Yaya Geçidinde Kaza Durumunda Sürücünün Kusur Durumu
Yaya geçidinde meydana gelen bir kazada araç sürücüsünün kendiliğinden tam kusurlu kabul edilmesini gerektiren kesin bir kural bulunmamaktadır. Sorumluluk payı; araç sürati, yayanın hareketi, yol ve çevre koşulları, ışık durumu, temas noktası ve olayın gelişim biçimi gibi teknik veriler bir arada incelenerek tespit edilir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 84 uyarınca sürücünün belirli trafik ihlalleri nedeniyle asli kusurlu kabul edilmesi de her olayda matematiksel olarak otomatik biçimde yüzde yüz kusurlu olduğu anlamına gelmez; karşı tarafın da kazaya etkili bir kural ihlali bulunabilir.
Trafik Mevzuatında Geçiş Önceliği ve Karşılıklı Yükümlülükler
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 74 gereğince sürücüler; görevli kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işaret veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışları ile yaya ve okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak ve buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek zorundadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 68 uyarınca yayalar, karşıya geçerken trafik işaret ve kurallarına uymak, geçiş için ayrılmış alanları tercih etmek ve somut duruma göre yaklaşan vasıtaların süratini ve mesafesini gözetmekle yükümlüdür.
Işıksız ve görevlisiz işaretli geçitlerde sürücünün yavaşlaması ve geçen veya geçmek üzere olan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken, ışıklı yaya geçitlerinde öncelikle yaya ve sürücünün trafik ışıklarına uygun davranıp davranmadığı incelenir.
Sürücünün Sorumluluğunu Belirleyen Teknik Koşullar
Sürücünün geçide hızını hiç azaltmadan yaklaşması ve yayayı ancak çarpışmadan hemen önce fark etmesi halinde yayanın aniden çıktığı yönündeki savunma tek başına yeterli görülmeyebilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 74 çerçevesinde sürücünün yavaşlamış olması durumunda kazanın önlenebilir olup olmadığı bilirkişi marifetiyle incelenir.
Araçlara yeşil ışık yandığı durumlarda dahi yayanın önceden görülebilir konumda bulunması, uzun süredir yol üzerinde olması ve sürücünün fren yapması için yeterli mesafenin bulunması hallerinde, sürücünün kazayı teknik olarak önleme imkânının bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılır.
Sürücünün çarpışmadan hemen önce fren yapmış olması tek başına kusursuzluk sağlamaz; fren tedbirinin zamanında alınıp alınmadığı ve sürücünün reaksiyon mesafesi bilirkişi tarafından teknik olarak hesaplanır.
Yaya geçidinin yol çizgileri silinmiş olsa bile yaya veya okul geçidi levhaları ya da resmi kayıtlar geçidin varlığını gösteriyorsa, sürücünün çizgileri görmediğine dayalı savunması tek başına yeterli kabul edilmeyebilir.
Hava ve çevre koşullarının görüş mesafesini daralttığı durumlarda yaya geçidine yaklaşan sürücünün hızını daha fazla azaltma yükümlülüğü gündeme gelebilir.
Yayanın Kural İhlalleri ve Kusur Değerlendirmesi
Yayanın kendisine kırmızı ışık yanarken yola çıkması, araç çok yakınken kontrolsüzce taşıt yoluna atlaması, geçit dışından trafiği tehlikeye düşürecek biçimde geçmesi veya aniden yön değiştirerek aracın kaçınma imkânını ortadan kaldırması kusur paylaştırmasında yaya aleyhine sonuç doğurabilir; bu nedenle yayanın her durumda kusursuz sayılacağı kabul edilemez.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 68 gereğince yakınında yaya geçidi bulunmasına rağmen geçidin dışından kontrolsüz biçimde geçen yaya kural ihlali yapmış sayılır. Ancak bu durum sürücünün hız, görüş ve kazayı önleme imkânının incelenmesi gerekliliğini ortadan kaldırmaz.
Yakın çevrede yaya geçidi, okul geçidi veya kavşak bulunmayan yerlerde yayanın taşıt yolunu geçmesi mutlak şekilde yasak değildir; yayanın yaklaşan araçların hız ve uzaklığını değerlendirerek ani engel oluşturmadan güvenli zamanda geçmesi gerekir. Yayaların kurallara aykırı davranışlarının kazanın oluşumuna nedensel katkısı bulunabilir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 74 okul geçitlerini de koruma kapsamına almaktadır. Okul geçitlerinde yüksek dikkat gösterilmesi beklenmekle birlikte, çocuğun yaşı, olayın gelişimi ve davranışının kendisinden beklenebilirliği kusur ve tazminat değerlendirmesinde ayrıca göz önünde bulundurulur.
Yayanın alkollü olması veya telefonla ilgilenmesi tek başına sabit bir kusur yüzdesi doğurmaz; bu hallerin yayanın kazaya yol açan davranışına ve illiyet bağına etkili olup olmadığı teknik ve hukuki olarak denetlenir.
Kusur Tespiti, Bilirkişi Raporları ve Deliller
Trafik kaza tespit tutanağı önemli bir delil teşkil etmekle birlikte mahkeme nezdinde kesin bir kusur hükmü sayılmaz. Mahkeme; ceza dosyasını, kaza tespit tutanağını, kamera görüntülerini, bilirkişi raporlarını, Adli Tıp raporunu ve tanık anlatımlarını birlikte değerlendirebilir.
Ceza soruşturmasında veya davasında temin edilen kusur raporu hukuk davasında delil niteliğindedir ancak mahkemeyi kesin olarak bağlamaz. Farklı raporlarda farklı kusur oranlarına ulaşılmış olması durumunda raporlar arasındaki teknik çelişkinin giderilmesi gerekebilir.
Özellikle ölümlü kazalarda kolluk tutanağı, trafik bilirkişisi raporu ve Adli Tıp Kurumu raporunun birbiriyle çelişmesi halinde mahkemenin raporlar arasındaki teknik farklılıkları açıklığa kavuşturması gerekir; bu kapsamda gerekirse ek rapor alınması veya uzman heyet incelemesi yaptırılması gündeme gelebilir.
Tazminat Talepleri ve Hukuki Sorumluluk
Yaralanan yayanın kazanın meydana gelmesine kusuruyla katkıda bulunması maddi tazminat miktarını etkileyebilir ve karşı tarafın sorumluluğu kural olarak kalan kusur oranı çerçevesinde değerlendirilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 52/1 gereğince zarar gören zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş veya tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 52Kaynağı aç
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 52/2 çerçevesinde, meydana gelen zarara hafif kusuruyla yol açan tazminat borçlusunun ödeme nedeniyle yoksulluğa uğrayacak bulunması durumunda, hakkaniyet kuralları da elveriyorsa hâkim tazminat tutarında indirime gidebilir.
Yaralanmalı kazada tedavi bağlantılı zararlar, geçici iş göremezlik, sürekli çalışma gücü kaybı, ekonomik geleceğin sarsılması, bakıcı ihtiyacı zararları ve şartları mevcutsa manevi tazminat talep edilebilir.
Ölümlü kazalarda ölenin desteğinden mahrum kalan kişilerce destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze ve defin giderleri, ölüm öncesi tedavi ve ekonomik zararlar ile şartları oluştuğunda manevi tazminat istenebilir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu çerçevesinde motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan zararlarda sürücü ile birlikte şartları varsa araç işleteni de tazminat sorumluluğu altına girebilir.
Zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, aracın kusuru oranında ve poliçe limitleri dâhilinde üçüncü kişi zararlarını teminat altına alır; poliçe limitini aşan kısım ise sürücü ve işletenden talep edilebilir.
Yolun güvenli biçimde düzenlenmemesi, bakım eksikliği veya işaretleme yetersizliği kazaya etki etmişse yolu yapım, bakım veya işaretlemeyle görevli idarenin hukuki sorumluluğu doğabilir.
Ceza Sorumluluğunun Sınırları
Yaya geçidindeki kaza yaralanmayla neticelenmişse olayın özelliklerine göre taksirle yaralama, ölümle sonuçlanmışsa taksirle öldürme suçları kapsamında ceza soruşturması gündeme gelebilir.
Trafik kurallarına aykırı davranan yayaların başka bir kişinin ölmesine veya yaralanmasına nedensel katkıda bulunmaları halinde taksirli suçlar bakımından ceza sorumlulukları kategorik olarak dışlanamaz.
Yaya geçidinde yayaya çarpan sürücü her zaman yüzde yüz kusurlu mudur?
Hayır, yaya geçidindeki her kazada sürücünün otomatik olarak yüzde yüz kusurlu olduğuna dair kesin bir kural yoktur; kusur hız, görüş mesafesi, tarafların kural ihlalleri ve kazanın önlenebilirliği incelenerek belirlenir.
Yayanın kırmızı ışıkta geçmesi halinde sürücünün kusuru nasıl değerlendirilir?
Yayanın kırmızı ışıkta geçmesi kusur paylaştırmasında yaya aleyhine değerlendirilir; ancak yayanın önceden görülebilir olup olmadığı ve durma mesafesine göre sürücünün kazayı önleme imkânının bulunup bulunmadığı da teknik olarak araştırılır.
Trafik kaza tespit tutanağı mahkemeyi bağlar mı?
Hayır, kaza tespit tutanağı kesin kusur hükmü teşkil etmez; mahkeme kamera kayıtları, bilirkişi incelemeleri ve diğer delilleri birlikte değerlendirebilir.
Yol çizgileri silinmiş geçitte sürücü sorumluluktan kurtulabilir mi?
Hayır, yol çizgileri silinmiş olsa dahi trafik levhaları veya idari kayıtlar geçidin varlığını belgeliyorsa sürücünün yalnızca çizgileri görmediği yönündeki savunması kusurunu tek başına ortadan kaldırmayabilir.
Kusurlu olan yaya tazminat talep edebilir mi?
Yaralanan yayanın kazanın meydana gelmesine kusuruyla katkıda bulunması maddi tazminat miktarını etkileyebilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 52/1 uyarınca zarar görenin zararın doğmasında ya da artmasında etkili olması halinde hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

