Yoldaki Mıcır ve Gevşek Malzeme Nedeniyle İdarenin Sorumluluğu

by Avukat Erdal Ersoy
Yoldaki Mıcır ve Gevşek Malzeme Nedeniyle İdarenin Sorumluluğu

Yol sathında gevşek malzeme bulunmasına rağmen gerekli uyarı ve işaretleme levhalarının konulmaması idarenin hizmet kusurunu oluşturur ve meydana gelen trafik kazalarında idarenin kusuru oranında tazminat sorumluluğu doğar. İdare, bakım ve yapımından sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliğini sağlamak için gerekli önlemleri eksiksiz almakla yükümlüdür.

Danıştay 15. Daire, E. 2018/1795, K. 2019/1098Kaynağı aç
15. Daire         2018/1795 E.  ,  2019/1098 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONBEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2018/1795 Karar No : 2019/1098 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : VEKİLİ : KARŞI TARAF (DAVALI) : VEKİLİ : MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : VEKİLİ : İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacıya ait aracın 29/8/2012 günü …. sevk ve idaresinde … ili, Merkez istikametinden, … ilçesi istikametine seyir halinde iken meydana gelen tek taraflı trafik kazasında davalı idarenin kusuru olduğu ileri sürülerek, araçta meydana geldiği belirtilen 38.610,57-TL hasar bedeli ile 346,50-TL tespit masrafı olmak üzere toplam 38.957,07-TL tutarındaki zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… kararda; mahkemelerinin … tarih ve E:… sayılı ısrar kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 26/02/2015 tarih ve E:2015/310, K:2015/55 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak, bahse konu trafik kazasında kusur oranlarının tespiti amacıyla alınan Adli Tıp Kurumu Raporunda özetle: yol sathında gevşek malzeme olduğu, bu malzeye ait trafik uyarı işaret levhalarının olmadığı, sürücünün %25, davalı idarenin %75 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği'nden alınan yazıya görearacın 2. El değerinin 39.900,00-TL olduğunu görüldüğü, …. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce yaptırılan bilirkişi incelemesinde hasar miktarının 38.610,57-TL olarak hesaplandığı, aracın tamir ettirilmeksizin 30.000,00-TL bedelle üçüncü kişiye satıldığı görüldüğünden, tamir ettirilmeden satılan araç nedeniyle kesinleşmiş bir zararın bulunmadığı, tespit davasında davacı tarafından yapılan masrafın asıl alacağın feri'si niteliğinde olduğundan bu masrafın karşılanmasına olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın erken sonuçlanmaması nedeniyle aracın tamir ettirilmeden satıldığı,idarenin kusuru oranında sorumlu olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …… 'ın DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacıya ait araç 29/8/2012 günü …. sevk ve idaresinde …. ili, Merkez istikametinden, … ilçesi istikametine seyir halinde iken mıcırlı yolda takla atarak devrilmiştir. … Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporuna göre araçta 38.610,00-TL maddi hasar meydana gelmiştir. Tespit Davasında yapılan dosya masrafı 346,00-TL'dir. davacı tarafından hasar bedeli ile tespit davası masraflarının tazmini amacıyla 23.01.2013 tarihinde idare başvurulmuş, başvuru 04.02.2013 tarihli yazı ile reddedilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun, 7. maddesinin (a) bendine göre, yapım ve bakımından sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliği yönünden gerekli düzenleme ve işaretlemeleri yaparak önlemleri almak ve aldırmak davalı idarenin görevi olup, 6001 sayılı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'a göre ise davalı idare, karayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetle kullanılmasını sağlamak, karayollarını onarmak, işletmek, işlettirmekle görevli bulunmaktadır. Davalı idarenin, karayolları üzerinde işleyen trafiği can ve mal güvenliğini sağlayacak şekilde yürütmesi ve bu hizmetin yürütülmesi sırasında hizmet kusurundan meydana gelecek zararları ödemesi yukarıda anlatılan mevzuat gereğidir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinde, trafik kazası tespit tutanağı ve adli tıp raporunna göre, kazanın meydana geldiği yol üzerinde mıcır bulunduğu ve mıcırlı bölgeyi gösteren trafik işaret levhasının bulunmadığı anlaşılmış olup, adli tıp raporunda işaretleme eksikliği nedeniyle davalı idareye kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusur verildiği görülmüştür. Delil Tespitine göre, araçta 38.610,00-TL hasar meydana gelmiş ve 346,50-TL delil tespiti masrafı davacı tarafından yapılmıştır. Dava konusu olayda, sorumlu olduğu karayollarında yukarıda anlatılan mevzuat çerçevesinde can ve mal güvenliğini sağlamakla görevli olan idarenin, bu görevini tam anlamıyla yerine getirmeyerek kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu, hizmet kusuru bulunan idarenin kusuru oranında tazmin yükümlülüğü altında olduğu sonucuna varılmaktadır. Davaya konu aracın tamir ettirilmeden 30.000,00-TL bedelle satılması nedeniyle davalı idarenin, bilirkişi raporu ile belirlenen 38.610,00-TL tamir masrafı ile satış bedeli arasındaki fark olan 8.610,00-TL'den ve 346,50-TL yargılama giderinden kusuru oranında sorumlu olduğu göz önüne alınmadan davanın reddi yönünde verilen ….. İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:….. sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 26/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karayollarında Güvenliği Sağlama ve İdarenin Tazminat Sorumluluğu

Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Kamu hizmetinin yürütülmesi esnasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi ya da yol güvenliğinin sağlanmaması idarenin hizmet kusurunu oluşturur.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 7. maddesinin (a) bendi uyarınca idare; sorumluluk sahasındaki karayolu ağında can ve mal emniyetini temin etmek üzere gerekli işaretlemeler ile düzenlemeleri yapmak ve lüzumlu tedbirleri almak ya da aldırmakla yükümlüdür.

6001 sayılı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun uyarınca idare; karayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetle kullanılmasını sağlamak, karayollarını onarmak, işletmek ve işlettirmekle görevlidir. İdarenin karayolları üzerinde işleyen trafiği can ve mal güvenliğini sağlayacak şekilde yürütmesi ve bu hizmetin yerine getirilmesi sırasında hizmet kusurundan doğan zararları tazmin etmesi kanuni zorunluluktur.

Yol Sathında Gevşek Malzeme ve İdarenin Hizmet Kusuru

Karayolu yüzeyinde mıcır veya gevşek malzemenin yer alması durumunda, sürücülerin güvenliğini tehlikeye atmayacak şekilde uyarı işaret levhalarının konulması zorunludur. Yol üzerinde gevşek malzeme bulunmasına karşın uyarı levhası yerleştirmeyerek can ve mal güvenliğini sağlama yükümlülüğünü yerine getirmeyen idare hizmet kusuru işlemiş sayılır. Danıştay 15. Dairesinin 2018/1795 Esas ve 2019/1098 Karar sayılı kararında, sorumlu olduğu karayolunda gerekli güvenlik önlemlerini almayan idarenin meydana gelen kazada kusurlu olduğu ve hizmet kusuru çerçevesinde kusuru oranında tazminatla sorumlu tutulması gerektiği hükme bağlanmıştır. Kazanın oluşumunda araç sürücüsünün de kusurunun bulunması durumunda idarenin tazminat yükümlülüğü kendi kusur oranına göre belirlenir.

Hasarlı Aracın Tamir Edilmeden Satılması ve Zararın Tespiti

Trafik kazası sonucunda hasar gören bir aracın tamir ettirilmeden satılmış olması, ortada kesinleşmiş bir zararın bulunmadığı şeklinde yorumlanamaz. Danıştay 15. Dairesinin 2018/1795 Esas ve 2019/1098 Karar sayılı kararı uyarınca; belirlenen tamir masrafı ile aracın satış bedeli arasındaki farktan ve delil tespiti yargılama giderinden idare, kazadaki kusuru oranında sorumlu tutulur.

İdari Yargıda Kanun Yolu ve Karar Düzeltme Başvurusu

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, ivedi yargılama usulü hariç olmak üzere kanun yollarına ilişkin hükümler bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başladığı tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanmakta; bu tarihten önce verilmiş kararlar yönünden ise kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yolu hükümleri geçerliliğini korumaktadır. Bu kanuni intikal kuralı kapsamında kalan Danıştay Onbeşinci Dairesi kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde karar düzeltme yoluna başvurulabilmektedir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. Geçici 8Kaynağı aç
Geçici Madde 8 – (Ek: 18/6/2014-6545/27 md.) 1. İvedi yargılama usulü hariç olmak üzere bu Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümler, 2576 sayılı Kanunun, bu Kanunla değişik 3 üncü maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Bu tarihten önce verilmiş kararlar hakkında, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümler uygulanır.[51] 2. Bölge idare mahkemelerinin faaliyete geçme tarihine kadar idare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararlara yapılan itirazlarda bu Kanunla düzenlenen istinaf kanun yolu için öngörülen harçlar alınır. 3. (Ek: 27/3/2015-6637/19 md.) İvedi yargılama usulüne ilişkin olmak üzere, 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra on beş gün içinde temyiz kanun yoluna başvurulmadığı için temyiz talebi reddedilen kararlara karşı, bu fıkrayı ihdas eden Kanunun yayımı tarihinden itibaren on beş gün, bu fıkrayı ihdas eden Kanunun yayımı tarihinden önce aynı gerekçeyle temyiz talebi reddedilmekle birlikte bu fıkrayı ihdas eden Kanunun yayımı tarihinden sonra tebliğ edilen kararlara karşı da bu kararların tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde yeniden temyiz yoluna başvurulabilir.
Yoldaki mıcır sebebiyle gerçekleşen kazalarda idarenin sorumluluğu var mıdır?

Evet, yolda gevşek malzeme bulunmasına karşın uyarı levhası koymayarak can ve mal güvenliğini sağlamayan idare hizmet kusuru işlemiş sayılır ve kusuru oranında zararı tazmin eder.

Kaza yapan aracın tamir edilmeden satılması halinde tazminat istenebilir mi?

Evet, aracın tamir ettirilmeden satılması kesin bir zararın bulunmadığı anlamına gelmez; belirlenen tamir masrafı ile satış bedeli arasındaki fark kusur oranında talep edilebilir.

İdari yargıda Danıştay kararlarına karşı karar düzeltme süresi ne kadardır?

2577 sayılı Kanun'un kanun yollarına ilişkin intikal düzenlemesi kapsamındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararlarının tebliğini izleyen 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu