Yapı Tatil Tutanağı ile Yıkım Kararının İptali

by Avukat Erdal Ersoy
Yapı Tatil Tutanağı ile Yıkım Kararının İptali

Yapı tatil tutanağı, ruhsatsız ya da ruhsata, mevzuata veya projeye aykırı yapının yetkililerce tespit edilmesi üzerine yapının mühürlenmesini ve inşaatın durdurulmasını sağlayan resmî belgedir. Bu tutanak, sonraki para cezası veya yıkım kararının kendisi değildir. Yıkım, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesindeki inceleme ve kurul kararı aşamasından sonra ayrıca uygulanabilir.

Tespit, mühür ve belgenin türü

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesine göre ruhsat alınmadan yapıya başlandığının veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığının ilgili idarece tespiti, fennî mesulün tespiti ve ihbarı ya da durumun başka biçimde öğrenilmesi üzerine belediye veya valilik o andaki inşaat durumunu tespit eder. Ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projeye ve ilgili mevzuata aykırılık da aynı kapsamdadır. Yapı mühürlenir ve inşaat derhal durdurulur.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (…)[36] tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz.[37] Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. (Değişik cümle:14/2/2020-7221/10 md.) Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde yapı sahibi tarafından yapının ruhsata uygun hale getirilmediğinin veya ruhsat alınmadığının ilgili idaresince tespit edilmesine rağmen iki ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan yapılar ile hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen altı ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım maliyetleri %100 fazlası ile ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir. (Ek fıkra:29/11/2018-7153/15 md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır. Umumi hizmetlere ayrılan yerlerde muvakkat yapılar:

İnşaat hâlindeki yapılar bakımından yapı durdurma tutanağı, diğer adıyla yapı tatil zaptı düzenlenir. Bitmiş yapılar için ise yapı tespit tutanağı tutulur. Yapı tatil tutanağı aykırılığın sahada tespiti ve inşaatın durdurulması işlemidir. Bitmiş yapıya ilişkin tespit tutanağı bu nedenle inşaatı durduran işlemle özdeş değildir. Encümen veya il idare kurulu kararı, tespitten sonra para cezası ve yıkım yönünden verilen ayrı idari karardır.

Tebliğ, tapu beyanı ve bir aylık süre

Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Tebliğ evrakının bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir.

Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kaydının beyanlar hanesine işlenmek üzere ilgili idare tarafından tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiği ilgili idarece tapu dairesine bildirilmeden beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz. Bu yedi günlük süre, dava açma süresi değildir.

Yapı sahibi, bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapısını ruhsata uygun hâle getirerek veya ruhsat alarak belediyeden ya da valilikten mührün kaldırılmasını isteyebilir. Bir aylık süre, aykırılığın giderilmesi ve mühür kaldırma başvurusu içindir; iptal davasının süresiyle aynı süre değildir.

Ruhsat incelemesi ve yıkım kararı

İnceleme sonunda aykırılığın giderildiği veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygun olduğu anlaşılırsa mühür belediye ya da valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Uygunluk sağlanmazsa ruhsat iptal edilir. Aykırı veya ruhsatsız bina, belediye encümeni ya da il idare kurulu kararının ardından ilgili belediye veya valilikçe yıktırılır. Masrafın yapı sahibinden tahsil edilmesi de bu sonuca bağlıdır.

Verilen süre sonunda ruhsat alınmamış veya eksiklik giderilmemişse yıkım kararı, belediyeye bağlı yerlerde belediye encümeni, valiliğe bağlı yerlerde il idare kurulu tarafından verilir. Yapı tatil tutanağı bu karardan önceki tespit ve durdurma işlemi olarak kalır.

İdare, yapının ruhsata bağlanamayacağını veya aykırılıkların giderilemeyeceğini tespit ederse üçüncü fıkradaki bir aylık süreyi beklemeden ruhsatı iptal eder ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra uygulanır. Bu uygulama her aykırılıkta kendiliğinden doğmaz; ruhsata bağlanamama veya giderilememe tespitine bağlıdır. Hangi aykırılıkların giderilemeyeceği ayrıca sayılmamıştır.

Bakanlığın yetkisi ve mühür sonrası durum

Bakanlık, yapı tatil tutanağı düzenlendi diye kendiliğinden yıkıma yetkili değildir. Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde yapının ruhsata uygun hâle getirilmediği veya ruhsat alınmadığı ilgili idarece tespit edilmesine rağmen iki ay içinde yıkım kararı alınmayan yapılar Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Hakkında yıkım kararı alınmasına rağmen altı ay içinde ilgili idarece yıkılmayan yapılar için de aynı yetki vardır. Yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanır.

Mühürlemeye rağmen inşaata devam edilmesi idari yaptırımları ağırlaştırabilir ve yeni tespit tutanaklarına yol açabilir. Bu ihtimal, belirli bir yaptırımın her olayda uygulanacağı anlamına gelmez.

Tutanakta aranan açıklık

Danıştay 6. Dairesinin 7 Ekim 2020 tarihli, Esas No: 2019/6602, Karar No: 2020/8969 sayılı kararında, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların tespitine ilişkin tutanakta aykırılıkların ölçüleriyle birlikte somut ve ayrıntılı yazılması gerektiği belirtilmiştir. Yapının o andaki durumu saptanmalı, inşaat mühürlenerek durdurulmalı, tutanak yapı yerine asılmak suretiyle yapı sahibine tebliğ edilmeli ve tebligatın bir nüshası muhtara bırakılmalıdır.

Danıştay 6. Daire, E. 2019/6602, K. 2020/8969Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/6602 E.  ,  2020/8969 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2019/6602 Karar No : 2020/8969 TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI): … Apartmanı Yönetim Kurulu Adına … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem : … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan yapıda mevzuata aykırı olarak bahçe duvarı yapıldığının tespiti üzerine 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca 2.791,41 TL para cezası verilmesine ve aynı Kanunun 32. maddesi uyarınca anılan yapının yıkımına ilişkin 24/09/2014 tarih ve 480 sayılı … Belediyesi Encümen kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun Mahkemelerince hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğu, bilirkişi raporunda, " konut alanlarında teşekkül etmiş binaların ön bahçe kotu kaldırım seviyesinden 0,50m ve daha düşük ise ilgili Belediyesinin imar biriminin uygun göreceği şekilde yol kenarına bahçe duvarı ya da parmaklık yapılması gerektiğine dair Yönetmelik hükmü gereğince bahçe duvarının yapılması bir zorunluluk olduğu ve dava konusu bahçe duvarının projesine uygun olduğu,'' şeklinde tespit ve görüşlere yer verildiği, bu durumda; dava konusu bahçe duvarının projesine ve mevzuata uygun olarak yapıldığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Herhangi bir inşaat faaliyeti olmadığı için yapı tatil zaptı düzenlenmediği, aykırılıkları gösteren tespit tutanağı düzenlendiği, Büyükşehir Belediyesinden onaylı peyzaj projesinin istenilmesi üzerine proje üzerindeki onayların eksik olduğu ve ruhsat dosyası içerisinde bulunmadığının bildirildiği, tesis edilen işlemin mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : … İli, … İlçesi,… Mahallesi, … Bulvarı üzerinde, … ada, … parsel sayılı taşınmaz için davalı idare tarafından, apartman binası, işyeri, ortak alana ilişkin 11/02/20009 tarihli yapı ruhsatı, 22/12/2011 tarihli yapı kullanma izin belgesi verilmiştir. … Belediye Başkanlığı idare İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı işlemi ile “Binada iskandan sonra, projede yer alan kapalı otopark rampasının üzerinin doldurularak kapatıldığı ve kullanılamaz hale getirildiği; ayrıca projede yer almayan ve yönetmeliğe aykırı şekilde imal edilmiş bahçe duvarı yapıldığı tespit edildiği, aykırılıkların 3194/32. maddesi uyarınca 30 gün içerisinde giderilmesi gerektiği davacı apartman yönetimine bildirilmiştir. Söz konusu işlemin tebliği üzerine davacı apartman yönetimince davalı idareye başvurularak, iskanı alınan binada 09/01/2009 tarihli … Büyükşehir Belediyesi tarafından onaylanmış peyzaj projesine göre bahçe duvarını ve 19/01/2009 tarihli onaylı mimari projeye göre otopark girişi yapılacağının belirtildiği, bunun üzerine davalı idare tarafından dava konusu işleme dayanak 08/08/2014 tarihli tespit tutanağı düzenlenmiştir. 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca 2.791,41 TL para cezası verilmesine ve aynı Kanunun 32. maddesi uyarınca projeye aykırı yapılan imalatın yıkımına ilişkin 24/09/2014 tarih ve 480 sayılı … Belediyesi Encümen kararının alınması üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde; "Bu kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığının ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya Valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilerek inşaat derhal durdurulur, durdurma yapı tatil zaptının yapı üzerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mührün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının ruhsata uygunluğu inceleme sonucunda anlaşılırsa mühür belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede belirtilen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı düzenlenmiş; (b) bendinde; mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20’si kadar idari para cezası verileceği hükme bağlanmış, (c) bendinde ise artırım sebepleri sayılmıştır. Yukarıda yer verilen hükümlerin değerlendirilmesinden, ruhsat alınmadan veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılan yapıların tespitine ilişkin olarak düzenlenecek yapı tatil tutanağında, aykırılıkların ölçüleri ile birlikte somut ve ayrıntılı olarak belirtilerek yapının o anki durumunun tespit edilmesi, ruhsatsız veya ruhsata aykırı inşaatın mühürlenerek durdurulması ve yapı tatil tutanağının yapı yerine asılmak suretiyle yapı sahibine tebliğ edilmesi, tebligatın bir nüshasının muhtara bırakılması gerekmektedir. Ruhsatsız ya da ruhsat ve eklerine aykırı yapı hakkında kanunda öngörülen yıkım ve para cezasına yönelik yaptırımların uygulanabilmesi, ihtilaf konusu imalatın ilgili fen elemanları tarafından açık ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptanarak usule uygun şekilde düzenlenecek bir tutanağa bağlanması ile mümkündür. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; … İli, … İlçesi,… Mahallesi, … Bulvarı üzerinde, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binada ''Yaya bölgelerinde parsellerin yollara bakan bahçelerinde hiçbir suretle bahçe duvarı yapılamaz. Zemin katlarda dükkân yapılmasına müsaade edilen yapılarda yola bakan bahçelerde, bahçe duvarı veya yaya trafiğini tehlikeye düşürecek engeller yapılamaz." maddesine aykırı olarak işyeri cephe hattının bahçe duvarı ile kapatıldığına ilişkin davalı idare elemanlarınca 08/08/2014 tarihli tespit tutanağı düzenlenmesi üzerine, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca projeye aykırı yapılan imalatın yıkımına aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca 2.791,41 TL para cezası verilmesine ilişkin dava konusu … tarih ve … sayılı … Belediyesi Encümen kararının alındığı, uyuşmazlığın çözümü amacıyla Mahkemesince yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle: 'Yaya bölgelerinde parsellerin yollara bakan bahçelerinde hiçbir suretle bahçe duvarı yapılamayacağı hükmünün yaya bölgeleri için geçerli olup cadde veya araç trafiğine açık bölgelerde geçerli olmadığı, zemin katlarında dükkân yapılmasına müsaade edilen yapılarda yola bakan bahçelerde, bahçe duvarı veya yaya trafiğini tehlikeye düşürecek engellerin yapılamayacağı hükmünün bahçe duvarı yapımını yasaklamadığı, nitekim davalı idare görevlileri daha kuzeyde olmak kaydıyla bahçe duvarının nerede yapılabileceğini kesik çizgi ile tespit tutanağında belirttiği, dava konusu bir kısmı yıkılan bahçe duvarının komşu parseldeki taşınmaza ait bahçe duvarına göre daha kuzeyde olduğu, tespit edilen ölçümler dikkate alındığında dava konusu bahçe duvan önünde 9,60 metre kaldırım mesafesi, komşu parseldeki bahçe duvarı önünde ise 3,57m kaldırım mesafesi kaldığı, bu durumda komşu parsel ile ilgili işlem yapılmaması davalı idarenin 3,57 metre kaldırım mesafesini yaya trafiğini tehlikeye düşürmeyecek derecede yeterli bulduğu sonucuna varıldığı, (…) konut alanlarında teşekkül etmiş binaların ön bahçe kotu kaldırım seviyesinden 0,50m ve daha düşük ise ilgili Belediyesinin imar biriminin uygun göreceği şekilde yol kenarına bahçe duvarı ya da parmaklık yapılması gerektiğine dair Yönetmelik hükmü gereğince bahçe duvarının yapılmasının bir zorunluluk olduğu, (…) peyzaj projesi kapak sayfası üzerindeki yapı denetim onayı ve ilçe belediyesi onayı kısımlarının boş, yani onaysız olduğu, ancak, Büyükşehir Belediyesince 09.01.2009 tarihinde peyzaj tadilat projesinin peyzaj projesi yönünden uygundur” ibaresi eklenip incelenerek onaylandığı, bu durumda peyzaj projesinin B.şehir İmar Yönetmeliğine uygun olduğu, bürokratik işlemlerdeki eksikliklerden dolayı projenin geçerliliğinin yitirdiği kanaati oluştuğu, bahçe duvarının ruhsat gerektirdiği, dava konusu bahçe duvarının projesine uygun olduğu,'' şeklinde tespit ve görüşlere yer verilmiş, İdare Mahkemesince anılan bilirkişi raporu hükme esas alınarak dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, dosya kapsamında bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi söz konusu bahçe duvarının ruhsat gerektirdiği ve ruhsatsız olarak yapılmış olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Öte yandan, davalı idare elemanlarınca düzenlenen 08/08/2014 tarihli tespit tutanağında; … Büyükşehir Belediyesi İmar Yönetmeliği Madde 7.004-K-2- Bahçe Duvarı Yapımı Yasak Olan Yerler maddesine aykırı olarak işyeri cephe hattının bahçe duvarı ile kapatıldığının tespit edildiğine ilişkin ifadelere yer verilerek yönetmeliğe aykırı yapılmış bahçe duvarı kroki üzerinde çizim ile belirtilmiş ise de, inşai faaliyetin metrajına ve inşaat ile ilgili açık ve somut tespitlere yer verilmediği gibi tutanağın 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca düzenlendiğine dair bir ibarenin de yer almadığı, davacıya yıkımı yapması için süre verilmediği, bu durumda açık ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde aykırılığın saptanmasına elverişli olmayan, dava konusu işleme dayanak tutanağın 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi hükmünde belirtilen "Yapı Tatil Tutanağı"nın ihtiva etmesi gereken unsurları taşımadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; 3194 sayılı Kanunda belirtilen usule uygun düzenlenmiş somut, ayrıntılı ve gerekçeli tespitler içeren bir yapı tatil tutanağı düzenlenmeden yıkım ve para cezasına ilişkin işlem tesis edilemeyeceğinden, öngörülen usule uygun düzenlenmeyen tutanağa dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 07/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Aynı kararda yıkım ve para cezasına yönelik yaptırımların uygulanabilmesi, ihtilaf konusu imalatın ilgili fen elemanlarınca açık ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde saptanmasına ve usulüne uygun tutanağa bağlanmasına bağlı görülmüştür. Daire, somut olayda dayanak tutanağın yapı tatil tutanağının unsurlarını taşımadığı sonucuna varmış; davalının temyiz istemini reddederek ilk derece mahkemesinin iptal kararını kendi gerekçesiyle oybirliğiyle onamıştır.

Danıştay 6. Dairesinin Esas No: 2019/11412, Karar No: 2021/6201 sayılı kararında temyiz istemi reddedilerek anılan idare mahkemesi kararı oyçokluğuyla onanmıştır. Karar 27 Nisan 2021 tarihlidir. Hüküm, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolunun açık olduğunu belirtmiştir. Çoğunluğun maddi gerekçesi bu hükümde açıklanmamıştır; 15 günlük yol da bu karardaki kanun yoluna ilişkindir.

Danıştay 6. Daire, E. 2019/11412, K. 2021/6201Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/11412 E.  ,  2021/6201 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2019/11412 Karar No : 2021/6201 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İSTEMİN ÖZETİ : Davacının hisseli maliki olduğu Antalya İli, Muratpaşa İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazdaki yapının çatısında projesine aykırı olarak yapılan uygulamaların 3194 sayılı İmar Kanununun 32.maddesi uyarınca yıktırılmasına, 31.maddesine göre elektrik ve su hizmetlerinin kesilmesine dair … tarihli ve … sayılı Muratpaşa Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Ondördüncü Dairesinin 21/06/2017 tarih ve E:2014/8147, K:2017/4236 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, dava konusu işlemin iptali yolunda … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 27/04/2021 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY (X) : 3194 sayılı Kanunun "Kullanma izni alınmamış yapılar" başlıklı 31. Maddesinde "İnşaatın bitme günü, kullanma izninin verildiği tarihtir. Kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılarda izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmazlar. Ancak, kullanma izni alan bağımsız bölümler bu hizmetlerden istifade ettirilir." hükmü, aynı Kanunun "Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar" başlıklı 32. maddesinde ise; "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshasıda muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." hükmü getirilmiştir. Yukarıda alıntısı yapılan Kanun maddelerinin incelenmesinden; yapı kullanma izni alınmayan yapıların elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden faydalandırılmamak suretiyle, bu yapıların kullanılmasının (ikamet edilmesinin) engellenmesinin amaçlandığı; ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı olarak başlanan yapılarda ise esas olanın, mühürlenmek suretiyle inşaatın derhal durdurulması olduğu, yapı sahibinin yapısını ruhsata uygun hale getirmesi ya da yapısına ruhsat alması halinde mührün kaldırılmak suretiyle inşaatın devamına izin verilmesine yönelik düzenlemenin ise tamamen "başlanmış yapılara" bir başka ifade ile inşaatı devam etmekte olan yapılara ilişkin olduğu, öte yandan ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan, inşaatı tamamlanmış binaların ise ancak belediye encümen veya il idare kurulu kararını müteakip yıktırılabileceği belirtilmek suretiyle, inşaat halinde olan yapılarla, inşaatı tamamlanmış kullanılmakta olan binalar hakkında ayrıma gidildiği anlaşılmaktadır. Esasen 3194 sayılı Kanunun 32. maddesinde belirtilen "yapı tatil zaptı"nın düzenleniş amacı öncelikle inşaatı devam eden yapıların mühürlenmek suretiyle durdurulmasını sağlamaktır. İnşası tamamlanmış yapıların ise durdurulmasından bahsedilemeyeceğinden ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak inşası tamamlanmış halde kullanılan binalar hakkında düzenlenecek tutanaklar "durum tespit tutanağı" mahiyetinde olacağından Kanunun amacının kullanılmakta olan binanın mühürlenmesi suretiyle kullanımının engellenmesi ve tahliyesinin sağlanması olmayıp, bu tür binalar ancak Kanunda öngörülen yaptırım olan belediye encümen ya da il idare kurulu kararıyla yıktırılabilecektir. Yapı tatil tutanağının icrailiği sadece, inşası devam eden yapıların mühürlenmesinde ibaret olmayıp; tutanağın yapıya asılmasını müteakip, durdurulan yapıya ilişkin bir tebligat niteliği taşıması ve yapıya ruhsat alınması veya yapının ruhsata uygun hale getirilmesi için verilen yasal sürenin başlatılmasını sağlamasından kaynaklanmaktadır. Kaldı ki; mühürleme, yapı tatil tutanağında bulunması gerekli yasal unsurlardan sadece biri olup mühürleme ifadesinin bulunmaması tutanağı hukuka aykırı hale getirmeyeceği gibi söz konusu tutanağın dayanağı olduğu para cezası ve yıkım işlemlerini de sırf bu nedenle hukuka aykırı hale getirmez. Bir başka ifade ile; inşası tamamlanmış binalar yönünden, ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapının mühürlenerek durdurulduğu hususunun yapı tatil tutanağında açıkça yazılmamış olması, yapı tatil tutanağının ve buna bağlı yıkım ve para cezasının iptal sebebi olamaz,. Zira, ortada durdurulacak inşai faaliyet olmadığı gibi halen kullanılmakta olan, içinde ikamet edilen yapının kullanılmasının engellenmesi belediye encümen veya il idare kurulu kararıyla ancak yıkım şeklinde olacağından, usulüne uygun alınmış bir yıkım kararı ve bunun kesinleşmesini müteakip yıkımın uygulanacağının belli bir süre verilerek tebliği suretiyle, elektrik ve suyun kesildikten sonra tahliyesinin sağlanması mülkiyet hakkının da bir gereğidir. Aksi halde, herhangi bir encümen kararı olmaksızın inşası tamamlanmış ve içinde ikamet edilmekte olan bir binanın yapı tatil zaptı ile mühürlenerek kullanımının engellenmesi, ruhsata bağlanma ya da ruhsat alma imkanı bulunan yapılar hakkında mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde ağır bir müdahale sonucunu doğuracaktır. Bu şekilde mülkiyet hakkına yapılacak müdahalelerin ise uygulamada büyük bir karmaşaya yol açabileceği gibi aynı zamanda ruhsatsız ya da ruhsata aykırı tamamlanmış binalarda 32. madde hükümlerini yıkım ve para cezası yönünden uygulanamaz hale getirebilecektir. Öte yandan iptal davalarının temel niteliği, haklarında tesis edilen işlemlerin hukuka aykırılığı nedeniyle menfaatleri ihlal edilenlerin, yargı yolu ile hak ve menfaatlerinin korunması, bu yolla hukuk düzeninin sağlanmasında önemli bir güvence oluşturmasıdır. 32. madde uygulamasında, inşası tamamlanmış yapılar yönünden idare tarafından öngörülmeyen ya da uygulanmayan bir yaptırımın (mühürleme/binanın kullanımının kısıtlanması) yargı kararı ile zorunlu hale getirilmesi ya da iptal nedeni sayılması, davacılar yönünden iptal davası ile elde edilmek istenen hukuki korumayı sağlamayacağı, zira yapı tatil zaptının iptali için açılan davada verilen iptal kararı davacının aleyhine olacak şekilde binasının mühürlenmesi sonucunu doğuracağı gibi sırf mühürleme ibaresinin bulunmaması nedeniyle diğer bütün yasal şartları taşıyan ve hukuka uygun olarak düzenlenen yapı tatil tutanakları ve buna bağlı yıkım ve para cezasına ilişkin kararların hukuka aykırı bir şekilde iptali sonucunu doğuracaktır. Yukarıda açıkladığım nedenlerle temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.

İptal davası ve idareye başvuru

Yapı tatil tutanağından çıkan uyuşmazlık idare mahkemesinde görülür. Yıkım kararına karşı iptal davası açılabilmesi için önce itiraz yoluna başvurulması zorunlu değildir. Yapı sahibi, yapı tatil zaptı hakkında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesi kapsamında idareye başvurabilir.

İlgililer, idari dava açmadan önce ve idari dava açma süresi içinde işlemin kaldırılmasını, geri alınmasını, değiştirilmesini veya yeni bir işlem yapılmasını üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan isteyebilir. Bu başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Otuz gün içinde cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İstek reddedilirse veya reddedilmiş sayılırsa dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvuru tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 11Kaynağı aç
Madde 11 – 1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.[8] 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır. 4. (Mülga: 10/6/1994-4001/6 md.) İptal ve tam yargı davaları:

2577 sayılı Kanun’un 7. maddesine göre özel kanununda ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. İdari uyuşmazlıklarda süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

Adresi belli olmayan kişiye özel kanundaki hükme göre ilan yoluyla bildirim yapılan hâllerde, özel kanunda aksine hüküm yoksa süre son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar. Bu kural, maddede belirtilen ilan yoluyla bildirim hâline ilişkindir.

Yürütmenin durdurulması

2577 sayılı Kanun’un 27. maddesine göre Danıştayda veya idare mahkemesinde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Mahkeme, kural olarak davalı idarenin savunmasını aldıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek bu kararı verebilir. Karar verilmesi zorunlu değildir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Uygulanmakla etkisi tükenecek idari işlemin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere savunma alınmadan da durdurulabilir. Kamu görevlileri hakkındaki atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirme işlemleri bu istisnanın dışındadır. Yıkım işleminin her olayda uygulanmakla etkisi tükenecek işlem sayılacağı ayrıca hüküm altına alınmamıştır.

Yürütmenin durdurulması kararında, işlemin hangi gerekçelerle açıkça hukuka aykırı olduğu ve uygulanması hâlinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğu belirtilmek zorundadır. Yalnızca ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez. Dilekçe ve eklerinden istemin yerinde olmadığı anlaşılırsa istem, idarenin savunması alınmadan reddedilebilir.

Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; durumun gereğine göre teminat aranmayabilir. Teminata ilişkin anlaşmazlığı, kararı veren daire, mahkeme veya hâkim çözer. İdareden ve adli yardımdan faydalananlardan teminat alınmaz. Kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus itiraz edilebilir. İtiraz mercii dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar verir ve bu karar kesindir. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz.

Boğaziçi Alanındaki imalat ayrımı

Danıştay 4. Dairesinin Esas No: 2025/949, Karar No: 2025/5231 sayılı kararı, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu kapsamındaki özel denetime ilişkindir ve 32. madde uygulamasını her olay için yeniden tanımlamaz. Bu Kanunun 11. maddesine göre ruhsat, ekleri ve imar mevzuatına aykırılık tutanakla tespit edildiğinde tutanakla birlikte inşaat mühürlenir. Kullanma izni verilen yapılardaki aykırılıklar 12. madde uyarınca bildirilir; aykırı değişiklik ve eklentiler 13. maddedeki esaslara göre yıkılır veya yıktırılır.

Danıştay 4. Daire, E. 2025/949, K. 2025/5231Kaynağı aç
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/949 E.  ,  2025/5231 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/949 Karar No : 2025/5231 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binada projesine aykırı imalatlar yapıldığından bahisle, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 11. ve 12. maddeleri uyarınca düzenlenen … tarih ve … sayılı 1 no'lu yapı tatil tutanağı ile tespit edilen imar mevzuatına aykırı imalatların, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca yıktırılarak yapının onaylı projesine uygun hale getirilmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarih ve …-… sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; … tarih ve … sayılı 1 no'lu yapı tatil tutanağına dayalı olarak tesis edilen davacıya 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesi uyarınca para cezası verilmesine ilişkin encümen kararının iptali istemiyle … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında görülen davada yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu taşınmazda tespit edilen aykırılıkların sabit olduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu parselin 22.07.1983 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli Boğaziçi Doğal ve Tarihi Sit Değerlerini İçeren Nazım İmar Planı ve 22/07/1983 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planı sınırları içinde kaldığı göz önünde bulundurulduğunda, Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesinde yeni yapı yapılmasının 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu uyarınca yasaklanmış olması ve sadece korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı binaların restorasyonu veya rekonstrüksiyonu için yapı ruhsatı düzenlenebilecek olması nedeniyle, parseldeki herhangi bir yapılaşmaya ilişkin (bu davada brüt ve net kullanım alanını artıran ve taşıyıcı sistemi etkileyen ruhsat gerektiren aykırılık) yapı ruhsatı / tadilat ruhsatı düzenlenmesinin teknik açıdan mümkün olmadığı anlaşılmakta olup; dava konusu taşınmazda ruhsat ve projesine aykırı olarak imalatlar yapıldığı sabit olduğundan, ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan kısımların yıkılmasına ilişkin dava konusu encümen kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu yapı hakkında 24/03/1960 tarihli inşaat ruhsatı ve 27/06/1961 tarihli yapı kullanma ruhsatı düzenlendiği; dava konusu taşınmazın davacı tarafından 09/09/2020 tarihinde satın alındığı, anılan yapının davacı tarafından satın alınmasından sonra ilgili idaresi ile yaptığı görüşmelerde projesine uygun olmadığının bildirilmesi üzerine … Sulh Hukuk Mahkemesinin … D. iş sayılı dosyasında yerinde yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile ceza davası kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunda tespite konu imalatlardan bodrum katın büyütülme işleminin yapının ilk yapım tarihinde yapıldığına yönelik değerlendirmelerde bulunulduğu, işbu dava kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunda da bu görüşü destekleyen ifadelere yer verildiği; öte yandan, çatı katı imalatının de en azından 1982'den bu yana mevcut olduğunun anılan bilirkişi raporlarında bulunan hava fotoğraflarından anlaşıldığı hususunun bilirkişiler tarafından bildirildiği, anılan imalatın da yapı kullanma ruhsatının düzenlendiği tarihte mevcut bulunduğunun yapılacak araştırma ile ortaya konulabileceği iddia olunmakta olup; bu bağlamda, bodrum katın büyütülmesi ve çatı katı yapılmasına ilişkin lmalatların yapının ilk yapım aşamasında mevcut olduğu, dolayısıyla yapı kullanma izin belgesi iptal edilmeden yıkım kararı alınamayacağına yönelik Danıştay içtihadı uyarınca tesis edilen işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir. Öte yandan; tespite konu imalatlardan set altı otoparkının da binanın ilk inşa edildiği tarihte yapıldığı hususunun, taşınmazın eski maliklerden öğrenildiği ve anılan imalatın uygulama imar planı plan hükümleri uyarınca ruhsat gerektirmediği; ayrıca, binanın tüm cephesinin kompozit malzeme ile kaplanmasına ilişkin imalatın ise, imar mevzuatı kapsamında basit tamir ve tadil kapsamında olduğu ve yapı ruhsatı gerektirmeyen inşai faaliyet niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi ile; temyize konu İdare Dava Dairesi kararının, Dairemiz kararı doğrultusunda kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde yer alan ve 22/07/1983 tarih ve 1/1000 ölçekli Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesi İmar Planı sınırları içinde parsel fonksiyonu "konut alanı" olan taşınmaz üzerindeki 24/03/1960 tarihli yapı ruhsatı ve 21/06/1961 tarihli yapı muayene raporu (yapı kullanma izin belgesi) bulunan binada, projesine aykırı olarak ölçüleri yapı tatil tutanağında belirtilen krokide belirtilen şekilde bodrum katın tam kata çevrilerek açığa çıkartıldığı, çatı katı yapıldığı, tüm cephelerin kompozit malzeme ile kaplandığı ve ne zaman yapıldığı bilinmeyen set altı otopark yapıldığı hususu, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 11. ve 12. maddeleri uyarınca düzenlenen … tarih ve … sayılı 1 no'lu yapı tatil tutanağı ile tespit edilmiştir. Anılan tutanak dayanak alınarak tesis edilen İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararında, … tarih ve … sayılı 1 no'lu yapı tatil tutanağı ile tespit edilen imar mevzuatına aykırı imalatların, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 13. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca yıktırılarak yapının onaylı projesine uygun hale getirilmesine karar verilmiştir. Bunun üzerine, anılan encümen kararının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının tespite konu imalatlardan bodrum katın tam kata çevrilerek açığa çıkartılması, çatı katı yapılması ve set altı otopark yapılmasına yönelik imalatların yıkımına ilişkin kısmı hakkında; Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu İdari Dava Dairesi kararının kararının tespite konu imalatlardan bodrum katın tam kata çevrilerek açığa çıkartılması, çatı katı yapılması ve set altı otopark yapılmasına ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır. Kararın tespite konu imalatlardan tüm cephelerin kompozit malzeme ile kaplanmasına ilişkin imalatın yıkımına ilişkin kısmına gelince; 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun "Yapının denetimi" başlıklı 11. maddesinde, "Boğaziçi Alanındaki yapılar, kazı izni verildiği günden itibaren Boğaziçi İmar Müdürlüğünce inşaat ruhsatına ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen esaslara göre denetlenir. Boğaziçi İmar Müdürlüğü, denetleme sırasında inşaat ruhsatı ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen imar mevzuatına aykırılıkları bir tutanakla tespit eder. Tutanak tanziminde mal sahibi veya müteahhit veya fenni mesulün bulunması esastır. Bunların bulunmamaları halinde inşaatta çalışan herhangi bir kişinin bulunması da yeterlidir. Terkedilmiş bir inşaatta tutanak, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir. İnşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırılığı tespit edilen yapılar için, tutanak tanzimi ile birlikte inşaat mühürlenir. Yapının mühürlendiğini belirten belge ve levhalar yapının muhtelif cephelerine asılır. Bu suretle durum mal sahibine veya müteahhide veya fenni mesule tebliğ edilmiş sayılır. Tanzim edilen tutanak ve yapının mühürlendiğini belirten belge, bir kroki ile birlikte derhal Boğaziçi İmar Müdürlüğüne gönderilir. Mal sahibi veya müteahhit inşaat ruhsatı ve eklerini denetlemeye hazır bir şekilde inşaat mahallinde bulundurmakla yükümlüdürler. Denetleme usulleri, yapıların denetiminde kabul edilebilir hata payları ve ölçüleri, tarafların yükümlülükleri ve inşaat mahallinde bulundurulması gereken belge ve levhalar ve denetime ilişkin diğer hususlar İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikte belirtilir." hükmüne; aynı Kanun'un "Kullanılan yapının denetimi" başlıklı 12. maddesinde; "Kullanma izni verilen yapıların, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce tespit edilecek önceliklere görev ve bir program dahilinde, projelerine ve imar mevzuatına uygunluğu denetlenir. Denetleme sırasında tespit edilen aykırılıklar bu kanunun 11. maddesinde belirtilen esaslara göre tespit edilir ve derhal Boğaziçi İmar Müdürlüğünce bildirilir. Yapıda imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentiler, bu kanunun 13. maddesinde belirtilen esaslara göre Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yıkılır ve yıktırılır." hükmü; aynı Kanun'un "Yıkım işleri" başlıklı 13. maddesinde ise; “Aşağıda belirtilen yapılar Boğaziçi İmar İdare Heyetinin kararı ve Boğaziçi İmar Müdürünün yazılı emri ile yıkılır veya yıktırılır. a) İnşaat ruhsatı olmayan yapılar, b) Yapının, inşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırı yapılmış bölümleri, c) Boğaziçi İmar Müdürlüğünce mühürlenerek yapımı durdurulmuş yapıların mühürlendikten sonra yapılan ilaveleri, d) Yapılarda kullanma izni verildikten sonra imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentileri. Bu kanun hükümlerine göre yıkılması gereken yapılar tespit edildiğinde Boğaziçi İmar Müdürlüğünce derhal valiliğe bildirilir. Vali, Boğaziçi İmar İdare Heyetini en geç yedi gün içinde toplayarak konunun karara bağlanmasını sağlar ve kararı Boğaziçi İmar Müdürlüğüne gönderir. Yıkım emri 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine bağlı kalınmaksızın güvenlik kuvvetleri veya belediye zabıta kuvvetleri tarafından mal sahibine veya müteahhide tebliğ edilir. Bu tebligat onbeş gün içinde tamamlanır. Tebligatın bu şekilde yapılması mümkün olmadığı takdirde, yıkım emri yapı mahallinde görülebilecek bir yere onbeş gün müddetle asılır ve bu işlem bir tutanakla belirlenir. Bu suretle durum mal sahibi veya müteahhide tebliğ edilmiş sayılır. Tebligatın tamamlanmasından itibaren onbeş gün içinde yapı, mal sahibi veya müteahhit tarafından yıkılmadığında, yıkım işlemi Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yerine getirilir ve yıkım masrafları % 20 fazlası ile mal sahibi veya müteahitten tahsil edilir.” hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "İstisnalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında "2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiş; aynı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinde, yapı, karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesisler şeklinde tanımlanmış; aynı Kanun'un "Yapı ruhsatiyesi" başlıklı 21. maddesinde "Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir. Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır. Bu durumda; bağımsız bölümlerin brüt alanı artmıyorsa ve nitelik değişmiyorsa ruhsat, hiçbir vergi, resim ve harca tabi olmaz. Ancak; derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir. Belediyeler veya valilikler mahallin ve çevrenin özelliklerine göre yapılar arasında uyum sağlamak, güzel bir görünüm elde etmek amacıyla dış cephe boya ve kaplamaları ile çatının malzemesini ve rengini tayin etmeye yetkilidir. Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce yapılmış olan yapılar da bu hükme tabidir." hükmüne yer verilmiştir. 03/07/2017 tarihli ve 30113 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin "Tanımlar" 4. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde basit tadil, yapılarda esaslı tadilat kapsamında olmayan, taşıyıcı sistemi, bağımsız bölümün dış cephesini, ıslak hacimlerin yerini ve sayısını değiştirmeyen; derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile bahçe duvarı, duvar kaplamaları, baca, saçak, çatı onarımı ve kiremit aktarılması gibi her türlü tamir ve tadil işlemleri" olarak; aynı fıkranın (y) bendinde ise esaslı tadilat, yapılarda taşıyıcı unsuru etkileyen veya yapı inşaat alanını veya emsale konu alanını veya taban alanını veya bağımsız bölüm sayısını veya ortak alanların veya bağımsız bölümlerin alanını veya kullanım amacını veya ruhsat eki projelerini değiştiren işlemleri olarak tanımlanmış ve esaslı tadilatın ruhsata tabi olduğu kurala bağlanmıştır. Aynı Yönetmelik'in "Yapı ruhsatı gerekmeyen inşai faaliyetler" başlıklı 59. maddesinin birinci fıkrasında "Basit tamir ve tadiller, balkonlarda yapılan açılır kapanır katlanır cam panel uygulamaları, korkuluk, pergola, çardak/kameriye ve benzerlerinin yapımı ile bölme duvar, bahçe duvarı, duvar kaplamaları, baca, saçak, çatı ve benzeri elemanların tamiri ve pencere değişimi ruhsata tabi değildir. (Ek cümle:RG-25/2/2022-31761) Ayrıca iç mekânların tasarımına dair iç mekân projesi değişikliği ile taşıyıcı sistemi ve yangın güvenliğini etkilemeyen mahal listesi değişiklikleri de ruhsata tabi değildir." hükmüne yer verilmiştir. 20/05/2018 tarih ve 30426 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İstanbul İmar Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde, basit tamir ve tadil, yapılarda esaslı tadilat kapsamında olmayan, taşıyıcı sistemi, bağımsız bölümün dış cephesini, ıslak hacimlerin yerini ve sayısını değiştirmeyen; derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile bahçe duvarı, duvar kaplamaları, baca, saçak, çatı onarımı ve kiremit aktarılması gibi her türlü tamir ve tadil işlemleri olarak; aynı fıkranın (z) beninde ise esaslı tadilat, yapılarda taşıyıcı unsuru etkileyen veya yapı inşaat alanını veya emsale konu alanını veya taban alanını veya bağımsız bölüm sayısını veya ortak alanların veya bağımsız bölümlerin alanını veya kullanım amacını veya ruhsat eki projelerini değiştiren işlemleri olarak tanımlanmış ve esaslı tadilatın ruhsata bağlı olduğu kurala bağlanmıştır. Aynı Yönetmelik'in "Yapı ruhsatı gerekmeyen inşai faaliyetler" başlıklı 62. maddesinin birinci fıkrasında "Basit tamir ve tadiller, balkonlarda yapılan açılır kapanır katlanır cam panel uygulamaları, korkuluk, pergola, çardak/kameriye ve benzerlerinin yapımı ile bölme duvar, bahçe duvarı, duvar kaplamaları, baca, saçak, çatı ve benzeri elemanların tamiri ve pencere değişimi ruhsata tabi değildir." hükmüne yer verilmiştir. Uyuşmazlıkta, dava konusu yapı tatil tutanağında tespit edilen yapının tüm cephelerinin kompozit malzeme ile kaplanmasına ilişkin imalatın; yapının taşıyıcı unsurunu etkilediğine veya yapı inşaat alanını veya emsale konu alanı artırdığına yönelik idarece herhangi bir tespitin yapılmamış olduğu hususu da dikkate alındığında, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca yapı ruhsatı gerektirmeyen "basit tamir ve tadil" niteliğinde olduğu ve ruhsata tabi olmadığı değerlendirilmekte olup, dava konusu encümen kararının yapının tüm cephelerinin kompozit malzeme ile kaplanmasına ilişkin imalata ilişkin kısmında hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu İdare Dava Dairesi kararının belirtilen kısmında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bodrum katın tam kata çevrilerek açığa çıkartılması, çatı katı yapılması ve set altı otopark yapılmasına yönelik imalatların yıkımına ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Anılan İdare Dava Dairesi kararının tüm cephelerin kompozit malzeme ile kaplanmasına yönelik imalatın yıkımına ilişkin kısmının ise BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 14/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Aynı uyuşmazlıkta bodrum katın tam kata çevrilmesi, çatı katı ve set altı otopark imalatlarına ilişkin yıkım kısmı hakkındaki istinaf ret kararı onanmıştır. Tüm cephelerin kompozit malzemeyle kaplanmasına ilişkin yıkım kısmı bozulmuş ve dosya yeniden karar için İdare Dava Dairesine gönderilmiştir. Daire, bu olayda taşıyıcı sistemi etkilediği veya inşaat ya da emsal alanı artırdığı yönünde idare tespiti bulunmamasını da dikkate alarak kompozit kaplamayı ruhsata tabi olmayan basit tamir ve tadil kapsamında değerlendirmiştir. Sonuç, o tespitin bulunmadığı olaya ilişkindir; her cephe kaplamasına uygulanacak genel kural değildir.

Yapı tatil tutanağının iptali istemine ilişkin Esas No: 2025/2309, Karar No: 2025/5230 sayılı kararda da bodrum kat, çatı katı ve set altı otopark tespitleri onanmış; kompozit kaplamaya ilişkin tutanak kısmı bozulmuştur. İki karar aynı olay grubuna aittir ve 14 Ekim 2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak verilmiştir. Bir kararın sonucu diğerinden bağımsız genel bir kural oluşturmaz.

Danıştay 4. Daire, E. 2025/2309, K. 2025/5230Kaynağı aç
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2025/2309 E.  ,  2025/5230 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/2309 Karar No : 2025/5230 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binada projesine aykırı imalatlar yapıldığından bahisle, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 11. ve 12. maddeleri uyarınca düzenlenen … tarih ve … sayılı 1 no'lu yapı tatil tutanağının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu yapı tatil tutanağına dayalı olarak tesis edilen davacıya 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesi uyarınca para cezası verilmesine ilişkin encümen kararının iptali istemiyle … İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında görülen davada yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu … tarih ve … sayılı 1 no'lu yapı tatil tutanağı içeriğinde, "…Bodrum katın tam kata çevrilerek açığa çıkarıldığı, çatı katı yapıldığı ve tüm cephelerin kompozit malzeme ile kaplandığı, ayrıca ne zaman yapıldığı bilinmeyen set altı otopark yapısı olduğu tespit edilmiştir." şeklinde tespitlere yer verildiği, söz konusu aykırılıkların keşif esnasında yerinde aynen mevcut olduğunun anlaşıldığı, yapı tatil tutanağında belirtilen alanların yapı ve bina niteliğinde olduğu, taşınmazın 22/07/1983 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesi Uygulama İmar Planı sınırları içinde kalan bir parselde bulunduğu ve bu uygulama imar planına göre parselde yeni herhangi bir yapılaşmanın ruhsata bağlanmasının teknik açıdan mümkün olmadığı; dava konusu yapı tatil tutanağında mimari projesine aykırı olarak yapılan imalatların fiili durumuna uygun olarak tespit edildiği ve aykırılıkların kroki çizilerek, ebatları ile birlikte gösterildiği; dolayısıyla idarenin görevlendirdiği teknik elemanlarca düzenlenen yapı tatil tutanağının şekli unsurları taşıdığı, mimari projesine aykırı olarak yapılan imalatların fiili durumuna uygun olarak, aykırılıktan etkilenen alanın açıkça yer alacak şekilde tespit edildiği, bu haliyle, ilgili mevzuata uygun olarak tanzim edildiği anlaşılan dava konusu yapı tatil tutanağında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu yapı hakkında 24/03/1960 tarihli inşaat ruhsatı ve 27/06/1961 tarihli yapı kullanma ruhsatı düzenlendiği; dava konusu taşınmazın davacı tarafından 09/09/2020 tarihinde satın alındığı, anılan yapının davacı tarafından satın alınmasından sonra ilgili idaresi ile yaptığı görüşmelerde projesine uygun olmadığının bildirilmesi üzerine … Sulh Hukuk Mahkemesinin … D. iş sayılı dosyasında yerinde yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile ceza davası kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunda tespite konu imalatlardan bodrum katın büyütülme işleminin yapının ilk yapım tarihinde yapıldığına yönelik değerlendirmelerde bulunulduğu, işbu dava kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunda da bu görüşü destekleyen ifadelere yer verildiği; öte yandan, çatı katı imalatının de en azından 1982'den bu yana mevcut olduğunun anılan bilirkişi raporlarında bulunan hava fotoğraflarından anlaşıldığı hususunun bilirkişiler tarafından bildirildiği, anılan imalatın da yapı kullanma ruhsatının düzenlendiği tarihte mevcut bulunduğunun yapılacak araştırma ile ortaya konulabileceği iddia olunmakta olup; bu bağlamda, bodrum katın büyütülmesi ve çatı katı yapılmasına ilişkin lmalatların yapının ilk yapım aşamasında mevcut olduğu, dolayısıyla yapı kullanma izin belgesi iptal edilmeden yıkım kararı alınamayacağına yönelik Danıştay içtihadı uyarınca tesis edilen işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir. Öte yandan; tespite konu imalatlardan set altı otoparkının da binanın ilk inşa edildiği tarihte yapıldığı hususunun, taşınmazın eski maliklerden öğrenildiği ve anılan imalatın uygulama imar planı plan hükümleri uyarınca ruhsat gerektirmediği; ayrıca, binanın tüm cephesinin kompozit malzeme ile kaplanmasına ilişkin imalatın ise, imar mevzuatı kapsamında basit tamir ve tadil kapsamında olduğu ve yapı ruhsatı gerektirmeyen inşai faaliyet niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi ile; temyize konu İdare Dava Dairesi kararının, Dairemiz kararı doğrultusunda kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İstanbul ili, Üsküdar ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde yer alan ve 22/07/1983 tarih ve 1/1000 ölçekli Boğaziçi Sahil Şeridi ve Öngörünüm Bölgesi İmar Planı sınırları içinde parsel fonksiyonu "konut alanı" olan taşınmaz üzerindeki 24/03/1960 tarihli yapı ruhsatı ve 21/06/1961 tarihli yapı muayene raporu (yapı kullanma izin belgesi) bulunan binada, projesine aykırı olarak ölçüleri yapı tatil tutanağında belirtilen krokide belirtilen şekilde bodrum katın tam kata çevrilerek açığa çıkartıldığı, çatı katı yapıldığı, tüm cephelerin kompozit malzeme ile kaplandığı ve ne zaman yapıldığı bilinmeyen set altı otopark yapıldığı hususu, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 11. ve 12. maddeleri uyarınca düzenlenen … tarih ve … sayılı 1 no'lu yapı tatil tutanağı ile tespit edilmiştir.. Bunun üzerine, anılan yapı tatil tutanağının iptali istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının tespite konu imalatlardan bodrum katın tam kata çevrilerek açığa çıkartılması, çatı katı yapılması ve set altı otopark yapılmasına ilişkin kısmı hakkında; Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu İdari Dava Dairesi kararının kararının tespite konu imalatlardan bodrum katın tam kata çevrilerek açığa çıkartılması, çatı katı yapılması ve set altı otopark yapılmasına ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır. Kararın tespite konu imalatlardan tüm cephelerin kompozit malzeme ile kaplanmasına ilişkin kısmına gelince; 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun "Yapının denetimi" başlıklı 11. maddesinde, "Boğaziçi Alanındaki yapılar, kazı izni verildiği günden itibaren Boğaziçi İmar Müdürlüğünce inşaat ruhsatına ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen esaslara göre denetlenir. Boğaziçi İmar Müdürlüğü, denetleme sırasında inşaat ruhsatı ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen imar mevzuatına aykırılıkları bir tutanakla tespit eder. Tutanak tanziminde mal sahibi veya müteahhit veya fenni mesulün bulunması esastır. Bunların bulunmamaları halinde inşaatta çalışan herhangi bir kişinin bulunması da yeterlidir. Terkedilmiş bir inşaatta tutanak, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir. İnşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırılığı tespit edilen yapılar için, tutanak tanzimi ile birlikte inşaat mühürlenir. Yapının mühürlendiğini belirten belge ve levhalar yapının muhtelif cephelerine asılır. Bu suretle durum mal sahibine veya müteahhide veya fenni mesule tebliğ edilmiş sayılır. Tanzim edilen tutanak ve yapının mühürlendiğini belirten belge, bir kroki ile birlikte derhal Boğaziçi İmar Müdürlüğüne gönderilir. Mal sahibi veya müteahhit inşaat ruhsatı ve eklerini denetlemeye hazır bir şekilde inşaat mahallinde bulundurmakla yükümlüdürler. Denetleme usulleri, yapıların denetiminde kabul edilebilir hata payları ve ölçüleri, tarafların yükümlülükleri ve inşaat mahallinde bulundurulması gereken belge ve levhalar ve denetime ilişkin diğer hususlar İmar ve İskan Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikte belirtilir." hükmüne; aynı Kanun'un "Kullanılan yapının denetimi" başlıklı 12. maddesinde; "Kullanma izni verilen yapıların, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce tespit edilecek önceliklere görev ve bir program dahilinde, projelerine ve imar mevzuatına uygunluğu denetlenir. Denetleme sırasında tespit edilen aykırılıklar bu kanunun 11. maddesinde belirtilen esaslara göre tespit edilir ve derhal Boğaziçi İmar Müdürlüğünce bildirilir. Yapıda imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentiler, bu kanunun 13. maddesinde belirtilen esaslara göre Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yıkılır ve yıktırılır." hükmü; aynı Kanun'un "Yıkım işleri" başlıklı 13. maddesinde ise; “Aşağıda belirtilen yapılar Boğaziçi İmar İdare Heyetinin kararı ve Boğaziçi İmar Müdürünün yazılı emri ile yıkılır veya yıktırılır. a) İnşaat ruhsatı olmayan yapılar, b) Yapının, inşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırı yapılmış bölümleri, c) Boğaziçi İmar Müdürlüğünce mühürlenerek yapımı durdurulmuş yapıların mühürlendikten sonra yapılan ilaveleri, d) Yapılarda kullanma izni verildikten sonra imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentileri. Bu kanun hükümlerine göre yıkılması gereken yapılar tespit edildiğinde Boğaziçi İmar Müdürlüğünce derhal valiliğe bildirilir. Vali, Boğaziçi İmar İdare Heyetini en geç yedi gün içinde toplayarak konunun karara bağlanmasını sağlar ve kararı Boğaziçi İmar Müdürlüğüne gönderir. Yıkım emri 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine bağlı kalınmaksızın güvenlik kuvvetleri veya belediye zabıta kuvvetleri tarafından mal sahibine veya müteahhide tebliğ edilir. Bu tebligat onbeş gün içinde tamamlanır. Tebligatın bu şekilde yapılması mümkün olmadığı takdirde, yıkım emri yapı mahallinde görülebilecek bir yere onbeş gün müddetle asılır ve bu işlem bir tutanakla belirlenir. Bu suretle durum mal sahibi veya müteahhide tebliğ edilmiş sayılır. Tebligatın tamamlanmasından itibaren onbeş gün içinde yapı, mal sahibi veya müteahhit tarafından yıkılmadığında, yıkım işlemi Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yerine getirilir ve yıkım masrafları % 20 fazlası ile mal sahibi veya müteahitten tahsil edilir.” hükmüne yer verilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun "İstisnalar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında "2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiş; aynı Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 5. maddesinde, yapı, karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesisler şeklinde tanımlanmış; aynı Kanun'un "Yapı ruhsatiyesi" başlıklı 21. maddesinde "Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir. Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır. Bu durumda; bağımsız bölümlerin brüt alanı artmıyorsa ve nitelik değişmiyorsa ruhsat, hiçbir vergi, resim ve harca tabi olmaz. Ancak; derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir. Belediyeler veya valilikler mahallin ve çevrenin özelliklerine göre yapılar arasında uyum sağlamak, güzel bir görünüm elde etmek amacıyla dış cephe boya ve kaplamaları ile çatının malzemesini ve rengini tayin etmeye yetkilidir. Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce yapılmış olan yapılar da bu hükme tabidir." hükmüne yer verilmiştir. 03/07/2017 tarihli ve 30113 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin "Tanımlar" 4. maddesinin birinci fıkrasının (i) bendinde basit tadil, yapılarda esaslı tadilat kapsamında olmayan, taşıyıcı sistemi, bağımsız bölümün dış cephesini, ıslak hacimlerin yerini ve sayısını değiştirmeyen; derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile bahçe duvarı, duvar kaplamaları, baca, saçak, çatı onarımı ve kiremit aktarılması gibi her türlü tamir ve tadil işlemleri" olarak; aynı fıkranın (y) bendinde ise esaslı tadilat, yapılarda taşıyıcı unsuru etkileyen veya yapı inşaat alanını veya emsale konu alanını veya taban alanını veya bağımsız bölüm sayısını veya ortak alanların veya bağımsız bölümlerin alanını veya kullanım amacını veya ruhsat eki projelerini değiştiren işlemleri olarak tanımlanmış ve esaslı tadilatın ruhsata tabi olduğu kurala bağlanmıştır. Aynı Yönetmelik'in "Yapı ruhsatı gerekmeyen inşai faaliyetler" başlıklı 59. maddesinin birinci fıkrasında "Basit tamir ve tadiller, balkonlarda yapılan açılır kapanır katlanır cam panel uygulamaları, korkuluk, pergola, çardak/kameriye ve benzerlerinin yapımı ile bölme duvar, bahçe duvarı, duvar kaplamaları, baca, saçak, çatı ve benzeri elemanların tamiri ve pencere değişimi ruhsata tabi değildir. (Ek cümle:RG-25/2/2022-31761) Ayrıca iç mekânların tasarımına dair iç mekân projesi değişikliği ile taşıyıcı sistemi ve yangın güvenliğini etkilemeyen mahal listesi değişiklikleri de ruhsata tabi değildir." hükmüne yer verilmiştir. 20/05/2018 tarih ve 30426 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İstanbul İmar Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde, basit tamir ve tadil, yapılarda esaslı tadilat kapsamında olmayan, taşıyıcı sistemi, bağımsız bölümün dış cephesini, ıslak hacimlerin yerini ve sayısını değiştirmeyen; derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile bahçe duvarı, duvar kaplamaları, baca, saçak, çatı onarımı ve kiremit aktarılması gibi her türlü tamir ve tadil işlemleri olarak; aynı fıkranın (z) beninde ise esaslı tadilat, yapılarda taşıyıcı unsuru etkileyen veya yapı inşaat alanını veya emsale konu alanını veya taban alanını veya bağımsız bölüm sayısını veya ortak alanların veya bağımsız bölümlerin alanını veya kullanım amacını veya ruhsat eki projelerini değiştiren işlemleri olarak tanımlanmış ve esaslı tadilatın ruhsata bağlı olduğu kurala bağlanmıştır. Aynı Yönetmelik'in "Yapı ruhsatı gerekmeyen inşai faaliyetler" başlıklı 62. maddesinin birinci fıkrasında "Basit tamir ve tadiller, balkonlarda yapılan açılır kapanır katlanır cam panel uygulamaları, korkuluk, pergola, çardak/kameriye ve benzerlerinin yapımı ile bölme duvar, bahçe duvarı, duvar kaplamaları, baca, saçak, çatı ve benzeri elemanların tamiri ve pencere değişimi ruhsata tabi değildir." hükmüne yer verilmiştir. Uyuşmazlıkta, dava konusu yapı tatil tutanağında tespit edilen yapının tüm cephelerinin kompozit malzeme ile kaplanmasına ilişkin imalatın; yapının taşıyıcı unsurunu etkilediğine veya yapı inşaat alanını veya emsale konu alanı artırdığına yönelik idarece herhangi bir tespitin yapılmamış olduğu hususu da dikkate alındığında, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca yapı ruhsatı gerektirmeyen "basit tamir ve tadil" niteliğinde olduğu ve ruhsata tabi olmadığı değerlendirilmekte olup, dava konusu yapı tatil tutanağının yapının tüm cephelerinin kompozit malzeme ile kaplanmasına ilişkin imalata ilişkin kısmında hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu İdare Dava Dairesi kararının belirtilen kısmında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine, 2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bodrum katın tam kata çevrilerek açığa çıkartılması, çatı katı yapılması ve set altı otopark yapılmasına ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Anılan İdare Dava Dairesi kararının tüm cephelerin kompozit malzeme ile kaplanmasına ilişkin kısmının ise BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 14/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Belirli tamiratlar ile yönetmelikte belirtilecek ve taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ruhsata tabi değildir. Belediye veya valilik, uyum ve görünüm amacıyla dış cephe boya ve kaplamaları ile çatının malzeme ve rengini tayin etmeye yetkilidir. Bu yetki, ruhsatsız her kaplamanın hukuka uygun sayılması sonucunu doğurmaz.

Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nde esaslı tadilat; taşıyıcı unsuru, alanları, bağımsız bölüm sayısını, kullanım amacını veya ruhsat eki projelerini değiştiren işlemleri kapsar ve ruhsata tabidir. Yönetmeliğin 59. maddesi ile İstanbul İmar Yönetmeliği’nin 62. maddesinde basit tamir ve tadiller ile duvar kaplamaları dâhil sayılan bazı işlerin ruhsata tabi olmadığı düzenlenmiştir. Basit tadil tanımında dış cephenin değiştirilmemesi de bulunduğundan kaplama uyuşmazlığında hükümler birlikte okunmalıdır. Bu ilişki her kaplama türü için ayrıca çözülmüş değildir.

Bodrum kat, çatı katı ve set altı otopark kısımlarında Daire, sayılan bozma nedenlerinin bulunmadığı sonucuna varmıştır. Bu tespit, kompozit kaplamaya ilişkin bozulan kısmı kapsamaz.

Sık sorulan sorular

Yapı tatil tutanağı nedir?

Ruhsatsız veya ruhsata, mevzuata ya da projeye aykırı yapının tespitinden sonra inşaatı mühürleyip durdurmak için düzenlenen resmî belgedir. Encümenin yıkım kararıyla aynı işlem değildir.

Mühür ne zaman kaldırılır?

Aykırılığın giderildiği veya ruhsat alındığı ve yapının ruhsata uygun olduğu inceleme sonunda anlaşılırsa mühür kaldırılır ve inşaata devam izni verilir. Aksi hâlde ruhsat iptal edilir ve kurul kararından sonra yıkım süreci uygulanır.

Bir aylık süre dava süresi midir?

Hayır. Bu süre, yapı sahibinin yapıyı ruhsata uygun hâle getirmesi veya ruhsat alarak mührün kaldırılmasını istemesi içindir. Özel kanununda ayrı süre gösterilmeyen idari davalarda dava açma süresi altmış gündür.

Yıkım kararı için iptal davasından önce itiraz zorunlu mudur?

Hayır. Yıkım kararına karşı iptal davası açılabilmesi için önce itiraz yoluna başvurulması zorunlu değildir. Yapı tatil zaptına karşı ise 2577 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında idareye başvurulabilir.

Dava açmak yıkımı kendiliğinden durdurur mu?

Hayır. Dava açılması idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulması, telafisi güç veya imkânsız zarar ile açık hukuka aykırılık şartları birlikte bulunursa mahkemece verilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu