Yoğun bakım ünitesinde gereken dikkat, özen, takip, müdahale ve bakım standartlarına uyulmadan izlenen ve bu yüzden zarar gören hasta ya da yakınları, tazminat davası açarak zararın giderilmesini talep edebilir.
Tıbbi Kusur, Özen Yükümlülüğü ve Organizasyon Kusuru
Hasta ile özel hastane ve hekim arasındaki hukuki münasebet vekâlet sözleşmesi hükümlerine dayanır. Türk Borçlar Kanunu'nun 502 ve devamı maddeleri çerçevesinde vekil, yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu olmamakla birlikte, bu amaca ulaşmak için gösterdiği çabanın ve yürüttüğü tıbbi işlemlerin özenli olmamasından kaynaklanan zararlardan sorumludur. Mesleki faaliyet icra eden vekil özenle hareket etmek zorunda olduğundan, hekim ve hastanenin meslek alanı kapsamındaki en hafif kusurları dahi sorumluluk unsuru olarak değerlendirilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/4104, K. 2025/3266Kaynağı aç
Yoğun bakım sürecinde personel sayısının yetersizliği, hemşire başına düşen hasta oranının fazlalığı, yeterli uzman hekim istihdam edilmemesi, nöbet sisteminde aksaklıklar yaşanması, cihaz alarmlarının takip edilmemesi, laboratuvar tahlil neticelerinin sorumlu hekime geç iletilmesi, hasta yakınlarına yanlış bilgi verilmesi veya kayıt sisteminin eksik tutulması sağlık tesisinin organizasyon kusuru olarak ileri sürülebilir.
Yataklı Tedavi Kurumları Enfeksiyon Kontrol Yönetmeliği, kamu ve özel yataklı tedavi kurumlarında sağlık hizmetiyle ilişkili enfeksiyonların önlenmesi ve denetimi amacıyla enfeksiyon kontrol komitelerinin teşkilini ve görevlerini düzenler. Hastaneler; el hijyeni, sterilizasyon, izolasyon tedbirleri, kateter ve yara bakımı, mekanik ventilatörle ilişkili pnömoni önlemleri, uygun antibiyotik kullanımı ve komite kararlarına uyum sağlama gibi yükümlülükleri yerine getirmelidir.
Komplikasyon Değerlendirmesi ve Uygun İlliyet Bağı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2025/626 Esas ve 2025/4971 Karar sayılı ilamına konu olan somut uyuşmazlıkta; kemoterapi tedavisi gören nötropenik hastanın takip ve tedavisinin antibiyogram sonuçlarına göre uygun şekilde verildiği, yoğun bakım izleminin gereğince yapıldığı, tedavinin dahili hastalar için belirlenmiş asgari koşulları taşıyan odada yürütüldüğü, bağışıklığı baskılanmış hastalarda fırsatçı patojenlerin oluşturduğu enfeksiyonların her türlü önleme rağmen komplikasyon olarak gelişebileceğinin tıbben bilindiği ve hastanın ağır durumu sebebiyle oğlunun komplikasyonlar konusunda aydınlatılarak onamının alındığı bilirkişi raporları ile ATK raporuyla tespit edilmiş; bu raporların birbiriyle uyumlu olduğu saptanmış ve bu koşullar altında hastane veya hekime sorumluluk yüklenemeyeceği kabul edilmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/626, K. 2025/4971Kaynağı aç
Tazminat sorumluluğunun doğabilmesi için hukuka aykırı bir eylem, somut bir zarar, kusur ve eylem ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması şarttır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2024/2508 Esas ve 2025/3512 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere uygun illiyet bağı, olayların olağan akışına ve hayat tecrübesine göre sebebin meydana gelen zararlı neticeyi yaratmaya elverişli olmasıdır. Bu bağ sorumluluğu zarar veren bakımından öngörülebilir risklerle sınırlandırdığından, hayatın olağan seyrinde öngörülemeyecek zararlar ile eylem arasında illiyet kurulamadığı takdirde tazminat yükümlülüğü doğmaz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2508, K. 2025/3512Kaynağı aç
Aydınlatılmış Onam Kuralı ve Tıbbi Kayıtlara Erişim
Hasta Hakları Yönetmeliği, resmi ve özel tüm sağlık kuruluşlarını kapsamakta; hastaların sağlık hizmetlerinden insan onuruna uygun şekilde yararlanmasını, hak ihlallerine karşı korunma mekanizmalarına başvurabilmesini ve sağlık kayıtlarına erişimini düzenlemektedir. Hasta, sağlık durumuna dair dosya ve kayıtları bizzat veya vekili ya da kanuni temsilcisi vasıtasıyla doğrudan inceleyebilir ve suretini alabilir.
Tıbbi müdahalenin hukuki çerçevesi bakımından salt operasyona rıza gösterilmesi yeterli sayılmamakta, olası komplikasyonların da aydınlatılmış onam kapsamında izah edilmesi gerekmektedir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2024/4104 Esas ve 2025/3266 Karar sayılı kararı, Hekimlik Meslek Etiği Kurallarının 26. maddesiyle birlikte teşhis, önerilen tedavi türü, başarı şansı, riskler, olası seçenekler ve ilaçların yan etkilerinin hastanın anlayabileceği şekilde açıklanması gerektiğini ortaya koymaktadır. Avrupa Biyotıp Sözleşmesi'nin 5. maddesi de sağlık alanındaki her müdahalenin, ilgili kişiye amacı, niteliği, sonuçları ve tehlikeleri hakkında önceden bilgi verilmesini şart koşmaktadır. Aydınlatılmış onamın usulüne uygun şekilde alındığını ispat külfeti hekim veya hastaneye aittir. Hekimlik Meslek Etiği Kuralları, acil durumlar ile hastanın reşit olmaması veya bilincinin kapalı olduğu ya da karar veremeyeceği hallerde yasal temsilcinin izninin alınacağını öngörmektedir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2024/4104 Esas ve 2025/3266 Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda; aydınlatılmış onam formundaki imzanın hastaya ait olmaması durumunda, onamın bizzat hastadan alınmadığı değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Tıbbi Kayıtların Düzeni ve Bilirkişi İncelemesi
Yoğun bakım takip çizelgelerinin, hemşire gözlem formlarının, ventilatör parametrelerinin, ilaç uygulama saatlerinin veya hekim vizit notlarının eksik veya düzensiz tutulması, dava sürecinde sağlık kuruluşu aleyhine değerlendirilebilecek önemli hususlardandır.
Yoğun bakım ihmali iddialarına ilişkin incelemelerde oluşturulacak bilirkişi kurulunda olayın niteliğine göre yoğun bakım, anestezi ve reanimasyon, enfeksiyon hastalıkları, göğüs hastalıkları, kardiyoloji, nöroloji, genel cerrahi, adli tıp uzmanları veya ilgili tıp branşlarından hekimlerin bulunması gerekir.
Tazminat Talepleri ve Hak Sahipleri
Yoğun bakım sürecindeki ihmal sebebiyle açılacak maddi tazminat davalarında; ek tedavi masrafları, özel hastane ve yoğun bakım giderleri, ilaç, ameliyat, fizik tedavi ve rehabilitasyon harcamaları, protez ve tıbbi cihaz masrafları, ulaşım ve bakıcı giderleri ile geçici ya da sürekli iş göremezlikten kaynaklanan kazanç kayıpları talep edilebilir.
Yoğun bakımdaki ihmal neticesinde hastanın vefat etmesi halinde eşi, çocukları, anne ve babası ile somut olayda destek ilişkisi bulunan yakınları destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebinde bulunabilir.
Yargı Yolu, Arabuluculuk ve İdari Başvuru Usulü
Özel sağlık hizmeti birçok durumda tüketici işlemi olarak değerlendirilebilmekte; bu nedenle özel hastanelerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda tüketici mahkemeleri ve dava şartı arabuluculuk süreci gündeme gelebilir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinin 1. fıkrası gereğince, idari eylemler nedeniyle hakları ihlal edilenlerin idari dava açmadan önce bu eylemleri öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini talep etmeleri gerekir. Bu başvurunun kısmen veya tamamen reddi halinde tebliği izleyen günden itibaren veya otuz gün içinde cevap verilmemesi durumunda bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde idari yargıda dava açılabilir. Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca, görevli olmayan yargı merciine açılan tam yargı davasının görev yönünden reddedilmesi sonrasında idari yargı merciinde açılacak davalarda idareye ön başvuru şartı aranmaz.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 13Kaynağı aç
Sağlık Mensupları Hakkında Ceza Soruşturması İzni ve Rücu Mekanizması
3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 18. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesindeki soruşturma usulüne tabi bulunanlar hariç olmak üzere, kamu veya özel sağlık kurum ve kuruluşları ile vakıf üniversitelerinde görevli hekim, diş hekimi ve diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamındaki tıbbi işlem ve uygulamaları sebebiyle yürütülecek ceza soruşturmalarında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri tatbik edilir. Soruşturma izni verme yetkisi Sağlık Bakanlığı bünyesindeki Mesleki Sorumluluk Kuruluna aittir. 4483 sayılı Kanun'un 7. maddesinde yer alan süreler Kurul bakımından iki kat olarak uygulanır ve Kurul kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. Özel sağlık kuruluşları ve vakıf üniversitelerinde görevli personel söz konusu olduğunda Kurul, il sağlık müdürlüklerindeki yetkilileri ön inceleme yapmak üzere görevlendirebilir.
3359 sayılı SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNU m. Ek 18Kaynağı aç
Kamu kurumları ve Devlet üniversitelerinde çalışan sağlık mensuplarının muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi uygulamaları sebebiyle idarece ödenen tazminatın ilgili personele rücu edilip edilmeyeceğine ve rücu miktarına; ilgilinin görevini kötüye kullanıp kullanmadığı ve kusur durumu gözetilerek Mesleki Sorumluluk Kurulu tarafından bir yıl içinde karar verilir. Devlet üniversitelerinde çalışanlar yönünden ise Kurul kararı ile varsa görevi kötüye kullanmaya ilişkin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı gözetilerek ilgili üniversite tarafından altı ay içinde nihai karar tesis edilir. Mesleki Sorumluluk Kurulu üyeleri, verdikleri kararlar sebebiyle görevin gereklerine aykırı hareket ettikleri kesinleşmiş bir ceza mahkemesi kararıyla sabit olmadıkça mali ve idari bakımdan sorumlu tutulamaz.
İdarece kesinleşen mahkeme kararıyla ödenen avukatlık vekâlet ücreti ve yargılama masrafları dâhil tazminat tutarı, sağlık meslek mensubunun kusuru nispetinde ve poliçe teminatı dâhilinde tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu malî sorumluluk sigortasını düzenleyen sigorta şirketinden talep edilir. Zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortası bulunan kamu kurum ve kuruluşları ile Devlet üniversitelerinde görevli sağlık mensupları adına idare ödemeyi gerçekleştirdikten sonra bu kişilerin yerine geçer; tazminat kusur oranında sigortacıdan talep edilir.
Yoğun bakımda gelişen enfeksiyon hastane veya hekime sorumluluk yükler mi?
Her olayın koşulları belirleyicidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2025/626 Esas ve 2025/4971 Karar sayılı ilamında; tedavinin antibiyogram sonuçlarına uygun yürütüldüğü, yoğun bakım takibinin gereğince yapıldığı, bağışıklığı baskılanmış hastalarda her türlü tedbire karşın enfeksiyonların komplikasyon olarak gelişebildiğinin tıbben bilindiği ve hasta yakınının aydınlatılarak onam alındığı bilirkişi raporlarıyla saptandığında hastane veya hekime sorumluluk yüklenemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Hastanelerin enfeksiyonu önlemek için sterilizasyon, izolasyon ve mevzuat yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği ise genel bir çerçeve olarak ayrıca değerlendirilir.
Özel hastanede meydana gelen ihmal davalarında görevli yargı yeri neresidir?
Özel sağlık hizmeti birçok durumda tüketici işlemi olarak değerlendirilebileceğinden, özel hastanelerde yaşanan ihmal uyuşmazlıklarında tüketici mahkemeleri ve dava şartı arabuluculuk süreci gündeme gelebilir.
Kamu hastanesindeki yoğun bakım ihmali için idareye başvuru zorunlu mu?
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesi gereğince eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurulması zorunludur. Başvurunun reddi veya otuz gün içinde yanıt verilmemesi üzerine dava süresi içinde idari yargıda dava açılabilir. Görevli olmayan yargı merciine açılan davanın görevden reddedilmesi sonrasında idari yargıda açılacak davada ise bu ön başvuru şartı aranmaz.
Hastanın şuuru açıkken yakınına imzalatılan onam geçerli sayılır mı?
Aydınlatılmış onam formundaki imzanın hastaya ait olmadığının saptanması durumunda, onamın bizzat hastadan alınmadığı değerlendirilerek bu olgunun sonuçları incelenir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2024/4104 Esas ve 2025/3266 Karar sayılı bozma ilamı bu yaklaşımı somutlaştırmaktadır.
Yoğun bakım personeli hakkında ceza soruşturması yürütülmesi izne bağlı mıdır?
Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesine tabi olanlar hariç tutulmak üzere kamu, özel ve vakıf sağlık kuruluşlarında görevli personelin mesleki icrası kapsamındaki tıbbi işlemler nedeniyle yürütülecek ceza soruşturmalarında Mesleki Sorumluluk Kurulundan izin alınması, 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu'nun Ek 18. maddesi uyarınca yasal zorunluluktur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

