İtirazın Kaldırılması Davası ve Şartları Nelerdir?

by Avukat Erdal Ersoy
İtirazın Kaldırılması Davası ve Şartları Nelerdir?

İtirazın Kaldırılması Talebi ve Yargılama Usulü

İtirazın kaldırılması, genel haciz yoluyla yürütülen ilamsız icra takibinde borçlunun ödeme emrine itiraz etmesiyle duran takibin sürdürülmesini sağlayan, icra mahkemesine özgü bir takip hukuku yoludur. Bu yola başvurulabilmesi için dava şartı olarak uzlaşma veya zorunlu arabuluculuk şartı aranmaz. Talep üzerine icra mahkemesinde basit yargılama usulü tatbik edilir ve duruşma açılması zorunludur.

İtirazın Kesin Kaldırılmasının Koşulları ve Başvuru Süresi

Alacaklının itirazın kesin kaldırılmasını talep edebilmesi için takibin; imzası borçlu tarafından ikrar edilmiş veya noterlikçe onaylanmış borç ikrarı içeren bir senede yahut resmî dairelerin ya da yetkili makamların yetkileri dahilinde usulüne uygun verdikleri makbuz veya belgeye dayanması gerekir. Bu belgelere dayanan alacaklı, itirazın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Kanunda tanınan altı aylık süre içerisinde itirazın kaldırılması talep edilmezse aynı alacak için yeniden ilamsız takip başlatılamaz.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 68Kaynağı aç
Madde 68 – (Değişik: 18/2/1965-538/38 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/16 md.) Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilâmsız takip yapılamaz. Borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir. İtiraz birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut belgeye müstenit ise itirazın kaldırılması talebi reddolunur. Borçlu murisine ait bir alacak için takibedilmekte olup da, terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse bu hususta ilam getirmesi için kendisine münasip bir mühlet verilir. Bunun dışında itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz. (Değişik: 9/11/1988-3494/2 md.) Borçlunun gösterdiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse hakim, 68/a maddesinde yazılı usule göre yaptığı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddeder ve alacaklıyı sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve alacaklı bu davada alacağını ve imzanın kendisine ait olmadığını ispat ederse bu ceza kalkar. Alacaklı duruşmada bizzat bulunmayıp da imza vekili tarafından reddolunduğu takdirde vekil mütaakıp oturumda müvekkilini imza tatbikatı için hazır bulundurmaya veya masraflarını vererek davetiye tebliğ ettirmeye mecburdur. Kabule değer mazereti olmadan gelmiyen alacaklı borçlunun dayandığı belgede yazılı miktar hakkındaki itirazın kaldırılması talebinden vazgeçmiş sayılır. (Ek fıkra: 6/6/1985-3222/6 md.; Değişik: 9/11/1988-3494/2 md.) (Değişik birinci cümle: 17/7/2003-4949/16 md.) İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden  aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir.   Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.[29] c) İtirazın geçici olarak kaldırılması:[30]

Borçlu, icra mahkemesi incelemesinde itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemediği takdirde itirazın kaldırılmasına karar verilir. Buna karşılık borçlunun vaki itirazı borç ikrarı içeren noter onaylı ya da imzası ikrar edilmiş senet, makbuz veya kanunda belirtilen belgelere dayanıyorsa alacaklının talebi reddedilir. Borçlunun, murisine ait bir alacaktan dolayı takip edildiği durumlarda terekenin borca batık olduğunu ileri sürmesi halinde, bu hususta mahkeme ilamı ibraz edebilmesi için kendisine uygun bir mehil tanınır; bu istisna dışında itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi yönünde ileri sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz.

Borçlunun Savunma Alanı ve İtiraz Sebepleri

Borçlu, itirazın kaldırılması yargılamasında yalnızca daha önce icra dairesine bildirdiği itiraz sebepleri ile alacaklının takip dayanağı yaptığı senet metninden anlaşılan itiraz sebeplerine dayanabilir. İcra mahkemesi nezdindeki bu incelemede borçlu ıslah yolundan faydalanamaz. Ancak karşı tarafın açık muvafakati bulunduğu takdirde itiraz sebeplerinin genişletilmesi mümkündür.

Borçlunun sunduğu belge altındaki imza alacaklı tarafından inkâr edilirse hâkim usulünce inceleme yürütür. İnceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirilirse itirazın kaldırılması talebi reddedilir ve alacaklı, belgenin taalluk ettiği miktar veya değerin yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir. Alacaklı genel mahkemede dava açtığı takdirde bu cezanın infazı dava sonuna kadar ertelenir; açılan davada alacağını ve imzanın kendisine ait olmadığını kanıtlarsa söz konusu para cezası tamamen kalkar. Alacaklı oturumda bizzat bulunmayıp imza vekili tarafından reddedildiğinde ise vekil bir sonraki oturumda alacaklıyı hazır bulundurmak veya masraflarını ödeyerek davetiye tebliğ ettirmekle yükümlüdür; kabule değer bir mazereti olmadan gelmeyen alacaklı, belgede yazılı miktar bakımından itirazın kaldırılması talebinden vazgeçmiş sayılır.

İtirazın Geçici Kaldırılması ve İmza İncelemesi

İlamsız takibin dayandığı senet hususi nitelikte olup senet altındaki imza itiraz esnasında borçlu tarafından reddedilmiş bulunuyorsa, alacaklı itirazın kendisine tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın geçici olarak kaldırılmasını talep edebilir. Bu durumda icra hâkimi iki taraftan izahat alır. İmzayı reddeden borçlu takibi yapan icra dairesinin yetki çevresi dahilinde bulunuyorsa, mazeretini önceden bildirip belgelemediği müddetçe yapılacak duruşmaya bizzat katılmak mecburiyetindedir. İcra dairesinin yetki çevresi dışında tebligat yapılan borçlu da istinabe suretiyle isticvabına karar verildiğinde aynı bizzat bulunma yükümlülüğüne tabi tutulur.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 68/aKaynağı aç
Madde 68/a – (Ek: 18/2/1965-538/39 md.) (Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/17 md.) Takibin dayandığı senet hususî olup, imza itiraz sırasında borçlu tarafından reddedilmişse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın geçici olarak kaldırılmasını isteyebilir. Bu hâlde icra hâkimi iki taraftan izahat alır. Senet altındaki imzayı reddeden borçlu takibi yapan icra dairesinin yetki çevresi içinde ise, itirazın kaldırılması için icra mahkemesi önünde yapılacak duruşmada, mazeretini daha önce bildirip tevsik etmediği takdirde, bizzat bulunmaya mecburdur. İcra dairesinin yetki çevresi dışında ödeme emri tebliğ edilen borçlu, istinabe yolu ile isticvabına karar verilmesi halinde, aynı mecburiyete tabidir. Tatbika medar imza mevcutsa bununla, yoksa borçluya yazdıracağı yazı ve attıracağı imza ile yapılacak mükayese ve incelemelerden veya diğer delil ve karinelerden icra mahkemesi, reddedilen imzanın borçluya aidiyetine kanaat getirirse itirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verir. Hakim lüzum görürse, oturumun bir defadan fazla talikine meydan vermiyecek surette, bilirkişi incelemesi de yaptırabilir. İmza tatbikında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bilirkişiye ait hükümleri ile 309 uncu maddesinin 2 nci, 3 üncü ve 4 üncü fıkraları ve 310, 311 ve 312 nci maddeleri hükümleri uygulanır. (Değişik: 9/11/1988-3494/3 md.) Yapılacak duruşmada, yukarıda yazılı mazerete dayanmaksızın, borçlunun hazır bulunmaması halinde icra mahkemesince başka bir cihet tetkik edilmeksizin itirazın muvakkaten kaldırılmasına ve borçlunun sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkumiyetine karar verilir. Duruşmaya gelmeyen borçlunun itirazının muvakkaten kaldırılmasına ve hakkında para cezasına karar verilebilmesi için keyfiyetin davetiyeye yazılması şarttır. (Değişik: 9/11/1988-3494/3 md.) İcra hakimi, imzanın borçluya aidiyetine karar verdiği takdirde borçluyu sözü edilen senede dayanan takip konusuna alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa, bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve borçlu açtığı davayı kazanırsa bu ceza kalkar. Borçlu inkar ettiği imzayı, itirazın kaldırılması duruşmasında ve en geç alacaklının senedin aslını ibraz ettiği celsede kabul ederse, hakkında para cezası hükmolunmaz ve kendisine yargılama giderleri yükletilmez. Şu kadar ki, kötü niyetle takibe sebebiyet veren borçlu yargılama giderleri ile mülzem olur. Senedin aslı takip talebi anında icra dairesine tevdi edilmiş ise, icra dairesinin yetki çevresi içinde ödeme emri tebliğ edilen borçlu hakkında bu fıkra hükmü uygulanmaz. (Ek: 6/6/1985-3222/7 md.; Değişik: 9/11/1988-3494/3 md.) İtirazın muvakkaten kaldırılması talebinin kabulü halinde borçlu, bu talebin reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir. Borçlu, borçtan kurtulma, menfi tespit veya istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.[31] Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde itirazın kesin olarak kaldırılması:[32]

İcra mahkemesi tatbika elverişli imza mevcutsa bunun üzerinden, bulunmadığı takdirde borçluya yazdıracağı yazı ve attıracağı imza ile yapılacak mukayeselerden veya diğer delil ve karinelerden reddedilen imzanın borçluya ait olduğuna kanaat getirirse itirazın geçici kaldırılmasına hükmeder. Hâkim gerekli gördüğünde oturumun bir defadan fazla ertelenmesine sebebiyet vermeyecek biçimde bilirkişi incelemesi de yaptırabilir. İmza incelemesinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun bilirkişiye ait hükümleri ile 309 uncu maddesinin 2 nci, 3 üncü ve 4 üncü fıkraları ve 310, 311 ve 312 nci maddeleri hükümleri uygulanır.

Mazeretini önceden bildirip tevsik etmeksizin duruşmada hazır bulunmayan borçlunun yokluğunda, icra mahkemesince başka bir cihet incelenmeksizin itirazın geçici kaldırılmasına ve takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına karar verilir. Bu sonucun doğabilmesi için borçluya tebliğ edilen davetiyeye durumun meşruhat olarak yazılmış olması şarttır. Yapılan inceleme neticesinde imzanın borçluya ait olduğuna kanaat getirilirse borçlu yine senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir. Borçlu; borçtan kurtulma davası, menfi tespit davası veya istirdat davası açtığında cezanın infazı ertelenir ve davayı kazanması halinde para cezası kalkar. İnkâr edilen imza duruşmada ve en geç senedin aslının ibraz edildiği celsede borçlu tarafından kabul edilirse para cezası verilmez ve yargılama gideri yükletilmez; ancak kötü niyetle takibe sebebiyet veren borçlu giderlerden sorumlu tutulur ve senet aslı takip talebinde icra dairesine verilmiş olup borçluya icra dairesi yetki çevresinde ödeme emri tebliğ edilmişse bu cezasızlık hükmü tatbik edilmez.

Kredi Sözleşmeleri ve Hesap Özetlerinin Hukuki Durumu

Kredi sözleşmeleri ve bunlarla bağlantılı olarak süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri, ihtarnameler ile krediyi kullandıran tarafça usulüne uygun düzenlenen belge ve makbuzlar kanunen itirazın kaldırılmasına dayanak belgelerden sayılır. Süresi içinde gönderilen hesap özetinin içeriğine alındığı tarihten itibaren bir ay içinde itiraz etmeyen kredi borçlusu, gerçeğe aykırılık iddiasını ancak borcunu ödedikten sonra dava edebilir. Borçlu, süresinde itirazda bulunmadığı hesap özetinin dayandığı belgelerdeki imzayı da kabul etmiş sayılır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 68/bKaynağı aç
Madde 68/b – (Ek: 9/11/1988-3494/4 md.) Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen kredilerde krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde belirttiği adresine, borçlu cari hesap sözleşmesinde belirtilen dönemleri veya kısa, orta, uzun vadeli kredi sözleşmelerinde yazılı faiz tahakkuk dönemlerini takip eden onbeş gün içinde bir hesap özetini noter aracılığı ile göndermek zorundadır. (Değişik son cümle: 17/7/2003-4949/18 md.) Sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi hâlinde sonuç doğurur; yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi hâlinde hesap özetinin eski adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır. Süresi içinde gönderilen hesap özetinin muhtevasına, alındığından itibaren bir ay içinde itiraz etmeyen krediyi kullanan taraf, hesap özetinin gerçeğe aykırılığını ancak borcunu ödedikten sonra dava edebilir. Kredi sözleşmeleri ve bunlarla ilgili süresinde itiraz edilmemiş hesap özetleri ile ihtarnameler ve krediyi kullandıran tarafından usulüne uygun düzenlenmiş diğer belge ve makbuzlar bu Kanunun 68 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgelerden sayılırlar. Krediyi kullanan taraf, itiraz etmediği hesap özetinin dayandığı belgelerde kendisine izafe edilen imzayı kabul etmiş sayılır. Bu hüküm bu Kanunun 150/a maddesinin söz konusu olduğu hallerde de aynen uygulanır. (Ek fıkra: 17/7/2003-4949/18 md.) Krediyi kullanan tarafın kredi hesabının kesilmesine veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarname içeriğine itiraz etmiş olması, kredi hesabının kesilmesi ve borcun ödenmesine ilişkin ihtarnameden önce tebliğ edilen ve itiraz edilmeyerek kesinleşmiş bulunan faiz tahakkuk dönemlerine ilişkin hesap özetlerinin muhtevasına itiraz edilmemiş olmasının sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Bu durumda, önceki dönemlere ilişkin kesinleşmiş hesap özetleri hakkında ikinci fıkra hükümleri uygulanır. İtirazın muvakkaten kaldırılmasının hükümleri:

Kredi kullanan tarafın daha sonra hesabın kesilmesine veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarname içeriğine itiraz etmiş bulunması, bu ihtarnameden evvel tebliğ edilen ve bir aylık sürede itiraz edilmeyerek kesinleşen faiz tahakkuk dönemlerine ait hesap özetlerinin kesinleşme sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Bu durumda önceki dönemlere ait kesinleşmiş hesap özetleri hakkında borç ödendikten sonra dava açma kuralı geçerliliğini sürdürür.

İtirazın Kaldırılmasında İcra Tazminatı, Geçici Haciz ve Borçtan Kurtulma Davası

İtirazın kesin kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı talep üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir; menfi tespit, istirdat veya genel mahkemede dava açılması durumunda tazminatın tahsili ertelenir. İtirazın geçici kaldırılmasında da talebin kabulü halinde borçlu, reddi halinde ise alacaklı yine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminatla sorumlu tutulur; borçtan kurtulma, menfi tespit, istirdat davası veya genel mahkemede dava açılması halinde tazminat tahsili ertelenerek dava lehine sonuçlanan taraf bakımından hükmolunan tazminat kalkar.

İtirazın geçici kaldırılmasına karar verilmesi ve ödeme emrindeki yasal sürenin dolmuş bulunması halinde, alacaklının talebiyle borçlunun malları üzerine geçici haciz konulur. Borçlu yedi günlük süre içerisinde borçtan kurtulma davası açmazsa ya da açtığı dava reddedilirse geçici kaldırma kararı ve varsa konulan geçici haciz kesinleşir. Ret kararına karşı istinafa giden borçlu, icranın geri bırakılmasına ilişkin kanun hükümlerini yerine getirerek icra dairesinden mehil isteyebilir. Borçtan kurtulma davasının mahkemece incelenebilmesi için borçlunun, dava konusu alacağın yüzde on beşini ilk duruşma gününe kadar mahkeme veznesine nakden depo etmesi veya mahkemece uygun bulunacak aynı değerde esham, tahvilat yahut banka teminat mektubu tevdi etmesi zorunludur; aksi takdirde dava reddedilir. Bu davada haksız çıkan taraf ayrıca dava veya hükmolunan şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkûm edilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 69Kaynağı aç
Madde 69 – (Değişik: 18/2/1965-538/40 md.) İtirazın muvakkaten kaldırılmasına karar verilir ve ödeme emrindeki müddet geçmiş bulunursa alacaklının talebi ile borçlunun malları üzerine muvakkat haciz konur. İtirazın muvakkaten kaldırılması kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde borçlu, takibin yapıldığı mahal veya alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde borçtan kurtulma davası açabilir. Bu davanın dinlenebilmesi için borçlu­nun dava konusu alacağın yüzde 15 ini  ilk  duruşma gününe kadar mahkeme veznesine nakden depo etmesi veya mahkemece kabul edilecek aynı değerde esham ve tahvilat veya banka teminat mektubu tevdi etmesi şarttır. Aksi takdirde dava reddolunur. Borçlu yukarda yazılı müddet içinde dava etmez veya davası reddolunursa itirazın kaldırılması kararı ve varsa muvakkat haciz kesinleşir. Davanın reddi hakkındaki karara karşı istinaf yoluna başvuran borçlu, ayrıca 36 ncı madde hükümlerini yerine getirmek şartiyle, icra dairesinden mühlet istiyebilir.[33] (Değişik: 9/11/1988-3494/5 md.) Borçtan kurtulma davasında haksız çıkan taraf, dava veya hükmolunan şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere münasip bir tazminatla mahkum edilir.[34] Karar ve müddet
İtirazın kaldırılması başvurusunda zorunlu arabuluculuk var mıdır?

İtirazın kaldırılması talebi ilamsız icra takibine özgü özel bir takip hukuku yolu olduğundan arabuluculuk veya uzlaşma zorunluluğu bulunmamaktadır.

İtirazın kaldırılması talebi hangi sürede yapılmalıdır?

Takibi borç ikrarı içeren imzası onaylı veya ikrar edilmiş bir senede yahut kanunda yazılı resmî belgelere dayanan alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını istemelidir; bu süre kaçırıldığında aynı alacak için yeniden ilamsız takip başlatılamaz.

Borçlu duruşmada yeni itiraz sebepleri ileri sürebilir mi?

Borçlu, itirazın kaldırılması duruşmasında sadece daha önce icra dairesine bildirdiği sebepler ile alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılan itiraz sebeplerini ileri sürebilir; ıslah yoluna başvuramaz, ancak alacaklının açık muvafakatiyle sebepler genişletilebilir.

İmzayı inkâr eden borçlunun duruşmaya katılmaması ne doğurur?

Mazeretini önceden bildirip belgelendirmeyen borçlunun duruşmaya katılmaması halinde, bu hususun davetiyeye yazılmış olması kaydıyla, başka bir inceleme yapılmaksızın itirazın geçici kaldırılmasına ve takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına karar verilir.

Hesap özetine bir ay içinde itiraz edilmezse ne olur?

Süresi içinde gönderilen hesap özetinin içeriğine alındığı tarihten itibaren bir ay içinde itiraz etmeyen borçlu, gerçeğe aykırılık iddiasını ancak borcunu ödedikten sonra dava edebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu