Yol sathında gevşek malzeme bulunmasına rağmen gerekli uyarı ve işaretleme levhalarının konulmaması idarenin hizmet kusurunu oluşturur ve meydana gelen trafik kazalarında idarenin kusuru oranında tazminat sorumluluğu doğar. İdare, bakım ve yapımından sorumlu olduğu karayollarında can ve mal güvenliğini sağlamak için gerekli önlemleri eksiksiz almakla yükümlüdür.
Danıştay 15. Daire, E. 2018/1795, K. 2019/1098Kaynağı aç
Karayollarında Güvenliği Sağlama ve İdarenin Tazminat Sorumluluğu
Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlüdür. Kamu hizmetinin yürütülmesi esnasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi ya da yol güvenliğinin sağlanmaması idarenin hizmet kusurunu oluşturur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 7. maddesinin (a) bendi uyarınca idare; sorumluluk sahasındaki karayolu ağında can ve mal emniyetini temin etmek üzere gerekli işaretlemeler ile düzenlemeleri yapmak ve lüzumlu tedbirleri almak ya da aldırmakla yükümlüdür.
6001 sayılı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun uyarınca idare; karayollarını yapmak, yaptırmak, emniyetle kullanılmasını sağlamak, karayollarını onarmak, işletmek ve işlettirmekle görevlidir. İdarenin karayolları üzerinde işleyen trafiği can ve mal güvenliğini sağlayacak şekilde yürütmesi ve bu hizmetin yerine getirilmesi sırasında hizmet kusurundan doğan zararları tazmin etmesi kanuni zorunluluktur.
Yol Sathında Gevşek Malzeme ve İdarenin Hizmet Kusuru
Karayolu yüzeyinde mıcır veya gevşek malzemenin yer alması durumunda, sürücülerin güvenliğini tehlikeye atmayacak şekilde uyarı işaret levhalarının konulması zorunludur. Yol üzerinde gevşek malzeme bulunmasına karşın uyarı levhası yerleştirmeyerek can ve mal güvenliğini sağlama yükümlülüğünü yerine getirmeyen idare hizmet kusuru işlemiş sayılır. Danıştay 15. Dairesinin 2018/1795 Esas ve 2019/1098 Karar sayılı kararında, sorumlu olduğu karayolunda gerekli güvenlik önlemlerini almayan idarenin meydana gelen kazada kusurlu olduğu ve hizmet kusuru çerçevesinde kusuru oranında tazminatla sorumlu tutulması gerektiği hükme bağlanmıştır. Kazanın oluşumunda araç sürücüsünün de kusurunun bulunması durumunda idarenin tazminat yükümlülüğü kendi kusur oranına göre belirlenir.
Hasarlı Aracın Tamir Edilmeden Satılması ve Zararın Tespiti
Trafik kazası sonucunda hasar gören bir aracın tamir ettirilmeden satılmış olması, ortada kesinleşmiş bir zararın bulunmadığı şeklinde yorumlanamaz. Danıştay 15. Dairesinin 2018/1795 Esas ve 2019/1098 Karar sayılı kararı uyarınca; belirlenen tamir masrafı ile aracın satış bedeli arasındaki farktan ve delil tespiti yargılama giderinden idare, kazadaki kusuru oranında sorumlu tutulur.
İdari Yargıda Kanun Yolu ve Karar Düzeltme Başvurusu
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, ivedi yargılama usulü hariç olmak üzere kanun yollarına ilişkin hükümler bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başladığı tarihten sonra verilen kararlar hakkında uygulanmakta; bu tarihten önce verilmiş kararlar yönünden ise kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yolu hükümleri geçerliliğini korumaktadır. Bu kanuni intikal kuralı kapsamında kalan Danıştay Onbeşinci Dairesi kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde karar düzeltme yoluna başvurulabilmektedir.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. Geçici 8Kaynağı aç
Yoldaki mıcır sebebiyle gerçekleşen kazalarda idarenin sorumluluğu var mıdır?
Evet, yolda gevşek malzeme bulunmasına karşın uyarı levhası koymayarak can ve mal güvenliğini sağlamayan idare hizmet kusuru işlemiş sayılır ve kusuru oranında zararı tazmin eder.
Kaza yapan aracın tamir edilmeden satılması halinde tazminat istenebilir mi?
Evet, aracın tamir ettirilmeden satılması kesin bir zararın bulunmadığı anlamına gelmez; belirlenen tamir masrafı ile satış bedeli arasındaki fark kusur oranında talep edilebilir.
İdari yargıda Danıştay kararlarına karşı karar düzeltme süresi ne kadardır?
2577 sayılı Kanun'un kanun yollarına ilişkin intikal düzenlemesi kapsamındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararlarının tebliğini izleyen 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

