Belediye Yıkım Kararının İptali ve İtiraz Yolları

by Avukat Erdal Ersoy
Belediye Yıkım Kararının İptali ve İtiraz Yolları

Ruhsatsız başlanan, ruhsat ve eklerine aykırı olan veya ruhsatsız yapılabilen yapılarda projeye ve ilgili mevzuata aykırı yapılan bina, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesindeki sıra işletilmeden kendiliğinden yıkılmaz. Belediye veya valilik inşaatın durumunu tespit eder, yapıyı mühürler ve inşaatı durdurur. Yapı sahibi, durdurmanın tebliğ sayıldığı tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapıyı ruhsata uygun hâle getirebilir ya da ruhsat alabilir. Bu sağlanmazsa ruhsat iptal edilir; bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararından sonra belediye ya da valilikçe yıktırılır. İptal davası, hukuka aykırı yıkım kararının bütün sonuçlarıyla ortadan kalkması için idari yargıda açılır. Özel kanunda ayrı süre yoksa süre, yazılı bildirimin ertesi gününden itibaren altmış gündür. Davanın açılması yürütmeyi kendiliğinden durdurmaz.

3194 sayılı İMAR KANUNU m. 32Kaynağı aç
Madde 32 – Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (…)[36] tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz.[37] Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. (Değişik cümle:14/2/2020-7221/10 md.) Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. (Ek cümleler:14/2/2020-7221/10 md.) Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde yapı sahibi tarafından yapının ruhsata uygun hale getirilmediğinin veya ruhsat alınmadığının ilgili idaresince tespit edilmesine rağmen iki ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan yapılar ile hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen altı ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım maliyetleri %100 fazlası ile ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir. (Ek fıkra:29/11/2018-7153/15 md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır. Umumi hizmetlere ayrılan yerlerde muvakkat yapılar:
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Tespit, mühür ve tebligat

Ruhsatsız yapıya başlandığının ya da ruhsat ve eklerine, ruhsatsız yapılabilen yapılarda ise projeye ve ilgili mevzuata aykırılığın öğrenilmesi yeterlidir. Öğrenme, ilgili idarenin tespiti, fenni mesulün tespiti ve ihbarı ya da durumun başka bir yolla öğrenilmesiyle olur. Bunun üzerine belediye veya valilik, inşaatın o andaki durumunu tespit eder. Yapı mühürlenir ve inşaat derhal durdurulur.

Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir. Yapının imar mevzuatına aykırı olduğu, tapu kaydının beyanlar hanesine işlenmek üzere ilgili idarece tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı bildirilir. Aykırılığın giderildiği bildirilmeden bu kayıt kaldırılamaz.

Uygunlaştırma, ruhsat ve yıkım

Zaptın asılmasıyla başlayan tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun duruma getirerek veya ruhsat alarak mühürün kaldırılmasını ister. İnceleme sonunda aykırılığın giderildiği ya da ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygun olduğu anlaşılırsa mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi hâlde ruhsat iptal edilir. Ruhsata aykırı veya ruhsatsız bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararının ardından belediye ya da valilik tarafından yıktırılır.

İdare, yapının ruhsata bağlanamayacağını veya aykırılıkların giderilemeyeceğini tespit ederse ruhsatı, üçüncü fıkradaki bir aylık süreyi beklemeden iptal eder. Mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır. Dolayısıyla bir aylık sürenin beklenmesi, ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılığı giderilemeyeceği tespit edilen her yapı için ayrıca aranmaz.

Bir aylık süre ve Bakanlık yetkisi

Malike tanınan süre, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla başlayan tarihten itibaren en çok bir aydır. Bakanlığa ilişkin hükümde ise başka bir bir aylık süre vardır. Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde yapı sahibi yapıyı ruhsata uygun hâle getirmez veya ruhsat almaz ve ilgili idare bunu tespit ederse, buna rağmen iki ay içinde yıkım kararı alınmayan yapı Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım kararı alınmış olmasına rağmen altı ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapı için de aynı yetki öngörülmüştür. Bu bir, iki ve altı aylık süreler, malike asılma tarihinden tanınan sürenin yerine geçmez.

Danıştay 6. Dairenin E. 2019/10902, K. 2020/8478 sayılı kararında 32. madde, tutanağın yapıya asılmasından itibaren bir ayı geçmemek koşuluyla süre verilmişse bu sürenin, süre verilmemişse tespit tarihinden itibaren bir aylık sürenin sonunda ruhsat alma veya yapıyı ruhsata uygun hâle getirme yükümlülüğü olarak özetlenmiştir. Kanun metnindeki malike ait süre asılma tarihinden, Bakanlık yetkisindeki bir aylık süre tutanağın düzenlendiği tarihten başlar. Karardaki özet ise süre verilip verilmemesine göre ayrı başlangıçlar kurar. Bu başlangıçlar birbirinin yerine konulamaz.

Danıştay 6. Daire, E. 2019/10902, K. 2020/8478Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/10902 E.  ,  2020/8478 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2019/10902 Karar No : 2020/8478 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı – … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnş. Taah. Tic. San. A.Ş. VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: … İli, … İlçesi, … Mahallesi, …ada, … parsel sayılı taşınmazda bulunan yapıda ruhsat eki mimari projesine aykırı imalatlar yapıldığından bahisle, söz konusu yapının 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 11. ve 12. maddeleri uyarınca mühürlenmesine ilişkin 25/05/2015 tarih ve 1355 sayılı yapı tatil tutanağı ile 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca … TL ve 3. fıkrası uyarınca … TL olmak üzere davacıya toplam … TL para cezası verilmesine ilişkin 26/05/2015 tarih ve 422 sayılı … Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlığa konu yapıda, onaylı mimari projesine aykırı olarak tüm katların kat planlarında taşıyıcı sistemde ve cephelerinde değişiklik yapıldığının, 1. bodrum katın etrafındaki hafriyatın alınarak, bodrum katın tamamen açığa çıkarıldığının, söz konusu kata projede olmayan kapı ve pencere açıldığının, 25/05/2015 tarihli yapı tatil tutanağıyla tespiti üzerine, yapının mühürlendiği, 26/05/2015 gün ve 422 sayılı encümen kararı ile davacıya … TL idari para cezası verilmesine karar verildiği, dava konusu işlemlere esas alınan yapı tatil tutanağında, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde öngörülen şekilde o andaki inşaat durumunun somut ve ayrıntıya yer verilerek tespit edilmediği, ruhsata aykırı imalatların ne olduğunun tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmadığı, genel nitelikli tespitler yapıldığı görüldüğünden, anılan Kanundaki usule uygun olarak düzenlenmeyen yapı tatil tutanağında ve bu tutanağa dayanılarak davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin encümen kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle; dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi uyarınca, imar mevzuatına aykırılığın tespit edildiği tarihten itibaren 10 iş günü içinde ilgili idare encümenince üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olmak üzere maddede belirtilen idari müeyyidelerin uygulanabileceği, yapı tatil tutanağının düzenlendiği 25/05/2015 tarihinden itibaren yasal süre içinde para cezası verildiğinden, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının değişik gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : … İli, … İlçesi, … Mahallesi, …ada, … parsel sayılı taşınmazda yapılan denetimde, taşınmazdaki yapıda ruhsat ve eki mimari projesine aykırı imalatlar yapıldığının tespiti üzerine, 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 11. ve 12. maddeleri uyarınca 25/05/2015 tarih ve 1355 sayılı yapı tatil tutanağı ile yapı mühürlenmiş ve … Belediye Encümeninin 26/05/2015 tarih ve 422 sayılı kararı ile 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. ve 3. fıkraları uyarınca davacıya … TL idari para cezası verilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 1. maddesinde; "Bu kanununun amacı; İstanbul Boğaziçi Alanının kültürel ve tarihi değerlerini ve doğal güzelliklerini kamu yararı gözetilerek korumak ve geliştirmek ve bu alandaki nüfus yoğunluğunu artıracak yapılanmayı sınırlamak için uygulanacak imar mevzuatını belirlemek ve düzenlemektir" hükmü, 11. maddesinde; "Boğaziçi Alanındaki yapılar, kazı izni verildiği günden itibaren Boğaziçi İmar Müdürlüğünce inşaat ruhsatına ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen esaslara göre denetlenir. Boğaziçi İmar Müdürlüğü, denetleme sırasında inşaat ruhsatı ve eklerine ve bu Kanunla belirlenen imar mevzuatına aykırılıkları bir tutanakla tespit eder. Tutanak tanziminde mal sahibi veya müteahhit veya fenni mesulün bulunması esastır. Bunların bulunmamaları halinde inşaatta çalışan herhangi bir kişinin bulunması da yeterlidir. Terkedilmiş bir inşaatta tutanak, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir. İnşaat ruhsatı ve eklerine ve imar mevzuatına aykırılığı tespit edilen yapılar için, tutanak tanzimi ile birlikte inşaat mühürlenir. Yapının mühürlendiğini belirten belge ve levhalar yapının muhtelif cephelerine asılır. Bu suretle durum mal sahibine veya müteahhide veya fenni mesule tebliğ edilmiş sayılır…" hükmü; aynı Kanunun 12. maddesinde; "Kullanma izni verilen yapıların, Boğaziçi İmar Müdürlüğünce tespit edilecek önceliklere göre ve bir program dahilinde, projelerine ve imar mevzuatına uygunluğu denetlenir. Denetleme sırasında tespit edilen aykırılıklar bu Kanunun 11. maddesinde belirtilen esaslara göre tespit edilir ve derhal Boğaziçi İmar Müdürlüğüne bildirilir. Tutanak tanziminde mal sahibi veya yönetici veya kiracının bulunması esastır. Terkedilmiş yapılarda tutanak Boğaziçi İmar Müdürlüğünce görevlendirilecek asgari üç görevli tarafından tanzim edilir. Yapıda imar mevzuatına aykırı olarak yapılan değişiklikler ve eklentiler, bu kanunun 13. maddesinde belirtilen esaslara göre Boğaziçi İmar Müdürlüğünce yıkılır ve yıktırılır…" hükmü yer almaktadır. 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 1. maddesinde; bu Kanunun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlendiği, 2. maddesinde; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapıların bu Kanun hükümlerine tabi olduğu, 3. maddesinde; herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamayacağı, 4. maddesinde; bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 32. maddesinde; bu kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığının ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya Valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilerek inşaat derhal durdurulacağı, durdurmanın yapı tatil zaptının yapı üzerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılacağı, bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılacağı, bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibinin yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mührün kaldırılmasını isteyeceği, ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının ruhsata uygunluğu inceleme sonucunda anlaşılırsa mühürün belediye veya valilikçe kaldırılacağı ve inşaatın devamına izin verileceği, aksi takdirde ruhsatın iptal edileceği, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan binanın belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip belediye veya valilikçe yıktırılacağı ve masrafın yapı sahibinden tahsil edileceği, 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede belirtilen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı düzenlenmiş; (a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için idari para cezası verileceği, bu miktarların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılaracağı kurala bağlanmış; (b) bendinde; mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20’si kadar idari para cezası verileceği hükme bağlanmış, (c) bendinde ise artırım sebepleri sayılmış ve 6. fıkrasında ise yukarıdaki fıkralarda belirtilen fiil ve hallerin, yapının inşa edilmesi süreci içinde tekrarı halinde, idari para cezaları bir kat artırılarak uygulanacağı, aynı maddenin 3. fıkrasında; "18, 28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve 41 inci maddelerde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere ikibin Türk Lirası, bu fiillerin çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması halinde dörtbin Türk Lirası, can ve mal emniyetini tehdit etmesi halinde altıbin Türk Lirası idari para cezası verileceği, 46. maddesinde ise; 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu'nun 6. maddesiyle oluşturulan kurulların kaldırılarak, görev ve sorumlulukların 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 2. maddesinde belirlenen ve 22/07/1983 onay tarihli plana göre Boğaziçi alanında gösterilen "Boğaziçi Sahil Şeridi" ve "Öngörünüm" bölgelerindeki uygulamalar … Büyük Şehir Belediye Başkanlığınca, "Gerigörünüm" ve "Etkilenme" bölgelerindeki uygulamaların da ilgili İlçe Belediye Başkanlıklarınca yerine getirileceği, düzenlemelerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Temyize konu İdare Mahkemesi kararının, 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 11. ve 12. maddeleri uyarınca düzenlenen yapı tatil tutanağı ile davacıya 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca … TL verilmesine ilişkin … Belediye Encümeni kararına ilişkin kısmının incelenmesinden; Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; imar planlarında, Boğaziçi sahil şeridi, öngörünüm bölgesi, gerigörünüm ve etkilenme bölgelerinde kalan ruhsatsız yapılar veya ruhsat eki projelere aykırı uygulamalarla ilgili olarak, öncelikle özel Kanun niteliğinde olan ve 3194 sayılı Kanundan önce yürürlüğe giren, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, söz konusu bölgelerde, genel nitelikte olan ve daha sonra yürürlüğe giren 3194 sayılı Kanunun ise ancak 2960 sayılı Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanabileceği sonucuna varılmıştır. 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu kapsamında kalan ruhsatsız yapılar veya ruhsat eki projelere aykırı uygulamalarla ilgili olarak, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, sorumlulara idari para cezası verilmesinde mevzuata aykırılık bulunmamakla birlikte, verilecek para cezası miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak temel ölçütün; yapı sınıfı ve grubu ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının varsa aykırılıktan etkilenen alanın katılması suretiyle bulunacak alan olduğu, temel ceza miktarı belirlendikten sonra maddede öngörülen arttırım sebeplerinin varlığı halinde arttırım sebeplerinin ayrı ayrı hesaplanacağı, bu sebeple; para cezası miktarının maddede öngörüldüğü şekilde belirlenebilmesi için 2960 sayılı Kanunun 11. ve 12. maddeleri uyarınca düzenlenen tutanakta da; ruhsata aykırı ya da aykırılıktan etkilenen alanın yüzölçümü, inşaatın tamamlanıp tamamlanmadığı, kullanılıp kullanılmadığı gibi niteliği gereği yerinde tespiti gerektiren hususların açık bir şekilde belirtilmesinin gerektiği, yapı sınıfı ve grubu dikkate alınmak suretiyle maddede belirtilen miktar ile yapının alanının çarpılması sonucu temel ceza miktarının hesaplanacağı, bu miktar üzerinden; (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen nedenlerin bulunması halinde ayrı ayrı arttırım oranlarının hesaplanması ve bunların toplamlarının alınması suretiyle toplam ceza miktarının bulunacağı ve bulunan bu miktarın belediye encümeni tarafından imar para cezası olarak verileceği anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden; … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın imar planında Boğaziçi etkilenme bölgesinde kaldığı, idare elemanlarınca yapılan denetimde, uyuşmazlığa konu yapıda mimari projesine aykırı olarak tüm katların kat planlarında taşıyıcı sistemde ve cephelerinde değişiklik yapıldığının, 1. bodrum katın etrafındaki hafriyatın alınarak, bodrum katın tamamen açığa çıkarıldığının, söz konusu kata projede olmayan kapı ve pencere açıldığının, 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 11. ve 12. maddesi uyarınca düzenlenen 25/05/2015 tarih ve 1355 sayılı yapı tatil tutanağı ile tespit edildiği ve yapının mühürlendiği, sonrasında, … Belediye Encümeninin 26/05/2015 tarih ve 422 sayılı kararı ile 3.229 m2 üzerinden, yapının 3. sınıf B grubu olduğu değerlendirilerek, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendine göre temel para cezasının hesaplandığı, bu tutara (c) bendinin 5. ve 12. alt bendinde düzenlenen artırım oranının uygulandığı ve bulunan tutara 42. maddenin 3. fıkrası uyarınca … TL maktu para cezası eklenmek suretiyle, dava konusu işlem ile davacıya … TL para cezası verildiği, İdare Mahkemesince, dava konusu işlemlere esas alınan yapı tatil tutanağında, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde öngörülen şekilde o andaki inşaat durumunun somut ve ayrıntıya yer verilerek tespit edilmediği, ruhsata aykırı imalatların ne olduğunun tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya konulmadığı, genel nitelikli tespitler yapıldığı, bu nedenle anılan Kanundaki usule uygun olarak düzenlenmeyen yapı tatil tutanağında ve bu tutanağa dayanılarak davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin encümen kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. Uyuşmazlıkta; 2960 sayılı Kanunun 11. ve 12. maddeleri uyarınca düzenlenen yapı tatil tutanağında, mimari projesine aykırı olarak tüm katların kat planlarında taşıyıcı sistemde ve cephelerinde değişiklik yapıldığı, 1. bodrum katın etrafındaki hafriyatın alınarak, bodrum katın tamamen açığa çıkarıldığı, söz konusu kata projede olmayan kapı ve pencere açıldığı şeklinde tespitlerde bulunulduğu, ancak somut olarak bunların ortaya konulmadığı, sadece bodrum katın ölçülerine yer verildiği, aykırılıktan etkilenen alanın belirtilmediği, para cezasının 3.229 m2 üzerinden hesaplandığı, 26/12/2000 tarih ve 2/35 sayılı yapı ruhsatında ise yapının toplam alanının 3.929 m2 olduğu görülmüştür. Bu durumda; genel nitelikli tespitler içeren, ruhsata aykırılıkları ve aykırılıktan etkilenen alanı somut olarak ortaya koymayan 25/05/2015 tarih ve 1355 sayılı yapı tatil tutanağında ve bu tutanağa dayanılarak davacıya 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca para cezası verilmesine ilişkin 26/05/2015 tarih ve 422 sayılı … Belediye Encümeni kararında hukuka uyarlık, anılan işlemlerin belirtilen kısımlarının iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının bu bölümüne yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin kısmında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır. Kararın, 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacıya …-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmına gelince; Yukarıda da belirtildiği üzere; Boğaziçi sahil şeridi, öngörünüm bölgesi, geri görünüm ve etkilenme bölgelerindeki yapılarla ilgili olarak öncelikli olarak uygulanması gereken Kanun 2960 sayılı Boğaziçi Kanunudur. Söz konusu bölgelerde, genel nitelikte olan ve daha sonra yürürlüğe giren 3194 sayılı Kanunun ise ancak 2960 sayılı Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmaktadır. 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 3. fıkrasında; aynı Kanunun 32. maddesinde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere para cezası verileceği öngörülmüş, 32. maddesinde ise; yapı tatil tutanağının düzenlenerek yapıya asılmasından itibaren, bir ayı geçmemek koşulu ile bir süre verilmesi durumunda bu sürenin, herhangi bir süre verilmemesi halinde ise tespit tarihinden itibaren bir aylık sürenin sonunda ruhsat alınması ya da yapının ruhsata uygun hale getirilmesi yolunda bir yükümlülük öngörülmüştür. 2960 sayılı Boğaziçi Kanunun 11. ve 12. maddelerinde ise; ruhsat alınması ya da yapının ruhsata uygun hale getirilmesi için herhangi bir süre ve yükümlülük öngörülmemiş, aynı Kanunun 13. maddesinde; tespit tarihinden itibaren 7 gün içinde yıkım yönünde karar alınacağı, bu kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde yapının mal sahibi veya müteahhit tarafından yıkılmaması durumunda ise yıkım işleminin yetkili idare tarafından yerine getirileceği düzenlenmiştir. Uyuşmazlıkta; dava konusu …Belediye Encümeni kararı ile davacıya 3194 sayılı Kanunun 32. maddesindeki yükümlülükleri yerine getirmediğinden bahisle, aynı Kanunun 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca … TL idari para cezası verilmiş ise de, yapı tatil tutanağının 2960 sayılı Boğaziçi Kanununun 11. ve 12. maddeleri hükümleri uyarınca düzenlendiği, davacının 3194 sayılı Kanunun 32. maddesinde belirtilen yükümlülüğü yerine getirmediğinden söz edilemeyeceği gibi 2960 sayılı Kanunun anılan maddelerinde ruhsat alınması ya da yapının ruhsata uygun hale getirilmesi için herhangi bir süre ve yükümlülük öngörülmediği anlaşıldığından, dava konusu işlemin … TL para cezası verilmesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu itibarla; davacıya 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca para cezası verilmesine ilişkin 26/05/2015 tarih ve 422 sayılı işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının bu bölümüne yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin kısmında da sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2020 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

Mülkiyet hakkının sınırı

Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması da toplum yararına aykırı olamaz. Yıkım yetkisi, 3194 sayılı Kanun’un 32. maddesinde gösterilen tespit, mühür, süre ve encümen ya da il idare kurulu kararı çerçevesinde kullanılır.

2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 35 (1/2)Kaynağı aç
Madde 35 – Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz. XIII. Hakların korunması ile ilgili hükümler A. Hak arama hürriyeti

Dava süresi, görev ve yetki

Özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. İdari uyuşmazlıklarda süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Adresi belli olmayana özel kanunundaki hükme göre ilan yoluyla bildirim yapılmışsa ve özel kanunda aksine hüküm yoksa süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar. Ayrı süre öngören özel kanun varsa genel altmış gün o hâle uygulanmaz.

Yıkım kararının iptali davasında görevli mahkeme idare mahkemesidir. Yetkili mahkeme, yapının bulunduğu yer idare mahkemesidir. Yanlış mahkemede açılan dava usulden reddedilir. Altmış günlük süre hak düşürücü niteliktedir. Süre kaçırılırsa yıkım kararının açıkça hukuka aykırı olması dahi davanın reddine yol açar. Bu sonuç, ret kararını usul veya esas yönünden ayırmaz. İdareye yapılan başvuru dava açma süresini durdurmaz. Belediye, hukuka aykırılığı fark eder veya yeni bir durum ortaya çıkarsa yıkım kararını idari işlem olarak geri alabilir ya da kaldırabilir.

Yürütmenin durdurulması

İdare mahkemesinde dava açılması, yıkım kararının yürütülmesini durdurmaz. Yürütmenin durdurulması ayrıca istenmezse dava sürerken yapı fiilen yıkılabilir. Telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları birlikte gerçekleşirse mahkeme, kural olarak davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Kararda, işlemin hangi gerekçelerle açıkça hukuka aykırı olduğu ve uygulanırsa doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğu belirtilir. Yürütmenin durdurulması kararı alınmışsa yıkım yapılamaz.

Uygulanmakla etkisi tükenecek işlemin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmadan da durdurulabilir. Kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirmeye ilişkin işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek idari işlemlerden sayılmaz. Dava dilekçesi ve eklerinden istemin yerinde olmadığı anlaşılırsa savunma alınmaksızın istem reddedilebilir. Yalnızca ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.

Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir. Durumun gerekleri, teminat aranmamasına da imkân verir. İdareden ve adli yardımdan yararlanan kimselerden teminat alınmaz. Teminata ilişkin anlaşmazlığı, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hâkim çözer. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16. maddedeki süreler kısaltılabilir ve tebliğ memur eliyle yapılabilir.

Yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen karara, tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde ve bir defaya mahsus itiraz edilebilir. Danıştay dava dairesinin kararına, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına; bölge idare mahkemesi kararına en yakın bölge idare mahkemesine; idare ve vergi mahkemeleri ile tek hâkim kararlarına bölge idare mahkemesine başvurulur. İtiraz edilen merci, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar verir. Bu karar kesindir. Yürütmesi durdurulan dosya öncelikle incelenip karara bağlanır. Yürütmenin durdurulması kararı on beş gün içinde yazılır ve imzalanır. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması istenemez.

İptalin ve sonraki uygulamanın sonucu

Yıkım işlemi iptal kararından önce gerçekleştirilmişse idarenin tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir. Yıkım fiilen gerçekleştirilmiş olsa da yıkım kararının iptali davası açılabilir.

Delil, keşif ve temsil

Bu davalarda başlıca deliller yapı ruhsatı, imar durumu belgesi, yapı tatil tutanağı, encümen kararı, yapıya ilişkin fotoğraflar ve bilirkişi raporlarıdır. Bilirkişi incelemesinde yapının ruhsata uygun olup olmadığı, aykırılığın giderilip giderilemeyeceği ve kısmi yıkımın teknik imkânı değerlendirilir. Mahkemeler çoğu zaman yapı yerinde keşif yapar. Keşifte mevcut durum, aykırılığın niteliği ve kapsamı ile yapının çevresel ve imar düzenine etkileri incelenir. Keşif ve bilirkişi her davada zorunlu değildir. Avukatla temsil de zorunlu değildir.

Para cezası ve mühürlemeden ayrılan sonuç

Belediye encümeni imar mevzuatına aykırılık nedeniyle idari para cezası verebilir. Cezanın hukuka uygun olması gerekir ve usule aykırı para cezasına da iptal davası açılabilir. Para cezası, yıkım kararının kendisi değildir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E. 2024/1318, K. 2024/3330 sayılı kararında, aykırılıklar için imar para cezası kesildiği ve 3194 sayılı Kanun’un 32. maddesi uyarınca yıkım kararı verildiği görülür. Karara konu istem bu yıkım kararı değildir. Dava, açık alan inşaat iskelesi depolama faaliyetine ilişkin işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ile işyerinin 27/05/2022 tarihinde mühürleneceğine dair 24/05/2022 tarihli işlemin iptaline ilişkindir.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/1318, K. 2024/3330Kaynağı aç
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2024/1318 E.  ,  2024/3330 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1318 Karar No : 2024/3330 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Sanayi ve Ticaret AŞ VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin… tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, … Mahallesi, … Cadddesi, No:… adresinde bulunan ve davacı adına açık alan inşaat iskelesi depolama faaliyet konulu işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunan iş yerine ait ruhsatın iptaline dair … tarih ve …sayılı işlem ile bu işleme istinaden söz konusu iş yerinin 27/05/2022 tarihinde mühürleneceğine ilişkin 24/05/2022 tarihli işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesinin… tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; uyuşmazlığa konu iş yerinde iş yeri açma ve çalışma ruhsatının kapsadığı alan dışında, 172,50 m² alan oluşturulduğu, ruhsatlı alan dışında oluşan ve tutanağa bağlanan hususlarla ilgili olarak davalı idarece 3194 sayılı İmar Kanunu çerçevesinde değerlendirilmesi gereken bir konu olduğu, iş yeri açma ve çalışma ruhsatının kapsadığı alanı da içerecek şekilde iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesine ve iş yerinin mühürlenmesine ilişkin işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; iş yeri ruhsatının kapsadığı alanda oluşan ve verilen süre içerisinde giderilmediği görülen imara aykırı durum nedeniyle, düzenlendiği tarihteki koşullarını yitiren davacıya ait iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin dava konusu işlemde ve bu işleme dayalı olarak tesis edilen iş yerinin mühürleneceğine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf talebinin kabulüne, Mahkeme kararı kaldırılarak, davanın reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesinin 16/01/2024 tarih ve E:2023/8405, K:2024/310 sayılı kararıyla; Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemlere gerekçe olarak gösterilen, davacıya ait 551,50 m² 'lik iş yeri açma ve çalışma ruhsatlı alan içerisinde kalan 172,50 m² yüzölçümlü yapının ne zaman inşa edildiği ve davacı tarafından yapılıp yapılmadığının belli olmadığı gibi davacıya ait iş yeri açma ve çalışma ruhsatının "açık alan inşaat iskelesi depolama" faaliyet konulu olduğu dikkate alındığında söz konusu yapının davacının ruhsatlı alanını genişletmediğinin anlaşıldığı, İş yeri açma ve çalışma ruhsatı açısından imara aykırılıktan bahsedebilmek için öncelikle tespit edilen aykırılıkların ruhsat sahibi lehine sonuçlar doğurması ve ruhsat sahibinin bu durumdan faydalanıyor olması gerektiği, oysa olayda davacının açık alan ruhsatının bulunduğu ve imara aykırılığın ise kapalı alan oluşturmakla ilgili olduğu göz önünde bulundurulduğunda davacının söz konusu aykırılıktan faydalanarak ruhsatlı alanını genişleterek alan kazanmasının mümkün olmadığı, Öte yandan, söz konusu imara aykırılıklarla ilgili olarak idarenin yıkım ve para cezası gibi yaptırımlar uygulama yetkisi olduğu, nitekim… tarih ve …sayılı encümen kararıyla davacı hakkında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca imar para cezası kesildiğinin görüldüğü, Bu durumda, imara aykırılık nedeniyle davacının iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ve iş yerinin mühürlenmesi yolunda tesis edilen işlemlerde hukuka uyarlık, Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddi yolunda verilen İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle … Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesinin… tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin…tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; istinaf talebinin kabulü, Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ruhsat aldığı tarihten itibaren iş yerinde herhangi bir değişikliğe gidilmediği, nitekim dosya kapsamında "Yapı Tatil Tutanağı"na konu yapının, ruhsat aldıktan sonra kendileri tarafından yapıldığına dair bir tespit ve delil bulunmadığı, bu hususun uydu fotoğrafları ile de sabit olduğu, bu haliyle elde ettikleri iş yeri ruhsatından sonra hukuka, İmar Kanunu'na aykırı herhangi bir eylem ve işlemleri olmaksızın iş yeri ruhsatının iptalinin hukuki güvenlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği, ruhsatın verildiği tarihteki durum ile iptal edildiği tarihteki durum arasında bir değişiklik olmamasına rağmen tesis edilen iptal işleminin, kamu yararı, ölçülülük ve iyi yönetişim ilkelerine de aykırılık oluşturduğu, işletmenin bir kısmı için düzenlenen "Yapı Tatil Tutanağı"nın, işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptalini gerektirmediği, "Yapı Tatil Tutanağı"nın, İmar Kanunu kapsamında sonuçlarını doğuracak bir belge olduğu, Yapı Tatil Tutanağı ile İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatının iptali arasında zorunlu, ayrılamaz bir bağ bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, ısrar kararının hukuka ve usule uygun bulunduğu, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebeplerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT : 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun'un 4. maddesinde; " 3. maddede belirtilen merciler, iznin verilmesi için yapılacak beyan ve incelemelerde aşağıda öngörülen genel kriterlere göre düzenlenecek yönetmeliği esas alırlar. a)İnsan sağlığına zarar vermemek, b)Çevre kirliliğine yol açmamak, c)Yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemelere aykırı davranmamak."; 5.maddesinde; "İşyeri veya işletme açmak isteyen; işin özelliğine göre 4. maddede belirtilen Yönetmelikte öngörülen kriterlere uygun olarak işyerini düzenledikten sonra başvuru formunu doldurarak 3. maddede belirtilen mercie ibraz ederler. Bu başvurunun Yönetmelikte öngörülen kriterlere uygun olarak doldurulduğunun tespiti halinde, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenerek ilgiliye verilir. İlgili, bu belgeye dayanarak işyeri açabilir. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı bütün işyerleri için tek tip olarak düzenleniir. Beyana göre tanzim edilen ruhsat müktesep hak doğurmaz."; 6. maddesinde; "İşyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen işyerleri, 3. maddede belirtilen merciler tarafından ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına ruhsatın veriliş tarihini izleyen bir ay içinde kontrol ettirilirler. Bu süre içinde kontrol ettirilmemesi halinde, ilgili, çalışma ruhsatı almış sayılır ve kontrol görevini süresinde yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında yasal hükümler uygulanır. Ruhsat verilmesini takiben yapılacak kontrol ve denetimlerde, 4. maddede belirtilen Yönetmelikte öngörülen kriterlere aykırı beyan ve durumun tespiti halinde; verilmiş olan ruhsat, ilgili mevzuattaki hükümler çerçevesinde yetkili mercii veya mülki idare amirince iptal edilerek işyeri kapatılır ve ilgililer hakkında ayrıca işlem yapılır." kurallarına yer verilmiştir. İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 13. maddesinin 2. fıkrasında; iş yeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesinden sonra yapılacak denetimlerde mevzuata uygun olmayan unsurların ve noksanlıkların tespiti halinde, iş yerine bu noksanlık ve hatalarını gidermesi için bir defaya mahsus olmak üzere on beş günlük süre verileceği, verilen süre içinde tespit edilen noksanlık ve aykırılıklar giderilmediği takdirde, ruhsatın iptal edilmesi suretiyle iş yerinin kapatılacağı belirtilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden; davalı idare tarafından, İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, … Mahallesi … Caddesi No:… adresinde bulunan 551,50 m² alan için davacı şirket adına …tarih ve …sayılı "açık alan inşaat iskelesi depolama" faaliyet konulu iş yeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlendiği, davalı idarece 11/04/2022 tarihinde yapılan denetimde davacının iş yeri açma ve çalışma ruhsatlı alanı içerisinde ne zaman yapıldığı belli olmayan 172,50 m² (11,50 m x 15,00 m) büyüklüğünde ruhsatsız yapı bulunduğundan bahisle yapı tatil tutanağının düzenlendiği, yapı kontrol müdürlüğünce tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için davacıya 15 gün süre verildiği, verilen sürede eksikliklerin giderilmemesi halinde iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptali yoluna gidileceğinin davacıya 15/04/2022 tarihli tebellüğ ilmühaberi ile bildirildiği, 11/05/2022 tarihinde yapılan kontrolde yapı tatil tutanağında belirtilen kusurların kaldırılmadığı ve mevcut durumun muhafaza edildiğinden bahisle davacıya ait işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin 16/05/2022 tarihli başkanlık oluru ile iş yerinin mühürleneceğine ilişkin işlem tesis edilmesi üzerine, söz konusu işlemlerin iptali istemiyle temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan, söz konusu imara aykırılıklarla ilgili olarak idarenin yıkım ve para cezası gibi yaptırımlar uygulama yetkisi kapsamında,… tarih ve …sayılı encümen kararıyla davacı hakkında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca imar para cezası kesildiği, … tarih ve … sayılı encümen kararı ile de 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca yıkım kararı verildiği görülmektedir. Bahsi geçen yıkıma ilişkin… tarih ve… sayılı encümen kararının iptali istemiyle … İdare Mahkemesinde açılan davada, Mahkeme tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde, söz konusu yapının 04/04/2015 – 30/07/2015 tarihleri arasında yapıldığı yönünde tespite yer verilerek … Sanayi ve Ticaret AŞ'nin 18/09/2019 tarihinde kurulmuş olması nedeniyle söz konusu ruhsatsız yapının bu şirket tarafından yapılmış olamayacağı değerlendirilmiştir. Ayrıca, davacı şirket tarafından gayrısıhhi müessese açma ve çalışma ruhsatı başvuru/beyan formu doldurularak davalı idareye yapılan 12/11/2021 tarihli ruhsat başvurusu sürecinde de, söz konusu yapının var olmasına rağmen iş yeri kullanım alanı olarak sadece 551,50 m² açık alan için başvuru yapıldığı ve ruhsatın da kapalı alan olmaksızın sadece açık alan olacak şekilde düzenlendiği görülmüştür. Her ne kadar davalı idarece, ruhsat verilmesi akabinde 19/11/2021 tarihinde yapılan denetimde ruhsatsız yapının o tarihte de var olmasına karşın ruhsata aykırı bir noksanlık bulunmadığı yönünde tutanak düzenlenmiş ise de, idarenin yanlış ve hatalı uygulamasının kişiler yönünden kazanılmış hak doğurduğu ve aykırılığın sonradan tespiti halinde işlem tesis edilemeyeceği şeklinde yorumlanmasının kabulü mümkün değildir. Bu itibarla; iş yeri ruhsatının kapsadığı alanda oluşan ve verilen süre içerisinde giderilmediği görülen imara aykırı durum nedeniyle mevzuatın aradığı koşulları sağlamayan davacıya ait iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin dava konusu işlemde ve bu işleme dayalı olarak tesis edilen iş yerinin mühürleneceğine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu durumda, davanın reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin…İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılması, davanın reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı ısrar kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, 3.Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi… İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın… Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X-Dosyanın incelenmesinden; davalı idare tarafından, İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, … Mahallesi … Caddesi No:… adresinde bulunan 551,50 m² alan için davacı şirket adına… tarih ve … sayılı "açık alan inşaat iskelesi depolama" faaliyet konulu iş yeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlendiği, söz konusu ruhsatın düzenlendiği tarihte söz konusu alan içerisinde 172,50 m² büyüklüğünde kapalı alana sahip ruhsatsız bir yapının da bulunduğu, ilerleyen süreçte 11/04/2022 tarihinde yapılan denetimde davacının iş yeri açma ve çalışma ruhsatlı alanı içerisinde ne zaman yapıldığı belli olmayan 172,50 m² (11,50 m x 15,00 m) büyüklüğünde ruhsatsız yapı bulunduğundan bahisle yapı tatil tutanağının düzenlendiği, yapı kontrol müdürlüğünce tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için davacıya 15 gün süre verildiği, verilen sürede eksikliklerin giderilmemesi halinde iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptali yoluna gidileceğinin davacıya 15/04/2022 tarihli tebellüğ ilmühaberi ile bildirildiği, 11/05/2022 tarihinde yapılan kontrolde yapı tatil tutanağında belirtilen kusurların kaldırılmadığı ve mevcut durumun muhafaza edildiğinden bahisle davacıya ait iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin 16/05/2022 tarihli başkanlık oluru ile iş yerinin mühürleneceğine ilişkin işlem tesis edildiği anlaşılmaktadır. Davacı şirkete verilen iş yeri açma ve çalışma ruhsatının açık alana ilişkin olması ve açık alana ilişkin aykırı bir hususun idare tarafından tespit edilmemiş olması ile ruhsat verildiği tarihte de ruhsatsız yapının ilgili alan içerisinde bulunduğu hususları bir arada değerlendirildiğinde, ruhsatsız bir yapı sebebiyle ruhsatsız yapı hakkında faaliyetten men kararı verilmesi mümkün iken davacı şirkete ait 551,50 m² açık alana sahip … tarih ve… sayılı "açık alan inşaat iskelesi depolama" faaliyet konulu iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesinde ve iş yerinin açık alanı kapsayan kısımlarının da dahil edilerek tamamının mühürlenmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Açıklanan sebeplerle, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin temyize konu kararının belirtilen gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Kurulun dosyasında 11/04/2022 denetiminde, ruhsatlı alan içinde ne zaman yapıldığı belli olmayan 172,50 metrekare büyüklüğünde ruhsatsız yapı bulunduğu belirtilerek yapı tatil tutanağı düzenlenmiştir. 19/11/2021 denetiminde ruhsatsız yapı o tarihte de varken ruhsata aykırı noksanlık bulunmadığı tutanağa geçirilmiştir. Kurul, idarenin yanlış uygulamasının kazanılmış hak doğurduğu ve aykırılık sonradan tespit edilince işlem tesis edilemeyeceği yorumunu kabul etmemiştir. Değerlendirme, ruhsat ve mühürleme uyuşmazlığının gerekçesindedir. Sonradan tespit edilen her aykırılık için yıkım kararı kurulacağı sonucu bu karardan çıkarılmaz.

Kurul, ruhsatın kapsadığı alanda oluşan ve verilen sürede giderilmeyen imara aykırı durum nedeniyle mevzuat koşullarının sağlanmadığı gerekçesiyle ruhsat iptali ve buna dayalı mühürleme işleminde hukuka aykırılık görmemiştir. Anılan sürenin uzunluğu bu sonuçta belirtilmemiştir. Davacının temyiz istemi reddedilmiş; işlemlerin iptaline ilişkin idare mahkemesi kararına karşı istinafın kabulüyle davanın reddi yolundaki bölge idare mahkemesi ısrar kararı onanmıştır. Onama 11/12/2024 tarihinde, kesin olarak ve oyçokluğuyla verilmiştir. Onanan sonuç ruhsat iptali ve mühürleme davasının reddidir.

Boğaziçi bölgesinde tutanak ve para cezası

Danıştay 6. Dairenin E. 2019/10902, K. 2020/8478 sayılı kararı 30/09/2020 tarihinde kesin olarak ve oybirliğiyle verilmiştir. İptali istenen işlemler, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu’nun 11 ve 12. maddelerine dayalı 25/05/2015 tarihli ve 1355 sayılı yapı tatil tutanağı ile 26/05/2015 tarihli ve 422 sayılı encümen para cezası kararıdır. Daire, Boğaziçi sahil şeridi, öngörünüm, gerigörünüm ve etkilenme bölgelerindeki ruhsatsız yapılar veya ruhsat eki projeye aykırı uygulamalarda önce 2960 sayılı Kanun’un uygulanacağını, 3194 sayılı Kanun’un ancak buna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanabileceğini sonucuna bağlamıştır. Sonuç, bu para cezası uyuşmazlığı ve sayılan bölgeler bakımındandır.

Genel tespitler içeren, ruhsata aykırılıkları ve aykırılıktan etkilenen alanı somut olarak göstermeyen 25/05/2015 tarihli ve 1355 sayılı tutanakta ve bu tutanağa dayanılarak verilen para cezası kararında hukuka uyarlık bulunmamıştır. Bu kısımların iptaline yönelik istinaf isteminin reddinde sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. Tutanak 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu hükümlerine göre düzenlendiğinden, davacının 3194 sayılı Kanun’un 32. maddesindeki yükümlülüğü yerine getirmediği söylenemez. Bu hükümlerde ruhsat alma veya yapıyı uygun hâle getirme için süre ve yükümlülük öngörülmemiştir. Bu nedenle para cezasının anılan kısmında da hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Daire, davalının temyiz istemini reddetmiş ve işlemin iptaline ilişkin karara karşı istinafın reddini bu gerekçeyle onamıştır. Hüküm tutanak ve para cezasına ilişkindir; yıkım kararının iptalini içermez.

Aynı uyuşmazlıkta, tespit tarihinden itibaren yedi gün içinde yıkım yönünde karar alınacağı ve bu kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde mal sahibi veya müteahhit yıkmazsa yıkımı yetkili idarenin yapacağı belirtilmiştir. Yedi ve on beş günlük süreler, 3194 sayılı Kanun’un 32. maddesindeki en çok bir ay ile iki ve altı aylık sürelerin yerine geçmez. Açıklama, sayılan Boğaziçi bölgelerindeki para cezası uyuşmazlığına ilişkindir.

Kısmi aykırılık ve işyeri ruhsatı

Danıştay 4. Dairenin E. 2024/1705, K. 2025/2112 sayılı kararında, işyeri açma ve çalışma ruhsatlı alanın bir kısmındaki imar aykırılığı için o kısım hakkında İmar Kanunu’na göre para cezası ve yıkım kararı tesis edilebileceği sonucuna varılmıştır. İşyeri ruhsatının iptaline yönelik değerlendirme, bu sürecin tamamlanmasından sonra yapılabilir. Daire temyiz istemini kabul etmiş, bölge idare mahkemesi kararını bozmuş ve dosyanın yeniden karara bağlanmak üzere gönderilmesine 07/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar vermiştir. Tesis edilebileceği ifadesi zorunluluk kurmaz.

Danıştay 4. Daire, E. 2024/1705, K. 2025/2112Kaynağı aç
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/1705 E.  ,  2025/2112 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/1705 Karar No : 2025/2112 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Doğal Taş İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, … Mahallesi,…Sokak, No:… adresinde; "açık alan mermer depolama" faaliyet konulu, 3.sınıf Gayrısıhhi Müessese nitelikli olarak… tarih ve …sayılı iş yeri açma ve çalışma ruhsatına istinaden faaliyet gösteren davacı şirkete ait işyerinin, iş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin … tarih ve …sayılı işlemin ve 27/05/2022 tarihinde mühürleme yapılacağına ilişkin 24/05/2022 tarihli tebliğ işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı şirkete ait işyerinde işyeri açma ve çalışma ruhsatının kapsadığı alanda, ruhsatsız yapı inşa edildiği anlaşılmakla birlikte, ihtilafa konu imara aykırılığın giderilmesinin mümkün olduğu, sözkonusu aykırılığın ruhsat iptalini gerektirmediği, dolayısıyla ruhsatlı alan içinde yapılan ruhsatsız yapı ile ilgili olarak davalı idarece, 3194 sayılı İmar Kanunu çerçevesinde değerlendirilmesi gereken bir konuda işyerinin bütününü içerecek şekilde işyeri açma çalışma ruhsatının iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde ve buna dayalı olarak tesis edilen işyerinin mühürlenmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; davacı şirkete ait işyerinde davalı idareye bağlı denetim görevlilerince 18/04/2022 tarihinde yapılan denetimde işyeri açma ve çalışma ruhsatında belirtilen alan içinde imar mevzuatına aykırı hususların tespiti üzerine verilen 15 günlük süre içinde sözkonusu aykırılıkların giderilmesinin istenildiği, ancak daha sonra yapılan kontrol ve denetimde verilen süre içinde söz konusu aykırılıkların giderilmediğinin tespiti üzerine işyeri ruhsatının iptal edildiği görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin ruhsat iptaline ilişkin işleminin ölçülülük ilkesine ve İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu, 01/09/2021 tarihli işyeri açma ve çalışma ruhsatına dayanılarak yatırım yapıldığı, iş bu ruhsatın verildiği tarihten sonra yapıda herhangi bir değişikliğe gidildiğinin davalı idarece tespit edilemediği, hangi tarihte ve kim tarafından yapıldığı belirlenemeyen imara aykırılık nedeniyle söz konusu ruhsatın iptal edilmesinin müktesep hakkın ihlaline neden olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun'un 4. maddesinde: "3. maddede belirtilen merciler, iznin verilmesi için yapılacak beyan ve incelemelerde aşağıda öngörülen genel kriterlere göre düzenlenecek yönetmeliği esas alırlar. a) İnsan sağlığına zarar vermemek, b) Çevre kirliliğine yol açmamak, c) Yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemelere aykırı davranmamak." hükmü, 5. maddesinde; "İşyeri veya işletme açmak isteyen; işin özelliğine göre 4. maddede belirtilen Yönetmelikte öngörülen kriterlere uygun olarak işyerini düzenledikten sonra başvuru formunu doldurarak 3.maddede belirtilen mercie ibraz ederler. Bu başvurunun Yönetmelikte öngörülen kriterlere uygun olarak doldurulduğunun tespiti halinde, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenerek ilgiliye verilir. İlgili, bu belgeye dayanarak işyeri açabilir. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı bütün işyerleri için tek tip olarak düzenlenir. Beyana göre tanzim edilen ruhsat müktesep hak doğurmaz." hükmü, 6. maddesinin ikinci fıkrasında; "Ruhsat verilmesini takiben yapılacak kontrol ve denetimlerde, 4. maddede belirtilen yönetmelikte öngörülen kriterlere aykırı beyan ve durumun tespiti halinde; verilmiş olan ruhsat, ilgili mevzuattaki hükümler çerçevesinde yetkili merci veya mülki idare amirince iptal edilerek işyeri kapatılır ve ilgililer hakkında ayrıca işlem yapılır." hükmü yer almaktadır. Dosyasının incelenmesinden; İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, … Mahallesi, …Sokak, No:… adresinde 507,00 m2'lik yüz ölçümlü alanda ''Açık Alan Mermer Deposu'' olarak faaliyet gösteren davacı şirkete ait işyerinde davalı idareye bağlı denetim görevlilerince 11/04/2022 tarihinde yapılan denetim sonucunda, ne zaman yapıldığı belli olmayan 248,7 m2 büyüklüğünde ruhsatsız yapı tespit edilerek yapı tatil tutanağı düzenlendiği, bu tutanakta yer alan aykırılıkların 15 gün içerisinde giderilmesi, aksi takdirde ruhsat iptali yoluna gidileceği hususunun Zabıta Müdürlüğünce 18/04/2022 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiği, daha sonra işyerinde Yapı Kontrol Müdürlüğü görevlileri tarafından 11/05/2022 tarihinde yapılan kontrol ve denetimde; yapı tatil tutanağında belirtilen kusurların kaldırılmadığı ve mevcut durumunu muhafaza ettiğinin tespit edilmesi üzerine davacı şirket adına düzenlenen … tarih ve …sayılı ''Açık Alan Mermer Depolama '' faaliyet konulu işyeri açma ve çalışma ruhsatının davalı idarenin …tarih ve … sayılı işlemi ile iptal edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, uyuşmazlığa konu işyerinde, işyeri açma ve çalışma ruhsatının kullanım alanının 507,00 m² olmasına karşın, yapı ruhsatı bulunmayan yapının 248,7 m² alana sahip olduğu anlaşılmakta olup, işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunan alanda başkaca bir aykırılık oluşturulduğu da ileri sürülmediğinden, işyeri açma ve çalışma ruhsatlı alanın bir kısmında oluşan imara aykırılıkların giderilmesi için o kısım için İmar Kanununa göre para cezası ve yıkım kararı tesis edilebileceği, söz konusu aykırılıklara ilişkin olarak yürütülecek olan hukuki sürecin tamamlanmasından sonra işyeri ruhsatının iptaline yönelik bir değerlendirme yapılabilmesinin mümkün olduğu sonucuna varılmış olup, bu nedenle dava konusu işlemlerde ve davanın reddi ne ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi…İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 07/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. KARŞI OY(X): Davacının temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi… İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının onanması gerektiği düşüncesiyle Dairemiz bozma kararına katılmıyorum.

Danıştay 4. Dairenin E. 2023/13167, K. 2025/315 sayılı kararında da ruhsatlı alanın bir kısmı için para cezası ve yıkım kararı tesis edilebileceği kabul edilmiştir. Bu kararda aynı sürecin işyeri ruhsatının iptali yaptırımına bağlanması hukuken kabul edilebilir bulunmamıştır. Gerekçede dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı ve davanın reddi kararına karşı istinafın reddinde hukuki isabet görülmediği yer alır. Hukuka uyarlık görülmeyen işlemler, işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ile faaliyetten men ve mühürlemedir. Davalının temyiz istemi oybirliğiyle incelenmeksizin reddedilmiş, davacının temyiz istemi kabul edilerek bölge idare mahkemesi kararı oyçokluğuyla bozulmuş ve dosya yeniden karar için gönderilmiştir. Hüküm 14/01/2025 tarihinde kesin olarak verilmiştir. İki karar, kısmi aykırılık için para cezası ve yıkım kararının tesis edilebileceği noktasında birleşir. İşyeri ruhsatının akıbeti birleşmez: birinde değerlendirme sürecin tamamlanmasından sonraya bırakılır, diğerinde sürecin ruhsat iptali yaptırımına bağlanması kabul edilmez. Ruhsatın sonucu bu iki ölçüden birine kapatılamaz. Kararlar yıkım kararının iptali davası değildir.

Danıştay 4. Daire, E. 2023/13167, K. 2025/315Kaynağı aç
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/13167 E.  ,  2025/315 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/13167 Karar No : 2025/315 TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- (DAVACI) … Dış Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. … 2- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin…tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … Caddesi, No:… adresindeki imarın … parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan açık alan depolama faaliyet konulu … tarih ve… sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesine ilişkin … tarih ve…6 sayılı işlem ile işyerinin faaliyetten men edilerek 27/05/2022 tarihinde mühürlenmesine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:… İdare Mahkemesince verilen… tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davaya konu İşyerinin bulunduğu yapı ile ilgili olarak düzenlenen Yapı Tatil Tutanağı'nda yer verilen aykırılıkların tanınan süre içerisinde giderilmemesi nedeniyle İmar Mevzuatı kapsamında aykırılıklar taşıyan bir yapıda faaliyetlerin devam ettirilmesi olanağı bulunmadığından bu yönüyle tesis olunan dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI: İşyerinin bir kısmı için düzenlenen yapı tatil tutanağı işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptalini gerektirmediği, ruhsat iptalinin ölçülülük ilkesine aykırılık teşkil ettiği, ruhsat iptalinde güncel bir kamu yararının bulunmadığı ileri sürülmektedir. TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu istinaf başvurusunun reddi kararının hatalı olduğu ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ :… DÜŞÜNCESİ : Davalı idare istinaf başvurusunda bulunmadığından temyiz isteminin incelenmeksizin reddine, davacının temyiz isteminin ise kabul edilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesinden; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği belirtilmiş; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, 6. fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden; davacıya ait açık alan depolama faaliyet konulu …tarih ve … sayılı işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile işyerinin faaliyetten men edilerek 27/05/2022 tarihinde mühürlenmesine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı; … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı "davanın reddine" ilişkin karara karşı, yalnızca "davacının" istinaf isteminde bulunması üzerine … Bölge İdare Mahkemesi …. İdare Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karar ile istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu kararın verildiği; bu kararın ise, istinaf isteminde bulunmamış olan davalı idare tarafından da temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda;… İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı "davanın reddine" ilişkin karar; bu karara karşı davalı tarafından istinaf isteminde bulunulmaması üzerine davalı yönünden kesinleşmiş olduğundan, davacının istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istemiyle davalı idare tarafından bulunulan temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. Davacının temyiz isteminin incelenmesinden; 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun'un 4. maddesinde: "3. maddede belirtilen merciler, iznin verilmesi için yapılacak beyan ve incelemelerde aşağıda öngörülen genel kriterlere göre düzenlenecek yönetmeliği esas alırlar. a) İnsan sağlığına zarar vermemek, b) Çevre kirliliğine yol açmamak, c) Yangın, patlama, genel güvenlik, iş güvenliği, işçi sağlığı, trafik ve karayolları, imar, kat mülkiyeti ve doğanın korunması ile ilgili düzenlemelere aykırı davranmamak." hükmü, 5. maddesinde; "İşyeri veya işletme açmak isteyen; işin özelliğine göre 4. maddede belirtilen Yönetmelikte öngörülen kriterlere uygun olarak işyerini düzenledikten sonra başvuru formunu doldurarak 3.maddede belirtilen mercie ibraz ederler. Bu başvurunun Yönetmelikte öngörülen kriterlere uygun olarak doldurulduğunun tespiti halinde, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenerek ilgiliye verilir. İlgili, bu belgeye dayanarak işyeri açabilir. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı bütün işyerleri için tek tip olarak düzenlenir. Beyana göre tanzim edilen ruhsat müktesep hak doğurmaz." hükmü, 6. maddesinin ikinci fıkrasında; "Ruhsat verilmesini takiben yapılacak kontrol ve denetimlerde, 4. maddede belirtilen yönetmelikte öngörülen kriterlere aykırı beyan ve durumun tespiti halinde; verilmiş olan ruhsat, ilgili mevzuattaki hükümler çerçevesinde yetkili merci veya mülki idare amirince iptal edilerek işyeri kapatılır ve ilgililer hakkında ayrıca işlem yapılır." hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden; … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … Caddesi, No:… adresinde bulunan açık alan mermer deposu faaliyet konulu işyeri açma ve çalışma ruhsatlı iş yerinde yapılan denetimde ruhsatsız toplam 316,36 m²'lik üç yapı oluşturulduğunun tespit edilmesi üzerine yapı tatil tutanağı düzenlendiği, Ruhsat ve Denetim Müdürlüğünce söz konusu aykırılığın giderilmesi için davacıya 15 gün süre verildiği, süre sonunda aykırılıkların giderilmediğinin anlaşılması üzerine davacıya ait işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ile işyerinin faaliyetten men edilerek 27/05/2022 tarihinde mühürlenmesine dair işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Olayda, uyuşmazlığa konu işyerinde işyeri açma ve çalışma ruhsatının kullanım alanı 650,00 m² olmasına karşın, ruhsatsız nitelikte bulunan toplam 316,36 m² alana sahip üç yapının bulunduğu anlaşılmakta olup, işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunan alanda başkaca bir aykırılık oluşturulduğu da ileri sürülmediğinden, işyeri açma ve çalışma ruhsatlı alanın bir kısmında oluşan imara aykırılıkların giderilmesi için o kısım için İmar Kanununa göre para cezası ve yıkım kararı tesis edilebileceği, söz konusu aykırılıklara ilişkin olarak yürütülecek olan hukuki sürecin, işyeri ruhsatının iptaline yönelik bir yaptırıma bağlanmasının hukuken kabul edilebilir olmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen nedenlerle; dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmamış olup; davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarenin temyiz isteminin oybirliğiyle İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2.Davacının temyiz isteminin kabulüne, temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin… tarih ve E:…, K… sayılı kararının oyçokluğuyla BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 14/01/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : Davacının temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi… İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının onanması gerektiği düşüncesiyle Dairemiz bozma kararına katılmıyorum.

Temyizdeki otuz gün ve yedi gün

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrası, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan kararlarının, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştayda temyiz edilebileceğini düzenler. Bu otuz gün, yıkım kararının iptali davasının açılma süresi değildir. Aynı düzenlemenin 48. maddesinin 6. fıkrasına göre temyiz kesin bir karar hakkında ise kararı veren merci temyiz isteminin reddine karar verir. Bu ret kararına, tebliği izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Yedinci fıkra, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması hâlinde bu kararın Danıştayın ilgili dairesince kesin verileceğini düzenler. Bu yedi gün de yıkım kararına karşı bir itiraz süresi değildir.

E. 2023/13167, K. 2025/315 sayılı dosyada davanın reddi kararı, davalı istinaf etmediği için davalı yönünden kesinleşmiştir. Bu nedenle davalının, davacının istinafının reddine ilişkin bölge idare mahkemesi kararının bozulması istemi incelenemez. Sonuç, bu dosyadaki taraf konumuna özgüdür.

Sık sorulan sorular

Yıkım hangi aşamadan sonra yapılır?

Aykırılık giderilmez ya da ruhsat alınıp yapı bu ruhsata uygun bulunmazsa ruhsat iptal edilir; bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararından sonra belediye veya valilikçe yıktırılır. Yapı sahibinin uygunlaştırma veya ruhsat alma süresi, zaptın asılmasıyla başlayan tarihten itibaren en çok bir aydır. İdare yapının ruhsata bağlanamayacağını veya aykırılığın giderilemeyeceğini tespit ederse bu bir ay beklenmeden ruhsat iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır.

İptal davası kaç gün içinde açılır?

Özel kanununda ayrı süre yoksa idare mahkemesinde süre altmış gündür ve yazılı bildirimin yapıldığı günü izleyen günden başlar. Adresi belli olmayana ilan yapılmışsa ve özel kanunda aksine hüküm yoksa süre, son ilanı izleyen günden on beş gün sonra işlemeye başlar.

Dava açmak yıkımı durdurur mu?

Hayır. Dava açılması işlemin yürütülmesini durdurmaz. Yürütmenin durdurulması ayrıca istenebilir. Mahkeme, telafisi güç veya imkânsız zarar ile açık hukuka aykırılık birlikte gerçekleşirse, kural olarak savunmadan sonra gerekçeli olarak yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Bu karar varsa yıkım yapılamaz.

Yürütmenin durdurulması kararına itiraz süresi nedir?

Kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus itiraz edilir. Merci, dosya kendisine geldikten itibaren yedi gün içinde karar verir ve bu karar kesindir. Yedi gün, yıkım kararının iptali davasının açılma süresi değildir.

Yıkım yapıldıktan sonra dava açılabilir mi?

Evet. Yıkım fiilen yapılmış olsa da iptal davası açılabilir ve bu dava tam yargı davalarının önünü açar. Yıkım iptalden önce yapılmışsa tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir; her olayda tazminat doğmuş sayılmaz.

Avukatla temsil zorunlu mudur?

Hayır. Yıkım kararının iptali davasında avukatla temsil zorunlu değildir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu