Yıkım Kararının İptali Davası ve Yürütmenin Durdurulması

by Avukat Erdal Ersoy
Yıkım Kararının İptali Davası ve Yürütmenin Durdurulması

Yıkım Kararının Hukuki Niteliği

Yıkım kararı, belediye encümeninin imara, usule ve mevzuata aykırı yapılar için verdiği ve Anayasa'nın 35. maddesinde korunan mülkiyet hakkını sınırlayan bir idari işlemdir. İmara aykırı yapılar bakımından yıkım kararı, belediye encümeni tarafından en son seçenek yaptırım niteliğinde tesis edilmelidir. İdarenin bu yöndeki iradesinin hukuken geçerli olabilmesi, kanunda belirlenen aşamaların usulüne uygun şekilde işletilmesini gerektirir.

Yapı Tatil Zaptı Tanzimi ve Danıştay Ölçütleri

Ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yapılan yapıların durdurulması ve yıkılması amacıyla belediyenin yetkili görevlilerince yapı tatil zaptı düzenlenir ve bu tutanak yapı sahibine tebliğ edilir. Yapı tatil zaptının 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesinde belirtilen katı şekil şartlarına uygun olarak hazırlanması, yıkım kararının alınmasından önceki zorunlu bir aşamadır. Danıştay 6. Dairesinin E. 2021/5046, K. 2022/11704 sayılı kararında belirtildiği üzere; ruhsat alınmadan veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılan yapıların tespitine ilişkin düzenlenecek yapı tatil tutanağında aykırılıkların ölçülerinin gösterilmesi, yapının denetim tarihindeki fiili durumunun saptanması, inşaatın mühürlenerek durdurulması ve tutanağın yapı yerine asılmak suretiyle yapı sahibine tebliğ edilmesi gerekmektedir.

Danıştay 6. Daire, E. 2021/5046, K. 2022/11704Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/5046 E.  ,  2022/11704 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/5046 Karar No : 2022/11704 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı – … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş. VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Zonguldak ili, Kdz.Ereğli ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda ruhsatsız imalatlar yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanan 467.862,06-TL para cezasına, aynı maddenin (ç) bendi uyarınca aykırılığa konu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri üzerinden hesaplanan 2.549.572,64-TL bedelin ilave edilerek davacı şirkete toplamda 3.017.434,70-TL imar para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Karadeniz Ereğli Belediye Encümeni kararı ile bu kararın dayanağı olan … tarih ve … sayılı yapı tatil tutanağının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; yapı tatil tutanağında ruhsatsız yapı birden fazla kattan oluşuyor ise bodrum katlar dahil her katın ayrı ayrı ölçülmesi gerektiği, somut olayda ise aykırılık tespitine konu yapının denetim tarihindeki hali hazırdaki durumunu belirleme maksadıyla her kat için ayrı olarak yapılmış bir ölçümün bulunmadığı, diğer yandan, yapının yüz ölçümünün belirlendiği 2019 yılı ölçü krokisinin açıklamalar kısmında "belediyemiz arşiv kayıtlarında herhangi bir bilgi ve belgeye ulaşılamadığından tesise 2.230,89 m²'lik alan üzerinden işlem yapılmıştır." şeklinde ibareye yer verildiğinden, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 56. maddesi uyarınca dava konusu yapının, davacı şirketin özelleştirilmesinden (27.02.2006 tarihinden) önce yapılıp yapılmadığına ilişkin gerek yapı tatil tutanağında gerekse Belediye Encümeni kararında herhangi bir tespitin bulunmadığından, eksik incelemeye dayalı olarak düzenlenen dava konusu yapı tatil tutanağı ile buna dayanılarak alınan Belediye Encümeni kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemler hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı şirketin özel sermaye şirketi olarak kurulduğu, ilk derece mahkemesinin kararında açıklandığı şekliyle kamu kurum ve kuruluşlarından olmadığı, yassı çelik üreten davacı şirketin sadece demir cevherini işlediği gerekçesiyle tabi kaynak faaliyetinde bulunduğu yönündeki gerekçenin de isabetli olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Zonguldak İli, Kdz.Ereğli İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda ruhsatsız imalatlar yapıldığının … tarih ve … sayılı yapı tatil tutanağı ile tespit edilmesi üzerine 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanan 467.862,06-TL para cezasına, aynı maddenin (ç) bendi uyarınca aykırılığa konu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri üzerinden hesaplanan 2.549.572,64-TL bedelin ilave edilerek davacı şirkete toplamda 3.017.434,70-TL imar para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Karadeniz Ereğli Belediye Encümeni kararı kararı tesis edilmiştir. Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir…" hükmüne yer verilmiş, aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, fıkrada belirtildiği şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı hüküm altına alınmış, anılan fıkranın devamında temel ceza miktarının hesaplanmasına ve cezaya uygulanacak artırımların belirlenmesine ilişkin esaslar hükme bağlanmış ve 2. fıkranın (ç) bendinde ise; bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Kararın yapı tatil tutanağına ilişkin kısmı yönünden; Yukarıda yer verilen hükmün değerlendirilmesinden; ruhsat alınmadan veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılan yapıların tespitine ilişkin olarak düzenlenecek yapı tatil tutanağında, aykırılıkların ölçülerinin belirtilerek yapının o anki durumunun tespit edilmesi, ruhsatsız veya ruhsata aykırı inşaatın mühürlenerek durdurulması ve yapı tatil tutanağının yapı yerine asılmak suretiyle yapı sahibine tebliğ edilmesi gerekmektedir. Ruhsatsız ya da ruhsat ve eklerine aykırı yapı hakkında kanunda öngörülen yıkım ve para cezasına yönelik yaptırımların uygulanabilmesi, ihtilaf konusu imalatın ilgili fen elemanları tarafından açık ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptanarak usule uygun şekilde düzenlenecek bir tutanağa bağlanması ile mümkündür. Uyuşmazlıkta, … tarih ve … sayılı yapı tatil tutanağı ile davacı şirkete ait 2. YF Silo tesisi olarak kullanılan 3 katlı toplam 2.230,89 m² betonarme olarak inşa edilen çatı örtüsü tropez saçla kaplı yapının ruhsatsız olarak yapıldığı tespit edilerek, tutanağın 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesine göre düzenlendiğinin ve inşaatın mühürlendiğinin belirtildiği, yapının denetimini yapan ilgili idare elemanlarının yapıyla ilgili saptamaları ve imzalarının bulunduğu, dolayısıyla tutanağın 3194 sayılı Kanun'un 32. maddesi hükmünde belirtilen "yapı tatil tutanağı"nın ihtiva etmesi gereken unsurları taşıdığı görüldüğünden dava konusu yapı tatil tutanağında hukuka aykırılık, yapı tatil tutanağının iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. Kararın para cezasına ilişkin kısmına gelince; Dosyanın incelenmesinden; … tarih ve … sayılı yapı tatil tutanağı ile, 2. YF Silo tesisi olarak kullanılan 3 katlı toplam 2.230,89 m² betonarme olarak inşa edilen çatı örtüsü tropez saçla kaplı yapının ruhsatsız olarak yapıldığının tespiti üzerine, 2.230,89 m² alan üzerinden, 4/A yapı sınıf ve grubunda olan yapılar için öngörülen değer üzerinden 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca temel para cezası hesaplandığı ve hesaplanan temel para cezasına aynı maddenin 2. fıkrasının (c) bendinin 5., 8., ve 12. alt bentleri üzerinden arttırım uygulanarak 467.862,06-TL para cezası hesaplandığı, aynı maddenin (ç) bendi uyarınca aykırılığa konu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri üzerinden hesaplanan 2.549.572,64-TL bedelin ilave edilerek davacı şirkete toplamda 3.017.434,70-TL imar para cezası verildiği, davacı şirket tarafından para cezasına konu tesisin 1975 yılında inşa edildiğinin iddia edildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince, her ne kadar, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 56. maddesi uyarınca dava konusu tesisin, davacı şirketin özelleştirilmesinden (27.02.2006 tarihinden) önce yapılıp yapılmadığına ilişkin gerek yapı tatil tutanağında gerekse Belediye Encümeni kararında herhangi bir tespitin bulunmadığı gerekçesiyle, eksik incelemeye dayalı olarak düzenlenen dava konusu yapı tatil tutanağı ile buna dayanılarak alınan Belediye Encümeni kararında hukuka uyarlık bulunmadığından bahisle, dava konusu para cezasının iptaline, akabinde davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince reddine karar verilmiş ise de; davacı şirket tarafından, para cezasına konu tesisin, davacı şirketin kamu kurumu niteliğinin korunduğu 1975 yılında yapıldığı iddiasında bulunulduğu, ancak dosyaya söz konusu iddiayı ispatlar nitelikte bilgi ve belge sunulamadığı anlaşıldığından, işin esasına girilerek para cezası yönünden bir karar verilmesi gerekirken, yapının, davacı şirketin özelleştirilmesinden önce yapılıp yapılmadığına ilişkin bir tespitin bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu encümen kararının iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 20/12/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 6. Dairesinin E. 2021/5727, K. 2022/11541 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, ruhsatsız ya da ruhsat ve eklerine aykırı yapı hakkında kanunda öngörülen yıkım ve para cezası yaptırımlarının uygulanabilmesi için ihtilaf konusu imalatın fen elemanları tarafından açık ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde saptanarak usule uygun bir tutanağa bağlanması zorunludur. Öte yandan Danıştay 6. Dairesinin E. 2021/6103, K. 2022/11910 sayılı kararı gereğince, yapı ruhsatı alındıktan sonra işyeri teslim tutanağının ilgili idareye sunulmadan inşai faaliyete başlanması hali de imar mevzuatına aykırılık teşkil etmekte ve bu durum 3194 sayılı Kanun kapsamında idari yaptırıma konu edilebilmektedir.

Danıştay 6. Daire, E. 2021/5727, K. 2022/11541Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/5727 E.  ,  2022/11541 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/5727 Karar No : 2022/11541 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş. VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Zonguldak İli, Kdz.Ereğli İlçesi, …Mahallesi, …ada, …parsel sayılı taşınmazda ruhsata aykırı imalatlar yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca 144.882,91-TL para cezasına, aynı maddenin (ç) bendi uyarınca aykırılığa konu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri üzerinden hesaplanan 789.526,49-TL bedelin ilave edilerek davacı şirkete toplamda 934.409,40-TL para ceza verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Karadeniz Ereğli Belediye Encümeni kararı ile bu kararın dayanağı olan … tarih ve …sayılı yapı tatil tutanağının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; yapı tatil tutanağında ruhsatsız/ruhsat veya eki projeye aykırılık varsa bu aykırılıktan yapının tamamının veya bir kısmının etkilenip etkilenmediğinin net bir şekilde ortaya konulması ve krokilendirilmesi gerektiği, somut olayda ise yapı tatil tutanağında, aykırılık tespitine konu yapının denetim tarihindeki hali hazırdaki durumunu belirleme maksadıyla yapılmış bir ölçümün bulunmadığı, yapılan imalatların ne şekilde ruhsata aykırılık teşkil ettiğine ilişkin somut ve ayrıntılı bir saptamanın yapılmadığı, diğer yandan davacı şirket, 27.02.2006 tarihinden önce kamu iktisadi teşebbüsü olduğundan, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 56. maddesi uyarınca dava konusu ilave imalatların ruhsata tabi olup olmadığının belirlenmesi için yapının, davacı şirketin özelleştirilmesinden, başka bir deyişle, kamu iktisadi teşebbüsü niteliğinde iken (27.02.2006 tarihinden önce) yapılıp yapılmadığına ilişkin gerek yapı tatil tutanağında gerekse Belediye Encümeni kararında herhangi bir tespitin bulunmadığı, eksik incelemeye dayalı olarak düzenlenen dava konusu yapı tatil tutanağı ile buna dayanılarak alınan Belediye Encümeni kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlemler hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı şirketin kuruluş kanununda özel sermaye şirketi olarak kurulduğu, ilk derece mahkemesinin kararında açıklandığı şekliyle kamu kurum ve kuruluşlarından olmadığı, yassı çelik üreten davacı şirketin sadece demir cevherini işlediği gerekçesiyle tabi kaynak faaliyetinde bulunduğu yönündeki gerekçenin de isabetli olmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Zonguldak İli, Kdz.Ereğli İlçesi, …Mahallesi, …ada, …parsel sayılı taşınmazda ruhsata aykırı imalatlar yapıldığının … tarih ve …sayılı yapı tatil tutanağı ile tespit edilmesi üzerine 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca hesaplanan 144.882,91-TL para cezasına, aynı maddenin (ç) bendi uyarınca aykırılığa konu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri üzerinden hesaplanan 789.526,49-TL bedelin ilave edilerek davacı şirkete toplamda 934.409,40-TL para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Karadeniz Ereğli Belediye Encümeni kararı tesis edilmiştir. Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir…" hükmüne yer verilmiş, aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, fıkrada belirtildiği şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı hüküm altına alınmış, anılan fıkranın devamında temel ceza miktarının hesaplanmasına ve cezaya uygulanacak artırımların belirlenmesine ilişkin esaslar hükme bağlanmış ve 2. fıkranın (ç) bendinde ise; bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Kararın yapı tatil tutanağına ilişkin kısmı yönünden; Yukarıda yer verilen hükmün değerlendirilmesinden; ruhsat alınmadan veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılan yapıların tespitine ilişkin olarak düzenlenecek yapı tatil tutanağında, aykırılıkların ölçülerinin belirtilerek yapının o anki durumunun tespit edilmesi, ruhsatsız veya ruhsata aykırı inşaatın mühürlenerek durdurulması ve yapı tatil tutanağının yapı yerine asılmak suretiyle yapı sahibine tebliğ edilmesi gerekmektedir. Ruhsatsız ya da ruhsat ve eklerine aykırı yapı hakkında kanunda öngörülen yıkım ve para cezasına yönelik yaptırımların uygulanabilmesi, ihtilaf konusu imalatın ilgili fen elemanları tarafından açık ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptanarak usule uygun şekilde düzenlenecek bir tutanağa bağlanması ile mümkündür. Uyuşmazlıkta, … tarih ve …sayılı yapı tatil tutanağı ile davacı şirkete ait üretim tesisinde bulunan 1.Yüksek Fırın (Ayşe) tesisine ait … tarih ve …sayılı yapı ruhsatlı (2.279,00 m²) yapıya, emlak vergisi kapsamında 2019 yılında yapılan ölçüme ilişkin kroki verileri baz alınarak ruhsata aykırı olarak mevcut tesis binasına proje harici gezer vinci bulunan betonarme havuz yapısı (464,08 m²), çelik konstrüksiyondan havuz su pompa yapısı (54,08 m²), 1. Yüksek Fırın (Ayşe) Bacası tabanda betonarme kaide üzerine oturtulmuş çelik saç kaplamalı silindirik baca yapısı (82,68 m²), 45.190 kotuna oturtulmuş çelik konstrüksiyondan saç kaplamalı 50 m² ve 30 m² iki adet konteyner yapıları ile 11,95 kotuna oturtulmuş çelik konstrüksiyondan saç kaplamalı 10 m² konteyner yapısı olmak üzere toplam 690,84 m² ilave imalatlar yapıldığı tespit edildiği, tutanağın 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesine göre düzenlendiğinin ve inşaatın mühürlendiğinin belirtildiği, yapının denetimini yapan ilgili idare elemanlarının yapıyla ilgili saptamaları ve imzalarının bulunduğu tutanağın 3194 sayılı Kanun'un 32. maddesi hükmünde belirtilen "yapı tatil tutanağı"nın ihtiva etmesi gereken unsurları taşıdığı görüldüğünden dava konusu yapı tatil tutanağında hukuka aykırılık, yapı tatil tutanağının iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. Kararın para cezasına ilişkin kısmına gelince; Dosyanın incelenmesinden; … tarih ve …sayılı yapı tatil tutanağı ile üretim tesisinde bulunan 1.Yüksek Fırın Ayşe tesisine ait …tarih ve …sayılı yapı ruhsatlı yapıya toplam 690,84 m² ilave imalatlar yapıldığının tespiti üzerine, 690,84 m² alan üzerinden, 4/A yapı sınıf ve grubunda olan yapılar için öngörülen değer üzerinden 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca temel para cezası hesaplandığı ve hesaplanan temel para cezasına aynı maddenin 2. fıkrasının (c) bendinin 5., 8., ve 12. alt bentleri üzerinden arttırım uygulanarak 144.882,91-TL para cezası belirlendiği, aynı maddenin (ç) bendi uyarınca aykırılığa konu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri üzerinden hesaplanan 789.526,49-TL bedelin ilave edilerek davacı şirkete toplamda 934.409,40-TL para cezası verildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince, her ne kadar, yapının, davacı şirketin özelleştirilmesinden (27.02.2006 tarihinden) önce yapılıp yapılmadığına ilişkin gerek yapı tatil tutanağında gerekse Belediye Encümeni kararında herhangi bir tespitin bulunmadığı gerekçesiyle, eksik incelemeye dayalı olarak düzenlenen dava konusu yapı tatil tutanağı ile buna dayanılarak alınan Belediye Encümeni kararında hukuka uyarlık bulunmadığından bahisle, dava konusu para cezasına ilişkin kararın iptaline, akabinde davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince reddine karar verilmiş ise de; davacı şirketin, yapı tatil tutanağında tespit edilen imalatların 27.02.2006 tarihinden önce yapıldığına ilişkin bir iddiasının bulunmadığı, davacı tarafından 1.Yüksek Fırın (Ayşe) yapısının 2007 yılında inşa edildiği ve 2014 yılında da ruhsat verildiğinin, bu tarihten sonra yapıya herhangi bir ekleme yapılmadığının ileri sürüldüğü anlaşıldığından, işin esasına girilerek 2014 tarihli yapı ruhsatına aykırılık bulunup bulunmadığı değerlendirilip para cezası yönünden bir karar verilmesi gerekirken, yapının, davacı şirketin özelleştirilmesinden, (27.02.2006 tarihinden) önce yapılıp yapılmadığına ilişkin bir tespitin bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu encümen kararının iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:…sayılı kararın BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 15/12/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
Danıştay 6. Daire, E. 2021/6103, K. 2022/11910Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2021/6103 E.  ,  2022/11910 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/6103 Karar No : 2022/11910 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : 1- … Yatırım İnşaat A.Ş. 2- … VEKİLLERİ : Av. … , Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Kilis İli, Merkez İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde bulunan taşınmazda 14.05.2018 tarihinde mahallinde yapılan incelemeler neticesinde yapı ruhsatı iş ve işlemleri tamamlanmadan ve işyeri teslimi yapılmadan inşai faaliyetler yapıldığından bahisle yapı müteahhidine 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi gereğince 297.288,37-TL para cezası verilmesi ve aynı Kanunun 32. maddesi gereğince yapının yıkımına ilişkin … tarih ve … sayılı Kilis Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … gün ve E:… , K:… sayılı kararda; 3194 sayılı İmar Kanununun 32 ve 42. maddeleri uyarınca yıkım ve idari para cezası verilmiş ise de, anılan maddelerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılara uygulanabileceği; dava konusu olayda ise, davacılar tarafından işyeri teslimi yapılmadan inşai faaliyetler yapıldığının idarece tespit edildiği, bu durumda 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun hükümleri uyarınca işlem tesis edilmesi gerekirken, anılan fiile ilişkin yaptırım içermeyen 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca tesis edilen işlemde mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliğine göre, yapı ruhsatı alındıktan sonra inşaata başlanılması için işyeri teslim tutanağının yapı müteahhidi tarafından hazırlanıp idarenin onayına sunulması gerektiği, işyeri teslim tutanağının onaya sunulmaması halinde kaçak yapılaşma olacağı, bu durumun imar mevzuatına aykırı olduğu, idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … 'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Kilis İli, Merkez İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde bulunan taşınmazda inşa edilen yapının müteahhit şirketi ile şirket yetkilisi olan davacıların, iş yeri teslim tutanağı düzenlenmeksizin inşaata başlanıldığının 14/05/2018 tarihli yapı tatil tutanağı ile "kaçak yapılaşma" şeklinde tespiti üzerine, yapı ruhsatı iş ve işlemleri tamamlanmadan ve işyeri teslimi yapılmadan inşai faaliyetler yapıldığından bahisle aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca 297.288,37-TL imar para cezası verilmesi ile aynı Kanunun 32. maddesi uyarınca yapının yıkımına ilişkin Kilis Belediye Encümeninin … tarih ve … numaralı kararı alınmıştır. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (…) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde bildirilir. (…) Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." kuralı yer almıştır. Aynı Kanunun 42. maddesinde; ''Bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyideler uygulanır." hükmü yer almıştır. 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 1. maddesinde; Kanunun amacının, can ve mal güvenliğini teminen, imar plânına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması için proje ve yapı denetimini sağlamak ve yapı denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu, "Diğer hükümler ve yönetmelikler" başlıklı 12. maddesinde ise; bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliği'nin 3. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde, iş yeri teslim tutanağının; inşaatın fiilen başladığını belgelemek üzere, yapı ruhsatının alınmasını takiben yapı sahibi, yapı denetim kuruluşu, yapı müteahhidi veya yapı müteahhidi adına şantiye şefi tarafından imza altına alınıp ilgili idareye sunulan tutanak olduğu, aynı Yönetmeliğin 6. maddesinin 2. fıkrasında; yapı ruhsatının alınmasını müteakiben, yapı denetim kuruluşunun ilgili denetçileri, yapı sahibi, yapı müteahhidi veya yapı müteahhidi adına şantiye şefi tarafından işyeri teslim tutanağı tanzim edilerek ilgili idarenin onayına sunulacağı düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; Kilis İli, Merkez İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazda … tarih ve … sayılı yapı ruhsatı ile inşa edilmekte olan yapının müteahhit şirketi ile yetkilisi olan davacılar tarafından işyeri teslim tutanağı düzenlenmeksizin inşaata başlanıldığının 14/05/2018 tarihli yapı tatil tutanağı ile "kaçak yapılaşma" şeklinde tespiti üzerine, yapı ruhsatı iş ve işlemleri tamamlanmadan ve işyeri teslimi yapılmadan inşai faaliyetler yapıldığından bahisle aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca 297.288,37-TL imar para cezası verilmesi ile aynı Kanunun 32. maddesi uyarınca yapının yıkımına ilişkin tesis edilen Kilis Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararın iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, İdare Mahkemesince 4708 sayılı Kanun uyarınca işlem yapılması gerekirken 3194 sayılı Kanun uyarınca yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle encümen kararının iptaline karar verildiği, bu karara yönelik istinaf başvurusunun da reddedildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin incelenmesinden; yapı ruhsatı alındıktan sonra işyeri teslim tutanağının ilgili idareye sunulmadan inşai faaliyete başlanılması halinde, bu durumun imar mevzuatına aykırılık teşkil edeceği ve imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapı nedeniyle sorumlular hakkında imar para cezası verilebileceği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davaya konu yıkım ve para cezasının 3194 sayılı İmar Kanununun 32. ve 42. maddesinde öngörülen esaslara uygun olarak belirlenip belirlenmediğinin incelenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken, 4708 sayılı Kanun uyarınca işlem yapılması gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne, 2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/12/2022 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY (X): Dosyanın incelenmesinden; dava konusu yapı için 18/08/2016 tarihli yapı ruhsatı alındığı, 14/05/2018 tarihinde idarece mahallinde yapılan denetimde "kaçak yapılaşma" tespit edildiği, bunun üzerine belediye encümen kararı ile "yapı ruhsatı iş ve işlemleri tamamlanmadan ve işyeri teslimi yapılmadan inşai faaliyetler yapıldığından" bahisle davacıların 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi gereğince 297.288,37-TL para cezası ile cezalandırılması ve aynı Kanunun 32. maddesi gereğince yapının yıktırılmasına karar verildiği görülmektedir. Yukarıda yazılı mevzuat hükümlerinin birlikte incelenip değerlendirilmesinden; yapı ruhsatı alındıktan sonra işyeri teslim tutanağı ilgili idareye sunulmadan inşai faaliyete başlanılması halinde, ilgili belediye tarafından inşaatın devamına izin verilmeyeceği, 3194 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca yapı tatil tutanağı düzenlenmek suretiyle yapının mühürlenmesi gerektiği ve yapı müteahhidinin de 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesi uyarınca sorumluluğunun olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta; davalı idare elemanlarınca düzenlenen14/05/2018 tarihli yapı tatil tutanağı ile dava konusu taşınmazda kaçak yapı yapıldığı tespit edilmiş ve anılan tutanak dayanak alınarak 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca 3621 m2 aykırılıktan etkilenen alan üzerinden para cezası hesaplanmış ise de; aykırılıktan etkilendiği belirlenen 3621 m2'lik alanın nasıl hesaplandığına dair somut ve ayrıntılı tespit bulunmadığı; söz konusu tutanağın 3194 sayılı Kanun'un 32. maddesi hükmünde belirtilen "yapı tatil tutanağı"nın ihtiva etmesi gereken unsurları taşımadığı görülmektedir. Bu durumda; 3194 sayılı Kanun'da belirtilen usule uygun düzenlenmiş ve yukarıda yapılan açıklamalarda da belirtildiği üzere, somut, ayrıntılı ve gerekçeli tespitler içeren bir yapı tatil tutanağı düzenlenmeden yıkım ve para cezası verilemeyeceğinden, öngörülen usule uygun düzenlenmeyen tutanağa dayalı olarak yıkım ve para cezası verilmesine yönelik tesis edilen encümen kararında hukuka uyarlık görülmediğinden, dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçe ile onanması gerekiği oyuyla Dairemiz bozma kararına katılmıyorum. KARŞI OY(XX): Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının aynen onanması gerektiği görüşüyle kararın bozulması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

İmar Kanunu 32. Madde Kapsamında Yıkım Süreci ve İstisnalar

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi kapsamında, inşaattaki mevzuata aykırılık durumu ilgili idare tarafından azami yedi günlük süre zarfında tapu sicil müdürlüğüne yazılı biçimde iletilerek beyanlar hanesine tescil ettirilir. İdarece söz konusu usulsüzlüğün ortadan kalktığı bildirilmediği sürece kütükteki bu belirtme terkin edilemez. Taşınmazdaki aykırılığın giderilmesi ya da usulünce ruhsat temin edilerek yapının projeye uygun hale getirildiğinin denetim neticesinde anlaşılması halinde, yetkili idare tatbik edilen mührü kaldırarak inşa faaliyetinin sürdürülmesine olanak tanır.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (…)[36] tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz.[37] Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. (Değişik cümle:14/2/2020-7221/10 md.) Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde yapı sahibi tarafından yapının ruhsata uygun hale getirilmediğinin veya ruhsat alınmadığının ilgili idaresince tespit edilmesine rağmen iki ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan yapılar ile hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen altı ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım maliyetleri %100 fazlası ile ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir. (Ek fıkra:29/11/2018-7153/15 md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır. Umumi hizmetlere ayrılan yerlerde muvakkat yapılar:

Tanınan bir aylık mühlet zarfında ruhsat alınmaması yahut yapının ruhsata uygun hale getirilmemesi durumunda mevcut ruhsat hükümsüz kılınır; encümen ya da il idare kurulunca alınacak kararın ardından yapı belediye yahut valilik vasıtasıyla yıktırılarak bedeli yapı malikinden tahsil olunur. Tutanağın düzenlenmesini izleyen bir ayda aykırılığın sürdüğü belirlenmesine karşın iki ay içinde yıkım kararı tesis edilmeyen veya karar verilmesine rağmen altı ay boyunca yıkımı gerçekleştirilmeyen yapılar yönünden, giderleri döner sermayeden karşılanmak kaydıyla Bakanlıkça yıkım işlemi doğrudan yürütülebilir ya da icra ettirilebilir. Öte yandan kanunen ruhsata bağlanması yahut düzeltilmesi imkânsız görülen imalatlarda idare bir aylık süreyi beklemeksizin ruhsatı iptal ederek yıkım sürecini derhal işletebilir.

Yıkım Kararının İptali Davasında Usul ve Görevli Yargı Yeri

Yapı tatil zaptı olmaksızın hukuka aykırı şekilde alınan yıkım kararlarına karşı idari yargıda iptal davası açılabilir. Ayrıca yasal düzenlemeler çerçevesinde imar barışından yararlanmış yapılar hakkında yıkım kararı verilmesi hukuka aykırılık oluşturduğundan bu işlemlere karşı da iptal davası ikame edilebilir. Yıkım kararının iptali davasında husumet, kararı tesis eden kamu kurumuna veya ilgili idareye yöneltilir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 34. maddesinin birinci fıkrası gereğince imar ve yıkım gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı haklara ilişkin idari davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir. Aynı Kanun'un 32. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca idari yargıda yetki kuralları kamu düzenine ilişkindir. Yıkım kararının iptali davası, özel kanununda ayrı bir süre öngörülmediği hallerde 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren altmış gün içinde açılmalıdır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 34Kaynağı aç
Madde 34 – (Değişik: 10/6/1994-4001/16 md.) 1. İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idari davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir. 2. Köy, belediye ve özel idareleri ilgilendiren mevzuatın uygulanmasına ilişkin davalarla sınır uyuşmazlıklarında yetkili mahkeme, mülki idari birimin, köy, belediye veya mahallenin bulunduğu yahut yeni bağlandığı yer idare mahkemesidir. Taşınır mallara ilişkin davalarda yetki:
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – 1. Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanunda veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması halinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. 2. Bu Kanunun uygulanmasında yetki kamu düzenindendir. (Mülga ikinci cümle: 10/6/1994-4001/15 md.) (…) Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki:

2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi çerçevesinde, dava yoluna gitmeden evvel işlemin geri alınması, kaldırılması, tadil edilmesi yahut yeni bir işlem tesis edilmesi yetkili üst makamdan veya makam bulunmuyorsa işlemi kuran merciden dava süresi içinde talep edilebilir. Yapılan bu müracaat işlemekte olan dava açma süresini kesintiye uğratarak durdurur. Başvuruya ilişkin olarak otuz günlük yasal zaman diliminde herhangi bir yanıt verilmemesi durumunda talep zımnen reddedilmiş kabul edilir. Belediyeye yöneltilecek itiraz dilekçeleri İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne elden sunulabileceği gibi noter vasıtasıyla da idareye gönderilebilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde 11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.[8] 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/6 md.) İptal ve tam yargı davaları:

Yürütmenin Durdurulması Kurumu ve Şartları

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca, idari yargıda dava ikame edilmiş olması dava konusu idari işlemin icra kabiliyetini kendiliğinden askıya almaz. Dolayısıyla fiziki yıkımın engellenebilmesi adına mahkemeden ayrıca yürütmenin durdurulması istenmelidir. Yargı mercileri, işlemin icra edilmesi durumunda giderilmesi güç yahut olanaksız kayıpların ortaya çıkması ile kararın bariz biçimde mevzuata aykırı bulunması unsurlarının bir arada mevcudiyeti halinde gerekçesini açıklayarak tedbir mahiyetinde yürütmeyi durdurabilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, idarenin savunması alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere davalı idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. İdare mahkemelerince yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bölge idare mahkemesine bir defaya mahsus itiraz yoluna başvurulabilir; itiraz merciinin vereceği karar kesindir. Kanun'un 27. maddesinin onuncu fıkrası gereğince aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.

Yıkım kararına karşı dava açma süresi ne kadardır?

Yıkım kararının iptali davası, özel bir süre öngörülmeyen hallerde encümen kararının ilgiliye tebliğinden itibaren altmış gün içinde açılmalıdır.

İptal davası açılması yıkım kararını kendiliğinden durdurur mu?

İdare mahkemesinde dava açılması yıkım işlemini durdurmaz; yapının yıkılmasını önlemek için yürütmenin durdurulması kararı alınması gerekir.

Yapı tatil zaptı tanzim edilmeden yıkım kararı verilebilir mi?

Yapı tatil zaptının İmar Kanunu'nun 32. maddesindeki şekil şartlarına göre düzenlenmesi yıkımdan önceki zorunlu aşamadır; bu tutanak olmaksızın alınan yıkım kararlarına karşı iptal davası açılabilir.

İmar barışından yararlanan yapı için yıkım kararı alınabilir mi?

İmar barışından usulüne uygun şekilde yararlanmış yapılar hakkında yıkım kararı verilmesi hukuka aykırı olup bu kararlara karşı iptal davası açılabilir.

Yıkım kararının iptali davasında yetkili mahkeme hangisidir?

Taşınmaz mallara ilişkin mevzuatın uygulanmasından doğan yıkım davalarında yetkili mahkeme, taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesidir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu