Kamulaştırma, Devlet ve kamu tüzel kişilerinin kamu yararı doğrultusunda, yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmeti veya teşebbüs için gerekli taşınmaz malı, kaynağı ya da irtifak hakkını bedelini ödeyerek kamu hizmetine tahsis etmesidir. Taşınmazın belirli bir kesimi, yüksekliği veya derinliği yeterliyse mülkiyetin tamamı yerine irtifak hakkı kurulması da mümkündür. Anayasa'nın 35. maddesi mülkiyet ve miras hakkını herkese tanır. Bu haklar ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabilir; mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne Ek 1 No'lu Protokol'ün 1. maddesi, mal ve mülkten yoksun bırakmayı kamu yararı sebebiyle, yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygunluk şartına bağlar. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 1. maddesi; kamulaştırma işlemlerini, bedelin hesaplanmasını, taşınmazın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmazın geri alınmasını, idareler arasındaki devri ve uyuşmazlıkların çözüm usulünü düzenler.
Danıştay 6. Daire, E. 2022/3419, K. 2023/5339Kaynağı aç
Kamulaştırmanın konusu ve bedelin ödenme biçimi
2942 sayılı Kanun'un 3. maddesine göre idareler, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmakla yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını kamulaştırabilir. Bedel kural olarak nakden ve peşin ödenir. Maddede belirtilen hâllerde eşit taksitlerle ödeme de öngörülmüştür. Kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı kurulduğunda bedel, bu işlem nedeniyle taşınmazda veya kaynakta meydana gelen kıymet düşüklüğüdür.
2942 sayılı KAMULAŞTIRMA KANUNU m. 3Kaynağı aç
2942 sayılı KAMULAŞTIRMA KANUNU m. 11Kaynağı aç
Bir taşınmaz üzerindeki mülkiyetin kamulaştırma yoluyla kaldırılması, kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Sınırlama ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla yapılabilir.
Danıştay 6. Daire, E. 2022/3548, K. 2023/5343Kaynağı aç
Ödenek ve kamu yararı kararı
2942 sayılı Kanun'un 3. maddesinin son fıkrasına göre yeterli ödenek temin edilmeden kamulaştırma işlemlerine başlanamaz. Olağan usulde önce bu ödenek ayrılır, ardından kamu yararı kararı alınır. Cumhurbaşkanı ya da bakanlıklar kamu yararı kararı vermişse, bu karar için ayrı bir onay gerekmez.
Danıştay 6. Daire, E. 2023/9165, K. 2024/4163Kaynağı aç
Danıştay 6. Daire, E. 2022/3394, K. 2023/5325Kaynağı aç
Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projeye göre yapılacak hizmetlerde ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur. Bu durumda yetkili icra organı, kamulaştırma işlemine başlandığını gösteren bir karar alır.
Tapu şerhi ve idari hazırlık
Kamulaştırmayı yapacak idare, taşınmaza ilişkin ölçekli planı yapar, maliki belirler, vergi beyanı ve değerini tespit eder ve tapuya kamulaştırma şerhi verilmesini sağlar. Bu şerh devir işlemlerine engel olmaz; bilgilendirme niteliğindedir. Şerh tarihinden itibaren altı ay içinde bedel tespiti ve tescil davasının açıldığına ilişkin mahkeme belgesi tapu idaresine sunulmazsa şerhin tapu idaresince resen silineceği düzenlenmiştir.
Satın alma, pazarlık ve trampa
Tapuda kayıtlı taşınmazlar hakkında satın alma usulünün öncelikle uygulanması esastır. İdare, tahmini bedeli tespit etmek üzere kendi bünyesinden en az üç kişilik bir veya birden fazla kıymet takdir komisyonu görevlendirir. Pazarlıkla satın alma ve trampa işlemlerini yürütmek üzere de en az üç kişilik uzlaşma komisyonu kurar. Malik, kıymet takdir komisyonunca bulunan tahmini bedel belirtilmeksizin, resmi taahhütlü yazıyla çağrılır. Yazıda bedelin peşin veya 3. maddenin ikinci fıkrasındaki usule göre taksitle ödenmesi suretiyle satın alma ya da idareye ait başka bir taşınmazla trampa teklifi yer alır.
2942 sayılı KAMULAŞTIRMA KANUNU m. 8Kaynağı aç
Malik veya yetkili temsilcisi, yazının tebliğinden itibaren on beş gün içinde idareye başvurursa komisyonun tayin ettiği tarihte pazarlık görüşmesi yapılır. Tespit edilen tahmini değeri geçmemek üzere bedelde veya trampada anlaşmaya varılırsa tutanak düzenlenir. Bu yolla satın alınan veya trampa edilen taşınmaz, kaynak ya da irtifak hakkı sahibinden kamulaştırma yoluyla alınmış sayılır. Bu şekilde yapılan kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davası açılamaz.
İdarenin kamu hizmetine tahsis edilmemiş taşınmazı varsa, malikin kabulüyle kamulaştırma bedeline karşılık bu taşınmaz verilebilir. Taşınmazlar arasındaki değer farkını taraflar nakit olarak karşılar. İdarece verilecek taşınmazın değeri, kamulaştırma bedelinin yüzde yüz yirmisini aşamaz.
Peşin ödeme, taksit ve küçük çiftçi
Cumhurbaşkanınca kabul edilen büyük enerji ve sulama projeleri, iskân projeleri, yeni orman yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amaçlı kamulaştırmada ödeme ikiye ayrılır. Bir gerçek kişiye veya özel hukuk tüzel kişisine düşen bedelin, ilgili yılın Genel Bütçe Kanununda gösterilen bölümü nakden ve peşin ödenir. Peşin bölüm, toplam bedelin altıda birinden az olamaz. Bu sınırı aşan kısım eşit taksitlere bağlanır. Her taksit peşin ödenen miktardan düşük olamaz. Ödeme faiziyle birlikte en çok beş yıla yayılır. Faiz, peşin ödeme gününün ertesi gününde başlar ve Devlet borçları için öngörülen en yüksek faiz haddi uygulanır. Kamulaştırılan toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait bedel bu taksit düzenine girmez. O bedel her hâlde peşin ödenir.
Bedel tespiti ve tescil davası
Satın alma usulüyle kamulaştırma yapılamazsa idare, topladığı bilgi ve belgelerle yaptırdığı bedel tespitini bir dilekçeye ekleyerek taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine başvurur. Mahkemeden, bedelin peşin veya 3. maddenin ikinci fıkrasına göre taksitle ödenmesi karşılığında taşınmazın idare adına tesciline karar verilmesi istenir. Olağan usulde mahkeme idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece idare taşınmaza el koyamaz ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunamaz.
2942 sayılı KAMULAŞTIRMA KANUNU m. 10Kaynağı aç
Mahkeme, idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası için duruşma günü belirler. Dava dilekçesi ile idare belgelerinin birer örneği eklenerek malike meşruhatlı davetiye gönderilir. Adresi bulunamayanlara 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 28. maddesi gereğince ilan yoluyla tebligat yapılır. Davetiyede, konuya ve taşınmazın değerine ilişkin bütün savunma ve delillerin tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde mahkemeye yazılı bildirilmesi gerektiği de yer alır.
Duruşmada taraflar bedelde anlaşamazsa hâkim, en geç on gün içinde keşif ve otuz gün sonrası için duruşma günü tayin ederek bilirkişiler marifetiyle ve ilgililerin huzurunda mahallinde keşif yaptırır.
Bilirkişi kurulu ve değerleme ölçütleri
Kamulaştırmaya konu yerin cins ve niteliğine göre kurul en az üç kişiden oluşur. Üyelerden birinin, taşınmaz geliştirme konusunda yüksek lisans veya doktora yapmış uzmanlar ya da 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre yetkilendirilen gayrimenkul değerleme uzmanları arasından seçilmesi zorunludur. Kurul, değeri 11 ve 12. maddelere göre takdir eder ve gerekçeli raporunu on beş gün içinde mahkemeye verir. Değer tespitinde idarenin belgeleri mahkemeye verdiği gün esas tutulur.
2942 sayılı KAMULAŞTIRMA KANUNU m. 15Kaynağı aç
Ölçüt taşınmazın türüne göre değişir. Arazi veya kaynak, bulunduğu yer ve koşullarda olduğu gibi kullanıldığında getireceği net gelire göre değerlendirilir. Arsada esas alınan değer, kamulaştırma gününden önce gerçekleşen ve özel bir amaca bağlanmayan emsal satışların gösterdiği satış değeridir. Yapıda resmi birim fiyatı, maliyet hesabı ve yıpranma payı birlikte gözetilir. Kamulaştırmayı doğuran imar ya da hizmet girişiminin yaratacağı artış ile taşınmazın ilerideki kullanımından beklenen kâr bedele katılmaz.
Tapuya kayıtlı taşınmazın mülkiyeti ihtilaflıysa veya taşınmaz kadastro mahkemesinde dava konusuysa kamulaştırma bedeli, ileride hak sahibi olacak kişiye ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesaba yatırılır. Hak sahibinin tespit edilemediği durumda mahkeme, bedelin üçer aylık vadeli hesaba dönüştürülerek nemalandırılması için gerekli tedbirleri alır. Tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz kamu malı değilse ve zilyetlikle iktisap koşulları oluşmuşsa bedel zilyede de ödenebilir.
Kısmi kamulaştırmada bedel ve kalan kısım
Taşınmazın bir kısmı kamulaştırılıyorsa, kalan kısımda değer düşüklüğü olacaksa bu fark hesaplanıp kamulaştırma bedeline dahil edilir. Kalan kısımda değer artışı olacaksa bu artış bedelden düşülür. Değer artışı nedeniyle yapılacak indirme, kamulaştırma bedelinin yüzde ellisinden fazla olamaz.
2942 sayılı KAMULAŞTIRMA KANUNU m. 12Kaynağı aç
Kısmi kamulaştırmadan sonra malike kalan bölüm imar mevzuatına göre kullanılabilir durumdaysa, bölünen tesislerin ona düşen parçası ayrıca hesaba katılır. Bina, ihata duvarı, kanalizasyon, su, elektrik ve havagazı hattı ile makine gibi unsurlardan malike kalanların eski niteliğiyle yeniden kullanılabilir hâle gelmesi için gereken gider ve bedel kamulaştırma bedeline eklenir. Bu ekleme, kalan bölümün imar mevzuatı yönünden yararlanmaya elverişli olmasına bağlıdır.
Kısmi kamulaştırmada artan bölüm yararlanmaya elverişli değilse malik, kalan kısmın da kamulaştırılmasını isteyebilir. Bunun için kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda dava açılmamış olmalı ve yazılı başvuru, kamulaştırma kararının tebliğinden itibaren en geç otuz gün içinde yapılmalıdır. Zorunluluk, bu koşullar bir arada bulunduğunda doğar. Bu madde uygulamasından çıkan anlaşmazlık adli yargıda çözülür.
İptal davası ve maddi hataların düzeltilmesi
Malik, mahkemece yapılan tebligat gününden itibaren otuz gün içinde kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda iptal davası, maddi hatalara karşı da adli yargıda düzeltim davası açabilir. Kendilerine tebligat yapılamayanlarda süre, tebligat yerine geçmek üzere mahkemece gazete ile yapılan ilan tarihinden işler. İştirak hâlinde veya müşterek mülkiyette paydaşların her birinin tek başına dava hakkı vardır. İdare de kamulaştırma belgelerinin mahkemeye verildiği günden itibaren otuz gün içinde maddi hatalara karşı adli yargıda düzeltim davası açabilir.
2942 sayılı KAMULAŞTIRMA KANUNU m. 14Kaynağı aç
Tescil hükmü ve bedele karşı kanun yolu
Mahkemenin tescile ilişkin hükmü kesindir. Bedel bakımından tarafların istinaf ve temyiz yolu açıktır. Kanun yolu sonunda kesinleşen bedel, hak sahibine peşin ve nakit ödenmiş tutarın altında kalırsa fark ilgiliden istenir. Ödemenin yapıldığı tarih ile geri isteme yazısının ilgilisine tebliğ edildiği tarih arasında geçen süre için faiz işletilmez. Bedel yönünden bu aşamalarda miktarın artırılması da mümkündür.
Acele kamulaştırmanın şartları
Acele kamulaştırma, olağan usulün sonuçlanması beklenmeden taşınmaza el koyma imkânı tanıyan ve kanunda sayılan hâllerle sınırlı istisnai bir yoldur. 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi bu imkânı üç hâlle sınırlar: 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu'nun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacı, aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hâller ve özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlar. Bu hâllerde kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, idarenin istemiyle mahkeme yedi gün içinde o taşınmazın değerini tespit ettirir. Değer, 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce belirlenir; idare bu değeri mal sahibi adına bankaya yatırarak taşınmaza el konulmasını sağlayabilir. Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hâllerde yapılacak kamulaştırmada yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedelidir.
2942 sayılı KAMULAŞTIRMA KANUNU m. 27Kaynağı aç
Mahkemece verilen el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir. Taşınmazın başkasına devir, ferağ veya temlikinin yapılamayacağı hükmü tapu kütüğüne şerh edilir. El koyma kararından sonra taşınmaz boşaltılır. Bu şerh devri engelleyen bir yasak içerir. Olağan kamulaştırma hazırlığında tapuya işlenen şerh ise devir işlemlerine engel olmayan bilgilendirme şerhidir.
Acele usul, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri ortadan kaldırmaz. Yalnızca bu usuller işletilmeden önce idareye taşınmaza el koyma imkânı tanır. El koymadan sonra idare önce satın alma yolunu işletir. Bu yol mümkün olmazsa taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açar. Mülkiyetin devri için bu aşamaların tamamlanması gerekir.
Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerekir. Buradaki kamu yararı, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak acele kamulaştırmayı ve aceleliği zorunlu kılan bir yarardır. Danıştay 6. Dairesinin E. 2023/9165, K. 2024/4163 sayılı kararında, idarenin olağan usulden ayrılmasının bir zorunluluktan kaynaklandığının ve gecikmesinde sakınca bulunan bir faaliyetin gerçekleştirilmesinde üstün kamu yararı bulunduğunun ortaya konulması gerektiği ifade edilmiştir. Aynı dairenin E. 2022/3419, K. 2023/5339 sayılı kararında da acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olduğu ve olağan kamulaştırmadaki kamu yararından ayrıldığı belirtilmiştir.
Acele kamulaştırmada bildirim, süre ve temyiz
Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmî Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde değildir. Mülkiyet hakkını kısıtlayıcı bireysel işlem, otuz gün içinde dava açılacak idare gösterilmek suretiyle ilgiliye tebliğ edilir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi, acele kamulaştırma işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda ivedi yargılama usulünün uygulanacağını düzenler. Bu usulde dava açma süresi otuz gündür ve aynı Kanun'un 11. maddesi uygulanmaz. Verilen nihai kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Danıştay 6. Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla ivedi yargılama usulünde verdiği karara karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu bulunur.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 20/AKaynağı aç
Kanun, acele kamulaştırma işleminden doğan uyuşmazlıkta ivedi yargılama usulünü ve otuz günlük dava süresini öngörür. Yazılı bildirimi usulüne uygun yapılmayan ve muhatabı bakımından kişisel nitelik taşıyan kararlar için Danıştay 6. Dairesinin E. 2022/3419, K. 2023/5339 ve E. 2023/9165, K. 2024/4163 sayılı kararlarında ayrı bir sonuç benimsenmiştir. Bu kararlar, usulüne uygun yazılı bildirim üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebilir; bu durumda 20/A maddesi uygulanmaz. Otuz günlük ivedi süre ile öğrenmeden işleyen altmış günlük süre, bildirimin yapılıp yapılmamasına göre yan yana durur. İkisi tek bir kesin süre kuralına indirgenemez.
Yenileme alanlarında anlaşma ve kamulaştırma
Yenileme alanı, il özel idaresinde il genel meclisinin, belediyede ise belediye meclisinin üye tam sayısının salt çoğunluğuyla belirlenir. İl özel idaresinin ve büyükşehir dışındaki belediyelerin bu yöndeki kararları Cumhurbaşkanına sunulur. Alandaki yapıların boşaltılması, yıkılması ve kamulaştırılması önce anlaşmayla yürütülür. Anlaşma olmazsa ilgili il özel idaresi veya belediye, gerçek kişilerin ve özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetindeki taşınmazı kamulaştırabilir. 5366 sayılı Kanun kapsamındaki bu kamulaştırma, 2942 sayılı Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrası bakımından iskân projesinin gerçekleştirilmesi amacına yönelik kamulaştırma sayılır.
5366 sayılı YIPRANAN TARİHİ VE KÜLTÜREL TAŞINMAZ VARLIKLARIN YENİLENEREK KORUNMASI VE YAŞATILARAK KULLANILMASI HAKKINDA KANUN m. 2Kaynağı aç
Danıştay 6. Dairesinin E. 2022/3548, K. 2023/5343 sayılı kararında, yenileme alanında kalan dava konusu taşınmazın herhangi bir etaba dahil edilmediği ve bu alana ilişkin yenileme projesinin bulunmadığı saptanmıştır. Hazırlanacak yenileme projelerinin kültür varlıklarını koruma kurulunca onaylanmasından sonra belediyece uygulanabileceği ve bu işlemlerin belirli bir zaman alacağı dikkate alınarak, 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen acelelik hâlinin bulunmadığı ve o acele kamulaştırma işleminde hukuka uygunluk olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu sonuç, karara konu parselin saptanan durumuna ilişkindir.
Tescilden sonra tahliye
İdare adına tescil edilen taşınmazın boşaltılması icra dairesinden istenir. İcra dairesi, taşınmazda bulunanlara taşınmazı on beş gün içinde boşaltmaları için tebligat yapar. Bu tebliğe karşı itiraz ve şikâyet tahliyeyi durdurmaz. Mahkemece ihtiyati tedbir kararı da verilemez.
Amacına uygun kullanılmayan taşınmazın geri alınması
Kamulaştırma bedelinin kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl içinde, kamulaştırmayı yapan idarece veya devir ya da tahsis yapılan idarece kamulaştırma ve devir amacına uygun hiçbir işlem veya tesisat yapılmazsa ya da taşınmaz kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilmeyerek olduğu gibi bırakılırsa mal sahibi veya mirasçıları taşınmazı geri alabilir. Bunun için kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte ödemeleri gerekir. Geri alma hakkı, doğmasından itibaren bir yıl içinde kullanılmazsa düşer.
2942 sayılı KAMULAŞTIRMA KANUNU m. 23Kaynağı aç
Birinci ve ikinci fıkradaki süreler geçtikten sonra eski malikler veya mirasçıları, kamulaştırılan taşınmazda hakları bulunduğu iddiasıyla idareden herhangi bir sebeple hak, bedel veya tazminat isteyemez ve dava açamaz. Aynı amacın gerçekleşmesi için birden fazla taşınmaz birlikte kamulaştırılmışsa bu taşınmazların durumu bir bütün kabul edilir ve geri alma hükümleri buna göre uygulanır.
1164 sayılı Arsa Ofisi Kanununa dayanılarak yapılan kamulaştırmalarda ve 2942 sayılı Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hâllerde yapılacak kamulaştırmalarda bu geri alma hükmü uygulanmaz. Özel kanunlarda 23. maddenin uygulanmayacağına ilişkin hükümler de saklıdır.
Sık sorulan sorular
Kamulaştırma nedir?
Kamulaştırma, kamu hizmeti veya teşebbüs için gerekli taşınmazın, kaynağın veya irtifak hakkının bedeli ödenerek idarece edinilmesidir. Mülkiyet hakkı ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabilir. Bedel kural olarak nakden ve peşin, Kanunda gösterilen hâllerde eşit taksitlerle ödenir.
Ödenek ayrılmadan kamulaştırmaya başlanır mı?
Hayır. İdareler yeterli ödenek temin etmeden kamulaştırma işlemlerine başlayamaz. Olağan usulde ödenek ayrıldıktan sonra kamu yararı kararı alınması da gerekir.
Onaylı imar planında ayrıca kamu yararı kararı gerekir mi?
Hayır. Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projeye göre yapılacak hizmetlerde ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur. Yetkili icra organının kamulaştırma işlemine başlandığını gösteren kararı yeterlidir.
Tapuda kayıtlı taşınmazda satın alma usulü öncelikli midir?
Evet. Tapuda kayıtlı taşınmazlarda satın alma usulünün öncelikle uygulanması esastır. Malik veya yetkili temsilcisi tebliğden itibaren on beş gün içinde başvurursa, tahmini değeri geçmemek üzere pazarlık görüşmesi yapılır.
Anlaşılan kamulaştırma bedeline sonra itiraz edilir mi?
Hayır. Satın alma veya trampayla edinilen taşınmaz, kaynak ya da irtifak hakkı kamulaştırma yoluyla alınmış sayılır. Bu şekilde yapılan kamulaştırmaya veya bedeline karşı itiraz davası açılamaz.
Büyük proje kamulaştırmasında bedelin tamamı peşin mi ödenir?
Hayır. Cumhurbaşkanınca kabul olunan büyük enerji, sulama ve iskân projeleri ile yeni orman, kıyıların korunması ve turizm amaçlı kamulaştırmada, o yıl Genel Bütçe Kanununda gösterilen miktar peşin ödenir ve bu miktar bedelin altıda birinden az olamaz. Aşan kısım en fazla beş yılda, Devlet borçları için öngörülen en yüksek faizle eşit taksitlere bağlanır. O toprağı doğrudan işleyen küçük çiftçiye ait bedel her hâlde peşindir.
Kısmi kamulaştırmada kalan kısım da alınır mı?
Artan kısım yararlanmaya elverişli değilse, kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda dava açılmamış olması ve malikin tebliğden itibaren otuz gün içinde yazılı başvurması hâlinde kalan kısmın da kamulaştırılması zorunludur. Bu şartlardan biri eksikse aynı zorunluluk doğmaz.
Acele kamulaştırma mülkiyeti hemen geçirir mi?
Hayır. Acele usul, satın alma ve bedel davasından önce taşınmaza el koyma imkânı verir. Mülkiyetin devri için idarenin satın alma yolunu denemesi, anlaşma olmazsa asliye hukuk mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açması gerekir.
Resmî Gazete ilanı acele kamulaştırmada tebliğ sayılır mı?
Hayır. Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmî Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde değildir. İşlem, otuz gün içinde dava açılacak idare gösterilerek ilgiliye tebliğ edilir.
Kamulaştırılan taşınmaz geri alınabilir mi?
Bedel kesinleştikten sonra beş yıl içinde amaca uygun bir işlem veya tesis kurulmazsa ya da taşınmaz kamu yararına tahsis edilmeden bırakılırsa malik veya mirasçıları taşınmazı geri alabilir. Bedeli, aldıkları günden işleyen kanuni faiziyle birlikte ödemeleri gerekir. Hak, doğduktan sonra bir yıl içinde kullanılmazsa düşer. 1164 sayılı Arsa Ofisi Kanununa dayanılarak yapılan kamulaştırmalarda ve 2942 sayılı Kanun'un 3. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan hâllerde bu geri alma kuralı uygulanmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

