Yıkım Kararları ve Uygulama Esasları

by Avukat Erdal Ersoy
Yıkım Kararları ve Uygulama Esasları

Ruhsatsız veya ruhsata aykırı bir yapı tespit edildiğinde idare, önce inşaatı durdurup yapıyı mühürler; ardından yapı sahibine aykırılığı giderme ya da ruhsat alma imkânı tanır. Bu süreç sonunda aykırılık giderilmemişse belediye encümeni veya il idare kurulu kararıyla yıkım uygulanır ve masraf yapı sahibinden tahsil edilir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi bu zinciri adım adım düzenlemekte; hem idareye yetki vermekte hem de yapı sahibine usul güvencesi sağlamaktadır.

Durdurma ve Mühürleme: Sürecin Başlangıcı

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı tespit edildiğinde belediye ya da valilik, o andaki inşaat durumunu tespit eder, yapıyı mühürler ve inşaatı derhal durdurur. Durdurma işlemi tebligat açısından özel bir yönteme bağlanmıştır: yapı tatil zaptının yapı yerine asılması, yapı sahibine tebliğ yerine geçer. Zaptın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne gönderilir.

Danıştay 6. Daire, E. 2022/8329, K. 2025/4305Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/8329 E.  ,  2025/4305 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/8329 Karar No : 2025/4305 TEMYİZ EDENLER : 1- DAVACI … VEKİLİ : Av. … 2- DAVALI … Belediye Başkanlığı – … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF : 1- DAVALI … Belediye Başkanlığı 2- DAVACI … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Denizli ili, Pamukkale ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaza ait yapı kayıt belgesinin iptali üzerine yapılan denetim neticesinde ruhsata aykırı olarak bodrum ve zemin katında arka bahçe mesafesini doldurulduğu ve asma kat oluşturulduğu, çatı katında ise yeni bağımsız bölümler oluşturulduğu ve çatı alanının tamamının kullanıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca işlem yapılmasına ve aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca 555.460,86-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Pamukkale Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu işlemin 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca tesis edilen kısmı yönünden, imalatların mevcut olduğu ve ruhsatlandırılamayacağı açıkça tespit edildiğinden işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine; dava konusu işlemin para cezasına ilişkin kısmı yönünden ise, davalı idare tarafından aykırılıktan etkilenen alanın 491,32 m² olarak belirlendiği, bilirkişi raporunda aykırılıktan etkilenen alanın ise 279,84 m² olarak tespit edildiği ve bu haliyle imara aykırılıktan etkilenen alanın birbiriyle uyumlu olmadığı, öte yandan 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının c.4 alt bendi uyarınca uygulanan artırım sebebinin de hatalı olduğu, bu nedenle anılan yapılar hakkında yapı alanının ve artırım nedenlerinin değişmesi neticesinde ceza tutarının 300.712,88-TL olarak hesaplanmasının uygun olduğu, işlemin bu tutara isabet eden kısmında hukuka aykırılık, bu miktarı aşan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacıya 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi uyarınca verilen 555.460,86-TL para cezasının 300.712,88-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine, 245.252,02-TL'lik kısmı yönünden ise işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının Dairemiz kararındaki gerekçelerle kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Denizli ili, Pamukkale ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz için davacı tarafından alınan … tarihli, … belge numaralı yapı kayıt belgesinin Denizli Valiliği Çevre ve Şehircilik İl müdürlüğü tarafından 21/02/2020 tarihinde iptal edildiği ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan iptal işlemine karşı dava açılmadığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığa konu taşınmazda davalı idare elemanlarınca yapı kayıt belgesinin iptali üzerine yapılan denetim neticesinde ruhsata aykırı olarak bodrum ve zemin katında arka bahçe mesafesinin doldurulduğu ve asma kat oluşturulduğu, çatı katında ise yeni bağımsız bölümler oluşturulduğu ve çatı alanının tamamının kullanıldığı … tarih ve … sayılı yapı tatil tutanağı ile tespit edilerek, mühürlenmiştir. Bunun üzerine, anılan imalatlar hakkında 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca işlem yapılmasına ve aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca 492,32 m² aykırılıktan etkilenen alan ve 3/B yapı sınıfı/grubu esas alınarak belirlenen temel para cezasına (c) bendinin 4., 5., 8. ve 11. alt bentleri uyarınca arttırım uygulanmak ve (ç) bendindeki aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel de ilave edilmek suretiyle toplam 555.460,86-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Pamukkale Belediye Encümeni kararının alınması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu İdari Dava Dairesi kararının, dava konusu işlemin çatı katında bulunan imalatlara yönelik 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca tesis edilen işleme ilişkin kısmında; Bölge İdare Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. İdare Mahkemesi kararının bu bölümüne karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararı hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktadır. Temyize konu İdari Dava Dairesi kararının, dava konusu işlemin bodrum ve zemin katında bulunan imalatlara yönelik 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca tesis edilen işleme ilişkin kısmında ise; 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde; " Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde yapı sahibi tarafından yapının ruhsata uygun hale getirilmediğinin veya ruhsat alınmadığının ilgili idaresince tespit edilmesine rağmen iki ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan yapılar ile hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen altı ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım maliyetleri %100 fazlası ile ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir. (Ek fıkra:29/11/2018-7153/15 md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda yer verilen mevzuat hükmünün değerlendirilmesinden; ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapının mühürlenerek inşaatın durdurulmasından itibaren, yapı sahibine ruhsat almak veya yapısını ruhsata uygun hale getirmek için bir ayı geçmemek koşulu ile süre verilmesi durumunda bu sürenin; herhangi bir süre verilmemesi halinde ise tespit tarihinden itibaren bir aylık sürenin sonunda ruhsat alınmayan veya ruhsatına uygun hale getirilmeyen yapılara ilişkin 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıkım kararı alınabileceği açıktır. 7153 sayılı Kanunun 15. maddesi ile 32. maddeye eklenen 6. fıkra ile ise, İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapılar hakkında bir aylık süre beklenilmeksizin 32. maddesi uyarınca yıkım kararı alınabileceği düzenlenmiştir. Dosyanın incelenmesinden; 11/02/2021 tarihli yapı tatil tutanağında, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca söz konusu ruhsatsız yapının mühürlenerek durdurulduğu ve yapı sahibine, yapısını 1 ay içerisinde ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat ve eklerine aykırı olan kısımlarının yıktırılarak kaldırılmasının belirtildiği; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 27/09/2021 tarihli bilirkişi raporu ile, uyuşmazlığa konu taşınmazın bodrum ve zemin kattaki ruhsata aykırı imalatların, yapı niteliğinde olduğu, yapı ruhsatı gerektirdiği, yapı ruhsatının bulunmadığı ve ruhsatsız olarak yapıldığının sabit olduğu, ancak yapı ruhsatı ve eki onaylı projesine uygun hale getirilmesinin mümkün olduğu tespitlerine yer verildiği; dava konusu encümen kararı ile ise, anılan imalatların ruhsata bağlanamayacağından bahisle, ruhsata uygun hale getirmesi veya kaldırılması için davacıya bir aylık süre verilmediği görülmektedir. Bu durumda; bodrum ve zemin kattaki ruhsata aykırı imalatların 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca işlem yapılmasına (yıkımına) ilişkin kısmı yönünden, tespit tarihinden itibaren bir aylık sürenin sonunda yıkım kararı alınması gerekirken, 11/02/2021 tarihli yapı tatil zaptının düzenlenmesinden itibaren bir aylık süre beklenilmeksizin, söz konusu imalatların 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıkımına yönelik tesis edilen 16/02/2021 tarihli dava konusu encümen kararının bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, aksi yöndeki temyize konu İdari Dava Dairesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir. Temyize konu İdari Dava Dairesi Kararının, dava konusu işlemin para cezasına ilişkin kısmına gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin ikinci fıkrasında; idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari mahkemelerin, yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede belirtilen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı düzenlenmiş; (a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için idari para cezası verileceği, bu miktarların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılaracağı; aynı fıkranın (c) bendinde; (a) ve (b) bentlerine göre cezalandırmayı gerektiren aykırılığa konu yapının niteliğine göre para cezasında uygulanacak artırım nedenleri (13) alt bent olarak sayılmış, (a) ve (b) bentlerinde belirtilen şekilde tespit edilen para cezası miktarına belirtilen alt bentlerdeki uygulanacak artırım nedenlerine göre ayrı ayrı hesap edilecek cezaların ilave olunacağı, para cezalarına konu olan alanın hesaplanmasında, aykırılıktan etkilenen alanın dikkate alınacağı, (ç) bendinde ise, bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezasının yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği kurala bağlanmıştır. Yukarıda yer verilen 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi hükmünün değerlendirilmesinden; ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar nedeniyle verilecek para cezası miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak temel ölçütün; yapı sınıfı ve grubu ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının varsa aykırılıktan etkilenen alanın katılması suretiyle bulunacak alan olduğu, yapı sınıfı ve grubu dikkate alınmak suretiyle maddede belirtilen miktar ile yapının alanının çarpılması sonucu temel ceza miktarının hesaplanacağı, temel ceza miktarı belirlendikten sonra maddede öngörülen arttırım sebeplerinin varlığı halinde arttırım sebeplerinin ayrı ayrı hesaplanacağı, bunların toplamlarının alınması suretiyle toplam ceza miktarının bulunacağı ve bulunan bu miktarın belediye encümeni tarafından imar para cezası olarak verileceği anlaşılmaktadır. İdare Mahkemesince, öncelikle 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hesaplanan temel para cezasına ilişkin kısmın hukuki değerlendirmesinin yapılması, temel para cezasının hesaplanmasında, yapı inşaat alanı ve yapı sınıfı ve grubu temel kriterler olarak öngörüldüğünden, temel para cezasının bu kriterlere aykırı olarak hesaplandığının tespit edilmesi halinde, aykırılığı tespit edilen para cezası miktarına (c) bendinde öngörülen artırım oranları uygulanarak belirlenen toplam para cezasının tamamının iptal edilmesi gerektiği, temel para cezasında hukuka aykırılık bulunmaması halinde ise 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde öngörülen artırım sebeplerinin uygulanması koşulları yönünden inceleme yapılarak, hukuka uygun olmayan artırım nedenlerine ilişkin kısımlar var ise, sadece hukuka aykırılığı tespit edilen artırım sebeplerine isabet eden kısımları yönünden dava konusu para cezasının kısmen iptaline karar verilmesi gerekmektedir. Yani İdare Mahkemesince öncelikle temel para cezası miktarının doğru belirlenip belirlenmediğinin incelenmesi, temel para cezası miktarının doğru olarak belirlendiğine karar verilmesi halinde ise, artırımların hukuka uygunluğu yönünden ayrıca inceleme yapılmak suretiyle para cezasının hukuka uygunluk denetiminin yapılması gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, aykırılıktan etkilenen alan miktarının davalı idarece 491,32 m², yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 27/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda ise 279,84 m² olarak tespit edildiği, aykırılıktan etkilenen alan farklılığının temel cezayı etkileyen nitelikte olduğu dikkate alındığında, hatalı olarak hesaplanan alan üzerinden verilen para cezasında hukuka uyarlık bulunmamakta olup, para cezasının tamamen iptaline karar verilmesi gerektiğinden, aksi yöndeki temyize konu İdari Dava Dairesi kararının bu kısmında da hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan tarafların temyiz istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle yıkım yönünden davanın reddine, para cezası yönünden ise kısmen işlemin iptaline, kısmen davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının; dava konusu işlemin çatı katında bulunan imalatların 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin kısmının ONANMASINA, dava konusu işlemin bodrum ve zemin katında bulunan imalatların 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca işlem yapılmasına ilişkin kısmının ve para cezasına ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, dava konusu işlemin bodrum ve zemin katta bulunan imalatlara yönelik 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca tesis edilen işleme ilişkin kısmı yönünden oybirliğiyle, dava konusu işlemin çatı katında bulunan imalatlara yönelik kısmı yönünden oyçokluğuyla, para cezası yönünden oybirliğiyle 23/09/2025 tarihinde, kesin olarak karar verildi. KARŞI OY (X): 3194 sayılı İmar Kanununun Kanununun 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (…) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. … (Ek fıkra:29/11/2018-7153/15 md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulananır." hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda anılan 3194 sayılı Kanunun 32. maddesinin 6. fıkrasının uygulanabilmesi için yapı tatil tutanağının tutulması aşamasında ruhsata herhangi bir şekilde bağlanamayacağı tespit edilebiliyorsa bu hususun yapı tatil tutanağına yazılması, bilinemiyorsa yapı tatil tutanağında 1 ay içerisinde ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat ve eklerine aykırı olan kısımlarının yıktırılarak kaldırılmasının belirtilmesi yerine süre vermeme veya bu sürenin kısaltıldığının yapı tatil tutanağında açık bir şekilde yazılması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden; 11/02/2021 tarihli yapı tatil tutanağında, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca söz konusu ruhsata aykırı imalatların mühürlenerek durdurulduğu ve yapı sahibine, yapısını 1 ay içerisinde ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat ve eklerine aykırı olan kısımlarının yıktırılarak kaldırılmasının belirtildiği; söz konusu imalatların 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıkımına yönelik tesis edilen 16/02/2021 tarihli dava konusu encümen kararında yapıların ruhsata bağlanamayacağı tespitine yer verildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta; dava konusu encümen kararının dayanağı yapı tatil tutanağında hangi imalatların ruhsata bağlanabileceği hangilerinin bağlanamayacağı hususunda tespite yer verilmediği gibi yapı tatil tutanağında 1 ay içerisinde ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat ve eklerine aykırı olan kısımlarının yıktırılarak kaldırılmasının belirtilmesi yerine süre vermeme veya bu sürenin kısaltıldığınında belirtilmediği dikkate alındığında, 11/02/2021 tarihli yapı tatil zaptının düzenlenmesinden itibaren bir aylık süre beklenilmeksizin, tesis edilen 16/02/2021 tarihli dava konusu encümen kararının söz konusu imalatların 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin kısmının tamamı yönünden iptaline karar verilmesi gerekirken, aksi yöndeki Dairemiz kararının bu kısmına katılmıyorum.

Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idare tarafından tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Bu şerh, aykırılığın giderildiğine dair ilgili idarenin bildirimi yapılmadan kaldırılamaz. Söz konusu düzenleme 3194 sayılı Kanun'un 32. maddesine 14/2/2020 tarihinde eklenmiştir.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (…)[36] tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz.[37] Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. (Değişik cümle:14/2/2020-7221/10 md.) Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde yapı sahibi tarafından yapının ruhsata uygun hale getirilmediğinin veya ruhsat alınmadığının ilgili idaresince tespit edilmesine rağmen iki ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan yapılar ile hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen altı ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım maliyetleri %100 fazlası ile ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir. (Ek fıkra:29/11/2018-7153/15 md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır. Umumi hizmetlere ayrılan yerlerde muvakkat yapılar:

Yapı Sahibine Tanınan Bir Aylık Süre ve Mühürün Kaldırılması

Durdurma tarihinden itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek ya da ruhsat alarak mühürün kaldırılmasını belediye veya valilikten isteyebilir. İnceleme sonunda aykırılığın giderildiği ya da alınan ruhsata uygunluğun anlaşılması hâlinde mühür kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi hâlde ruhsat iptal edilir.

Bir aylık süre içinde aykırılık giderilmez ya da ruhsat alınmazsa ruhsat iptal edilerek yıkım aşamasına geçilir. 3194 sayılı İmar Kanunu m. 32'nin mevzuat metninde bu süre zaptın yapıya asılmasıyla başlayan tebliğ tarihine bağlanmaktadır. Danıştay 6. Dairesi, E. 2022/8329, K. 2025/4305 sayılı kararında bu süre kuralını somutlaştırmıştır: tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren bir aylık süre dolmadan alınan yıkım kararı, aşağıda açıklanan ruhsata bağlanamayacağına dair özel bir tespit yapılmamışsa hukuka aykırıdır. Söz konusu kararın bodrum ve zemin kat imalatlarına ilişkin yıkım kararı bu gerekçeyle ve oybirliğiyle bozulmuştur.

Bir Aylık Süre Beklenmeksizin Yıkım: Ruhsata Bağlanamayan Yapılar

3194 sayılı İmar Kanunu m. 32'ye 29/11/2018 tarihinde eklenen fıkra (7153 sayılı Kanun m. 15), idare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapılar için bir aylık süre şartını kaldırmaktadır. Bu durumda ruhsat derhal iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra kapsamındaki yıkım hükümleri uygulanır.

Danıştay 6. Dairesi'nin E. 2022/8329, K. 2025/4305 sayılı kararında aynı yapının farklı katlarına farklı sonuçlar uygulanmıştır: çatı katındaki imalatların ruhsata bağlanamayacağı idare tarafından tespit edilerek işlem tesis edildiğinden bu kısma ilişkin yıkım kararı oyçokluğuyla hukuka uygun bulunmuş; buna karşın bodrum ve zemin kat imalatları bakımından ruhsata bağlanamayacağına dair tespit yapılmadan ve bir aylık süre beklenmeksizin tesis edilen yıkım kararı oybirliğiyle hukuka aykırı bulunarak bozulmuştur. Bu ayrım, idarenin hangi imalatlar bakımından ruhsata bağlanamayacağı tespitini yaptığını ve bunu işlemine dayanak aldığını ortaya koymasının pratik önemini göstermektedir. Söz konusu kararda bir karşı oy, m. 32/6 hükmünün uygulanabilmesi için ruhsata bağlanamayacağı tespitinin yapı tatil tutanağına açıkça yazılması ya da tutanakta bir aylık sürenin kaldırıldığının veya kısaltıldığının belirtilmesi gerektiği görüşünü savunmaktadır; bu yaklaşım azınlıkta kalmıştır.

Yapı Tatil Tutanağı: Zorunlu İçerik ve Hukuki Sonuçları

Yıkım yaptırımının uygulanabilmesi için aykırı imalatın ilgili fen elemanları tarafından açık ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde saptanarak usule uygun düzenlenen bir tutanağa bağlanması şarttır. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği m. 4'teki tanıma göre yapı tatil tutanağı; yapının o andaki durumunu ve aykırılıklarını resim, kroki ve yazı ile belirten, inşai faaliyete devam edilemeyeceğini gösteren onaylı belgedir.

Danıştay 6. Daire, E. 2023/545, K. 2023/4437Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2023/545 E.  ,  2023/4437 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/545 Karar No : 2023/4437 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : S.S. … Konut Yapı Kooperatifi VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı – … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarihli, E:… , K:… sayılı kararının, yıkıma ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara İli, Gölbaşı İlçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan 18 adet yapının ruhsatsız olduğundan bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca 354.470,48 TL idari para cezası verilmesine ve yapıların 1 ay içinde ruhsatlandırılmazsa anılan Kanun'un 32. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin … tarih ve … sayılı Gölbaşı Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarihli, E:… , K:… sayılı kararda; davaya konu yapılara ilişkin kimin tarafından yapıldığına yönelik herhangi bir belirleme bulunmaksızın davacı kooperatif adına imar para cezası düzenlenmesinin cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık teşkil ettiği ve bu nedenle dava konusu işlemin para cezasına ilişkin kısmı yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı, yapı tatil tutanağında 3/A sınıfı 14 adet yapının, 1/A sınıfı 3 adet yapının ve 1/A sınıfı 1 adet yapının kaçak temel imalatının yapıldığından bahsedilerek yapıların metrekarelerinin yazıldığı, ancak yapı tatil tutanağının incelenmesinden kaçak temel imalatı yapıldığından bahsedilen yapıların ayrı ayrı belirlenmediği, metrekare ölçümlerine yer verildiği, ancak hangi yapı için hangi metrekare ölçümlerinin yapıldığının belirli olmadığı, yapı tatil tutanağında açıklık bulunmadığı ve tereddüte mahal verdiği bu nedenle de usulüne uygun düzenlenmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; davalının istinaf dilekçesinde öne sürdüğü hususların İdare Mahkemesi kararının, davacıya para cezası verilmesine ilişkin kısmının kaldırılmasını gerektirir nitelikte görülmediği, yapı tatil tutanağında; 3/A sınıfı 14 yapının, 1/A sınıfı 3 adet yapının ve 1/A sınıfı 1 adet temel imalatının ruhsatsız olarak yapıldığından bahisle ayrı ayrı m² bilgilerine yer verilerek, yapıların mühürlendiği ve tutanağın mahalle muhtarına bırakıldığı, anılan tutanağının, 3194 sayılı Kanunun 32. maddesinde belirtilen ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin ekinde bulunan "Yapı Tatil Tutanağı"nın ihtiva etmesi gereken şekil ve şartları taşıdığının anlaşıldığı, ruhsatsız yapı yapıldığının 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili yönetmelikte belirtilen usulüne uygun olarak düzenlenen yapı tatil tutanağı ile tespit edilmesi karşısında, dava konusu işlemin yıkımına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin para cezasına ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun reddine, yıkımına ilişkin kısmı yönünden davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile; İdare Mahkemesi kararının yıkıma ilişkin kısmının kaldırılarak yıkımına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yapı tatil tutanağının taşıması gereken unsurları taşımadığı, para cezasının yapıların metrekarelerinin tek tek tespit edilmeden hepsinin metrekaresi toplanmak suretiyle bulunan alan üzerinden verildiği, aykırılıktan etkilenen alan olarak tespit edilen ölçünün nasıl belirlendiğine ilişkin yapı tatil tutanağında herhangi bir açıklama ya da krokinin bulunmadığı, dolayısıyla para cezasına ilişkin işlemlerin temelini oluşturan söz konusu tutanağın 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi hükmünde belirtilen "yapı tatil tutanağının ihtiva etmesi gereken unsurları" taşımadığının sabit olduğu, yıkım kararının İmar Kanununun Geçici 16. maddesi hükmüne aykırı olarak alındığı, taşınmaz üzerinde ev yapan kooperatif üyeleri tarafından yapı kayıt belgesinin alındığı, söz konusu yapılar hakkında verilmiş olan yıkım kararının açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden, yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davalı idare görevlileri tarafından düzenlenen 18/06/2020 tarihinde yapı tatil tutanağı ile; 3/A sınıfı 14 adet yapınının, 1/A sınıfı 3 adet yapının ve 1/A sınıfı 1 adet yapının kaçak temel imalatının yapıldığı tespit edilmiştir. Dava konusu … tarih ve … sayılı sayılı encümen kararı ile; ruhsatsız yapı yapıldığından bahisle 1 ay içinde ruhsatlandırılmazsa 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıkımına karar verilmiş ve aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının 2. fıkrası uyarınca 354.470,48-TL para cezası verilmiştir. Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir…" hükmüne yer verilmiş; aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, fıkrada belirtildiği şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı hüküm altına alınmış, anılan fıkranın devamında temel ceza miktarının hesaplanmasına ve cezaya uygulanacak artırımların belirlenmesine ilişkin esaslar hükme bağlanmış ve 2. fıkranın (ç) bendinde ise; bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği belirtilmiştir. 03/07/2017 tarih ve 30113 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (ssss) bendinde "Yapı tatil tutanağı: Herhangi bir şekilde ruhsat alınmadan yapıya başlanılarak kaçak inşaat yapıldığı ya da ruhsatlı yapılarda ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı tespit edildiği takdirde, ilgili idaresince yetkilendirilmiş teknik elemanlarca, yapının o andaki durumu ile birlikte aykırılıkları resim, kroki ve yazı ile belirtilen ve inşai faaliyete devam edilemeyeceğini gösteren onaylı belgeyi, " hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesinin birinci fıkrasında afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, başvuru süresi 15/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.), bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, yapı kayıt bedeli ödeme süresi 30/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.) halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebileceği, başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedileceğine yönelik hükümlere yer verilmiş olup; aynı madddenin dokuzuncu fıkrasında "Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz."; onuncu fıkrasında, "Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır…" hükümleri yer almaktadır. 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesinden yararlanması yasaklanan yapı ve alanların, anılan Kanun'un 16/9 ve 16/11 maddelerine paralel biçimde belirlendiği, anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, yapı kayıt belgesi iptal edilirek, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınacağının düzenlendiği görülmekte olup; anılan Tebliğ'in "Yapı kayıt belgesinin geçerlilik süresi" başlıklı 9. maddesinde "Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı ve yapının fen ve sanat norm ve standartlarına aykırılığı hususu yapı malikinin sorumluluğundadır."; "Denetim" başlıklı 10. maddesinde "(1) Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin iş ve işlemler Bakanlık tarafından denetlenebilir. (2) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmesi safhasında e-Devlet sistemi üzerinden veya kurum ve kuruluşlara yapılan müracaatta yalan beyanda bulunulması durumunda; a) Yapı Kayıt Belgesi bedeli eksik olarak ödenmiş ise müracaat sahibince e-Devlet üzerinden gerekli düzeltme işlemi yapılması ve eksik olan meblağın ödenmesi sağlanarak, duruma uygun yeni Yapı Kayıt Belgesi düzenlenir. Eksik olan meblağın ilgilisince ödenmemesi halinde verilmiş olan Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, daha önce yatırılmış olan bedel iade edilmez ve yalan beyanda bulunan hakkında 5237 sayılı Kanunun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur. b) Yapı Kayıt Belgesi bedeli fazla ödenmiş ise, fazla ödenen kısmın iadesi için Müdürlüğe başvurulur. Müdürlükçe yapı mahallinde inceleme yapılarak Bakanlık resmi internet sitesinden yayımlanan düzeltme formu iki nüsha olarak doldurulmak suretiyle müracaat sahibine iade edilecek tutar belirlenir. Düzeltme formunun bir nüshası müracaat sahibinin talep dilekçesi ile birlikte resmi yazı ekinde iade işlemi yapılmak üzere il defterdarlık muhasebe müdürlüğüne gönderilir. İade işleminden sonra yeni Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmez. Düzeltme formunun onaylı ikinci nüshası, fazla ödenen bedele göre verilen Yapı Kayıt Belgesinin ayrılmaz parçası kabul edilir ve Yapı Kayıt Belgesi bu form ile birlikte hüküm ifade eder." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen hükmün değerlendirilmesinden; ruhsat alınmadan veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılan yapıların tespitine ilişkin olarak düzenlenecek yapı tatil tutanağında, aykırılıkların ölçüleri ile birlikte somut ve ayrıntılı olarak belirtilerek yapının o anki durumunun tespit edilmesi, ruhsatsız veya ruhsata aykırı inşaatın mühürlenerek durdurulması ve yapı tatil tutanağının yapı yerine asılmak suretiyle yapı sahibine tebliğ edilmesi, tebligatın bir nüshasının muhtara bırakılması gerekmektedir. Ruhsatsız ya da ruhsat ve eklerine aykırı yapı hakkında kanunda öngörülen yıkım ve para cezasına yönelik yaptırımların uygulanabilmesi, ihtilaf konusu imalatın ilgili fen elemanları tarafından açık ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptanarak usule uygun şekilde düzenlenecek bir tutanağa bağlanması ile mümkündür. Yapı tatil tutanağının, yapının ne olduğunu, özelliklerini ve ölçülerini tereddüde yer vermeyecek açıklıkta içermesi gerekmekte olup, yapının durumunu ve niteliğini, yapının 3194 sayılı İmar Kanunu'nda düzenlenen yapı tanımı kapsamında olup olmadığı, ruhsat gerektirip gerektirmediği hususlarını tespit etmeye elverişli olması gerekmektedir. İdari işlemlerin hukuka uygun olduklarına dair bir yargı kararına gereksinim duymadan hukuka uygun kabul edilerek ilgililer üzerinde hukukî sonuç doğurması olarak tanımlanabilen “hukuka uygunluk karinesi”ne göre, idarenin yaptığı işlemler, idari yargı merci kararları ile iptal edilmedikleri ya da idare tarafından geri alınmadıkları sürece hukuk aleminde varlıklarını ve etkilerini sürdürmektedirler. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, başvuru süresi 15/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.), bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, yapı kayıt bedeli ödeme süresi 30/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.) halinde yapı kayıt belgesi verilebileceği düzenlenmiş olup; başvuranların beyanına göre Bakanlık veya yetkilendireceği kurum ve kuruluşlarca verilen yapı kayıt belgelerinin, yapının yeniden yapılması veya kentsel dönüşüm uygulamasına karar verilinceye kadar ilgililere geçici süreliğine bazı haklar tanıdığı; 3194 sayılı Kanun'un geçici 16/9 ve 16/11 maddelerinde ise, anılan Kanun hükmünden yararlanması yasaklanan yapı ve alanların belirlendiği, bu bağlamda, anılan Kanun hükmü uyarınca yapı kayıt belgesi verilemeyecek yapılardan olduğu ya da alanlarda bulunduğu anlaşılan ya da Kanun'da açıkça belirtildiği üzere 31/12/2017 tarihinde ve bu tarihten sonra yapıldığı tespit edilen veyahut ilgili özel kanunlarındaki düzenlemeler ile korunan doğal, tarihi ve arkeolojik sit alanları, kültür varlıkları, ormanlar, meralar ve kıyılar gibi alanlarda bulunan yapılar hakkında, aslında düzenlenmemesi gereken yapı kayıt belgesinin düzenlendiğinin anlaşılması durumunda, söz konusu yapı kayıt belgesinin, yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca yapı kayıt belgesini düzenleyen idare (Bakanlık) veya Bakanlık tarafından yetkilendirecek kurum veya kuruluş tarafından iptal edilmesi gerektiğine kuşku bulunmamaktadır. Uyuşmazlıkta; davalı idare elemanlarınca düzenlenen 18/06/2020 tarihli yapı tatil tutanağında 3/A sınıfı 14 adet yapınının, 1/A sınıfı 3 adet yapının ve 1/A sınıfı 1 adet yapının kaçak temel imalatının yapıldığının belirtilerek 18 adet yapının metrekarelerinin yazıldığı, ancak tutanakta aykırılıkların, yapının mahiyetinin ne olduğu belirtilerek şekil ve krokiler ile desteklenmek suretiyle detaylandırılarak açıklamasının yapılmadığı görülmektedir. Ayrıca, tutanakta 3/A ve 1/A sınıfı olarak belirtilen yapıların nelerden ibaret olduğu ile özellikleri ve 18 adet yapı tespit edilmesi sebebiyle tutanakta belirtilen ölçümlerin hangi yapıya ait olduğu hususlarında tereddüt hasıl olduğu gibi, yapıların ruhsata tabi olup olmadığı yönünden de bir değerlendirme yapılmamıştır. Dolayısıyla, söz konusu tutanağın 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi hükmünde belirtilen "Yapı Tatil Tutanağı"nın ihtiva etmesi gereken unsurları taşımadığı görülmektedir. Bu durumda; 3194 sayılı Kanunda belirtilen usule uygun düzenlenmiş ve yukarıda yapılan açıklamalarda da belirtildiği üzere, somut, ayrıntılı ve gerekçeli tespitler içeren yapı tatil tutanağı düzenlenmeden yıkım kararı verilemeyeceğinden, öngörülen usule uygun düzenlenmeyen tutanağa dayalı olarak tesis edilen dava konusu yıkım kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan; davacı vekili tarafından taşınmaz üzerinde ev yapan kooperatif üyeleri tarafından yapı kayıt belgesinin alındığı ileri sürülerek dava dilekçesi ekinde 2018 ve 2019 yıllarında dava konusu işlemin dayanağı yapı tatil tutanağının düzenlenmesinden önce düzenlenen 14 adet yapı kayıt belgesi örneklerinin sunulduğu görüldüğünden, yapının yeniden yapılması veya kentsel dönüşüm uygulamasına karar verilinceye kadar ilgilisine geçici süreliğine bazı haklar tanıyan, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. ve 42. maddeleri uyarınca işlem tesis edildiği tarih itibarıyla mevcut olan ve hukuka uygunluk karinesinden yararlanan yapı kayıt belgelerinin düzenlenmesine esas olarak yapı sahibince başvuru sırasında beyan edilen imalatlar nedeniyle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. ve 42. maddeleri uyarınca işlem tesis edilebilmesi için, öncelikle tespite konu imalatlar hakkında düzenlenen yapı kayıt belgelerinin yetkili idare tarafından iptal edilmesi gerektiğinden, İdari Dava Dairesince davacı vekili tarafından sunulan yapı kayıt belgelerinin yapı tatil tutanağı ile ruhsatsız olarak yapıldığı tespit edilen yapılara ilişkin olup olmadığı ile anılan yapı kayıt belgelerinin yapı tatil tutanağı ile tespit edilen yapılara ilişkin olması halinde anılan yapı kayıt belgelerinin idare tarafından iptal edilip edilmediği hususlarının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak verilen temyize konu kararda bu yönden de hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun dava konusu işlemin para cezasına ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun reddi, yıkımına ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile; İdare Mahkemesi kararının yıkıma ilişkin kısmının kaldırılarak yıkımına ilişkin kısmı yönünden davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarihli, E:… , K:… sayılı kararının, temyiz edilen yıkıma ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 04/05/2023 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 6. Dairesi, E. 2023/545, K. 2023/4437 sayılı kararında tutanağın asgari içeriğini şöyle belirlemiştir: yapının ne olduğu, özellikleri ve ölçüleri tereddüde yer vermeyecek açıklıkta ortaya konulmalı; yapının 3194 sayılı Kanun'daki tanım kapsamında olup olmadığı ve ruhsat gerektirip gerektirmediği de tutanaktan anlaşılabilmelidir. Aynı kararın sonucunda, aykırılıkların yapının mahiyeti belirtilerek şekil ve krokilerle desteklenmediği, birden fazla yapı bulunduğunda ölçümlerin hangi yapıya ait olduğunun belirsiz kaldığı ve ruhsata tabi olup olmadığına dair değerlendirme yapılmadığı bir tutanağa dayalı yıkım kararı hukuka aykırı bulunarak bozulmuştur.

Yıkım kararı açısından önemli bir nokta, tutanakta yapı sahibine ait bölümün ayrıca belirlenmemiş olmasının yıkım kararının iptali için yeterli bir gerekçe olup olmayacağıdır. Danıştay 6. Dairesi, E. 2019/10831, K. 2020/11807 sayılı kararında yıkım yaptırımının yapıyı esas aldığını ve ruhsatsız ya da ruhsat ve eki projeye aykırı imalatın usulünce saptanmış ve tutanağa bağlanmış olmasının yıkım kararı için yeterli olduğunu belirleyerek bu gerekçeyle yıkım kararını iptal eden mahkeme kararını bozmuş ve dosyayı yeniden karar verilmek üzere iade etmiştir; nihai sonuç o kararda kesinleşmemiştir.

Danıştay 6. Daire, E. 2019/10831, K. 2020/11807Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/10831 E.  ,  2020/11807 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2019/10831 Karar No : 2020/11807 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla İli, … İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazda yapı ruhsatı ve eki mimari projesine aykırı imalatlar yapıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2.fıkrası uyarınca taşınmazın tapu maliklerine müteselsilen 157.774,99-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Marmaris Belediye Encümeni kararı ile aynı Kanunun 32. maddesi uyarınca imalatların yıkımına ve 42.maddesinin 3.fıkrası uyarınca tapu maliklerine müteselsilen 2.719,41-TL para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Marmaris Belediye Encümeni kararının davacı yönünden iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan 24/01/2017 tarihli bilirkişi raporunda; 1. blok ve 2. bloktaki aykırılıkların bağımsız bölüm ve ortak alan olarak ayrı ayrı değerlendirildiği, dolayısıyla m2 ve para cezası hesaplamalarında farklılık doğduğu, sorumlu olması gerekenler açısından da farklı sonuçlara varıldığı, diğer taraftan, dava konusu belediye encümeni kararının dayanağı olan yapı tatil zaptının … İdare Mahkemesinin … günlü, E: …, K: … sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, mimari projesine aykırı olduğu iddia edilen yapıların hissedarlarından olan davacının, yapı ile kanunda belirtilen türden bir ilişkisi olup olmadığı araştırılmayıp, yapı sahibi olduğuna ilişkin herhangi somut belirleme yapılmadan, sadece malik olduğundan bahisle para cezasına muhatap alınması yönünde tesis edilen encümen kararında hukuka uyarlık bulunmadığı, davacının 3194 sayılı Kanunun 32. maddesindeki hangi aykırılıklardan sorumlu olduğunun ve hangi aykırılıkları düzeltmesi gerektiğinin kendisine yapı tatil zaptı ile bildirilmesi gerektiği, aksi halde kişinin hangi kısımlar için ruhsat başvurusunda bulunması ya da hangi kısımların kaldırması gerektiğini bilmesinin beklenemeyeceği, dava konusu işlemin dayanağı olan 24/10/2015 tarihli yapı tatil zaptının hissedarlar muhatap alınarak düzenlendiği, bu zabıtta bir site içerisinde bulunan tüm aykırılıkların tespit edildiği, dava konusu işlemde de davacıyı ilgilendiren kısmın nereler olduğu ayrıca belirtilmeden tüm aykırılıklardan sorumlu tutulduğu, anılan kanunun 32.maddesindeki sorumluluğu yerine getirmesi için bu sorumluluğun tam olarak belirlenmesi gerektiği, ancak bu belirlemeden sonra malikten imara aykırı yapıyı kaldırması ya da ruhsata bağlamasının beklenebileceği, sorumlu olduğu bölüm açıkça belirlenmeksizin düzenlenen yapı tatil zaptıyla, imara aykırı yapının yasal hale getirilmesi için gerekli bildirimin yapılmış sayılamayacağı, dolayısıyla yıkıma ilişkin encümen kararı alınamayacağı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu yıkım ve para cezasına ilişkin Encümen kararlarının iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ruhsat ve eki mimari projesine aykırı imalatların gerçekleştirildiği yapının konut olmadığı, apart otel niteliğinde turistik tesis kullanım kararı olan bir yapı olduğu, söz konusu yapının onaylı projesinde de apart otel niteliğinde olduğu, kat mülkiyetinin bulunmadığı, para cezasının bu sebeple malik gözüken tüm hissedarlara uygulandığı, her bir malikin yapının tamamında hisseleri oranında hak sahibi olduğu, turistik tesis kullanım kararı olan bölgede bulunan ve onaylı projesine göre apart otel olan yapıda yapı tatil tutanağında belirtilen aykırılıkların hangi paydaş tarafından yapıldığının tespitinin mümkün olmadığı, ayrıca yapı tatil tutanağı ile tespit edilen aykırılıkların söz konusu yapının ortak kullanım alanlarında gerçekleştirilmiş olduğu, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununa göre ortak kullanım alanlarının tüm kat maliklerinin ortak sorumluluk alanında olduğu, dava konusu işlemlerin usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacının söz konusu yapıda sadece bağımsız bölüm maliki olduğu, yapı sahibi ya da müteahhit olmadığı, aykırılığın ortak kullanım alanında gerçekleştirilmiş olması halinde dahi söz konusu imalatlar nedeniyle tüm kat maliklerinin sorumlu tutulamayacağı, davacıya para cezası verilmesinin cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olduğu, söz konusu imalatların tadilat niteliğinde olduğu ruhsata aykırılık teşkil etmediği, davalı idarenin iddiasının aksine yapının apart olduğuna ilişkin olarak bilirkişiler tarafından herhangi bir tespit yapılmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Muğla İli, … İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazda yapı ruhsatı ve eki mimari projesine aykırı imalatlar yapıldığı 24/10/2014 tarihli yapı tatil tutanağıyla tespit edilmiştir. Söz konusu tespit esas alınarak; 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca, 3/B yapı sınıf ve grubunda yer alan, toplam 2.000,19 m2'lik imalat hakkında hesaplanan temel para cezasına aynı maddenin (c) bendinin 5., 7., 10. ve 12. alt bentleri uyarınca artırım uygulanarak taşınmazın tapu maliklerine müteselsilen toplam 157.774,99-TL para cezası verilmesine ilişkin Marmaris Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile aynı Kanunun 32. maddesi uyarınca imalatların yıkımına ve 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca taşınmazın tapu maliklerine müteselsilen 2.719,41-TL para cezası verilmesine ilişkin Marmaris Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararının davacı yönünden iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanunun 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonucunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir. Ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." kuralı yer almıştır. Aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede öngörülen şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanacağı belirtilmiş, a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için para cezası uygulanacağı, aynı maddenin 3. fıkrasında; "18, 28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve 41 inci maddelerde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere ikibin Türk Lirası, bu fiillerin çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması halinde dörtbin Türk Lirası, can ve mal emniyetini tehdit etmesi halinde altıbin Türk Lirası idari para cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Kararın; 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca verilen para cezasına ilişkin kısmı yönünden; Yukarıda yer verilen hükümlerin değerlendirilmesinden; ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar nedeniyle verilecek para cezası miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak temel ölçütün; yapı sınıfı ve grubu ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının varsa aykırılıktan etkilenen alanın katılması suretiyle bulunacak alan olduğu, temel ceza miktarı belirlendikten sonra maddede öngörülen arttırım sebeplerinin varlığı halinde arttırım sebeplerinin ayrı ayrı hesaplanacağı, bu tespitlerden sonra; yapı sınıfı ve grubu dikkate alınmak suretiyle maddede belirtilen miktar ile yapının alanının çarpılması sonucu temel ceza miktarının hesaplanacağı, bu miktar üzerinden; (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen nedenlerin bulunması halinde ayrı ayrı arttırım oranlarının hesaplanması ve bunların toplamlarının alınması suretiyle toplam ceza miktarının bulunacağı ve bulunan bu miktarın belediye encümeni tarafından para cezası olarak verileceği anlaşılmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi uyarınca, yargı kararı ile idarelerin işlem tesisine zorlanamayacağı gibi idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceğinden; 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde, temel para cezasının hesaplanmasında, yapı inşaat alanı ve yapı sınıfı ve grubu temel kriterler olarak öngörüldüğünden, temel para cezasının bu kriterlere aykırı olarak hesaplandığının tespit edilmesi halinde, aykırılığı tespit edilen para cezası miktarına (c) bendinde öngörülen artırım oranları uygulanarak belirlenen toplam para cezasının da tamamının iptal edilmesi gerektiği, temel para cezasının hesaplanmasına ilişkin aykırılıklar tespit edildikten sonra, bilirkişinin aykırılıktan etkilenen alan ve/veya yapı sınıfı grubuna ilişkin yaptığı tespitler uyarınca raporda hesaplanan para cezası miktarı esas alınarak dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine karar verilmesi suretiyle, işlemin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı idari yargı denetimi yetkisi aşılarak, idari eylem ve işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği, bununla beraber, temel para cezasının, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen kriterlere uygun olarak hesaplandığı, ancak, (c) bendinde öngörülen artırım sebebi veya sebeplerinin uygulanması koşullarının oluşmadığının anlaşılması halinde ise para cezasının hukuka aykırılığı tespit edilen artırım sebebine isabet eden kısım yönünden kısmen iptaline karar verileceği açıktır. Dosyanın incelenmesinden; Muğla İli, … İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazda yapı ruhsatı ve eki mimari projesine aykırı olarak 3/B yapı sınıf ve grubunda yer alan, toplam 2.000,19 m2'lik imalat yapıldığının 24/10/2014 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespiti üzerine 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca taşınmazın tapu maliklerine para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Marmaris Belediye Encümeni kararının tesis edildiği, keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 24/01/2017 tarihli bilirkişi raporunda; söz konusu imalatların bir kısmının ana taşınmazın yapıldığı tarihte bir kısmının ise yapı kullanma izin belgesi alındıktan sonra yapılmış olduğu tespitine yer verildiği, ruhsat ve eki projesine aykırı imalatların hangi tarihte yapılmış olduğu, davacının ve diğer maliklerin taşınmaza hangi tarihte hissedar oldukları ve hisse oranları dikkate alınmadan tesis edilen işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı, diğer taraftan 24/01/2017 tarihli bilirkişi raporunda; 1.380,93 m2, 3.sınıf B grubu yapı yapılmış olduğunun tespit edildiği, dolayısıyla aykırılıktan etkilenen alanın bilirkişi raporunda, idarece belirlenen alandan önemli ölçüde az belirlendiği, söz konusu farklılığın temel cezayı etkileyen nitelikte olması sebebiyle, İdare Mahkemesince para cezasının bu gerekçeyle de tamamının iptaline karar verilmesi gerektiği anlaşılmakta olup, para cezasının iptali yolundaki Mahkeme kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. Kararın; 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca verilen yıkıma ilişkin kısmı yönünden; Uyuşmazlıkta; keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 24/01/2017 tarihli bilirkişi raporunda; Muğla İli, … İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı 3.840,86 m2 yüzölçümlü taşınmazın 15.12.2008 tarihli imar durum belgesinde taşınmazın turistik tesis alanında kaldığı, 1. bloka ilişkin olarak "otel ve misafir evi" niteliğinde, 3/B sınıfı, 6 katlı yapı için "… ve hissedarları" adına … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının ve … tarih ve … sayılı yapı kullanma izninin düzenlenmiş olduğu, yapı kullanma iznindeki bilgiler ile yapı ruhsatındaki bilgilerin uyumlu olduğu, 2. bloka ilişkin olarak "otel ve misafir evi" niteliğinde, 3/B sınıfı, 6 katlı yapı için "… ve hissedarları" adına … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının ve … tarih ve … sayılı yapı kullanma izninin düzenlenmiş olduğu, yapı kullanma iznindeki bilgiler ile yapı ruhsatındaki bilgilerin uyumlu olduğu, her iki yapı ruhsatında da yapıların 1 adet bağımsız bölümden oluştuğunun belirtildiği, 1. blokta yapılan incelemeler neticesinde; bodrum kattaki sığınak alanında, ana binanın aksında bulunan merdiven ile arasındaki duvarın kaldırıldığı, sığınak alanı içinde bazı bölücü duvarlar imal edildiği, sığınak alanının otopark kısmındaki giriş duvarının kaldırıldığı, sığınak girişindeki wc alanının tamamen kaldırıldığı, merdiven girişindeki çöp odasının mevcut olmadığı, fitness alanında bazı iç bölücü duvarları dışında değişiklik olmadığı ve tespit yapıldığı sırada sosyal merkez olarak kullanıldığı, sığınak için yapılan koruyucu perde duvarların kaldırılmış olduğu, diğer taşıyıcı kolon ve perdelerde herhangi bir müdahale yapılmadığı, ana yapının dilatasyon ile iki parçalı imal edildiği ve havuz tarafındaki bölümde bulunan taşıyıcı eleman olan bodrum perdesinin kaldırılmasının taşıyıcı sisteme olumsuz etkisinin olduğu, yapı tatil tutanağında ötelendiği belirtilen havuz tarafındaki dış cephe perde duvarlarının projede belirtilen duruma oldukça yakın olduğu, yangın merdiveninin bulunduğu duvar alanından 0,80 cm ötelenmiş olduğu hususlarının tespit edildiği, 2. blokta yapılan incelemeler neticesinde; mimari projesinden farklı olarak yapılan duvar ya da kapı tamiratlarının olduğu, bodrum kat koridorunda taban alanı kapsamında olmayan iki ayrı alanın kapalı alana çevrilmiş olduğu ve kapalı mekan olarak kullanıldığı, zemin katta bina giriş alanlarının değiştirilmesinin, giriş koridorunda bazı doğrama değişiklerinin yapılmasının, kapalı alana ek alanlar yapılmasının ve koridorda değişikliklikler yapılmasının söz konusu olduğu, snack bar ve restauranta ait kapalı alanlar içinde bölücü duvar yapımı ile wc alanları oluşturulduğu, mevcut balkon alanlarının yerinde bulunmadığı tespitlerine yer verildiği, dava konusu yapıdaki bağımsız bölüm sayısı konusunda yerinde yapılan inceleme ile yapı ruhsatlarının çelişmesinden kaynaklanan bir sorun bulunduğu, yapı ruhsatlarında her iki blok için tek bağımsız bölüm olduğu belirtilmekte ve otel kullanımı verilmekte iken yerinde yapılan incelemede her iki bloğun konut ya da apart kullanımında olduğu kanaatine varıldığı, taşınmazın sahiplerinin sayısının da bu fikri doğrular nitelikte olduğu, 1. blokta konut olarak değerlendirilmesi halinde 37 bağımsız bölüm, otel olarak değerlendirilmesi halinde 74 yatak sayısı olduğunun tespit edildiği, bu şartlar karşısında davaya konu olan parselin ruhsat eki projesinde görünen sığınak alanının kaldırılmasının sığınak yönetmeliğine ve ruhsata aykırı olduğu ve ruhsata bağlanamayacağı kanaatine varıldığı, plan hükümlerinde dava konusu parsel için belirlenmiş olan çekme mesafesinin 1.bloktaki merdivenin ötelenmiş olması nedeniyle uygun olmadığı ve ruhsata bağlanamayacağı, 2.bloktaki bodrum ve zemin katlarda koridora ek oluşturulan kapalı alanların ruhsata bağlanamayacağı, balkonların yapılmamasının ruhsat gerektirdiği tespitlerine yer verildiği, İdare Mahkemesince; dava konusu işlemin dayanağı olan 24.10.2014 tarihli yapı tatil tutanağının hissedarlar muhatap alınarak düzenlendiği, bu tutanakta, bir site içerisinde bulunan tüm aykırılıkların tespit edildiği, dava konusu işlemde de davacıyı ilgilendiren kısmın nereler olduğu ayrıca belirtilmeden tüm aykırılıklardan sorumlu tutulduğu, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde düzenlenen sorumluluğun yerine getirilebilmesi için bu sorumluluğun tam olarak belirlenmesi gerektiği, ancak bu belirlemeden sonra malikten imara aykırı yapıyı kaldırmasının ya da ruhsata bağlamasının beklenebileceği, sorumlu olduğu bölüm açıkça belirlenmeksizin düzenlenen yapı tatil tutanağıyla, imara aykırı yapının yasal hale getirilmesi için gerekli bildirimin yapılmış sayılamayacağı, dolayısıyla yıkıma ilişkin encümen kararı alınamayacağı, dava konusu işlemlerin dayanağı olan yapı tatil zaptının 08.02.2017 tarih ve … İdare mahkemesinin E:…, K: … sayılı kararıyla iptaline karar verildiği gerekçesiyle söz konusu imalatların yıkımına ilişkin … tarih ve … sayılı Marmaris Belediye Encümeni kararının davacı yönünden iptaline karar verildiği, … İdare mahkemesinin E:…, K: … sayılı kararına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 09.05.2018 tarih ve E: 2018/1670, K: 2018/3528 sayılı kararıyla; davacı …'in Mahkeme kararından önceki tarihte vefat etmiş olması nedeniyle dava dilekçesinin para cezasına ilişkin kısmı yönünden iptaline karar verilmesi, dava konusu yapı tatil zaptı yönünden ise davayı takip hakkı kendisine geçenlerin davayı takip edip etmeyeceklerinin saptanması amacıyla dosyanın işlemden kaldırılması gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince bozma kararına uyularak; davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile … İdare Mahkemesince verilen … tarih, E:…, K:… sayılı kararının kaldırılarak dava dilekçesinin para cezasına yönelik kısmı yönünden dilekçenin iptaline, yapı tatil tutanağı yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen mevzuatın ve dosya kapsamının incelenmesinden, ruhsat alınmadan yapılan yapılar ile ruhsatlı yapılarda ruhsat almayı gerektirdiği halde, alınmadan yapılan imalatların tespiti ve nihayet yıkımın yaptırıma bağlanmasına dair sürece yer verilmiş olduğu, bu sürecin tamamen yapıya ilişkin olduğu açıkça görülmektedir. Buna göre, bu tür yapılarda idarece uygulanacak yıkım yaptırımı için ruhsatsız ya da ruhsat ve eki projeye aykırı imalatın usulünce saptanmış ve tutanağa bağlanmış olması yeterli olup, ayrıca yapı ya da imalatı yapan kişinin saptanmasına gerek bulunmamaktadır. Zira, zikredilen Kanun hükmünde, ruhsatsız yapı ya da imalatın belirlenmesine dair hususları da içeren, yapının durdurulacağına dair tutanağın yapı yerine asılmasıyla bu tutanağın yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılacağı kuralı açıkça belirtilmiştir. Bu itibarla, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde; "ruhsatsız yapı" esas alınarak düzenleme yapılmış olduğu, bu madde uyarınca verilen yıkım kararının yapıya yönelik olan ve yapıyı esas alan bir işlem olduğu dikkate alındığında, temyize konu Mahkeme kararının yıkım işleminin iptali yolundaki kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir. Bu durumda; keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 24/01/2017 tarihli bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgeler değerlendirilmek suretiyle dava konusu … tarih ve … sayılı Marmaris Belediye Encümeni kararının yıkıma ilişkin kısmı hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Kararın, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca para cezası verilmesine ilişkin kısmına gelince; Usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda; İdare Mahkemelerinin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar verilemeyeceği açıktır. Bu durumda; davacı tarafından iptali istenilen … tarih ve … sayılı Marmaris Belediye Encümeni kararının onaylı projeye aykırılı imalatların 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca 1 aylık yasal süre içerisinde ruhsata uygun hale getirilmediğinden bahisle para cezası verilmesine ilişkin kısmıyla ilgili olarak İdare Mahkemesince ayrı bir hukuki inceleme yapılmadığı ve hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, temyize konu kararın bu kısmında eksik hüküm kurulmuş olması sebebiyle hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. Dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının … tarih ve … sayılı encümen kararıyla 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2.fıkrası uyarınca verilen para cezasına ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Kararın; … tarih ve … sayılı encümen kararıyla verilen yıkım ve 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen para cezasına ilişkin kısmının ise BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 01/12/2020 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

Yıkım Kararı: Yetkili Organ ve Uygulama

Bir aylık süre geçmesine karşın aykırılık giderilmemişse yıkım kararını belediye encümeni veya il idare kurulu alır; kararı izleyen süreçte yıkım belediye ya da valilikçe uygulanır ve masraf yapı sahibinden tahsil edilir. Belediye encümeni ile il idare kurulu arasındaki yetki dağılımının ölçütleri 3194 sayılı Kanun'un 32. maddesinde açıkça belirlenmemiştir; idarenin yıkım kararı almadan önce yetkili olup olmadığını belirleme yükümlülüğü bulunmaktadır.

Danıştay 6. Daire, E. 2019/11449, K. 2020/13161Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/11449 E.  ,  2020/13161 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2019/11449 Karar No : 2020/13161 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … – Aynı yerde KARŞI TARAF (DAVACI) : … Bakanlığı (Kapatılan … Eğitim Yayın Taşımacılık Bilgisayar A. Ş. yerine) VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara İli, Çankaya İlçesi, Karakusunlar Mahallesi, … ada, … sayılı parselde bulunan taşınmaz üzerinde mimari projesine aykırı yapı yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yapının mühürlenerek durdurulmasına ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığınca düzenlenen … tarih ve … sayılı yapı tatil zaptının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının, kapatılan Danıştay Ondördüncü Dairesinin 04/05/2017 tarih ve E:2015/7628, K:2017/2975 sayılı kararı ile davacı şirketin tüzel kişiliğinin ortadan kalması sebebiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 26. maddesi uyarınca bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen temyize konu kararda; yurt inşaatında tespit edilen imara aykırı hususların, bir kısmının eski haline getirildiği, bir kısmının tadilat projesine ve mevzuata uygun olduğu, bir kısmının ise tadilat projesi ile eski haline getirilebileceği göz önüne alındığında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca tesis olunan mühürleme işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı tarafından, davacı şirket tarafından kullanım alanlarını lehine olacak şekilde artırmak suretiyle söz konusu binada ruhsata aykırı imalat yapıldığının tespit edildiği, tadilat projesi alınmadan projeye aykırı imalat yapılamayacağı, mühürleme esnasında yapı kullanma izni olmaksızın binada öğrencilerin kaldığının görüldüğü, aykırılıkların sonradan giderilmesinin mühürleme işlemini hukuka aykırı hale getirmeyeceği, sadece inşaatın devamına izin verilmesini isteme olanağı sağlayacağı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE MADDİ OLAY : Mülkiyeti Ankara Büyükşehir Belediyesine ait davaya konu taşınmaz üzerinde, üst hakkı tesis edilerek yurt yaptırılması işi 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu uyarınca yapılan ihale sonucunda Kapatılan … Eğitim Yayın Taşımacılık Bilgisayar A. Ş. uhdesinde kalmış ve anılan şirket ile davalı arasında sözleşme imzalanmıştır. Davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından davaya konu yerde, yurt inşaatı için … tarih ve … sayılı yapı ruhsatı düzenlenmiştir. Davalı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevlileri tarafından düzenlenen dava konusu …. tarih ve … sayılı yapı tatil tutanağı ile ruhsata aykırı imalatlar yapıldığı tespit edilmiş ve 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yapı mühürlenerek inşai faaliyet durdurulmuştur. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde; "Bu kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığının ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya Valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilerek inşaat derhal durdurulur, durdurma yapı tatil zaptının yapı üzerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mührün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının ruhsata uygunluğu inceleme sonucunda anlaşılırsa mühür belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." hükmüne yer verilmiştir. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun 11. maddesinde; "Büyükşehir belediyesi, ilçe ve ilk kademe belediyelerinin imar uygulamalarını denetlemeye yetkilidir. Denetim yetkisi, konu ile ilgili her türlü bilgi ve belgeyi istemeyi, incelemeyi ve gerektiğinde bunların örneklerini almayı içerir. Bu amaçla istenecek her türlü bilgi ve belgeler en geç onbeş gün içinde verilir. İmar uygulamalarının denetiminde kamu kurum ve kuruluşlarından, üniversiteler ve kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından yararlanılabilir. Denetim sonucunda belirlenen eksiklik ve aykırılıkların giderilmesi için ilgili belediyeye üç ayı geçmemek üzere süre verilir. Bu süre içinde eksiklik ve aykırılıklar giderilmediği takdirde, büyükşehir belediyesi eksiklik ve aykırılıkları gidermeye yetkilidir. Büyükşehir belediyesi tarafından belirlenen ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar, gerekli işlem yapılmak üzere ilgili belediyeye bildirilir. Belirlenen imara aykırı uygulama, ilgili belediye tarafından üç ay içinde giderilmediği takdirde, büyükşehir belediyesi 3.5.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 32. ve 42. maddelerinde belirtilen yetkilerini kullanma hakkını haizdir. Ancak 3194 sayılı Kanunun 42. madde kapsamındaki konulardan dolayı iki kez ceza verilemez." hükmü yer almaktadır. Hukuk Devleti ilkesinin gereklerinden biri olarak kabul edilen kanuni idare ilkesi, idarenin tüm yetkilerinin, Anayasa ve kanunlardan kaynaklanmasını ifade eder. Buna göre, idari makamlar Anayasa ve kanunlarla kendilerine verilen yetkiye uygun hareket etmek zorundadırlar. İdari kararlar, herhangi bir makam, organ veya kamu görevlisi tarafından değil, Anayasa ve kanunların yetki verdiği makam, organ veya kamu görevlisi tarafından alınabilir. Anayasanın 8. maddesinde yer alan "Yürütme yetkisi ve görevi, Kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir" hükmü ile 123. maddesinde, "İdare, Kuruluş ve görevleriyle kanunla düzenlenir." hükümleri kanuni idare ilkesinin ifadeleridir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar nedeniyle para cezası verilmesine ilişkin kararları alma yetkisinin ilçe belediyelerine ait olduğu; büyükşehir belediyesi tarafından tespit edilen ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların, gerekli işlem yapılmak üzere ilgili belediyeye bildirilmesi gerekmekte olup, belirlenen imara aykırı uygulama, ilgili belediye tarafından üç ay içinde giderilmediği takdirde, büyükşehir belediyesince 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde belirtilen kriterlere uygun olarak düzenlenecek yapı tatil tutanağı esas alınarak yıkım kararı alınabileceği ve para cezası verilebileceği sonucuna varılmaktadır. Uyuşmazlıkta; dava konusu taşınmazda ruhsata aykırı yapı yapıldığı hususu davalı idare görevlilerince mahallinde yapılan inceleme neticesinde tespit edilmişse de, söz konusu ruhsata aykırı yapıyla ilgili olarak 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi çerçevesinde işlem tesis etme yetkisinin ilçe belediyesine ait olduğu, bu nedenle davalı idarece tespit edilen aykırılığın, 5216 sayılı Yasanın yukarıda aktarılan 11. maddesi hükmü uyarınca Çankaya Belediyesine bildirilerek aykırılığın giderilmesi için adı geçen belediyeye üç ayı geçmemek üzere süre verilmesi ve bu süre zarfında bahse konu aykırılığın giderilmediğinin tespit edilmesi halinde, ancak o zaman 3194 sayılı İmar Kanununun 32. ve 42. maddelerinde belirtilen yetkilerin kullanılması gerekirken, belirtilen bu yasal prosedür işletilmeksizin, ilçe belediyesinin yetkili olduğu durum ve aşamada, 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi hükmü uyarınca yapının mühürlenmesi yetkisinin doğrudan kullanılması suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararın yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 18/12/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X): Dava; Ankara İli, Çankaya İlçesi, Karakusunlar Mahallesi, … ada, … sayılı parselde bulunan taşınmaz üzerinde mimari projesine aykırı yapı yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yapının mühürlenerek durdurulmasına ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığınca düzenlenen … tarih ve … sayılı yapı tatil zaptının iptali istemiyle açılmıştır. 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesinin (c) bendinde; büyükşehir belediyelerinin, kanunlarla kendisine verilen görev ve hizmetlerin gerektirdiği her türlü imar uygulamasını yapmak ve ruhsatlandırmak yetkisine sahip olduğu, 11. maddesinde; büyükşehir belediyesinin ilçe belediyelerinin imar uygulamalarını denetlemeye yetkili olduğu, bu yetkinin, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar hakkında gerekli işlem yapılmak üzere ilgili belediyesine bildirilmesine rağmen, imara aykırı uygulamaların ilgili belediye tarafından üç ay içinde giderilmemesi halinde büyükşehir belediyesinin 3194 sayılı İmar Kanununun 32 ve 42. maddelerinde belirtilen yetkilerini kullanma hakkına haiz olduğu düzenlenmiştir. 5216 sayılı Kanun'un 7. maddesinin (c) bendinden, büyükşehir belediyelerinin imar uygulaması yapma ve ruhsatlandırma yapma yetkisine istinaden yapı ruhsatını vermiş olduğu yapıların ruhsat ve eklerine dolayısıyla imar mevzuatına uygunluğunu denetleme yetkisine de sahip olduğu anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; davaya konu yapı için Ankara Büyükşehir Belediyesince yapı ruhsatının verildiği, davalı tarafından ruhsata aykırı imalat yapıldığı tespit edilerek mühürlemeye ilişkin olarak … tarih ve … sayılı yapı tatil tutanağının düzenlendiği, İdare Mahkemesince, yurt inşaatında tespit edilen imara aykırı hususların, bir kısmının eski haline getirildiği, bir kısmının tadilat projesine ve mevzuata uygun olduğu, bir kısmının ise tadilat projesi ile eski haline getirilebileceği göz önüne alındığında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca tesis olunan mühürleme işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılarak, dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmüştür. Bu durumda; Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen yapı ruhsatına bağlı olarak inşası gerçekleştirilen yapıdaki ruhsata aykırı imalatların, 3194 sayılı Kanun'a göre denetiminin, 5216 sayılı Kanun'un 7. maddesinin (c) bendi uyarınca, ruhsatı tanzim eden Ankara Büyükşehir Belediyesinin yetkisinde olması nedeniyle, İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin bilirkişi raporunda projesine uygun olduğu tespit edilen aykırılıklara ilişkin kısmı yönünden değişik gerekçe ile onanması, bilirkişi raporunda aykırılığın giderilmesi suretiyle eski hale getirildiği tespit edilen ve tadilat projesi ile ruhsata uygun hale getirilebileceği belirtilen aykırılıklara ilişkin kısmının ise bozulması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Büyükşehir belediyesi tarafından tespit edilen aykırılıklarda Danıştay 6. Dairesi'nin E. 2019/11449, K. 2020/13161 sayılı çoğunluk kararına göre tespit önce ilgili ilçe belediyesine bildirilmeli; ilçe belediyesi üç ay içinde aykırılığı gidermezse büyükşehir belediyesi, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu m. 11 uyarınca kendi düzenleyeceği yapı tatil tutanağını esas alarak yıkım kararı alabilir. Söz konusu kararın bir karşı oyu farklı bir yetki yorumu benimsemektedir; çelişki kaynaklarda çözüme kavuşturulmamıştır.

Bakanlığın Resen Yıkım Yetkisi

3194 sayılı İmar Kanunu m. 32'ye 14/2/2020 tarihinde eklenen hüküm, ilgili idarenin hareketsiz kalması hâlinde Bakanlığa resen müdahale yetkisi tanımaktadır. Yapı tatil tutanağı düzenlenmesinden itibaren bir ay içinde yapı sahibinin aykırılığı gidermediği tespit edilmesine karşın iki ay içinde yıkım kararı alınmayan yapılar ile yıkım kararı alınmış olmasına rağmen altı ay içinde yıkılmayan yapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Kanunda bu yetki takdiri nitelikte düzenlenmiştir. Yıkım maliyetleri yüzde yüz fazlasıyla ilgili idareden tahsil edilmekte; tahsil edilemezse idarenin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylarından kesinti yapılarak tahsil olunmakta ve tahsil edilen tutarlar Bakanlığın döner sermaye hesabına gelir kaydedilmektedir.

Yapı Kayıt Belgesi Olan Yapılarda Yıkım

3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. maddesi kapsamında düzenlenen yapı kayıt belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına karar verilinceye kadar ilgiliye geçici olarak bazı haklar tanımaktadır. Yapı kayıt belgesi bulunan bir yapı hakkında 3194 sayılı Kanun m. 32 kapsamında işlem tesis edilebilmesi için, öncelikle tespite konu imalatları kapsayan yapı kayıt belgelerinin yetkili idare tarafından iptal edilmesi gerekmektedir. Danıştay 6. Dairesi, E. 2023/545, K. 2023/4437 sayılı kararında sunulan yapı kayıt belgelerinin yapı tatil tutanağında tespit edilen yapılara ait olup olmadığının ve söz konusu belgelerin iptal edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini belirterek bu araştırma yapılmadan verilen yıkım kararına ilişkin yerel mahkeme kararını bozmuştur; söz konusu tespit kesin hüküm niteliğinde olmayıp araştırma yükümlülüğüne ilişkindir.

Yapı kayıt belgesinin hiç düzenlenmemesi gerekirken düzenlendiği anlaşılırsa belgenin, yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca onu düzenleyen Bakanlık ya da Bakanlıkça yetkilendirilmiş kurum veya kuruluş tarafından iptal edilmesi gerekmektedir.

Boğaziçi Alanında Yıkım Usulü

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 46. maddesi uyarınca Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm bölgelerindeki uygulamalar İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nce, gerigörünüm ve etkilenme bölgelerindeki uygulamalar ise ilgili ilçe belediyelerince yürütülmektedir. 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesinde yıkım yetkisi Boğaziçi İmar İdare Heyeti'ne tanınmış olmakla birlikte, 3194 sayılı İmar Kanunu m. 46 uyarınca bu organın görev ve sorumlulukları Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm bölgelerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülmektedir.

Danıştay 6. Daire, E. 2021/408, K. 2023/4301Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/408 E.  ,  2023/4301 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/408 Karar No : 2023/4301 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazda imara aykırı inşai faaliyette bulunulduğundan bahisle, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13 (d) maddesi uyarınca söz konusu aykırılıkların yıktırılarak projesine uygun hale getirilmesine ilişkin … tarih ve …sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yapı tatil tutanağında tespiti yapılan uyuşmazlık konusu yapılardan olan A ve E olarak işaretli yapıların tescilli eser olduğu ve koruma grubunun 2 olduğu, ancak A, B, C, D, E yapıları ile üç adet konteynerin tamamının yıkımına ilişkin işleme dayanak oluşturacak şekilde bu yapıların tamamı için "yapı tatil tutanağı" düzenlendiği, sadece ruhsatsız yapıları içeren bir şekilde 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 11 ve 12. maddelerine uygun olarak yapı tatil tutanağı düzenlenmeden alınan yıkım kararında hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uyuşmazlığa konu taşınmazın Boğaziçi öngörünüm alanı içerisinde kaldığı, dava konusu yıkım kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Uyuşmazlığa konu taşınmaz hakkında davalı idare elemanlarınca 2960 sayılı Kanun uyarınca düzenlenen … tarih ve … sayılı 1 no'lu yapı tatil tutanağı ile; "yapı tatil tutanağı eki krokide tescilli eser yapı olarak belirtilen yerin deniz cephesinde kaçak ve izinsiz olarak fore kazık çakıldığı ve zeminde harfiyat yapıldığı, ayrıca ekli krokide belirtilen eski eser yapıya bitişik bodrum kat seviyesindeki yapının, tek katlı A yapısının, iki katlı B yapısının, iki katlı C yapısının, tek katlı D yapısının, kısmen 2 kısmen tek katlı E yapısının, üç adet konteyner ve ahşap sundurmanın ve süs havuzunun olduğu" tespit edilmiştir. Anılan yapı tatil tutanağı ile tespiti yapılan ruhsata bağlanamayan aykırılıkların tamamının 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13 (d) maddesi uyarınca yıktırılarak projesine uygun hale getirilmesine ilişkin alınan … tarih ve … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 9. maddesinde, "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır." hükmü, 10. maddesinde; "Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir." hükmü; 16. maddesinde, "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasaktır. Buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile, koruma amaçlı imar planlarında, plana; sit'lerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılır." hükmü; koruma kurullarının görevleri ile ilgili 57. maddesinde, "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarına ilişkin uygulamaya yönelik kararlar almak." hükmü; 61. maddesinde, "Kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, koruma yüksek kurulu ve koruma bölge kurullarının kararlarına uymak zorundadır." hükmü yer almaktadır. 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun "Yapının denetimi" başlıklı, 11. maddesinde; "Boğaziçi Alanındaki yapılar, kazı izni verildiği günden itibaren Boğaziçi İmar Müdürlüğünce inşaat ruhsatına ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen esaslara göre denetlenir. Boğaziçi İmar Müdürlüğü, denetleme sırasında inşaat ruhsatı ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen imar mevzuatına aykırılıkları bir tutanakla tespit eder. Tutanak tanziminde mal sahibi veya müteahhit veya fenni mesulün bulunması esastır. Bunların bulunmamaları halinde inşaatta çalışan herhangi bir kişinin bulunması da yeterlidir. Terkedilmiş bir inşaatta tutanak, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir. İnşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırılığı tespit edilen yapılar için, tutanak tanzimi ile birlikte inşaat mühürlenir. Yapının mühürlendiğini belirten belge ve levhalar yapının muhtelif cephelerine asılır. Bu suretle durum mal sahibine veya müteahhide veya fenni mesule tebliğ edilmiş sayılır. Tanzim edilen tutanak ve yapının mühürlendiğini belirten belge, bir kroki ile birlikte derhal Boğaziçi İmar Müdürlüğüne gönderilir. Mal sahibi veya müteahhit inşaat ruhsatı ve eklerini denetlemeye hazır bir şekilde inşaat mahallinde bulundurmakla yükümlüdürler … " hükmü, Anılan Yasa'nın "Kullanılan yapının denetimi" başlıklı 12. maddesinde; "Kullanma izni verilen yapıların, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce tespit edilecek önceliklere göre ve bir program dahilinde, projelerine ve imar mevzuatına uygunluğu denetlenir. Denetleme sırasında tespit edilen aykırılıklar bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen esaslara göre tespit edilir ve derhal Boğaziçi İmar Müdürlüğüne bildirilir. Tutanak tanziminde mal sahibi veya yönetici veya kiracının bulunması esastır. Terkedilmiş yapılarda tutanak Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir. Yapıda imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentiler, bu Kanunun 13 üncü maddesinde belirtilen esaslara göre Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yıkılır veya yıktırılır. Kullanılan yapıların denetim esasları ve denetim elemanlarının görev ve yetkileri ve ilgili diğer hususlar İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikte belirtilir." hükmü; Anılan Yasa'nın "Yıkım işleri" başlıklı 13. maddesinde; "Aşağıda belirtilen yapılar Boğaziçi İmar İdare Heyetinin kararı ve Boğaziçi İmar Müdürünün yazılı emri ile yıkılır veya yıktırılır. a) İnşaat ruhsatı olmayan yapılar, b) Yapının, inşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırı yapılmış bölümleri, c) Boğaziçi İmar Müdürlüğünce mühürlenerek yapımı durdurulmuş yapıların mühürlendikten sonra yapılan ilaveleri, d) Yapılarda kullanma izni verildikten sonra imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentileri. Bu Kanun hükümlerine göre yıkılması gereken yapılar tespit edildiğinde Boğaziçi İmar Müdürlüğünce derhal valiliğe bildirilir. Vali, Boğaziçi İmar İdare Heyetini en geç yedi gün içinde toplayarak konunun karara bağlanmasını sağlar ve kararı Boğaziçi İmar Müdürlüğüne gönderir. Yıkım emri 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine bağlı kalınmaksızın güvenlik kuvvetleri veya belediye zabıta kuvvetleri tarafından mal sahibine veya müteahhide tebliğ edilir. Bu tebligat onbeş gün içinde tamamlanır. Tebligatın bu şekilde yapılması mümkün olmadığı takdirde, yıkım emri yapı mahallinde görülebilecek bir yere onbeş gün müddetle asılır ve bu işlem bir tutanakla belirlenir. Bu suretle durum mal sahibi veya müteahhide tebliğ edilmiş sayılır. Tebligatın tamamlanmasından itibaren onbeş gün içinde yapı, mal sahibi veya müteahhit tarafından yıkılmadığında, yıkım işlemi Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yerine getirilir ve yıkım masrafları %20 fazlası ile mal sahibi veya müteahitten tahsil edilir." hükmü yer almaktadır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 46. maddesinde ise; "Bu Kanunla 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 6 ncı maddesine göre kurulan organlar kaldırılmıştır. Bu kuruluşların görev ve sorumlulukları aşağıda belirtilen çerçeve dahilinde İstanbul Büyük Şehir ve ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yürütülür. Şöyle ki: 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 2 nci maddesinde belirlenen ve 22/7/1983 onay tarihli plana göre Boğaziçi alanında gösterilen "Boğaziçi Sahil Şeridi" ve "Öngörünüm" bölgelerindeki uygulamalar İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığınca, "gerigörünüm" ve "etkilenme" bölgelerindeki uygulamalar da ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yapılır. " hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişilerin koruma bölge kurulu kararlarına uymak zorunda olduklarının kurala bağlandığı; bu nedenle, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında izinsiz ve ruhsatsız olarak yapılmış bir yapı hakkında ilgili koruma kurulunca yıkım kararı alınarak gereği için ilgili belediyesine bildirilmesi durumunda, koruma kurulu kararının gereğini yerine getirerek yapıyı yıkmak zorunda olan belediyenin bu konuda bağlı yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte; korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasak olduğundan, buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile; koruma amaçlı imar planlarında, plana; sitlerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında, imar mevzuatına göre işlem yapılacağına yönelik açık yasal düzenleme uyarınca, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında inşa edilen ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu uyarınca "boğaziçi alanı"nda kalan ruhsatsız yapılar hakkında; ilgili koruma bölge kurulu tarafından yıkıma yönelik tesis edilmiş herhangi bir işlemin bulunmaması durumunda; 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 11. ve 12. maddeleri uyarınca yetkili belediye görevlileri tarafından doğrudan yapı tatil tutanağı düzenlenmesine ve buna dayalı olarak aynı Kanun'un 13. maddesi uyarınca yetkili belediye encümeni tarafından doğrudan yapının projesine uygun hale getirilmesine ve/veya yıkımına yönelik karar alınmasına hukuken bir engel bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Öte yandan; hakkında yıkım kararı verilen yapının, dava devam ederken ruhsata bağlanması durumunda; sonradan ruhsata bağlanmış olan yapı hakkında daha önceden alınan yıkım kararının uygulanması olanaklı olmadığından; böyle bir durumda, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden; uyuşmazlık konusu taşınmazın 22/07/1983 onanlı, 1/1000 ölçekli Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planında "Sahil Şeridinde" ve "Ağaçsız Mesire Alanında" kaldığı, taşınmazda II. Grup korunması gerekli kültür varlığı müştemilat yapısının mevcut olduğu ifadelerine yer verilerek, yukarıda bahsi geçen yapı tatil tutanağı ile tespiti yapılan imara aykırılıkların 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13 (d) maddesi uyarınca yıktırılarak projesine uygun hale getirilmesine ilişkin dava konusu … tarih ve … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararı alındığı; … tarih ve … numaralı İstanbul 6 numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararından, dava konusu Encümen kararının dayanağı yapı tatil tutanağında bahsi geçen yapılardan bir kısmının tescilli kültür varlığı olduğu, ilgililer tarafında sunulan rölöve ve restitüsyon projelerinin kurula sunuldu, projelerden bir kısmının uygun olduğu, bir kısmının düzeltmelerle uygun olduğu; davalı idare elemanlarınca düzenlenen 15/11/2019 tarihli tespit tutanağında, dayanak yapı tatil tutanağında tespiti yapılan A ve E yapısının rölöve projesinin, Eski eser yapının, B ve C yapılarının rölöve ve restitüsyon projelerinin ilgili Koruma Kurulu tarafından onaylandığı ve Eski Eser yapılar olarak tescillendiği ifadelerine yer verildiği görülmüştür. Uyuşmazlıkta; her ne kadar İdare Mahkemesince, yapı tatil tutanağında tespiti yapılan uyuşmazlık konusu yapılardan olan A ve E olarak işaretli yapıların tescilli eser olduğu ve koruma grubunun 2 olduğu, ancak A, B, C, D, E yapıları ile üç adet konteynerin tamamının yıkımına ilişkin işleme dayanak oluşturacak şekilde bu yapıların tamamı için "yapı tatil tutanağı" düzenlendiği, sadece ruhsatsız yapıları içeren bir şekilde 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 11 ve 12. maddelerine uygun olarak yapı tatil tutanağı düzenlenmeden alınan dava konusu yıkım kararın iptaline karar verilmiş ve İdari Dava Dairesince de bu karar hukuka uygun bulunarak istinaf başvurusu reddedilmiş ise de; dava konusu işlemin yapıların tamamının yıkımına ilişkin olmadığı, anılan yapı tatil tutanağı ile tespiti yapılan ruhsata bağlanamayan aykırılıkların tamamının 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13 (d) maddesi uyarınca yıktırılarak projesine uygun hale getirilmesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda; yukarıda bahsedilen 25/09/2019 tarihli kurul kararı ile 15/11/2019 tarihli tespit tutanağı irdelenerek, gerekirse keşif ve bilirkişi incelemesi de yapılarak, anılan yapılardan hangilerinin tescilli eser olduğu ve bu eserlerde ne gibi aykırılıklar yapıldığı, dava konusu işlemden sonra anılan yapıların hangilerinin projelendirilip projelendirilmediği araştırılarak uyuşmazlık hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 02/05/2023 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X) : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyorum.
Danıştay 6. Daire, E. 2021/7849, K. 2023/4302Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/7849 E.  ,  2023/4302 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/7849 Karar No : 2023/4302 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazda imara aykırı inşai faaliyette bulunulduğundan bahisle, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13 (d) maddesi uyarınca söz konusu aykırılıkların yıktırılarak projesine uygun hale getirilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; yapı tatil tutanağında tespiti yapılan uyuşmazlık konusu yapılardan olan A ve E olarak işaretli yapıların tescilli eser olduğu ve koruma grubunun 2 olduğu, ancak A, B, C, D, E yapıları ile üç adet konteynerin tamamının yıkımına ilişkin işleme dayanak oluşturacak şekilde bu yapıların tamamı için "yapı tatil tutanağı" düzenlendiği, sadece ruhsatsız yapıları içeren bir şekilde 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 11 ve 12. maddelerine uygun olarak yapı tatil tutanağı düzenlenmeden alınan yıkım kararında hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uyuşmazlığa konu taşınmazın Boğaziçi öngörünüm alanı içerisinde kaldığı, dava konusu yıkım kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ…'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Uyuşmazlığa konu taşınmaz hakkında davalı idare elemanlarınca 2960 sayılı Kanun uyarınca düzenlenen … tarih ve … sayılı 1 no'lu yapı tatil tutanağı ile; "yapı tatil tutanağı eki krokide tescilli eser yapı olarak belirtilen yerin deniz cephesinde kaçak ve izinsiz olarak fore kazık çakıldığı ve zeminde harfiyat yapıldığı, ayrıca ekli krokide belirtilen eski eser yapıya bitişik bodrum kat seviyesindeki yapının, tek katlı A yapısının, iki katlı B yapısının, iki katlı C yapısının, tek katlı D yapısının, kısmen 2 kısmen tek katlı E yapısının, üç adet konteyner ve ahşap sundurmanın ve süs havuzunun olduğu" tespit edilmiştir. Anılan yapı tatil tutanağı ile tespiti yapılan ruhsata bağlanamayan aykırılıkların tamamının 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13 (d) maddesi uyarınca yıktırılarak projesine uygun hale getirilmesine ilişkin alınan … tarih ve … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 9. maddesinde, "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır." hükmü, 10. maddesinde; "Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir." hükmü; 16. maddesinde, "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasaktır. Buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile, koruma amaçlı imar planlarında, plana; sit'lerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılır." hükmü; koruma kurullarının görevleri ile ilgili 57. maddesinde, "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarına ilişkin uygulamaya yönelik kararlar almak." hükmü; 61. maddesinde, "Kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, koruma yüksek kurulu ve koruma bölge kurullarının kararlarına uymak zorundadır." hükmü yer almaktadır. 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun "Yapının denetimi" başlıklı, 11. maddesinde; "Boğaziçi Alanındaki yapılar, kazı izni verildiği günden itibaren Boğaziçi İmar Müdürlüğünce inşaat ruhsatına ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen esaslara göre denetlenir. Boğaziçi İmar Müdürlüğü, denetleme sırasında inşaat ruhsatı ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen imar mevzuatına aykırılıkları bir tutanakla tespit eder. Tutanak tanziminde mal sahibi veya müteahhit veya fenni mesulün bulunması esastır. Bunların bulunmamaları halinde inşaatta çalışan herhangi bir kişinin bulunması da yeterlidir. Terkedilmiş bir inşaatta tutanak, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir. İnşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırılığı tespit edilen yapılar için, tutanak tanzimi ile birlikte inşaat mühürlenir. Yapının mühürlendiğini belirten belge ve levhalar yapının muhtelif cephelerine asılır. Bu suretle durum mal sahibine veya müteahhide veya fenni mesule tebliğ edilmiş sayılır. Tanzim edilen tutanak ve yapının mühürlendiğini belirten belge, bir kroki ile birlikte derhal Boğaziçi İmar Müdürlüğüne gönderilir. Mal sahibi veya müteahhit inşaat ruhsatı ve eklerini denetlemeye hazır bir şekilde inşaat mahallinde bulundurmakla yükümlüdürler … " hükmü, Anılan Yasa'nın "Kullanılan yapının denetimi" başlıklı 12. maddesinde; "Kullanma izni verilen yapıların, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce tespit edilecek önceliklere göre ve bir program dahilinde, projelerine ve imar mevzuatına uygunluğu denetlenir. Denetleme sırasında tespit edilen aykırılıklar bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen esaslara göre tespit edilir ve derhal Boğaziçi İmar Müdürlüğüne bildirilir. Tutanak tanziminde mal sahibi veya yönetici veya kiracının bulunması esastır. Terkedilmiş yapılarda tutanak Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir. Yapıda imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentiler, bu Kanunun 13 üncü maddesinde belirtilen esaslara göre Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yıkılır veya yıktırılır. Kullanılan yapıların denetim esasları ve denetim elemanlarının görev ve yetkileri ve ilgili diğer hususlar İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikte belirtilir." hükmü; Anılan Yasa'nın "Yıkım işleri" başlıklı 13. maddesinde; "Aşağıda belirtilen yapılar Boğaziçi İmar İdare Heyetinin kararı ve Boğaziçi İmar Müdürünün yazılı emri ile yıkılır veya yıktırılır. a) İnşaat ruhsatı olmayan yapılar, b) Yapının, inşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırı yapılmış bölümleri, c) Boğaziçi İmar Müdürlüğünce mühürlenerek yapımı durdurulmuş yapıların mühürlendikten sonra yapılan ilaveleri, d) Yapılarda kullanma izni verildikten sonra imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentileri. Bu Kanun hükümlerine göre yıkılması gereken yapılar tespit edildiğinde Boğaziçi İmar Müdürlüğünce derhal valiliğe bildirilir. Vali, Boğaziçi İmar İdare Heyetini en geç yedi gün içinde toplayarak konunun karara bağlanmasını sağlar ve kararı Boğaziçi İmar Müdürlüğüne gönderir. Yıkım emri 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine bağlı kalınmaksızın güvenlik kuvvetleri veya belediye zabıta kuvvetleri tarafından mal sahibine veya müteahhide tebliğ edilir. Bu tebligat onbeş gün içinde tamamlanır. Tebligatın bu şekilde yapılması mümkün olmadığı takdirde, yıkım emri yapı mahallinde görülebilecek bir yere onbeş gün müddetle asılır ve bu işlem bir tutanakla belirlenir. Bu suretle durum mal sahibi veya müteahhide tebliğ edilmiş sayılır. Tebligatın tamamlanmasından itibaren onbeş gün içinde yapı, mal sahibi veya müteahhit tarafından yıkılmadığında, yıkım işlemi Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yerine getirilir ve yıkım masrafları %20 fazlası ile mal sahibi veya müteahitten tahsil edilir." hükmü yer almaktadır. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 46. maddesinde ise; "Bu Kanunla 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 6 ncı maddesine göre kurulan organlar kaldırılmıştır. Bu kuruluşların görev ve sorumlulukları aşağıda belirtilen çerçeve dahilinde İstanbul Büyük Şehir ve ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yürütülür. Şöyle ki: 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 2 nci maddesinde belirlenen ve 22/7/1983 onay tarihli plana göre Boğaziçi alanında gösterilen "Boğaziçi Sahil Şeridi" ve "Öngörünüm" bölgelerindeki uygulamalar İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığınca, "gerigörünüm" ve "etkilenme" bölgelerindeki uygulamalar da ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yapılır. " hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişilerin koruma bölge kurulu kararlarına uymak zorunda olduklarının kurala bağlandığı; bu nedenle, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında izinsiz ve ruhsatsız olarak yapılmış bir yapı hakkında ilgili koruma kurulunca yıkım kararı alınarak gereği için ilgili belediyesine bildirilmesi durumunda, koruma kurulu kararının gereğini yerine getirerek yapıyı yıkmak zorunda olan belediyenin bu konuda bağlı yetkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte; korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasak olduğundan, buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile; koruma amaçlı imar planlarında, plana; sitlerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında, imar mevzuatına göre işlem yapılacağına yönelik açık yasal düzenleme uyarınca, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında inşa edilen ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu uyarınca "boğaziçi alanı"nda kalan ruhsatsız yapılar hakkında; ilgili koruma bölge kurulu tarafından yıkıma yönelik tesis edilmiş herhangi bir işlemin bulunmaması durumunda; 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 11. ve 12. maddeleri uyarınca yetkili belediye görevlileri tarafından doğrudan yapı tatil tutanağı düzenlenmesine ve buna dayalı olarak aynı Kanun'un 13. maddesi uyarınca yetkili belediye encümeni tarafından doğrudan yapının projesine uygun hale getirilmesine ve/veya yıkımına yönelik karar alınmasına hukuken bir engel bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Öte yandan; hakkında yıkım kararı verilen yapının, dava devam ederken ruhsata bağlanması durumunda; sonradan ruhsata bağlanmış olan yapı hakkında daha önceden alınan yıkım kararının uygulanması olanaklı olmadığından; böyle bir durumda, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekmektedir. Dosyanın ve Dairemizin E:2021/408 saylı dosyasının birlikte incelenmesinden; uyuşmazlık konusu taşınmazın 22/07/1983 onanlı, 1/1000 ölçekli Boğaziçi Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planında "Sahil Şeridinde" ve "Ağaçsız Mesire Alanında" kaldığı, taşınmazda II. Grup korunması gerekli kültür varlığı müştemilat yapısının mevcut olduğu ifadelerine yer verilerek, yukarıda bahsi geçen yapı tatil tutanağı ile tespiti yapılan imara aykırılıkların 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13 (d) maddesi uyarınca yıktırılarak projesine uygun hale getirilmesine ilişkin dava konusu … tarih ve … sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeni kararı alındığı; … tarih ve … numaralı İstanbul 6 numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararından, dava konusu Encümen kararının dayanağı yapı tatil tutanağında bahsi geçen yapılardan bir kısmının tescilli kültür varlığı olduğu, ilgililer tarafında sunulan rölöve ve restitüsyon projelerinin kurula sunuldu, projelerden bir kısmının uygun olduğu, bir kısmının düzeltmelerle uygun olduğu; davalı idare elemanlarınca düzenlenen 15/11/2019 tarihli tespit tutanağında, dayanak yapı tatil tutanağında tespiti yapılan A ve E yapısının rölöve projesinin, Eski eser yapının, B ve C yapılarının rölöve ve restitüsyon projelerinin ilgili Koruma Kurulu tarafından onaylandığı ve Eski Eser yapılar olarak tescillendiği ifadelerine yer verildiği görülmüştür. Uyuşmazlıkta; her ne kadar İdare Mahkemesince, yapı tatil tutanağında tespiti yapılan uyuşmazlık konusu yapılardan olan A ve E olarak işaretli yapıların tescilli eser olduğu ve koruma grubunun 2 olduğu, ancak A, B, C, D, E yapıları ile üç adet konteynerin tamamının yıkımına ilişkin işleme dayanak oluşturacak şekilde bu yapıların tamamı için "yapı tatil tutanağı" düzenlendiği, sadece ruhsatsız yapıları içeren bir şekilde 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 11 ve 12. maddelerine uygun olarak yapı tatil tutanağı düzenlenmeden alınan dava konusu yıkım kararın iptaline karar verilmiş ve İdari Dava Dairesince de bu karar hukuka uygun bulunarak istinaf başvurusu reddedilmiş ise de; dava konusu işlemin yapıların tamamının yıkımına ilişkin olmadığı, anılan yapı tatil tutanağı ile tespiti yapılan ruhsata bağlanamayan aykırılıkların tamamının 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13 (d) maddesi uyarınca yıktırılarak projesine uygun hale getirilmesine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda; yukarıda bahsedilen 25/09/2019 tarihli kurul kararı ile 15/11/2019 tarihli tespit tutanağı irdelenerek, gerekirse keşif ve bilirkişi incelemesi de yapılarak, anılan yapılardan hangilerinin tescilli eser olduğu ve bu eserlerde ne gibi aykırılıklar yapıldığı, dava konusu işlemden sonra anılan yapıların hangilerinin projelendirilip projelendirilmediği araştırılarak uyuşmazlık hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu .. Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 02/05/2023 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X) : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Dairemiz kararına katılmıyorum.

Bu alanlarda yapı denetimi sırasında ruhsat veya imar mevzuatına aykırılık tespit edildiğinde 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca yapı mühürlenir; mühürlendiğini gösteren belge ve levhalar yapının muhtelif cephelerine asılarak durum mal sahibi, müteahhit veya fenni mesule tebliğ edilmiş sayılır. Tutanak tanziminde mal sahibi, müteahhit veya fenni mesulün bulunması esastır; bunların bulunmaması hâlinde inşaatta çalışan herhangi bir kişinin varlığı yeterlidir. Terk edilmiş inşaatlarda ise tutanak en az üç görevli tarafından düzenlenir.

2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesi kapsamında yıkılacak yapılar şunlardır: ruhsatsız yapılar, ruhsat ve eklerine aykırı bölümler, mühürlendikten sonra yapılan ilaveler ve kullanma izni verildikten sonra imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklik ile eklentiler. Yıkım emri, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine bağlı kalınmaksızın güvenlik veya belediye zabıta kuvvetlerince mal sahibi ya da müteahhide tebliğ edilir; bu tebligat on beş gün içinde tamamlanır. Tebligatın bu şekilde yapılması mümkün olmazsa yıkım emri yapı mahallinde on beş gün süreyle asılır ve tutanakla belirlenir. Tebligatın tamamlanmasından itibaren on beş gün içinde yapı mal sahibi veya müteahhit tarafından yıkılmazsa yıkım işlemi Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yerine getirilir; yıkım masrafları yüzde yirmi fazlasıyla mal sahibi veya müteahhitten tahsil edilir.

Danıştay 6. Dairesi, E. 2021/408, K. 2023/4301 ve E. 2021/7849, K. 2023/4302 sayılı kararlarında, koruma bölge kurulunca herhangi bir yıkım işlemi tesis edilmemiş olsa dahi yetkili belediye görevlilerinin 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 11. ve 12. maddeleri uyarınca doğrudan yapı tatil tutanağı düzenleyebileceğini ve buna dayalı olarak encümenin yıkım ya da projeye uygun hale getirme kararı alabileceğini oyçokluğuyla belirlemiştir. Her iki kararda da karşı oy mevcut olup bu tespitler Boğaziçi'ne özgü olaylara ilişkin hukuki değerlendirme bölümlerinde yer almaktadır. Öte yandan korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu alanlarda 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca ilgili koruma kurulunca yıkım kararı alınarak belediyeye bildirildiğinde, belediyenin yapıyı yıkma konusunda bağlı yetkisi bulunmaktadır.

Danıştay 6. Dairesi, E. 2021/408, K. 2023/4301 sayılı oyçokluğuyla verilen kararında, dava konusu işlemin yapıların tamamına değil yalnızca ruhsata bağlanamayan aykırılıklara yönelik olduğunu saptamış; yerel mahkemenin bu ayrımı yeterince incelemeden verdiği iptal kararını eksik incelemeye dayalı bularak bozmuştur. Söz konusu kararda bir karşı oy mevcuttur.

Dava Sürerken Ruhsat Alınması

Hakkında yıkım kararı verilen yapı, dava devam ederken ruhsata bağlanırsa önceden alınan yıkım kararının uygulanması olanaksız hale gelir. Bu durumda konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekir. Bu ilke, Danıştay 6. Dairesi'nin oyçokluğuyla verilen E. 2021/7849, K. 2023/4302 ve E. 2021/408, K. 2023/4301 sayılı kararlarında Boğaziçi'ne özgü uyuşmazlıklara ilişkin hukuki değerlendirme bölümlerinde ortaya konmuştur.

Sık Sorulan Sorular

Yapı tatil tutanağı olmadan yıkım kararı alınabilir mi?

Hayır. Yıkım yaptırımının uygulanabilmesi için aykırı imalatın fen elemanları tarafından açık biçimde saptanarak usule uygun düzenlenen bir tutanağa bağlanması zorunludur. İçerik bakımından yetersiz tutanağa dayalı yıkım kararları, Danıştay 6. Dairesi içtihadında hukuka aykırı bulunmaktadır.

Yapı tatil tutanağında hangi bilgilerin bulunması gerekir?

Tutanağın, yapının ne olduğunu, özelliklerini ve ölçülerini tereddüde yer vermeyecek açıklıkta içermesi gerekmektedir. Ayrıca yapının 3194 sayılı İmar Kanunu'ndaki tanım kapsamında olup olmadığı ve ruhsat gerektirip gerektirmediğini tespit etmeye elverişli bilgilerin tutanakta yer alması şarttır. Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği m. 4'e göre tutanak, aykırılıkları resim, kroki ve yazı ile belirten onaylı bir belgedir. Birden fazla yapı bulunduğunda ölçümlerin hangi yapıya ait olduğunun tutanaktan anlaşılabilmesi de gereklidir.

Yapı sahibine bir aylık süre verilmeden yıkım kararı alınırsa ne olur?

Kural olarak yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir aylık süre dolmadan alınan yıkım kararı hukuka aykırıdır. Danıştay 6. Dairesi, E. 2022/8329, K. 2025/4305 sayılı kararında bu gerekçeyle bodrum ve zemin kat imalatlarına ilişkin yıkım kararını oybirliğiyle bozmuştur. İstisna, idarenin yapının ruhsata bağlanamayacağını ya da aykırılıkların giderilemeyeceğini tespit etmesi hâlidir; bu durumda 3194 sayılı İmar Kanunu m. 32/6 uyarınca bir aylık süre beklenmeksizin ruhsat iptal edilir ve yıkım hükümleri uygulanır.

Yıkım masrafı kime yüklenir?

Yıkım masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. Bakanlığın resen yıkım uyguladığı hâllerde yıkım maliyetleri yüzde yüz fazlasıyla ilgili idareden istenir; idareden tahsil edilemezse 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylardan kesilir.

Tapu kaydına şerh ne zaman düşülür ve nasıl kaldırılır?

Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, ilgili idare tarafından tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir ve beyanlar hanesine kaydedilir. Bu kayıt, aykırılığın giderildiğine dair idarenin bildirimi yapılmadan kaldırılamaz.

Yapı kayıt belgesi bulunan yapı yıkılabilir mi?

Yapı kayıt belgesi bulunan bir yapı hakkında 3194 sayılı İmar Kanunu m. 32 kapsamında işlem tesis edilebilmesi için öncelikle söz konusu belgenin yetkili idare tarafından iptal edilmesi gerekmektedir. Danıştay 6. Dairesi, E. 2023/545, K. 2023/4437 sayılı kararında bu iptal şartının araştırılması gerektiğini vurgulayarak incelemeyi eksik bulan ve yıkım kararını onaylayan yerel mahkeme kararını bozmuştur; söz konusu tespit kesin hüküm niteliğinde olmayıp araştırma yükümlülüğüne ilişkindir.

Boğaziçi'ndeki yapılar için yıkım usulü farklı mıdır?

Evet. Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm bölgelerinde yıkım usulü 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 11-13. maddeleriyle ayrıca düzenlenmiştir. Yıkım emrinin tebliğ yöntemi ve uygulama süreleri 3194 sayılı Kanun'daki genel usulden farklıdır: tebligat 7201 sayılı Tebligat Kanunu'na bağlı kalınmaksızın güvenlik veya belediye zabıta kuvvetlerince yapılır ve on beş gün içinde tamamlanır; tebligatın tamamlanmasından itibaren on beş günlük süre içinde yapı yıkılmazsa Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yıkım gerçekleştirilir ve masraflar yüzde yirmi fazlasıyla mal sahibi veya müteahhitten tahsil edilir. Yıkım yetkisi 3194 sayılı İmar Kanunu m. 46 uyarınca Sahil Şeridi ve Öngörünüm bölgelerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne aittir.

Büyükşehir belediyesi ilçedeki ruhsatsız yapıyı doğrudan yıkabilir mi?

Danıştay 6. Dairesi'nin E. 2019/11449, K. 2020/13161 sayılı çoğunluk kararına göre büyükşehir belediyesi önce tespiti ilgili ilçe belediyesine bildirmeli; ilçe belediyesi üç ay içinde aykırılığı gidermezse ancak o zaman büyükşehir belediyesi kendi düzenleyeceği yapı tatil tutanağını esas alarak yıkım kararı alabilir. Söz konusu kararın bir karşı oyu farklı bir yetki yorumu benimsemektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu