Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 36. maddesi, hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin varlığı hâlinde taraflardan birinin o hâkimi reddetmesine ya da hâkimin bizzat çekilmesine olanak tanır. Maddede sayılan hâller sınırlı sayıda değil örnek niteliğindedir; dolayısıyla listede yer almayan ancak tarafsızlık kaygısı doğuran önemli bir sebebin bulunması hâlinde de ret talep edilebilir ya da hâkim bizzat çekilebilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 36Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1387, K. 2021/634Kaynağı aç
Yasaklılık ile Ret Arasındaki Temel Ayrım
HMK, hâkimin davaya katılımını engelleyen iki ayrı kategori öngörmektedir. HMK m. 34'te düzenlenen yasaklılık hâllerinde hâkim, herhangi bir talep aranmaksızın kendiliğinden çekinmek zorundadır. Bu hâller arasında kendi davası, aralarında evlilik bağı kalkmış olsa bile eşinin davası, kendisi veya eşinin altsoy ya da üstsoyunun davası, evlatlık bağı bulunanın davası, üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımlarının davası, nişanlısının davası ile taraflardan birinin vekili, vasisi, kayyımı ya da yasal danışmanı sıfatıyla hareket ettiği dava yer almaktadır. HMK m. 36'daki ret sebepleri ise yasaklılık kapsamına girmeyen ancak tarafsızlık kaygısı yaratan hâlleri düzenlemekte olup bunlarda inisiyatif tarafta ya da hâkimin kendisindedir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 34Kaynağı aç
HMK Madde 36'da Sayılan Ret Sebepleri
Kanun, ret sebebinin varlığının kabul edileceği hâlleri beş bent hâlinde örneklemiştir. HMK m. 36/1-a'ya göre hâkimin davada taraflardan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması ret sebebi oluşturur. HMK m. 36/1-b'ye göre ise hâkimin taraflardan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklamış olması da aynı sonucu doğurur.
HMK m. 36/1-c, hâkimin aynı davada daha önce tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş olmasını, hâkim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş bulunmasını ya da uyuşmazlıkta arabuluculuk veya uzlaştırmacılık yapmış olmasını ret sebebi saymaktadır. HMK m. 36/1-ç, davanın hâkimin dördüncü derece dahil yansoy hısımlarına ait olması hâlini kapsamaktadır. Son olarak HMK m. 36/1-d, dava esnasında hâkim ile taraflardan birisi arasında dava veya düşmanlık bulunmasını ret sebebi olarak düzenlemektedir.
Bu bentlerin örnek niteliğinde olduğu, HMK m. 36 gerekçesinde vurgulanmıştır. Gerekçeye göre madde, 1086 sayılı HUMK'un 29. maddesinin yeniden düzenlenmiş hâlidir; genel ret sebebi olarak eski maddenin birinci fıkrasının altıncı bendindeki durum esas alınmış, diğer hâller örnek olarak sayılmıştır. Bu yapı, listede öngörülemeyen tarafsızlık sorunlarının da ret kapsamına alınabilmesini sağlamaktadır.
Ret Talebinin Süresi ve Dilekçenin İçeriği
HMK m. 38/1 uyarınca ret sebebini bilen taraf, bu talebini en geç ilk duruşmada ileri sürmek zorundadır. Ret sebebi davaya bakıldığı sırada öğrenilmişse taraf, öğrenmeden sonraki ilk duruşmada yeni bir işlem yapılmadan önce talebini bildirmelidir. Belirtilen sürede yapılmayan ret talebi dinlenmez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 38Kaynağı aç
Talep, HMK m. 38/2 uyarınca dilekçeyle yapılır. Dilekçede ret talebinin dayandığı sebepler ile delil veya emareler açıkça gösterilmeli, varsa belgeler eklenmelidir. Dilekçe, HMK m. 38/3 gereğince reddi istenen hâkimin mensup olduğu mahkemeye verilir. HMK m. 38/8 uyarınca hâkimi çekilmeye davet, hâkimin reddi hükmündedir. HMK m. 38/4 ise ret talebinin geri alınamayacağını açıkça hükme bağlamıştır.
Dilekçeyi veren taraf bunu karşı tarafa tebliğ ettirir; karşı taraf bir hafta içinde cevap verebilir. Süre geçtikten sonra yazı işleri müdürü ret dilekçesini, varsa karşı tarafın cevabını ve eklerini dosya ile birlikte reddi istenen hâkime verir; hâkim bir hafta içinde dosyayı inceleyerek ret sebeplerinin kanuna uygun olup olmadığı hakkındaki düşüncesini yazılı olarak bildirir ve dosyayı merciine gönderilmek üzere yazı işleri müdürüne teslim eder. HMK m. 38'in 6., 7. ve 9. fıkraları 22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun'un 4. maddesiyle yürürlükten kaldırılmıştır.
Ret Talebinin Geri Çevrilmesi
HMK m. 41/1 uyarınca ret talebi üç hâlde kabul edilmeyerek geri çevrilir: talebin süresinde yapılmamış olması, ret sebebi ve buna ilişkin inandırıcı delil veya emarenin gösterilmemiş olması ya da ret talebinin davayı uzatmak amacıyla yapıldığının açıkça anlaşılması. Bu hâllerde geri çevirme yetkisi, toplu mahkemelerde reddedilen hâkimin müzakereye katılmasıyla gerçekleşir; tek hâkimli mahkemelerde ise reddedilen hâkimin kendisi tarafından yapılır. İlk derece mahkemesinin bu kararlarına karşı istinaf yoluna, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin başkan ve üyeleri hakkındaki kararlara karşı da temyiz yoluna ancak hükümle birlikte başvurulabilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 41Kaynağı aç
Ret Talebini İnceleyecek Merci
HMK m. 40/1 uyarınca ret talebi, reddi istenen hâkim katılmaksızın mensup olduğu mahkemece incelenir. Reddedilen hâkimin katılmaması nedeniyle mahkeme toplanamıyorsa ya da mahkeme tek hâkimden oluşuyorsa ret talebi, o yerde asliye hukuk hâkimliği görevini yapan diğer mahkeme veya hâkim tarafından incelenir. O yerde asliye hukuk hâkimliği görevi tek hâkim tarafından yerine getiriliyorsa ret talebi, asliye ceza hâkimi varsa onun tarafından, yoksa en yakın asliye hukuk mahkemesince incelenir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 40Kaynağı aç
Sulh hukuk hâkiminin reddedilmesi hâlinde ret talebi o yerdeki diğer sulh hukuk hâkimi tarafından incelenir. O yerde sulh hukuk hâkimliği tek hâkim tarafından yürütülüyorsa ret talebi sırasıyla sulh ceza, asliye hukuk ya da asliye ceza hâkimi tarafından, bunların bulunmaması hâlinde ise en yakın yerdeki sulh hukuk hâkimi tarafından incelenir. Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin başkan ve üyelerinin reddi ise reddedilen kişi katılmaksızın görevli daire tarafından karara bağlanır; hukuk dairelerinin toplanmasını engelleyecek nitelikteki toplu ret talepleri dinlenmez.
Merci İncelemesi ve Kararın Sonuçları
HMK m. 42/1 uyarınca ret talebine ilişkin karar, dosya üzerinden inceleme yapılarak da verilebilir. 2020 yılında eklenen HMK m. 42/2 ile ret sebebi kesin olarak ispatlanmamış olsa bile merciin bunu muhtemel görmesi hâlinde ret talebini kabul edebileceği hükme bağlanmıştır. 2020 yılında eklenen HMK m. 42/3 uyarınca ret sebepleri hakkında yemin teklif edilemez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 42Kaynağı aç
HMK m. 42/4 uyarınca reddi istenen hâkim, merci tarafından karar verilinceye kadar o davaya bakamaz; ancak gecikmesinde sakınca bulunan iş ve davalar bu yasağın dışında tutulmuştur. Aynı fıkra kapsamında, daha önce hakkındaki ret talebi mercice reddolunan hâkimin aynı durum ve olaylara dayanarak yeniden reddedilmesi hâli de hâkimin davaya bakmasına engel oluşturmaz. Ret talebinin merci tarafından kabul edilmemesi hâlinde reddi istenen hâkim davaya bakmaya devam eder.
Ret talebinin usulüne uygun biçimde incelenmeden esas hakkında karar verilmesi işin esasını temelden sakatlar; öncelikle ret talebinin usulüne göre incelenip karara bağlanması, ardından esas hakkında karar verilmesi gerekmektedir.
Kötüniyetli Ret Talebi ve Disiplin Para Cezası
HMK m. 42/6 uyarınca ret talebinin kötüniyetle yapıldığının anlaşılması ve esas yönünden kabul edilmemesi hâlinde, talepte bulunanların her biri hakkında disiplin para cezasına hükmolunur. Kötüniyet olgusunun dosya kapsamından anlaşılamadığı hâllerde para cezasına hükmedilemez. Aynı davada aynı tarafça ileri sürülen ret talebinin reddi hâlinde verilecek disiplin para cezası, HMK m. 42/7 uyarınca bir önceki disiplin para cezasının iki katından az olamaz.
Kanun Yolları
HMK m. 43/1 uyarınca esas hüküm bakımından istinaf yolu kapalı bulunan dava ve işlerde, hâkimin reddi talebiyle ilgili merci kararları kesindir. Esas hüküm bakımından istinaf yolu açık bulunan dava ve işlerde ise ret talebi hakkındaki merci kararlarına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir; bölge adliye mahkemesinin bu husustaki kararları kesindir. Hâkimin reddine ilişkin merci kararları hakkında bölge adliye mahkemelerince verilen kararlar kesin nitelikte olup bu kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamaz; bu husus HMK m. 43/2 ve m. 362'de düzenlenmektedir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 43Kaynağı aç
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2021/521, K. 2021/4811Kaynağı aç
Bölge adliye mahkemesinin ret talebinin reddine ilişkin merci kararını kaldırması ya da ret talebinin kabulüne ilişkin merci kararını uygun bulması hâlinde, ret sebebinin doğduğu tarihten itibaren reddedilen hâkimce yapılmış olan ve ret talebinde bulunan tarafça itiraz edilen esasa etkili işlemler, davaya daha sonra bakacak hâkim tarafından iptal edilir. Bu iptal yükümlülüğü yalnızca tarafça itiraz edilen esasa etkili işlemleri kapsar; itiraz edilmeyen işlemler bu kapsamın dışında kalır.
HMK m. 353/1-a uyarınca bölge adliye mahkemesi; davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması ile ileri sürülen haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davaya bakmış olması hâllerinde, esası incelemeksizin kararı kaldırarak dosyayı yeniden görülmek üzere ilgili mahkemeye gönderir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 353Kaynağı aç
HMK Madde 36'nın Bilirkişiler Bakımından Uygulanması
HMK m. 272/1 uyarınca hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebeplerine ilişkin kurallar bilirkişiler bakımından da uygulanır. Tek önemli istisna, bilirkişinin aynı dava veya işte daha önceden tanık olarak dinlenmiş bulunmasının bilirkişi açısından ret sebebi sayılmamasıdır. HMK m. 272/2 gereğince yasaklılık sebebi bilirkişinin şahsında gerçekleşmişse mahkeme, hüküm verilinceye kadar her zaman bilirkişiyi resen görevden alabilir; bilirkişi de mahkemeden görevden alınma talebinde bulunabilir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 272Kaynağı aç
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2017/2154, K. 2017/5079Kaynağı aç
Ret sebebinin bilirkişi hakkında gerçekleşmesi hâlinde ret talebi veya bilirkişinin kendisini reddetmesi, HMK m. 272/3 uyarınca ret sebebinin öğrenilmesinden itibaren en geç bir hafta içinde yapılmak zorundadır. Ret sebeplerinin ispatı için yemin teklif edilemez. HMK m. 272/4'e göre bilirkişi hakkındaki kabule ilişkin kararlar kesindir; redde ilişkin kararlara karşı ise ancak esas hakkındaki kararla birlikte kanun yoluna başvurulabilir.
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin E. 2017/2154, K. 2017/5079 sayılı kararında, aynı davalı aleyhine benzer nitelikteki başka davalarda davacı vekili olarak görev yapan kişinin bilirkişi olarak atanmasının tarafsızlık ilkesiyle çeliştiği ve bu hâlde taraflarla ilişkisi bulunmayan başka bir bilirkişiden rapor alınması gerektiği, aksinin bozma sebebi oluşturduğu kabul edilmiştir.
Sık Sorulan Sorular
Hâkimin reddi için ne kadar kuvvetli bir delil gerekmektedir?
Ret dilekçesinin verilebilmesi için ret sebebini muhtemel gösterecek delil veya emarenin bulunması yeterlidir; sebebin kesin olarak kanıtlanması aranmaz. Nitekim HMK m. 42/2 uyarınca ret sebebi sabit olmasa bile merci bunu muhtemel görürse ret talebini kabul edebilir.
Ret talebi süresinde yapılmazsa ne olur?
Süresinde yapılmayan ret talebi HMK m. 38/1 uyarınca dinlenmez. Ret sebebini bilen tarafın talebi en geç ilk duruşmada, sebebi sonradan öğrendiyse öğrenmeden sonraki ilk duruşmada yeni bir işlem yapılmadan önce ileri sürmesi zorunludur. Ayrıca ret talebi bir kez yapıldıktan sonra geri alınamaz.
HMK m. 36'daki ret sebepleri sınırlı sayıda mıdır?
Hayır. Madde gerekçesine göre sayılan hâller tahdidi değil örnek niteliğindedir. Listede yer almayan ancak hâkimin tarafsızlığından şüphe doğuran önemli bir sebebin varlığı hâlinde de ret talep edilebilir ya da hâkim bizzat çekilebilir.
Hâkim, ret sebebi varken kendiliğinden çekilmezse dava nasıl yürür?
HMK m. 37'ye göre hâkim reddini gerektiren bir sebep varken bizzat çekilmezse, taraflardan biri ret talebinde bulununcaya kadar davaya bakabilir. Tarafın ret talebinde bulunmasıyla birlikte hâkim, merci kararı verilinceye dek davaya bakamaz; yalnızca gecikmesinde sakınca bulunan iş ve davalar bu yasağın dışında tutulmuştur. Ayrıca daha önce hakkındaki ret talebi mercice reddolunan hâkimin, aynı durum ve olaylara dayanarak yeniden reddedilmesi hâli de davaya bakmasına engel oluşturmaz.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 37Kaynağı aç
Ret talebinin haklı bulunması durumunda önceki işlemler geçerliliğini korur mu?
Bölge adliye mahkemesinin ret talebini sonuçta haklı bulması hâlinde, ret sebebinin doğduğu tarihten itibaren reddedilen hâkimce yapılmış olan ve ret talebinde bulunan tarafça itiraz edilen esasa etkili işlemler, davaya daha sonra bakacak hâkim tarafından iptal edilir. Tarafın itiraz etmediği işlemler bu iptal kapsamı dışında kalır.
HSK'ya veya Cumhuriyet Savcılığına şikâyette bulunmak ret sebebi sayılır mı?
HMK m. 36/1-d, ret sebebi olarak hâkim ile taraflardan birisi arasında dava veya düşmanlık bulunmasını öngörmektedir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin E. 2020/1145, K. 2020/1535 sayılı kararında Cumhuriyet Savcılığına veya HSK'ya şikâyette bulunulmasının bu hüküm kapsamında davalı olmak şeklinde yorumlanamayacağı kabul edilmiştir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi temyiz talebini HMK m. 43/2 ve m. 362 kapsamında kesinlik gerekçesiyle reddetmiş; BAM gerekçesi esastan denetlenmemiştir.
Ret kararlarına karşı hangi kanun yoluna başvurulabilir?
Esas hüküm bakımından istinaf yolu kapalı olan işlerde merci kararları kesindir. İstinaf yolu açık olan işlerde ise ret talebi hakkındaki merci kararlarına karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir; bölge adliye mahkemesinin bu husustaki kararları kesindir. Hâkimin reddi ile ilgili merci kararları hakkında bölge adliye mahkemelerince verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

