Yatlarda Marina Sözleşmeleri ve Bağlama Ücreti Uyuşmazlığı

by Avukat Erdal Ersoy
Yatlarda Marina Sözleşmeleri ve Bağlama Ücreti Uyuşmazlığı

Marina Bağlama Sözleşmesinin Kurulması ve Hukuki Esasları

Deniz turizmi tesisleri ile deniz turizmi araçlarının donatan veya kaptanları arasında bağlama sözleşmesi düzenlenmesi zorunludur. Yapılan bu sözleşmenin bir nüshasının donatan veya kaptana verilmesi mevzuat gereğidir. Bu hukuki ilişki, teknenin tesiste barındırılması veya karaya çekilmesi süreçlerindeki temel hak ve yükümlülükleri kayıt altına alır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 299 uyarınca kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Bununla birlikte marina bağlama ilişkisi, yer tahsisinin yanı sıra çeşitli hizmet ve koruma unsurlarını da barındırdığından salt kira sözleşmesi sınırlarını aşan özellikler taşır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 299Kaynağı aç
MADDE 299- Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. B. Kira süresi

Genel İşlem Koşulları Denetimi ve Tesisin Borçları

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 301 doğrultusunda kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Konut ve çatılı işyeri dışındaki kira sözleşmelerinde de kiracı aleyhine genel işlem koşulları yoluyla bu kuralın aksine hüküm konulamaz.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 301Kaynağı aç
MADDE 301- Kiraya veren, kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Bu hüküm, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı aleyhine değiştirilemez; diğer kira sözleşmelerinde ise, kiracı aleyhine genel işlem koşulları yoluyla bu hükme aykırı düzenleme yapılamaz. II. Vergi ve benzeri yükümlülüklere katlanma borcu

Marina işletmeleri tarafından önceden matbu şekilde hazırlanan tip sözleşmeler genel işlem koşulları denetimine girer. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 20 çerçevesinde, ileride çok sayıda benzer sözleşmede kullanılmak üzere tek taraflı olarak önceden düzenlenen şartlar genel işlem koşulu kabul edilir. Bu kayıtların sözleşme metninde veya ekinde bulunması ya da biçimsel özellikleri niteliği değiştirmez.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 20Kaynağı aç
MADDE 20- Genel işlem koşulları, bir sözleşme yapılırken düzenleyenin, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanmak amacıyla, önceden, tek başına hazırlayarak karşı tarafa sunduğu sözleşme hükümleridir. Bu koşulların, sözleşme metninde veya ekinde yer alması, kapsamı, yazı türü ve şekli, nitelendirmede önem taşımaz. Aynı amaçla düzenlenen sözleşmelerin metinlerinin özdeş olmaması, bu sözleşmelerin içerdiği hükümlerin, genel işlem koşulu sayılmasını engellemez. Genel işlem koşulları içeren sözleşmeye veya ayrı bir sözleşmeye konulan bu koşulların her birinin tartışılarak kabul edildiğine ilişkin kayıtlar, tek başına, onları genel işlem koşulu olmaktan çıkarmaz. Genel işlem koşullarıyla ilgili hükümler, sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de, niteliklerine bakılmaksızın uygulanır. II. Kapsamı 1. Yazılmamış sayılma

Deniz Turizmi Yönetmeliği kapsamında deniz turizmi tesisi işletmeleri, tesislerinde bulunan ve tesislerine gelen deniz turizmi araçlarının katı ve sıvı atıklarını almakla sorumludur.

Olağanüstü Hallerde Müdahale ve Tamirat Yetkisi

Deniz Turizmi Yönetmeliği uyarınca deniz turizmi tesisi işletmeleri, olağanüstü hâllerde ve mücbir sebeplerle deniz turizmi tesisinde bulunan deniz araçlarının bağlama yerlerini değiştirebilir.

İşletmeler bu durumlarda deniz araçlarının zorunlu tamiratlarını donatan veya kaptan adına yaptırabilir ve yapılan tamiratların bedellerini ilgilisinden tahsil edebilir.

Bağlama Ücreti Talepleri ve Deniz Alacağı Sınırı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1352 uyarınca liman, kanal, dok, iskele ve rıhtım, diğer su yolları ile karantina için ödenecek resimlerle diğer paralar ile geminin işletilmesi, yönetimi, korunması veya bakımı için verilen hizmetler deniz alacağı sayılan kalemler arasında düzenlenmiştir.

Ancak marinada düzenlenen her fatura kendiliğinden deniz alacağı vasfı kazanmaz. Alacağın bu niteliği taşıyıp taşımadığı ve buna bağlı güvencelerin uygulanabilirliği, sunulan somut hizmetin içeriğine, sözleşme şartlarına ve alacağın hukuki niteliğine göre ayrı ayrı takdir edilir.

Tüketici Hukukunun Uygulama Alanı

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 2 her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar. Kanunun 3. maddesinde tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında ticari veya mesleki amaçlarla hareket edenler ile tüketiciler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukuki işlem; hizmet ise bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan ya da yapılması taahhüt edilen mal sağlama dışındaki her türlü işlem olarak tanımlanmıştır.

6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 2Kaynağı aç
MADDE 2- (1) Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar. Tanımlar
6502 sayılı TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 3Kaynağı aç
MADDE 3- (1) Bu Kanunun uygulanmasında; a) Bakan: Gümrük ve Ticaret Bakanını, b) Bakanlık: Gümrük ve Ticaret Bakanlığını, c) Genel Müdür: Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürünü, ç) Genel Müdürlük: Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğünü, d) Hizmet: Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan ya da yapılması taahhüt edilen mal sağlama dışındaki her türlü tüketici işleminin konusunu, e) İthalatçı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere mal veya hizmetleri ya da bu malların hammaddelerini yahut ara mallarını ticari veya mesleki amaçlarla ithal ederek satım, kira, finansal kiralama veya benzeri bir yolla piyasaya süren gerçek veya tüzel kişiyi, f) Kalıcı veri saklayıcısı: Tüketicinin gönderdiği veya kendisine gönderilen bilgiyi, bu bilginin amacına uygun olarak makul bir süre incelemesine elverecek şekilde kaydedilmesini ve değiştirilmeden kopyalanmasını sağlayan ve bu bilgiye aynen ulaşılmasına imkân veren kısa mesaj, elektronik posta, internet, disk, CD, DVD, hafıza kartı ve benzeri her türlü araç veya ortamı, g) Konut finansmanı kuruluşu: Konut finansmanı kapsamında doğrudan tüketiciye kredi kullandıran ya da finansal kiralama yapan bankalar ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından konut finansmanı faaliyetinde bulunması uygun görülen finansal kiralama şirketleri ve finansman şirketlerini, ğ) Kredi veren: Mevzuatı gereği tüketicilere kredi vermeye yetkili olan gerçek veya tüzel kişiyi, h) Mal: Alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, ı) Sağlayıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, i) Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, j) Teknik düzenleme: 29/6/2001 tarihli ve 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanunda yer alan tanımı, k) Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, l) Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, m) Tüketici örgütleri: Tüketicinin korunması amacıyla kurulan dernek, vakıf veya bunların üst kuruluşlarını, n) Üretici: Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere tüketiciye sunulmuş olan mal ya da bu malların hammaddelerini yahut ara mallarını üretenler ile mal üzerine markasını, unvanını veya herhangi bir ayırt edici işaretini koyarak kendisini üretici olarak gösteren gerçek veya tüzel kişiyi, ifade eder. İKİNCİ KISIM Genel Esaslar Temel ilkeler

Özel kullanım amacıyla teknesini marinanın bağlama hizmetine bırakan gerçek kişi ile profesyonel marina işletmesi arasındaki ilişki, somut olayın özelliklerine göre tüketici işlemi niteliği kazanabilir. Buna karşılık tekne ticari charter faaliyetinde kullanılıyor veya ilişki açıkça ticari ya da mesleki amaçla kurulmuşsa aynı sonuca otomatik olarak gidilemez.

Sözleşme Bitiminde Terk Edilen Teknelerin Durumu

Sözleşme vadesinin dolmasından sonra teknenin tesiste bırakılması hali Deniz Turizmi Yönetmeliği m. 18/2 hükmünde düzenlenmiştir. Bağlama sözleşmesi süresinin bitmesini takiben iki yıl boyunca işletmeye müracaat edilmemesi ve sözleşmenin yenilenmemesi halinde deniz turizmi aracı terk edilmiş sayılır.

Terk sayılma durumunun oluşması üzerine tesis işletmesi vaziyeti yetkili liman başkanlığı ile gümrük idaresine bildirmekle yükümlüdür. Bu idari bildirimle birlikte terk edilen araca ilişkin yasal usuller yürütülür.

Marina bağlama sözleşmesi yapılması zorunlu mudur?

Deniz Turizmi Yönetmeliği m. 18 gereğince deniz turizmi tesisleri ile donatan veya kaptan arasında bağlama sözleşmesi kurulması zorunludur ve bu sözleşmenin bir nüshası kaptan veya donatana verilir.

Marinada bırakılan tekne ne zaman terk edilmiş sayılır?

Deniz Turizmi Yönetmeliği m. 18/2 uyarınca sözleşme süresi bittikten sonra iki yıl boyunca işletmeye başvurulmaz ve sözleşme yenilenmezse tekne terk edilmiş sayılarak durum liman başkanlığı ve gümrük idaresine bildirilir.

Marina ücret alacağı her zaman deniz alacağı mıdır?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1352 liman paralarını ve geminin korunması veya bakımı için verilen hizmetleri deniz alacağı saysa da her marina faturası otomatik olarak bu vasfı kazanmaz; hizmetin niteliği, sözleşmenin içeriği ve alacağın hukuki karakteri somut olaya göre değerlendirilir.

Özel tekne sahipleri marina uyuşmazlığında tüketici sayılır mı?

6502 sayılı Kanun çerçevesinde teknesini ticari veya mesleki amaç gütmeksizin bağlayan gerçek kişiler ile marina arasındaki ilişki somut olayın niteliğine göre tüketici işlemi sayılabilir; ancak charter gibi ticari kullanımlarda aynı sonuca otomatik olarak varılamaz.

Marina işletmesi acil durumlarda yata müdahale edebilir mi?

Deniz Turizmi Yönetmeliği kapsamında olağanüstü durumlarda veya mücbir sebeplerle işletme teknenin bağlama yerini değiştirebilir ve zorunlu onarımları ilgilisi adına yaptırıp bedelini tahsil edebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu