Bedensel Zararlar ve Gelir Yokluğunun Tazminata Etkisi
Trafik kazası sonucunda yaralanan bir çocuğun talep edebileceği bedensel zararlar, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ile ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar tazminat konusu yapılır.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 54Kaynağı aç
Trafik kazasında yaralanan çocuğun kaza tarihinde fiilen bir işte çalışmıyor veya gelir elde etmiyor olması, çalışma gücünün azalmasından ya da ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan geleceğe yönelik sürekli sakatlık tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz.
Tazminatın Hesaplanmasında Temel İlkeler ve Rapor Düzenlemesi
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesi uyarınca bedensel zararlar ile destekten yoksun kalma zararlarının belirlenmesinde kanun hükümleri ve sorumluluk hukuku ilkeleri esas alınır. Kısmen veya tamamen rücu olanağı bulunmayan sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa gayesi taşımayan edimler bu zararların saptanmasında hesaba katılamaz, zarar veya tazminattan mahsup edilemez. Belirlenen tazminat tutarı, salt miktarı esas alınarak hakkaniyet mülahazasıyla artırılamaz ya da eksiltilemez.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 55Kaynağı aç
Bedensel zararların kapsamı belirlenirken maluliyet veya sürekli iş göremezlik tespitinin, kazanın gerçekleştiği tarihte geçerli olan mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılması gerektiği değerlendirilmektedir.
Eğitim Hayatının Etkilenmesi ve Muhtemel Gelir Tespiti
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/10782 E., 2019/5242 K. sayılı kararına konu uyuşmazlıkta, üniversitede mesleki eğitim gören öğrencinin maluliyeti nedeniyle eğitimini sürdürüp sürdüremediğinin tıbben araştırılması gerektiği belirtilmiştir. Anılan karara göre, kazanın eğitimi terk etmeye yol açtığının tespiti halinde muhtemel mezuniyet tarihi ve emsal araştırmasıyla belirlenecek iş bulma süresi sonuna kadar asgari ücret, çalışmaya başlanacak dönem için ise meslek kuruluşlarından bildirilecek emsal gelir üzerinden hesaplama yapılması; eğitimin kaza sebebiyle bırakıldığının kanıtlanamaması durumunda ise gelirin asgari ücret kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/10782, K. 2019/5242Kaynağı aç
Söz konusu uyuşmazlıkta, öğrencinin muhtemel mezuniyet ve iş arama süresine kadar asgari ücret, sonrasındaki çalışma dönemi bakımından ise emsal gelir dikkate alınarak ek bilirkişi raporu düzenlettirilmesi ve davacı tarafın ıslah dilekçesindeki talep miktarını aşmayacak şekilde hüküm kurulması gerektiğine işaret edilmiştir.
Bakıcı Gideri ve Tedavi Masraflarının Kapsamı
Trafik kazası neticesinde yaralanan çocuğun başkasının bakımına muhtaç olduğu tıbben tespit edilmişse, bu bakımın anne, baba veya bir başka aile ferdi tarafından üstlenilmiş olması bakım hizmetinin ekonomik değerini ortadan kaldırmaz ve bakıcı gideri tazminatı talep edilmesini engellemez.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi uyarınca kaza sebebiyle sağlık kuruluşlarınca verilen tedavi ve sağlık hizmeti giderleri, yaralanan kişinin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Buna karşın bakıcı masrafları, tedavi amaçlı yol giderleri ve kurumca karşılanmayan kimi tedavi harcamaları söz konusu sağlık hizmet bedeli kapsamı dışında tutulabilmektedir.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 98Kaynağı aç
Müterafik Kusur ve Tazminattan İndirim Durumları
Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi gereğince zarar gören kişi zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa, hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 52Kaynağı aç
Küçük bir çocuğun motorlu araçta mevzuata uygun çocuk bağlama sistemi kullanılmadan taşınması ve bu ihmalin kaza anında yaralanmanın artmasına yol açması durumunda, Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi çerçevesinde tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması tartışılabilmektedir.
Manevi Tazminatın Şartları ve Belirlenme Ölçütleri
Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi gereğince hâkim, bedensel bütünlüğü zedelenen çocuk lehine olayın özelliklerini göz önünde tutarak uygun bir miktar manevi tazminata karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde ise zarar gören çocuğun yanı sıra yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine hükmedilebilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 56Kaynağı aç
Hâkimin takdir edeceği manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı zararının karşılanmasını da amaçlamaz; mağdurda manevi tatmin ve huzur duygusu oluşturmayı hedefler. Tazminat miktarı takdir edilirken ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, kusur durumu, olayın ağırlığı ve olay tarihi bir arada değerlendirilir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/10782 E., 2019/5242 K. sayılı kararına konu dosyada, yaralanan öğrencinin maluliyet derecesi ve bu maluliyet yüzünden eğitim hayatını bırakmak durumunda kalması gözetilerek tayin olunan manevi tazminat tutarı yetersiz bulunmuş ve hakkaniyete uygun bir tazminata karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Sigorta Başvurusu, Sorumlular ve Zamanaşımı
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. maddesi gereğince manevi tazminata ilişkin talepler ile hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı dışındadır. Bu nedenle manevi tazminat istemlerinin sürücü ve işleten gibi sorumlulara yöneltilmesi gerekir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki maddi zararlar için dava yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulması zorunludur. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde cevap vermemesi veya verilen cevabın uyuşmazlığı çözmemesi hâlinde dava açılabilir veya tahkime başvurulabilir.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 97Kaynağı aç
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 92Kaynağı aç
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesi doğrultusunda, motorlu araç kazalarından doğan maddi tazminat hakları, hak sahibinin zarara ve sorumlusuna vakıf olduğu günden başlayarak iki yılda ve her ihtimalde kazadan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar. Fiilin cezalandırılması gereken bir suç teşkil etmesi ve ceza kanununda daha uzun süre tayin edilmiş bulunması hâlinde, uzamış ceza zamanaşımı maddi tazminat istekleri için de geçerlilik taşır. Zamanaşımının tazminat sorumlusuna karşı kesilmesi sigortacı yönünden de sonuç doğurur; sigortacıya karşı kesilmesi ise sorumluyu da etkiler. Tazminat sorumlularının birbirlerine rücu talepleri de yükümlülüğün bütünüyle yerine getirilmesinden ve muhatabın öğrenilmesinden itibaren iki yıllık zamanaşımına bağlanmıştır.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 109Kaynağı aç
Geliri olmayan bir çocuk için sakatlık tazminatı istenebilir mi?
Evet, çocuğun kaza anında gelir elde etmiyor olması, çalışma gücünün azalmasından ya da ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan sürekli sakatlık tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz.
Yaralanan çocuğa annesi baktığında bakıcı tazminatı talep edilebilir mi?
Evet, çocuğun başkasının bakımına muhtaç olduğu tıbben belirlenmişse bakımın anne, baba veya bir aile ferdi tarafından üstlenilmiş olması bakıcı gideri tazminatına engel oluşturmaz.
Trafik kazasında yaralanan çocuğun ailesi manevi tazminat alabilir mi?
Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi gereğince ağır bedensel zarar hâlinde, zarar gören çocuğun yanı sıra anne, baba ve diğer yakınları lehine de manevi tazminata karar verilebilir.
Araçta çocuk oto koltuğu bulunmaması tazminattan indirim sebebi midir?
Mevzuata uygun çocuk bağlama sistemi kullanılmamasının zararın doğmasında veya artmasında etkili olması durumunda Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi kapsamında müterafik kusur indirimi gündeme gelebilir.
Sigorta şirketine dava açmadan önce yazılı başvuru zorunlu mudur?
Evet, Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereğince dava veya tahkim yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılması şarttır. Başvurudan itibaren en geç 15 gün içinde cevap verilmemesi veya gelen cevabın talebi karşılamaması halinde dava açılabilir ya da tahkime başvurulabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

