Trafik Kazasında Yaralanan Çocuğun Tazminat Hesabı

by Avukat Erdal Ersoy
Trafik Kazasında Yaralanan Çocuğun Tazminat Hesabı

Bedensel Zararlar ve Gelir Yokluğunun Tazminata Etkisi

Trafik kazası sonucunda yaralanan bir çocuğun talep edebileceği bedensel zararlar, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar tazminat konusu yapılır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 54Kaynağı aç
MADDE 54- Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. c. Belirlenmesi

Trafik kazasında yaralanan çocuğun kaza tarihinde fiilen bir işte çalışmıyor veya gelir elde etmiyor olması, çalışma gücünün azalmasından ya da ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan geleceğe yönelik sürekli sakatlık tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz.

Tazminatın Hesaplanmasında Temel İlkeler ve Rapor Düzenlemesi

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesi uyarınca bedensel zararlar ile destekten yoksun kalma zararlarının belirlenmesinde kanun hükümleri ve sorumluluk hukuku ilkeleri esas alınır. Kısmen veya tamamen rücu olanağı bulunmayan sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa gayesi taşımayan edimler bu zararların saptanmasında hesaba katılamaz, zarar veya tazminattan mahsup edilemez. Belirlenen tazminat tutarı, salt miktarı esas alınarak hakkaniyet mülahazasıyla artırılamaz ya da eksiltilemez.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 55Kaynağı aç
MADDE 55- Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır. d. Manevi tazminat

Bedensel zararların kapsamı belirlenirken maluliyet veya sürekli iş göremezlik tespitinin, kazanın gerçekleştiği tarihte geçerli olan mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.

Eğitim Hayatının Etkilenmesi ve Muhtemel Gelir Tespiti

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/10782 E., 2019/5242 K. sayılı kararına konu uyuşmazlıkta, üniversitede mesleki eğitim gören öğrencinin maluliyeti nedeniyle eğitimini sürdürüp sürdüremediğinin tıbben araştırılması gerektiği belirtilmiştir. Anılan karara göre, kazanın eğitimi terk etmeye yol açtığının tespiti halinde muhtemel mezuniyet tarihi ve emsal araştırmasıyla belirlenecek iş bulma süresi sonuna kadar asgari ücret, çalışmaya başlanacak dönem için ise meslek kuruluşlarından bildirilecek emsal gelir üzerinden hesaplama yapılması; eğitimin kaza sebebiyle bırakıldığının kanıtlanamaması durumunda ise gelirin asgari ücret kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/10782, K. 2019/5242Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2016/10782 E.  ,  2019/5242 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki bedensel zarar nedeniyle açılan tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili; davalılardan …. Otobüsçülük şirketinin maliki olduğu, davalı … nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ve diğer davalı …’nun sevk ve idaresindeki otobüsün, yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkili Serkan’a çarpması sonucu 13/12/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını beyanla, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak hesaplanacak maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen dava dosyasında; maddi tazminat konusu yapılan dava konusu kazada yaralanması, uzun süre tedavi görmesi, sağ göz görme fonksiyonunu yitirmesi, maluliyeti nedeniyle Serkan’ın eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalması ve halen tedavisinin sürmesi nedeniyle manevi zararının olduğunu belirterek, … için 150.000,00 TL, … için 25.000,00 TL ve … için 25.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılar … ve … Otobüsçülük Şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı …. vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı … Ltd. Şti. vekili; kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, ceza yargılamasının bekletici mesele yapılmasını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacı … tarafından açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 104.403,27 TL maddi tazminatın kaza tarihi 13/12/2011'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı … şirketinin faizin dava tarihinden itibaren işleyecek kısmı ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulmasına, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, davacılar tarafından açılan ve birleşen manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı … için 7.500,00 TL, davacı … için 3.500,00 TL, davacı … için 3.500,00 TL olmak üzere toplam 14.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi 13/12/2011'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve … Otobüscülük şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. 1-Dava, trafik kazası sonucu cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacılar vekili, dava konusu kazada yaralanan ve olay tarihinde … Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümü öğrencisi olan davacı….'ın kaza nedeniyle okuluna devam edemediğini,2015 yılında kaydını sildirmek zorunda kalması nedeniyle davacının elde edeceği gelirin asgari ücretin üzerinde olacağını ileri sürerek,Gıda Mühendisleri Odasından gelen emsal ücrete göre yapılan hesaplama üzerinden karar verilmesi talep edilmiştir. Davacının, öğrencilik durumu konusunda ….. Üniversitesi’nden gönderilen yazıda, davacı …’ın, 01.09.2008 tarihinde Gıda Mühendisliği İngilizce Hazırlık sınıfına kaydını yaptırdığı, 2011-2012 öğretim yılı I. ve II. Yarıyılında kayıtlı öğrenci olduğu, 06.02.2015 tarihinde 1. sınıf öğrencisiyken kendi isteğiyle ilişiğini kestiği bildirilmiş, davacı vekili tarafından da müvekkilinin sırf bu kaza sonucu oluşan maluliyeti nedeniyle eğitim hayatına devam edemediği bildirilmiştir. 12/01/2016 tarihli bilirkişi raporunda geçici ve sürekli iş göremezlik zararı seçenekli olarak; asgari ücret üzerinden ve Gıda Mühendisleri Odasından bildirilen 3.000,00 TL (asgari ücretin 2,99,83 katı) gelir üzerinden ayrı ayrı hesaplama yapılmıştır. Mahkemece asgari ücret üzerinden hesap edilen zarar hükme esas alınmış ise de mahkemenin davacı vekilinin söz konusu talepleri yönünden yaptığı araştırma yetersizdir. Bu durumda mahkemece; öncelikle, kaza sırasında Gıda Mühendisliği öğrencisi olan davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti nedeniyle mi eğitimine devam etmediği ya da maluliyetinin eğitimini yarıda kesmesine etkisinin ne oranda olduğu,maluliyeti nedeniyle eğitimine devam etmesinde tıbben bir engel olup olmadığı hususları araştırılarak, kaza nedeniyle oluşan maluliyeti nedeniyle eğitimine devam edemediğinin anlaşılması halinde davacının öğrenimini sürdürdüğü Gıda Mühendisliği bölümünden mezun olacağı muhtemel tarihin ilgili öğrenim kurumlarından sorularak, mezun olduğunda mesleğine göre elde edebileceği gelirin saptanması için ilgili yerlerden emsal gelir araştırması yapılması, ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından mezuniyetinden itibaren ne kadar sürede iş bulabileceği, emsal gelirinin ne kadar olacağı gibi hususların sorulması; bu araştırma ve tespitlerden sonra, davacı …'ın Üniversite'den mezun olacağı tarih ve sonrasındaki iş bulma süresinin sonuna kadar geçecek süre için gelirinin net asgari ücret olarak ve çalışmaya başlamasından sonraki dönem yönünden ise tespit edilen gelirine göre tazminat hesabının yapılması için, rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınarak, oluşacak sonuca göre davacı tarafın ıslah dilekçesiyle kendini bağladığı da dikkate alınarak bu miktarı aşmamak üzere karar verilmesi, aksi takdirde asgari ücret üzerinden gelir elde ettiği kabul edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. 2-Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi(TBK 56. mad) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Yukarıda belirtilen hususlar ve davacının maluliyet oranı ve davacının eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalması da dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminat miktarının az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun şekilde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 29/04/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Söz konusu uyuşmazlıkta, öğrencinin muhtemel mezuniyet ve iş arama süresine kadar asgari ücret, sonrasındaki çalışma dönemi bakımından ise emsal gelir dikkate alınarak ek bilirkişi raporu düzenlettirilmesi ve davacı tarafın ıslah dilekçesindeki talep miktarını aşmayacak şekilde hüküm kurulması gerektiğine işaret edilmiştir.

Bakıcı Gideri ve Tedavi Masraflarının Kapsamı

Trafik kazası neticesinde yaralanan çocuğun başkasının bakımına muhtaç olduğu tıbben tespit edilmişse, bu bakımın anne, baba veya bir başka aile ferdi tarafından üstlenilmiş olması bakım hizmetinin ekonomik değerini ortadan kaldırmaz ve bakıcı gideri tazminatı talep edilmesini engellemez.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi uyarınca kaza sebebiyle sağlık kuruluşlarınca verilen tedavi ve sağlık hizmeti giderleri, yaralanan kişinin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Buna karşın bakıcı masrafları, tedavi amaçlı yol giderleri ve kurumca karşılanmayan kimi tedavi harcamaları söz konusu sağlık hizmet bedeli kapsamı dışında tutulabilmektedir.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 98Kaynağı aç
Madde 98 – (Değişik: 13/2/2011-6111/59 md.) Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. (Ek cümle: 4/4/2015-6645/60 md.) Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez.[74] Trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda; sigorta şirketlerince yazılan primlerin ve Güvence Hesabınca tahsil edilen katkı paylarının % 15’ini aşmamak üzere, münhasıran bu teminatın karşılığı olarak Hazine Müsteşarlığınca sigortacılık ilkeleri çerçevesinde maktu veya nispi olarak belirlenen tutarın tamamı sigorta şirketleri ve 3/6/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14 üncü maddesinde düzenlenen durumlar için Güvence Hesabı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılır. Söz konusu tutar, ilgili sigorta şirketleri için sigortacılık ilkelerine göre ayrı ayrı belirlenebilir. Aktarım ile sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının bu teminat kapsamındaki yükümlülükleri sona erer. Cumhurbaşkanı söz konusu tutarı % 50’sine kadar artırmaya veya azaltmaya yetkilidir.[75] Bu madde çerçevesinde sigorta şirketleri ve Güvence Hesabı tarafından ödenecek meblağın süresinde ödenmemesi halinde 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. Sigorta şirketleri ve Güvence Hesabından Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacak meblağın belirlenmesi ve ödenmesi ile sağlık hizmetleri için teminat sağlanan sigortaların tespiti ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirlenir. Trafik kazası sebebiyle Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kurumlarınca gerçekleştirilen tedavi giderleri bakımından, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Bakanlığına yapılacak ödemeye ilişkin usul ve esaslar Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı tarafından ayrıca belirlenir. Tazminat ve giderlerin ödenmesi:

Müterafik Kusur ve Tazminattan İndirim Durumları

Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi gereğince zarar gören kişi zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa, hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 52Kaynağı aç
MADDE 52- Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. IV. Özel durumlar 1. Ölüm ve bedensel zarar a. Ölüm

Küçük bir çocuğun motorlu araçta mevzuata uygun çocuk bağlama sistemi kullanılmadan taşınması ve bu ihmalin kaza anında yaralanmanın artmasına yol açması durumunda, Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi çerçevesinde tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması tartışılabilmektedir.

Manevi Tazminatın Şartları ve Belirlenme Ölçütleri

Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi gereğince hâkim, bedensel bütünlüğü zedelenen çocuk lehine olayın özelliklerini göz önünde tutarak uygun bir miktar manevi tazminata karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde ise zarar gören çocuğun yanı sıra yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine hükmedilebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 56Kaynağı aç
MADDE 56- Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. 2. Haksız rekabet

Hâkimin takdir edeceği manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı zararının karşılanmasını da amaçlamaz; mağdurda manevi tatmin ve huzur duygusu oluşturmayı hedefler. Tazminat miktarı takdir edilirken ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, kusur durumu, olayın ağırlığı ve olay tarihi bir arada değerlendirilir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/10782 E., 2019/5242 K. sayılı kararına konu dosyada, yaralanan öğrencinin maluliyet derecesi ve bu maluliyet yüzünden eğitim hayatını bırakmak durumunda kalması gözetilerek tayin olunan manevi tazminat tutarı yetersiz bulunmuş ve hakkaniyete uygun bir tazminata karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Sigorta Başvurusu, Sorumlular ve Zamanaşımı

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. maddesi gereğince manevi tazminata ilişkin talepler ile hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı dışındadır. Bu nedenle manevi tazminat istemlerinin sürücü ve işleten gibi sorumlulara yöneltilmesi gerekir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki maddi zararlar için dava yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulması zorunludur. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde cevap vermemesi veya verilen cevabın uyuşmazlığı çözmemesi hâlinde dava açılabilir veya tahkime başvurulabilir.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 97Kaynağı aç
Madde 97 – (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi:[73]
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 92Kaynağı aç
Madde 92 – Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar. a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler, b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler, c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler, e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler. g) (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.) Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri, h) (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.) İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri, i) (Ek: 14/4/2016-6704/4 md.) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 17/7/2020 tarihli ve E.:2019/40; K.:2020/40 sayılı Kararı ile) j) (Ek: 9/6/2021-7327/19 md.) Destekten yoksun kalan hak sahibinin, destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat talepleri, k) (Ek: 9/6/2021-7327/19 md.) Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar, l) (Ek: 9/6/2021-7327/19 md.) Hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı talepleri, m) (Ek: 9/6/2021-7327/19 md.) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki terör eylemlerinde ve bu eylemlerden doğan sabotajda kullanılan araçların neden olduğu ve sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri ile aracın terör eylemlerinde kullanıldığını veya kullanılacağını bilerek binen kişilerin ve terör ve sabotaj eyleminde yer alan kişilerin uğradıkları zararlara ilişkin talepler. (Ek fıkra: 9/6/2021-7327/19 md.) 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan gelir kaybına ilişkin ödemelerde, 5510 sayılı Kanunun 21 inci maddesi uyarınca sigortacının Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı sorumluluğu varsa, bu sorumluluk sigortacının kendi sigortalısının kusuru oranında devam eder. En az sigorta tutarları:

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesi doğrultusunda, motorlu araç kazalarından doğan maddi tazminat hakları, hak sahibinin zarara ve sorumlusuna vakıf olduğu günden başlayarak iki yılda ve her ihtimalde kazadan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar. Fiilin cezalandırılması gereken bir suç teşkil etmesi ve ceza kanununda daha uzun süre tayin edilmiş bulunması hâlinde, uzamış ceza zamanaşımı maddi tazminat istekleri için de geçerlilik taşır. Zamanaşımının tazminat sorumlusuna karşı kesilmesi sigortacı yönünden de sonuç doğurur; sigortacıya karşı kesilmesi ise sorumluyu da etkiler. Tazminat sorumlularının birbirlerine rücu talepleri de yükümlülüğün bütünüyle yerine getirilmesinden ve muhatabın öğrenilmesinden itibaren iki yıllık zamanaşımına bağlanmıştır.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 109Kaynağı aç
Madde 109 – Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır. Görevli ve Yetkili Mahkeme:[78]
Geliri olmayan bir çocuk için sakatlık tazminatı istenebilir mi?

Evet, çocuğun kaza anında gelir elde etmiyor olması, çalışma gücünün azalmasından ya da ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan sürekli sakatlık tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz.

Yaralanan çocuğa annesi baktığında bakıcı tazminatı talep edilebilir mi?

Evet, çocuğun başkasının bakımına muhtaç olduğu tıbben belirlenmişse bakımın anne, baba veya bir aile ferdi tarafından üstlenilmiş olması bakıcı gideri tazminatına engel oluşturmaz.

Trafik kazasında yaralanan çocuğun ailesi manevi tazminat alabilir mi?

Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi gereğince ağır bedensel zarar hâlinde, zarar gören çocuğun yanı sıra anne, baba ve diğer yakınları lehine de manevi tazminata karar verilebilir.

Araçta çocuk oto koltuğu bulunmaması tazminattan indirim sebebi midir?

Mevzuata uygun çocuk bağlama sistemi kullanılmamasının zararın doğmasında veya artmasında etkili olması durumunda Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi kapsamında müterafik kusur indirimi gündeme gelebilir.

Sigorta şirketine dava açmadan önce yazılı başvuru zorunlu mudur?

Evet, Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereğince dava veya tahkim yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılması şarttır. Başvurudan itibaren en geç 15 gün içinde cevap verilmemesi veya gelen cevabın talebi karşılamaması halinde dava açılabilir ya da tahkime başvurulabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu