7589 sayılı Kanun, medeni usul ve idari yargılama hukukunda birbirine bağlı birçok alanda köklü değişiklikler yapmıştır. Belirsiz alacak davasının kaldırılmasından birleştirme kararlarına karşı kanun yolunun yeniden düzenlenmesine, kanuni faiz hesabından idari yargıda temyiz kapsamının genişletilmesine kadar uzanan bu değişikliklerin uygulanmaya başlama tarihleri konu bazında farklılaşmaktadır.
Belirsiz Alacak Davasının Kaldırılması ve Geçiş Dönemi
HMK m. 107 kapsamındaki belirsiz alacak davası, 7589 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. Bu dava türünün önemli sonuçlarından biri, zamanaşımının alacağın tamamı bakımından dava tarihinde kesilmesiydi. 31.07.2026 tarihinden önce açılmış belirsiz alacak davalarında ise yürürlükten kaldırılan HMK m. 107 uygulanmaya devam edecektir.
Kısmi Davada Talep Artırımı ve Zamanaşımı
Önceki sistemde kısmi dava yalnızca dava edilen miktar bakımından zamanaşımını keserken bakiye alacak için zamanaşımı işlemeye devam etmekteydi; talebin artırılması da kural olarak ıslah ya da karşı tarafın açık muvafakati yoluyla mümkün olabilmekteydi. 7589 sayılı Kanun kapsamında HMK m. 109'da yapıldığı ileri sürülen değişiklikle, kısmi davada talep artırımı hâlinde artırılan kısım bakımından zamanaşımının artırım tarihinde değil davanın açıldığı tarihte kesilmiş sayılacağı düzenlenmiştir; ancak bu fıkranın birincil kanun metni ayrıca doğrulanamamıştır.
Davaların Birleştirilmesinde Kanun Yolu
HMK m. 166'ya göre aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde görülen, aralarında bağlantı bulunan davalar davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantı var sayılır. Ayrı yargı çevrelerindeki davalarda ise birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir; birleştirme kararı kesinleşmesinden itibaren ilk davanın açıldığı mahkemeyi bağlar.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
7589 sayılı Kanun ile bu alanda yapıldığı belirtilen değişiklikle, aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinin birleştirme kararlarına karşı esas hükmün verilmesi beklenmeksizin doğrudan istinaf yoluna başvurulabilmesi imkânı getirilmiştir. Bu düzenlemenin birincil kanun metni ayrıca doğrulanamamıştır. İstinaf incelemesinin ayrı dairelerde yapılması gereken davalarda da birleştirme kararı verilebilir; bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yürütülür.
İlk derece mahkemelerinin ayırma kararlarına karşı istinaf yoluna, bölge adliye mahkemelerinin birleştirme veya ayırma kararlarına karşı ise temyiz yoluna yalnızca esas hükümle birlikte başvurulabileceği düzenlenmiştir; bu kuralın birincil kanun metni ayrıca doğrulanamamıştır.
Hukuk Yargılamasında Temyiz Koşulları
7589 sayılı Kanun kapsamında yapıldığı belirtilen düzenlemeye göre bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında karar verdiği hâllerde, kararın kabul veya ret kapsamındaki kısmının istinaf parasal sınırını aşması koşuluyla temyiz yoluna başvurulabilecektir. Bölge adliye mahkemesinin yeniden verdiği kararın değeri genel temyiz sınırının altında kalıyorsa ve bu karar ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki parasal değişiklik istinaf parasal sınırını aşmıyorsa temyiz yolu kapalı olacaktır. Bu kuralların birincil değişiklik metni ayrıca doğrulanamamıştır.
Yalnızca yargılama gideri veya vekâlet ücretine ilişkin kararların da temyiz edilemeyeceği belirtilmektedir; bu kuralın birincil kanun metni ayrıca doğrulanamamıştır.
Kanuni Faiz Oranının Yeniden Düzenlenmesi
31 Temmuz 2026’dan itibaren 3095 sayılı Kanunun 1. maddesi, faiz oranı sözleşmeyle belirlenmemiş hallerde TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80’ini esas alır. Reeskont oranı 30 Haziran’da önceki 31 Aralık oranından en az 5 puan farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde 80’i geçerlidir. Önceki dönemlerin faizi o dönemde yürürlükteki düzenleme ve oranlarla ayrı hesaplanır; yüzde 80, yıllık faiz oranı değil reeskont oranına uygulanan katsayıdır.
3095 sayılı KANUNİ FAİZ VE TEMERRÜT FAİZİNE İLİŞKİN KANUN m. 1Kaynağı aç
7589 sayılı Kanun, Madde 10Kaynağı aç
7589 sayılı Kanunun 10. maddesi, kanuni faiz için önceki yılın 31 Aralık reeskont oranının yüzde 80’ini esas alır. 30 Haziran’daki reeskont oranı önceki 31 Aralık oranından en az 5 puan farklıysa, ikinci yarıda yeni oranın yüzde 80’i uygulanır. Bu düzenleme, sabit yüzde 12 ve Cumhurbaşkanı yetkisini içeren eski madde metninin yerine 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmiştir.
Duruşmalar Arası Süre Sınırı
7589 sayılı Kanun ile HMK'ye eklenen düzenlemeyle iki duruşma arasındaki sürenin kural olarak üç ayı aşamayacağı hükme bağlanmıştır. Bilirkişi incelemesinin işin niteliği gereği uzaması, istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi veya benzeri zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini belirterek üç aydan daha uzun bir süre tayin edebilecektir.
İdare Mahkemelerinde Tek Hâkimle Görülecek Davalar
7589 sayılı Kanun ile 2576 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikle tek hâkimle görülecek davalar arasına parasal sınırdan bağımsız olarak bazı dava türleri eklenmiştir: öğrencilerin disiplin ve akademik işlemlerine ilişkin davalar, kamu görevlilerinin geçici görevlendirme ve yan haklarına ilişkin davalar, uyarma cezalarına karşı açılan davalar ve meslek kuruluşu disiplin cezalarına ilişkin davalar bu dava türleri arasında sayılmıştır.
İdari Yargıda İstinaf Düzenlemeleri
7589 sayılı Kanun ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yapılan değişiklikle bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararının sonucunu hukuka uygun bulmasına rağmen gerekçesini yanlış veya eksik bulması hâlinde gerekçeyi değiştirerek istinaf başvurusunu reddedebileceği açıkça düzenlenmiştir.
Aynı Kanun ile bölge idare mahkemesinin ilk derece kararını kaldırarak dosyayı geri gönderebileceği hâller de sınırlı olarak yeniden belirlenmiştir. Bu hâller şunlardır: ilk inceleme üzerine ya da usule ilişkin başka bir nihai karar verilmiş olması ve istinaf başvurusunun haklı bulunması; davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme ya da reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılması; dilekçenin reddi gerekirken dava hakkında karar verilmesi; dosyanın eksik veya yanlış hasımla tekemmül ettirilmesi; talep hakkında hiç karar verilmemesi veya eksik hüküm kurulması; gerekli olmasına rağmen keşif veya bilirkişi incelemesi yaptırılmaması; yapılması gereken duruşmanın yapılmaması. Bu hâller dışında ilk derece kararının kaldırılarak dosyanın geri gönderilmesi artık mümkün olmayacaktır.
Bölge idare mahkemesi, keşif veya bilirkişi incelemesi ile duruşma eksikliklerini bizzat gidererek esas hakkında karar verme yetkisini korumaktadır.
İdari Yargıda Temyiz Kapsamının Genişletilmesi
Anayasa Mahkemesi, bölge idare mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeni karar kurduğu hâllerde temyiz yolunun kategorik olarak kapatılmasının hükmün denetlenmesini talep etme hakkına ölçüsüz bir sınırlama getirdiğine hükmetmiş ve ilgili İYUK kuralını istinaf başvurusunun kısmen veya tamamen kabul edildiği hâller yönünden iptal etmiştir. Bu iptal kararına bağlı olarak 7589 sayılı Kanun ile idari yargıda temyiz kapsamı yeniden düzenlenmiştir.
2577 sayılı İYUK m. 46'ya göre temyiz yolu açık olan başlıca dava türleri şunlardır: düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları; konusu 920.000 Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere ilişkin davalar; belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları; belli bir ticari faaliyeti süresiz veya otuz gün ya da daha uzun süreyle engelleyen işlemlere karşı açılan iptal davaları; müşterek kararnameyle yapılan atama, naklen atama ve görevden alma işlemleri ile daire başkanı ve daha üst düzey kamu görevlilerinin atama ve görevden alma işlemlerine karşı açılan iptal davaları; imar planları ve parselasyon işlemlerinden kaynaklanan davalar; düzenleyici ve denetleyici kurulların görevli oldukları piyasa veya sektörle ilgili kararlarına karşı açılan davalar.
2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 46Kaynağı aç
Konusu 920.000 Türk lirasını aşmayan ancak 270.000 Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere ilişkin davalarda temyiz yolu, ancak istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilmesi koşuluyla açıktır.
7589 sayılı Kanun ile genişletilen temyiz imkânının dışında tutulan hâller şunlardır: tek hâkimle görülen davalar; çiftçi mallarının korunması ile taşınmaz mal zilyetliğine tecavüzün önlenmesine ilişkin davalar; yabancılar ve uluslararası koruma mevzuatından kaynaklanan davalar; bölge idare mahkemesi kararı ile ilk derece mahkemesi kararı arasındaki farkın istinaf parasal sınırını aşmadığı kararlar; yalnızca vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kararlar. Bu değişiklik 31.07.2026 tarihinden sonra bölge idare mahkemelerince verilen kararlar hakkında uygulanacak; bu tarihten önce verilen kararlar bakımından önceki hükümler geçerliliğini koruyacaktır.
2577 sayılı İYUK m. 46/1 kapsamında kural olarak temyize tabi olmayan davalarda da bölge idare mahkemesinin istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden verdiği kararların tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Danıştay nezdinde temyiz edilebileceği belirtilmektedir; bu düzenlemenin birincil madde metni ayrıca doğrulanamamıştır.
Sık Sorulan Sorular
31.07.2026 öncesinde açılan belirsiz alacak davalarına hangi kural uygulanır?
Bu davalarda yürürlükten kaldırılan HMK m. 107 uygulanmaya devam edecektir. Dolayısıyla söz konusu davalarda zamanaşımı, alacağın tamamı bakımından dava tarihinde kesilmiş sayılır.
Kısmi davada talep artırımı yapıldığında zamanaşımı ne zaman kesilmiş sayılır?
7589 sayılı Kanun kapsamında HMK m. 109'da yapıldığı belirtilen değişikliğe göre artırılan kısım bakımından zamanaşımının talep artırım tarihinde değil davanın ilk açıldığı tarihte kesilmiş sayılacağı düzenlenmiştir; bu fıkranın birincil kanun metni ayrıca doğrulanamamıştır.
Aynı yargı çevresindeki mahkemelerin birleştirme kararına karşı kanun yoluna gidilebilir mi?
7589 sayılı Kanun kapsamında yapıldığı belirtilen düzenlemeye göre aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinin birleştirme kararlarına karşı esas hüküm beklenmeksizin doğrudan istinaf yoluna başvurulabilmesi imkânı getirilmiştir; bu düzenlemenin birincil kanun metni ayrıca doğrulanamamıştır. Ayrı yargı çevrelerindeki davalarda ise ikinci davanın açıldığı mahkemece verilen birleştirme kararı kesinleşmesinden itibaren ilk davanın açıldığı mahkemeyi bağlar. İlk derece mahkemelerinin ayırma kararları ise ancak esas hükümle birlikte istinafa taşınabilecektir.
Kanuni faiz artık nasıl hesaplanacak?
31 Temmuz 2026’dan itibaren 3095 sayılı Kanunun 1. maddesi, faiz oranı sözleşmeyle belirlenmemiş hallerde TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80’ini esas alır. Reeskont oranı 30 Haziran’da önceki 31 Aralık oranından en az 5 puan farklıysa yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranının yüzde 80’i geçerlidir. Önceki dönemlerin faizi o dönemde yürürlükteki düzenleme ve oranlarla ayrı hesaplanır; yüzde 80, yıllık faiz oranı değil reeskont oranına uygulanan katsayıdır.
Bölge idare mahkemesi kararından sonra temyize gidebilmek için ne gerekir?
Bölge idare mahkemesinin istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece kararını kaldırıp yeniden karar verdiği hâllerde, 31.07.2026 sonrasında verilen kararlar için temyiz yolu açılmıştır. Temyiz edilemeyen hâller arasında tek hâkimle görülen davalar, yabancılar ve uluslararası koruma mevzuatından kaynaklanan davalar, iki karar arasındaki farkın istinaf parasal sınırını aşmadığı kararlar ile yalnızca vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kararlar sayılmaktadır. Kural olarak temyize tabi olmayan davalarda dahi bölge idare mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden kurduğu kararın tebliğden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği belirtilmektedir.
Bölge idare mahkemesi dosyayı ilk derece mahkemesine ne zaman geri gönderebilir?
7589 sayılı Kanun ile geri gönderme sınırlı hâllere bağlanmıştır: usule ilişkin nihai karar sonrası istinafın kabulü; görevsiz veya yetkisiz mahkeme ya da reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim; dilekçenin reddi gerekirken karar verilmesi; eksik veya yanlış hasımla tekemmül; talep hakkında hiç karar verilmemesi veya eksik hüküm kurulması; gerekli keşif ya da bilirkişi incelemesinin yaptırılmaması; yapılması gereken duruşmanın yapılmaması. Bu koşullar dışında geri gönderme mümkün olmayacak olup bölge idare mahkemesi keşif veya bilirkişi incelemesi ile duruşma eksikliklerini bizzat gidererek esas hakkında karar verme yetkisini korumaktadır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

