Ruhsatsız başlanan, ruhsat ve eklerine aykırı olan veya ruhsatsız yapılabilen yapılarda projeye ve ilgili mevzuata aykırı yapılan bina, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesindeki sıra işletilmeden kendiliğinden yıkılmaz. Belediye veya valilik inşaatın durumunu tespit eder, yapıyı mühürler ve inşaatı durdurur. Yapı sahibi, durdurmanın tebliğ sayıldığı tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapıyı ruhsata uygun hâle getirebilir ya da ruhsat alabilir. Bu sağlanmazsa ruhsat iptal edilir; bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararından sonra belediye ya da valilikçe yıktırılır. İptal davası, hukuka aykırı yıkım kararının bütün sonuçlarıyla ortadan kalkması için idari yargıda açılır. Özel kanunda ayrı süre yoksa süre, yazılı bildirimin ertesi gününden itibaren altmış gündür. Davanın açılması yürütmeyi kendiliğinden durdurmaz.
3194 sayılı İMAR KANUNU m. 32Kaynağı aç
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Tespit, mühür ve tebligat
Ruhsatsız yapıya başlandığının ya da ruhsat ve eklerine, ruhsatsız yapılabilen yapılarda ise projeye ve ilgili mevzuata aykırılığın öğrenilmesi yeterlidir. Öğrenme, ilgili idarenin tespiti, fenni mesulün tespiti ve ihbarı ya da durumun başka bir yolla öğrenilmesiyle olur. Bunun üzerine belediye veya valilik, inşaatın o andaki durumunu tespit eder. Yapı mühürlenir ve inşaat derhal durdurulur.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir. Yapının imar mevzuatına aykırı olduğu, tapu kaydının beyanlar hanesine işlenmek üzere ilgili idarece tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı bildirilir. Aykırılığın giderildiği bildirilmeden bu kayıt kaldırılamaz.
Uygunlaştırma, ruhsat ve yıkım
Zaptın asılmasıyla başlayan tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun duruma getirerek veya ruhsat alarak mühürün kaldırılmasını ister. İnceleme sonunda aykırılığın giderildiği ya da ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygun olduğu anlaşılırsa mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi hâlde ruhsat iptal edilir. Ruhsata aykırı veya ruhsatsız bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararının ardından belediye ya da valilik tarafından yıktırılır.
İdare, yapının ruhsata bağlanamayacağını veya aykırılıkların giderilemeyeceğini tespit ederse ruhsatı, üçüncü fıkradaki bir aylık süreyi beklemeden iptal eder. Mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır. Dolayısıyla bir aylık sürenin beklenmesi, ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılığı giderilemeyeceği tespit edilen her yapı için ayrıca aranmaz.
Bir aylık süre ve Bakanlık yetkisi
Malike tanınan süre, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla başlayan tarihten itibaren en çok bir aydır. Bakanlığa ilişkin hükümde ise başka bir bir aylık süre vardır. Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde yapı sahibi yapıyı ruhsata uygun hâle getirmez veya ruhsat almaz ve ilgili idare bunu tespit ederse, buna rağmen iki ay içinde yıkım kararı alınmayan yapı Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım kararı alınmış olmasına rağmen altı ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapı için de aynı yetki öngörülmüştür. Bu bir, iki ve altı aylık süreler, malike asılma tarihinden tanınan sürenin yerine geçmez.
Danıştay 6. Dairenin E. 2019/10902, K. 2020/8478 sayılı kararında 32. madde, tutanağın yapıya asılmasından itibaren bir ayı geçmemek koşuluyla süre verilmişse bu sürenin, süre verilmemişse tespit tarihinden itibaren bir aylık sürenin sonunda ruhsat alma veya yapıyı ruhsata uygun hâle getirme yükümlülüğü olarak özetlenmiştir. Kanun metnindeki malike ait süre asılma tarihinden, Bakanlık yetkisindeki bir aylık süre tutanağın düzenlendiği tarihten başlar. Karardaki özet ise süre verilip verilmemesine göre ayrı başlangıçlar kurar. Bu başlangıçlar birbirinin yerine konulamaz.
Danıştay 6. Daire, E. 2019/10902, K. 2020/8478Kaynağı aç
Mülkiyet hakkının sınırı
Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması da toplum yararına aykırı olamaz. Yıkım yetkisi, 3194 sayılı Kanun’un 32. maddesinde gösterilen tespit, mühür, süre ve encümen ya da il idare kurulu kararı çerçevesinde kullanılır.
2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 35 (1/2)Kaynağı aç
Dava süresi, görev ve yetki
Özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. İdari uyuşmazlıklarda süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Adresi belli olmayana özel kanunundaki hükme göre ilan yoluyla bildirim yapılmışsa ve özel kanunda aksine hüküm yoksa süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren on beş gün sonra işlemeye başlar. Ayrı süre öngören özel kanun varsa genel altmış gün o hâle uygulanmaz.
Yıkım kararının iptali davasında görevli mahkeme idare mahkemesidir. Yetkili mahkeme, yapının bulunduğu yer idare mahkemesidir. Yanlış mahkemede açılan dava usulden reddedilir. Altmış günlük süre hak düşürücü niteliktedir. Süre kaçırılırsa yıkım kararının açıkça hukuka aykırı olması dahi davanın reddine yol açar. Bu sonuç, ret kararını usul veya esas yönünden ayırmaz. İdareye yapılan başvuru dava açma süresini durdurmaz. Belediye, hukuka aykırılığı fark eder veya yeni bir durum ortaya çıkarsa yıkım kararını idari işlem olarak geri alabilir ya da kaldırabilir.
Yürütmenin durdurulması
İdare mahkemesinde dava açılması, yıkım kararının yürütülmesini durdurmaz. Yürütmenin durdurulması ayrıca istenmezse dava sürerken yapı fiilen yıkılabilir. Telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları birlikte gerçekleşirse mahkeme, kural olarak davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Kararda, işlemin hangi gerekçelerle açıkça hukuka aykırı olduğu ve uygulanırsa doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğu belirtilir. Yürütmenin durdurulması kararı alınmışsa yıkım yapılamaz.
Uygulanmakla etkisi tükenecek işlemin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmadan da durdurulabilir. Kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirmeye ilişkin işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek idari işlemlerden sayılmaz. Dava dilekçesi ve eklerinden istemin yerinde olmadığı anlaşılırsa savunma alınmaksızın istem reddedilebilir. Yalnızca ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.
Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir. Durumun gerekleri, teminat aranmamasına da imkân verir. İdareden ve adli yardımdan yararlanan kimselerden teminat alınmaz. Teminata ilişkin anlaşmazlığı, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hâkim çözer. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16. maddedeki süreler kısaltılabilir ve tebliğ memur eliyle yapılabilir.
Yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen karara, tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde ve bir defaya mahsus itiraz edilebilir. Danıştay dava dairesinin kararına, konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına; bölge idare mahkemesi kararına en yakın bölge idare mahkemesine; idare ve vergi mahkemeleri ile tek hâkim kararlarına bölge idare mahkemesine başvurulur. İtiraz edilen merci, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar verir. Bu karar kesindir. Yürütmesi durdurulan dosya öncelikle incelenip karara bağlanır. Yürütmenin durdurulması kararı on beş gün içinde yazılır ve imzalanır. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması istenemez.
İptalin ve sonraki uygulamanın sonucu
Yıkım işlemi iptal kararından önce gerçekleştirilmişse idarenin tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir. Yıkım fiilen gerçekleştirilmiş olsa da yıkım kararının iptali davası açılabilir.
Delil, keşif ve temsil
Bu davalarda başlıca deliller yapı ruhsatı, imar durumu belgesi, yapı tatil tutanağı, encümen kararı, yapıya ilişkin fotoğraflar ve bilirkişi raporlarıdır. Bilirkişi incelemesinde yapının ruhsata uygun olup olmadığı, aykırılığın giderilip giderilemeyeceği ve kısmi yıkımın teknik imkânı değerlendirilir. Mahkemeler çoğu zaman yapı yerinde keşif yapar. Keşifte mevcut durum, aykırılığın niteliği ve kapsamı ile yapının çevresel ve imar düzenine etkileri incelenir. Keşif ve bilirkişi her davada zorunlu değildir. Avukatla temsil de zorunlu değildir.
Para cezası ve mühürlemeden ayrılan sonuç
Belediye encümeni imar mevzuatına aykırılık nedeniyle idari para cezası verebilir. Cezanın hukuka uygun olması gerekir ve usule aykırı para cezasına da iptal davası açılabilir. Para cezası, yıkım kararının kendisi değildir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E. 2024/1318, K. 2024/3330 sayılı kararında, aykırılıklar için imar para cezası kesildiği ve 3194 sayılı Kanun’un 32. maddesi uyarınca yıkım kararı verildiği görülür. Karara konu istem bu yıkım kararı değildir. Dava, açık alan inşaat iskelesi depolama faaliyetine ilişkin işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ile işyerinin 27/05/2022 tarihinde mühürleneceğine dair 24/05/2022 tarihli işlemin iptaline ilişkindir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2024/1318, K. 2024/3330Kaynağı aç
Kurulun dosyasında 11/04/2022 denetiminde, ruhsatlı alan içinde ne zaman yapıldığı belli olmayan 172,50 metrekare büyüklüğünde ruhsatsız yapı bulunduğu belirtilerek yapı tatil tutanağı düzenlenmiştir. 19/11/2021 denetiminde ruhsatsız yapı o tarihte de varken ruhsata aykırı noksanlık bulunmadığı tutanağa geçirilmiştir. Kurul, idarenin yanlış uygulamasının kazanılmış hak doğurduğu ve aykırılık sonradan tespit edilince işlem tesis edilemeyeceği yorumunu kabul etmemiştir. Değerlendirme, ruhsat ve mühürleme uyuşmazlığının gerekçesindedir. Sonradan tespit edilen her aykırılık için yıkım kararı kurulacağı sonucu bu karardan çıkarılmaz.
Kurul, ruhsatın kapsadığı alanda oluşan ve verilen sürede giderilmeyen imara aykırı durum nedeniyle mevzuat koşullarının sağlanmadığı gerekçesiyle ruhsat iptali ve buna dayalı mühürleme işleminde hukuka aykırılık görmemiştir. Anılan sürenin uzunluğu bu sonuçta belirtilmemiştir. Davacının temyiz istemi reddedilmiş; işlemlerin iptaline ilişkin idare mahkemesi kararına karşı istinafın kabulüyle davanın reddi yolundaki bölge idare mahkemesi ısrar kararı onanmıştır. Onama 11/12/2024 tarihinde, kesin olarak ve oyçokluğuyla verilmiştir. Onanan sonuç ruhsat iptali ve mühürleme davasının reddidir.
Boğaziçi bölgesinde tutanak ve para cezası
Danıştay 6. Dairenin E. 2019/10902, K. 2020/8478 sayılı kararı 30/09/2020 tarihinde kesin olarak ve oybirliğiyle verilmiştir. İptali istenen işlemler, 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu’nun 11 ve 12. maddelerine dayalı 25/05/2015 tarihli ve 1355 sayılı yapı tatil tutanağı ile 26/05/2015 tarihli ve 422 sayılı encümen para cezası kararıdır. Daire, Boğaziçi sahil şeridi, öngörünüm, gerigörünüm ve etkilenme bölgelerindeki ruhsatsız yapılar veya ruhsat eki projeye aykırı uygulamalarda önce 2960 sayılı Kanun’un uygulanacağını, 3194 sayılı Kanun’un ancak buna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanabileceğini sonucuna bağlamıştır. Sonuç, bu para cezası uyuşmazlığı ve sayılan bölgeler bakımındandır.
Genel tespitler içeren, ruhsata aykırılıkları ve aykırılıktan etkilenen alanı somut olarak göstermeyen 25/05/2015 tarihli ve 1355 sayılı tutanakta ve bu tutanağa dayanılarak verilen para cezası kararında hukuka uyarlık bulunmamıştır. Bu kısımların iptaline yönelik istinaf isteminin reddinde sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. Tutanak 2960 sayılı Boğaziçi Kanunu hükümlerine göre düzenlendiğinden, davacının 3194 sayılı Kanun’un 32. maddesindeki yükümlülüğü yerine getirmediği söylenemez. Bu hükümlerde ruhsat alma veya yapıyı uygun hâle getirme için süre ve yükümlülük öngörülmemiştir. Bu nedenle para cezasının anılan kısmında da hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Daire, davalının temyiz istemini reddetmiş ve işlemin iptaline ilişkin karara karşı istinafın reddini bu gerekçeyle onamıştır. Hüküm tutanak ve para cezasına ilişkindir; yıkım kararının iptalini içermez.
Aynı uyuşmazlıkta, tespit tarihinden itibaren yedi gün içinde yıkım yönünde karar alınacağı ve bu kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde mal sahibi veya müteahhit yıkmazsa yıkımı yetkili idarenin yapacağı belirtilmiştir. Yedi ve on beş günlük süreler, 3194 sayılı Kanun’un 32. maddesindeki en çok bir ay ile iki ve altı aylık sürelerin yerine geçmez. Açıklama, sayılan Boğaziçi bölgelerindeki para cezası uyuşmazlığına ilişkindir.
Kısmi aykırılık ve işyeri ruhsatı
Danıştay 4. Dairenin E. 2024/1705, K. 2025/2112 sayılı kararında, işyeri açma ve çalışma ruhsatlı alanın bir kısmındaki imar aykırılığı için o kısım hakkında İmar Kanunu’na göre para cezası ve yıkım kararı tesis edilebileceği sonucuna varılmıştır. İşyeri ruhsatının iptaline yönelik değerlendirme, bu sürecin tamamlanmasından sonra yapılabilir. Daire temyiz istemini kabul etmiş, bölge idare mahkemesi kararını bozmuş ve dosyanın yeniden karara bağlanmak üzere gönderilmesine 07/04/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar vermiştir. Tesis edilebileceği ifadesi zorunluluk kurmaz.
Danıştay 4. Daire, E. 2024/1705, K. 2025/2112Kaynağı aç
Danıştay 4. Dairenin E. 2023/13167, K. 2025/315 sayılı kararında da ruhsatlı alanın bir kısmı için para cezası ve yıkım kararı tesis edilebileceği kabul edilmiştir. Bu kararda aynı sürecin işyeri ruhsatının iptali yaptırımına bağlanması hukuken kabul edilebilir bulunmamıştır. Gerekçede dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı ve davanın reddi kararına karşı istinafın reddinde hukuki isabet görülmediği yer alır. Hukuka uyarlık görülmeyen işlemler, işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptali ile faaliyetten men ve mühürlemedir. Davalının temyiz istemi oybirliğiyle incelenmeksizin reddedilmiş, davacının temyiz istemi kabul edilerek bölge idare mahkemesi kararı oyçokluğuyla bozulmuş ve dosya yeniden karar için gönderilmiştir. Hüküm 14/01/2025 tarihinde kesin olarak verilmiştir. İki karar, kısmi aykırılık için para cezası ve yıkım kararının tesis edilebileceği noktasında birleşir. İşyeri ruhsatının akıbeti birleşmez: birinde değerlendirme sürecin tamamlanmasından sonraya bırakılır, diğerinde sürecin ruhsat iptali yaptırımına bağlanması kabul edilmez. Ruhsatın sonucu bu iki ölçüden birine kapatılamaz. Kararlar yıkım kararının iptali davası değildir.
Danıştay 4. Daire, E. 2023/13167, K. 2025/315Kaynağı aç
Temyizdeki otuz gün ve yedi gün
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 46. maddesinin 1. fıkrası, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan kararlarının, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, tebliğinden itibaren otuz gün içinde Danıştayda temyiz edilebileceğini düzenler. Bu otuz gün, yıkım kararının iptali davasının açılma süresi değildir. Aynı düzenlemenin 48. maddesinin 6. fıkrasına göre temyiz kesin bir karar hakkında ise kararı veren merci temyiz isteminin reddine karar verir. Bu ret kararına, tebliği izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Yedinci fıkra, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması hâlinde bu kararın Danıştayın ilgili dairesince kesin verileceğini düzenler. Bu yedi gün de yıkım kararına karşı bir itiraz süresi değildir.
E. 2023/13167, K. 2025/315 sayılı dosyada davanın reddi kararı, davalı istinaf etmediği için davalı yönünden kesinleşmiştir. Bu nedenle davalının, davacının istinafının reddine ilişkin bölge idare mahkemesi kararının bozulması istemi incelenemez. Sonuç, bu dosyadaki taraf konumuna özgüdür.
Sık sorulan sorular
Yıkım hangi aşamadan sonra yapılır?
Aykırılık giderilmez ya da ruhsat alınıp yapı bu ruhsata uygun bulunmazsa ruhsat iptal edilir; bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararından sonra belediye veya valilikçe yıktırılır. Yapı sahibinin uygunlaştırma veya ruhsat alma süresi, zaptın asılmasıyla başlayan tarihten itibaren en çok bir aydır. İdare yapının ruhsata bağlanamayacağını veya aykırılığın giderilemeyeceğini tespit ederse bu bir ay beklenmeden ruhsat iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır.
İptal davası kaç gün içinde açılır?
Özel kanununda ayrı süre yoksa idare mahkemesinde süre altmış gündür ve yazılı bildirimin yapıldığı günü izleyen günden başlar. Adresi belli olmayana ilan yapılmışsa ve özel kanunda aksine hüküm yoksa süre, son ilanı izleyen günden on beş gün sonra işlemeye başlar.
Dava açmak yıkımı durdurur mu?
Hayır. Dava açılması işlemin yürütülmesini durdurmaz. Yürütmenin durdurulması ayrıca istenebilir. Mahkeme, telafisi güç veya imkânsız zarar ile açık hukuka aykırılık birlikte gerçekleşirse, kural olarak savunmadan sonra gerekçeli olarak yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Bu karar varsa yıkım yapılamaz.
Yürütmenin durdurulması kararına itiraz süresi nedir?
Kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus itiraz edilir. Merci, dosya kendisine geldikten itibaren yedi gün içinde karar verir ve bu karar kesindir. Yedi gün, yıkım kararının iptali davasının açılma süresi değildir.
Yıkım yapıldıktan sonra dava açılabilir mi?
Evet. Yıkım fiilen yapılmış olsa da iptal davası açılabilir ve bu dava tam yargı davalarının önünü açar. Yıkım iptalden önce yapılmışsa tazminat sorumluluğu gündeme gelebilir; her olayda tazminat doğmuş sayılmaz.
Avukatla temsil zorunlu mudur?
Hayır. Yıkım kararının iptali davasında avukatla temsil zorunlu değildir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

