta, idari para cezasına dayanak oluşturan belediye encümeni kararının idare tarafından sonradan geri alınması üzerine, söz konusu karara dayanılarak çıkarılmış olan ödeme emrinin hukuki dayanaktan yoksun kaldığı gerekçesiyle yerel mahkemece verilen iptal hükmü temyiz incelemesinde hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
Aynı encümen kararına yeniden dava açılması ve kesin hüküm
İdari işlemler hakkında açılan iptal davaları yargısal denetim sağlar ve ilgililer bakımından bağlayıcı hukuki sonuçlar doğurur. Aynı idari işlemin, aynı kişi tarafından, aynı hukuki sebeplere dayanılarak aynı yargı mercilerinde yeniden dava konusu yapılması kesin hüküm engeli nedeniyle mümkün değildir.
Danıştay 8. Daire, E. 2018/3649, K. 2022/5206Kaynağı aç
Danıştay 8. Dairesinin 2018/3649 Esas ve 2022/5206 Karar sayılı ilamına konu uyuşmazlıkta, aynı belediye encümeni kararının iptali istemiyle daha önce açılan davada verilen kararın kesinleştiği tespit edilmiştir. Bu durumda aynı karara karşı yeniden açılan davada istemin derdestlik nedeniyle değil, kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Sık sorulan sorular
Encümen kararına itiraz etmeden doğrudan dava açılabilir mi?
Evet. Belediye encümeni kararlarına karşı iptal davası açılmadan önce idareye itiraz edilmesi genel bir zorunluluk değildir. İlgililer 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca varsa üst makamdan, üst makam bulunmaması halinde işlemi tesis eden encümenden kararın düzeltilmesini ya da kaldırılmasını isteyebilirler.
Encümen kararına karşı iptal davası açma süresi kaç gündür?
Özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde genel dava açma süresi altmış gündür. İhaleden yasaklama hariç ihale işlemlerinde ise dava açma süresi otuz gündür.
Encümen kararına karşı idareye yapılan başvuru süreyi durdurur mu?
Genel kural uyarınca dava açma süresi içinde yapılan idari başvuru işlemeye başlayan süreyi durdurur. İdarenin otuz gün içinde cevap vermemesi halinde istek reddedilmiş sayılır ve kalan süre işlemeye devam eder. Ancak ivedi yargılama usulüne tabi ihale işlemlerinde idari başvuru süreyi durdurmaz.
İptal davası açılması encümen kararının uygulanmasını durdurur mu?
Hayır. Açılan iptal davası kararın uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. Kararın durdurulması için telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi ve mahkemece yürütmenin durdurulması kararı verilmesi gerekir.
Belediye encümeni kararına karşı hangi mahkemede dava açılır?
Genel yetkili mahkeme kararı veren encümenin bulunduğu yer idare mahkemesidir. Karar taşınmaza ilişkinse özel yetki kuralı gereğince taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir.
İmar para cezası verilmesi için idarenin ikinci bir yerinde tespit yapması şart mıdır?
Hayır. 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince bir aylık sürenin dolmasının ardından encümence para cezası verilebilmesi için idarenin ikinci bir yerinde tespit yapma yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Daha önce dava konusu yapılan encümen kararına tekrar dava açılabilir mi?
Aynı encümen kararına karşı aynı kişi tarafından aynı hukuki sebeplere dayanılarak daha önce açılan dava kesinleşmişse, kesin hüküm engeli nedeniyle yeni açılan davanın incelenmeksizin reddi gerekir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

