TAPDK Yetki Belgesi ve TEKEL Ruhsatı İdari Cezaları

by Avukat Erdal Ersoy
TAPDK Yetki Belgesi ve TEKEL Ruhsatı İdari Cezaları

Tütün mamulleri ve alkollü içkilerin toptan veya perakende satışı, ruhsatlandırma ve piyasa denetimi 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun çerçevesinde yürütülür. Kanuni izin veya yetki belgesi bulunmaksızın ya da mevzuatta gösterilen şartların dışına çıkılarak yapılan satış faaliyetleri idari para cezası, mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve belge iptali gibi çeşitli yaptırımlara bağlanmıştır.

4733 sayılı TÜTÜN, TÜTÜN MAMULLERİ VE ALKOL PİYASASININ DÜZENLENMESİNE DAİR KANUN m. 8Kaynağı aç
Madde 8 — (Değişik: 3/4/2008-5752/3 md.) Ticari amaç olmaksızın, kendi ürettiği ürünleri kullanarak şahsi tüketimi için elli kilogramı aşmayan sarmalık kıyılmış tütün elde eden veya üçyüzelli litreyi aşmayan fermente alkollü içki imal edenler haricinde, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından tesis kurma ve faaliyet izni almadan; tütün işleyenler veya tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, sigara filtresi, etil alkol, metanol ya da alkollü içki üretmek üzere fabrika, tesis veya imalathane kuran ve işletenler bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin günden onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu Kanunun 6 ncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına aykırı hareket edenler ile tesislerinde izin verilen kategori dışında faaliyette bulunanlara da aynı ceza verilir.[14][15] (Mülga ikinci fıkra: 28/3/2013-6455/31 md.) (Mülga üçüncü fıkra: 28/3/2013-6455/31 md.) (Mülga dördüncü fıkra: 28/3/2013-6455/31 md.) Tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler piyasasında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından gerekli izinleri alarak veya almadan mal veya hizmet üreten, işleyen, ihraç veya ithal eden, pazarlayan, alan veya satan gerçek ve tüzel kişilere aşağıda yazılı idarî yaptırımlar uygulanır:[16] a) Bu Kanun veya ilgili mevzuat gereğince Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından istenilen ticari faaliyetlerini gösterir satış veya faaliyet raporlarını veya bilgi, belge ve numuneleri yazılı uyarıya rağmen belirlenen süre içinde vermeyenlere, yanlış veya yanıltıcı bilgi veya belge verenlere, gerekli tesis ve yerleri incelemeye açmayanlara ellibin Yeni Türk Lirasından ikiyüzellibin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. b) Üreticiden satın aldıkları tütünleri satış merkezlerine veya Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına tescil ettirmeyenlere, yazılı sözleşme yapma tarihine uymayanlara, işleme açılış ve kapanışları ile tütün stoklarını ve tütün depolarını süresi içinde bildirmeyenlere, izinsiz standart dışı işleme yapanlara, bu Kanunda tütün eksperi unvanına sahip olanlar tarafından yapılması öngörülen işleri yetkisiz kişilere yaptıranlara, yazılı sözleşme esası veya açık artırma yöntemi ile yapılan alım satım kapsamındaki yükümlülüklerini süresi içinde yerine getirmeyenlere onbin Yeni Türk Lirasından ellibin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Bu hüküm Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından izin almadan bir yere mahsus tütün çeşidinin tohum veya fidelerini başka çeşitlere ayrılmış olan yerlere ekenler, dikenler veya bu amaçlarla taşıyanlar hakkında da uygulanır. c) İzin almadan veya güncelleme yapmadan, ana girdilerde veya ürün ambalajında değişiklik yaparak ürünleri piyasaya arz edenlere ellibin Yeni Türk Lirasından beşyüzbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. d) Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından izin almaksızın işleme veya üretim tesislerinde proje tadilat kapsamındaki işlemleri yapan, kurulu makinelerini ülke içerisinde kısmen veya tamamen aynı firma tarafından kurulan yeni veya eski bir fabrikaya nakleden, başka bir firmaya devreden ya da ülke dışına çıkaranlara veya bildirimde bulunmaksızın faaliyetini sona erdirenlere ellibin Yeni Türk Lirasından beşyüzbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. e) Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından izin almadan veya bildirimde bulunmadan dökme alkollü içkileri piyasaya arz eden, sevkiyatını yapan veya izin verilen yerlerden farklı yerlerde depolayanlara ikiyüzbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. f) Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından belge almamış kişilerden ürün alan veya bu kişilere ürün satan ya da belgesinde belirtilen işyeri dışında satış yapan toptan veya perakende tütün mamulü, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol veya alkollü içki satıcıları ya da açık içki satıcılarına bin Yeni Türk Lirasından onbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.[17] g) Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından satış belgesi almadan tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin toptan satışını yapanlara ellibin Yeni Türk Lirası; perakende satışını yapanlara ise beşbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir.17 h) (Mülga: 28/11/2017-7061/63 md.)[18] ı) Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından uygunluk belgesi almadan enfiye, çiğneme, nargile tütünü veya yaprak sigara kâğıdı ya da makaron ile sigara filtresi üretenler ile satan veya satışa arz edenlere (…)[19], beşbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir.17 j) Yetkili olmadıkları halde, açık olarak içki satışı veya sunumu yapanlar ile satışa sunulan tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkileri arz ambalajlarını bozmak veya bunları bölmek suretiyle satanlara bin Yeni Türk Lirasından onbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. k) Tütün mamulleri veya alkollü içkilerin, etil alkol, metanol, makaron, sarmalık kıyılmış tütünün ve yaprak sigara kâğıdının tüketicilere satışını (…)[20]; internet, televizyon, faks ve telefon gibi elektronik ticaret araçları ya da posta ile sipariş yöntemi kullanarak yapmak üzere satış sistemi kuran veya faaliyette bulunanlara yirmibin Yeni Türk Lirasından yüzbin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. (Ek ikinci cümle: 13/2/2011-6111/175 md.) Satışın internet ortamında yapılması halinde, 4/5/2007 tarihli ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunda öngörülen usullere göre erişimin engellenmesine karar verilir ve bu karar hakkında da anılan Kanun hükümleri uygulanır.17 1) Tütün mamulleri veya alkollü içkileri satış yerlerindeki raf veya standlara, her türlü teşhir ünitesine, reklam ve tanıtımına ilişkin mevzuata ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı düzenlemelerine aykırılık oluşturacak veya herhangi bir firmaya üstünlük sağlayacak şekilde yerleştirenlere otuzbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. m) Tütün mamulleri (…)[21] kullanımını ve satışını özendirici veya teşvik edici kampanya, promosyon, reklam ve tanıtım yapılmasını önlemek amacıyla Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından bu Kanun uyarınca yapılan düzenlemelere aykırı hareket edenlere otuzbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. n) Tütün mamulleri (…)[22]; otomatik satış makinesi ile satanlara veya bahis oynatmak veya ödül vermek gibi yollarla verenlere, fiilleri suç oluşturmadığı takdirde ellibin Yeni Türk Lirasından ikiyüzellibin Yeni Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. (Ek cümle:28/10/2020-7255/13) Eyleme konu makineler hakkında müsadere kararı verilmemiş ise ayrıca mülkiyetin kamuya geçirilmesine karar verilir. o) (Ek: 13/2/2011-6111/175 md.) Ticari amaçla sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile satan veya satışa arz edenlere ürettikleri, sattıkları veya satışa arz ettikleri tütünün; 50 kilograma kadar (50 kilogram dâhil) olması halinde 250 TL. 50 kilogramdan 100 kilograma kadar (100 kilogram dâhil) olması halinde 500 TL. 100 kilogramdan 250 kilograma kadar (250 kilogram dâhil) olması halinde 1.500 TL. 250 kilogramdan 500 kilograma kadar (500 kilogram dâhil) olması halinde 3.000 TL. 500 kilogramdan fazla olması halinde 5.000 TL. idari para cezası verilir. ö) (Ek:28/10/2020-7255/13 md.) 6 ncı maddenin onikinci fıkrasına aykırı hareket edenlere, kullanımı zorunlu olan miktar ile fiili kullanım miktarı arasındaki farkın, kullanımı zorunlu olan miktara oranının; 1) Yüzde on ve altında olması halinde, kullanmadığı her bir kilogram karşılığında sekizTürk Lirası, 2) Yüzde otuz ve altında olması halinde, kullanmadığı her bir kilogram karşılığında on Türk Lirası, 3) Yüzde otuzun üzerinde olması halinde, kullanmadığı her bir kilogram karşılığında Oniki Türk Lirası, idari para cezası uygulanır. p) (Ek:28/10/2020-7255/13 md.) Mevzuatta tanımlanmış amacı dışında ya da teknik düzenlemesine uygun olmayan etil alkolü bulunduranlara, satışa sunanlara veya satanlara yirmibin Türk Lirasından yüzbin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. r) (Ek:30/11/2022-7423/4 md.) Makaron ve sigara üretim tesislerinde, Tarım ve Orman Bakanlığına bildirimde bulunmadan ve 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 257 nci maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi kapsamında vergi güvenliğini sağlamak amacıyla kullanılması zorunluluğu getirilen özel etiket ve işaretlerle ürünlerini etiketlemeden veya işaretlemeden makine çalışma testleri, ürün denemeleri veya deneme üretimi yapanlara, onbin Türk lirasından az olmamak üzere, üretilen her bir adet başına bir Türk lirası idari para cezası verilir. s) (Ek:30/11/2022-7423/4 md.) Makaron ve sigara üretim tesislerinde, makine çalışma testleri, ürün denemeleri veya deneme üretimi kapsamında üretilen makaron ve sigaraları süresi içerisinde imha etmeyenlere, onbin Türk lirasından az olmamak üzere, üretilen her bir adet başına bir Türk lirası idari para cezası verilir. Yukarıda sayılan fiiller dışında, bu Kanun ile 4250 sayılı Kanuna veya bu kanunlara göre yürürlüğe konulmuş yönetmeliklere ya da Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca verilen belgelerde yer alan şartlara uyulmadığının tespiti halinde, ilgili gerçek ve tüzel kişiler uyarılır ve aykırılığın giderilmesi için uygun bir süre verilir. Her işlem için verilecek süre Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca belirlenir. Verilen süre sonunda aykırılığın devam etmesi halinde veya aykırılığın giderilmesinin mümkün olmadığı hallerde süre verilmeksizin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca verilen belgeler iptal edilir. İdarî para cezaları, fiillerin tekrarı halinde, bir önceki cezanın iki katı olarak verilir. Beşinci fıkranın (c) bendinde sayılan fiillerin tekrarı halinde ayrıca ihlale konu ürünün piyasaya arzının bir yıla kadar durdurulmasına; (a), (b), (d), (e), (f), (j), (k), (1), (m), (n), (o), (p), (r) ve (s) bentlerinde sayılan fiillerin, ilk fiilin işlenmesinden sonraki beş yıl içinde üçüncü defa işlenmesi halinde ise belgelerin iptaline karar verilir. Satış belgesi iptal edilen satıcılar, satış belgesi iptaline konu işyerinde aynı işletme adı altında faaliyette bulunan üçüncü kişiler ile satış belgesi iptal edilen satıcılarca belge iptaline konu işyerinin farklı işletme adı altında fiilen işletilmesi halinde, bu işletme üzerine kayıtlı görünen üçüncü kişiler adına iki yıl süreyle yeni belge başvurusunda bulunulamaz.[23][24] (Değişik sekizinci fıkra:30/11/2022-7423/4 md.) Bu Kanuna, 4250 sayılı Kanuna, 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin (d) fıkrasına veya 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3 üncü maddesinin onuncu, onaltıncı, onyedinci, onsekizinci, yirminci ve yirmibirinci fıkralarına aykırı fiillerden dolayı haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı olanlara, bu Kanun kapsamında yürütülen faaliyetlere ilişkin hiçbir belge verilmez, verilmiş olanlar Tarım ve Orman Bakanlığınca iptal edilir. (Değişik ikinci cümle: 27/12/2023-7491/38 md.) Bu Kanuna, 4250 sayılı Kanuna, 213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin (d) fıkrası ile 5607 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin onuncu, onaltıncı, onyedinci, onsekizinci, yirminci ve yirmibirinci fıkralarına aykırı fiillerden soruşturma ve/veya kovuşturma başlatılması durumunda bu Kanun kapsamında yürütülen faaliyetlere ilişkin verilen belgeler, durumun Bakanlığa yargı merciince bir hafta içerisinde bildirilmesiyle veya sair suretlerle Bakanlıkça ıttıla edilmesi durumunda, belgenin düzenlendiği  tesis  veya işyeri  dikkate  alınarak askıya alınır. Askıya alma süresince söz konusu tesis veya işyeri için başkaca bir belge düzenlenmez. Tüzel kişilerin organ veya temsilcisi ya da organ veya temsilci olmamakla birlikte bu tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde görev üstlenen bir kişi tarafından tüzel kişinin yararına işlenmesi durumunda da askıya alma işlemi uygulanır. Bakanlıkça askıya alma işleminin kaldırılıp kaldırılmayacağı altı ayda bir değerlendirilir. Ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi üzerine ya da mahkûmiyet dışında bir hüküm veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde kesinleşmesi beklenmeksizin Bakanlık tarafından askıya alma işlemi ortadan kaldırılır.[25] Beşinci fıkranın (f), (g), (h), (ı), (j), (n), (o), (p), (r) ve (s) bentlerinde yazılı fiiller hakkında idarî yaptırım uygulamaya ve bu fiillerin konusunu oluşturan her türlü eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesi kararını vermeye mahalli mülkî amirler, diğer bentlerde yazılı fiiller hakkında idarî para cezası vermeye Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkilidir. Mahalli mülkî amirlerce uygulanan idarî yaptırımlar onbeş gün içinde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına iletilir.[26][27][28] Bu Kanun hükümlerine göre verilen idarî yaptırım kararlarına karşı 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir. Ancak, idare mahkemesinde dava, işlemin tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içinde açılır. İdare mahkemesinde iptal davası açılmış olması, kararın yerine getirilmesini durdurmaz. İdarî yaptırımlara ilişkin olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır. (Ek fıkra: 28/3/2013-6455/31 md.) Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı piyasa faaliyetlerine ilişkin olarak tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler piyasasında mal veya hizmet üreten, işleyen, ihraç veya ithal eden, pazarlayan, alan veya satan gerçek ve tüzel kişiler ile bunların yetkilileri hakkında açılan kamu davalarını katılan sıfatıyla takip edebilir. Bu konularla ilgili olarak suç duyurusunda bulunabileceği gibi mevzuatın uygulanması açısından, adli ve mülki makamlardan yaptırım talebinde bulunabilir. (Ek fıkra: 28/3/2013-6455/31 md.) Bu Kanuna göre idari para cezalarının veya idari yaptırımların uygulanması, bu Kanunun diğer hükümlerinin ve diğer kanunlarda yer alan ceza ve tedbirlerin uygulanmasına engel teşkil etmez. (Ek fıkra: 28/3/2013-6455/31 md.) Her türlü uyuşturucu madde, alkollü içki, tütün ve tütün mamulleri bağımlılığı ile mücadele etmek amacıyla Türkiye Yeşilay Cemiyetine 5018 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi hükmüne tabi olmaksızın yardım yapılmak üzere, Sağlık Bakanlığı bütçesinde gerekli ödenek öngörülür. Teminat alınması

Yetkili Merciler ve İdari Yaptırım Uygulama Görevi

4733 sayılı Kanun kapsamında idari yaptırım tesis etme yetkisi fiilin niteliğine göre mahalli mülki amirler ile Bakanlık arasında paylaştırılmıştır. Kurumsal yapıdaki değişikliklerle piyasa düzenleme yetkilerinin Bakanlık teşkilatında toplanması yanında, yasal düzenlemede öngörülen görev ayrımı idari işlemlerin yetki yönünden geçerliliğinde belirleyicidir.

4733 sayılı Kanun'un 8. maddesinin beşinci fıkrasının (f), (g), (h), (ı), (j), (n), (o), (p), (r) ve (s) bentlerinde yer alan kabahat fiilleri hakkında idari yaptırım uygulamaya ve fiillerin konusunu oluşturan her türlü eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar vermeye mahalli mülki amirler yetkilidir. Maddede belirtilen diğer bentlerdeki fiiller hakkında idari para cezası verme yetkisi ise Bakanlığa aittir. Mahalli mülki amirlerce uygulanan idari yaptırımlar on beş gün içinde Bakanlığa iletilir.

Danıştay 13. Daire, E. 2023/3871, K. 2024/1372Kaynağı aç
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2023/3871 E.  ,  2024/1372 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2023/3871 Karar No:2024/1372 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Valiliği VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan satış belgesi almadan tütün mamullerinin toptan satışının yapıldığından bahisle 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin beşinci fıkrasının (g) bendi uyarınca davacıya 174.098,00-TL idari para cezası verilmesine ve yaptırım konusunu oluşturan 860 kilogram sarmalık kıyılmış tütün mamulünün mülkiyetinin kamuya geçirilmesine ve imha edilmesine ilişkin … Valiliği'nin … tarih ve E…. sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacıya ait iş yerinde 23/03/2021 tarihinde yapılan denetim sonucunda tutulan tespit tutanağı, iş yeri arama, el koyma ve yakalama tutanağı, aynı tarihte alınan şüpheli ve tanık ifade tutanakları ve 25/03/2021 tarihli araştırma tutanağı ile el konulan tütün miktarı incelendiğinde, olay yerinde davacıya ait olduğu tespit edilen tütün mamullerini davacının Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan satış belgesi almadan toptan satışını yaptığının sabit olduğu, davacının babasından aldığı vekâletnamenin de satış belgesinin devrini veya bu belgeden muafiyeti sağlamayacağı anlaşıldığından, davacının sübuta eren eylemi nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nce; davalı idarece yapılan denetim sonucu tanzim edilen 23/03/2021 tarihli tutanakta, kaçakçılık fiillerini önleme adına yapılan denetim esnasında nakliyat firması önünde üzerinde tütün mamulü ibareleri bulunan kutunun görülmesi üzerine yapılan incelemede, görevlilere ibraz edilen irsaliyeli faturaya göre ürünlerin dava dışı M.Y.'ye gönderildiğinin görüldüğü, yine sevk irsaliyeli faturanın üzerinde kaşesi bulunan G.Ö.'ye kutularda ne olduğu ve kime ait olduğu sorulduğunda, kutularda içmelik tütün olduğu, kendisine ait olduğunu, … iline M.Y.'ye gönderdiğini beyan ettiği, G.Ö.'nün herhangi bir fatura ve satış yetki belgesi ibraz edememesi, endişeli ve kuşkulu tavır sergilemesi üzerine kutu içerisinde yer alan tütün mamullerinin bandrolsüz veya sahte bandrollü gümrük kaçağı ürün olabileceğine yönelik şüphe oluştuğu, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve kutuların içerisinde herhangi bir suç unsuru bulunup bulunmadığının tespiti için arama yapılmasının gerektiği belirtilmiş olup, söz konusu tutanakta davacının toptan satış yaptığını ortaya koyacak herhangi bir bilgi, belge veya dayanağa yer verilmediği, diğer bir anlatımla, dava konusu tütünün mülkiyetinin 4733 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 5. fıkrasının (g) bendi uyarınca kamuya geçirilebilmesi için, belge almadan toptan satış yapıldığının herhangi bir tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerekirken, davalı idarece söz konusu fiilin işlendiğinin açık ve anlaşılır şekilde belirlenmesine yönelik herhangi somut bir tespit yapılmadığı; Uyuşmazlıkta, dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, dava konusu işleme esas alınan 23/03/2021 tarihli tutanakta, davacının veya davacının babası olan M.Y.'nin dava konusu ürünlerin toptan veya perakende satışını yaptığına dair herhangi bir tespite yer verilmediği ve davacının kurumdan toptan veya perakende satış belgesi almadan toptan veya perakende sigara ve alkollü içecek satışını yapıp yapmadığı hususuna ilişkin olarak davalı idarece yeterli araştırma ve tespit yapılmadan varsayıma dayalı olarak işlemin tesis edildiğinin anlaşıldığı, bu itibarla, davacıya 174.098,00-TL idari para cezası verilmesine ve işleme konu ürünlerin mülkiyetinin kamuya geçirilmesine dair işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu ürünlere savcılığın arama ve el koyma kararı gereğince el konulduğu, yapılan tahkikat sonucu alınan ifadelerden söz konusu tütün mamullerinin davacının iş yerinden alındığı ve … gönderilmeye çalışıldığının anlaşıldığı, bu iş yerine ait satış belgesinin bulunmadığının tespit edildiği, ele geçirilen ürün miktarının perakende satış ve kişisel kullanım sayılamayacak kadar fazla olduğu, ürünlere ilişkin sunulan faturanın polis müdahalesinden sonra düzenlendiği, faturada satıcı adresi … alıcı adresi … olmasına rağmen ürünlerin bu iki adresten farklı olarak güzergah bir il olmayan … bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dava konusu işlemin sadece 23/03/2021 tarihli tutanağa istinaden tesis edilmediği, olay üzerine ayrıntılı araştırma yapılarak şüpheli ve tanık ifadelerinin alındığı, 25/03/2021 tarihli araştırma tutanağında davacının söz konusu iş yerinde tütün işi yaptığının tespit edildiği, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : … Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü personelince il genelinde kaçakçılık fiillerini önlemeye yönelik yapılan çalışmalar kapsamında … tarihinde "… Mahallesi, … Sokak No:… …/…" adresinde faaliyet gösteren … Taşımacılık Nakliyat firmasının önünde üzerinde tütün mamulü ibareleri bulunan kutuların görülmesi üzerine yapılan araştırmada, kutularda ne olduğunun iş yeri sahibine sorulduğunda iş yeri yetkilisi İ.Y.'nin bilgisinin olmadığını, … Ticaret adına gönderildiğini ve kesilmiş irsaliyesinin bulunduğunu beyan ettiği, bu irsaliyeli fatura incelendiğinde ürünlerin M.Y.'ye gönderildiğinin görüldüğü, sevk irsaliyeli faturanın üzerinde kaşesi bulunan ve ürünlerin sahibi olarak belirtilen G.Ö. isimli şahıs nakliye firmasına geldiğinde, bu kişiye kutularda ne olduğu ve kime ait olduğunun sorulduğu, G.Ö.'nün kendisine ait içmelik tütün mamulü olduğunu ve … iline M.Y.'ye gönderdiğini beyan ettiği, ürünlerin giriş faturasının ve Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan alınan toptan satış yetki belgesinin ibrazı istenildiğinde bu belgelerin ibraz edilemediği tespit edilerek 23/03/2021 tarihli tutanağın düzenlendiği, maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması ve kutular içerisinde herhangi bir suç unsuru bulunup bulunmadığının tespiti için Cumhuriyet Savcısından alınan arama ve el koyma kararı doğrultusunda aynı gün saat 18:35 itibarıyla arama işlemine başlandığı, kutulardaki ürünlerin bandrollü olduğu, ancak tütün mamullerinin 2020 ve 2021 yıllarına, bandrollerin ise 2019 yılına ait olduğu, bandrollerin eski tip olmasından dolayı bazılarının yırtık ve tek taraflı yapıştırıldığı, nizam ve intizam içerisinde yapıştırılmadığı, yıpranmış olduğu ve başka üründen kaldırılıp tekrar kullanıldığına yönelik izlenim oluştuğu, mükerrer kullanım şüphesinden dolayı işyerinde yapılan aramada bulunan, "President Line 1000" ibareli 1'er kilogramlık 50 paket (toplam 50 kilogram), "Express Blue 1000" ibareli 1'er kilogramlık 110 paket (toplam 110 kilogram), "JXB Yellow 1000" ibareli 1'er kilogramlık 180 paket (toplam 180 kilogram), "Instark Blue 1000" ibareli 1"er kilogramlık 520 paket (toplam 520 kilogram) tütün mamulüne el konulduğu, akabinde … Valiliği'nin … tarih ve E…-… sayılı kararı ile davacının satış belgesi almadan tütün mamulleri toptan satışını yaptığından bahisle 4733 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 5. fıkrasının (g) bendi uyarınca davacıya 174.098,00-TL idari para cezası verilmesine ve 4733 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 9. fıkrası uyarınca ele geçirilen 860 kilogram sarmalık kıyılmış tütün mamulünün mülkiyetinin kamuya geçirilmesine ve imha edilmesine karar verilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 5. fıkrasında, "Tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler piyasasında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından gerekli izinleri alarak veya almadan mal veya hizmet üreten, işleyen, ihraç veya ithal eden, pazarlayan, alan veya satan gerçek ve tüzel kişilere aşağıda yazılı idarî yaptırımlar uygulanır: … g) Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından satış belgesi almadan tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı,etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin toptan satışını yapanlara ellibin Yeni Türk Lirası; perakende satışını yapanlara ise beşbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir. …"; 9. fıkrasında, "Beşinci fıkranın (f), (g), (h), (ı), (j), (n), (o) ve (p) bentlerinde yazılı fiiller hakkında idarî yaptırım uygulamaya ve bu fiillerin konusunu oluşturan her türlü eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesi kararını vermeye mahalli mülkî amirler, diğer bentlerde yazılı fiiller hakkında idarî para cezası vermeye Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yetkilidir. …"; 11 fıkrasında, "İdari yaptırımlara ilişkin olarak bu Kanunda hüküm bulanmayan hallerde 30/03/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır."; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 18/7 maddesinde, "Mülkiyeti kamuya geçirilen eşya, başka suretle değerlendirilmesi mümkün olmazsa imha edilir." kurallarına yer verilmiştir. 07/11/2011 tarih ve 27808 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in "Satış belgesi alma zorunluluğu" başlıklı 5. maddesinde, "Tütün mamulleri ve alkollü içkilerin toptan ve perakende satışı ile açık alkollü içki satışı faaliyetlerinde bulunacak kişilerin, faaliyet türlerine göre aşağıdaki belgeleri almaları zorunludur: …e) Tütün mamulü toptan satışını yapabilmek için tütün mamulü toptan satış belgesi, alkollü içkilerin toptan satışını yapabilmek için ise alkollü içki toptan satış belgesi. …"; "İşyerlerine ve ürünlere ilişkin ortak hükümler" başlıklı 6. maddesinde, "Aşağıda yer alan hükümler; tütün mamulleri ve alkollü içkilerin satışının ve sunumunun yapıldığı gerçek ve tüzel kişilere ait işyerlerinin tümünü kapsar: a) Bu Yönetmelik kapsamındaki faaliyetler için sabit ve fiziki bir işyerinin mevcudiyeti aranır. Aynı gerçek veya tüzel kişinin birden fazla işyerinin bulunması halinde her biri için ayrı satış belgesi alınması zorunludur. b) Yetkili satıcılar tarafından satış belgesinde belirtilen işyeri adresi dışında satış ve/veya sunum yapılamaz. …"; "Toptan satış faaliyetine ilişkin esaslar" başlıklı 7/1-c maddesinde, "… Ürünlerin ticaretine ilişkin satış faturaları ve sevk/taşıma irsaliyeleri üzerinde, toptan satıcının ve ürün sattığı satıcının niteliğini tanımlayan marka ve ambalaj hacmi veya birimi bilgilerine yer verilmesi zorunludur. …"; "Süre uzatım işlemi ve satış belgelerinin geçerliliği" başlıklı 14. maddesinde, "… (4) Satış belgeleri devredilemez. Belge sahibinin ölümü ve mirasçıların faaliyete devam etmek istemeleri durumunda, ölüm tarihinden itibaren doksan gün içinde gerçek kişi adına düzenlenen satış belgesinin intibakının sağlanması için belgenin alındığı mercie başvurulması gerekir. Mirasçıların faaliyete devam etmek istememeleri durumunda, işyerinde bulunan ürünlerin intibak süresinin bitiminden itibaren üç ay içinde tasfiye edilmesi zorunludur."; "Denetim" başlıklı 25. maddesinde, "(1) Tütün mamulleri ve alkollü içkiler piyasasında mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişiler, ürünlere ve ilgili faaliyetlerine ilişkin olarak, mevzuatla verilen yetki çerçevesinde Kurum, mülki amirlikler ile diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından lüzum görülen hallerde incelenebilir ve denetlenebilir. Kurum dışındaki ilgili merciler tarafından yapılan inceleme ve denetimler sırasında tespit edilen Kurum mevzuatına aykırı hususlar ve aykırılıklara ilişkin olarak yapılan işlemler Kuruma ve/veya yetkili mercilere bildirilir. (…) (3) Belgesiz satışa ilişkin yapılan denetimlerde, satış belgesini haiz olduğunu beyan eden kişilerin, işyerinde mevcut olması gereken satış belgesi ile birlikte, her yıl süre uzatım işlemini yaptırmak suretiyle geçerlilik kazanan belgeyi ibraz etmeleri zorunludur. Söz konusu belgenin ibraz edilemediği hallerde Kurumun internet sitesinden sorgulaması yapılan kişinin, denetime konu işyerine dair alınmış satış belgesinin faal görünmemesi durumunda, kişinin belgesiz satış yapmakta olduğu tespit edilmiş olur." kurallarına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Aktarılan kurallardan, tütün mamulünün toptan satışını yapabilmek için toptan satış belgesi alınmasının zorunlu olduğu ve bu belgelerin devredilemeyeceği, satış belgesinde belirtilen iş yeri adresi dışında satış ve/veya sunum yapılamayacağı, bu ürünlerin ticaretine ilişkin satış faturaları ve sevk/taşıma irsaliyelerinin üzerinde toptan satıcının ve ürün sattığı satıcının niteliğini tanımlayan marka ve ambalaj hacmi veya birimi bilgilerine yer verilmesi gerektiği, tütün mamulleri piyasasında mal veya hizmet üreten, pazarlayan, satan gerçek ve tüzel kişilerin faaliyetlerinin mevzuatla verilen yetki çerçevesinde Kurum, mülki amirlikler ile diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından lüzum görülen hallerde inceleme ve denetleme yapılabileceği, belgesiz satışa ilişkin yapılan denetimlerde satış belgesini haiz olduğunu beyan eden kişilerin, satış belgesi ile birlikte her yıl süre uzatım işlemini yaptırmak suretiyle geçerlilik kazanan belgeyi ibraz etmelerinin zorunlu olduğu, söz konusu belgenin ibraz edilemediği hallerde Kurumun internet sitesinden sorgulaması yapılan kişinin, denetime konu iş yerine dair alınmış satış belgesinin faal görünmemesi durumunda, kişinin belgesiz satış yapmakta olduğunun tespit edilmiş olacağı, satış belgesi almadan tütün mamullerinin toptan satışını yapanlara idari para cezası verilmesine ve bu fiillerin konusunu oluşturan her türlü eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine kararını vermeye mahalli mülkî amirlerin yetkili olduğu, mülkiyeti kamuya geçirilen eşyanın başka suretle değerlendirilmesi mümkün olmazsa imha edileceği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık konusu olaya ilişkin olarak alınan ifadelerde, ürünlerin M.Y.'ye ait olduğu ve … iş yerine gönderilmek üzere G.Ö. tarafından sevk irsaliyesi düzenlediği, 23/03/2021 tarihinde nakliyeci firmanın bu ürünleri M.Y. veya oğlu davacının dükkanından aldığı, davacının tütüncüler pazarında tütün ve tütün mamulleri satışı yaptığı ve daha önce de …'e makaron gönderdiği, davacının babasına vekaleten bu işlerle ilgilendiği, bu ürünlerin … ilinden temin edilerek, … ilinden satış belgesinde belirtilen …'deki adrese satışı yapılmak üzere gönderildiği beyan edilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davacının babasına ait 10/08/2020 tarihinde alınmış ve geçerliliği devam eden toptan tütün mamulü satış belgesinin satış yeri adresinin "… (…) Mah., … Sok., No: … …/…" olduğu, ele geçirilen ürünlere ilişkin sevk irsaliyesinin … Ticaret adına düzenlenmiş ve imzasız olduğu, anılan ürünlere ilişkin faturanın ise bu işletmeden farklı olarak … ilinden satıcı T.S. tarafından alıcı davacının babası adına … iş yeri adresine düzenlendiği, 25/03/2021 tarihli tutanakta davacı ve babasının "… Mahallesi, … Sokak, No:… …/…" adresinde … adıyla faaliyet gösteren iş yerinde tütün işi yaptıkları, iş yerinde genellikle ikisinin bulunduğu, çevreden yapılan araştırmada tütün mamullerinin özellikle geceleri geldiği ve en fazla bir gün bekledikten sonra toplu olarak araçlara yüklenerek satışının yapıldığı ve … Bakanlığı'nın veri tabanından yapılan kontrolde bu işyerine ait herhangi bir satış yetki belgesinin bulunmadığı tespit edilmiş,… tarihli bilirkişi raporunda söz konusu ürünlerin üretim ve faaliyet izni olan firmalara ait markalar olmakla birlikte yasal olarak piyasaya arz edilmediği, bandrollerin başka ürünlerden koparılmak suretiyle tekrar kullanıldığı, bandrollerin Yönetmeliğe uygun olarak yapıştırılmadığı tespit edilerek mülkiyeti kamuya geçirilen ürünlerin imhasının uygun olacağı değerlendirmesine yer verilmiştir. Bu durumda, dosya kapsamındaki ifadeler ve tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, davacının babasına ait belgenin … ilindeki adrese yönelik olduğu, denetim konusu yere ilişkin satış belgesinin ibraz edilemediği, davacı tarafından ürünlerin … … gönderilmek üzere babası adına alındığı ve ürünlerin güzergah il olmayan …'da bulunduğu, davacı ve babasının denetim yapılan adreste toptan tütün mamulü satışı yaptığının idarenin araştırması ve tanık ifadeleri ile ortaya konulduğu, nitekim davacının kendisinin de … ilinde babası adına vekaleten tütün mamulünün alış ve satış işlemlerinin takibini yaptığını beyan ettiği anlaşılmakla, toptan satış belgesinin bulunduğu iş yeri adresi haricinde satış yapılamayacağı ve belgenin devredilme veya başkası adına faaliyette bulunma imkanı vermediği hususu da dikkate alındığında, toptan tütün satış belgesi bulunmaksızın tütün satış faaliyetinde bulunduğu sabit olan davacı hakkında idari para cezası uygulanmasına ve yaptırım konusunu oluşturan 860 kilogram sarmalık kıyılmış tütün mamulünün mülkiyetinin kamuya geçirilmesine ve imha edilmesine ilişkin davalı idare işleminde hukuk aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'nin… tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesine, 20/03/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Satış Belgesi İhlalleri ve Mülkiyetin Kamuya Geçirilmesi

Bakanlıktan satış belgesi almaksızın tütün mamulleri, makaron, yaprak sigara kâğıdı, etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin toptan veya perakende satışını yapanlar hakkında kanunda ayrı idari para cezaları öngörülmüştür. Bu fiilin konusunu oluşturan eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesi kararı mahalli mülki amirler tarafından verilir.

Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik uyarınca satış belgeleri devredilemez niteliktedir. Satış belgesi sahibinin ölümü ve mirasçıların faaliyete devam etmek istemesi durumunda, ölüm tarihinden itibaren doksan gün içinde gerçek kişi adına düzenlenen belgenin intibakının sağlanması için belgenin alındığı mercie başvurulması gerekir.

Toptan satış yetkisinin yalnızca belgede tanımlı iş yeri adresinde kullanılabileceği, belgenin başka kişilere devredilemeyeceği ve başkası adına faaliyete dayanak oluşturamayacağı gözetildiğinde; Danıştay 13. Dairesinin 2023/3871 Esas ve 2024/1372 Karar sayılı ilamına konu olayda, tescilli adres haricinde toptan satış yaptığı saptanan ilgilinin idari para cezası ile tütün mamullerinin kamuya geçirilmesi ve imhası işlemine yönelik itirazları yerinde görülmemiştir.

Bakanlıktan belge almamış kişilerden ürün alan, bu kişilere ürün satan veya belgesinde gösterilen iş yeri dışında satış yapan toptan, perakende ya da açık içki satıcılarına idari para cezası uygulanır. Bununla birlikte yetkili olunmadığı halde açık olarak içki satışı veya sunumu yapılması ya da ürünlerin ambalajlarının bozularak veya bölünerek satışa sunulması kanunen idari para cezası kapsamındadır.

Cezanın Belirlenmesi, Tekerrür ve Belge İptali

Yetki belgesiz toptan satış nedeniyle uygulanan idari para cezalarında Danıştay 13. Dairesinin 2016/71 Esas ve 2021/323 Karar sayılı ilamında; fiilin işlendiği tarihteki tarife miktarı yerine işlemin tesis edildiği sonraki yılın tutarı dikkate alınarak ceza belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuş ve ilk derece mahkemesinin ret hükmü bu gerekçeyle bozulmuştur.

Danıştay 13. Daire, E. 2016/71, K. 2021/323Kaynağı aç
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2016/71 E.  ,  2021/323 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2016/71 Karar No:2021/323 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : S.S. … Köyü … Kooperatifi VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kaymakamlığı – …/… İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davanın reddine yönelik kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Toptan satış belgesi bulunmamasına rağmen muhtelif firmalara toptan alkollü içki satışı yaptığından bahisle 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 5. fıkrasının (g) bendi uyarınca davacıya 83.839,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Şarköy Kaymakamlığı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; davacı kooperatifin 03/06/2013 tarihinde alınmış alkollü içki toptan satış belgesinin bulunduğu, 2014 yılı Mart ayı sonuna kadar süre uzatımı talebinde bulunulmadığı, bu süre geçtikten sonra 17/06/2014 tarihinde alkollü içki toptan satış belgesinin yeniden alındığı, davacının 01/05/2014 – 16/06/2014 tarihleri arasında toptan alkollü içki satışı yaptığı, bu konuda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, mevzuat uyarınca yenilenmesi gereken sürede izin belgesini yenilemeyen ve toptan içki satışının yapıldığı tarihler itibarıyla davacı tarafından süresi yenilenmiş bir toptan satış izin belgesi bulunmadığından 4733 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 5. fıkrasının (g) bendi uyarınca davacıya idari para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, verilen idari para cezasının miktarı yönünden ise, fiilin 01/05/2014 – 16/06/2014 tarihleri arasında işlendiği, dolayısıyla, idari para cezası fiilin işlendiği tarihteki miktara göre verilmesi gerektiğinden 2014 yılı için bu miktarın 76.142,00-TL olması nedeniyle idari para cezası miktarının 76.142,00-TL kısmı yönünden hukuka aykırılık, 7.697,00-TL kısmı yönünden ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemde belirtilen idari para cezasının 7.697,00-TL kısmının iptaline, 76.142,00-TL kısmı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, alkollü içki satışına yönelik izinlerin süresinin bitiminden önce Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nca faaliyetlerin devam edip etmeyeceğine yönelik olarak ihtar yapılması gerektiği, herhangi bir ihtar yapılmadan verilen idari para cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 14. maddesi uyarınca 2014 yılının Mart ayı sonuna kadar süre uzatımı talebinde bulunmaması nedeniyle davacının 03/06/2013 tarihinde almış olduğu alkollü içki toptan satış belgesinin süresi dolmuştur. Davacı, alkollü içki toptan satış belgesini 17/06/2014 tarihinde yeniden almıştır. Şarköy Kaymakamlığı'nın … tarih ve …sayılı işlemiyle, davacıya, satış belgesi bulunmayan 01/05/2014 – 16/06/2014 tarihleri arasında toptan alkollü içki satışı yapıldığından bahisle 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin 5. fıkrasının (g) bendi uyarınca 83.839,00-TL idari para cezası verilmiştir. Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilatı ve Görevleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin beşinci fıkrasının (g) bendinde, Kurumdan satış belgesi almadan tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin toptan satışını yapanlara ellibin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verileceği belirtilmiştir. 07/01/2011 tarih ve 27808 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, tütün mamulü ve alkollü içki üreticileri ile ithalatçılarının Kurumdan üretim, ithalat ve dağıtım faaliyetleri için almış oldukları belgelere istinaden, toptan satıcılara ürünlerinin satışını ayrı bir toptan satış belgesi almalarına gerek bulunmaksızın yapabilecekleri, bu kişilerin, doğrudan açık alkollü içki satıcılarına ve/veya perakende satıcılara satış yapmak istemeleri hâlinde toptan satış belgesi almalarının zorunlu olduğu, ayrıca, bu kişilerin ve toptan satıcıların, açık alkollü içki satışı ile perakende satış yapmak istemeleri hâlinde, faaliyet konusuna uygun açık alkollü içki satış belgesi ve/veya perakende satış belgesi almalarının zorunlu olduğu; 14. maddesinin birinci fıkrasında, satış belgelerinin alındığı veya süre uzatım işleminin yapıldığı tarihe bakılmaksızın, faaliyetine devam etmek isteyen satıcıların takip eden yılın Ocak ayı başından Mart ayı sonuna kadar süre uzatım işlemini yaptırmak zorunda oldukları, üçüncü fıkrasında, süresi içerisinde süre uzatım işlemini yaptırmayan satıcıların satış belgelerinin, süre uzatım işleminin son gününden itibaren otuz gün sonra geçerliliğini kaybedeceği ve bunların Kurumun internet sitesinde yayımlanacağı, belirtilen süre zarfında süre uzatım işlemi yaptırmayan satıcıların faaliyetine devam etmek istemeleri durumunda, yeniden belge almalarının zorunlu olduğu kurala bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, davacı kooperatifin 4733 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 5. fıkrasının (g) bendine aykırılık oluşturan fiilinin 2014 yılında işlendiği, ancak anılan fiile yönelik idari para cezasının 2015 yılı güncellenmiş oranlarına göre uygulandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı kooperatifin, satış belgesi bulunmaksızın alkollü içkilerin toptan satışının yapılması şeklinde sübuta ermiş fiilinin 2014 yılında işlendiği dikkate alındığında, davacı kooperatife, işlenen fiilin 2014 yılındaki karşılığı olan 76.142,00-TL idari para cezası uygulanması gerekirken, 2015 yılı için geçerli miktar olan 83.839,00-TL idari para cezası uygulandığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk, dava konusu işlemde belirtilen idari para cezasının bölünmesi suretiyle 76.142,00-TL yönünden davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca … İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davanın reddine yönelik kısmının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 27/01/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

4733 sayılı Kanun'un 8. maddesinin yedinci fıkrası gereğince para cezalarında tekerrür halinde ceza tutarı katlanarak bir önceki yaptırımın iki katı şeklinde hükmedilir. Beşinci fıkranın (c) bendindeki fiilin tekrarlanması durumunda ihlale konu ürünün piyasaya sunumu bir yıla kadar durdurulabilir. Kanunun 8. maddesinin beşinci fıkrasında sayılan (a), (b), (d), (e), (f), (j), (k), (l), (m), (n), (o), (p), (r) ve (s) bentlerindeki eylemler ilk eylemden sonraki beş yıllık süre içinde üçüncü defa gerçekleştirilirse satış belgelerinin iptaline karar verilir; buna karşılık belgesiz satışı düzenleyen (g) bendi bu özel iptal kuralında yer almamaktadır.

Satış yetki belgesi iptal edilen işleticiler, iptal konusu iş yerinde aynı ticari unvan altında faaliyetini sürdürenler veya iş yerinin fiilen farklı unvanla işletilmesine rağmen resmi kayıtlarda görünen üçüncü kişiler iki yıl geçmedikçe yeni belge başvurusunda bulunamaz.

Maddede özel olarak sayılan ihlaller haricinde; ilgili mevzuat, 4250 sayılı Kanun veya idarece düzenlenen belgelerdeki şartlara aykırılık belirlenirse ilgililere durum bildirilerek eksikliğin giderilmesi amacıyla idarece takdir edilecek uygun bir mühlet tanınır. Verilen mühlet tamamlandığında aykırılık sonlandırılmamışsa ya da durumun düzeltilmesi fiilen imkânsız nitelikteyse herhangi bir ön süre verilmeksizin mevcut belgelerin iptali cihetine gidilir.

Tütün ve alkollü içki satıcılarının satış belgelerinin geçerliliğini koruması, belgenin düzenlendiği tarihe bakılmaksızın izleyen her takvim yılının ocak ayından mart ayı sonuna kadar süre uzatım işlemlerinin tamamlanmasına bağlıdır. Belirtilen yasal mühlette uzatım yaptırmayanların belgeleri bu sürenin bitimini izleyen otuz günün dolmasıyla kendiliğinden geçerliliğini yitirir; faaliyete devam etmek isteyen kişilerin mevzuat uyarınca sıfırdan yeni belge başvurusunda bulunması gerekir.

Şahsi Tüketim Kapsamı ve İzinsiz Tesis Yasağı

4733 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrası doğrultusunda, ticari bir gaye gütmeksizin kendi yetiştirdiği ürünlerden kişisel tüketim amacıyla elli kilogramı geçmeyen sarmalık kıyılmış tütün üretenler ile üç yüz elli litreyi aşmayan fermente içki yapanlar ceza kapsamı dışında tutulmuştur. Bu yasal sınırlar haricinde Bakanlıktan tesis kurma ve işletme izni temin etmeksizin tütün işleyen veya tütün mamulü, makaron, yaprak sigara kâğıdı, sigara filtresi, etil alkol, metanol ya da alkollü içki imalatına yönelik tesis, fabrika ve atölye kurup çalıştıranlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası yaptırımı öngörülmektedir.

İdari Yaptırım Kararlarına Karşı Dava Yolu ve Başvuru Usulü

4733 sayılı Kanun hükümlerine göre verilen idari yaptırım kararlarına karşı 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu hükümlerine göre kanun yoluna başvurulabilir. İdare mahkemesinde dava, işlemin tebliği tarihinden itibaren on beş gün içinde açılır. İdare mahkemesinde iptal davası açılmış olması kararın yerine getirilmesini durdurmaz.

İdari dava açma süresi içinde kalmak kaydıyla ilgililer, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem tesis edilmesini işlemi yapan makamdan veya varsa üst makamdan talep edebilir. Bu idari başvuru dava açma süresini durdurur; idarenin altmış gün boyunca sessiz kalması durumunda başvuru reddedilmiş sayılarak kalan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye devam eder.

Danıştay 4. Daire, E. 2024/2329, K. 2024/5802Kaynağı aç
Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2024/2329 E.  ,  2024/5802 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2329 Karar No : 2024/5802 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Mahalle Muhtarlığı KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara İli, Çubuk İlçesi, … Mahallesinde … Yapı Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş. "ER:… Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi" projesi ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen … tarih ve … sayılı "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi ve ÇED Yönetmeliğinin 17/2. maddesinde düzenlenen ÇED hakkında verilen kararların askıda ilan ve internet aracılığıyla halka duyurulacağına ilişkin düzenleme uyarınca ilanın ve duyurunun yapıldığı tarihten itibaren otuz gün içinde dava açılması gerektiği, dava konusu işlemin 05/01/2024 tarihinde … Mahalle Muhtarlığınca düzenlenen ilan tutanağı ile ilan edildiği, tutanakta ilanın muhtarlık ilan panosu ve cami panosuna asıldığının belirtildiği, 05/01/2024 tarihinden itibaren işlemeye başlayan 30 günlük dava açma süresi sona erdikten sonra 18/03/2024 tarihinde açılan işbu davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçeyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ÇED Olumlu kararına ilişkin ilanda dava açma hakkının bulunduğunun belirtilmediği ve dava açma süresinin gösterilmediği, Anayasanın 40. maddesi ile Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararı dikkate alındığında, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen, bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, idari işlemin tebliğinden itibaren altmış günlük genel dava açma süresi içerisinde dava açılabileceğinin kabulü gerektiği, dolayısıyla öğrenme üzerine açılan davada, dava açma süresinin 30 gün kabul edilmesinin mevzuata ve hak arama hürriyetine aykırı olduğu, zira yapılması planlanan projenin içme suyu kaynağının kurumasına sebep olma ihtimalinin bulunduğu, bu nedenle işin esasına girilerek, keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle karar verilmesi gerektiği belirtilerek, davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin ivedi yargılama usulüne tabi olduğu, ivedi yargılama usulünde ise dava açma süresinin 30 gün olduğu halde, davacı tarafından ise 30 gün içerisinde dava açılmadığı belirtilerek, Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının aşağıda yer verilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: … Yapı Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş. tarafından Ankara İli, Çubuk İlçesi, … Mahallesinde "ER:… Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi" projesinin yapılmasının planlanması üzerine, hazırlanan ÇED raporu davalı idareye sunulmuş, ilgili kurumlardan alınan görüşler çerçevesinde davalı idarece … tarih ve … sayılı "ÇED Olumlu" kararı verilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesinin ikinci fıkrasında; "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." düzenlemesi öngörülmüştür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde; "1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, …Tarihi izleyen günden başlar. …" hükmüne, "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde; "1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. 2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı,isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmüne, "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise; "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne, "İvedi yargılama usûlü" başlıklı 20/A maddesinde; " 1. İvedi yargılama usulü aşağıda sayılan işlemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır: … e) 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanunu uyarınca, idari yaptırım kararları hariç çevresel etki değerlendirmesi sonucu alınan kararlar. … 2. İvedi yargılama usulünde: a) Dava açma süresi otuz gündür. b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. …" hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa'nın temel hak ve hürriyetlerin korunması başlıklı 40. maddesinin 2. fıkrasında yer alan hüküm ile bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanmasının amaçlandığı, son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline geldiği, maddenin gerekçesinde belirtilmiştir. İdari işlemden hak ve menfaati etkilenen kişilere, bu işleme karşı başvurulabilecek tüm idari ve yargısal yolların ve merciilerin gösterilmesi mahkemeye erişim hakkının etkin kullanımı ve dolayısıyla hak arama hürriyetinin sağlanması bakımından önem arz etmektedir. Diğer yandan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararıyla; "(…) idarî işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde özel ve genel dava açma süresinin işletilmesi veya işletilmemesi konusunda Danıştay dava daireleri ile kurullarının kararları arasında var olan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla bağlayıcı bir çözüme kavuşturulması ve içtihadın, “özel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde, dava açma süresinin gösterilmemiş olması durumunda, vergi mahkemelerinde 30, Danıştay ve idare mahkemelerinde 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği; aynı şekilde genel dava açma süresine tâbi bir idarî işlemde dava açma süresi gösterilmemiş olsa da, 30 ve 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği” yönünde birleştirilmesi sonucuna ulaşılmıştır. (…) 2- Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği doğrultusunda içtihadın birleştirilmesine (…)" karar verilmiştir. Her ne kadar, söz konusu Kurul kararında "ilanı gereken işlemler" açısından açık bir hüküm kurulmamış olsa da, Anayasa'nın 40. maddesinin 2. fıkrası ve gerekçesi ile anılan Kurul kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ilan edilen işlemler yönünden de anılan Anayasa hükümünün uygulanması gerekmektedir. Dolayısıyla idari işlemlerin nitelikleri gereği genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, mahkemeye erişim hakkının etkin kullanımı ve hak arama hürriyetinin gereği olarak Anayasanın 40. maddesi uyarınca idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe, özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmamakta olup, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen, bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği veya askı ilan süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren özel dava açma süresinin değil, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerektiği açıktır. Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince; dava konusu işlemin 05/01/2024 tarihinde … Mahalle Muhtarlığınca düzenlenen ilan tutanağı ile ilan edildiği, tutanakta ilanın muhtarlık ilan panosu ve cami panosuna asıldığının belirtildiği, 05/01/2024 tarihinden itibaren işlemeye başlayan 30 günlük dava açma süresi sona erdikten sonra 18/03/2024 tarihinde açılan işbu davanın esasının süre aşımı nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığına karar verilmiş ise de; dava konusu ÇED Olumlu kararının duyurulmasına ilişkin … Mahalle Muhtarlığı ilan metninde Anayasa'nın 40. maddesi uyarınca özel dava açma süresinin gösterilmediği dikkate alındığında, dava konusu ÇED Olumlu kararına ilişkin askı ilan süresinin sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca özel dava açma süresinin değil, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde belirtilen 60 günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmekte olup, davanın, işlemin askı ilan süresinin sona erdiği 04/02/2024 tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük genel dava açma süresi içinde (18/03/2024 tarihinde) açıldığı anlaşıldığından, işbu davanın esasının incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddi ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 17/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Uyuşmazlıkta; dava konusu işlemin ilanı … Mahallesi Muhtarı tarafından yapıldığı, bu nedenle Muhtarın dava konusu işlemden ilana ilişkin yazının kendisine tebliğ edildiği tarihte haberdar olmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, dosyada bu yazının Muhtara ne zaman tebliğ edildiğine ilişkin bilgi bulunmaması nedeniyle en geç ilanın yapıldığı 05/01/2024 tarihi itibarıyla işlemden haberdar olacağı dikkate alındığında, dava açma süresinin ilanın yapıldığı ilk günden itibaren hesaplanması gerektiği sonucuna varılmış olup, bu yönüyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, Mahkeme kararına bu gerekçenin eklenmesi suretiyle onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrası gereğince idare, tesis ettiği işlemlerde başvurulacak mercii ve yasal süreyi açıkça göstermek zorundadır. Danıştay 4. Dairesinin 2024/2329 Esas ve 2024/5802 Karar sayılı ilamında işaret edildiği üzere, tebliğ edilen işlemde başvuru süresi ve yolunun açıkça gösterilmemesi halinde özel on beş günlük süre engeli uygulanmayarak 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesindeki genel dava açma süresi olan altmış günlük süre dikkate alınır.

4733 sayılı Kanun'da idari yaptırımlara ilişkin hüküm bulunmayan hallerde ise 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır.

Satış belgesi iptal edildiğinde kimler adına yeni başvuru yapılamaz?

Satış belgesi iptal edilenler, iptale konu iş yerinde aynı işletme adı altında bulunanlar veya iş yerinin fiilen farklı adla işletilmesi halinde kayıtlı görünen üçüncü kişiler adına iki yıl süreyle yeni belge başvurusu yapılamaz.

Satış belgesi süre uzatımı süresinde yapılmazsa ne olur?

Ocak ayı başından Mart ayı sonuna kadar süre uzatımı yaptırmayan satıcıların belgeleri sürenin bitiminden otuz gün sonra geçerliliğini kaybeder ve faaliyete devam için yeniden belge alınması gerekir.

İdari para cezasında tarife yılı nasıl esas alınır?

Satış belgesi bulunmaksızın toptan satış kabahatinde ceza tutarı, idari işlemin tesis edildiği yılın tarifesi yerine fiilin fiilen işlendiği yıl için geçerli tarife ve oranlar dikkate alınarak belirlenir.

İdari yaptırım bildiriminde dava açma süresi gösterilmemişse ne olur?

Dava açma süresinin idari işlem bildiriminde gösterilmemesi halinde özel on beş günlük süre yerine idare mahkemesinde altmış günlük genel dava açma süresi geçerli olur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu