Dava Dilekçesinde Yer Almayan Talebin Kısmen Islahla İleri Sürülmesi
Hukuk yargılamasında dava dilekçesinde yer almayan bir talebin sonradan kısmen ıslah yoluyla davaya dahil edilemeyeceğine hükmedilmiştir. 2797 sayılı Yargıtay Kanunu m. 45/5 uyarınca içtihadı birleştirme kararları, benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurulları, daireleri ve adliye mahkemeleri için bağlayıcı nitelik taşımaktadır.
2797 sayılı YARGITAY KANUNU m. 45Kaynağı aç
Kısmi Islah ile Tam Islah Arasındaki Usuli Sınırlar
Dava dilekçesinde yer verilmeyen bir istemin sonradan kısmen ıslah ile eklenmesi, mevcut talebin artırılması veya genişletilmesi olarak değerlendirilmemekte; daha önce uyuşmazlık konusu yapılmamış yeni bir talebin eklenmesi sayılmaktadır. Davacının talep sonucunu genişletmesi veya değiştirmesi halinde kısmi ıslaha başvurması, yeni vakıalara dayanarak tamamen yeni bir talepte bulunmak istemesi durumunda ise tam ıslah yoluna gitmesi gerektiği değerlendirilmektedir. Söz konusu kabul, kısmen ıslah usulü çerçevesinde ele alınmaktadır.
Tahkikat Düzeni ve Ön İnceleme Kurumu Açısından Etkileri
Dava dilekçesinde yer almayan bir talebin sonradan kısmen ıslahla eklenmesi halinde, ön inceleme aşamasında belirlenen uyuşmazlık çerçevesinin dışında kalan talep nedeniyle tahkikatın sınırları genişletilmiş olmaktadır. Bu durumun ön inceleme kurumunu işlevsiz kılacağı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun benimsediği yargılama sistematiğine aykırılık oluşturacağı değerlendirilmektedir.
Savunma Hakkı ve Silahların Eşitliği İlkesi
Yargılama stratejisini dava dilekçesindeki talepler çerçevesinde oluşturan davalının, uyuşmazlık konusu yapılmamış yeni bir talep kaleminin davaya dahil edilmesiyle sürpriz talebe karşı savunma yapmak durumunda bırakılmasının silahların eşitliği ilkesine aykırılık teşkil edeceği belirtilmektedir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununda Islahın Usuli Çerçevesi
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 176 uyarınca taraflardan her biri, gerçekleştirmiş olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir; ancak aynı davada taraflar yalnızca bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Dava dilekçesinin sunulması da dahil bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu sadece davacı temin edebileceğinden, davanın tamamını ıslah etme yetkisi münhasıran davacı tarafa tanınmıştır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 176Kaynağı aç
HMK m. 179/1 uyarınca ıslah, işlemi yapan tarafın belirleyeceği noktadan itibaren bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğurur. Ancak bu kuralın kanuni sınırları bulunmaktadır. HMK m. 179/2 gereğince ikrar, tanık beyanları, bilirkişi rapor ve açıklamaları, keşif ve isticvap tutanakları ile yerine getirilmiş veya yerine getirileceği ıslahtan önce karşı tarafça bildirilmiş yeminin teklifi, reddi ya da iadesi ıslah ile kural olarak geçersiz kılınamaz. Bununla birlikte HMK m. 179/3 hükmüne göre, ıslahtan sonra yürütülecek tahkikatın sonucuna göre değerlendirilmesi gerekmeyen işlemler de yapılmamış sayılır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 179Kaynağı aç
Dava dilekçesinde bulunmayan bir istem kısmen ıslahla eklenebilir mi?
Dava dilekçesinde yer almayan bir talebin kısmen ıslah yoluyla davaya dahil edilemeyeceği, bu durumun mevcut talebin genişletilmesi değil uyuşmazlığa yeni bir talebin eklenmesi niteliğinde görüldüğü kabul edilmektedir.
İçtihadı birleştirme kararları adliye mahkemeleri için bağlayıcı mıdır?
2797 sayılı Yargıtay Kanunu m. 45/5 uyarınca içtihadı birleştirme kararları benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurulları, daireleri ve adliye mahkemeleri için bağlayıcıdır.
Bir davada taraflar kaç kez ıslah yoluna başvurabilir?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 176/2 uyarınca, taraflar aynı dava içerisinde ancak bir defa ıslah talebinde bulunabilir.
Davanın tamamını ıslah etme hakkı davalıya da ait midir?
Dava dilekçesinin verilmesi dahil tüm usul işlemlerinin yapılmamış sayılmasını ancak davacı sağlayabileceğinden, davanın tamamını ıslah etme hakkı münhasıran davacıya aittir.
Islah işlemi daha önce dinlenen tanıkların ifadelerini geçersiz kılar mı?
HMK m. 179/2 uyarınca tanık ifadeleri kural olarak ıslah ile geçersiz kılınamaz; ancak HMK m. 179/3 uyarınca ıslahtan sonra yapılacak tahkikat sonucunda bu işlemlerin göz önünde tutulması gerekmiyorsa yapılmamış sayılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

