İdari Dava Nasıl Açılır? Görev, Yetki ve Usul Kuralları

by Avukat Erdal Ersoy
İdari Dava Nasıl Açılır? Görev, Yetki ve Usul Kuralları

İdari dava; idarenin kamu gücüne dayanarak tesis ettiği işlemler, idari eylemler veya kamu hizmetlerinin yürütülmesine dair idari sözleşmeler sebebiyle menfaati veya hakkı ihlal edilenlerce yetkili ve görevli yargı yerine dilekçe verilerek açılır. Anayasa m. 125 uyarınca idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır ve idare kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür; Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk sebebiyle emekliye ayırma işlemleri bu kapsamın dışındadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 2 kapsamında idari dava türleri; iptal davaları, tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç olmak üzere kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden kaynaklanan davalardır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – 1. (Değişik: 10/6/1994-4001/1 md.) İdari dava türleri şunlardır: a) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 21/9/1995 tarihli ve E:1995/27, K:1995/47 sayılı kararı ile; Yeniden Düzenleme: 8/6/2000-4577/5 md.) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları, b) İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c) (Değişik: 18/12/1999-4492/6 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar. 2. İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.[3] 3. (Mülga: 2/7/2018 – KHK-703/185 md.) İdari davaların açılması:
2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 125Kaynağı aç
Madde 125 – İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. (Ek hüküm: 13/8/1999-4446/2 md.) Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların milli veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir. (…) (Ek cümle: 7/5/2010-5982/11 md.) (…)[68] Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma hariç her türlü ilişik kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır. İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar. (Değişik birinci cümle: 7/5/2010-5982/11 md.) Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez. İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. Kanun, olağanüstü hallerde, (…)[69] seferberlik ve savaş halinde ayrıca milli güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık nedenleri ile yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlayabilir. İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. C. İdarenin kuruluşu 1. Merkezi idare

İdari Dava Türleri ve Yargısal Denetimin Kapsamı

İptal davaları; idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı oldukları iddiasıyla menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılır. İptal davası açılabilmesi için davacının kişisel hakkının ihlali aranmayıp menfaat ihlali yeterlidir. Kamu düzenine ilişkin olan iptal davası açma hakkından önceden vazgeçilemez ve hâkim işlemin hukuka aykırılığını re'sen inceler. Düzenleyici işlemlere karşı verilen iptal kararları dava taraflarının yanı sıra bu düzenlemeye tabi olan herkes için bağlayıcıdır. Bir düzenleyici işlemin iptal edilmemiş bulunması ise bu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen uygulama işleminin iptaline engel teşkil etmez.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

Tam yargı davaları; idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından uğranılan zararların tazmini veya yerine getirilmesi talebiyle açılır. İdarenin kamu hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla yaptığı idari sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıklar idari davaya konu olurken; tahkim şartı öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri kapsam dışıdır. Buna karşılık, idarenin özel hukuk kurallarına göre taraf olduğu sözleşmelerden doğan ihtilaflar adli yargının görev alanında yer alır.

2577 sayılı Kanun m. 2/2 gereğince idari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimiyle sınırlıdır. İdare mahkemeleri yerindelik denetimi gerçekleştiremez; yürütme görevinin mevzuatta öngörülen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini engelleyecek, idari işlem ya da eylem tesis edecek yahut idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak nitelikte karar tesis edemez.

İdari Yargıda Görevli Mahkemenin Tespiti

İdari yargı alanında ilk derece mahkemeleri idare mahkemeleri, vergi mahkemeleri ve kanunda sayılan durumlarda ilk derece sıfatıyla Danıştaydır. 2576 sayılı Kanun m. 5 uyarınca vergi mahkemelerinin görevine girenler ile ilk derecede Danıştayda görülecek davalar haricindeki iptal davaları, tam yargı davaları, tahkim öngörülmeyen kamu hizmeti idari sözleşmelerinden çıkan uyuşmazlıklar ve diğer kanunlarla verilen işler idare mahkemelerinde görülür. Bölge idare mahkemeleri ise ikinci derece yargılama yapan istinaf mercileridir; kaynaklardaki genel kabule göre bölge idare mahkemesinde ilk derece mahkemesi sıfatıyla doğrudan dava açılamaz, bununla birlikte bölge idare mahkemesinin ilk derece yetkisinin kanunun açıkça yetki tanıdığı istisnai alanlarla sınırlı olduğu yönünde değerlendirmeler de yer almaktadır.

2576 sayılı BÖLGE İDARE MAHKEMELERİ, İDARE MAHKEMELERİ VE VERGİ MAHKEMELERİNİN KURULUŞU VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
Madde 5 – 1. (Değişik: 24/2/1988 – 3410/1 md.) İdare mahkemeleri, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştayda çözümlenecek olanlar dışındaki: a) İptal davalarını, b) Tam yargı davalarını, c) (Değişik: 8/6/2000 – 4577/2 md.) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklardan hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idarî sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları, d) Diğer kanunlarla verilen işleri, Çözümler. 2. Özel Kanunlarda Danıştayın görevli olduğu belirtilen ve İdari Yargılama Usulü Kanunu ile idare mahkemelerinin görevli kılınmış bulunduğu davaları çözümler. Vergi Mahkemelerinin görevleri:

2575 sayılı Danıştay Kanunu m. 24 uyarınca Danıştay ilk derece mahkemesi olarak; Cumhurbaşkanı kararlarına, Cumhurbaşkanınca çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri dışındaki düzenleyici işlemlere, bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılan davalara bakar. Bunun yanında Danıştay İdari Dairesince veya İdari İşler Kurulunca verilen kararlar üzerine uygulanan eylem ve işlemlere, birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren işlere ve Danıştay Yüksek Disiplin Kurulu kararları ile ilgili işlemlere karşı açılan iptal ve tam yargı davaları da ilk derecede Danıştayda görülür.

2575 sayılı DANIŞTAY KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde 24 – (Değişik: 2/6/2000 – 4575/2 md.) 1. Danıştay ilk derece mahkemesi olarak: a) (Değişik: 2/7/2018 – KHK-703/184 md.) Cumhurbaşkanı kararlarına, b) (Değişik: 2/7/2018 – KHK-703/184 md.) Cumhurbaşkanınca çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnameleri dışındaki düzenleyici işlemlere, c) (Değişik: 2/7/2012-6352/45 md.) Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere, d) Danıştay İdari Dairesince veya İdari İşler Kurulunca verilen kararlar üzerine uygulanan eylem ve işlemlere,[30] e) Birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren işlere, f) Danıştay Yüksek Disiplin Kurulu kararları ile bu Kurulun görev alanı ile ilgili Danıştay Başkanlığı işlemlerine, Karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülmeyen kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan idari davaları karara bağlar. 2. Danıştay, belediyeler ile il özel idarelerinin seçimle gelen organlarının organlık sıfatlarını kaybetmeleri hakkındaki istemleri inceler ve karara bağlar. Temyiz yoluyla Danıştay'da görülecek davalar

Görev ve Yetki İncelemesi ile Uyuşmazlığın Gönderilmesi

2577 sayılı Kanun m. 14 ve m. 15 hükümleri uyarınca görev ve yetki hususları, davanın ilk inceleme aşamasında ve yargılamanın her safhasında mahkemece re'sen gözetilir. 2577 sayılı Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir. Mahkemece yapılan incelemede davanın adli yargının görev alanına girdiği anlaşılırsa davanın görev yönünden reddine karar verilir. İdari yargının görevli olduğu konularda ise mahkemenin görevsiz veya yetkisiz olması halinde davanın görev veya yetki yönünden reddine ve dava dosyasının re'sen görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine hükmedilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – 1. Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. 2. Bu Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir. (Mülga ikinci cümle: 10/6/1994-4001/15 md.) (…) Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki:
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 15Kaynağı aç
Madde 15 – 1. (Değişik: 5/4/1990-3622/6 md.) Danıştay veya idare ve vergi mahkemelerince yukarıdaki maddenin 3 üncü fıkrasında yazılı hususlarda kanuna aykırılık görülürse, 14 üncü maddenin; a) 3/a bendine göre adli (…)[11] yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine; idari yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine, b) 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hallerde davanın reddine, c) 3/f bendine göre, davanın hasım gösterilmeden veya yanlış hasım gösterilerek açılması halinde, dava dilekçesinin tespit edilecek gerçek hasma tebliğine, d) 3/g bendinde yazılı halde otuzgün içinde 3 ve 5 inci maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak yahut (c) bendinde yazılı hallerde, ehliyetli olan şahsın avukat olmayan vekili tarafından dava açılmış ise otuzgün içinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla dava açılmak üzere dilekçelerin reddine, e) 3/b bendinde yazılı halde dilekçelerin görevli idare merciine tevdiine, Karar verilir. 2. Dilekçelerin görevli mercie tevdii halinde, Danıştaya veya ilgili mahkemeye başvurma tarihi, merciine başvurma tarihi olarak kabul edilir. 3. Dilekçelerin 3 ncü maddeye uygun olmamaları dolayısıyla reddi halinde yeni dilekçeler için ayrıca harç alınmaz. 4. (Değişik: 10/6/1994-4001/7 md.) İlk inceleme üzerine Danıştay veya mahkemelerce verilen; bu maddenin 1/a bendinde belirtilen idari yargının görevli olduğu konularda davanın görev ve yetki yönünden reddine ilişkin kararlarla, 1/c bendinde yazılı gerçek hasma tebliğ ve 1/d bendindeki dilekçe red kararları dışında, ilgisine göre istinaf ya da temyiz yoluna başvurulabilir.[12] 5. (Ek: 5/4/1990-3622/6 md.) 1 inci fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde dava reddedilir. Tebligat ve cevap verme:

Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi ve Özel Yetki Kuralları

2577 sayılı Kanun m. 32 gereğince, özel kanunlarda veya ilgili usul kanununda aksine bir yetki kuralı öngörülmemişse yetkili idare mahkemesi, dava konusu idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.

Kamu görevlilerine dair uyuşmazlıklarda yetkili mahkeme kanunda özel olarak düzenlenmiştir: Atama ve nakil davalarında kamu görevlisinin yeni veya eski görev yeri mahkemesi; görevine son verilme, emeklilik veya görevden uzaklaştırma davalarında kamu görevlisinin son görev yaptığı yer mahkemesi yetkilidir. Görevle ilişiğin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları, intibak, sicil, parasal haklar ve mahalli idare organları üyelerinin tedbiren uzaklaştırılması davalarında ise ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir. Özel kanun hükümleri saklı kalmak ve davanın idare mahkemesinin görevine girmesi kaydıyla, hâkim ve savcıların mali ve sosyal hakları, sicilleri ve müfettiş hal kâğıtlarına ilişkin idari davalarda, görev yapılan yerin idari yargı yönünden bağlı olduğu bölge idare mahkemesine en yakın bölge idare mahkemesinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 33Kaynağı aç
Madde 33 – 1. (Değişik: 5/4/1990-3622/12 md.) Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlilerinin yeni veya eski görev yeri idare mahkemesidir. 2. Kamu görevlilerinin görevlerine son verilmesi, emekli edilmeleri veya görevden uzaklaştırılmaları ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir. 3. (Değişik: 5/4/1990-3622/12 md.) Kamu görevlilerinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezaları ile ilerleme, yükselme, sicil, intibak ve diğer özlük ve parasal hakları ve mahalli idarelerin organları ile bu organların üyelerinin geçici bir tedbir olarak görevden uzaklaştırılmalarıyla ilgili davalarda yetkili mahkeme ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir. 4. (Ek: 2/7/2012-6352/60 md.) Özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, hâkim ve savcıların mali ve sosyal haklarına ve sicillerine ilişkin konularla, müfettiş hal kâğıtlarına karşı açacakları ve idare mahkemelerinin görevine giren davalarda yetkili mahkeme, hâkim veya savcının görev yaptığı yerin idari yargı yetkisi yönünden bağlı olduğu bölge idare mahkemesine en yakın bölge idare mahkemesinin bulunduğu yer idare mahkemesidir. Taşınmaz mallara ilişkin davalarda yetki:[27]

İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından veya bunlara bağlı haklar ile kamu mallarına ilişkin idari davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Taşınır mallara ilişkin uyuşmazlıklarda ise taşınır malın bulunduğu yer idare mahkemesi yetkili kabul edilmiştir.

İdari sözleşmelerden doğanlar dışındaki tam yargı davalarında yetki 2577 sayılı Kanun m. 36 uyarınca sırasıyla tayin edilir. Bu kapsamda yetkili mahkeme öncelikle zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer mahkemesidir; şayet zarar ulaştırma ve bayındırlık gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden kaynaklanıyorsa hizmetin görüldüğü ya da eylemin yapıldığı yer mahkemesi; bu şartların bulunmadığı diğer durumlarda ise davacının ikametgâhının bulunduğu yer idare mahkemesidir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 36Kaynağı aç
Madde 36 – İdari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkeme, sırasıyla: a) Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili, b) Zarar, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer, c) Diğer hallerde davacının ikametgahının bulunduğu yer. İdari mahkemesidir. Vergi uyuşmazlıklarında yetki:[28]

2577 sayılı Kanun m. 37 gereğince vergi uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme; uyuşmazlık konusu vergi, resim, harç ve mali yükümleri tarh ve tahakkuk ettiren, zam ve cezaları kesen; Gümrük Kanunu uyarınca alınması gereken vergiler ile Vergi Usul Kanunu uyarınca şikâyet yoluyla düzeltme taleplerinin reddinde mali yükümleri tarh ve tahakkuk ettiren; ödeme emrinin düzenlendiği hallerde ödeme emrini düzenleyen ve diğer uyuşmazlıklarda dava konusu işlemi tesis eden dairenin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesidir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 37Kaynağı aç
Madde 37 – Bu Kanununa göre vergi uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme: a) Uyuşmazlık konusu vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümleri tarh ve tahakkuk ettiren, zam ve cezaları kesen, b) (Ek: 10/6/1994-4001/17 md.) Gümrük Kanununa göre alınması gereken vergilerle Vergi Usul Kanunu gereğince şikayet yoluyla vergi düzeltme taleplerinin reddine ilişkin işlemlerde; vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümleri tarh ve tahakkuk ettiren, c) Amme Alacaklarının Tahsil Usulu Kanunun uygulanmasında, ödeme emrini düzenleyen, d) Diğer uyuşmazlıklarda dava konusu işlemi yapan, Dairenin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesidir. Bağlantılı davalar:[29]

İdari Dava Açma Süreleri ve Sürelerin Hesaplanması

2577 sayılı Kanun m. 7 uyarınca dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı bir süre tayin edilmedikçe Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde otuz gündür. Özel dava açma süresinin idari işlemde açıkça gösterilmediği hallerde uyuşmazlık genel dava açma süreleri içinde mahkemeye taşınabilir. Acele kamulaştırma, özelleştirme kararları ile ihaleden yasaklama dışındaki ihale işlemlerini kapsayan ivedi yargılama usulünde dava açma süresi otuz gün; ilk inceleme süresi yedi gün ve savunma süresi on beş gündür. Merkezi sınavlara ilişkin uyuşmazlıklarda ise dava açma süresi on gün olarak öngörülmüştür.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 20/AKaynağı aç
Madde 20/A – (Ek: 18/6/2014-6545/18 md.) 1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: a) İhaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri. b) Acele kamulaştırma işlemleri. c) Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları. d) 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca yapılan satış, tahsis ve kiralama işlemleri. e) 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar. f) 16/5/2012 tarihli ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun uyarınca alınan Cumhurbaşkanı kararları.[18] 2. İvedi yargılama usulünde: a) Dava açma süresi otuz gündür. b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. c) Yedi gün içinde ilk inceleme yapılır ve dava dilekçesi ile ekleri tebliğe çıkarılır. d) Savunma süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren on beş gün olup, bu süre bir defaya mahsus olmak üzere en fazla on beş gün uzatılabilir. Savunmanın verilmesi veya savunma verme süresinin geçmesiyle dosya tekemmül etmiş sayılır. e) Yürütmenin durdurulması talebine ilişkin olarak verilecek kararlara itiraz edilemez. f) Bu davalar dosyanın tekemmülünden itibaren en geç bir ay içinde karara bağlanır. Ara kararı verilmesi, keşif, bilirkişi incelemesi ya da duruşma yapılması gibi işlemler ivedilikle sonuçlandırılır. g) Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. h) Temyiz dilekçeleri üç gün içinde incelenir ve tebliğe çıkarılır. Bu Kanunun 48 inci maddesinin bu maddeye aykırı olmayan hükümleri kıyasen uygulanır. ı) Temyiz dilekçelerine cevap verme süresi on beş gündür. i) Danıştay evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar verir. Aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar verir. Ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri gönderir. Temyiz üzerine verilen kararlar kesindir. j) Temyiz istemi en geç iki ay içinde karara bağlanır. Karar en geç bir ay içinde tebliğe çıkarılır. Merkezî ve ortak sınavlara ilişkin yargılama usulü:

Dava açma süreleri; kural olarak idari işlemin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. Tatil günleri sürelere dahildir; ancak sürenin son günü tatil gününe rastlarsa süre, tatil gününü izleyen ilk çalışma gününün mesai bitimine kadar uzar. Kanunda yazılı sürelerin bitimi adli tatile (çalışmaya ara verme zamanına) rastlarsa süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 8Kaynağı aç
Madde 8 – 1. Süreler, tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar. 2. Tatil günleri sürelere dahildir. Şu kadarki, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa, süre tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. 3. Bu Kanunda yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır. Görevli olmayan yerlere başvurma:

Adresleri bilinmeyenlere özel kanunları uyarınca ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde süre, aksine bir kanuni hüküm yoksa son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde süre ilan tarihini izleyen gün başlar; ilgililer bu düzenlemelerin uygulanması üzerine uygulama işlemiyle birlikte düzenleyici işleme veya her ikisine birden dava açabilirler.

Dava Öncesi İdari Başvuru Yolları

2577 sayılı Kanun m. 11 uyarınca ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem tesisi üst makamdan, üst makam bulunmuyorsa işlemi tesis eden makamdan idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvuru işlemekte olan dava açma süresini durdurur. İdari makam otuz gün içinde cevap vermezse talep reddedilmiş sayılır. İsteğin açıkça veya zımnen reddi üzerine dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlar ve başvuru tarihine kadar geçmiş süre hesaba katılır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde 11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.[8] 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/6 md.) İptal ve tam yargı davaları:

2577 sayılı Kanun m. 13 gereğince idari eylemler dolayısıyla hakkı ihlal edilenlerin idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini talep etmeleri zorunludur. Talebin kısmen ya da tamamen reddi halinde veya otuz gün içinde cevap verilmemesi durumunda dava açma süresi içinde tam yargı davası açılabilir. Ancak görevli olmayan adli yargı yerinde açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi üzerine idari yargıda dava açılması halinde idareye başvuru koşulu aranmaz. Zorunlu idari başvuru yolu izlenmeden açılan davalarda mahkemece dilekçelerin görevli idari mercie tevdiine hükmedilir ve mahkemeye başvuru tarihi mercie başvuru tarihi sayılır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
Madde 13 – 1. İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir.[9] 2. Görevli olmayan adli (…)[10] yargı mercilerine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi halinde sonradan idari yargı mercilerine açılacak davalarda, birinci fıkrada öngörülen idareye başvurma şartı aranmaz. Dilekçeler üzerine ilk inceleme:

Dava Dilekçesinin Hazırlanması ve Mahkemeye Sunulması

İdari davalar; Danıştay, idare mahkemesi veya vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. Dilekçede; tarafların ve varsa temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları, adresleri, gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller ve idari işlemin yazılı bildirim tarihi yer almalıdır. Vergi, resim, harç ve mali yükümlere dair davalar ile tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar gösterilir. Vergi davalarında ayrıca vergi veya vergi cezasının nevi ve yılı, ihbarname tarihi ve numarası ile varsa mükellef hesap numarası belirtilir. Dava dilekçeleri ve ekli evrak örnekleri davalı taraf sayısından bir fazla nüsha olarak sunulur.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 3Kaynağı aç
Madde 3 – 1. (Değişik: 10/6/1994-4001/2 md.) İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. 2. Dilekçelerde; a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası,[4] b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller, c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi, d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar, e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, Gösterilir. 3. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir. Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur. Dilekçelerin verileceği yerler:

Dava dilekçeleri fiziki ortamda imzalı sunulabileceği gibi UYAP üzerinden güvenli elektronik imza veya mobil imza ile elektronik ortamda da iletilebilir. 2577 sayılı Kanun m. 4 kapsamında dilekçeler ve her türlü savunma evrakı doğrudan Danıştay veya ait olduğu mahkeme başkanlıklarına verilebileceği gibi bunlara gönderilmek üzere idare veya vergi mahkemesi başkanlıklarına, bu mahkemelerin bulunmadığı yerlerde büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalıp kalmadığına bakılmaksızın asliye hukuk hâkimliklerine ya da yabancı ülkelerde Türk konsolosluklarına teslim edilebilir. Gönderilmek üzere başka mahkemeye verilen dilekçeler bakımından dava evrakın o mahkeme kaydına girmesiyle açılmış kabul edilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 4Kaynağı aç
Madde 4 – Dilekçeler ve savunmalar ile davalara ilişkin her türlü evrak, Danıştay veya ait olduğu mahkeme başkanlıklarına veya bunlara gönderilmek üzere idare veya vergi mahkemesi başkanlıklarına, idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde kalıp kalmadığına bakılmaksızın asliye hukuk hakimliklerine veya yabancı memleketlerde Türk konsolosluklarına verilebilir.[5] Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller:

İdari davalarda avukatla temsil zorunluluğu bulunmamaktadır; gerçek kişiler bizzat kendileri, tüzel kişiler ise yetkili temsilcileri aracılığıyla dava açabilirler. Davanın avukat vasıtasıyla açılması durumunda vekâletname aslının veya onaylı örneğinin sunulması gerekir. 6100 sayılı Kanun m. 77 uyarınca gecikmesinde zarar doğabilecek hallerde mahkemenin vereceği kesin süre içinde vekâletname sunulmaz veya asil yapılan işlemleri kabul ettiğini bildirmezse dava açılmamış sayılır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 77Kaynağı aç
MADDE 77- (1) Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır. (2) Vekâletnamesiz işlem yapmasına izin verilen ancak haklı bir sebep olmaksızın süresi içinde vekâletname ibraz etmeyen avukat, celse harcı ile diğer yargılama giderleri ve karşı tarafın uğradığı zararları ödemeye mahkûm edilir. Bunu kötüniyetle yapan avukat aleyhine, ceza ve disiplin soruşturması açılmasını sağlamak üzere, Cumhuriyet başsavcılığına ve vekilin bağlı olduğu baro başkanlığına durum yazıyla bildirilir. (3) Bir tarafın avukat tutmak istemesi sebebiyle, yargılama hiçbir şekilde başka bir güne bırakılamaz. (4) Avukatın istifa etmesi, azledilmesi veya dosyayı incelememiş olması sebebiyle yargılama başka bir güne bırakılamaz. Ancak, dosyanın incelenmemiş olması geçerli bir özre dayanıyorsa, hâkim bir defaya mahsus olmak üzere, kısa bir süre verebilir. Verilen süre sonunda, dosya incelenmemiş olsa bile davaya devam olunur. Vekilin vekâlet veren huzurundaki beyanı

İlk İnceleme, Harç Eksikliği ve Sonradan Azalma Halleri

2577 sayılı Kanun m. 6 uyarınca dilekçeler harç ve posta ücreti alındıktan sonra deftere kaydedilir ve dava bu kaydın yapıldığı tarihte resmen açılmış sayılır. Harcı veya posta ücreti eksik yatırılan davalarda otuz gün içinde eksikliğin tamamlanması tebliğ edilir; gereği yapılmazsa otuz günlük bildirim bir kez daha tekrarlanır. İkinci bildirime rağmen noksan tamamlanmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. Dava açıldıktan sonra posta ücretinde tebligat yapılmasını engelleyecek şekilde azalma olursa otuz gün içinde tamamlanması tebliğ edilir ve bildirimin yerine getirilmemesi halinde bildirim bir kez daha tekrarlanır; ücret yine tamamlanmazsa dosya işlemden kaldırılır ve bu kararın tebliğinden itibaren üç ay içinde noksan tamamlanıp işleme koyma istenmezse davanın açılmamış sayılmasına hükmedilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 6Kaynağı aç
Madde 6 – 1. Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına veya 4 ncü maddede yazılı yerlere verilen dilekçelerin harç ve posta ücretleri alındıktan sonra deftere derhal kayıtları yapılarak kayıt tarih ve sayısı dilekçenin üzerine yazılır. Dava bu kaydın yapıldığı tarihte açılmış sayılır. 2. Davacılara, kayıt tarih ve sayısını gösteren imzalı ve mühürlü, pulsuz bir alındı kağıdı verilir. 3. 4 ncü maddede yazılı diğer yerlere verilen dilekçeler, en geç üç gün içinde Danıştay veya ait olduğu mahkeme başkanlığına taahhütlü olarak gönderilir. Bu yerlerde harç pulları bulunmadığı takdirde bunlara karşılık alınan paraların miktarı ve alındı kağıdının tarih ve sayısı dilekçelere yazılır. 4. (Değişik: 10/6/1994-4001/4 md.) Herhangi bir sebeple harcı veya posta ücreti verilmeden veya eksik harç veya posta ücreti ile dava açılmış olması halinde, otuz gün içinde harcın ve posta ücretinin verilmesi ve tamamlanması hususu daire başkanı veya görevlendireceği tetkik hakimi, mahkeme başkanı veya hakim tarafından ilgiliye tebliğ olunur. Tebligata rağmen gereği yerine getirilmediği takdirde bildirim aynı şekilde bir daha tekrarlanır. Harç veya posta ücreti süresi içinde verilmez veya tamamlanmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verilir ve davacıya tebliğ olunur. 5. (Değişik: 10/6/1994-4001/4 md.) Dava açıldıktan sonra posta ücretinde tebliğ işlemlerinin yapılmasını engelleyecek şekilde azalma olması halinde, otuz gün içinde posta ücretinin tamamlanması daire başkanı veya görevlendireceği tetkik hakimi, mahkeme başkanı veya hakim tarafından ilgiliye tebliğ olunur. Tebligata rağmen gereği yerine getirilmediği takdirde bildirim aynı şekilde bir daha tekrarlanır. Posta ücreti süresi içinde tamamlanmazsa dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Bu kararın tebliği tarihinden başlayarak üç ay içinde, noksanı tamamlanmak suretiyle yeniden işleme konulması istenmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir ve davacıya tebliğ olunur. 6. (Değişik: 10/6/1994-4001/4 md.) 4 ve 5 inci fıkralardaki tebligat re'sen genel bütçeden yapılır. Dava açma süresi:

Dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun m. 3'te öngörülen kanuni unsurları taşımaması halinde mahkemece dilekçenin reddine karar verilerek eksikliğin giderilmesi için davacıya otuz gün süre tanınır; yenilenen dilekçeden harç alınmaz. Ancak yeniden verilen dilekçede dilekçe ret kararındaki aynı yanlışlıkların tekrarlanması halinde mahkemece davanın reddine karar verilir. Tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen tazminat miktarı, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir.

Yürütmenin Durdurulması Kurumu ve Yargılama Usulü

Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması, dava konusu edilen idari işlemin icrasını kendiliğinden durdurmaz. 2577 sayılı Kanun m. 27 uyarınca yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için idari işlemin uygulanması durumunda telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi zorunludur. Karar kural olarak davalı idarenin savunması alındıktan ya da savunma süresi dolduktan sonra verilir; ancak uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerin yürütülmesi savunma alınmaksızın da durdurulabilir. Kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirme işlemleri bu istisnaya dahil değildir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Yürütmenin durdurulması kararlarında işlemin açıkça hukuka aykırı olduğu hususunun ve yol açacağı telafisi güç veya imkânsız zararların somut biçimde gerekçelendirilmesi şarttır; sadece kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmü aleyhine Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle bu karar tesis edilemez. Dilekçe ve eklerinden talebin yerinde olmadığı anlaşılırsa idarenin savunması beklenmeksizin istem reddedilebilir. Aynı gerekçelere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması talebinde bulunulamaz. Yürütmenin durdurulması kural olarak teminat karşılığında verilir; durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir, idareden ve adli yardımdan yararlananlardan ise teminat alınmaz.

Yürütmenin durdurulması istemli uyuşmazlıklarda cevap ve savunma süreleri kısaltılabileceği gibi bildirimlerin memur eliyle yapılmasına karar verilebilir. Yürütmenin durdurulması kararları on beş gün içinde yazılıp imzalanır ve bu kararın verildiği dava dosyaları öncelikle sonuçlandırılır. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı tebliği izleyen günden itibaren yedi gün içinde yetkili mercie bir defaya mahsus itiraz edilebilir; itiraz edilen mercii dosyanın kendisine ulaşmasından itibaren yedi gün içinde kesin karar verir. İvedi yargılama usulünde ise yürütmenin durdurulması kararlarına itiraz kanun yolu kapalıdır.

Vergi mahkemelerinde vergi uyuşmazlıklarına ilişkin dava açılması, tarh edilen vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen kısmının tahsilatını kendiliğinden durdurur. Buna karşılık, davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması sebebiyle işlemden kaldırılan dosyalarda tahsilat devam eder; dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannamelere karşı ve tahsilat işlemlerine karşı açılan davalar tahsilatı kendiliğinden durdurmaz, bu uyuşmazlıklarda yürütmenin durdurulması ayrıca istenebilir. Davacının tebligat yapılamayan adresi yerine bir yıl içinde yeni adres bildirilmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 26Kaynağı aç
Madde 26 – 1. Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. 2 Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir. 3. (Değişik: 5/4/1990-3622/9 md.) Davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması halinde, yeni adresin bildirilmesine kadar dava dosyası işlemden kaldırılır ve varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir yıl içinde yeni adres bildirilmek suretiyle yeniden işleme konulması istenmediği takdirde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilir. 4. (Değişik: 5/4/1990-3622/9 md.) Dosyaların işlemden kaldırılmasına ve davanın açılmamış sayılmasına dair kararlar diğer tarafa tebliğ edilir. Yürütmenin durdurulması[19]
İdari davalarda avukat tutmak zorunlu mudur?

İdari yargılama hukukunda avukatla temsil zorunluluğu bulunmamaktadır; gerçek kişiler bizzat kendileri, tüzel kişiler ise yetkili temsilcileri aracılığıyla dava açıp yürütebilirler.

İdari dava açma süresi kaç gündür ve ne zaman işlemeye başlar?

Özel kanunlarda ayrı bir süre öngörülmedikçe genel dava açma süresi Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün, vergi mahkemelerinde otuz gündür; süre kural olarak idari işlemin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar.

Dava dilekçesinde kanuni şekil eksikliği tespit edilirse ne olur?

Mahkemece dilekçenin reddine karar verilir ve eksikliğin tamamlanması için davacıya otuz gün süre tanınır; süresinde verilen yeni dilekçeden harç alınmaz, ancak aynı usul eksiklikleri yinelenirse dava reddedilir.

Görevsiz veya yetkisiz mahkemede dava açılırsa süreç nasıl işler?

Uyuşmazlık adli yargının görev alanına giriyorsa dava görev yönünden reddedilir; idari yargı alanı içinde görevsiz veya yetkisiz bir mahkemeye başvurulmuşsa görev veya yetki yönünden ret kararı verilerek dava dosyası re'sen görevli veya yetkili idari yargı yerine gönderilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu